Ozon Terapisi Nedir-Ozon Uygulamasının Faydaları Nelerdir-Ozon Tedavisi Nasıl Yapılır

Bölgesel Zayıflama kategorisine 8 Ağustos, 2012 tarihinde eklendi, 579 defa okundu

Ozon Terapisi Nedir-Ozon Uygulamasının Faydaları Nelerdir-Ozon Tedavisi Nasıl Yapılır

Ozon tedavisi kadınların hem güvenle kullanabilecekleri hem de fiyatları bakımından oldukça uygun maliyetli sayılabilecek bir estetik güzellik ve cit bakımı uygulamasıdır. Güzellik sektöründe son dönemlerde gerçekten ülkemizde de bilhassa hanımlar arasında gittikçe popülerlik kazanmaya başlayan ozon terapisi, hem kan dolaşımını hızlandırarak cildi beslemesi hem de selülit tedavisi ve bölgesel incelme zayıflama alanlarında sıkça faydaları ile göze çarpan bir yöntem haline gelmiştir.

Ozon tedavisinin o denli geniş bir kullanım alanı var ki kanser doğal tedavisi nden detoks, yorgunluğa kesin çözüm olması, cilt kırışıklıklarına iyi gelen özellikleri, inatçı ve geçmeyen selülitleri iyileşirmesi, kalça ve basende selülit tedavisi, romatizma hastalıkları, stres ve duygu durum bozuklukları gibi akla gelebilecek bir çok alanda rahatlıkla ve başarıyla kullanılabilen bir alternatip tıp tedavisi yöntemidir.

Ozon terapi nedir kimlere uygulanır

İsmi Yunanca ‘koklamak’ yani ‘ozein’den geliyor, 150 yıldır hastalıkların tedavisinde kullanılıyor. Astımı veya cinsel sorunu olan da yaptırıyor, kırışıklıklardan kurtulmak isteyen de.

Aktif oksijen molekülü olan ozon gazı kullanılarak yapılan iyileştirici tedavilere ozon terapi deniliyor.

Stres atma, rahat uyuma, kronik yorgunlukdan kurtulma ve sağlıklı yaşlanma için tercih edilen ozon terapi bir çok hastalığın tedavisinde destekleyici olarak kullanılıyor.

Kanser ve kalp hastalıkları başta olmak üzere mantar, iyileşmeyen yaralar, diyabet, astım, damar tıkanıklıkları ile Multipl Skleroz, Alzheimer, Parkinson gibi nörolojik hastalıklar ve cinsel fonksiyon bozuklukları bu hastalıklar arasında yer alıyor.

Hattat Hastanesi Well-Aging Departmanı’ndan Prof. Dr. Halim Hattat, ozon gazının vücutta nasıl etki yarattığını, tedavi edici özelliğini ve terapinin koşullarını ntvmsnbc’ ye anlattı.

Ozonun ilk kez 1785 yılında kimyager Joseph Martin tarafından keşfedildiğini ve Alman kimyacı Schöbein tarafından ilk kez 1840 yılında insanlar üzerinde kullanıldığını belirten Prof. Hattat, ozon gazının, hastalıkların tedavisinde 150 yıldan beri Avrupa, Latin Amerika ve Amerika’da yaygın şekilde kullanıldığını söylüyor.

KANA VEYA VÜCUT BOŞLUKLARINA OZON VERİLİYOR
“Ozon üç oksijen atomundan oluşan bir kimyasal bileşiktir. İki atomlu normal atmosferik oksijenin çok yüksek enerji taşıyan bir şeklidir. Oda sıcaklığında renksiz, karakteristik kokusu olan bir gazdır, fırtınalı havalardan sonra, yüksek yerlerde veya deniz kıyısında hissedilir” diyen Prof. Hattat, terapinin 8 ile 10 seansa kadar uygulandığını belirtiyor.

“Ozon tadavisi yani ozonla terapinin en önemli özelliği, hastaya ve hastalığa özgü olmak üzere vücuda farklı yollarla verilebilmesidir. Bunlardan biri, en yaygın kullanılan majör yöntemdir yani, 50 ile 200 ml kan alınarak, dozu belirlenmiş ozonla karıştırıldıktan sonra tekrar kişiye geri verilmesidir.

Diğeri ise minor yöntem, yani kişiden alınan 2 ya da 5 ml kan, belirlenmiş dozda ozonla karıştırılarak kas içine enjekte edilir. Majör ve minör yöntem bir arada da uygulanabilir.
Bir de vücut boşluklarına ozon gazı verilmesi vardır. Yani, rektal (makat), vajina ve kulak yoluna püskürtme ile ozon verilir. Bu tip ozon da majör yöntemlere ek olarak uygulanabiliyor.”

SAUNA İLE TÜM CİLT OZONLANIYOR
Prof. Hattat, bu yöntemlerin dışındaki uygulamaları ise şöyle sıralıyor:

“Subkutan yöntemde, belirlenmiş doz ve hacimdeki ozon gazını ince uçlu bir iğne ile cilt altına enjekte ediyoruz. Eklem rahatsızlıklarında uygun bir iğne ile belirli dozda ozon gazını eklem içine veriyoruz. Ozonlanmış ürünlerin kullanılması ise ozonlu su veya ozonlu yağın haricen sürülmesi, kitle veya lezyon içine ya da etrafına ozon uygulaması şeklinde oluyor. Ozon sauna uygulamaları ise transdermal ve ısı artırımı ile cildin nemlendirilmesiyle buharlı ortamda tüm cilde ozonun emdirilmesidir.”

ÇEVRESEL FAKTÖRLER OKSİJEN KAPASİTESİNİ DÜŞÜRÜYOR
Tüm vücut ve kan hücrelerinin efektif çalışması için oksijene ihtiyaç var. Oksijen seviyesi düşerse bu fonksiyonlarda da düşme olabiliyor. Stres, kirli hava ve sigara dumanı gibi pek çok faktör vücuttaki oksijen kapasitesini düşürüyor.

“Bir çok hastalıkta doku ve hücrelerin oksijene doygun hale gelmesi enfeksiyoz, enflamatuar (yangısal) ve dejeneratif sorunların azaltılmasına yardımcı oluyor” diye konuşan Prof. Hattat, ozon tedavisinin etki mekanizmasını işe şöyle özetliyor:

“Canlılığın devamı için ihtiyaç duyulan oksijenin hücrelere daha etkin bir şekilde ulaşmasını ve oksijeni daha etkin şekilde kullanabilme kabiliyetini geliştiriyor. Vücut metabolizması ozon tedavi ile oksijenli solunumu daha etkin şekilde kullanarak vücudun hastalıkları yenmesini sağlıyor. Ozon terapi kısaca hücre ve dokulara giden kan dolaşımını hızlandırır, bağışıklık sistemini güçlendirir, enfeksiyon hastalıklarına karşı direnci arttırır, damarları yeniler, tansiyonu düzenler, kan ve lenf sistemini temizler.

Ozon ayrıca derinin üçüncü böbrek ya da ikinci akciğer gibi çalışmasını sağlar, kaslarda biriken toksini gidererek kasları gevşetir, yumuşatır, esnekliğini arttırır, eklem ağrılarını ve kas rahatsızlıklarını iyileştirir, hormon ve enzim üretimini normale döndürür. Beyin fonksiyonlarını ve hafızayı kuvvetlendirir, depresyon ve sıkıntıyı ferahlatıcı etkisi vardır. Stres hormonu olarak bilinen adrenalini okside ederek genel bir sakinlik sağlar, cinsel bölgelere giden kan akımını artırır, damarları güçlendirir, hormonları düzenler, cinsel fonksiyon sorunlarında iyileşme sağlar. Ayrıca daha temiz, yumuşak ve gençleşmiş bir cilt sağlar.”

HANGİ HASTALIĞA NASIL ETKİ EDİYOR?
Güneşin zararlı ışınlarını emerek, yeryüzüne inmesine engel olan atmosferin Stratosfer tabakasındaki ozon gazı bazı eski kaynaklarda ‘Tanrının nefesi’ olarak adlandırılıyor.

Prof. Dr. Halim Hattat, ozon terapinin hangi soruna nasıl etki yaptığını ise şu başlıklarla açıklıyor:

Sağlıklı yaşlanma: Ozon sayesinde oksijenin dokular tarafından daha iyi kullanımı sağlanır, bağışıklık sistemi harekete geçirilir. Vücudun antioksidanlar ve serbest radikallere karşı savaşan hücreleri de aktifleşir, dolaşım sistemi hızlanır. Böylece ozon uygulanan kişilerde yaşlanmayı önleyici etkilerin yanı sıra yaşam kalitesi de önemli düzeyde artar.

Detoks: Hava, yiyecekler ve su ile toksinler ve kirletici maddeler yavaşça vücudumuza girer ve cildimiz tarafından emilir. Yağ dokularımıza depolanan tarım ilacı artıkları, ağır metaller, suni kimyasallar ve gıda koruyucuları gibi toksinler ve kimyasallar yavaş yavaş sağlıklı doku ve hücreleri yok ederler ki; bu durum, hem bir çok hastalığın hem de yaşlanmanın sebebidir. Ozon vücudunuzdaki toksinlerin atılmasına yardımcı olur.

Güçlü bir bellek fonksiyonu: Belleğini güçlendirmek, hafıza sorunu yaşayanlar ve konsantrasyon kapasitesini arttırmak isteyenled de ozon terapiden yararlanabilir.

Cinsel fonksiyon sorunları: Ozon terapi alanlarda cinsel fonksiyonlarda artış gözlenmiştir.

Kronik yorgunluk sendromu: Kronik yorgunluk sendromunda ozon önemli düzelmeler sağlayabilmekte ve hücre seviyesinden başlayarak vücutta hastalığın yol açtığı kötü etkiler anlamlı düzeyde silinebilmektedir.

Stresle mücadele: Günlük yaşam mücadelesi, iş yoğunluğu, mesleki sıkıntılar, endüstriyel olarak hazırlanan gıda ürünleri, çevre kirliliği, nikotin,alkol, kahve, manyetik kirlenmeler, yanlış yaşam biçimi, hatalı beslenme, hareketsizlik, hastalık ve enfeksiyonlar stres nedenidir. Ozon tedavi hastalıkların ve enfeksiyonların tedavisinde etkili olurken, kirlilik ve vücudumuzda biriken toksinlerin atılmasını sağlar. Ayrıca stres hormonu olarak adrenalini vücutta yıkarak stresimizi azaltır ve stres yönetimini kolaylaştırır.

İyileşmeyen yaralar: Şeker hastalığına bağlı yaralar, iltihaplı ve iyileşmeyen yaralar, yatakta uzun süre yatmaya bağlı ortaya çıkan yaralar (dekübitüs ülseri), dolaşım bozukluğuna bağlı bacaklarda ortaya çıkan ciddi yaraların tedavisinde kullanılır. Ameliyat sonrası zor iyileşen yaralar ve yara izlerinde de ozon önerilmektedir. Ozon tedavi yara bölgesine kan akımını sağlayan kılcal damarları genişleterek yara bölgesine gelen kan ve oksijeni arttırmış olur. Aynı zamanda yara oluşmasına sebep olan bakterileri öldürerek tedaviyi hızlandırır.

Kanser tedavisi: Ozon tedavisinin, direkt tümör hücrelerini öldürme etkisi yanında, bağışıklık sistemini güçlendirici, kemoterapi ve radyoterapinin yan etkilerini engelleyici etkisi de vardır. Kemoterapi ve radyoterapinin tümör üzerindeki öldürücü etkilerini artıran tamamlayıcı tedavi olarak oldukça başarılı bir şekilde kullanılmaktadır.

Kas, kemik ve eklem rahatsızlıkları: Eklem harabiyeti, kıkırdak hasarları, romatoid artrit gibi bağışıklık hastaları, adale ağrıları, fibromiyalji sendromu gibi sorunlarda ozon terapi uygulanmaktadır.

Virütik hastalıklar: Zona, uçuk gibi viral hastalıklarda ozon terapi bağışıklık sistemini güçlendirerek virüsün vücuttan atılmasında etkili olur.

Böbrek fonksiyon bozukları: Ozon terapi birikmiş toksinlerin, ağır metallerin, kimyasal maddelerin atılmasını hızlandırarak böbreğe yardımcı olur. Toksinleri etkisiz hale getirerek, deri, akciğer, böbrek ve bağırsak yolu ile atılmasını sağlar.

Göz hastalıkları: Yaşa bağlı dolaşım bozuklukları gözü de etkilemektedir. Görme merkezindeki ve optik sinirdeki tahribatlar çeşitli derecelerde görme bozukluğu oluşturur. Yapılan klinik çalışmalarda, ozon tedavi sonrası 6 ile 8 ay içinde görmede iyileşmeler kaydedilmiştir. Tedavinin devam ettirilmesi halinde görme performansında artış gözlenmiş veya daha kötüye gidişin durdurulmakta olduğu saptanmıştır.

Bağırsak hastalıkları: İltihaplı bağırsak hastalıklarında ve hemen herkesin en önemli sıkıntılarından biri olan kabızlıkta ozon terapi faydalıdır.

Deri hastalıkları: Virüs, bakteri ve mantarlara bağlı deri enfeksiyonlarında, cilt alejileri ve egzema tedavisinde ozon terapi öneriliyor. Kan, lenf ve deri hücrelerine nüfuz eden ozon sayesinde dokuların iyileşmesi ve kendini yenilemesi hızlanır.

Kadın hastalıkları: Tedaviye dirençli alt gentital enfeksiyonlarda bakteri, mantar, virüs öldürücü etkisi ve hormonal durumu düzenleyici rolüyle etkili olur.

Nörolojik Hastalıklar: Multiple skleroz, Alzheimer, Parkinson gibi norolojik hastalıklar ile myotoni, muskuler distrofi veya spastik çocuklardaki kas-sinir hastalıklarında başarılı sonuçlar alınabilmekte.

Selülit tedavisi: Ozon terapi selülite neden olan yağ zincirlerinin kırılmasına, kılcal damarlardan kan akımının düzelmesine ve yağ dokusu hücrelerinin normal bir metabolizmaya kavuşmasına yardım ederek sellülit tedavisinde de etkili bir yöntemdir.

3000′DEN FAZLA BİLİMSEL ÇALIŞMA
Peki ozonterapinin bağışıklık sistemini güçlendirmesi için kaç seans uygulanması gerekir? Prof. Hattat, bunun hastaya bağlı olduğunu söylüyor.

“Öncelikle hastalıkları, laboratuar bulgularımızı ve fizik muayene bulgularımızı birleştirip ona göre kişiye özel bir protokol oluşturuyoruz. Bu protokol 8 ile 10 seans arasında değişiyor. Genel wellaging için bu protokolü yılda 2 kez tekrarlayabiliyoruz. Ozon terapinin yararları üzerine sadece Alman literatüründe 3000’den fazla çalışma bulunuyor. Alman Tıp Derneği verilerine göre 385000’e yakın hastaya tedavi uygulanmış, yine Uluslararası Ozon Derneği verilerine göre Avrupa’da 7000 doktor yıllardır bu tedaviyi gerçekleştiriyor.”

TAMAMLAYICI, DESTEKLEYİCİ, YENİDEN YAPILANDIRICI
Sağlıklı beslenme ve egzersiz programına ek olarak uyguladığında ozon terapinin metabolizmayı hızlandırıcı etkisinden bahsedilebileceğini söyleyen Prof. Hattat, “yöntemin herhangi bir yan etkisi var mı?” sorusunu ise şöyle cevaplıyor:

“Burada en önemli husus, ozon terapinin belirttiğimiz gibi, düşük riskli ve genellikle standart medikal tedavilerin eşliğinde tamamlayıcı, destekleyici ve yeniden yapılandırıcı bir metot olarak kullanılması. Önemli olan bu tedavinin uzman bir ekip tarafından, mutlaka medikal tedaviyle kombine ederek, uygun hasta ve hastalıklarda uygulanması.”

Etiketler : , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Yorum Yaz

2 Yorum

  • RasyonelCevapla

    Ne kadar çok faydası varmış bu ozonun ya gerçekten de hem dünyayı hem insanı hem direk hem de dolaylı olarak koruyormuş.

    Ara 25, 2012 12:08
  • MehmetCevapla

    Kesinlikle katılıyorum ozon muazzam derecede faydalı doğal bir gazdır. Sağlıkta gıda sektöründe ve lojistikte kullanılıyor en güzel tarafı da hiç bir yan etkisinin olmayışı.

    Oca 03, 2013 08:54