"İbrahim Saraçoğlu" Kategorisi

Sinüzite Ne İyi Gelir: Sinüzit İçin Bitkisel Çözüm Yolları

Ahmet Maranki kategorisine 21 Şubat, 2015 tarihinde eklendi, 14.512 defa okundu

Sinüzite Ne İyi Gelir: Sinüzit İçin Bitkisel Çözüm Yolları

sinüzite ne iyi gelir

sinüzite ne iyi gelir

Sinüzit sinüslerde iltihap ya da şişliklerin oluşmasına neden olabilir. Yüz, özellikle alın ve burun kemikleri arkasında bulunan sinüsler hava ile dolu bölgelerdir. Soğuk algınlığı ya da alerji nedeniyle sinüsler kapanır ve içi mukus dolar. Genellikle sinüzit 8 hafta ila 12 hafta sürmektedir. Ancak daha kısa süren akut sinüzit durumları da olabilir. Sinüziti daha kısa sürede iyileştirmek için antibiyotik ilaç tedavileri, veya sinüslerde biriken iltihaplı akıntının boşaltılması gibi medikal yöntemlerin yanı sıra sinüzit için iyi gelen bitkiler ile bitkisel çözümler, doğal tedavi yolları da eski zamanlardan beri kullanılmaktadır. Hatta bunlardan bazıları sinüzite kesin çözüm de olabilir.

Sinüzitin nedenleri nelerdir?

• Parasnasal sinüslerde bakteri, virüs ya da mantar enfeksiyonu.
• Alerjik rinit ya da diğer alerjik reaksiyonlar
• Sinüs tıkanıklığı nedeniyle nazal polip
• Vücudun otoimmün reaksiyonu
• İlaçlar, bağışıklık sisteminin bastırılması
• Sigara
• Hava kirliliği

Çocuklarda sinüzitin oluşmasına katkıda bulunan faktörler alerji, emzikler, biberonlar ya da duman gibi etkenlerdir.

Akut sinüzit (sinüs enfeksiyonu) belirtileri nelerdir?

Akut sinüzitin pek çok belirtisi olabilir. Bu belirtilerden bazıları şunlardır:
• Burundan nefes alırken zorluk yaşama
• Yüz ağrısı
• Nazal akıntı
• Burun tıkanıklığı
• Öksürük

Bazı insanlarda da aşağıdaki belirtiler görülmektedir.
• Yorgunluk
• Ağız kokusu
• Ateş
• Diş ağrısı

Kronik sinüzit belirtileri nelerdir
• Yüzün bir kısmının şişmesi
• Burun boşluğunda irin birikimi
• Burundan nefes almada zorluk
• Baş ağrısı
• Yorgunluk
• Postnazal renksiz burun akıntısı
• Yanak içinde şiddetli ağrı

Doğal sinüzit tedavisi için bitkisel çözümler de uygulanabilir.

1. Kuru soğan

Kuru soğan sinüs enfeksiyonu tedavisinde çok etkili bir çözümdür. Soğan anti-mantar etkisi gösterir ve hatta inatçı parazit ve mantar oluşumlarının tedavisinde de oldukça etkilidir. İçerisindeki kükürt bileşiklerinin yanı sıra anti-bakteriyel etkiye de sahiptir. Küçük bir miktar çiğ soğan yenilebilir.
• Tüm yapılması gereken birkaç çiğ ve taze küçük soğan tüketmektedir. Ardından bir bardak sıcak su içilmesi tavsiye edilir.
• Bu işlem günde 2 ya da 3 kez tekrar edilebilir. Sinüslerin hızla açılmasına yardımcı olur.

2. Deniz tuzu ve karbonat

Deniz tuzu ve karbonat anti-mantar ve anti-viral özelliklere sahiptir. Sinüs enfeksiyonunu azaltmada oldukça etkilidir.
• 4 su bardağı su kaynatılır ve oda sıcaklığına gelene kadar soğumaya bırakılır.
• İçerisine deniz tuzu, 5 damla kekik özü, 3 damla okaliptüs yağı, 1 tatlı kaşığı karbonat eklenir. Ardından 3 damla çay ağacı da eklenerek karıştırılır.
• Deniz tuzu ve karbonat birleştiğinde burun akıntısını azaltırken aynı zamanda var olan balgamın da çözülmesini sağlar.
• Burun ve sinüs astarlarını açmak için günde birkaç kez uygulanabilir. Buruna damla şeklinde de uygulanabilir.
• Düzenli kullanıldığında ikinci ya da üçüncü gün sinüs enfeksiyonundan kaynaklanan şişlikleri azaltacaktır.

3. Kırmızı soğan

Kırmızı soğan da anti fungal ve anti bakteriyel özelliklere sahiptir. Kükürt bileşikleri ile sinüs enfeksiyonu yaşayan kişilerde burun içinde oluşan daralmayı hafifletir. Ayrıca mukus birikmesini engeller.
• Soğandan biraz kesilir. İç kısmı teneffüs edilir. Bu işlem günde birkaç kez tekrarlanır.
• Soğan küçük parçalar halinde doğranır ve bir tencere suyun içine atılır.
• Yaklaşık 5 ya da 10 dakika kaynar suda bekletilir.
• Sinüs enfeksiyonunu hafifletmek için sıcakken bu su tüketilir.
• Ayrıca doğranmış soğan bir kase suya koyularak teneffüs edilebilir.

4. Turp

Turp da sinüs enfeksiyonunu tedavi etmek için etkili çözümlerden biridir. Burun ve boğaz içerisinde oluşan mukusu dağıtmaya yardımcı olur.
• Taze turp rendelenir. Gün içinde bir miktar tüketilebilir.
• Ağız içinde birkaç dakika bekletilmelidir. Böylece turp sinüslerin açılmasını sağlar ve mukusun salgılanmasını azaltır. Sinüs enfeksiyonundan kurtulmak için bu işlem 3 ya da 4 gün boyunca, günde en az iki kez tekrar edilmelidir.

5. Elma sirkesi

Elma sirkesi de sinüs enfeksiyonunu büyük ölçüde azaltılmaktadır. Oldukça etkili bir çözümdür. Sinüs enfeksiyonunun neden olduğu tahrişi de yatıştırır. Elma sirkesi düzenli kullanıldığında burun ve boğazı etkileyen sinüs enfeksiyonunu tamamen yok eder.
• Günde sadece bir çay kaşığı elma sirkesi alınması olası tahrişi azaltmaya yardımcı olur. Günde 3 kez tüketilmesi önerilir.
• 5 ya da 6 çay kaşığı elma sirkesi 1 bardak su içinde karıştırılır. Ardından bu su kaynatılır ve sıcak buhar teneffüs edilir.
• Olumlu sonuçlar almak için işlem günde 3 ya da 4 kez tekrarlanmalıdır.

6. Üzüm çekirdeği ekstresi

Kronik sinüs enfeksiyonu için en etkili çözümlerden biri üzüm çekirdeği ekstresidir. Tahrişi büyük ölçüde azaltmada faydalı olmaktadır.
• Üzüm çekirdeği ekstresi sinüs enfeksiyonları tedavisinde mükemmel anti fungal ve anti bakteriyel özellikler gösterir.

7. Kekik yağı

Saf kekik yağı bakteriyel sinüs enfeksiyonları tedavisinde etkili bir çözümdür. Anti bakteriyel özellikleri vardır ve bakterilerin neden olduğu sinüs enfeksiyonunun tamamen iyileştirilmesine yardımcı olur.
• 10 ya da 15 damla saf kekik yağı bir bardak suya eklenir. İyice karıştırılır ve bu karışım günde bir ya da iki kez kullanılır. 5 gün düzenli olarak kullanılması tavsiye edilir.

8. Burun egzersizi

Burnu geliştirmek ve sinüs enfeksiyonunu önlemek için sinüslerde kan akışını geliştirmek gerekir. Bazı hafif egzersizler sinüs enfeksiyonu azaltmaya yardımcı olacaktır.
• Buruna hafifçe parmaklar yardımıyla yaklaşık 15 saniye baskı uygulanır.
• Burnun diğer tarafında aynı işlemi yinelenir.
• Bu egzersiz sinüsler ve burunda kan akışını geliştirmeye yardımcı olur ve böylece sinüs enfeksiyonu önlenebilir.

9. Sıvı alımını artırmak

• Özellikle sıvı tüketimi sinüzit tedavisi için oldukça önemlidir. Burun ve boğaz kanalları ile birlikte sinüslerin de nemli kalmasını sağlar. Oluşan mukusun çözülmesine yardımcı olur.
• Balgam üretimini azaltır. Günde 8 ila 10 bardak su içilmesi önerilmektedir.
• Kafeinli içecekler tüketilmemelidir. Çünkü bu tür içecekler sıvı kaybının artmasına neden olmaktadır. Aynı zamanda enfeksiyon oluşumunu kolaylaştırır.

10. Buhar uygulaması

Sinüs enfeksiyonundan kolayca kurtulmak için buhar uygulaması da yapılabilir.
• Geniş bir kapta su kaynatılır ve bu suyun buharı teneffüs edilir. Buhar uygulaması sırasından başın arkasına kaseyi de kapsayacak şekilde bir havlu konulabilir.
• Burun tıkanıklığını rahatlatmak için ve mukus birikimini hafifletmek için suya birkaç damla okaliptüs yağı da eklenebilir.

11. Acı biber

• Günlük beslenme düzenine biraz acı biber eklenebilir. Bu sinüs enfeksiyonu belirtilerini azaltmaya yardımcı olur.

12. sinüzit doğal tedavisi papatya çayı

Sinüs enfeksiyonu ile mücadele için etkili bir tedavi yöntemi olan ve içerdiği bağışıklık güçlendirici kimyasallar nedeniyle papatya çayı kullanılmaktadır. Papatya çayının sinüzite olan faydalarını güçlendirmek için acı biber ve sarımsak gibi bitkisel sinüzit tedavisi sağlayan bitkisel şifa ürünleri de ilave edilebilir.
• Su dolu bir kabın içine biraz acı biber ile birlikte taze ezilmiş sarımsak eklenir.
• Su buharlaşmaya başladığında ocaktan alınır.
• Kasedeki karışım iyice karıştırılır ve çay şeklinde tüketilebilir. Bu çay sinüs enfeksiyonunu azaltmaya yardımcı olmaktadır.

13. Sarımsak

Sarımsak anti-mantar ve anti bakteriyel özellikler içerir. Bu özellikleri ile sinüzit için harika bir doğal iyileştirici olarak bilinir.
• 3 ya da 4 diş çiğ sarımsak günlük olarak tüketilebilir.

14. Bitkisel çaylar

• Bir bardak su içine adaçayı, nane ve rezene eklenir.
• Kaynatıldıktan sonra soğuması beklenir ve çay şeklinde tüketilir. Bu çay sinüslerdeki mukusun dağılmasına yardımcı olur.

15. Sinüzite acı kavun tedavisi

Acı kavun sinüzite neden olan iltihabı kurutucu etkiye sahiptir. Ancak İbrahim Saraçoğlu, Ender Saraç, Ahmet Maranki, Suna Dumankaya gibi bitkisel şifacılar acı kavunun zararları hakkında vatandaşı uyarmaktadırlar.

15. çörekotu yağı ile sinüzite çare

Sinüzit çörek otu tedavisi özellikle çörekotu yağının buruna damlatılması suretiyle yapılmaktadır. Çörekotu yağı burunda bir miktar yanmaya neden olabilir. Ancak çörekotu yağının mikrop kırıcı etkisi nedeniyle kısa sürede sinüzite neden olan iltihap kurumaktadır.

Devamını Oku

Romatoid Artritin Bitkisel Tedavisi: Artrite Ne İyi Gelir?

Ahmet Maranki kategorisine 19 Şubat, 2015 tarihinde eklendi, 2.971 defa okundu

Romatoid Artritin Bitkisel Tedavisi: Artrite Ne İyi Gelir?

artrit bitkisel tedavi

artrit bitkisel tedavi

Artrit; özellikle el ve ayak bileklerinde oluşan ağrı, sertlik ve şişlikler olarak bilinir. Günlük yaşam aktiviteleri nedeniyle ağrı şiddetlenebilir ya da hareke etmede zorluklar yaşanabilir. Artrit genellikle birden fazla eklemi etkiler. Pek çok farklı neden artrit oluşmasına neden olurken tedavi edilmezse, kemikler ve eklemlerde kalıcı hasara neden olabilir. Artritin osteoartrit ve romatoid artrit olarak iki türü vardır. Eklem iltihabına iyi gelen bitkiler aynı zamanda romatizma, romatoid artrit gibi benzer rahatsızlıklara da bitkisel çözüm sunmaktadır. Bu yazımızda artrit neden olur sorusuna cevap arayacağız ve daha sonra artrit türleri, artrit belirtileri hakkında bilgiler vereceğiz. Daha sonra da artrit bitkisel tedavisi amacıyla kullanılan şifalı bitki yağları, yiyecekler ve içecekler hakkında bilgi paylaşımı yapacağız.

Artrit neden oluşur?

Artritin farklı nedenlerden kaynaklanan farklı formları vardır. Kıkırdakta bir artrit durumu oluşabilir. Sinovyal sıvısı el eklemi boşluklarında yeterli miktarda olmayabilir. Ellerde artrit oluşmasının en önemli nedenleri şunlardır:
• Genetik faktörler
• Fiziksel işlerde tekrarlanan el ve eklem hareketleri
• El ya da kolda herhangi bir yaralanma
• Obezite
• Otoimmün hastalıklar

Ellerde görülen artrit belirtileri artrit türüne göre değişir.

Osteoartrit
• Bu tür artrit durumunda belirtiler yavaş yavaş görünür ve zaman geçtikçe daha da kötüleşir.
• Elleri kullandıktan sonra ya da bir fiziksel aktivite ardından ellerde ağrı.
• Eklemlere basınç uygulandığında hassasiyet oluşması.
• Eklemlerde özellikle sabahları oluşan sertlik.
• Eklemlerde sert topaklar ya da kemik yapılarının görülmesi.
• Eklemlerde şişlik

Romatoid artrit
• Her iki yandan aynı eklemlerde şişlik
• Eklem ağrısı
• Dokunulduğunda hassasiyet
• Ellerde kızarma ya da şişlik
• Dokuda farklılıklar ya da romatoid nodüller, deri altında şişlik
• Yorgunluk
• Kilo kaybı

Artrit için bitkisel çözümler

1. Hint yağı

Hint yağı genel cilt sağlığının yanı sıra sakinleştirici ve iyileştirici özellikler de içerir. Antibakteriyel, antienflamatuar ve analjezik etki gösterir. Ayrıca risinoleik asit olarak adlandırılan en önemli tıbbi maddeleri içerir. Bu nedenle ellerde oluşan artrit için doğal bir tedavi yöntemi olarak kullanılmaktadır.
– Bol miktarda Hint yağı doğrudan ellere uygulanır.
– Uygulama yapılan alanlar yaklaşık beş ya da on dakika hafifçe ovulur. Bu işlemin her gün iki defa yapılması tavsiye edilir.
– Bu işlem aynı zamanda ağrının da azalmasını sağlar.
– Ayrıca, iki çorba kaşığı Hint yağı kaynatılır ve bir bardak taze portakal suyuna eklenir.
– İyice karıştırıldıktan sonra her gün kahvaltıdan önce içilir.
– Birkaç hafta içinde belirtiler hafifleyecektir.

2. Sarımsak

Sarımsak ellerde oluşan artrit tedavisi için kullanılan bir diğer bitkisel çözümdür. Ağrıyı ve artrit nedeniyle oluşan inflamasyonu azaltmaya yardımcı olan anti enflamatuar özellikler içerir. Sarımsak aynı zamanda artrit belirtilerini oluşturan mikroorganizmaların gelişimini yavaşlatan allicin açısından da zengindir.
– 2 ya da 3 diş çiğ sarımsak günlük olarak tüketilebilir. Bu artrit belirtilerini azaltmaya yardımcı olacaktır.
– Ayrıca, bir kaç diş sarımsak ve hardal yağı ısıtılarak ellere ve parmaklara uygulanabilir.
– Etkilenen bölgelerde birkaç dakika tutulur. Olumlu sonuçlar almak için işlem günde birkaç kez tekrarlanabilir.

3. Patates

Patates karbonhidratlar açısından zengin bir kaynaktır ve aynı zamanda artrit tedavisinde de oldukça etkilidir. En iyi anti-enflamatuar ve antioksidanlardan biridir.
– 2 ya da 3 adet patatesin suyu çıkarılır. Biraz da su eklenerek seyreltilir.
– Bu patates suyu, ellerde oluşan artrit belirtilerini hafifletmek için her gün tüketilir.
– Patates dilimleri ile eller ovulabilir.
– Ayrıca patates dilimleri geceden buzdolabına soğuk su içerisinde konulur. Ertesi sabah bu su tüketilebilir. Aç karna içilmesi tavsiye edilir.

4. Bal ve tarçın tozu

Bal ve tarçın en iyi artrit ilaçlarından biridir. Birlikte kullanıldıklarında ellerde oluşan artrit belirtilerini hafifletmeye yardımcı olmaktadır. Bal antiseptik nitelikleri içerirken tarçın antioksidan ve anti mikrobiyal özellikler içerir.
– Bir çorba kaşığı bal, bir çorba kaşığı toz tarçın ile karıştırılır.
– Bu karışımı her gün sabahları tüketilir. Ağrı ve inflamasyonu azaltmada oldukça faydalıdır.
– Her gün sabah aç karna tüketilmesi önerilir.

5. Epsom tuzu

Sülfat ve magnezyum açısından zengin epsom tuzu vücudun kan akışını geliştirmeye yardımcı olur. Eklem ve damarlardaki sertleştirmeyi önlerken aynı zamanda kan pıhtısı oluşumunu önlemeye yardımcı olur.
– Eller epsom tuzu eklenmiş ılık suyla yıkanabilir. Ya da bu suyun içerisinde bekletilebilir. Bu işlem kramp ve ağrıların azalmasını sağlayacaktır.
– İki çorba kaşığı epsom tuzu ve bir avuç kaya tuzu sıcak suya eklenir.
– Ardından suya bir çorba kaşığı rezene ve ardıç yağı da ilave edilir.
– Eller bu suyun içerisinde 15 ya da 20 dakika her gün bekletilir.
– Bu işlem inflamasyon ve şişliklerin hafiflemesini sağlar.

6. Zeytinyağı

Zeytinyağı artrite iyi gelen besinler ve gıdalar arasında önemle üzerinde durulması gereken bir yiyecektir. Artrit tedavisi için en etkili doğal çözümlerden biridir. İltihap kurutucu COX-1 ve COX-2 enzimlerinin üretim sürecini yavaşlatır.
– Zeytinyağı salatalarda ya da yemek pişirirken kullanılabilir. Ağrı ve inflamasyonu (yangıyı) azaltmaya yardımcı olur.
– Eşit miktarda ılık zeytinyağı ve sıcak lavanta yağı iyice karıştırılır. Bu karışım ellere uygulanır ve 10 dakika kadar bekletilir. Uygulama sırasında masaj yapmak daha etkili sonuçlar alınmasını sağlar.
– Bu yağ karışımı düzenli uyguladığında yani günde 2 ya da 3 kez uygulandığında ağrı ve iltihaplanmayı önemli ölçüde azaltmaya yardımcı olur.

7. Sıcak su

Sıcak kompres de artrit nedeniyle parmaklarda oluşan ağrı ve sancının hafifletilmesinde kullanılabilir. Sıcak kompres bölgede kan dolaşımını artırır ve kas ile eklemleri rahatlatır. Ayrıca şişlik ve sertliği azaltmaya da oldukça yardımcıdır.
– Sıcak suya batırılmış bir havlu eller üzerine kompres şekilde uygulanabilir.
– Sıcak kompresler ile en iyi sonucu almak için işlem günde 1 kez düzenli olarak tekrarlanabilir.

8. Elma sirkesi artrite iyi gelirmi?

Elma sirkesi ağrı ve sertliği hafifleten anti-enflamatuar ve alkalize özellikler içerir. Bu nedenle artrit tedavisinde oldukça etkilidir.
– Bir bardak sıcak suya bir çorba kaşığı elma sirkesi ve bir çay kaşığı bal karıştırılır.
– Kırmızı biber ve sıcak elma sirkesi ile bir hamur da yapılabilir. Bu hamur ellere uygulanır.
– Eklemlerdeki sertliği gidermek için 10 dakika kadar ciltte bekletilmelidir.

9. Buz

Soğuk kompresler de işe yarayabilir. Ağrıyı ve olası tahrişi hafifletir.
– Buz paketleri ya da dondurulmuş sebze torbaları ellere kompres şeklinde uygulanabilir.
– Buz torbasını etkilenen alan üzerinde birkaç saniye tutmak yeterli olacaktır.
– İşlem her 10 ya da 15 dakikada bir tekrar edilebilir.

10. Zerdeçal

Zerdeçal mükemmel bir anti enflamatuardır. Bu nedenle artrit tedavisinde de kullanılmaktadır. Ayrıca tüm mikroorganizmaların gelişmesini engelleyen anti bakteriyel ve anti septik özellikleri vardır.
– Her gün bir bardak ılık süte biraz zerdeçal ve bal eklenerek tüketilebilir.
– Bunun yerine zerdeçal tozu sıcak su ile de karıştırılabilir.
– Zerdeçal tozu ve hardal yağı hamur haline getirilerek ellere doğrudan uygulanabilir. Bu parmaklarda oluşan şişlikleri de hafifletecektir.
– Parmaklar üzerinde yarım saat kadar bekletilmesi tavsiye edilir. Ardından eller sıcak suyla yıkanır.

Devamını Oku

Doğal Antibiyotikler Nelerdir Hangileridir

Bağışıklık Sistemi Hastalıkları kategorisine 18 Ocak, 2015 tarihinde eklendi, 202 defa okundu

Doğal Antibiyotikler Nelerdir Hangileridir

doğal antibiyotikler

doğal antibiyotikler

Doğal antibiyotikler İbrahim Saraçoğlu ve Ahmet Maranki gibi ünlü bitkisel uzmanları tarafından ülkemizde ele alınmış ve popüler hale getirilmiştir. Televizyonlarda son zamanlarda doğal antibiyotik yapımı tarifleri sıkça yayınlanmaktadır. İlaç olarak ciddi yan etkileri olan antibiyotiklerin aksine soğan, sarımsak, masala çayı kekik gibi doğal antibiyotikler özellikle hamilelerde ve bebeklerde kullanılabilmektedir. Antibiyotikler bakterileri öldürmede en etkili ilaçlardır. Sentetik antibiyotik genellikle bakteriyel enfeksiyonlarda doktorlar tarafından reçete edilir. Ancak bazı bitkiler de doğal antibiyotik görevi görürler. Bu bitkiler tıbbi tedaviye ek olarak kullanılabilir. Bitkisel tedaviler kullanılmadan önce mutlaka bir doktora danışılmalıdır.

– Ekinezya

Ekinezya soğuk algınlığı, grip, nezle ve diğer bakteriyel enfeksiyonlar için kullanılan en popüler bitkisel ilaçlardan biridir. Kan temizleyici özelliğinin yanı sıra enfeksiyon ile mücadelede oldukça etkilidir. Clayton Üniversitesine göre ekinezya genel sağlığı korumanın yanı sıra bağışıklık sistemini uyarır ve beyaz kan hücrelerin sayısını artırır. Uzun bir süre hastalık devam ediyorsa ya da hastalığın nedeni bakteri ve virüsler ise ekinezya kullanılabilir.

– Sarımsak

Sarımsak da popüler bir doğal antibiyotiktir. Sadece enfeksiyon tedavisinde değil parazit ve mantar enfeksiyonlarında da bakteriler ile savaşır. Dünya Savaşı sırasında Rus penisilini olarak bilinen sarımsak içeriğindeki allicin ile kimyasal bileşenli penisiline kıyasla yan etki yaratmaz. Sarımsak, taze alındığında çok daha etkilidir. Taze şekilde yemeklere katıldığı gibi sarımsak çayı da tüketilebilir. Düzenli olarak kullanıldığında yan etki yaratmasa da kan inceltici ve kolesterol çözücü bit etki gösterir.

Kekik

Hem kekik yaprağı hem de kekik yağı içerisinde çok etkili doğal antibiyotikler bulunmaktadır. Kekik yağı içinde yer alan Timol adı bitkisel enzim, aynı zamanda, anti-mikrobiyal, anti-mantar ve anti-protozoal özellikler taşımaktadır.

– Altın mühür

Altın mühür genellikle bitkisel antibiyotik formüllerinde bulunan başka bir bitkidir. Anti bakteriyel ve anti-mantar özellikleri de vardır. Sinüs enfeksiyonları, vajinal enfeksiyonlar, kulak enfeksiyonları ve boğaz ağrısı tedavisinde genellikle altın mühür kullanılabilir. Dahili olarak alınır ve gargara şeklinde kullanılabilir. Vajinal enfeksiyonlarda vajinal bölgeyi yıkamak için de kullanılabilir. Clayton Üniversitene göre altın mühür rahim kasılmalarını teşvik edebilir. Bu nedenle hamilelik sırasında alınmaması gerekir. Ayrıca, kan şekeri seviyesini düşürür.

Sage

Bu bitki, üst solunum sistemi sorunları için harika bir doğal çözümdür. Ayrıca, mide rahatsızlıkları ile soğuk algınlığı ve grip gibi rahatsızlıkların iyileşmesine yardımcı olur ve hamilelikte, bebeklerde doğal ateşdüşürücü olarak kullanılabilir.

Bal

Bal, enfeksiyonlara karşı eski çağlardan beri doğal ilaç olarak kullanılagelen bir besindir. Ancak son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalarda balın antibakteriyel (bakteri öldürücü) bir özelliği keşfedilmiştir. Bu da balın doğal antibiyotik olduğu anlamına gelmektedir. Balın doğal antibiyotik özelliğinin arkasında bal üretimi sırasında arıların bala salgıladığı defesin-1 isimli bir protein yatmaktadır. Defesin bağışıklık sistemini güçlendirir ve bakterilere karşı mücadele eden lenfositlere takviye yapar.

Mayalanmış (Fermente) Besinler

Yoğurt, peynir, kefir gibi mayalı süt ürünleri ile ekmek, lâhana turşusu, salatalık turşusu, zeytin, turşu gibi besinlerde bulunan iyi huylu mikroplar, vücudun bakterilerle daha kolay mücadele etmesini sağlar. Hatta denebilir ki bağışıklık sisteminin gücünün %80 lik kısmı mayalanmış besinler aracılığıyla alınan probiyotikler sayesinde sağlanmaktadır.

– Mür bitkisi

Mür bitkisi yüzyıllar boyunca kullanılan antiseptik özellikte bir antibiyotiktir. Ayrıca antiviral özelliklere sahiptir. Bu bitki de dahili olarak alınır ve gargara olarak kullanılabilir. Mür bitkisi yaraları dezenfekte etmek için de kullanılmaktadır. Bu bitki aynı zamanda ağız kokusu, bronşit, ağız yaraları ve boğaz ağrısı için de oldukça etkilidir. İyileştirici bir ajan gibi çalışan mür bitkisi akyuvar sayısını artırmaya yardımcı olur. Ancak 2 haftadan fazla kullanılması önerilmez. Böbrekleri çok fazla yorduğu için böbrek sorunlarına neden olabilir.
Uzun süreli antibiyotik kullanımının yan etkileri nelerdir?
Antibiyotikler kimyasallar, mikroorganizmalar ve özellikle bakterilerin büyümesini engelleyen doğal veya sentetik ilaçlardır. 7 ila 14 gün boyunca kullanılması önerilir. Ancak antibiyotiklerin uzun süreli kullanımı bazı kronik enfeksiyonların tedavisinde gerekli olabilir. Bu durumda antibiyotiğin uzun süre kullanılması bazı yan etkilere neden olacaktır.

– Antibiyotik direnci

Antibiyotik kullanımı uzun süre olduğunda; vücut ilaca alışır ve hastalıklara karşı direnci düşer. Antibiyotiğe direnç kazanan vücut hastalıkları yenmede zorlanır. Antibiyotik dirençli bakteri gelişimi, muhtemelen uzun süreli antibiyotik kullanımının en ciddi yan etkisidir.

– Normal florada değişiklikler

Deri ve müköz membranların yanı sıra, bağırsak gibi bazı iç organların yüzey dokularında da büyük miktarda mikroorganizmalar, bakteriler ve mayalar oluşabilir. Bu mikroorganizmalar genellikle normal floranın bir parçasıdır. Ancak, aşırı ve uzun süreli antibiyotik kullanımı bu gerekli bakterilerin de ölmesine neden olarak flora yapıyı bozar.

– Doğal Antibiyotiklerin Zararları: Olumsuz fizyolojik yan etkileri

Uzun vadeli ve kısa vadeli antibiyotik kullanımı vücutta çeşitli değişikliklere yol açabilir. Kızarıklık, şişme ve deri döküntüleri gibi yan etkiler ortaya çıkabilir. Ayrıca bazı vakalarda iştahsızlık, mide bulantısı ve hafif ishal gibi belirtilere de rastlanmıştır. İlk 48 saat içerisinde alerjik bir reaksiyonla karşılaşılırsa en kısa zamanda doktora danışılmalıdır.

Doğal antibiyotikler yukarıda sayılanlarla sınırlı değildir. Aşağıdaki yiyecekler, içecekler ve besinlerin de doğal antibiyotik özelliği vardır:

biberiye
kişniş
Dereotu, hardal tohumu
anason
fesleğen
oğulotu
Vahşi indigo
Ekinezya
zeytin yaprağı
zerdeçal
kırmızı biber
kolloidal gümüş
Greyfurt çekirdeği ekstresi
sarımsak
zencefil
kekik yağı

Devamını Oku

Hamile kalmak için kuru soğan kürü ve incir kürü uygulanışı yapılışı gerekli malzemeler

İbrahim Saraçoğlu kategorisine 7 Ekim, 2012 tarihinde eklendi, 5.907 defa okundu

Hamile kalmak için kuru soğan kürü ve incir kürü uygulanışı yapılışı gerekli malzemeler

Soğan Kürü Hamile Kalmak İçin

Soğan Kürü Hamile Kalmak İçin

Kısırlığın nedenlerinden bir tanesi de kadının üreme sisteminin tam manasıyla işlev gösterememesidir. Burada anatomik bir sorun yoktur ama vücudun salgı ve hormon mekanizmasında ortaya çıkan bir takım değişmeler neticesinde kadınların hamile kalmasının en önemli etkeni olan yumurta çatlaması ve üreme döllenmeye elverişli hale gelmesi zora girmektedir. Bu durumda kadın doğum uzmanlarının uyguladığı bir takım kompleks tedavi yöntemlerinin yanında doğal besinlerle yapılabilecek bitkisel çözümler de pekala işe yaramakta ve bir çok kadının evliliğini, geleceğini kurtarmakta ve çocuk özlemini gidermelerine vesile olmaktadır. Şimdi sizlere hamile kalmak için uygulanan en yaygın ve kesin sonuçlar veren soğan kürü ile incir kürleri nasıl uygulanır ve yapılır bunu aktaracağız.  Gebe kalmaya yardımcı bu bitkisel kürler, İbrahim Saraçoğlu ve Ahmet Maranki gibi bitkisel şifa uzmanları tarafından sıklıkla tavsiye edilmektedir.

Soğan kürü nedir hangi hastalıklara iyi gelir ?

Soğanın içerdiği vitaminlerin yanı sıra, mineral ve diğer besleyici maddeler bakımından oldukça zengin bir sebze türüdür. Soğan ılıman serin bölgelerde yetişir. Soğuk havalarda ömrü kısalır ama donlara dayanıklıdır. Özellikle  bağışıklık sistemini güçlendirmekte ve birçok hastalığa bire bir iyi gelen soğan tüketimi de her geçen gün daha fazla artmaktadır. Besin değerleri ise şöyledir;

Soğanda hangi besinler var:

Bir kilo çiğ, pişirilmeyen kuru soğanın besi değerleri. 38 kalori, 9 gr. Karbonhidrat, 0 kolesterol, 0,1 gr, yağ. 1,5 gr protein 0,5 mg r demir. B2, B3, B6 vitamini. C,E vitamini folik asit 10 mg

Hamile kalmak için kuru soğan kürü;

Son yıllarda hamile kalamayan ya da kolay hamile kalmak isteyenlerin yardımına soğan kürü koşuyor. Soğan kürü yumurtanın daha kolay çatlamasını sağlayarak hamile kalmayı erken döneme çekiyor. Hamile kalamayıp yumurtalıklarından rahatsız olan bayanların evde kullandığı bitkisel özel bir kürdür. Sadece yumurtlamaya yardımcı olmayıp erken menopoz durumlarında vajinal akıntı yaşayan kişilerde oldukça faydalı bir besindir. Halk arasında çikolata kisti olarak bilinen polikistik over hastalığına karşıda tedavi edici özelliği vardır. Küçük yeni başlangıcı olan miyomların iyileşmesinde faydalı olmaktadır. Soğan kürünün faydaları elbette bu kadarla sınırlı değildir. Adet düzensizlikleri ve ağrılarına karşıda oldukça faydalıdır. Bu kürü uygulamaya başladıktan iki üç gün sonra akıntılarınızın çözülmeye başladığını ve fazlalaştığını göreceksiniz. Soğan kürünü adet dönemlerinde uygulamanın etkisi bulunmamaktadır. Ancak doktorların açıklamasında, etki göstermesi bakımından en uygun zaman adet bitiminde 5-6 gün sonra başlanması daha uygun olacaktır.

Sadece kadınlarda değil erkeklerde de birçok hastalıkta soğan kürü kullanılmaya başlanmıştır. Özellikle prostat içi iltihaplanmalarda oldukça faydalı olduğu bilinmektedir. Bu rahatsızlıktan ağrı ve acı çeken kişilerde ağrı kesici olarak uygulama yapılmış ve kesin sonuç alınmıştır. Bu hastaların soğan kürü yapmaları doktorlar tarafından da önerilmektedir.

Hamile kalmaya yardımcı soğan kürü;

2,3 bardak suyu kaynatın. Kuru soğanın kabuklarını soyarak dört beş parçaya bölün, kaynamakta olan suyun içine bölmüş olduğunuz soğanları atın. 5 -10 dakika kadar ağzı kapalı olarak kaynatın. Ilıdıktan sonra için. Sabah yapılan kürü akşam tekrar içmeyin yenisini yapın. Sabah akşam olmak üzere günde iki defa içilebilir. Soğan kokusundan rahatsız olanlar ya da içmekte zorlananlar için hazırlanıp ılımış olan soğan kürünün içine taze nane yaprakları atıp içilebilir. En fazla on beş gün kullanılmalıdır.

Ayrıca hamile kalmak için soğan kürü uygulayanlar yanında incir kürü de uygulamalıdırlar.

Not; İncir kürüne başlamadan 15 gün önce soğan kürü uygulanmalıdır.

Merak edenler için incir kürünün tarifi;

Yumurta Çatlatan İncir kürü nasıl yapılır uygulanır?

5-6 adet kuru inciri, yarım litre suda 10 dakika kadar ağzı kapalı olacak şekilde haşlayın. Ilımaya başlayan incir kürünü gün içerisinde tüketin. 1 gün sonra yada daha fazla bekletmeden tüketmek uygun olacaktır.

Devamını Oku

Eklem Kireçlenmesine Bitkisel Çözüm Çınar Yaprağı Kürü

İbrahim Saraçoğlu kategorisine 28 Eylül, 2012 tarihinde eklendi, 260 defa okundu

Çınar Yaprağı-Eklem Kireçlenmesine Bitkisel Çözüm İbrahim Saraçoğlu Doğal Formülü

Çınar Yaprağı

Çınar Yaprağı

Eklem kireçlenmesi özellikle hareketsizlik ve genetik bir takım nedenlerden dolayı ortaya çıkan bir tür eklem rahatsızlığıdır. Eklem kireçlenmesi için egzersiz ve yürüyüş kadar bitkisel çözüm kürleri de önemlidir. Eklem kireçlenmesine ne iyi gelir sorusuna yanıt olacak yani eklem kireçlenmesine iyi gelen bitkiler aslında sanıldığı kadar çok çeşitli değildir. Çınar yaprağı ise bilenler için ömrü uzatan ve iskelet eklem hastalıklarına iyi gelen bir bitkisel şifa malzemesi olarak eski zamanlardan bu yana yaygın bir biçimde kullanılagelmektedir.

Eklem kireçlenmesi tedavisi için çınar yaprağı kürü

İbrahim Saraçoğlu da çınar yaprağının faydaları arasında özellikle eklem kireçlenmelerine iyi gelmesini her fırsatta dile getirmekte ve kireçlenmeler için Olgunlaşmış çınar yaprağı kürünü fırsat buldukça bizlerle paylaşmaktadır.

 

Eklem Kireçlenmesine Bitkisel çözüm Kürü Yapılışı ve Uygulanışı

Çınar yaprağı kürü basit ama son derece etkili bir bitkisel kür olarak biliniyor.

Gerekli malzemeler:

– Çınar Yaprağı

-Su

Yapılışı:

2-3 adet olgun çınar yaprağını kurutun.1 su bardağı klorsuz suyun içerisine 1-2 çay kaşığı kurutulmuş çınar yaprağını koyun ve 1 dakika boyunca kaynatın ve suyu ılımaya bırakın. Günde 2 defa olmak üzere öğleden önce 1 bardak ,öğleden sonra 1 bardak içiniz.15 gün boyunca uygulayın ve 1 hafta gün ara verin. 15 gün tekrar aynı kürü uygulayın.Göreceksiniz kireçlenmeniz çok çabuk çözülecek.

Devamını Oku

İncir Kürü Yumurta Çatlatma Kürü-İbrahim Saraçoğlu Kolay Hamile Kalmak Için

İbrahim Saraçoğlu kategorisine 27 Eylül, 2012 tarihinde eklendi, 6.409 defa okundu

İncir Kürü Yumurta Çatlatma Kürü-İbrahim Saraçoğlu Kolay Hamile Kalmak Için

Yumurta çatlatan incir suyu kürü

Yumurta çatlatan incir suyu kürü

İbrahim Saraçoğlu bitkisel şifa uzmanı olarak bebek sahibi olmayı arzulayan ancak hamile kalma konusunda bir takım biyolojik sıkıntıları olan çiftler için kolay hamile kalma yöntemi olarak kullanılabilen ve son derece faydaları olan kuru incir kürünü tavsiye ediyor. Hamile kalmak için bitkisel çözüm kürü olarak doktorlar tarafından da şiddetle tavsiye edilen olay hamilelik kürünün en önemli yararı yumurta çatlaması problemi olan hanımlar için yumurta çatlatma özelliği açığa çıkarmasıdır. Aynen yumurta çatlatma iğnesi olarak ta bilinen HCG iğnesi (Yumurta Çatlatma İğnesi Pregnyl)  gibi etki yapan ve sadece incir gibi şifavi ve Kuranda sayılan mucizevi bir meyve ile yapılan bu bitkisel doğal kür tam 6 hafta (42 gün) sürüyor ve haşlanmış incirin suyunun kaynatılmasıyla elde ediliyor.

Kuru incir kürü yılda 2 veya 3 kez denenmesi tavsiye edilen bir hamile kalmak için bitkisel tedavi kürüdür. Kadınların üreme sistemlerinin uyarılması bazı hastalarda uzun bir müddet alabiliyor ve kişiler kısa süreli tedavilerle bunu başaramayınca bir daha hiç bir zaman çocuk sahibi olamayacağına dair yanlış bir inanışa kapılıyorlar.

Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu kuru incir kürü tarifi: İbrahim Saraçoğlu kolay hamile kalmak için yumurta çatlatma kürü

Damacanadan yarım litre su alıp uygun bir tencerede kaynatmaya başlayın. Su kaynamaya başlayınca 15-16 tane kuru incir ilave edin. Tencerenin kapağını kapatıp 20 dakika kuru incirleri haşlayın. 20 dakika haşlanan kuru incir kürünü ılıkdıktan sonra pirinç süzgeci ile süzün.

Kolay hamilelik ve yumurta çatlatmak için hazırlanan kuru incir kürü üçe bölünerek öğünlerden15 dakika kadar önce aç karnına içilmelidir. Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu kuru incir kürü tam olarak şöyle uygulanmalıdır: 21 gün kür uygulanır, 7 gün ara verilir, 21 gün kür tekrar uygulanır ve kuru incir kürü tamamlanır. Yani kuru incir kürü toplamda 42 gün boyunca içilecektir.

Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu, kuru incir kürünün her gün taze olarak hazırlanmasını, incirlerin ikiye bölünerek kaynayan suya atılmasını ve incirlerin dışında beyaz pudra varsa incirlerin ilk önce soğuk suda yıkanması gerektiğini belirtiyor.

Devamını Oku

İbrahim Saraçoğlu Adet Söktürücü Bitkisel Çözümler ve Regl Düzenleyici Kür

İbrahim Saraçoğlu kategorisine 23 Haziran, 2012 tarihinde eklendi, 29.918 defa okundu

İbrahim Saraçoğlu Adet Söktürücü Bitkisel Çözümler ve Regl Düzenleyici Kür

ibrahim saraçoğlu adet söktürücü

ibrahim saraçoğlu adet söktürücü

Şifalı bitkiler ve bitkisel çözümler uzmanı Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu, değişik televizyon programlarında fırsat buldukça kadınların dertlerine deva olacak bitkisel kürler ve uygulanışı hakkında bilgiler veriyor. Soğan suyu vee incir kürü gibi adet düzensizliğine iyi gelen ve hamile kalmak için kullanılan bitkisel kürler sayesinde insanlar tıbbın belki de tedavi edilmesinde başarısız olacağı rahatsızlıkları oldukça kolay ve doğal yollardan tedavi ediyor. Şimdi İbrahim Saraçoğlu nun adet söktürücü bitkisel tedavisi hakkında açıklama yapalım ve daha sonra da Ahmet Maranki ile İbrahim Saraçoğlu adet gecikmesi ve adet olamama, miyom, çikolata kisti, polikistik over sendromu, kısırlık, menopoz, adet sancısı gibi kadınların yaygın görülen şikayetlerine ne gibi bitkisel çözümler veriyor bunu izleyelim.

KANTARON: Adet söktürücü etkisi olan kantaron otu 1 bardak kaynar suya, 4-10 gram bitki konur, 10 dk bekletilir, günde 2 bardak yemeklerden evvel 3-4 defada içilir.

Kantaron toz halinde günde 0.5- 2 gram içilir.

YARPUZ-FİLİSKİN: 1 bardak kaynar suya, 8-10 gram bitki konur, 10 dk bekletilir, günde 2-3 bardak içilir.

Yarpuz yağından günde 2-10 damla şekerle alınır.

HAVUÇ TOHUMU: 1 bardak kaynar suya, 10 gr tohum konur, 10 dk bekletilir, günde 2-3 bardak içilir.

Havuç tohumu toz haline getiri lir, günde 3 defa 1 -3 gr içilir.

KEKİK: 1 bardak kaynar suya, 2-3 gr kekik konur, 10 dk bekletilir, günde 3 bardak içilir.

Kekik toz halinde günde 3 defa 1-4 gr içilir.

MAYDANOZ TOHUMU: 1 bar dak kaynar suya, 4 gr maydanoz tohumu konur, 10 dk bekletilir, günde 2-3 bardak içilir. 1 bardak kaynar suya, 4-10 gr kuru maydanoz konur, 10 dk bekletilir, günde 2-3 bardak içilir. (Maydanoz kökleri de aynı maksatla kullanılır).

ÇÖREKOTU TOHUMU: 1 bardak kaynar suya, 4-10 gr tohum konur, 10 dk bekletilir, günde 2-3 bardak içilir.

Çörekotu tohumu toz halinde günde 3 çay kaşığı içilir (Ballada yenilebilir).

ÜZERLİK TOHUMU: 1 bardak kaynar suya, 4-10 gr tohum veya ince kıyılmış kök konur, 10 dk bekletilir, günde 1-2 bardak içilir.

SARI SABIR: Sarı sabır hap halinde günde 0,20 gr içilir.

ÇÖVEN KÖKÜ: 1 bardak kaynar suya, 2 gr kök konur, 10 dk bekletilir, bu sudan günde 20-100 gr içilir.

BİBER: 1 bardak kaynar suya, 10 gr acı biber konur, 10 dk bekletilir, süzülür, günde 2-3 bardak içilir. Biber, toz halinde günde 3 defa 0,5-1 gr içilir, günde 1-2 gr balla yenir.

KAFESLİ SAPSIZ DİKEN: 1 bar dak kaynar suya, 8-10 gr ince kı yılmış kök konur, soğuyunca süzülür, günde 1 bardak azar azar içilir.

LABADA TOHUMU: Labadanın taze yeşil tohumu kaynatılır, bir kaç gün sabahları içilir.

ALIÇ-YEMlŞEN: 1 bardak kay nar suya, 4 gr çiçek-yaprak ko nur, 10 dk bekletilir, günde 2-3 bardak içilir.

1 bardak kaynar suya, 20 gr ezilmiş meyve konur, 10 dk bekletilir, günde 2-3 bardak ve daha fazlası içilebilir.

ANDIZ OTU KÖKÜ: 1 bardak kaynar suya, 4-6 gr kök konur, 10 dk bekletilir, günde 2-3 bardak içilir.

Andız otu kökleri toz haline getirilir, günde 2-10 gr içilir.

ŞAKAYIK KÖKÜ: 1 bardak kay nar suya, 10 gr kök konur, 10 dk bekletilir, günde 2-3 bardak içilir. KISACIK MAHMUD OTU: 1 bardak kaynar suya, 2 gr bitki ko nur, 10 dk bekletilir, günde 2-3 bardak içilir.

SİKLAMEN SOĞANI: 1 bardak kaynar suya, 10 gr soğan konur, 10 dk bekletilir, günde 1-2 bar dak içilir.

GÜNLÜK: Günde 1-4 gr hap halinde yutulur.

ZERAVENT KÖKÜ: 1 bardak kaynar suya, 2-4 gr kök konur, 10 dk bekletilir, balla tatlandırılır, günde 2-3 bardak içilir.

Kökler toz haline getirilir, günde 4-8 gr balla karıştırılıp yenilir.

KEDİ OTU KÖKÜ: 1 bardak kaynar suya, 4-12 gr kök konur, 10 dk bekletilir, günde 3 bardak yemeklerden evvel içilir.

EŞEK MARULU: Acı marul yaprakları sirke ile yenilir. Yaprakları sıkılır, suyundan 80 gr şekerle tatlandırılıp içilir.

MÜRRÜSAFI: Günde 0,5-1 gr mürrüsafi toz veya hap halinde alınır veya daha fazlası günde 10 gr kadar artırılabilir.

SAFRAN: Safran toz halinde 1,5 gr tıbbı papatya toz halinde 2 gr karıştırılır, 0,5 gr lık güllaçlara konulur, günde 2-6 adet içilir. Papatya tozu yerine pelinde kullanılabilir.

ÜVEZ MEYVESİ: Taze üvez meyvelerinden yenilir.

DUVAR SARMAŞIĞI: 1 bardak kaynar suya, 2 gr bitki konur, 10 dk bekletilir, 1 günde tüketilir.

KARA TOPALAK: 1 bardak kay nar suya, 4 gr yumru konur, 10 dk bekletilip içilir.

Taze yumrular yenilir.

İBLİS ARPA OTU: İblis arpa otu tohumları kaynatılır, buharına oturulur.

ASPİR TOHUMU: 1 bardak su ya, 20 gr tohum konur, 10 dk kaynatılır, günde 3 bardak içilir (adet zorluğunda).

ASPİR ÇİÇEĞİ: 1 bardak kaynar suya, 20 gr çiçek konur, 10 dk bekletilir, günde 2-3 bardak içilir.

SU YONCASI: 1 bardak kaynar suya, 4-6 gr yaprak konur, 10 dk bekletilir, günde 3 bardak içilir. Toz haline getirilir, günde 2-3 gr içilir.

SU ZAMBAĞI: 1 bardak kaynar suya, 2-10 gr kök konur, 10 dk bekletilir, günde 2-3 bardak içilir.

TERE-SU TERESİ: Taze bitki sıkılır, suyundan günde 1 bardak içilir.

1 bardak kaynar suya, 7-8 gr taze tere konur, 10 dk bekletilir, gün de 3 bardak içilir. Tere tohumundan toz halinde günde 3 gr şeker veya balla yeni lir.

TARHUN: 1 bardak kaynar suya, 4 gr bitki konur, 10 dk bekletilir, günde 3 bardak içilir.

TAVŞANCIL OTU: 1 bardak kay nar suya, 5 gr kök, yaprak veya tohum konur, 10 dk bekletilir, günde 3 bardak içilir.

TIBBİ KOKULU YONCA: 1 bar dak kaynar suya, 10 gr bitki konur, 10 dk bekletilir, günde 2 bar dak içilir.

BİBERİYE: 1 bardak suya, 10 gr biberiye konur, 10 dk kaynatılır, günde 3 bardak içilir.

SOĞAN KABUĞU: Kuru soğanın kabuğu kaynatılıp içilir.

KOKULU YONCA: Kokulu yonca yaprakları veya tohumu toz haline getirilir, günde 2 gr içilir.

AĞAÇ YOSUNU: Ağaç yosunu kaynatılır, buharına oturulur.

FRENK İNCİRİ (KAYNANA DİLİ): Frenk inciri meyve olarak yenilir.

TARÇIN: Günde birkaç defa yarım çay kaşığı tarçın şekerle yenilir veya su ile içilir.

SEDEF OTU: Sedef otu çiçekli dalları toz haline getirilir, günde 0,20-0,80 gram hap halinde içilir.

Günlük doz 0,20-1 gr’mı geçmemelidir.

KARA ARDIÇ YAPRAĞI: Kara ardıç yaprağı toz haline getirilir, günde 0,3-0,6 gr içilir. Doz aşımı zehirlenme yapar.

KANARYA OTU: 1 bardak kaynar suya, 10 gr bitki konur, 10 dk bekletilip içilir.

Devamını Oku