Bitkisel Saç Bakımı Nasıl Yapılır

Bitkisel Çözümler kategorisine 1 Ocak, 2012 tarihinde eklendi, 139 defa okundu

Bitkisel Saç Bakımı Nasıl Yapılır

bitkisel saç bakımı

bitkisel saç bakımı

Saçlarımız, aslında sağlığımızın gidişatı ve durumu hakkında önemli ip uçları veren bir organımızdır. Gerek erkek olsun gerekse kadın, saçların kırıksı, canlı, ve parlak bir görünümde olmasını elbette arzularlar. Ancak saçlarımızın sağlığını korumak oldukça zor ve zahmet isteyen bir süreç gerektirmektedir. Dış ortamın ve yaşlanmanın etkisiyle saçlar zamanla matlaşır beyazlar, kırılır ve hatta dökülür. Saç bakımında günümüzde bir çok yöntem var. Saçları besleyen şampuanlardan tutun da saç çıkarıcı kremler kadar bir çok ürün, saçları daha canlı ve gür göstermek için kullanılmaktadır. Sizlere bu makalemizde saçların bitkisel ve doğal yöntemlerle 2yakımlarının nasıl yapılacağını, yaygın görülen saç şikayetleri ile ilişkiledirerek anlatacağız.

Saç sağlığını etkileyen iki önemli faktör vardır. Bu etkenler Diyet ve yaşam tarzı dır. Burada özellikle yetersiz beslenme, hastalıklara yol açabilmekte ve vitamin ve mineral eksiklikleri  ile saçlarımızın kalitesini önemli derecede düşürebilmektedir. Sırf bu nedenlerden dolayı saç dökülmesi, saç beyazlaması gibi şikayetleri olan oldukça azımsanamayacak bir kesim bulunmaktadır.

Bir bireyin saç durumu onun sağlık durumunun da eksiksiz bir yansımasıdır . Kişi sağlıklı değilse, o zaman saçları da içler acısı olabilmektedir.

Örnek: Hint geleneksel tıbbı ayurveda’ya göre her kişinin bir “vata”sı vardır. Bu vata da bozulma olursa bunun yansıması saçlarda da hissedilmekte ve saçlar mat, cansız ve kuru olmaktadır.

Saç Bakımı İçin İpuçları

  • »Temiz ve düzenli aralıklarla saçınızı   fırçalayın.
  • »Ekstra parlaklık için bir bardak ılık su içerisine bir adet limonu sıkarak bu suyla saçınızı durulayın.
  • »İçerisinde alkol bulunan saç şekillendirme ürünlerini kullanmaktan kaçının.
  • »Sağlıklı saçlar için besleyici gıdalar yiyin.

Bazı ortak Saç Sorunları ve Bunlara Bitkisel Saç Bakımı Önerileri:

Kepek

Kafa derisinin cilt yapısının normalden daha kuru olmasından kaynaklanan kepek şikayetleri, kendisini saç derisinde ortaya çıkan kaşıntı ve pullanmalar ile göstermektedir. Kepeklenme kronik bir saç sorunudur ve kepek şampuanları gibi çözümler bile kepeği tam olarak ve kesin bir biçimde önleyememektedir.

Kepek için Bitkisel Çözümler 

  • •Yarım fincan  Hindistan cevizi  yağı veya  zeytin yağının 1 tatlı kaşığı kafur ekleyin sonra karıştırın . Cam bir  kapta saklayın. Yatmadan önce saç derinize masaj yağı biçiminde uygulatın.
  • • 1 tatlı kaşığı hintyağı, hardal ve hindistan cevizi yağını harmanlayarak saç derisinin içine masaj yoluyla karıştırın.
  • • Hindistan cevizi yağı ile  iki dilim limonun suyunu karıştırın. Düzenli olarak saç köklerine masaj yapın.

Uygulanışı: 3-4 saat sonra ılık su ile yıkayın ya da bir gece bekletin ertesi sabah duş alarak durulanın.

Saç Dökülmesi / Kellik

Saçlarımız bir yandan büyümeye devam ederken diğer yandan da bir takım etkenler nedeniyle önemli miktarda saç kaybı ve saç dökülmesi meydana gelir. Bu sorunun , özel bakıma ihtiyacı olan saç dökülmesi sorunu olarak adlandırılır. Yanlış veya kötü beslenme, saç köklerine zarar veren kimyasal maddeye ya da kozmetik bir yanlış uygulamaya maruz kalma, hormonal dengesizlik, stres , çevresel etkenler, anksiyete ve ruhsal gerginlik saç dökülmesinin önemli nedenleri arasındadır .

 Saç Dökülmesine bitkisel çözüm ve bakım yöntemleri

  • • Bitkisel Yağlarla Masaj:  hindistan cevizi veya badem yağını her gün 1 kez  10 ila 15 dakika süreyle saç dökülesi görülen bölgeye hafifçe sürün.
  • • Saçları ılık su ile yıkayın. Saçların nem düzeyini korumak saç dökülmesini yavaşlatmaktadır.
  • •Beslenme programınızda yeşil yapraklı sebzeler, salatalar, süt, meyve ve lahana tüketin. Diğer yandan daha fazla protein, süt, ayran, bira mayası, buğday tohumu, soya fasulyesi, kepekli tahıllar ve fındık yemeye özen gösterin.

 

Saçın erken ağarmasına ve saç beyazlamasına bitkisel çözümler

Saç beyazlamasını, yaşla birlikte artan doğal bir süreçtir, ancak 35 yaşından önce saç beyazlaması ve ağarması, kırlaşması görülen kişiler için bu durum elbette normal kabul edilebilecek bir durum değildir. Saç beyazlamasının nedenleri arasında en önemlileri, aşırı çay, kahve, fazla  alkol ve kırmızı et, kızartma ,  yağlı, baharatlı, ekşi ve asitli gıdaların tüketimi saçların zamanından önce ağarmasına yol açmaktadır  pide artırır ve erken ağaran yol açar.

Saçları erken ağaranlara bitkisel çözümler

  • •  1 çay kaşığı  kına tozu, 1 çay kaşığı  lor peyniri, 1 tatlı kaşığı.çemen tohumu tozu, 1 çorba kaşığı. kahve, 2 yk. nane suyu ve 2 çorba kaşığı  fesleğen suyunu karıştırın. Elde ettiğiniz saç beyazlamasına bitkisel çözüm sunan bu formülü iki üç saat boyunca saçlara uygulayın. Saç beyazlamasının durması ve saçların daha koyu bir renk alması  için bu formül haftada 2 kez uygulanmalıdır. Daha sonra saçlarınızı doğal arap sabunu veya zeytinyağlı sabun ile durulayın.
  • • Bir avuç taze zencefili rendeleyin. Bal ile karıştırın ve bir kavanoza yerleştirin. 1 çay kaşığı olacak şekilde her gün sabahları aç karnına yiyin.

 

Kaşıntılı Saç Derisi

Saç derisinde görülen kaşıntılar, yukarıda söylediğimiz gibi kepeklenme sonucunda ortaya çıkabileceği gibi saç derisinde ortaya çıkan küçük sivilceler, stres, alerjik reaksiyonla, veya yaraların kabuk bağlaması neticesinde de görülebilmektedir Saçta kaşıntı sorununu artıran bir diğer etken ise saçları kurutup matlaştıran klima, saç kurutma makinesi gibi şeylerdir.  Diğer yandan kireçli sular da saç derisinde kaşıntı oluşturmada önemli bir role sahiptir.

Saçlarda Kaşıntıya Bitkisel Çözümler

  • • Yarım Fincan Jojoba yağı içerisine 1 çay kaşığı kafur ilave edin ve bu karışımı saç derisine masaj yaparak uygulayın.

Limon suyu ile bazı yasemin kökü ve naneyi yıkama suyunuza atın ve 15 dakika bekledikten sonra bu su ile saçlarınızı yıkayın.  Grind. Saç ve saç derisi ile yıkayın.

 

Bitkisel Saç Bakımı Önerileri ve İpuçları

  • • Saç temizliğinde doğal şampuan ya da sabun kullanın.
  • • Saçlara yapılan bitkisel yağ masajlarını ihmal etmeyin.
  •  Saçlara turp suyu kürü ve saçlara havuç maskesi kürü uygulayın
  • • Haftada en az üç günde  bir hindistan cevizi yağı ya da hardal yağı ile saç masajı yapın
  • • Argan yağını muhakkak deneyin. Saçlara badem yağı ve bebe yağı da iyi gelmektedir.
  • • her gün düzenli bir bağırsak hareketi koruyun.
  • • Beslenmenize dikkat edin. Diyet listelerinde muhakkak yeşil yapraklı sebzeler, salatalar, süt, meyve ve baklagiller yer almalıdır. Daha fazla protein, süt, ayran, mineralce zengin yiyecekler, buğday tohumu, soya fasulyesi ve A vitamini alın
  • • Düzenli olarak fiziksel egzersiz yapın.
  • • Düzenli ve sürekli bir biçimde deniz ürünleri tüketmek saç ağarmasını geciktirmektedir.
  • • Saçlarınızı yıkadıktan sonra saç derisini kuvvetlice ovun. Bu, kan dolaşımını artırır, ve saç dibindeki yağ bezlerini aktif hale getirir.
  • • Mrul ve ıspanak suyu karışımı saç büyümesini hızlandırmakta ve saç büyümesine iyi gelmektedir. Diğer yandan, şalgam, turp, havuç gibi köklü bitkilerin suları da saçlarda dökülmeleri azaltır.
  • • Ceviz yağı ve kişniş yaprağı karışımı, saçlara uygulandığında saçları gürleştirir ve hacim kazandırır.
  • • Meyan kökü suyu da saç dökülmelerine iyi gelen bir bitkisel iksirdir. Doğal tedavi amacıyla alopesi saçkıran gibi saç dökülmesi durumlarında doğal çare olarak kullanılabilir.
Devamını Oku

Ahmet Maranki Elma Sirkesi ile Zayıflama Kürü Bal Su Karışımı

Bitkisel Çözümler kategorisine 31 Aralık, 2011 tarihinde eklendi, 912 defa okundu

Ahmet Maranki Elma Sirkesi ile Zayıflama Kürü Bal Su Karışımı

Zayıflamak istiyorum ve bunun için denemediğim diyet, zayıflama hapı veya zayıflama çayı kalmadı diyorsanız ve buna rağmen herhangi bir sonuç alamadıysanız size bir de Ahmet Maranki Elma Sirkesi İle Zayıflama Kürü Bal Su Karışımı denemenizi tavsiye edeceğiz. Elma sirkesinin zayıflatıcı etkisi çift yönlü oluyor. Bir yönüyle tok tutan bir içecek olarak iştahı kapatıyor ve şekere olan düşkünlüğü azaltıyor. Diğer yönüyle de metabolizmayı çalıştıran bir etkisi var. Her iki yönle de zayıflamaya faydaları kesinlikle kendisini ispatlamış bir bitkisel zayıflama kürü ile karşı karşıyayız. Elma sirkesi sağlığa çok yönlü yararları olan, saçları gürleştiren, cildi gençleştirici etkisi olan, sivilcelere iyi gelen ve ömrü uzatan bir içecektir. Ancak elma sirkesini kullanırken saf haliyle değil de seyreltilerek içilmelidir.

elma sirkesi faydaları

elma sirkesi faydaları

Bu noktada Ahmet Maranki Elma Sirkesi İle Zayıflama Kürü hem sağlığa zararı olmayan ve uzun süreli uygulanabilen, hem de kilo vermeyi kesin anlamda sağlayan bir formül olarak karşımıza çıkıyor. Peki bu doğal zayıflama kürü nasıl yapılacak?
Bunun için öncelikle ihtiyaç duyacağımız malzemeler ile işe başlayalım

250 ml ılık-hafif sıcak su

15 gram (2 yemek kaşığı) doğal elma sirkesi

7 gram (1 yemek kaşığı) süzme çiçek balı

Ahmet Maranki Elma Sirkesi İle Zayıflama Kürünün Hazırlanışı ve Yapılışı

Ilık suyla elma sirkesini karıştırıyoruz ve dilersek elma sirkesinin ekşi tadını kesmek ve tokluk hissini artırmak amacıyla içerisine 1 tatlı kaşığı bal ekliyoruz. Daha sonra bu karışımı aç karnına sabah uyanır uyanmaz içeceğiz. Akşamları da elma sirkesi bal su karışımını uykudan önce 1 bardak olacak şekilde içeceğiz. Bu kür genellikle 4 hafta sürüyor ve 1 ayda 5 kilo zayıflama sağlıyor.

Ayrıca BKNZ: Bademcik iltihabı için Elma Sirkesi Kürü

Devamını Oku

Kist Nedir-Kistler Neden Oluşur-Kist Tedavisi

Cerrahi ve Rehabilitasyon kategorisine 30 Aralık, 2011 tarihinde eklendi, 2.993 defa okundu

Kist Nedir-Kistler Neden Oluşur-Kist Tedavisi

 

Meme Kisti

Meme Kisti

Kist Nedir: Kese biçiminde vücudun değişik dokularında oluşan ve dış ortama karşı bir kabuk ile irtibatını kesmiş biyolojik yapılara verilen isimdir. Kistin içerisinde sıvı, katı veya gaz biçiminde maddeler bulunabilmektedir. Bu maddeler çoğunlukla vücuda yabancı maddeler olup vücut tarafından parçalanamayan veya sindirilemeyen oluşumdadır. Biraz önce de söylediğimiz gibi kistler vücudun her yerinde oluşabilir ve boyutu değişebilir. Bazıları mikroskobik boyutlarda iken nadiren de olsa bir organ boyutundaki büyüklüklere de rastlanabilmektedir. .

Kist kural olarak içerisinde bulunduğu doku veya organın normal bir parçası değildir. Bu nedenle yakınındaki dokudan ayrı bir membran veya zar ile ayrılır. Bu zar çoğunlukla kalın olup kapsül adı verilmtektedir. Şayet kapsülün içindeki kese irin ile dolu ise buna apse adını veriyoruz. Apse haricinde vücuda yabancı bir madde ise bu durumda ise kist oluşumundan bahsedebiliriz.

Kistler Neden Oluşur:

Kist oluşumunda çok değişik etkenler rol oynayabilmektedir. Bunların başlıcaları:
-Tümörler
-Genetik koşullar
-Enfeksiyonlar
-Gelişmekte olan bir embriyonun bir organında veya dokusunda görülen kusurlar
-Hücrelerde ortaya çıkan kusurlar
-Kronik iltihaplar
-Sıvı birikmesine neden olan tıkanıklıklar
-Parazitler ve parazit yumurtaları
-Vücuda giren yabancı cisimlerle yaralanma (en sık görüleni mermi yaralanmalarıdır)
-İyi huylu ve kötü huylu kistler

Çoğu zaman kistler iyi huyludur Ancak, bazı kistler de kötü huylu tümörler olabilir. Buna örnek olarak keratokistler ve dermoid kistler verilebilir.

Kist oluşumunun olası belirti ve semptomları nelerdir?

Belirti ve semptomlar kistin türüne bağlı olarak büyük değişiklik gösterir. Çoğu durumda hasta, vücudunda derinin hemen altında görülen anormal bir yumru neticesinde kistin farkında olur. Memelerde görülen kistler ise göğüslerin el ile muayenesi neticesinde keşfedilmektedirler. Memelerde görülen meme kistleri çoğu zaman acı vericidir.

Beyinde ortaya çıkan kist oluşumlarının en önemli belirtisi ise baş ağrısıdır. Ancak görüldüğü bölgede sinirlere baskı yaptığı için beynin hangi merkezine yakınsa o merkezin işlevlerini olumsuz etkiler.(örneğin bayılma, göz kararması, denge kaybı, bir uzvun kullanılamaması vb.)

, Böbrek veya karaciğer pek çok iç organ kistleri, genellikle ilk aşamalarda herhangi bir belirti vermez ve ancak görüntüleme taraması (MRI tarama, CAT taraması, ultrason) gibi yöntemlerle teşhis edilebilir.

Kist nasıl tedavi edilir?

Kist tedavisi, kistin türü, boyutu, ve neden olduğunu rahatsızlık derecesi gibi çeşitli faktörlere bağlıdır.  Bazı kistler sadece ilaç veya antibiyotik tedavisi ile iyileştirilebilmektedir.  Bazı kistlerin ise cerrahi operasyonla alınması şarttır.

Belirtilere neden olabilecek büyüklükteki kistler ameliyatla alınabilir. Bazen doktorlar, kist boşluğuna bir iğne veya kateter takarak drenaj veya aspirat yapılmasına karar verebilir. Kist, kolay erişilebilir değilse, drenaj veya aspirasyon genellikle doktor, radyolojik görüntüleme yardımı ile hedef bölgeye iğne / kateter aracılığıyla yapılır. Ameliyatla alınan kistten alınan parçalardan elde edilen biyoloik numuneler (biyopsi) kanserli hücrelerin var olup olmadığını belirlemek için mikroskop altında incelenir. Diğer yandan kadınların yaygın şikayetleri arasında olan fibrokistik meme hastalığı ya da polikistik over sendromu durumunda bu rahatsızlığa neden olan tıbbi ihtimaller değerlendirilir.

Kist Çeşitleri

Aşağıda en sık görülen kistlerin bazılarının bir listesini sizlerle paylaşacağız:

Akne kisti: İleri düzeyde sivilce rahatsızlıklarında görülen kistik oluşumlara verilen isimdir

Araknoid Kistler – Araknoid kistler, genellikle yeni doğan bebeklerde görülmektedir.

Baker Kisti (Popliteal Kist, Diz Arkasında Kist): . Hasta diz arkasında bir şişkinlik ve gerginlik hissi yaşar. Baker kisti görülen kişilerin yaptıkları fiziksel aktiviteler sırasında uzun süreli ve gittikçe kötüleşen ağrılar ortaya çıkabilir. Genellikle diz ekleminde ve kıkırdakta görülür. En önemli nedeni artrit hastalığıdır.

Bartolin kisti: Genellikle gebelik sonrası ortaya çıkan ve vajinanın içinde bulunan kanalları tıkanması nedeniyle meydana gelen kistlerdir. Hasta ameliyat ve/veya antibiyotik tedavisi ile bu kistlerden kurtulabilir.

Meme kistleri: Genellikle ağrılı ve drene edilmesi gereken kistlerdir. Yapılan bilimsel çalışmalarda, meme kistlerinin kanseri riskini yükselttiği ortaya çıkmıştır.

Salazyon kisti göz kapağı bezlerinde görülen (meibomian bezleri) ve iltihaplardan dolayı ortaya çıkan göz kistleridir. Bu kistler gözyaşı kanallarını tıkayabilir ve gözyaşı salgısının göze ulaşmasına engel olabilir.

Kolloid kist, beyindeki jelatinimsi maddede oluşan kistlerdir . Çoğu zaman cerrahi yöntemlerle kistin çıkarılması tavsiye edilmektedir.

Diş kistleri – Dişte ve diş kökünde görülen kistlerdir.

Dermoid kist: Ciltte ve özellikle saç foliküllerinde, ter bezlerinde, saç dibinde yağ dokusunda, kemikte ve kıkırdaklarda görüle kistlerdir.

Epididim kist testislerin bağlı damarlarında oluşan bir kist (spermatosel). Bu tür kist Amerikalı erkeklerin% 30 oranında etkilediği tahmin edilmektedir ve genellikle doğurganlık zarar ya da tedavi gerektirmez. Rahatsızlığa neden oluyorsa doktorunuz ameliyat önerebilir.

Ganglion kisti: Ganglion kistleri, el ve bileğinde oluşan ve bazen büyüme gösteren kistlerdir.

Hidatik kist -Karaciğere ve akciğere yerleşen bir tür tenya nedeniyle ortaya çıkan kistlerdir. Tedavisi için cerrahi operasyon ve ilaç tedavisi gerekmektedir. Halk arasında köpek kisti olarak ta adlandırılır.

Over kisti: Genel olarak yumurtalık kistleri diye de bilinir ve bu over kistleri çoğunluğu iyi huyludur. Bazı kadınlarda hamilelik görüntüsü verebilecek kadar büyük olabilir. Yumurtalık kistleri 5cm veya daha az uzunluktaki yumurtalık kistlerinin kadınlarda görülme oranı bir hayli yüksektir.

Pankreas kistleri: Pankreas kistlerinin büyük bir çoğunluğu, psödokist adı verilen ve gerçekte bir kist olmayan sıvı dolu torbacıklardır.

Periapikal kist: Ağız içi ve çene bölgesinde görülen kistler olup dişeti iltihabı ve diş çürümesi nedeniyle ortaya çıkan cerahat birikmelerinden dolayı görülmektedir.

Pilar kist: Kafa derisinde görülen ve içerisinde sebum ve yağ bulunan kistlerdir.

Pilonidal kist – Kıl dönmesi neticesinde görülen ve kuyruk sokumunda sinüs bölgesindeki oluşuma verilen isimdir. Pilonidal kistler içi kıl dolu kistlerdir.

Böbrek kisti İçerisinde kan veya lenf birikebilen böbrek kistleridir. Doğumla birlikte ortaya çıkabildiği gibi zaman içerisinde böbrek kanallarının tıkanıklığı nedeniyle de ortaya çıkabilir. Böbreklerde görülen damar hastalıkları da böbrek kistlerinin nedenleri arasındadır.

Epifiz bezi kisti, beyindeki epifiz bezinde görülen iyi huylu bir kist türüdür. Otopsi kayıtlarına göre, epifiz kistleri oldukça yaygın bir biçimde görülmektedir.

Sebase kisti cilt gözeneklerinde veya saç folikülü içinde oluşan kistlerdir. Baş boyun bölgesi olmak üzere,vücudun her yerinde görülen, cilt ve destek dokusunun iyi huylu bir yağ kisti hastalığıdır.Yağ folikülü kanalı dış ağzının kapanmasıyle, folikülde üretilen yağ dışarı atılamaz ve uzun vadede sebase kist oluşur. En sık yüz cilt üzerinde bulunan, sırt, saçlı deri ve skrotum civarında görülür.

Tarlov kisti beldeki sinir ganglionlarının ( düğümlerinin ) genellikle sağrı veya kuyruk sokumu bölgesindeki sinir kökleri ile birleşme yerinde görülen kistlerdir. Sakral sinir kökü kisti olarak da bilinir. Kistler omurganın dibinde buluur ve beyin omurilik sıvısı ile doludur.

Vokal kord kisti – Ses tellerinde görülen kistlerdir. Ses kısıklığına ve sesin bozulmasına neden olur

Devamını Oku

Apse Bitkisel Tedavi-Abse İçin Şifalı Bitkiler

Bitkisel Çözümler kategorisine 29 Aralık, 2011 tarihinde eklendi, 224 defa okundu

Apse Bitkisel Tedavi-Abse İçin Şifalı Bitkiler

ekinezya apse tedavisi

ekinezya apse tedavisi

Apse, vücudun belirli bir bölgesinde görülen yerel lokasyonlu irin birikimine verilen isimdir. Apseler vücudun hemen hemen her yerinde ortaya çıkabilir, ancak en sık cilt ve ağız diş etleri üzerinde oluşur. Apselerin en önemli belirtileri arasında apse görülen bölgede şişlik, ısı, kızarıklık, ve çoğu zaman ateş, hassasiyet, ağrı ve yangı (inflamasyon) sayılabilir. Apselerin ana nedeni olarak enfeksiyona neden olan bakteriler söylenebilir. Bu nedenle de genellikle apse tedavisinde doktorlar antibiyotik tedavisi uygularlar. Diğer taraftan da bitkisel tedavi apse şikayetlerini iyileştirmede faydalı olan ve antibiyotikler gibi yan etkiler içermeyen etkili ve güvenli bir alternatiftir.

Apseye Bitkisel Çözümler:

1. Apse Bitkisel Tedavi Formülü:

– 3O damla ekinezya tentürü ( Tentür nedir: şifalı bitkileri kullanma yollarından biridir. ince kıyılmış, bitkinin yaprakları 35-40 derece alkollü içki ya da gene o konsantrasyon sağlayacak şekilde etil alkol ve hatta elma sirkesi ile karıştırılıp sağlamca karıştırılıktan sonra 14 gün güneşte bekletilerek elde edilir. Tentür de ya çay ya da suya karıştılıp içilir ya da dıştan masaj ve kompres yaparken kullanılır.)
6o damla yerba mate tentürü
1 su bardağı ılık su
Tüm malzemeleri bir araya getirin. Bağışıklık sistemini uyarmak ve enfeksiyonu ortadan kaldırmaya yardımcı olan bu bitkisel karışım, günde beş kez apse olan bölgeye sürebilir.

2. Apse Bitkisel Tedavi Formülü:

Dişeti apseleri için bitkisel çay ile çözüm:
1 ila 2 çay kaşığı diken üzümü
1 çorba kaşığı beyaz meşe kabuğu
1 çay kaşığı ekinezya kökü
1 çay kaşığı toz zencefil
2 su bardağı kaynar su

Cam bir kap içerisinde yukarıdaki bitkileri karıştırarak üzerine 2 bardak kaynar su dökün ve 3 – 4 saat bekletin. Apse olan bölgedeki gerginliği yok etmek ve apseyi yumuşatmak için apseli bölgeyi bu karışımla günde üç kez yıkayın. Diş eti apse tedavisi için bu çayı kullanıyorsanız ağzınızda gargara yapın ve 5 dk kadar ağız içerisinde beklettikten sonra tükürün. Karışımda yer alan ekinezya bitkisi doğal antibiyotik özelliği taşımaktadır.

Diğer yandan apsenin daha hızlı iyileşmesini sağlamak için taze meyve sebze ve özelllike taze ananas oldukça etkili olmaktadır. Beslenme menünüzde kızartmalardan, beyaz şekerli mamüllerden uzak durunuz. Ayrıca altınmühür bitkisi de apseli bölgeye uygulandığında apsenin olgunlaşması ve baş vermesini hızlandırır.

Yukarıda verdiğimiz bitkisel tedavi seçeneği asla doktorun reçete edeceği antibiyotik tedavisi yerine geçmez. Ancak ilaç tedavisini destekleyici özelliği de yok değildir.

Devamını Oku

Göz Çukurunda Ağrı (Göz Ağrısı) Hangi Hastalığın Belirtisidir?

Göz ve Görme Hastalıkları kategorisine 28 Aralık, 2011 tarihinde eklendi, 5.867 defa okundu

Göz Çukurunda Ağrı (Göz Ağrısı) Hangi Hastalığın Belirtisidir?

göz çukuru ağrısı nedenleri

Göz ağrısı çoğunlukla gözde bir rahatsızlık olduğunun belirtisidir. Göz civarında oluşan bir travma, göze giren bir yabancı cisim, bir enfeksiyon veya tahriş göz ağrısının belirtileri olabileceği gibi soğuk havada uzun süre durmak, sinüzit, grip ve soğuk algınlığı şikayetleri de göz çukurlarında ve çevresinde ağrıya neden olabilmektedir. Yine de gözler neden ağrı yapar bunu net ve kesin bir biçimde öğrenebilmek için bir doktora muayene olmakta fayda vardır. Şimdi göz ağrısının olası nedenlerini biraz daha detaylı bir biçimde inceleyelim.

Gözlerde görülen ani ağrıların olası nedenleri:

Viral Enfeksiyonlar: Viral hastalıklar nedeniyle ortaya çıkan bir takım hastalıklar, gözlerde yüksek ateş, yanma kızarıklık gibi belirtilerle birlikte göz çukurluğunda ağrı şeklinde de belirti verebilir. Viral enfeksiyonlar arasında en yaygın görülen ve gözlerde ağrıya sancıya neden olanı grip hastalığıdır. Mevsimsel etkenlerle salgınlar halinde de görülebilen grip belirtileri arasında göz ağrıması nın yanında ateş, burun akıntısı, eklem ağrıları, baş ağrısı, halsizlik, yutkunma zorluğu, boğaz kuruluğu da görülmektedir. Akut olarak gelişen grip rahatsızlığının ardından bu belirtileri kendisini 24 ile 36 saat içerisinde göstermektedirler.

Konjonktivit (“göz kanlanması”): Gözün iltihaplanması nedeniyle ortaya çıkan konjonktivit (Göz İltihabı ya da Enfeksiyonu) göz ağrısı ile karakterizedir.

Astigmatizm:, hipermetropi veya Miyopi gibi göz kusurları da gözlerde uzun süreli ve oldukça önemli bir ağrıya neden olabilir. Bazen bu hastalıkların neden olduğu ağrı kısa bir süreliğine azalır, ancak daha sonra tekrar şiddetlenerek adeta bir göz ağrısı patlaması ile geri döner. Tedavisi, gözlük kullanmak, lens kullanmak veya lazerli göz operasyonu ile göz kusurunu düzeltmekten geçmektedir.

Glokom: Aslında teşhis edildiğinde kolay bir tedavi süreci olan glokom, önemsenmez ve ihmal edilirse tehlikeli bir göz hastalığı haline bürünebilmektedir. Glokomda ortaya çıkan gözlerdeki artan basınç, göz çukuru içerisinde ağrılara neden olur. Aslında sadece glokom değil, göz basıncını artıran diğer hastalıklar da göz ağrısının nedenleri arasındadır.

Göze giren toz zerreleri, saç ve tüy parçaları, alerjen partiküller gibi yabancı cisimler de göz yaralanmalarına neden olabileceği gibi göz ağrılarına da sebep olmaktadır.

Göz ağrısının özellikle kadınlarda görülen yaygın sebeplerinden bir tanesi de migren dir. Migren hem baş hem de göz çevresinde dayanılmaz ağrılar oluşturabilir. Ayrıca nevralji, diş ağrısı, baş göz ve optik sinire giden orta boy arterlerde oluşan enflamatuar bir hastalık olan temporal arterit, ve diğer birçok ciddi hastalık ta göz çukurlarında kronik ağrılara neden olabilir

Zona (herpes zoster) hastalığı da görme yeteneği önemli ölçüde zarar verebildiği gibi özellikle yaşlılarda ve çocuklarda göz ağrısı yapabilmektedir. Sinüzit de en yaygın görülen akut göz çukuru ağrılarının nedenleri arasında ön sıralarda gelmektedir.

Gördüğünüz gibi gözlerde görülen ağrıların çok değişik nedenleri olabiliyor. O nedenle sizin göz ağrınızın neden ortaya çıktığını bulmak ve bu nedeni ortadan kaldırmaya yönelik bir tedavi geliştirmek en akılcı yol olacaktır.

Devamını Oku