Kronik Ağrılar Nasıl Geçer: Kronik Ağrılara Bitkisel Çözüm

Bitkisel Çözümler kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 1.396 defa okundu

Kronik Ağrılar Nasıl Geçer: Kronik Ağrılara Bitkisel Çözüm

kronik ağrılara bitkisel çözüm

kronik ağrılara bitkisel çözüm

Vücudun herhangi bir bölgesinde oluşan ağrı genellikle akut olarak başlayıp kronik hale gelebilir. Kronik ağrı ile yaşamak sürekli bir ağrı anlamına geldiği için oldukça zordur. Alt sırt ağrıları, artrit, kemik ve eklem ağrıları, fibromiyalji ve kas ağrıları en sık görülen ağrı türleridir. Bu durumlarda reçeteli ya da reçetesiz ağrı kesiciler kullanılabilir. Ancak ağrı kesiciler genellikle olumsuz yan etkilere neden olabilir. Kronik ağrılarda doğal çözümler de uygulanabilir. Ancak özellikle ağrılar için bitkisel tedaviler doktora danışılmadan kullanılmamalıdır.

– Geçmiş

Ağrılar için bitkisel çözümler binlerce yıldır pek çok hastalığın tedavisinde alternatif tedavi olarak kullanılmaktadır. Yunanlılar, Romalılar, Aztekler, Hindular ve Mısırlılar tüm tarih boyunca ilaç olarak bitkileri kullanmışlardır. 19. yüzyılda, bilim adamları aktif maddeleri bitki özlerinden çıkararak ilaç yapımında kullanmaya başlamışlardır. 1839 yılında, salisilik asit ismiyle bir bileşik ağrı hafifletmeye yardımcı olarak kullanılmıştır. Bazı bitkilerde bulunan bu madde özellikle günümüzde aspirinin etkin maddesi olarak kullanılmaktadır.

– Etkileri

Ağrıyı hafifletmeye yarayan bitkiler acı hissini nötralize eder. Bazı bitkiler ise ağrıyı azaltırken aynı zamanda oluşan iltihabı dağıtır ve enfeksiyonların daha hızlı iyileşmesini sağlar. Ayrıca artrit gibi eklem hastalıklarında, kemik ve doku hasarlarında iyileştirici etkisi ile kullanılan bitkiler de vardır.

– Kronik ağrılara bitkisel çözüm

Bitkiler kişiyi ağrı hissine karşı duyarsızlaştırmaya yardımcı olabilir. Bu tür bitkilerin başında acı biber gelmektedir. Özellikle artrit ve eklem ağrılarında işe yarayan acı biber; nöropati durumlarında da etkili olmaktadır. Şeytan pençesi, sırt ve boyun ağrısı, kas gerginliği ve rhematoid artrit ağrılarını hafifletmeye yardımcı olur. Arnica adı verilen başka bir bitki ise travmatik yaralanmalar, şişme, ameliyat sonrası yaraları, burkulma ve kemik aşınmalarına bağlı olarak oluşan ağrıların tedavisinde kullanılmaktadır. Ancak bu otları ağrı kesici olarak kullanmadan önce doktora danışmakta yarar olacaktır. Bazı kişiler bitkilere karşı alerjik reaksiyon gösterebilir. Kullanılan stabil ilaçlar varsa bitkiler bu ilaçlar ile etkileşime geçerek bazı komplikasyonlara neden olabilir.

– Ağrı kesici bitkiler

Ağrı giderici bitkiler genellikle şifa marketlerden ya da aktarlardan temin edilebilir. Bazı otlar organik halleri ile satılırken bazıları kapsül şeklinde de satılmaktadır. Kapsül formundaki takviyelerin genellikle günde 2 doz alınması önerilir. Bazı otlar kullanabileceğiniz tablet veya kapsül formunda iki kez her gün ağız yoluyla gelir. Acı biberdeki yanma hissini veren maddeye yani capsaicin’e sahip bazı bitkiler, topikal merhem olarak ağrılı bölgeye doğrudan uygulanabilir. Arnica gibi bazı otlar da homeopatik olarak alınabilir. Bu tür bitkiler genellikle bitki özü sıvısı ya da ufak tabletler şeklinde satılır.

– Güvenirlik

 Ağrı kesici bitkisel çaylar ve bazı bitkisel takviye ürünleri kalitesiz içeriklere sahip olabilir. Bu nedenle satın alırken daha güvenilir markalar tercih edilmelidir. Bitkisel tedaviler ilaç tedavileri kadar önemlidir. Vücudu her anlamda etkiler. Bu nedenle hangi bitkinin hangi hastalıklarda alındığı bilinmelidir. Yanlış bitkisel tedaviler ciddi komplikasyonlara hatta ölümlere neden olabilir. Örneğin damar tıkanıklığı yaşayan bir hastaya kan pıhtılaştıran bitkisel çözümler verilmemelidir. Ya da hamile kadınlara bebeği ve gelişimini etkileyen adet sökücü bitkisel tedaviler uygulanmamalıdır. Bu tip durumlar düşük yapmak gibi ciddi sorunlar ile sonuçlanabilir.

Bitkisel tedavi yöntemleri pek çok hastalığın tedavisinde kullanılmaktadır. Ancak bu yöntemleri doktora danışarak kullanmak gerekmektedir. Kişi ilaç kullanıyorsa ağrılar için uygulanan bitkisel tedavi yolları ile etkileşim oluşabilir ya da hastanın farklı bir durumu varsa bu çözümler iyileştirmekten çok hastaya daha da çok zarar verebilir. Bu nedenle, ağrılar için bitkisel çözümler konusunda araştırma yapmak ve bitkisel takviyeleri satın almadan önce ürün seçimi için bir profesyonele danışılması önerilir. Özellikle ağrılar için şifalı bitkiler ve bitkisel takviyeler konusunda dikkatli olunmasında fayda olacaktır.

Devamını Oku

Kadınlarda İdrar Kaçırma Nasıl Geçer: Kadınlarda İdrar Kaçırmaya Bitkisel Çözüm

Kadın Üreme Sistemi Hastalıkları kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 274 defa okundu

Kadınlarda İdrar Kaçırma Nasıl Geçer: Kadınlarda İdrar Kaçırmaya Bitkisel Çözüm

kadınlarda idrar kaçırmaya bitkisel çözüm

kadınlarda idrar kaçırmaya bitkisel çözüm

Kadınlarda idrar kaçırma tıbbi olarak mesane kontrolü sorunları olarak da bilinmektedir. Bu durum pek çok kadının hayatını olumsuz etkilemektedir. Stres inkontinans bozukluğu nedeni ile oluşan mesane kontrolü sorunları genellikle gülmek veya hapşırma gibi reflekse bağlı hareketler ile ortaya çıkar. Kadınlarda yaş nedeni ile pelvik taban kas tonusu kaybı artar. Bu nedenle idrar yolu enfeksiyonları gibi mesanenin aşırı aktif olduğu sık idrara çıkma gibi sorunlar görülebilir. Mesane kontrolü sorunlarını varsa belirtileri hafifletmek için mutlaka bir doktora görünülmelidir. Doktor tedavisine ek olarak kadınlarda idrar kaçırmaya kesin çözüm için bitkisel çözümler de tercih edilebilir. Ancak kadınlarda idrar kaçırma bitkisel tedavi yolları mutlaka doktor kontrolünde kullanılmalıdır. Bazı bitkiler ilaçlar ile etkileşime girebilir ya da kişide alerjik reaksiyonlara neden olabilir.

– Adım 1

At kuyruğu bitkisi pelvik kasların kuvvetlenmesini sağlayabilir. Ancak at kuyruğunun tek başına kullanılması ciddi komplikasyonlara neden olabilir. Bu nedenle mutlaka doktor onayı ile kullanılmalıdır.

– Adım 2

At kuyruğu 300 mg kapsül olarak günde üç defa kullanılabilir. Bu kullanım sonucunda rahim yolu astarında 1-4 mililitre kadar daralma olabilir. Bu daralma idrar kaçırılmasını engeller. Ayrıca mesanede kas spazmlarını denetlemek için günlük olarak alınabilir. At kuyruğu antispasmodic özelliklerinin yanı sıra idrar yolu enfeksiyonları ve idrar kaçırma sorunlarında da kullanılmaktadır. Ayrıca antibakteriyel özelliklere de sahiptir.

– Adım 3

At kuyruğu, idrar söktürücü özelliklere sahip olduğu için kullanılırken mutlaka bol su tüketilmelidir.

– Adım 4

At kuyruğu bir aydan daha uzun bir süre kullanılmamalıdır. Ayrıca bu takviyenin yanında B kompleks vitamini alınması önerilir. At kuyruğu takviyelerinin uzun süre kullanılması tiamin düzeylerini düşürebilir.

Mesane kontrolü için diğer bitkisel ilaçlar

– Adım 1

Kabak çekirdeği ekstresi günde iki kez yenebilir. İki haftalık tüketim miktarı ise 250 mg ile sınırlandırılmalıdır. Tohumlar esansiyel yağ asitleri ve phytoesterol içerir. Bu nedenle mesane sağlığı için oldukça önemlidir. Özellikle menopozdan sonra kullanılması önerilir. Yapılan çalışmalar kabak çekirdeği ekstresinin menopoz dönemindeki kadınlar üzerinde mesane kontrolü konusunda başarılı sonuçlar verdiğini ortaya koymaktadır.

– Adım 2

Sarı kantaron özü de idrar sorunları çeken kadınlar tarafından günde 2-3 kez 300 mg olarak alınabilir. Maryland Üniversitesine göre sarı kantaron özü idrar kaçırma sorunlarında etkili olan bitkisel bir çözümdür.

– Adım 3

İdrar söktürücü ve antiseptik etkisi ile buchu yaprakları da kullanılabilir. Aktarlardan satın alınabilen buchu bitkisi idrar söktürücü bir etki yaratmaktadır. İnflamasyon ve enfeksiyon durumlarında da oldukça etkilidir. Çünkü aynı zaman antiseptik özelliklere sahiptir.

– Uyarılar

At kuyruğu, sakinleştirici ilaçlar ile birlikte kesinlikle uygulanmamalıdır. Ayrıca ağır karaciğer veya böbrek hastalığı olan kişiler tarafında da kullanılmamalıdır. Özellikle hamile ve emziren kadınlara da önerilmez. Bitkisel çözümler kullanılmadan önce mutlaka doktora danışılmalıdır.
İdrar kaçırma sorunları kadınlar için oldukça rahatsız edici bir durumdur. İlk zamanlarda kullanılan bitkisel çözümler işe yaramadığında ve idrar kaçırma sorunu giderek arttığında mutlaka bir doktora görünülmelidir. Doktor pelvik kasların kuvvetlenmesi için tıbbi tedavilere başlayacaktır. İyileşme sürecinin kısalması için bitkisel çözümlere devam edilebilir. Ancak bu çözümler konusunda mutlaka doktordan onay alınmalı; idrar kaçırma için bitkisel tedaviler bu doğrultuda uygulanmalıdır. Çünkü kullanılan bazı ilaçlar bitkiler ile etkileşime girerek bazı komplikasyonların ortaya çıkmasına neden olabilir.

İhtiyacınız olan şeyler

– At kuyruğu bitkisi ya da kapsülü
– B kompleks vitaminleri
– 250 mg kapsül kabak çekirdeği ekstresi
– Buchu yaprakları

Devamını Oku

İltihap İçin Ne İyi Gelir: İltihabı Azaltan Yiyecekler

Şifalı Bitkiler kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 254 defa okundu

İltihap İçin Ne İyi Gelir: İltihabı Azaltan Yiyecekler

antienflamatuar bitkiler

iltihabı azaltan yiyecekler

İnflamasyon diğer adıyla iltihap, yaralanma sonucu vücudun verdiği doğal bir tepkidir. Eğer bu iltihap devam ederse, doku ve organlarda önemli hasarlar olabilir. İltihabik hastalıklar, şeker hastalığı, irritabl bağırsak sendromu ve artrit gibi birçok kronik hastalık enflamatuar bir durumdur. Bu tip durumlarda genellikle konvansiyonel tedavi ve steroid ilaçlar verilir. Bu ilaçların bazı yan etkileri olmaktadır. Medikal ilaçların yanı sıra doğal anti-enflamatuar ile yani bitkiler ve vitaminler ile iyileşme sürecine katkıda bulunulabilir. İltihap söktürücü bitkiler ve iltihap kurutucu besinlerden faydalanılabilir. Ancak anti-inflamatuar bitkiler ve vitaminler kullanılmadan önce sağlık kuruluşuna danışılmalıdır.

İltihap önleyici bitkiler

– Beyaz söğüt

Beyaz söğüt yani salix alba bitkisinin kabukları ateş, grip ve romatizma tedavisi için kullanılmaktadır. Salisin, salisilik asit, siklooksijenaz içeren beyaz söğüt vücudun enflamatuar sürecine katkıda bulunan enzimler içerir. Popüler bir ilaç olan aspirinde de sentetik bir şekilde salisilik asit kullanılmaktadır. Tıbbi bitki uzmanı Dr. Linda B. beyaz söğüt bitkisini anti-inflamatuar etkisi ile aspirine benzetmektedir. Ancak beyaz söğüt aspirin gibi kanı seyreltmez ya da mideyi tahriş etmez.

– Sığla ağacı

Sığla ağacı, boswellia serrata olarak da bilinmektedir. Aromatik bir reçine üreten bu bitki küçük yapraklarını döker. Bu yapraklara buhur denilir. Buhur romatizma ve artrit gibi enflamatuar bozuklukların tedavisinde reçine olarak kullanılır. Ayrıca buhur lipoxygenase denilen önemli bir protein de içerir. İltihabı azaltmada oldukça etkilidir. Ancak hamileler ve başka kronik bir hastalığa sahip olanlar buhur kullanmadan önce doktora danışmalıdır.

iltihap önleyici besinler

– C vitamini

Askorbik asit içeren C vitamini antioksidanlar açısından zengin ve suda eriyen bir vitamindir. Serbest radikallerin vücuda zarar vermesini engellerken inflamasyonu azaltmaya yardımcı olur. C vitamini ile bioflavonoids kronik hastalıklar ve enfeksiyonlarda inflamasyonu azaltmak için doktor tarafından da önerilir. İltihap giderici yiyecekler arasında en etkili besinler C vitamini içeren gıdalardır. Yüksek dozlarda C vitamini alınması ishale neden olabilir. C vitamini takviyesi alınmadan önce doktora danışılmalıdır.

– E vitamini

E vitamini, buğday tohumu ve ayçiçeği gibi bitki yağları ile aspir yağında bulunan ve yağda çözünen bir vitamindir. Kronik iltihap doku ve organlara zarar verebilir. Güçlü bir antioksidan olan E vitamini bu bağ doku hasarını iyileştirmeye yardımcı olur. Kronik inflamasyonu azaltmak için E vitamini günlük olarak alınabilir.

İnflamasyon hastalıklar; kalp hastalığı, şeker hastalığı, artrit ve ateroskleroz da dahil olmak üzere çeşitli hastalıkların oluşmasına neden olabilir. İltihabı azaltan yiyecekler olan yağlı balık, fındık, meyve ve sebzeler bakımında zengin beslenme düzeni inflamasyon düzeylerini düşürebilir. D vitamini de inflamasyonu kontrol etmede etkilidir.

– D vitamini

D vitamini genel vücut sağlığı için gerekli bir besindir. Ancak inflamasyon tedavisinde de etkili olabilir. D vitamini eksikliği sonucunda kalp-damar hastalıkları ve inflamasyon gelişebilir. D vitamini takviyesi kullanıldığında iltihabi hastalıklar, romatoid artrit, iltihabi bağırsak hastalığı ve kalp-damar hastalığı, tip 1 diyabet de dahil olmak üzere pek çok hastalığın oluşma riski düşer.

– Yağlı balık

Balık omega 3 yağ asitleri açısından zengin bir besindir. Özellikle artrit ve boyun enflamasyonlarında azaltmada yardımcıdır. Balık yağı takviyeleri kadar ibuprofen de eklem ağrısının azaltılmasında etkilidir. Omega 3 yağ asidi açısından zengin olan besinler arasında hamsi, uskumru, tuna, somon balığı, sardalye, alabalık ve ringa balığı bulunmaktadır.

– Karışık Kuruyemiş

Ceviz tüketimi de kalp-damar hastalıkları için önerilmektedir. Tip 2 diyabet için de olumlu sonuçlar yaratan kuruyemişler iltihap riskini de azaltır. Fındık gibi kuruyemişlerde yüksek antioksidan vitaminler bulunmaktadır.

– Meyve ve sebze

Meyve ve sebzeler yüksek antioksidan, flavonoidler ve vitaminler açısından zengindir. Bu besin öğeleri iltihap kontrolünde etkilidir. Kardiyovasküler hastalık ve kanser gibi enflamasyona neden olan hastalıklar için özellikle yeşil yapraklı sebze ve meyveler anti-inflamatuar etki göstermektedir.

İltihabı kurutmak için ne yapmalı?

İltihabı azaltmak için mutlaka doktor tedavisine ihtiyaç vardır. Ayrıca iltihabı kurutan yiyecekler ile iltihabı kurutan şifalı bitkiler de kullanılabilir. İltihaba karşı doğal çözümler kullanılırken mutlaka doktora da danışılması önerilir.

Devamını Oku

Karaciğer Kanseri Neden Olur: Karaciğer Kanserine Bitkisel Çözüm

Bitkisel Çözümler kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 859 defa okundu

Karaciğer Kanseri Neden Olur: Karaciğer Kanserine Bitkisel Çözüm

karaciğer kanserine bitkisel çözüm

karaciğer kanserine bitkisel çözüm

Ne yazık ki karaciğer kanserinin erken belirtileri oldukça azdır ve insanlar sahip oldukları karaciğer kanserini tümör büyüyene ve tedavi etmesi zor hale gelene kadar fark edemeyebilirler. Çünkü karaciğer kanseri evreleri hızlı bir şekilde gerçekleşebilir. Karaciğer kanserinin ileri aşamalarındaki belirtiler ise ayırt edici olmayıp diğer birçok hastalıkta da rastlanabilen belirtilerdir. Karaciğer kanserinde yasama şansı hastalığın teşhis aşamasına göre değişmektedir.

Bu belirtiler şu şekilde sıralanabilir:

– Abdominal şişkinlik ve ağrı
– Sarılık
– Yorgunluk
– Açıklanamayan kilo kaybı
– Mide bulantısı
– İştahsızlık

Karaciğer kanseri belirtileri

Karaciğer kanserinde karın şişliği ve karaciğer kanserinde karında sıvı birikmesi

Karaciğer, vücudun sağ tarafında kaburgaların altında bulunan bir organdır. Abdominalde şişkinlik ve ağrılar, karaciğerdeki şişme ve karın boşluğundaki sıvı birikimi nedenleriyle görülür. Karaciğer kanserinde karın şişmesi en belirgin belirtilerden biridir. Normalde karaciğerle ilgili sorunların hissedilmesi mümkün değildir. Ancak eğer kişi karaciğer kanseri ise karaciğerindeki genişleme ve şişme belirtilerle beraber hissedilebilir. Bu belirtiler ise kanserin son evrelerindeki genişleme nedeniyle olur. Doktorlar sağ kaburga altını el ile muayene ederek karaciğerin genişlediğini hissedebilir. Tümör karaciğer üzerindeki damarlara baskı yaparak karın boşluğunda sıvı birikmesine neden olur. Yüksek basınçta damarlardan ve dokulardan sızan sıvılar karın boşluğunda birikir.

Karaciğer kanserinde sarılık ve karaciğer kanserinde ayakların şişmesi

Bazen karaciğer tümörleri, karaciğerle safra keselerini birbirine bağlayan ve “safra kanalları” olarak adlandırılan bölgede gelişim gösterir. Eğer safra, safra öz sıvısını düzenli olarak tahliye edemez ise kişide cilt bozuklukları görülür. Bu bozukluklar cildin silik ve hafif bir sarı renk alması şeklinde başlar. Sarılık olarak adlandırılan bu durum ileriki zamanlarda gelişerek göz akılarının da sararmasına neden olabilir. Engellenen safra kanalları gereken dışkıları kanallar kapalı olduğu için böbreklere yollayamayınca idrar sorunlarıyla karşı karşıya kalınır. Bu durumda genellikle idrar rengi koyu bir hal alır.

Hormonal değişiklikler nedeniyle oluşan diğer belirtiler

Karaciğer kanseri, kimyasallar ile kan hücreleri ve sonucunda tüm vücudu etkileyen belirtiler düzeyindeki değişikliklere neden olabilir. Tümör oluşumu var ise yaşanan bu değişiklikler sonucuna yapılan bir kan testinde tespit edilebilir. Karaciğer kanseri olan insanlarda kan şekeri düzeylerinde, kandaki kalsiyum seviyelerinde, kolesterol seviyelerinde ve kırmızı kan hücrelerinin sayılarında fazlalık gözlemlenir.

Kandaki bu değişiklikler şu rahatsızlıklara yol açabilir:

– Kabızlık
– Mide bulantısı
– Yorgunluk
– Şiddetli ishal

Karaciğer kanseri risk faktörleri:

Karaciğer enfeksiyonları geçiren, yani hepatit B, hepatit C, siroz ve benzeri karaciğer hastalıklarına sahip olan insanlarda genellikle karaciğer kanserine yakalanma riski daha fazladır. Ayrıca bu kişilerde mevcut hastalık belirtileri ile kanser belirtileri aynı olduğu için erken tanı konması her zaman mümkün değildir. Mevcut hastalığın belirtileri haricinde ateşlenme, önüne geçilemeyen kilo kaybı ve benzeri belirtiler yaşandığında acilen doktorunuza başvurmanız gerekmektedir.

Karaciğer kanseri hücreleri belirli bir tip doğrultusunda mutasyona uğradıktan sonra çok daha hızlı bölünerek büyüme başlar. Karaciğer kanserinin net ve belirli bir nedeni bilinmemektedir. Ama karaciğer kanseri olma ihtimali, karaciğer sirozu ya da viral olarak hepatit B enfeksiyonu varsa yüksektir. Karaciğer kanseri, tütün kullanan kişilerde ve bağımlı olarak sürekli alkol alan kişilerde çok yüksek ihtimalle oluşum göstermektedir. Karaciğer kanserinin teşhisi erken yapıldıysa tedavi sürecinin erken evrelerinde kanser tamamen iyileştirilebilir. Bazen, bazı otlar karaciğer kanseri oluşumunu azaltmada olumlu etkiler göstermiştir. Eski zamanlardan bu yana karaciğer kanseri hastaları için bitkisel ilaçlar kullanılmaktadır. Yine de, her zaman için bitkisel ilaçlardan önce doktorunuza danışmanız gerekmektedir.

Karaciğer kanserinde bitkisel tedavi:

– Amerikan ginsengi

Amerikan ginsengi, bilimsel olarak panax quinquefolium olarak bilinen, Doğu Amerika’da vahşi doğada yetişen çok yıllık bir bitkidir. Ginsenoside ve Gliserizin gibi çeşitli bileşik içeriklerini içinde barındıran Amerikan ginseng kökü, boyut olarak oldukça büyüktür. Maryland Üniversitesi Tıp Merkezine göre Amerikan ginsengi karaciğer kanserindeki tümörlü hücrelerin yok olmasına yardımcı olabilir.

– Sarımsak

Birçok kültürde sarımsak binlerce yıldır geleneksel tıpta ve mutfakta kullanılmaktadır. Bilim adamlarına göre sarımsak, özellikle allicin ve alliin, sülfür içeren bileşikleri sayesinde karaciğer kanseri hücrelerinde güçlü bir inhibe sağlamaktadır. Ancak, bu iddialar henüz tamamı ile kanıtlanmış değildir. İnsanlarda denenmese de hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde olumlu sonuçlar kaydedilmiştir.

– Kimyon

Kimyon, maydanozgil ailesinin bir bitkisinin tohumudur. Hepatoma, malign tümör karaciğer ve metastaz hayvan araştırma modelleri bastırmak için ideal sonuçlar göstermiştir. Ancak Rockefeller Üniversitesi araştırmalarına göre hala net bir sonuca ulaşılamamıştır. Bunun yanı sıra dünyanın diğer araştırma merkezlerinde yapılan deneyler doğrultusunda bu bitkinin tohumları olan kimyondaki apoptosis maddesi karaciğer kanseri tümör hücrelerinin inhibe edilerek azalmasında etkili olabilir. Programlanmış hücre ölümü, hepatoma hücre hatlarının içinde gerçekleşmektedir.
Son yıllardaki beslenme şekli adeta kansere davet çıkarmaktadır. Kansere karşı koruyucu beslenmek günümüz fırsatlarında bir hayli zordur. Ancak karaciğer kanseri varsa, doktorunuz muhtemelen bir tedavi programının yanında beslenme şekli için de belirli yönergeler önerecektir. Doktorunuz ile birlikte, kanserle savaşan etkileri olduğu bilinen gıdaların bulunduğu bir beslenme planı oluşturmanız faydalı olacaktır.

Kanserle savaşan besinler şu şekilde sıralanabilir:

– Narenciyeler

Karaciğer kanseri ile verilen savaşta en önemli madde C vitaminidir.

Karaciğer kanserine iyi gelen meyveler:

– Greyfurt
– Portakal
– Mandalina
– Limon

Hepsi C vitamini ve serbest radikal gruplar içerir. Aynı zamanda bu besinlerde dikkat edilebilecek başka bir özellik de antioksidan özelliğinin yüksek olmasıdır. Ancak aralarında en etkili olan gıda limondur. Güçlü olmasının sebebi ise en yoğun sitrik asit konsantresini kendisinde bulundurmasıdır. Sitrik asidin vücutta oluşturduğu glycolosis maddesi kanser hücrelerini öldürmede yardımcı olacaktır.

Karaciğer kanserine iyi gelecek yiyecekler:

Soğan

Yemeklere lezzet katmada kullanılan soğan, quercetin adı verilen bir polifenol içermesi sayesinde yapılan araştırma sonuçlarına göre karaciğer kanseri hücrelerinin büyümesini yavaşlatmada güçlü bir etkiye sahip olabilir. Cornell Üniversitesi’nde yapılan araştırmalar ve hayvanlar üzerindeki deneylerin sonuçlarına göre soğanın son derece olumlu etkileri gözlemlenmiştir.

Çay

Yeşil ve siyah çaylar, A.P. John Kanser Enstitüsü tarafından yapılan araştırmalara göre glycolosis maddesi yardımı ile zengin hücresel inhibe yardımı ile kanser hücreleri yok olabilir. Yeşil çay bazı hormonları harekete geçirerek kanser uyarıcı etkilerin tetiklenmesini sağlar. Kanser hücrelerinin çoğalmasının engellenmesine yardımcı besin maddeleri içerir. Brokoli içinde bulunan sulphorane, kanser büyümesini engeller ve aynı zamanda antioksidan görevi de görür. Ancak yeşil çayın çok içilmesi bazı böbrek rahatsızlıklarının başlangıcına neden olabilir.

Zeytin

Tüm bunların dışında zeytin türlerinin de son zamanlarda yapılan araştırmalara göre kanser üzerinde olumlu etkilerine rastlanmıştır. Bilim dünyasını sarsan bir haber şeklinde çıkan araştırma sonuçlarına göre zeytinin içindeki bazı maddeler kanserli hücreleri öldürmese de üremesini engellemektedir. Bu yüzden zeytin tüketimi kanserin gelişerek ileri evrelere gelmesini engelleyebilir.

Karaciğer kanseri nasıl anlaşılır?

Karaciğer kanseri başta belirti göstermeyebilir. Ancak uzun vadede yaşanan şişkinlik, sarılık ve abdominal ağrılar kanser habercisi olabilir. Bu nedenle kronik ağrılar ve şişkinlik durumu söz konusu ise mutlaka bir doktora gidilmelidir.

Karaciğer kanseri öldürürmü, karaciğer kanseri tedavisi mümkün mü?

Karaciğer kanseri diğer kanser türleri gibi ölümcüldür. Erken teşhis ile kurtulma şansı oldukça yüksektir.

Karaciğer kanserinde doktor tedavisinin yanı sıra doğal ve bitkisel çözümler de kullanılabilir. Özellikle karaciğer kanserine faydalı bitkiler ve karaciğer kanserine iyi gelen besinler tüketilmelidir.

Devamını Oku

Sol Alt Karın Ağrısı Neden Olur: Sol Alt Karın Ağrısının Nedenleri

Hastalık Belirtileri kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 387 defa okundu

Sol Alt Karın Ağrısı Neden Olur: Sol Alt Karın Ağrısının Nedenleri

sol alt karın ve sırt ağrısına çözüm

sol alt karın ağrısının nedenleri

Sol alt karın bölgesinde ağrıya neden olan pek çok etken bulunmaktadır. Karın duvarı sorunları karının sol alt kadranında ağrılara neden olabilir. Bazı durumlarda, karın veya pelvis bölgesinden kaynaklanan ağrılar sırt bölgesine yayılabilir.

– Sol alt karın ağrısı:

Karın vücudun alt kaburga ile kalça veya pelvis arasında, ön yüzünde bulunan bir alandır. Sol alt karnın, göbek bölgesine yakın bölümüne pelvis denir. Sol alt karın bölümü kas, yağ ve bağ dokusu gibi çeşitli dokulardan oluşur. Kalın bağırsak, rektum ve sigmoid kolon dahil olmak üzere, bazı organlar da bu bölümde yer alır. Bayanlarda ise sol alt karında ağrı yumurtalıklara da vurabilir.

– Sol alt karın ağrısı nedenleri:

Sol alt karın sancısı pek çok neden ile olabilir. Bazı durumlarda ağrı alt sırt bölgesine de yansıyabilir. Pelvik inflamatuar hastalığı, pelvik abse, crohn hastalığı, ülseratif kolit, dismenore veya menstrüel kramplar ile böbrek taşları, zona hastalığı ve yumurtalık kanseri gibi hastalıklar bu bölgede ağrıya neden olabilir. Her ne kadar genellikle karın bölgesinde abdominal aort anevrizması orta hatta bulunsa da balon veya abdominal aortta oluşan bir sorun da ağrıya sebebiyet verebilmektedir. Ayrıca kimi durumlarda sol alt karında şişlik de görülür.

– Belirtiler

Sol alt karın ağrısı ve sırt ağrısı ile ilişkili belirtiler ağrı nedenine ve etkilenen dokunun türüne göre değişmektedir. Ancak, olası belirtiler arasında sol alt kadranı içerisinde karın ağrısı ve bel ağrısı bulunmaktadır. Karında keskin, bıçaklama hissi olan ağrılar görülebilir. Ayrıca acı yanmaya da dönüşebilir. Abdominal hassasiyet, bulantı, kusma, sık idrar, açıklanamayan kilo kaybı, kaşıntı, sıvı dolu kabarcıklar, ishal veya kabızlık gibi belirtiler de görülebilir.

– Tedavi

Sol alt karın ağrısı ve sol alt karında batma hissi tedavisi ağrının nedenine bağlı olarak değişmektedir. Bazı durumlarda, karın ağrısına sırt ağrısı da eşlik edebilir. Ağrı birkaç saat ya da birkaç gün sürebilir. Diğer durumlarda, karın ve sırt ağrısı şiddetliyse tıbbi yardım ve müdahale almak gerekebilir. Ağrı veya rahatsızlığın nedeni karın içinden kaynaklanıyorsa bazı tetkikler ve kan testleri gerekebilir.

– Uyarı

Bazı durumlarda, ağrı ve rahatsızlığın birden fazla nedeni olabilir. Özellikle sol alt karın bölgesi ağrıları ciddi hastalıklar nedeni ile oluşabilir. Akut karın ağrısı, aniden başlayabilir. Yanma ve şiddetli ağrı durumlarında hasta hareket edemeyecek durumda olabilir. Sol alt karında ağrı ve şişlik aynı anda da görülebilir. Bu tip vakalarda mutlaka acil tıbbi yardım ve müdahale gerekir. Ciddi vakalarda ameliyat gerekebilir. Dokularda bir kopma nedeniyle alt karın ve alt sırt bölgelerde abdominal aort anevrizması oluşabilir. Bu durumda şiddetli ağrılar oluşur. Ağrıyla birlikte düşük kan basıncı ve baş dönmesi görülüyorsa en kısa zamanda bir sağlık kuruluşuna görünülmelidir. Tedavi edilmediğinde ciddi ve hayati bir durum oluşabilir.

Diğer alt sol karın bölgesinde oluşan ağrılar apandisit, kanser, endometriozis, yaralanma, bağırsak tıkanıklığı, böbrek enfeksiyonları ve yırtık bir kolon nedeniyle de olabilir. Egzersiz yaparken yaralanma sonucu oluşan karın ağrısı kas ağrısıdır. Genellikle ciddi bir sorun oluşturmaz. Ancak kas hareketleri ile tedavi edilebilir. Ağrının şiddetli olduğu durumlarda ilaç tedavisi gerekebilir. Apandisit de sol alt karın bölgesinde ağrıya neden olabilir. Ağrı genellikle sağ tarafta gözükse de bazı durumlarda sol bölgeye de yansıyabilir. Bu ağrı birkaç saat içinde keskinleşir ve genellikle bulantı, iştahsızlık, ateş, kabızlık, ishal ve karın şişliği gibi belirtiler gösterir. Apandisit ağrısı hafiflemez ve acil müdahale gerektirir. Endometriozis olarak bilinen kronik rahim astarı hastalığında rahim astarı rahim dışında gelişir. Bu durum ağrılara neden olabilir. Ağrı genellikle cinsel ilişki, bağırsak hareketleri ve idrara çıkma sırasında artar.

Sol alt karın boşluğu ağrısı ve sol alt karın sancısı kaslardan kaynaklanabileceği gibi bazı hastalıklar nedeni ile de oluşabilir. Bu ağrılar giderek artıyorsa ya da kronik hale geldiyse mutlaka doktora başvurmak gerekir.

Devamını Oku