"Teşhis Testleri" Kategorisi

Tip 2 Diyabet Nasıl Anlaşılır: Tip 2 Diyabetin Belirtileri

Diyabet kategorisine 20 Kasım, 2016 tarihinde eklendi, 4 defa okundu

Tip 2 Diyabet Nasıl Anlaşılır: Tip 2 Diyabetin Belirtileri

tip 2 diyabetin belirtileri

tip 2 diyabetin belirtileri

Tip 2 diyabet nedir?

Tip 2 diyabet, yönetilebilir bir durumdur. Egzersiz ve beslenme şekli değişikliği ile daha sağlıklı bir hayat sürülebilir.

Kan şekeri düzeyleri vücudun içinde ciddi komplikasyonlara neden olabilir. Tip 2 diyabette, vücutta yeterli miktarda insülin üretilmez ya da insülin vücut tarafından düzgün kullanılamaz. Bu durumlar susuzluk gibi belirtilere neden olurken sık sık idrara çıkma gibi durumlara da neden olabilir. Zaman içinde yükselen kan şekeri seviyeleri ise uzun vadeli komplikasyonlara yol açabilir. Örneğin, şeker hastalığı olan kişilerin kardiyovasküler hastalıklara yakalanma oranı normal bir insana göre 2 ya da 4 kat daha yüksektir. Yüksek kan şekeri düzeyleri sinirler de zarar verebilir. Ayrıca böreklerin ve gözlerin de etkilenmesine neden olabilir.

Tip 2 diyabet belirtileri nelerdir?

Tip 2 diyabet el parmakları şişme tutulma gibi belirtiler ile karakterizedir. İdrara sık çıkma, kalp sorunları ve bayılma gibi belirtiler ortaya çıkabilir.

Tip 2 diyabet teşhisi nasıl konur?

Doktor, tip 2 diyabet tanısı için birkaç test uygular:

– A1c testi

A1C testi ile doktor hastanın son iki ila üç ay boyunca ortalama kan şekeri düzeyini ölçebilir. Bu test ile kan şekeri ve kanda oksijen taşıyan bir protein olan hemoglobin düzeyi de ölçülür. Yüksek kan şekeri düzeyleri için hemoglobin alımı şekerin daha da artmasına neden olabilir. Testler sonucunda yüzde 6.5 oranından daha yüksek değerler diyabetin varlığını gösterir.

– Kan şekeri testi

A1C testi yaygın olarak kullanılır, ama eğer hamile iseniz veya anemi gibi bir komplikasyonunuz varsa doktor farklı bir test kullanmayı tercih edebilir. Kan şekeri testi ile herhangi bir anda kan örneği alınır. Kan şekeri değerleri millimoles litre (mmol/L) ya da miligram (mg/dL) desilitre başına ifade edilir. 140 mg/dL ve 199 mg/dL arasındaki değerler prediabetesi gösterirken; normal nonfasting kan şekeri düzeyi 140 mg/dl’den daha az olmalıdır. 200 mg/dl’den daha yüksek düzeylerde diyabetten söz edilebilir.

– Açlık glikoz testi

Doktor açlık kan şekeri testini de tercih edebilir. Bu test için geceden itibaren bir şey yenilmez ve bu şekilde kan örneği alınır. Normal açlık kan şekeri düzeyi 5,6 mmol/L (100 mg/dL) düzeyindedir. Kan şekeri düzeyi 5.6 – 6.9 mmol/L (100-125 mg/dL) seviyelerinde ise prediabetesi gösterir. Eğer test 7 mmol/L (126 mg/dL) düzeyinde ya da daha da yüksekse hastada tip 2 diyabetin varlığından söz edilebilir.

– Oral glukoz tolerans testi

Oral glukoz tolerans testi, geceden itibaren bir şey yemeyerek ölçülür. Doktor hastaya belirli aralıklarla şekerli sıvı içererek ara ara kan şekeri düzeyini ölçer. Normal kan şekeri düzeyi 7.8 mmol/L (140 mg/dL) ilen 11.1 mmol / L’den daha yüksek seviyeler diyabetin varlığını gösterir.

İkinci bir görüş alın.

Tip 2 diyabet tanısı konusunda herhangi bir endişeniz ya da tanı konusunda şüpheleriniz varsa, ikinci bir görüş almanızda fayda olacaktır. Mesela o gün değerleriniz yüksek çıkmış olabilir. Testleri başka bir gün tekrar yaptırabilirsiniz. İsterseniz doktorunuzu değiştirerek test sonuçlarını başka bir doktora da gösterebilirsiniz. Eğer tanıdan şüphe duyuyorsanız ikinci bir doktora muayene olmak sizin en doğal hakkınız.

Sonraki adımlar

Diyabet tanısı konulduktan sonra tıbbi randevularınıza dikkat etmeli ve kan şekeri seviyelerinin izlenmesi için ara ara test yaptırmaya devam etmelisiniz. Kan testi ve diğer testlerin yapılması hastalığın uzun vadede izlenmesi ve izlediği evreleri anlamak için önemlidir. Ayrıca şeker hastalığı olan kişiler sık sık ayak hastalıkları uzmanına da görünmelidir. Diyabet hayatı etkileyen bir hastalık olsa da tedavi edildiğinde etkilerinin azaldığı bir hastalıktır. Hayatınızın daha sağlıklı ve kaliteli olması için kontrollerinizi yaptırmayı unutmamalısınız.

Tip 2 diyabet nasıl geçer?

Tip 2 diyabette beslenme son derece önemlidir. Taze sebze ve meyveler tüketilmeli, şeker düzeyleri dengede tutulmalıdır. Ayrıca tip 2 diyabete iyi gelen bitkiler de beslenme düzenine eklenebilir.

Tip 2 diyabet tedavisi için mutlaka bir doktora gidilmelidir. Doktor tedavisi şarttır. Diyabet için bitkisel çözümler kullanılacaksa mutlaka doktora danışılmalıdır.

Devamını Oku

Kolonoskopi Nasıl Yapılır: Kolonoskopiye Girmeden Önce Yapılması Gerekenler

Sindirim Sistemi Hastalıkları kategorisine 9 Mayıs, 2016 tarihinde eklendi, 89 defa okundu

Kolonoskopi Nasıl Yapılır: Kolonoskopiye Girmeden Önce Yapılması Gerekenler

kolonoskopiye girmeden önce yapılması gerekenler

kolonoskopiye girmeden önce yapılması gerekenler

Kolonoskopi nasıl çekilir?

Kolonoskopi alt bağırsak ya kolon hastalığı için ince ve esnek bir kamera ile bağırsakların görüntülendiği sistemdir. Kolon gastrointestinal sistemin bir bölümünü oluşturur. Gıdaların absorbe eden bu bölümün sonunda anür bulunmaktadır. Gıdalar sindirildikten sonra posa anüsten dışarı atılır. Kolonoskopi sindirim sisteminin bu alanını incelemeye yardımcı olur. Kolonoskopi sırasında doktor gerekli görürse biyopsi için doku örneği alabilir.

Neden kolonoskopi yapılır?

Kolonoskopi kolon kanseri ve diğer kolon sorunları için önleyici bir tarama olarak yapılabilir. Tarama özellikle şu durumlarda kullanılır:

– Kanser ve diğer sorunların işaretlerini aramak
– Bağırsak alışkanlıklarında açıklanamayan değişikliklerin nedenini keşfetmek
– Karın bölgesinden bulunan ağrı ya da kanamaları değerlendirmek
– Kilo kaybı, kronik kabızlık veya ishalin geçerli nedenlerini bulmak

Kolonoskopi riskleri

Kolonoskopi rutin bir işlem olduğu için bu test genellikle birkaç kalıcı etkiye sahiptir. Kolonoskopide görülebilen bazı komplikasyonlar şunlardır:

– Biyopsi yapılırken kanama
– Sakinleştirici verilebilir
– Rektal duvarlar ya da kolon genişleyebilir

Kolonoskopiye nasıl hazırlanır?

Kolonoskopi için bağırsakların hazır olması gerekir. Bu nedenle işlemden önce 24 ila 72 saat boyunda sıvı alımı fazlalaştırılır.

Kolonoskopi öncesi diyet:

– Bulyon veya et suyu
– Sade kahve ya da çay
– Meyve suyu
– Enerji içeceği gibi spor içecekleri

Herhangi bir ilaç kullanılıyorsa mutlaka doktora söylenmelidir. Bazı ilaçların kan sulandırıcı etkisi olabilir. Özellikle demir ilaçlarında ve bazı şeker hastalığı ilaçlarında vitamin bulunur. Bu vitaminler kanın sulanmasına neden olacağı için kolonoskopi öncesi doktora bildirilmelidir. Doktor işlem öncesi müshil ya da lavman vererek kullanmanızı isteyebilir. İşlem öncesinde genellikle hastaya sakinleştirici verilir.

Kolonoskopi uyutularak mı yapılır?

Hayır, kolonoskopide narkoz verilmez ve hasta uyutulmaz. Hastaya sakinleştirici verilebilir.

Kolonoskopinin yapılışı:

Kolonoskopi öncesi hastada gerginlik ve stres olacaktır. Bu gerginlik kasların kasılmasına neden olarak müdahaleyi zorlaştıracağı için genellikle hap şeklinde sakinleştiriciler tavsiye edilir. İşlem sırasında ise yastıklı bir muayene masası üzerinde dizleri göğse çekerek kolon için en iyi açı yakalanmaya çalışılır. Ardından kolonoskopi aleti ile anüsten girilerek kolon ve bağırsaklar incelenir. Aletin ucundaki kamera sayesinde doktor organların içerisini bir monitörden izleyebilir. Genellikle doktorlar kolona karbondioksit gazı vererek kolonu şişirirler. Bu daha iyi bir görüntü oluşmasını sağlar. Doktor gerekli gördüğü takdirde bağırsak ve kolon içinde polip ya da biyopsi için doku örneği alabilir. Bu işlem sırasında doktor size parça alması gerektiğini söyleyecektir, çünkü kolonoskopi uyanık olunan bir işlemdir.

Kolonoskopi ne kadar sürer?

Tüm işlem yaklaşık olarak 30 dakika ya da 1 saat kadar sürer.

Kolonoskopi sonrası ne yapılmalı?

İşlem yapıldıktan sonra bağırsakların ve anüsün yatıştırılması için giyinmeden önce 1 saat kadar beklenmelidir. Kolonoskopi sonrası ağrı ve kanama görülebilir. Kolonoskopinin etkileri tam olarak 24 saat sonunda geçecektir. İşlem sonrasında gaz ve şişkinlik görülmesi normaldir. Kolonoskopi sonrası kabızlık da oluşabilir. Bu durum doktorun verdiği karbondioksit gazından kaynaklanmaktadır. Fakat bu durum da en fazla 24 saat devam eder. Eğer gaz ve şişkinlik hissi 24 saati aşarsa mutlaka doktora haber verilmelidir. Kolonoskopi sonrasında bazı etkiler oluşsa da bu etkiler ciddi değildir ve genellikle 1 gün içinde geçer. Fakat işlem sonrasında dışkıda kan, kan pıhtıları, şiddetli karın ağrısı, yüksek ateş gibi belirtiler görülüyorsa ve 1 günün sonunda geçmediyse acilen bir sağlık kuruluşuna gidilmelidir. Kolonoskopi sırasında polip ya da biyopsi için alınan parçalar laboratuvara gönderilerek test edilir. Test sonuçları birkaç gün içinde çıkar. Doktor test sonuçlarına bakarak daha kesin ve net tanıyı koyabilecektir.

Devamını Oku

Mamografi Nasıl Çekilir: Mamografinin Yan Etkileri

Kanserler kategorisine 27 Nisan, 2016 tarihinde eklendi, 16 defa okundu

Mamografi Nasıl Çekilir: Mamografinin Yan Etkileri

mamografinin yan etkileri

mamografinin yan etkileri

Mamografi neden çekilir?

Mamografi, olası meme kanseri vakalarında tümör tespiti için kullanılan bir tarama yöntemidir. Her kadının düzenli olarak muayeneye gitmesi ve mamografi çektirmesi önerilir. Ulusal Kanser Enstitüsü göre 2012’de yaklaşık 40.000 kadın meme kanseri nedeniyle ölmüştür. Aynı yıl içinde ise 226,000 yeni vaka ile karşılaşılmıştır. 40 yaş üzerindeki her kadın iki yılda bir mamogram olmalıdır. Ailede meme kanseri varsa risk daha da artacağı için bu tarama testinin mutlaka yapılması gerekir.

Mamografi çekimi nasıl yapılır: Mamografi testi nasıl yapılır?

Mamografi, bir çeşit meme röntgenidir. Doktor mamografiyi herhangi bir kanser şüphesinde veya değişiklikleri denetlemek için rutin bir test olarak isteyebilir. Göğüste ele gelen bir yumru ya da kanser belirtileri varsa genellikle hemen mamografi istenir.

Mamogram sırasında ne olur: Mamografi öncesi hazırlık 

Mamogram çekimi öncesi hasta belden yukarısındaki kıyafetler ile birlikte varsa kolye ve küpe gibi aksesuarları çıkartır. Bir önlük giydirilen hasta stand önüne gelerek hareketsiz bir şekilde durur. X-ray ışınları verilmeden önce memenin düzleştirilmesi gerekir. Mamografi aleti memenin düzleştirilmesini sağlayarak daha net bir görüntü oluşturur. Genellikle ufak ağrılar veya biraz rahatsızlık hissedilebilir. Doktor çekim sırasında da hastanın meme görüntüsünü inceler. Bazı durumlarda dijital mamogram da kullanılır. Bu yöntem genellikle yaşlı kadınlara uygulanır. Daha az ağrıya ve rahatsızlığa neden olan dijital mamogram 50 yaş üstü kadınlara tavsiye edilir. Dijital mamografide görüntü elektronik bir resim ile bilgisayarda kayıtlı bir meme röntgenine dönüşür. Radyolog, filmlerin hazırlanmasını beklemeyeceği için görüntüyü hemen görebilir. Bilgisayara aktarılan görüntüler doktorun tanı koymasını kolaylaştıracaktır.

Mamografi için hazırlık nasıl yapılır?

Öncelikle mamografi çekim günü belirlenir. Doktorun söylediklerinin uygulanması; deodorant, vücut tozu ve parfüm gibi kozmetik ürünlerin kullanılmaması gerekir. Göğüslere ve koltuk altlarına da herhangi bir krem ya da losyon sürülmemelidir. Bu maddeler görüntüleri deforme ederken düzgün görüntü alınmasını engeller. Hamile kadınlarda ve emziren kadınlarda ise mamografi öncesi bu durum radyoloğa söylenmelidir. Genellikle mamografi hamile kadınlar ile emziren kadınlara yapılmaz. Eğer göğüs taraması alınması gerekiyorsa röntgen kullanılır.

Mamografi görüntülerinden kireçlenmeler veya kalsiyum miktarı ölçülebilir. Çoğu kireçlenme, kanser belirtisi değildir. Mamografi ile var olan kistler ya da tümörler tespit edilir.

Mamografi zararlı mıdır?

Herhangi bir tür röntgen ve mamogram sırasında kişi çok az miktarda radyasyona maruz kalır. Ancak, bu maruz kalma riski son derece düşüktür.

Hamileyken mamografi çekilir mi: Emzirirken mamografi çekilir mi?

Bir kadın hamile ise ya da bebek emziriyorsa kesinlikle mamografi çekilmemelidir. Radyasyon hamile kadınlarda direkt olarak bebeği etkilerken; emziren kadınlarda radyasyonun etkileri süt ile anneden bebeğe geçebilir. Verilen az miktardaki radyasyon anneyi etkilemese de bebek bünyesinin etkilenmesine neden olacaktır. Bu nedenle emziren ve hamile kadınlara mamografi çekilmemelidir.

Mamografi sonrası ağrı görülebilir. Bu ağrı bir süre sonra geçer. Ancak uzun süredir devam eden ağrılarda doktora danışılmalıdır.

Mamografi kadınların en az 1 yılda bir yaptırmaları gereken bir testtir. Meme kanseri günümüzde bu kadar sık görülen bir hastalıkken önceden yapılan kontroller erken teşhis yapılmasını sağlayabilir. Öldürücü sonuçlar veren meme kanseri için erken teşhis oldukça önemlidir. Eğer memede büyüme, meme ucundan akan sıvı, ele gelen bir yumru ya da meme ağrısı gibi belirtiler varsa mutlaka en yakın zamanda doktora görünülmelidir. Meme kanseri şüphesi olduğunda doktor ilk olarak mamografi çekimi isteyecektir. Mamografi ile birlikte yapılan diğer testler sonucunda tanı daha sağlam konabilir. Eğer kişide meme kanseri varsa ara sıra mamografi çekilerek tümörün son durumu ve gelişimi izlenebilir. Hiçbir hastalık belirtisi olmasa bile her kadın özellikle 40 yaşından sonra mutlaka mamografi çektirmelidir. Erken teşhisin hayat kurtardığı unutulmamalıdır.

Devamını Oku