Beyin Sarsıntısı Nasıl Olur: Beyin Sarsıntısının Belirtileri

Beyin ve Sinir Sistemi Hastalıkları kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 337 defa okundu

Beyin Sarsıntısı Nasıl Olur: Beyin Sarsıntısının Belirtileri

beyin sarsıntısının belirtileri

beyin sarsıntısının belirtileri

Sırt üstü sert düşüşler kısa süre sonra mide bulantısına ve baş ağrısına neden olabilir. Düşme sırasında oluşan sarsıntı boyun bölgesinde ve kafatasının arka bölgesinde de ağrıya sebebiyet verebilir. Şiddetli darbe alındıysa doğru teşhis için mutlaka doktora gidilmesi gerekir.

– Beyin sarsıntısı belirtileri:

Mide bulantısı ve baş ağrısı beyin sarsıntısının en yaygın belirtileri arasındadır. Ayrıca kafa karışıklığı, hafıza kaybı, baş dönmesi, kulak çınlaması, konuşmada ve işitmede yetersizlik, kafada baskı hissi ve yorgunluk da ortaya çıkabilir. Ayrıca beyin sarsıntısı geçiren kişilerde tat alma ve koku alma duyularında sorun yaşanabilirken uyku problemi de oluşabilir. Kimi vakalarda gürültüye karşı hassasiyet ve sinirlilik halleri de görülmüştür.

– Beyin sarsıntının nedenleri nelerdir?

Her ne kadar genelde beyin sarsıntısının nedeni alınan sert darbeler olsa da sırt üstü düşmek ve kafanın yere sert bir şekilde çarpması da beyin sarsıntısına neden olabilir. Beyin sarsıntısı beynin kafatası içinde hareket etmesi ve kafatasına çarpması sonucu oluşur. Normal şartlar altında beyin ve kafatası arasında koruyucu bir sıvı bulunmaktadır. Ancak şiddetli darbeler söz konusu olduğunda beyin sıvısı beyni koruyamaz.

– Beyin sarsıntısı tedavisi nasıl olur?

Beyin sarsıntısı geçirildiğinden şüphe ediliyorsa tıbbi tedavi gerekebilir. Doktor öncelikle yaralanma ve darbenin şiddetine göre bir tedavi biçimi oluşturacaktır. Çoğu durumda, dinlenmek hafif beyin sarsıntılarında işe yarayan bir çözümdür. Doktor beyin sarsıntısından oluşan baş ağrısını tedavi etmek için asetaminofen önerebilir. Bu ilaçlar oluşabilecek kanamaları da önleyebilir.

– Diğer olası nedenler

Baş ağrısı ve mide bulantısı belirtilerinin bir arada görülmesi sadece beyin sarsıntısından kaynaklanmaz. Örneğin, herhangi bir boyun yaralanması da baş ağrısı ve mide bulantısına neden olabilmektedir.

– En sık görülen beyin yaralanmaları nelerdir?

Travma beyin yaralanmalarının en yaygın nedenlerinden biridir. Baş ve beyin yaralanmalarının en sık nedeni ise bisiklet ve motorlu araç kazalarıdır. Bunların dışında özellikle banyo gibi kaygan yüzeylerde düşmek ve kafaya alınan sert darbeler de travmaya neden olabilir.
Beyin sarsıntısı beyin yaralanmalarının ortak bir nedenidir. Beynin aldığı hasar alınan darbenin ve sarsıntının şiddetine göre değişse de her travma için tıbbi yardım almak yararlı olacaktır. Genelde beyin sarsıntısı bellek, yargı, refleksler, konuşma, denge ve koordinasyon gibi konularda bazı sorunların oluşmasına neden olabilir. Beyin sarsıntısı ile karşılaşan insanların çoğunda bilinç kaybı yaşanmaz hatta beyin sarsıntısı geçirdiklerinin farkına bile varmazlar.

– Beyin kontüzyonu

Beyinde çürükler nispeten daha yaygın beyin hasarları arasındadır. Beyin ve omurilik yaralanmalarında beyin kontüzyonu etkilenir; beyin dokusunda çürük oluşur ve kılcal damarlarda sızıntı oluşabilir.

– Kafatası kırığı

Kafatası kırıkları beyin yaralanmalarının bir başka nedenidir. Alınan darbeler sonucu kafatasında oluşan kırık kemik parçaları beyin dokusuna zarar verebilir. Kafatası aslında çok dayanıklı ve esnek bir yapıya sahiptir. Beyni, kafaya alınan hafif darbelerden korur. Dayanıklı olmasına rağmen ser darbeler nedeni ile çatlayabilir ya da kırılabilir. Kafatası kırıkları acil tıbbi müdahale gerektirebilir. Çünkü kırılan kemik parçaları beyin dokusuna batar ve beyin kanamasına hatta beyinde kan pıhtılaşmasına neden olabilir. Sinir sistemi de zarar görebilir. Olası kafatası kırığı belirtileri arasında kulaklarda morarma, kafa karışıklığı, konvülsiyonlar, baş ağrısı, kusma ve konuşma bozuklukları gibi belirtiler vardır.
Beyin travması sonrası iyileşme süreci boyunca yeni bir darbe almamaya dikkat edilmelidir. Ayrıca ciddi belirtiler devam ediyorsa doktor mutlaka bu durumdan haberdar edilmelidir. Düşme ve kafaya alınan darbelerden sonra oluşan baş ağrısı ve mide bulantısı önemli bir sorunun sinyali olabilir. Eğer baş ağrısı ve bulantı uzun süre devam ediyorsa ya da konuşma ve anlamada güçlük gibi belirtiler ortaya çıkmaya başladıysa en yakın zamanda doktora görünmek gerekir. Kimi durumlarda beyin travması sonrası kişilik değişikliği ya da beyin travması sonrası unutkanlık gibi durumlar da yaşanabilir. Kafaya alınan darbelerde mutlaka en kısa zamanda bir sağlık kuruluşuna danışılmalıdır.

Devamını Oku

3 Günde Kilo Verilir Mi: 3 Gün Diyeti

Diyet Listeleri kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 52 defa okundu

3 Günde Kilo Verilir Mi: 3 Gün Diyeti

3 gün diyeti

3 gün diyeti

Kilo vermek ve zayıflamak için pek çok diyet planı bulunmaktadır. Mayo Klinik ’in düzenlediği diyet planı 3 günde hızla kilo vermek için diyet planı hazırlamıştır. Çoğunluğu su ağırlıklı olan bu diyet planı kısa sürede kilo kaybı sağlıyor. Fakat yine de sağlıklı bir kilo kaybının 3 gün gibi kısa bir sürede gerçekleşmeyeceği unutulmamalıdır. Bu nedenle haftalık, aylık ya da yıllık diyet planları uygulanabilir.

– 3 günde kilo vermek için diyet planı

Mayo Klinik 3 günlük diyet planı ile üç günde 3 kilo verilebileceğini söylemektedir. Bu diyet planında greyfurt, sebze ve proteinler tüketilirken; karbonhidrat veya çok az yağ da yenebilmektedir. Ayrıca her gün en az 10 bardak su içilmesi gerekmektedir. Diyet planı içerisinde greyfurtun her öğün içine eklenmesi kilo kaybını teşvik etmeye yardımcı olacaktır. Greyfurt içeriğindeki bileşenler sayesinde kilo verilmesini hızlandırırken daha çok yağ yakılmasını sağlar.

– 3 günde nasıl zayıflanır?

Mayo Klinik 3 günlük diyet boyunca bazı gıda kombinasyonları yapılarak protein, karbonhidrat ve yağların eşit ve küçük miktarlarda tüketilmesi gerektiğini söylemektedir. Örneğin, her gün kahvaltıda tost ve bir parça peynir ya da yumurta gibi protein ve karbonhidrat içeren gıdalar tüketmek gerekiyor. Öğle yemeğinde ise ton balığı ya da süzme peynir ve kepek ekmeği tüketilebilir. Akşam yemeği daha zengin besinlerden oluşurken; sebze ve çok az miktarda yağ tüketilmesi öneriliyor. Örneğin akşam yemeğinde küçük porsiyonlar halinde derisiz tavuk, bir bardak brokoli, bir fincan kuşkonmaz, yarım fincan vanilyalı dondurma ve bir parça meyve tüketilebilir. Yalnız unutulmaması gereken nokta her öğüne az miktarlarda da olsa greyfurt eklenmesi gerektiğidir.

– 3 günde zayıflatan diyet için uyarılar

Bu diyet planı için Mayo Klinik tarafından üretilmese de onaylanmaktadır. Her gün yaklaşık 1200 kalori ile sınırlı olan bu diyet hızla kilo verilmesini vaat etmektedir. Sıvı alımına dayalı bir diyet olan 3 günlük diyet planında kas ve yağ kaybından daha çok sıvı kaybı ile su verilmektedir. Bu nedenle yoğun sıvı kaybına karşı dikkatli olunmalıdır. Eğer sıvı kaybından kaynaklanan baş dönmesi, denge problemi, halsizlik ve ağız kuruluğu gibi etkiler oluşursa diyet programının bırakılması önerilmektedir. Ayrıca bu diyet bazı hastalıklardan şikayetçi olan kişiler için uygun olmayabilir. Bu nedenle kronik hastalıklara sahip olan kişilerin diyete başlamadan önce bir doktora danışmaları gerekmektedir. 3 günlük diyet kısa sürede kilo vermeyi vaat ettiği için sağlıklı kilo verme konusunda bazı tartışmalara neden olmaktadır. Kısa sürede kilo verilmesi sağlıklı bulunmadığı ve kalıcı bir kilo kaybı sağlamak için bu diyet yerine daha uzun diyetler de önerilmektedir.

– 3 günde kaç kilo verilir?

3 günde 1 buçuk ila 3 kilo kadar verilebilir. Verilen kilonun miktarı kişinin metabolizma hızına da bağlıdır.

Her ne kadar 3 günlük şok diyet sonucunda kilo verilmesi sağlansa da, bu durum uzun sürmeyebilir. Bazı kişilerde verilen kiloların tekrar geri alındığı görülmektedir. Bunun nedeni 3 günlük diyet sonucunda sıvı kaybına yönelik kilo verilmiş olması ve kısa bir diyet serüveni yaşanmış olmasıdır. Kentucky Üniversitesi kalp hastalığı, diyabet ve yüksek tansiyon gibi tıbbi bir durum varsa 3 günlük diyet uygulanmadan önce mutlaka doktora danışılması gerektiğini söylemektedir. Bu tür kronik hastalıklara sahip olan kişilerin sadece bu diyet planını değil diğer diyet planlarını da uygulamadan önce doktorlarına başvurmaları gerekmektedir. Özellikle diyabet ve yüksek tansiyon hastalarında belirtilerin artması ya da azalması beslenme düzenine bağlıdır. Bu nedenle beslenme düzeni dikkatle incelenmeli, kişiye özel diyet planları oluşturulmalıdır. Kişiye özel diyet listelerinin oluşturulması için bazı testler yapılarak diyetisyene başvurulabilir.

Devamını Oku

Gıda Alerjisi Nasıl Geçer: Gıda Alerjisine Doğal Çözüm

Bağışıklık Sistemi Hastalıkları kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 519 defa okundu

Gıda Alerjisi Nasıl Geçer: Gıda Alerjisine Doğal Çözüm

deri döküntüsü bitkisel çözüm

gıda alerjisine doğal çözüm

Gıda alerjisinde ne yapılmalı?

Besin alerjisinin ilk belirtisi olan isilik, başlı başına bir semptomdur. Gıda alerjisinde yaygın olarak ciltte kaşıntılı lezyonlar ve egzama gibi cilt hastalıkları oluşabilir. Gıda alerjileri öncelikle 3 yaşın altındaki çocukları etkilerken nadiren de olsa yetişkinlerde de görülmektedir. Özellikle egzama geçirmiş kişilerde gıda alerjisi daha yaygın görülmektedir. Besinlere karşı oluşan döküntü durumlarında öncelikle doktora danışılması gerekmektedir. Doktor hangi besinin alerjiye neden olduğunu bularak tedaviyi bu doğrultuda yapacaktır. Eğer döküntünün nedeni alerji değilse gıda alerjisi için doğal tedavi yöntemleri de uygulanabilir.

– Besin alerjisine neden olan besinler

Alerjiye neden olan en yaygın besinler yumurta, süt, soya, buğday, balık ve fındık gibi gıdalardır. Alerjik reaksiyon sırasında bağışıklık sistemi bu besinleri yabancı madde olarak algılar ve tepki verir. Virüs ya da mikropla mücadele ediyormuş gibi besinlerin içerisindeki proteinlerle de mücadele eder. Zararlı gördüğü proteinlere karşı savaş veren bağışıklık sistemi antikor üretmeye başlar. Antikorlar kan hücrelerine nüfuz ederek histamin üretilmesini sağlar. Bunun sonucunda deride kırmızı lekeler oluşurken hastada yoğun kaşıntı atakları görüşebilir.

Gıda alerjisi nasıl anlaşılır?

– Kurdeşen

Gıda alerjisi nedeniyle oluşan en yaygın deri döküntüsü kurdeşendir. Dermatoloji Amerikan Akademisine göre kurdeşen vücudun belirli bölgelerinde küçük kümeler halinde ortaya çıkar. Şişlik ve kızarıklığa neden olan kurdeşen cilt yüzeyinde yüksek miktarda histamin üretilmesini sağlar. Döküntü, şiddetli kaşıntıya neden olabilir ve dakikalar içerisinde vücut üzerinde herhangi bir yeren sıçrayabilir. Bazı durumlarda kurdeşen iç mukoza yapısına; ağız, boğaz ve kulaklara yayılabilir. Bu tür durumlarda acilen tıbbi yardım almak gerekir. Döküntülerin iç mukoza yapısına ulaşması engellenmelidir.

– Egzama

Egzama hem çocuklarda hem de yetişkinlerde görülebilen bir deri hastalığıdır. Daha çok kabarcıklar şeklinde görülen lekelerden sıvı sızabilir. Küçük kırmızı diken görüntüsünde olan lekeler kaşıntıya neden olurken lekelerin kaşınması daha sonra ciltte iz kalmasına neden olabilir. Bu izler genelde kalıcı olabilir. Egzama genelde enfeksiyon sonucunda oluşan bir hastalık olsa da gıda alerjisi gibi durumlarda da ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle alerjik reaksiyonlar konusunda dikkatli olmakta ve lekenin yapısını iyi anlamakta fayda olacaktır.

– Gıda alerjisine ne iyi gelir?

Besin alerjisinde en geçerli tedavi yöntemi alerjik reaksiyona neden olan gıdalardan uzak durmaktır. Hangi gıdanın bağışıklık sistemini etkilediği bilinmiyorsa bu gıdayı tespit etmek için bazı gıdaların tüketilmesi durdurularak alerjik reaksiyonlar izlemeye alınabilir. Ayrıca döküntülerin alerjiden kaynaklanıp kaynaklanmadığının anlaşılması için doktora danışarak alerji testi de yaptırılabilir. Eğer besin alerjisi sonucu vücutta lekeler ve lezyonlar oluştuysa özellikle egzama için krem ve losyonlar kullanılabilir. Dermatoloji Amerikan Akademisine göre bu kremlerin içerisinde bulunan kortikosteroid cildin nemlenmesini sağlarken yumuşamasına yardımcı olur. Lezyonların küçülmesine katkıda bulunan ilaçlar kurumuş cildin tekrar canlanmasını sağlar.

Gıda alerjisi ne zaman geçer, gıda alerjisi kaç günde geçer?

Gıda alerjisi ilaç tedavisi ve doğal çözümler uygulanarak en geç 1 hafta içerisinde geçer. Ancak bu süreden daha uzun süredir belirtiler devam ediyorsa mutlaka bir doktora danışılmalıdır.

Gıda alerjisine bitkisel çözüm?

– Özellikle daha önce egzama ve gıda alerjisi yaşamış olan kişiler beslenme konusunda dikkatli olmalıdırlar.
– Tetikleyici ve alerjik reaksiyona neden olan besinler biliniyorsa uzak durulmalıdır.
– Eğer cilt döküntüleri oluşmasına rağmen hangi besine karşı alerji olduğu tespit edilemediyse ilk olarak yumurta, süt, soya, buğday, balık ve fındık gibi gıdalardan kaçınılmalıdır.
– Polen gibi diğer tetikleyicilere karşı olası alerjik reaksiyonlara karşı da temkinli olmak gerekmektedir.
– Stres ve sıkıntılı durumlarda kaçınılmalıdır.
– Deri döküntüleri varsa çok sıcak ya da çok soğuk su ile banyo yapılmamalıdır.
– Alerjik reaksiyonlar ortaya çıktığında daha bol ve pamuklu kıyafetler giyilmelidir.

Devamını Oku

Cilt Döküntüsüne Ne İyi Gelir: Deri Döküntüsü Bitkisel Çözüm

Bitkisel Çözümler kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 349 defa okundu

Cilt Döküntüsüne Ne İyi Gelir: Deri Döküntüsü Bitkisel Çözüm

deri döküntüsü bitkisel tedavi

boyun bölgesindeki döküntü için bitkisel tedavi

Cilt döküntüsü nasıl geçer:

Döküntüler vücudun her bölgesinde oluşabilir. Genellikle deride kırmızı lekeler şeklinde oluşan döküntü kaşıntılı bir yapıyla birlikte kabuklu yaralara da neden olabilir. Cilt döküntüleri kuru ciltlerde çok daha sık oluşmaktadır. Hassas cilt nemi kaybederek kurur ve lekelenmeye başlar. Oldukça rahatsız edici bir görüntü oluşturan cilt lekeleri genellikle ciddi bir sağlık sorunu değildir. Nadiren de olsa ciddi hastalıkların habercisi olabilir. Bazı durumlarda boyun bölgesinde de oluşabilen cilt döküntülerinin birkaç nedeni olabilir. Bu nedenler şunlardır:

Boyunda cilt döküntüsü neden olur?

– Boyunda isilik

İsiliğin en önemli nedeni sıcaklık ve aşırı terlemedir. Özellikle sıcak havalarda çok fazla ter salgılanmasının ardında kıyafetlerin deriye sürtünmesi ile isilik oluşur. İsilik kırmızı döküntüler şeklindedir. Normalde, ter kendi kendine buharlaşır ancak sert çevre koşulları söz konusu olduğunda cildin altında yer alan ter bezleri zarar görebilir. Buharlaşamayan ter cilde yapışır ve ısıyla birlikte kaşıntılı veya dikenli, kırmızı lekeler oluşturarak inflamasyon oluşmasına neden olur. İsilik özellikle küçük çocuklarda ve bebeklerde daha sık görülmektedir. Sıcak ortamda çalışan kişilerde de isilik görülebilir. İsilik daha çok üst göğüs bölgesinde, meme altında, dirseklerde ve boyun bölgesinde görülür. İsilikten korunmak ve lekelerin geçmesine yardımcı olmak için hafif, hava alan ve pamuklu kıyafetler giyilebilir. Ayrıca gözeneklerin nefes almasını sağlamak için merhem ve kremler de kullanılabilir. Özellikle çocuklarda isilik lekelerinden kurtulmak için talk pudra uygulanabilir.

– Boyunda atopik dermatit

Dermatit türleri; cildin tahriş edici alerjenler karşısında verdiği tepkidir. Ayrıca sağlık sorunları ve genetik faktörler ve iltihaplanmalar sonucunda da oluşabilir. Dermatit boyun bölgesini etkiliyorsa genellikle kontakt dermatitten bahsedilebilir. Kontakt Dermatit, alerjen veya bir tahrişe neden tahriş edici tetikleyiciler ile doğrudan temas sonucunda oluşur. Maryland Üniversitesi Tıp Merkezi, tahriş edici Kontakt Dermatit vakalarının %80’inin alerjenler sonucu oluştuğunu ortaya çıkarmışlardır. Bu sağlık sorununa neden olan başlıca tetikleyiciler arasında kozmetik ürünleri, takılar, parfümlü sabunlar, kimyasal içeren deterjanlar ve yoğun parfümler bulunmaktadır. Kontakt Dermatit için geçerli bazı belirtiler bulunmaktadır. Kuru, kırmızı yamalar şeklinde gelişen döküntüler aynı zamanda kaşıntı, ağrı ve hassasiyete neden olabilir.

– Boyunda sedef hastalığı

Sedef hastalığı, bağışıklık sistemi ile ilgili sorunlar nedeni ile oluşan bir cilt hastalığıdır. Genel olarak travmalar ve psikolojik çöküşler sonucunda oluşan sedef hastalığı cildin kurumasına neden olurken kırmızı lekeler de oluşturabilir. Bağışıklık sisteminin zayıflamasıyla deri hücreleri etkilenir. Cilt kuruyarak tahriş olur. Genelde cilt hücrelerinin büyümesi ve döküntü arasında yaklaşık 1 aylık bir süre vardır. Ancak bu süre sedef hastalığının derecesine göre değişebilir. Ciltte kuruluk oluşurken kuru alanlar tahriş olur ve kaşınan ciltte pul pul dökülmeler oluşur. Nadiren de olsa ağrıya da neden olabilen sedef hastalığı bazı dönemlerde hafiflerken herhangi bir stres ve sıkıntı durumunda tekrar alevlenebilir. Sedef hastalığı nedeni ile oluşan lekeler boyun bölgesinde de oluşabilir. Ulusal Sedef Hastalığı Vakfına göre sedef hastalığı olan kişilerin en az yüzde 50’isinde lekeler kafa derisi üzerinde toplanmaktadır. Özellikle saç diplerinde, yüzde ve boyunda görülen lekeler kulak arkasına ve alına da yayılmaktadır.

Boyunda kızarıklık nasıl geçer?

Boyun bölgesinde görülen döküntüler genellikle ciddi bir sağlık sorunu oluşturmaz. Ama altında başka hastalıklar olabilir. Boyunda kaşıntı ve kabarma belirtilerinin azalması için uygulanan tedavi döküntünün nedenine göre değişiklik göstermektedir. Eğer isilik nedeni ile oluşan döküntüler varsa terin kurumasına yardımcı olmak için talk pudrası kullanılırken sedef hastalığı gibi cildin kurumasına neden olan lekelerde nemlendirici kremler ya da losyonlar kullanılmalıdır. Boyun bölgesinde kızarıklık oluşması genellikle ciddi olmasa da eğer uzun zamandır devam ediyorsa ya da kızarıklıklar giderek yayılıyorsa mutlaka dikkate alınmalıdır.

Devamını Oku

Yumurtalık Kanseri Nasıl Anlaşılır: Yumurtalık Kanserinin Belirtileri

Hastalık Belirtileri kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 333 defa okundu

Yumurtalık Kanseri Nasıl Anlaşılır: Yumurtalık Kanserinin Belirtileri

yumurtalık kanseri belirtileri

yumurtalık kanseri belirtileri

Yumurtalık kanseri erkeklere oranla kadınlarda daha sık görülür. Kanser belirtileri ilk zamanlar görülmezken hastalığın teşhisinde yanıltıcı durumlar oluşabilir. Çünkü kadınlarda yumurtalık kanserinden ziyade sindirim sistemi ile ilgili sorunlara daha sık rastlanılmaktadır. Sindirim sorunu belirtileri yumurtalık kanseri belirtilerine benzer olduğu için tanı aşamasında zorlanılabilir. Genellikle yumurtalık kanseri teşhisi konmuş hastalarda yumurtalık kanseri evreleri ilerlemiş ve kanserli hücreler yayılmıştır, şiddetli belirtiler görülmektedir. Kanser hücrelerinin daha gelişim aşamasındayken fark edilip tedavi edilmesi gerekmektedir.

Yumurtalık kanseri belirtileri:

– Yumurtalık kanseri karın şişmesi

Karın şişmesi, yumurtalık kanseri olan kadınlarda en sık görülen semptomlardan biridir. Kanser hücreleri lenfatik drenaj tıkanıklığına neden olan sıvı ve asit birikmesine neden olur. Bu durum da karında şişlik oluşmasına sebebiyet verir. Yumurtalık kanserinin son aşamasında yumurtalık kanseri olan kadınların yüzde 50’sinden fazlasında asit nedeniyle karın bölgesinde şişme görülmektedir. Sıvı miktarının artması ile kiloda artış görülebilir. Bu durumda kanser teşhisinin ardından doktor Parasentez adlı bir yöntem ile kanser hücrelerinin yarattığı sıvı birikimini boşaltacaktır. Genellikle, Parasentez hastalık boyunca en az iki kez tekrarlanır.

– Pelvik bölgesinde ve abdominal bölgede ağrı

Yumurtalık kanseri olan kadınlarda geç belirtiler arasında karın bölgesinde oluşan ağrılar bulunmaktadır. Pelvik bölge, karın veya her iki bölgede de ağrı oluşabilir. Ağrının pek çok nedeni olabilir. Karın bölgesinde biriken asit ağrının temel nedenidir. Bazen solid tümör kitle karında elle hissedilebilen parçalar üretebilir. Ağustos 2009’da “Jinekolojik Onkoloji”de yayınlanan bir makaleye göre yumurtalık kanseri olan kadınların yaklaşık yüzde 15’inde elle muayene ile karın bölgesinde yumruları hissetmek mümkün. Yüzde 35’inde ise karında şişlik ve sertlik görülmektedir. Yumurtalık kanseri üreme organlarına ve kalın bağırsağa, pelvis bölgesine uzanabilir. Pelvik bölgede çeşitli organları koruyan yağ tabakasında tümör tutulumu görülmesi yaygındır. Omentumun denilen bu durum ağrının oluşmasını tetikleyebilir.

– Diğer belirtiler nelerdir?

Yumurtalık kanserinin belirtileri geç ortaya çıksa da ağrıdan sonra görülen en yaygın belirtiler iştah kaybı ya da mide bulantısı, yorgunluk, sık idrara çıkma ve kabızlık gibi belirtilerdir. Yumurtalık kanseri hastalarında yemek yemede zorluk ve iştah eksikliği görülmektedir. Yine “Jinekolojik Onkoloji” dergisinde Ağustos 2009’da yayınlanan bir çalışmaya göre yumurtalık kanseri ve anormal vajinal kanaması arasında bir bağlantı olduğu öne sürülmüştür. Yumurtalık kanseri hastalarında nadir de olsa anormal vajinal kanama görülebilmektedir. Yumurtalık kanserinde adet gecikmesi de örülen belirtiler arasındadır.

– Yumurtalık kanseri nasıl anlaşılır?

Yumurtalık kanserinde başarı oranı düşüktür. Çünkü yumurtalık kanseri geç belirti gösterir ve erken teşhis yapılmasını önleyen bu durum hastalığın ilerlemesine neden olur. Özellikle pelvik ve abdominal şişkinlik ile ağrı ve yemek yemede zorluk, iştahsızlık, sık idrara çıkma, kabızlık gibi sindirim sistemi bozuklukları görüldüğünde mutlaka bir doktora görünülmelidir. Karındaki şişlik; gaz ya da bağırsaklardan kaynaklanmıyorsa ve 12’i günü geçmesine rağmen inmediyse acil tıbbi destek almak gerekmektedir.

Yumurtalık kanseri her kanser türü gibi ciddi bir hastalıktır. Hastalığın tedavisinde başarıyı etkileyen temel neden kanserin ilerleme durumudur. Eğer belirtiler görmezden gelinirse ve tedavi başlatılmazsa yumurtalık kanseri ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. Kanser hücreleri diğer organlara atlayarak metastaz yapabilir. Bu durumda kanserin durdurulması çok daha zorlaşır. Yumurtalık kanserinden korunmak ve erken teşhis için şişlik durumlarında mutlaka doktora görünülmesi gerekirken 6 ayda bir kadın doğum uzmanına gidilerek muayene olunması gerekmektedir. Özellikle ailesinde kanser olan kişiler yumurtalık kanseri oluşma riski çok daha yüksektir. Bu nedenle ailesinde kanser vakası olanların sık sık check up yaptırmaları yararlı olacaktır.

Yumurtalık kanseri ne kadar yaşar?

Yumurtalık kanseri ileri evre dönemine girdiğinde tedavi çok daha zordur. Diğer kanser türlerinde olduğu gibi yumurtalık kanseri metastazı da tedaviyi zorlaştırır. Belirli bir yaşam süresi verilemez ancak erken teşhisin hastalıktan kurtulma şansını artırdığı unutulmamalıdır.

Devamını Oku