Tetra Yaprağı Faydaları ve Kullanımı

Şifalı Bitkiler kategorisine 26 Aralık, 2011 tarihinde eklendi, 6.526 defa okundu

Duman Ağacı , Tetra Yaprağı

Duman Ağacı , Tetra Yaprağı

Latince adı Cotinus coggygria olan ve ülkemizde Duman Ağacı olarak bilinen bu ağacın bir diğer ismi de Tetra Ağacı’dır. Bu nedenle Duman Ağacı Yaprakları aynı zamanda Tetra Yaprağı olarak ta adlandırılmaktadır. Bu yapraklar kesinlikle çay olarak tüketilmemelidir. Zira içildiği takdirde zehirli bir takım maddeler taşıdığı için ciddi sağlık risklerini barındırmaktadır. Tetra Yaprağı Kullanımı genellikle cilde sürülerek ve taralara kompres yapılarak kullanılmaktadır.

Tetra Yaprağı galotanenler ,Glikozidler uçucu bitkisel yağlar linaol, komfen gibi bir çok bitkisel enzimi ve bileşiği içerisinde muhteva etmektedir. Özellikle yaraları iyileştirici, kanamaları durdurucu ve akıntılara karşı tedavi edici etkileri nedeniyle kullanılmaktadır.

Tetra Yaprağı Faydaları ve İyi Geldiği Hastalıklar Şunlardır: ishal, kanlı basur hemoroid, Ülserik kolit, -Paradontoz, beyaz akıntılar, sedef gibi bir takım cilt rahatsızlıkları, irinli sivilceler, dişeti iltihapları ve dişetinde cerahat toplanması

KESİNLİKLE AĞIZ YOLUYLA TÜKETİLMESİ SAKINCALIDIR: ÇAY VS YAPARAK İÇERSENİZ BÜYÜK BİR SAĞLIK RİSKİNE GİRMİŞ OLURSUNUZ. ZİRA tetra yaprağı zehirlidir.

Tetra Yaprağı Haricen Nasıl Kullanılır: 2-3 çorba kaşığı kurumuş tetra yaprağı tozunu ,1,5 litre suda 10 dakika kaynatınız. Elde edilen karışımı yaraları yıkamak, dişeti iltihapları için gargara yapmak, ve açık yaralarda, basurda, irinli sivilcelerde bir beze emdirerek kompresy aparak kullanınız.

Not: Sadece uzman doktor tavsiye ederse içebilirsiniz.

Devamını Oku

Prostat Bitkisel Tedavi-Prostata Doğal Çözüm

Bitkisel Çözümler kategorisine 25 Aralık, 2011 tarihinde eklendi, 755 defa okundu

Prostat Bitkisel Tedavi-Prostata Doğal Çözüm

prostata bitkisel çözüm kabak çekirdeği

prostata bitkisel çözüm kabak çekirdeği

Bilim adamlarının prostat hakkında son dönemlerde yaptıkları çalışmalar, her 2 erkekten birisinin 50 li yaşlarda prostatit yani prostat iltihabı sorunuyla karşı karşıya kaldıklarını göstermektedir. İnsan vücudunun en hassas organ ve sistemlerinden birisi olan üreme sistemi sadece kadınlarda değil, erkeklerde de bir takım rahatsızlıklar oluşturabilmektedir. Erkeklerde en yaygın görülen cinsel rahatsızlıklardan bir tanesi de protestit hastalığıdır. Prostatın temel sebebi, ürogenital sistemin, yaralanma ve fiziksel hasar, sedanter yaşam tarzı, hipotermi, cinsel bozukluklar, duygusal faktörler (stres, depresyon, vb), bazı bulaşıcı hastalıklar gibi nedenlerle hasar görmesidir. Daha doğrusu yukarıda saydığımız etkenler prostatın nedenleri arasında önemli rol oynarlar. Günümüzde prostat tedavisinde gerek ameliyatlı gerekse ameliyatsız tedavi yolları kullanılmaktadır. Ameliyatlı yöntemler ise cerahi olan veya olmayan yöntemler olarak ikiye ayrılıyor. Lazer tedavisi, Greenlıght, Laparoskopi, gibi yöntemler son dönemlerde trend olan ameliyatsız tedavi teknikleri olarak sayılıyor. Bizler bu yazımızda bitkisel yöntemler ile prostat nasıl tedavi edilir bu konuda sizlere faydalı bilgiler vereceğiz. Özellikle erken dönemde söz konusu doğal tedavi yöntemlerinin prostat iltihabını kuruttuğuna dair oldukça güvenilir bilgiler mevcuttur.

Prostat iltihabı kurtulmak için en etkili doğal ilaçlar, propolis (arıların üretttiği bir tür balmumu) kabak çekirdeği ve sarımsak olarak sayılabilir.

Propolis ekstraktı arı sütü, polen vs satıcılarında bulunan bir besin maddesidir. Genellikle anal fitil olarak kullanılmaktadır. Diğer yandan kabak çekirdeği, temini kolay ve ülkemizde bol miktarda yetişen bir kuruyemiş türüdür. Ezilmiş 20 gram kabak çekirdeğini bir bardak suya döküyoruz ve yarım saat kadar demlemeye bırakıyoruz. Bu karışımı yemeklerden önce günde üçte bardak 3 kez tüketmeliyiz. Prostata iyi gelen sarımsak tentürü aşağıdaki gibi hazırlanabilir: 500 ml kaynar su içerisine 5 adet sarımsak ezilmiş olarak dökülür ve içerisine az bir miktar karanfil dökmek ilave edilir. Karışım 12 saat kadar bekletilir ve 2-3 hafta boyunca 50 ml sabah ve akşam içilir.

Ayrıca, prostat iltihabı bitkisel tedavisinde bitkisel çaylar da idrar sırasında ağrıyı gidermek için oldukça faydalı olmaktadır. Bu bakımdan önerebileceğimiz bitkisel çaylar; Papatya, adaçayı, mercanköşk, tarhun, ayı üzümü, at kuyruğu, nergis, nane, Kırlangıç ​​otu, muz çayı, dulavratotu kökü, kavak tohumu, ökseotu şerbetçiotu sayılabilir. Bunlardan çayını yapabildiklerinizi çay olarak için. Muz gibi yiyecekleri meyve olarak tüketebilirsiniz. Prostatit tedavisi için faydalı diğer besinler, meyveler ve sebzeler ise şunlardır: Çilek, muz, armut, lahana, ıspanak, domates, soğan, şalgam… Bu besinlerde bulunan mucizevi şifa maddeleri prostata iyi gelmektedir. Diğer yandan prostatın önemli bir diğer sebebi olan aşırı kilolar ile mücadelere söz konusu meyveler lif bakımından zengin oldukları için oldukça işe yaramaktadır.

Modern tıbbın imkanları malesef prosat büyümesinde sadece cerrahi bir takım yöntemler ile çözüm aramaktadır. Ancak ameliyat ile prostat alınsa bile tekrar aynı bölgede büyüme riski her zaman mümkündür. Bunu geciktirmenin en güzel yollarından bir tanesi şifalı bitkiler ise diğeri de sağlıklı bir yaşam sürmekten geçmektedir.

Devamını Oku

Sedef Hastalığı Tedavisi Bitkisel Ve Doğal Çözüm

Bağışıklık Sistemi Hastalıkları kategorisine 25 Aralık, 2011 tarihinde eklendi, 1.403 defa okundu

Sedef Hastalığı Tedavisi Bitkisel Ve Doğal Çözüm

sedefe bitkisel çözüm

sedefe bitkisel çözüm

Sedef hastalığından mudarip olan bir çok kişinin en fazla merak ettikleri soru kesinlikle sedef hastalığı tedavisi var mı sorusudur. Buna bir çok uzman maalesef olumuz yanıt vermektedirler. Daha doğrusu sedef hastalığının tedavisinin bir hayli zor olduğu yönünde insanlarda oluşan bir kanaat var ve doktorların ezici bir çoğunluğu, sedef hastalığının kesin tedavisinin neredeyse imkansız olduğunu düşünmektedir. Bununla birlikte alternatif tedavi yolları ve geleneksel tıp, sedef hastalığı tedavisinde oldukça enteresan çözümler sunuyorlar. Bu bitkisel çözüm yolları ve doğal tedavi yöntemlerinin bazıları bir kısım sedef hastalarında gerçekten inanılmaz derecede olumlu sonuçlar doğurabiliyor. bizler de sizlere işe yarayan sedef hastalığı bitkisel tedavi kürlerini paylaşmak istedik. Öncelikle belirtmemiz lazım ki kesinlikle sedef hastası kişilerin stresle baş etme yollarını öğrenmesi gerekir. Kişinin stres düzeyi arttıkça sedef hastalığını tedavi etmek te güçleşmektedir. Bir bağışıklık sistemi hastalığı olan sedef, stresin bağışıklığı azaltıcı etkisi nedeniyle daha hızlı ilermekte ve tedavisi zorlaşmaktadır. Diğer sedefi iyileştirmek için bir yandan dengeli beslenmek ve vücut direncini azaltıcı bir yaşam tarzından vazgeçmek gerekmektedir.

Öncelikle sedef hastalığının tedavisi amacıyla ne tür bitkisel kürler kullanıldığına kısaca değinelim. Sedef hastalığı doğal tedavisinde daha çok bitki çayları, bitki losyonları kullanılmaktadır. Diğer yandan da sarımsak gibi sedefe iyi gelen sebzeler olduğunun da altını çizelim. Özellikle rusyada sarımsak kürü, sedefi durdurucu etkisi nedeniyle yüzyıllardan beri kullanılan ve bilinen bir bitki kürü olagelmiştir. 2-3 diş sarımsağı ince doğradıktan ve havanda dövdükten sonra bir bardak kaynar suya atıyoruz. İçerisine bir tatlı kaşığı üzüm sirkesi veya tercihen elma sirkesi atıyoruz. Şayet mevsimindeysek 4-5 tane yaban mersini de suya atılır. Bu karışım ile sedef lekeleri olan bölgeler yıkanır. Tabi kaynama süresini 1 dk dan fazla tutmayacağız ki sarımsak ve diğer bitkisel iksirlerin içerisindeki faydalı enzimler yok olmasın.

Sedef hastalığına bitkisel çözüm yolu olarak bir diğer alternatif uygulama ise Kırlangıç ​​otu tentürü yöntemidir. Bu tenür ile birlikte sibirya ginsengi tenürü veya yalancı iğde yağı ile karıştırılarak uygulanırsa daha etkili olmaktadır. Diğer yandan bu bitkisel karışıma değişik ülkelerde kaz yağı da katıldığını görmekteyiz.

Sedefe iyi gelen bir diğer doğal tedavi kürü ise şifalı bitkiler ve bu bitkilerden yapılan bitkisel çaylardır. Bu bakımdan sedefe bitkisel çözüm olabilecek başlıca bitkisel çaylar; Hint kamışı, sarı kantaron otu, ısırgan otu, Japon Sophora, atkuyruğu, Andız otu, Kırlangıç ​​otu, tatlı yonca, Aşk Otu ve defne yaprağı olarak sayılabilir. Bu çaylara 3 damla lavanta veya yasemin yağı damlatılabilir.

Sedef hastalığı tedavisinde kullanılan bir diğer yöntem ise bitki banyosudur. Özellikle sarı kantaron otu, sage yaprağı, kırlangıç otu, kediotu gibi sedefi durdurucu etkisi olan şifalı bitkiler ile yapılacak banyo kürleri sedef hastalarının bir çok kronik şikayetinin son bulmasına yardımcı olacaktır.

Swdwf hastaları nasıl beslenmeli konusuna da kısaca değinerek yazımızı tamamlayalım. Özellikle süt ve sebze ağırlıklı bir beslenme programı uygulamak, vücudun sedef hastalığı ile mücadele etmesini bir hayli kolaylaştırmaktadır. Sedefi yenmek için yeterli uyku, moral ve motivasyon son derece önemlidir. Bitkisel çözümlerin tam manasıyla işe yaraması için bu bitkilerin sizleri iyi edeceğine inanmanız şarttır.

Devamını Oku

Nezle Belirtileri ve Nezlenin Bitkisel Tedavi Kürü

Kulak Burun ve Boğaz Hastalıkları kategorisine 25 Aralık, 2011 tarihinde eklendi, 676 defa okundu

Nezle Belirtileri ve Alerjik Nezlenin Bitkisel Tedavi Kürü

nezlenin belirtileri

nezlenin belirtileri

Burun akıntısı sorunu olanlar bu yazımızı dikkatlice okusunlar. Basit buruna akınıtısı şikayeti olanların önemli bir kısmında nezle şikayetleri görülmektedir. Aslında basit bir takım tedavi yöntemleri ve doğal bitkisel kürler ile tedavi edilebilen nezle, bir çoğumuzun günlük yaşamda göz ardı ettiği bir rahatsızlıktır. Özellikle kış aylarında soğuk havanın da etkisiyle nezle belirtileri daha yoğun olarak görülmektedir. Şimdi sizlere nezle nedir neden görülür, nezlenin belirtileri nelerdir, nezleyi iyileştirmek için ne tür bitkisel tedaviler kullanılabilir bu konuda faydalı bilgiler içeren bir yazı paylaşacağız.

Nezleden en fazla etkilenen organımız hiç şüphesiz burundur. Bunun nedeni ise dış etkenlerle ilk olarak karşılaşan organımız olmasıdır. Özellikle havada bulunan mikroplar, alerjen partiküller ve tozlar  bizler nefes alırken burun yoluyla soluk borusuna girmektedir. Soluk borusu mikropların üremesi için uygun ortam sağladığı gibi alerjen maddelerekarşı da son derece duyarlı bir yapıya sahiptir. Bunun nedeni burun mukozasından salgılanan mukus salgısının hem mikropların gelişimine hem de saklamasına uygun ortam sağlamasıdır. Genellikle nezle mikrobu vücuda girdikten ortalama 72 saat sonra nezle belirtileri ortaya çıkmaktadır.

Nezle Belirtileri Nelerdir?

En tipik belirtiler, burun akıntısı, sürekli hapşırma isteği, hahih ateş ve burun tıkanıklığıdır. Ortalama olarak 3-5 gün süren nezlenin belirtileri şayet vücudun direnci yeteri kadar yüksek ise kendiliğinden geçer. Nezleye neden olan virüsün çok değişik formları vardır. Bu nedenle bağışıklık sisteminin her mikrobu tanıyabilmesi ve ona uygun bir bağışıklık mekanizması geliştirebilmesi pek mümkün görünmemektedir. Grip belirtilerine benzer belirtiler gösteren nezle hastalığı, gripten tamamen farklı apayrı bir solunum yolu hastalığıdır. Grip viral bir enfeksiyondur. Ancak nezle, viral olabileceği gibi bakteriyel veya alerjik te olabilmektedir.  Çocukların nezleye yakalanma olasılığı yetişkinlere nazaran daha yüksektir.

BEBEKLERDE NEZLENİN BELİRTİLERİ

Çocuklarda ve bebeklerde daha şiddetli geçen nezlenin başlıca belirtileri  şunlardır:

Çocuklarda işyah kesilir ve yemekten soğur. 37 derece civarında bir ateş vardır. Buna hafif ateş diyebiliriz. Diğer yandan burun tıkanıklığı nedeniyle ağızdan nefes alıp vermek zorunda olan bebeklerde hırıltılı soluk alıp verme gözlemlenir. Diğer yandan bebeklerde ağız kuruması da yaygın belirtiler arasındadır. Halden ve takatten düşen bebekler ve çocuklar sürekli yatma isteğinde olurlar ve aksileşirler.

Yetişkinlerde nezle belirtileri ise daha hafif seyreder ve sürekli hapşurma ile karakerizedir. Burun akıntısı ve burun tıkanıklığından dolayı burunlar kızarıktır. Bazen mide bulantısı şikayetleri görülebilir. Nadiren de kusma eşlik eder.  Alerjik nezlelerde soluk borusunun tahrişinden dolayı sürekli öksürme görülür. Bu öksürük nöbetleri genellikle akciğerlerin üşütmesi ile karıştırılır. Alerjik nezle ancak kandaki histamin düzeyinin yüksekliğinden ve alerji testlerinden anlaşılabilmektedir.

NEZLENİN TEDAVİSİ

Nezle genellikle viral etkenlerden kaynaklandığı için belirli bir tedavi yöntemi yoktur. Ancak bakteriyel nezlelerde bazı antibiyotikler iyi gelebilmektedir. Alerjik nezle şikayetlerinde ise yapılacak en etkili tedavi, alerjiye neden olan maddelerden ve ortamlardan uzak durmaktır.  Nezle olan kişinin bağışlıklık sistemini ayakta tutabilmesi için beslenmesine ve istirahatine özen göstermesi gerekmektedir. Özellikle C vitamini bakımından zengin sulu meyveler tüketilmesi tavsiye edilmektedir. Nezleden korunma gibi tedavisinde tıbbi tedavi pek etkili olmamaktadır. Hastalık bulaşıcı olduğu için nezle süresince insanların yoğun olduğu yerlerden uzak durmakta fayda vardır. Burun tıkanıklığı şikayeti olanlar için burun açıcı merhemler, mentollü spreyler işe yaramaktadır.

Bebeklerde görülen nezle şikayetleri için anne ve babaların daha fazla ihtimam göstermeleri gerekmektedir. Öncelikle bebeğin solunum yollarını açıcı ve nefes alışını rahatlatıcı şeyler yapmak gerekecektir. Bu bakımdan bebeklerin burnu sıkça temizlenmeli ve burun damlaları kullanılmalıdır. Nemli buhar  veya banyo da bebeklerin burun tıkanıklıklarını açmak için etkili diğer yöntemlerdir. Bebeklerde görülen yüksek ateşi indirmek için ateş düşürücü ilaçlar kullanılabilir. Ancak 100 günlükten daha küçük bebeklerde ateş düşürücülerin kullanılması sakıncalı olabilir.  Bebeğin bağışıklık direncinin sürmesini sağlamak için anneler bebeklerini daha fazla ve sık emzirmelilerdir.

NEZLEDEN KORUNMAK İÇİN NE YAPMALI?

  • Nezlenin en etkili panzehiri C vitaminibakımından zengin olan meyveler ve sebzelerdir. Bunları tüketmeyi ihmal etmeyin.
  • Alkol içmeye ara verin veya en iyisi bırakın.
  • Kişisel hijyeninize özen gösterin. havasız ve tozlu mekanlarda kalmayın.
  • Egzersiz ve yürüyüş yapmak soluk borusunu ve ciğerleri temizler. Haftada 20 km yürüyüş yapmaya çalışın.
  • Sigarayı bırakın. Sigara tüm solunum yolları hastalıklarının tetikleyicisidir. Ayrıca vücut direncini azalttığı için nezle, grip, soğuk algınlığı gibi rahatsızlıklara yakalanma riskini artırır. Alerjik nezlesi olan kişilerin sigara dumanına karşı hassas oldukları da bilinmektedir.
  • Nezle mikrobu genellikle burun akıntısının bulaşmış olduğu ellerden bulaşır. O nedenle ağzınızı burnunuzu sildikten sonra veya biryerlere dokunduktan sonra bilhassa kış mevsiminde ellerinizi sabunlu suyla yıkamaya dikkat edin.
  • Kalabalıktan kaçının. Solunum yolları hastalıklarının bulaşıcı olanlarının en fazla yayıldığı yerler kalabalık ve kapalı ortamlardır. İş ortamı, büro, sınıf gibi ortamlar da hastalığı yaymak bakımından riskli yerlerdir.
  • Kendi kişisel bakım ve temizlik ürünleriniz haricinde başkalarınınkini kullanmayın. Özellikle mendil için bu durum geçerlidir.

Nezlenin Bitkisel Tedavisi

Alerjik rinit yani alerjik nezle şikayetiniz varsa sizlere meyankökü kürünü önereceğiz. Meyankökü, soluk borusuna yapışan alerjen maddelerin temizlenmesi ve vücuttan atılmasına yardımcı olmaktadır. Dğer yandan virüs nedeniyle görülen nezle şikayetleri için, eşit miktarda 1o gram bal sarımsak ve soğan karıştırılarak 1 bardak taze sıkılmış greyfurt veya portakal suyuna ilave edilir ve karıştırılır. Diğer nane gibi mentollü bitkiler ile ağız ve burun yollarını açmak amacıyla yapılan inhalasyon tedavisi de etkili olmaktadır.

Nezleye doğal tedavi olarak yapılabilecek basit ucuz ve en çok bilinen doğal tedavilerden birisi de tuzlu su ile burunun düzenli yıkanmasıdır. Burnu gargara etmek amacıyla sarımsak suyu, okaliptüs veya aynısafa suyu veya birkaç damla tentür de ilave edilebilir. Ayrıca antibakteriyel etkisi ile doğal bir antibiyotik özelliği olan soğan suyu içilebilir. Diğer yandan nezleye iyi gelen bitkiler ve besinler arasındakırmızı pancar, havuç, aloe vera yaprağı veya sarımsak, okaliptüs bitkiler mentol ile sulandırılarak kullanılabilmektedir.

İnhalasyon için uçucu bitkisel yağlar:: Uçucu yağlar hem mikrop kırıcı hem de nefesi ve burun yolunu açıcı etkilere sahiptir. Bu manada nane yağı, söğüt ağacı yağı ve meşe kabuğu yağı, çam kozaları yağı gibi bitkisel yağlar, ,% 5’lik karışım ile tentür yapılarak hastaya solutulabilir. Şayet nezlenin ilk dönemlerinde iseniz soğan da bu manada faydalanılabilir. Bir soğanı kesip ince ince doğrayın ve soğanın suyunu birkaç derin nefes ile içinize çekin.
Nezleye doğal çözüm yolları arasında buruna yapılan nokta masajı da bir hayli etkili bir yöntemdir.

grip ile soğuk algınlığı arasında ne fark vardır? | izlesene.com

Devamını Oku

Anne Sütünün Saklanması-Anne Sütü Nasıl Saklanır?

Anne ve Bebek kategorisine 24 Aralık, 2011 tarihinde eklendi, 282 defa okundu

Anne Sütünün Saklanması-Anne Sütü Nasıl Saklanır?

anne sütü nasıl saklanır

anne sütü nasıl saklanır

Anneler, sütlerini ihtiyaç duyulan zamanlarda kolayca kullanabilmek amacıyla saklarlar.  Özellikle çalışan annelerin bebeklerini gün içerisinde anne sütünden mahrum etmemek istemelerinden dolayı anne sütünü uygun şartlarda saklamaları gerekmektedir. Ancak anne sütünün nasıl saklanacağı hususunda annelerin bir çoğunun tam manasıyla bir bilgisi yoktur. İşte anne sütü nasıl saklanır merak eden annelere rehber niteliğinde bir yazı ile bilgilendirmeler yapacağız.

 

Anne Sütü Nasıl Elde Edilir?

  • Öncelikle eller sabunla bir güzel yıkanır
  • Daha sonra süt sağma makinesi (süt pompası) ve süt biriktirme şişeleri steril vaziyette alınır. Mümkünse elinizle doğal sabunla yıkamanızı tavsiye ediyoruz. Süt sağmada kullanacağımız aparatları duruladıktan sonra temiz bir havluyla kurutulur.
  •  Süt pompasının nasıl bakımının yapılacağını kullanma kılavuzundan okuyabilirsiniz. Hem sterilizasyon hem de bakım açısından bu önemlidir.
  • Anneler için süt sağma makinesi ile süt sağım işlemini kendinizi rahat ve gevşemiş hissettiğiniz bir anda ve elbette göğüsleriniz süt ile doluyken yapmalısınız. Süt sağma makinesi kullandığınız günlerde memelerden bir tanesini bebeğinize, diğerini de göğüs pompası ile sağım işlemine ayırın. Süt sağma makinesi ile sağarken uygun sağım tekniklerini öğrenin
  • Çalışan anneler, doğum izni süresince bebeklerine biberon ile beslenmeyi öğretmeliler.  Bebekleri biberona alıştırmak için en uygun zaman,  5-8. aylardır
  • İzniniz bitmeden bir iki hafta öncesinden sütünüzü sağarak bebeği besleme denemeleri yapmaya başlasanız iyi olur.
  • Günde 3 kez, her sağımda 8 er saat arayla Süt sağma makinesi ile sağım işlemi yapmanız faydalı olacaktır. Şayet ertesi gün işe gidecekseniz ve acil süte ihtiyacınız vars 3 saate bir sağma işlemi yapabilirsiniz.
  • İşe gitseniz bile işe gitmeden evvel sabahları ve iş dönüşünde hemen bebeğinizi doğal yollardan göğsünüz ile emzirin. Bebeğin sadece anne sütüne değil, anne sıcaklığına ve şefkatine de ihtiyacı vardır.

Anne Sütü Nasıl Saklanır?

  • Sağılmış sütün sizin beslenme alışkanlıklarınıza göre renk değiştirmesi doğaldır. Sütün kalitesi günden güne değişebilir. Sizin yedikleriniz, stres düzeyiniz, yaşam tarzınız anne sütünün kalitesini ciddi anlamda etkiler. Sütünüzü sağarken asla süt sağma makinesi ile yarım iş yapmayın. Göğsünüzdeki tüm sütün sağılmasını bekleyin. Çünkü ön süt arka süt farkı, bebeğe verilen sütün kalitesi, yoğunluğu ve besleyiciliğini önemli ölçüde etkilemektedir.
  • Sütünüzü buzdolabında saklayın. Gün içerisinde süt biriktirmek için yaptığınız sağımlardan elde edilen sütleri birbirine karıştırmayın. Çünkü buzdolabındaki soğuk sütün içerisine yeni sağılmış sıcak süt eklenirse sütün içerisinde bakteri üreme riski önemli ölçüde artmaktadır.
  • Bebeğe buzdolabından süt içirecekseniz bebeğin alışması amacıyla önden bir miktar taze süt vermenizde mahsur yoktur.
  • Sütü sakladığınız şişenin cam olmasına özen gösterin.
  • Sütü buzdolabında 60-200 gram arası miktarlarda saklayın. Buzdolabından çıkarılan süt az miktarda ise daha çabuk çözülür.  Süt sakladığınız kabı tam olarak doldurmayın.
  • Sütü sakladığınız cam şişeyi veya kabu sıkıca kapatın. Üzerine de gerekirse hangi gün sağıldığını yazabilirsiniz. Böylece en eski sütü bir an önce bitirmiş olursunuz.
  • Bazı anneler, donmuş ve çözülmüş sütün tadının sabunumsu kıvamda olduğunu söylerler. Bunun nedeni sütteki bir takım enzimlerden kaynaklanmaktadır.
Devamını Oku