Soğuk Algınlığı Nasıl Geçer: Soğuk Algınlığına Doğal Çözümler

Bitkisel Çözümler kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 145 defa okundu

Soğuk Algınlığı Nasıl Geçer: Soğuk Algınlığına Doğal Çözümler

soğuk algınlığına doğal çözüm

soğuk algınlığına doğal çözümler

Soğuk algınlığına ne iyi gelir?

Ömür boyu en sık görülen hastalık soğuk algınlığıdır. Ulusal Hastalık Enstitüsü’nün açıklamasına göre alerji ve enfeksiyon hastalıkların arasında 200 farklı virüs etkeni ile nezle en yaygın hastalıklar sıralamasında ve en kolay oluşabilen hastalıklar sıralamasında birinci sırada yer almaktadır. Yetişkinler genellikle yılda 2 ile 4 kez soğuk algınlığına yakalanırlar. Çocuklar ise her yıl 6 ile 10 kez soğuk algınlığına yakalanır. Burun ve üst boğaz astar dokusunda soğuk algınlığı virüsleri nedeni ile enfeksiyon oluşması söz konusudur. Soğuk algınlığı belirtileri en çok burun iltihabı ve üst boğaz astarları ile ilgili rahatsızlıklar şeklinde kendini gösterir.

Soğuk algınlığı belirtileri:

– Burun akıntısı

Burun akıntısı soğuk algınlığı geçiren kişilerde en sık görülen belirtilerden biridir. Viral enfeksiyon vücudun bağışıklık sistemi ile savaşır. Bu sırada burundaki mukus hacmi artar. Genellikle ilk birkaç gün için açık renkli ve suyumsu bir akıntı gerçekleşir; daha sonra yavaş yavaş renk daha çok koyulaşır ve sarımsı bir enfeksiyona dönüşebilir.

– Burun tıkanıklığı

Burun astarında şişme, burundan alınan hava akımında tıkanma karakteristik bir soğuk algınlığı belirtisidir. Burun akıntısı neden olan işlemlerin aynısı burun astarının şişmesi ve dolayısıyla burun tıkanıklığına neden olabilir. Bu nedenle, bu iki belirti genellikle birlikte görülmektedir ve çözümü de birlikte sağlanmaktadır. Ortalama olarak, belirtiler iki hafta kadar sürebilmesine rağmen bu iki belirtinin beraber oluşması halinde sonuçlar daha hızlı yaşanabilir.

– Hapşırma

Çoğu insan soğuk algınlığı geçirdiği sırada hapşırma ve kaşıntılı geniz sorunları yaşamaktadır. Nazal solunum yolları ve vücudun bağışıklık sistemi tetikleyicilerinin hastalığa karşı sinirsel olarak verdiği tepkiye hapşırma denir. Bu durum en çok viral olan, yani virüs etkenli olan enfeksiyonel soğuk algınlığı geçiren kişilerde görülür.

– Boğaz gıdıklanması ve boğaz ağrısı

Soğuk algınlığı geçiren kişide oluşan iltihaplı sıvıda genizden akar. Bu akış sürecinde başta boğaz gıdıklanır ancak daha sonrasında akan mukus sıvısının yoğun olması nedeniyle ve boğazın da hastalık yüzünden hassas olması nedeniyle geniz tahriş olabilir. Bu durumda da boğaz gıdıklanması yerini boğaz ağrısına bırakır. Bundan kurtulmak için ya da ağrının şiddetini azaltabilmek için boğazı yumuşatan sıvıların alınması gerekmektedir.

– Baş ağrısı

Soğuk algınlığı hafif de olsa baş ağrısına neden olabilir. Soğuk algınlığı nedeniyle genellikle artan sinüs basıncı, sinüs dokularda şişkinliğe neden olur. Bu şişkinlik de baş ağrısına yol açar. Baş ağrısı genellik burun yolunun temizlenmesinin ardından hafifleyerek yok olur.

– Öksürük

Öksürük her seferinde olmasa da bazen soğuk algınlığı ile beraber oluşabilir. Boğazda ve burun arkasında salgılanan mukus yüzünden oluşur. Yani soğuk algınlığı virüsleri akciğerleri doğrudan etkilemez. Boğazı etkiler ve boğaz bölgelerinde oluşan mukus yüzünden öksürme durumu yaşanır.

– Ateş

Küçük çocuklarda oluşabilecek soğuk algınlığı durumu, düşük dereceli ateşe yol açabilir. Bu ateş genellikle 37 – 39 santigrat derece arasında olmaktadır. Yetişkinlerde genellikle soğuk algınlığı durumunda ateşlenme görülmez.

– Göz seğirmesi

Göz seğirmesi sık sık karşılaşılabilen ve genelde de fark edilmeyecek kadar önemsiz olan bir sorundur. Bu durumun asıl nedeni normalde magnezyum ve potasyum eksikliği olarak nitelendirilir. Ancak doktorlar yine de göz seğirmesini hipermetrop, miyop, astigmat gibi göz kusurlarının habercisi olarak gösterebilir. Bunun dışında göz tansiyonundaki artıştan da kaynaklanabileceği iddia edilmiştir. Ancak bunların yanı sıra soğuk algınlığı geçiren kişilerde de göz seğirmesi gözlenebilir. Çünkü göz seğirmesine neden olan mineral eksikliği soğuk algınlığı sırasında yaşanabilir. Bunun yanı sıra geniz bölgesinin pH derecesi değişecektir ve bu da göz tansiyonunun oynamasına neden olarak dolaylı yoldan gözün seğirmesine neden olabilir.

Soğuk algınlığı için bitkisel çözüm:

İnsanlar binlerce yıldır doğal olan ev ilaçları ile soğuk algınlığı tedavisi uygulayarak bu hastalıktan kurtuluyorlar. Doğal olan bu tedaviler belki hastalığı çok hızlı yok etmezler ancak belirtilerini hızlı bir şekilde yok ederek mevcut bulunan rahatsızlığı ortadan kaldırırlar. Eğer doğal tedavilere rağmen hastalıktan ve belirtilerinden hala kurtulamıyorsanız mutlaka doktorunuza başvurarak genel bir sağlık kontrolünden geçmenizde veya doktorunuzun detaylı bir muayenesinden geçmenizde fayda vardır.

Soğuk algınlığına zencefil:

Soğuk algınlığı için bilinen bir başka bitkisel çözüm ise inflamasyonu azaltmak ve mide kızgınlığı ile mide bulantısının önüne geçebilmek için zencefil kullanılmasıdır. Zencefilli soda olarak bilinen ginger ale, mide pH seviyesini düzenlemek için ve havasız sinüsleri açarak iltihaplı dokunun şişmesini önlemek için idealdir. Zencefil, önlediği bu durumlar ile birlikte getirisi olan öksürük ve hapşırığında dolaylı yoldan önüne geçmiş olur. Ancak günümüzde birçok şeyin sahtekârlığı yapıldığı gibi bu maddenin de sahtekârlığı yapılmaktadır. Bu yüzden aldığınızın gerçek zencefilli soda olduğundan emin olmalısınız. Zencefilin lezzeti beğenilmese bile bu durum hastalığı iyileştirerek yararlı etkiler yarattığı gerçeğini değiştirmez. Bu yüzden zencefilli gazoz soğuk algınlığına karşı kullanılabilecek en etkili tedavi yöntemlerinden birisidir.

Soğuk algınlığına tavuk çorbası

Tavuk çorbası, hastalık nedeni ile yorgun ve bitap düşmüş vücuttaki ağrı ve sızıyı yok etmeye yarayan, hücrelerin yenilenme ve kendine gelme süresini kısaltan özellikte bir çorbadır. Anekdot niteliğindeki kanıtlarla, tavuk çorbasının anti-virüs ve anti-inflamatuar özelliklere sahip olduğu kesinleşmiştir. Bu sıcak çorba ile yükselen buharsız ve havasız sinüsleri ve göğüs tıkanıklığı temizleyebilirsiniz. Çorba içine konabilen havuç gibi bazı sebzeler enfeksiyonla mücadelede içerdiği C vitamini ve antioksidanları kullanmaktadır. Bu çorbaya isteğe bağlı olarak tavuk parçaları konabilir. Bunun yanı sıra sarımsaklı veya soğanlı da yapılabilir ancak sarımsak ve soğanın asidik özellikleri C vitamini ve antioksidanların etkilerini biraz düşürüyorlar.

Tuzlu gargara

Soğuk algınlığı geçiren bir kişinin uygulayabileceği bir başka kocakarı ilacının da tuzlu su ile gargara yapmak olduğu söylenebilir. Tuzlu su ağrılı ve kaşıntılı boğazı yatıştırır ve iltihaplı dokuların kuru kalarak üzerindeki mikroplarının ölmesine yardımcı olur. Tuzlu su ya da tuzlu burun spreyi, kurumuş burun duvarlarının yağlanması ve sinüslerin temizlemesi konularında yardımcı olabilir.

Çinko pastilleri

Çinko, sağlıklı bir vücuda sahip olabilmek için önemli bir mineraldir. Özellikleri arasında hücre yenilenmesini hızlandırmak ve vücudun savunma sistemlerini güçlendirmek gibi maddeler yer almaktadır. Çinko ile uygulanan tedavi hem soğuk algınlığından korunmak için yapılabilir hem de soğuk algınlığı geçiren bir kişinin iyileşmesi için yapılabilir. Soğuk algınlığı sırasında sıkça alınan çinko pastilleri, her geçen gün kişinin hissettiği ağrıyı azaltarak ilk baştaki ağrıda çok daha az ağrı çekilmesini sağlar. Ancak bağışıklık sistemi ne kadar güçlendirilse de soğuk algınlığının ilerlemesi aniden ve tamamen durdurulamaz. Ancak çinko alımından sonra bu süreç bir hayli hızlanacağı gibi belirtilerin yok olması da çok kolay olacaktır.

Soğuk algınlığı en hızlı nasıl geçer?

Soğuk algınlığının hızlı geçmesi için ilaç tedavisinin yanı sıra doğal ve bitkisel çözümler de düzenli olarak kullanılmalıdır. Boğazın yumuşaması için sıcak içecekler tüketilmelidir. Grip için bitkisel çözümler kullanıldığında en kısa sürede iyileşme sağlanacaktır. Ancak soğuk algınlığı uzun zamandır devam ediyorsa ya da tekrarlıyorsa ve belirtiler kötüye gidiyorsa mutlaka en kısa zamanda bir doktora gidilmelidir.

Devamını Oku

Depresyon Nasıl Olur: Depresyon Belirtileri

Hastalık Belirtileri kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 168 defa okundu

Depresyon Nasıl Olur: Depresyon Belirtileri

depresyon belirtileri

depresyon belirtileri

Depresyon ciddi ruhsal bir hastalıktır. Bu hastalık günlük yaşamın kalitesini düşüren ve çeşitli etkenler doğrultusunda farklı süreçlerde yaşanabilen ciddi bir sorundur. Depresyon sık sık yinelenebilir ve genellikle epizodik (büyük) depresyon da dahil olmak üzere çeşitli formlarda görülebilir. Majör depresyon son derece zayıflatıcı bir hastalık olup birçok temel iş ve sosyal görevleri yapamayacak durumda olmaya neden olur. Distimi depresyonun farklı bir türü olup majör depresyona göre iki daha uzun sürer ve kişisinin ruhsal durumu bu tür depresyonda çok daha fazla zarar görür.

Depresyon çeşitleri:

Yeni anne olanlarda görülen doğum sonrası depresyon

Mevsimsel duygu / durum bozukluğu (kış ya da yaz sezonunun daha uzun sürmesi halinde kişide oluşan ruhsal bozukluk)

Psikolojik sorunlar nedeni ile oluşan depresyon

Depresyon halinin oluşmasına neden olan birçok etken gözlemlenmektedir.

Depresyon nasıl anlaşılır?

– Hüzün

Ezici anlamdaki umutsuzluk hissi depresyonun önemli bir belirtisidir. Bu his çaresizlik ile birleştiğinde üzüntü kalıcı hale gelir. Bu durum depresyona girilmesinin en büyük etkenlerinden birisidir. Mutsuzluk durumu genellikle kişinin kendine gösterdiği saygının düşüklüğünü ve kötü tanımlanmış suçluluk duygusunu beraberinde getirir. Bu belirtilerden muzdarip bir kişi, kişisel güvenliği için mutlaka bir uzmandan yardım almalıdır. Ayrıca depresif kişilerde intihar düşünceleri ve hatta intihar girişimleri aşırı üzüntü nedeniyle ortaya çıkabilir. Bu mutsuzluk hali, uzun bir süre, yani iki hafta veya daha fazla süre boyunca devam ederse mutlaka doktorunuza başvurmanız gerekmektedir.

– Duygu yoksunluğu

Duygusal bozukluğa yol açan depresif bozukluğun nedeni acı bir kayıp yüzünden olabilir. Başka nedenlerden dolayı da görülebilen depresif bozukluklar duygu yoksunluğuna yol açabilir. Duygu yoksunluğu kişinin çeşitli olaylar karşısında göstermesi gereken duygu hallerini yaşayamamasıdır. Örnek vermek gerekir ise, kişinin başarılı olduğu bir konuda sevinmemesi ya da tehlikeli bir durumda korkamamasıdır. Bu depresyon halinin en tehlikeli ve geri dönüşü en zor olan belirtisidir. Kişiyi intihara sürükleyen bir belirtidir.

– Odak eksikliği

Depresyonun bir diğer belirtisi de odak eksikliğidir. Bu durum günlük yaşam kalitesini düşürmektedir. Gün içerisinde yapılması gereken ve konsantrasyon isteyen işlerin aksamasına neden olur. Sosyal hayatınızı etkilediği gibi iş ve eğitim hayatınızı da etkileyerek yapılması gerekenleri büyü ölçüde engeller. Bu tür durumlarda gerekli görülen tedavi beyin jimnastiği yöntemidir. Bu yöntem beynin çalışmasını sağlayarak eski kıvraklığına ulaşmasını hedefler. Bu hastalara en çok uygun görülen tedavi çapraz bulmaca tedavisidir. Bu tedavide sayı veya harflerin akılda tutulması ön planda olduğu için beyin gelişiminde önemli rol oynar.

– Yorgunluk

Depresyon insanı zihinsel olarak etkilediği kadar fiziksel olarak da etkiler. Depresif belirtileri yoğun olan kişiler, enerji kaybı, halsizlik ve geçmeyen yorgunluk sorunlarından şikayetçi olurlar. Bu durum ciddi bir ruh sağlığı sorunu olduğunun bir göstergesi olarak kabul edilebilir. Depresif insanlar genellikle hareketsiz aktiviteleri (yatıp televizyon izlemek gibi) hareketli aktivitelere tercih eder. Ne yazık ki, bu belirtiler depresyonun daha da derinleşmesine neden olur. Aslında depresyon halinde egzersiz yaparak serotonin üretmek depresyon belirtilerinin azalmasında etkili olur. Bu yüzden depresyona giren kişiler egzersizden kaçmak ister çünkü depresyon halinde vücuttaki serotonin bastırılır.

– Ağrı

Vücut gibi akıl da depresif bozukluktan olumsuz etkilenir. Depresif insanlar sık sık vücut ağrıları ve en çok da sırt ağrılarından şikayet ederler. Bunların yanı sıra eklem ağrıları, baş ağrısı gibi rahatsızlıklar da gözlemlenmektedir. Akıl hastalıklarına sahip olan kişilerin vücut sağlıklarının da bozulmasına hormon üretiminde yaşanan bozukluklar neden olur. Bu durumda ne kadar masaj yaptırıp ağrı kesici de alsanız vücudunuzun çeşitli kısımlarında ağrılar hissedebilirsiniz. Bu durumun tek çözümü depresyon halinden kurtulmaktır.

– İştah değişiklikleri

İştah değişiklikleri ve iştah kayıpları büyük bir depresyon belirtisi olabilir. Genel olarak, depresif bir kişi ya çok fazla yemek yer ya da yeteri kadar yemek yemez. Anoreksiya Nervoza ve bulimia gibi yeme bozuklukları, depresyon ile birlikte gözlemlenebilir. Depresif kişiler, hızlı bir şekilde kilo alabilir ya da kilo verebilir. Bu gibi durumlarda bir diyetisyenle birlikte doktorunuza başvurarak diyetisyeniniz ve doktorunuzun beraber yaptığı beslenme diyetini uygulamanız gerekmektedir.

– Uyku değişiklikleri

Depresyon geçiren kişilerde iştah değişikliklerine benzer şekilde uyku düzeninde de çeşitli değişiklikler gözlemlenebilir. Bu depresyonu tetikleyen etkene bağlı olarak farklılık göstermektedir. Eğer kişi kendi hatasından dolayı bir depresyon haline girip kendini suçluyor ise bu hatadan kaçmak için çok uyuma durumu yaşayabilir. Ancak bir kişi başka birinin bir davranışı ya da yaptığı bir hata yüzünden depresyona giriyorsa ya da depresyonun etkeni kendisi ile alakalı değilse kişide uykusuzluk görülebilir. Bunun nedeni kişinin depresyona girmesine neden olan sorunu sürekli düşünmesidir. Bu uykusuzluk sorununa genelde uyku hapları ile çözüm bulunmaya çalışılır. Ancak uyku haplarındaki ağır anti-depresyon maddeleri ve uyuşturucu maddeler nedeni ile bu hapları kullanan kişilerin yaşam kaliteleri düşer ve odaklanma sorunu görülür. İş hayatında ve eğitim hayatındaki kişilerde bu odaklanma sorunu geri dönülemeyecek sonuçlara yol açabilir. Bu yüzden uyku sorunundan kurtulmak için uyku hapları kullanmak yerine depresif halden kurtulmak daha sağlık ve kesin bir çözüm olacaktır. Bu yüzden uyku sorunu çeken depresyon hastalarına, sadece uyku sorununu çözmek yerine kökten çözüm olarak depresyon hallerinin önüne geçmeleri gerektiği önerilir.

Depresyon nasıl yenilir?

Depresyon geçiren hastaların yapması gerekenler şu şekilde sıralanabilir:

– Şeker tüketimi tabii ki kişinin moralinin düzelmesinde etkilidir. Bunu çikolata ve kakao ile sağlamak yerine doğal şekerin bol bulunduğu meyvelerden sağlamak çok daha uzun süreli ve etkili biz çözüm olacaktır.

– Alkol almak bilinenin aksine olumsuz bir sonuç yaratır. Depresif bir ruh halini daha çok ağırlaştırdığı kanıtlanmıştır. Bu yüzden alkol alarak ruh sağlığınızı daha çok çıkmaza sokmak yerine moralinizi yükseltecek ve serotonin salgılamanızı sağlayacak egzersizler yapmanız daha doğru bir çözüm olacaktır.

Depresyondan çıkma yolları:

Mutlu şeyler düşünmelisiniz. Son zamanlarda yapılan bir çalışmalardan elde edilen sonuçlara göre mutlu şeyler hayal eden insanlar daha iyimser bir tavır gösterirler. Bu şekilde daha iyimser tavırlar göstermeye başlayan insanlardaki depresif ve kötü etkilerin yok olduğu gözlenmiştir. Bu yüzden stresli olduğunuz zamanlarda insanların ve dolayısıyla da gürültünün olmadığı bir ortamda gözlerinizi kapatmanız önerilir. Gözlerinizi kapattığınız zaman sizi en çok mutlu eden kişi ve durumları düşünebilirsiniz. Bu mutlu olmanızı sağlayacaktır. İstediğiniz bir tatili, bir oyunda yapmak istediklerinizi ya da sevdiğiniz bir kişiyle gezmeyi düşünerek mutlu olabilirsiniz. Tüm bu maddelerin uygulanması halinde vücudunuzda mutluluk hormonu salgılanabilir ve bu şekilde depresyondan kurtulabilirsiniz.

Depresyon nasıl geçer?

Depresyon durumunda stres ve mutsuzluk veren durumlardan uzak durulmalıdır. Beslenme düzeninde sağlıklı gıdalara yer verilmeli ve düzenli olarak egzersiz yapılmalıdır. Egzersiz yapılması kan akışını artırır ve kişinin kendini daha iyi hissetmesini sağlar. Depresyona iyi gelen bitkiler ve depresyona iyi gelen yiyecekler beslenme düzeninde bulunmalıdır.

Depresyondan kurtulmanın yolları arasında bitkisel ve doğal çözümler de vardır. Ancak depresyon şiddetli bir şekilde yaşanıyorsa mutlaka bir doktora gidilmesi önerilir.

Devamını Oku

Ayak Başparmak Ağrısı Nasıl Geçer: Ayak Baş Parmağı Ağrısına Doğal Tedavi

Bitkisel Çözümler kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 1.135 defa okundu

Ayak Başparmak Ağrısı Nasıl Geçer: Ayak Baş Parmağı Ağrısına Doğal Tedavi

ayak baş parmağı ağrısı tedavisi

ayak baş parmağı ağrısına doğal tedavi

Ayak baş parmağı ağrısına ne iyi gelir?

Ortalama bir yetişkin günde yaklaşık 9,000 adım atar. Ayaklar gün boyunca vücudun ağırlığını taşırken en çok yorulan uzuvlardır. Çoğu insan adım atarken baş parmağına yük bindirerek basar. Yanlış basış pozisyonları ayak baş parmağına daha çok yük binmesine neden olarak; tırnak batması, gut, düz taban, sesamoiditis ve artrit gibi sorunlara neden olabilir. Bu tür hastalıklar ayak baş parmağında ve topuk bölgesinde ağrıya neden olabilir. Baş parmağı ağrısının en yaygın nedeni gut hastalığı ve tırnak batmasıdır.

Ayak baş parmak ağrısının nedenleri

– Şişlikler

Ayak baş parmağında yaralanma sonucu şişlikler oluşabilir. Aşırı basınç ya da kayma şiddetli ağrılara neden olabilir. Ayak parmağındaki şişlikler genelde tırnak batması nedeni ile oluşur. Şişliğe de neden olabilen tırnak batması, oldukça acı veren bir durumdur. Tırnak kenarlarının tırnak yanındaki ete batmasıyla oluşan rahatsızlık bazı durumlarda cerrahi müdahale gerektirebilir.

– Gut hastalığı

Gut, ürik asit kristalleri içinde ortak bir birikim nedeniyle oluşan inflamatuar bir durumdur. Gut genellikle ayak başparmağını etkiler ve şiddetli ağrılara neden olabilir. Ağrı ve şişlik özellikle parmakta bulunan eklem bölgesinde oluşur. Ağırlık taşındığında ya da ayak parmağı zorlandığında ağrı daha da artar. Romatoit bir hastalık olan gut aynı zamanda tedavisi zor bir hastalıktır. Araştırmacılar, gut hastalığına daha çok şu durumlarda rastlanıldığını göstermektedir:

Obezite
Şeker hastalığı
Yüksek kan basıncı
Yüksek kolesterol
Metabolik sendromlar

– Düz taban

Düz taban hastalarında topuk içe ya da dışa kaymış olabilir. Ayak parmakları yere tam temas eder ve ayak tabanında normalde bulunması gereken boşluk yoktur. Ayak tabanına uygulanan kuvvet ayağa baskı uygulanmasına neden olurken baskı ayak baş parmağı üzerine biner. Bu durum ayak tabanında yırtılmalara ve ayak parmağında ağrılara neden olabilir. Düz taban tedavisinde genellikle ortopedik çözümler uygulanır. Ayak formu normal duruş pozisyonuna alıştırılmaya çalışılır.

– Sesamoiditis

Sesamoid kemiğinde tendonlar küçük yuvarlak kemiklere gömülür. Tendonlarda oluşan baskı ağrıya neden olabilir. Ayak başparmağı altın genellikle ayak esnekliğini sağlayan tendonlar 2 sesamoid kemiği vardır. Özellikle dansçıların yaptıkları zorlayıcı hareketler ile bu kemik ve tendonlarda ağrılı inflamasyon gelişebilir. Bazı durumlarda şişlik ya da morarma ortaya çıkabilir.

– Artrit

Ayak ve ayak başparmağı arasında bulunan eklemlerde de artrit gelişebilir. Artrit zaman içinde aşınmaya neden olan bir eklem hastalığıdır. Tekrarlanan gut saldırıları ve şiddetli iltihaplar da artrit hastalığını tetikleyebilir.

Baş parmakta ağrı ve şişlik sık görülen sağlık sorunlarından biridir. Ayak baş parmağındaki ağrılar genellikle ciddi bir sağlık sorunu değildir. Yanlış ayakkabı seçimi, yanlış basış pozisyonları ve basit ayak yaralanmaları çoğu zaman ağrıya neden olabilir. Nadiren de olsa gut ve düz taban gibi rahatsızlıklar için tıbbi yardım gerekebilir. Her hangi bir ayak ağrısı uzun süreden beri devam ediyorsa ya da yürüme sorunları yaratıyorsa doktora görünmekte yarar olacaktır. Doktor ağrının nedenine bağlı olarak farklı tedavi seçenekleri uygulayabilir. Düz taban ve gut hastalığında ortopedik ve beslenme tedavileri uygulanır. Tırnak batması ya da kemik çıkıntısının oluştuğu durumlarda ise önce medikal çözümler uygulanır. Eğer bu çözümler işe yaramazsa cerrahi yöntemler de uygulanabilir. Özellikle tırnak batmasından kaynaklanan ağrıları dindirmek için bazı noktalara dikkat edilmesi gerekir. Baş parmak tırnağı kesilirken düz kesmek yerine oval bir şekilde kesilmeli; köşeler keskin bırakılmamalıdır. Tırnak kenarındaki etler kesilmemelidir. Eğer ağrıyla birlikte tırnak batması oluşan bölgelerde iltihaplanma varsa mutlaka bir doktora başvurulmalıdır. Bu bölgeye uyuşturucu kremler ile birlikte antibiyotik kremlerin uygulanması ağrıyı hafifletmeye yardımcı olacaktır.

Devamını Oku

Balgam Nasıl Geçer: Balgama Bitkisel Çözüm

Bitkisel Çözümler kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 167 defa okundu

Balgam Nasıl Geçer: Balgama Bitkisel Çözüm

boğazdaki balgama bitkisel çözüm

balgama bitkisel çözüm

Balgamdan kurtulmanın yolları

Boğazda mukus ve balgam birikmesi oldukça rahatsız edici bir durumken ağız kokusuna ve diğer sağlık sorunlarına neden olabilir. Kronik mukus birikimi postnasal damla, alerji, asit reflü, sinüzit veya diğer inflamatuar enfeksiyonlar nedeni ile olabilir. Mukus tıkanıklığının sebebi tam olarak belirlenirse daha doğru bir tedavi uygulanabilir. Balgam söktürücü olarak genellikle konvansiyonel tedaviler kullanılırken steroidler ile asit giderici reflü ilaçları verilir. Bazı bitkisel çaylar ve doğal yöntemler de balgam söktürücü etki yaratabilir.

– Balgamlı öksürüğe ne iyi gelir: Göz otu

Göz otu balgam tedavisinde kullanılan en etkili bitkisel çözümler arasındadır.
Akut solunum hastalıklarının yanı sıra kronik hastalıklarda da kullanılmaktadır. Orta çağdan beri kullanılan göz otu iridoid glikosidler, flavonoidler ve tanen içerir. Ayrıca anti inflamatuar ve antimukus özellikleri de vardır. Bu bitkinin kullanılması burun ve boğaz salgılarını azaltırken mukoza membranlarda mukus üretimini azaltır. Bitki uzmanı David Hoffman, göz otunun mukus tabakası ile ilgili sorunlar için mükemmel bir çözüm olduğunu belirtiyor. Anti enflamatuar ve sıkıştırıcı etkisiyle vücut aşırı mukus üretimini ortadan kaldırmada yardımcı olur.

– Balgamlı öksürük nasıl geçer: Anason

Anason Asya’da en sık kullanılan bitkisel çözümler arasındadır. Kullanılan bir aromatik baharat olmasının yanı sıra balgam tedavisinde de kullanılmaktadır. Anason coumarinler, flavonoidler, steroller ve trans-anethole, dianethole ve photoanethole gibi zengin uçucu yağları içerir. Bitki uzmanı David Hoffman, anason tohumunun da mukus akışını geliştirdiğini söylemektedir. Anason alerjisine sahip insanlar anasonu balgam tedavisinde kullanmamalıdır.

– Balgamdan nasıl kurtulunur: Çemen

Çemen otu balgam tedavisi için daha çok Akdeniz, Afrika ve Asya bölgelerinde yerel olarak kullanılan bir bitkidir. Çemen tohumları soluk sarı ve dikdörtgen şeklindedir. Boğaz ağrısı, üst solunum yolu enfeksiyonları, anoreksiya, mide ülseri, şeker hastalığı, yüksek kolesterol ve iktidarsızlık tedavisi için kullanılan çemen tohumu; steroid saponins, zamk ve alkaloidler içerir. Balgam söktürücü etkisi ile bu maddeler boğaz bölgesinde biriken mukusu dağıtmaya yardımcı olur. Çemen otunun gebelik sırasında kullanılmaması gerekir.

– Balgama zencefil de iyi gelmektedir. Öksürüğü hafifletirken biriken mukusu da azaltır.

Alerji ve kronik balgam

Aşırı balgam akciğerler ve üst göğüs bölgesinde mukus birikmesi ila oluşurken alerjik reaksiyonlar ile oluşabilir.

– Alerjik rinit

Alerjik rinit ya da saman nezlesi her beş kişiden birini etkileyen çok yaygın bir sağlık sorunudur. Saman nezlesi belirtileri alerjik maddeye maruz kalınması sonucu kendini göstermeye başlar. Öksürük, burun akıntısı, gözlerde kaşıntı ve mukus dolu sinüsler başlıca belirtileridir. Ayrıca balgam oluşumunu da tetikleyebilir.

– Gıda alerjileri

Çoğu kişide gıda alerjileri öksürük ve balgam gibi solunum yolu semptomlarına neden olabilir. Süt alerjisi belirtileri genellikle öksürük, burun akıntısı ve gözlerde kaşıntı olmasına neden olabilir. Solunum yolu semptomları neden olan besin alerjisi özellikle karın kramplarına ve ek olarak aşırı balgam üretilmesine sebebiyet verebilir.

– Astım

Kronik öksürük, burun akıntısı ve hapşırma alerjik reaksiyon belirtileridir. Ayrıca astım belirtisi de olabilir. Kimi astım vakalarında ve kalıp enfeksiyonlarda akciğerler ve sinüslerde mukus birikimi oluşarak yoğun balgam oluşumları görülebilir.

– Kronik bronşit

Kronik bronşit, öksürük ile balgamın bir arada görüldüğü en yaygın hastalıklardan biridir. En az 3 ay sürer. Kronik bronşitin en yaygın nedeni sigara iken bazı durumlarda tahriş edici alerjenler nedeni ile de oluşmaktadır. 1988’de “British Medical Journal” dergisinde çıkan raporlarda hekimler çocukluk alerjileri ve astımın kronik bronşit ile ilgili olabileceğini ortaya koymuştur.

Balgama neler sebep olur?

Balgam solunum yolu hastalıkları nedeni ile oluşur. Bronşit ve astım ya da alerjinin yanı sıra soğuk algınlığı ve grip durumunda da oluşabilir.

Boğazda balgam birikmesi genellikle ciddi bir sorun değildir. Yalnız uzun süren balgam oluşumlarında mutlaka bir doktora görünülmelidir.

Devamını Oku

Solunum Sistemi Hastalıkları Nasıl Geçer: Solunum Sistemi Hastalıklarına Bitkisel Çözümler

Akciğer ve Solunum Yolları Hastalıkları kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 219 defa okundu

Solunum Sistemi Hastalıkları Nasıl Geçer: Solunum Sistemi Hastalıklarına Bitkisel Çözümler

solunum sistemi hastalıkları tedavi yöntemleri

solunum sistemi hastalıklarına bitkisel çözümler

200’den fazla virüs üst solunum yoluna saldırarak nefes sorunlarına neden olabilir. Penn State’de bulunan Milton S. Hershey Tıp Merkezi Tıp Fakültesine göre solunum problemleri ve astım başta olmak üzere nefes sorunlarının pek çok çözümü vardır. Bu tür hastalıklarda ilaç tedavilerinin yanı sıra solunum sorunları için bitkisel çözümler de uygulanabilir.

Solunum yolu hastalıklarına bitkisel tedavi

– Kafur ve kafur yağı

Kafur ve kafur yağı solunum problemlerini gidermek ve nefes almayı kolaylaştırmak için kullanılan en etkili yöntemler arasındadır. Kafur yağı özellikle göğüs, boyun, yüz ve alın bölgesine topikal olarak uygulanabilir. Ayrıca bebeklerde bilek üzerinde de kullanılabilmektedir. Ayrıca kafur yağının çok güçlü bir kokusu vardır ve sinüslere de oldukça iyi gelmektedir. Özellikle grip, soğuk algınlığı ve diğer üst solunum yolu hastalıklarında burun tıkanıklığını ve mukus birikimini yatıştırmaya yardımcı olur. Kafur ve kafur yağının 2 yaşından küçük çocuklarda kullanılması önerilmez. Çünkü hassas ciltte deri tahrişine neden olarak egzama gibi yan etkilere sebebiyet verebilir. Ayrıca çocuklarda burun tıkanıklığı tedavisinde de kullanılmamalıdır. Yetişkinlerde yan etki yaratmayan kafur yağından sadece homeopatik ilaç kullanımı sırasında kaçınılmalıdır. Kafur ve kafur yağını kullanmadan önce doktora danışmakta fayda olabilir.

– Tavuk çorbası

Tavuk çorbası yüzlerce yıldır kullanılan ve solunum yolları hastalıklarında etkili olan etkili bir çözümdür. Tavuk çorbasının hastalıklara iyi gelmesi hakkında hiçbir bilimsel kanıt bulunmasa da özellikle çocuklarda grip ve soğuk algınlığı gibi hastalıklarda oldukça işe yaramaktadır. Sıcak tavuk çorbası buharı burun tıkanıklığına iyi gelirken göğüs ağrısının yatışmasını sağlar. Ayrıca bağışıklık sistemini kuvvetlendiren tavuk suyu sinüslerdeki tıkanıklığın da açılmasına yardımcı olur.

– Soğuk algınlığı ve grip ilaçları

Ateş düşürücü ve ağrı kesici ilaçlar soğuk algınlığı ve grip gibi hastalıkların tedavisinde oldukça etkilidir. Nefesin daha rahat alınmasını sağlarken burun tıkanıklığının açılmasını sağlar. Anti histamin ilaçlar özellikle burun mukozasındaki kuruluğun giderilmesini sağlarken sinüs dokularının rahatlamasını teşvik eder.
Solunum problemleri için nasıl beslenilmelidir?

– Meyve ve sebze

Meyve ve sebze en sağlıklı besinlerdir. Akciğer sağlığının gelişiminde önemli role sahiptirler. Bu besinler antioksidan etki göstererek vücudun hastalıklara ve enfeksiyonlara karşı korunmasını sağlar. Solunum yolu enfeksiyonuna karşı tüketilmesi gereken başlıca meyve ve sebzeler şunlardır: elma, karpuz, fasulye, soğan, biber, turp, brokoli, karnabahar, lahana, turunçgiller, mango, domates, tatlı patates, biber ve kış kabağı.

– Kuruyemişler

Bağışıklık sistemini güçlendirmek için badem, ceviz, kaju fıstığı, ayçiçeği çekirdeği, kabak çekirdeği ve keten tohumu tüketilebilir. Özellikle fındık ve fındık ezmesi tek başına tüketilebilirken yemeklerde de kullanılabilir.

– Balık

Yüksek miktarda protein içeren balıklar doku onarımına katkıda bulunurken aynı zamanda fiziksel gücü sağlayan omega 3 yağ asitleri içerir. Omega 3 yağ asidi açısından zengin balıklar arasında somon, orkinos, ringa balığı, göl alabalığı, pisi balığı, sardalya ve uskumru bulunmaktadır.

– Tahıllar

Tüm tahıllar besleyici maddeler içerir. Tahıllar yüksek miktarda protein, lif ve antioksidanlar içerir. Özellikle akciğer sorunları için kepekli besinler tüketilebilir. Ayrıca tahıllar vücudun en iyi besin kaynağı iken glikoz ihtiyacını da karşılamaya yardımcı olur. Zenginleştirilmiş ekmek, makarna, tahıl gibi rafine edilmiş gıdalar beslenme düzenine dahil edilebilir.

– Solunum sistemi hastalıklarına karşı önlemler

Solunum sistemi hastalıklarına karşı koruma sağlamak için ilk olarak beslenme düzenine dikkat edilmelidir. Bağışıklığı güçlendiren gıdaların tüketilmesi önerilir. Ayrıca alerji gibi hastalıklar için ise alerjenlerden uzak durulmalıdır. Öksürük ve göğüs ağrısı için ise bal gibi besinlerin tüketilmesi gerekir.
Solunum yolları sorunları için genellikle bazı doğal yöntemler uygulanabilir. Solunum sistemine iyi gelen bitkiler özellikle kullanılmalıdır. Ancak bazı durumlarda eğer ciddi belirtiler varsa ya da 2 haftayı geçen öksürük, nefes darlığı, burun tıkanıklığı ve mukus birikimi durumları varsa bir doktora görünmekte fayda olacaktır.

Devamını Oku