"Tamamlayıcı ve Alternatif Tedaviler" Kategorisi

Radyoterapi Nasıl Yapılır: Radyasyon Tedavisinin Yan Etkileri

Kanserler kategorisine 2 Haziran, 2016 tarihinde eklendi, 53 defa okundu

Radyoterapi Nasıl Yapılır: Radyasyon Tedavisinin Yan Etkileri

radyasyon tedavisi

radyasyon tedavisinin yan etkileri

Radyoterapi nedir?

Radyasyon terapisi kanser hücrelerini öldürmek için konsantre bir şekilde radyasyon ışınlarının uygulandığı bir tedavi yöntemidir. En sık kullanılan radyasyon terapisi dış beam radyasyon türüdür. Bu tür radyasyon kanser hücrelerine yüksek enerjili ışınlar yönlendiren bir makine içerir. Makine ile radyasyon belirli alanlara uygulanır. Doktorlar dış beam radyasyon kanser tedavi türünü neredeyse tüm kanser türleri için kullanmaktadır.

Radyoterapi kanseri yok eder mi?

Radyasyon tedavisi, kanser tedavisi için önemli bir araçtır ve genellikle kemoterapi ya da tümör alma ameliyatı gibi diğer tedaviler ile birlikte kullanılır. Tümörü küçültmek ve kanser hücrelerini öldürmek için radyasyon tedavisinin ana hedefleri arasındadır. Terapide büyük olasılıkla sağlıklı hücrelere de zarar gelebilir fakat bu hasar kalıcı değildir. Vücut üzerinde radyasyon etkisi en aza indirgenmek zorunda ve radyasyon sadece vücudun belirli noktalarına uygulanmaktadır. Radyasyon tedavisi, kanser tedavisinde ve farklı sonuçlar için farklı aşamalarda kullanılabilir.

Radyoterapi kanserin hangi aşamasında uygulanır?

• Gelişmiş, son aşama kanser belirtilerini hafifletmek için
• Kanser için birincil tedavi olarak
• Diğer kanser tedavileri ile birlikte
• Ameliyat öncesi tümörü küçültmek için
• Ameliyat sonrası kalan herhangi bir kanser hücresini öldürmek için

Radyoterapi yan etkileri nelerdir?

Kullanılan radyasyon türü ne olursa olsun yan etkileri (Bu sadece tedavi gören vücut parçası üzerinde olur) olabilir. Bu yan etkiler arasında en yaygın olanları saç dökülmesi ve yorgunluk gibi belirtilerdir. Radyasyon cilt hücrelerini de etkiler. Kabarma, kuruluk, kaşıntı ve pürüzlü cilt değişiklikleri görülebilir.

Radyoterapinin yan etkileri:

• İshal
• Kulak ağrısı
• Ağızda yaralar
• Ağız kuruluğu
• Mide bulantısı
• Cinsel işlev bozukluğu
• Boğaz ağrısı
• Boğazda şişme
• Yutmada zorluk yaşama
• İdrara çıkarken zorluk yaşama
• Kusma

Ulusal Kanser Enstitüsü göre bu yan etkilerin çoğu iki ay sonra yani tedavi tamamlandıktan sonra geçmektedir. Nadir durumlarda tedavi gördükten sonra yan etkileri altı ya da daha fazla ay görünür. Geç yan etkiler; ağız problemleri, eklem problemleri, lenfödem (doku şişliği), kısırlık ve olası ikincil kanser gibi etkileri içerebilir. Yan etkileri ile ilgili herhangi bir endişeniz varsa detaylı olarak konuşmak için doktorunuza başvurun.

Radyoterapi nasıl yapılır?

Radyasyon tedavisi için ilk adım bu tedavinin hasta için doğru olup olmadığının doktor tarafından belirlenmesi gerekiyor. Doktor ayrıca radyoterapide kullanılan tedavi cihazları ve dozaj miktarları belirleyecek, kanser türü için en iyi frekans radyasyon türünü seçecektir. Bazen doktor radyasyon tedavisinden önce diğer kanser tedavilerini de deneyebilir. Bunun sonucunda bir sonraki aşamada radyasyon tedavisi için en uygun kararı verebilir.

Radyoterapi ne kadar sürer?

Radyasyon tedavisinde genellikle tedavi oturumları 1ila 10 hafta boyunca haftada beş gün olarak düzenlenir. Tedavilerin toplam sayısı, kanserin boyutu ve kanser türüne bağlıdır. Her seans genellikle 10 ila 30 dakika kadar sürer. Koruyucu kaplama veya kalkanlar ile diğer vücut parçaları gereksiz radyasyondan korunur. Radyasyon tedavisi uygun noktada yönlendiren bir lineer hızlandırıcı makine kullanımını içerir. Makine uygun açıda radyasyon yönlendirerek masa etrafında hareket edebilir. Makineden uğultu gelebilir, bu ses gayet normaldir. Tedavi sırasında ve tedavi sonrasında hasta izlenmeye devam eder. Doktorlar tedavinin ne kadar etkili olduğunu görmek için birkaç görüntü tarama işlemi ve test isteyebilirler. Eğer radyasyonun herhangi bir yan etkisinden şikayetçiyseniz bunu sağlık kuruluşu ile paylaşmanız gerekir.

Devamını Oku

Yaşlılar Nelere Dikkat Etmeli: Yaşlılara Yapılması Gerekli Aşılar

Sağlık Hizmetleri kategorisine 27 Nisan, 2016 tarihinde eklendi, 18 defa okundu

Yaşlılar Nelere Dikkat Etmeli: Yaşlılara Yapılması Gerekli Aşılar

yaşlılara yapılması gerekli aşılar

yaşlılara yapılması gerekli aşılar

Yaşlılıkta hastalıklardan korunmanın önemi:

Bu yazıda sağlıklı yaşamak için yapılması gerekenler ile nasıl bir yol izleneceği hakkındaki bilgileri sizinle paylaşacağız. Bu bilgilerin arasında aradığınızı umarız bulabilirsiniz. Ancak şu da var ki her şeyden önce güçlü bir iradeye sahip olmalısınız. İradenizle gerekenleri yapmalı ve zararlı olanlardan kaçınabilmelisiniz.

Yaşlılarda aşı: Yaşlılarda aşı takvimi:

Kamu araştırmaları yapan şirketlerin ülkemizdeki belirli yaş aralığında yaptıkları anketlerde önemli sonuçlar gözlemlenmektedir. Önlem alan ve aşı vurduran kişi sayısının oranını elde etmek amacı ile yapılan anketlerde çıkan sonuçlar ve maksimum ölüm yaşı arasında kafa karıştırıcı bir durum söz konusudur. Belirli yaşın yukarısındaki insanlarda yapılan ankete göre önlem alma ve aşı yaptırma oranı o kadar azken nasıl oluyor da ölüm yaşı ortalaması bu kadar yüksekte oluyor? Bunun açıklamasını uzmanlar şu şekilde yapıyor: Bir insanın sağlıklı yaşaması için sadece kimyasal ilaçlar veya aşılara gerek yoktur. İnsanın sağlıklı yaşaması için doğal bir hayat sürmesi yeterlidir. Ülkemizde belirli yaşın üstündeki insanlar ise çoğunlukla köylerde yaşayan, şehir hayatını bilmeyen kişiler. Burada doğal yaşamaları doğal beslenmeleri sayesinde uzun yaşıyorlar. Ancak günümüzde maalesef herkes şehir hayatında yaşıyor. Bu yüzden de alınacak bazı önlemler ve bazı aşılar şart olmuş durumda. Birçok yaş aralığı için yapılan araştırmalarda insanların çok büyük bir kısmının genel sağlık kontrolü yaptırmadığı görülüyor. Hatta birçoğu aşı bile yaptırmayan insanların sene içerisinde çok daha sık hasta olduğu gözlemleniyor. Hastalıkların neredeyse tamamı için geçerli olan en önemli nokta “erken teşhis” yapılabilmesidir. Belirli zaman aralıklarında rutin olarak genel sağlık kontrolüne gitmeyen kişilerde çıkabilecek hastalıkların erken teşhisi mümkün olmaz. Bu yüzden mutlaka belirli zaman aralıkları ile doktorunuza başvurarak genel bir sağlık kontrolünden geçmenizde çok büyük fayda vardır. Hastalık ne kadar ilerlemişse o kadar tehlikelidir. Unutmayın, erken teşhis hayat kurtarır.

Aşı neden yapılır?

Her anne ve baba kendi oğlu veya kızı hakkında küçük yaştayken çocuk felci hastalığına yakalanması konusunda endişe duyar. Bu konuda artık endişelenmeye gerek yoktur. Çünkü artık çok daha etkili ve kesin çözümlü aşılar geliştirilmiştir. Aynı durum hepatit virüsleri için de geçerlidir. Eskiden güçlü aşılar bulunmadığı için kıyımlara sebep olan bu virüs şimdi çok güçlü aşılar sayesinde korkulmaz bir hale gelmiştir. Son olarak bir örnek daha vermek gerekirse aynı şekilde günümüzde tetanoz aşıları da son derece etkilidir. Tetanoz da eski zamanlarda büyük insan topluluklarının kıyımına neden olan bir hastalıkken şimdi bir aşı ile önüne geçilebilen hastalıklar arasındadır.

Kısacası geçmişten günümüze birçok hastalığın önem sırası ve durumu değişiklik gösterdi ve birçok da aşı geliştirildi. Eskiden aşısı olmayan ya da etkili sonuçları görülmeyen aşılar günümüzde bir hayli geliştirilmiş durumda. Artık çoğu hastanede araştırma görevlileri bulunmaktadır. Bu uzmanların sağlıklı koşullarının neler olduğunu belirlemek ve birçok hastalığa karşı nasıl önlem alınabileceğini bulmak. Bu araştırmalar takip edildiği sürece ve kesinleşen sonuçlar uygulandığı sürece insanlar birçok ciddi hastalıktan kurtulmuş olacaktır.

Yaşlılarda hastalık çeşitleri?

İnsanların yaşı ilerledikçe metabolizma hızı yavaşlar ve bağışıklık sistemi zayıflar. Bu yüzden hasta olma eğilimi ve hastalığın bulaşma ihtimali artar. Bu ihtimali en aza indirmek için bu araştırmaların sonuçları takip edilmeli ve çalışmalar sonucunda ortaya çıkan önlemler uygulanmalıdır. Önemli olan sağlıklı ve huzurlu yaşamaktır. Lütfen vücudunuz için elinizden gelen her şeyi yapın. Hepimiz farklı işlerle uğraşsak da, farklı hobiler edinsek de, yani kısacası hepimizin hayatı farklı yollardan gitse de tek ortak ihtiyacımız sağlıktır. Sağlık için gereken etkenler de dolayısıyla hepimiz için ortaktır. Günümüzde doğal hayat yaşama fırsatı maalesef kalmamıştır. GDO’lu gıdalar, trafik, gürültü, fabrika dumanları ve benzeri birçok olumsuz dış etken hayatımızı kötü yönde etkiler. Bunlardan kurtulmanın pek mümkün olmadığı bir zamanda yaşadığımız için maalesef şanssız sayılırız. Bu yüzden de bunlardan korunmak için doktorunuzun sizin için gerekli olduğunu düşündüğü aşı ve önlemlerden asla kaçmamalısınız. Genç bir hamile, acemi bir asker, profesyonel bir üniversite mezununun ortak noktaları aynı olamaz mı? Hepsi aynı hastalıktan muzdarip olabilir. Böyle değilse bile hepsinin aynı önlemleri alması gerekebilir. Doktorlarının talimatları doğrultusunda ilaç kullanmayan, diyet, fiziksel aktivite ve sağlıkla ilgili diğer yöntemleri uygulamayan kişiler, kendi sağlık durumlarını olumsuz etkiliyor ve hatta hayatlarını riske atıyor olabilirler. Bazı doktorlar ise hastaları ile kapsamlı ilgilenmezler. Bu durumda maalesef suç hastada değil doktordadır.

Aşının koruduğu hastalıklar:

Aşılarınızı düzenli olarak gereken zamanlarda yaptırmanız çok önemlidir. Çünkü bu, kişisel sağlığımız korumak ve diğer insanlara bulaştırma riskini önlemek açısından alınan bir önlemdir. Basit bir aşı ile hayati riski olan hastalıklar bile önlenebilir. Grip, tetanoz, difteri, suçiçeği, boğmaca, hepatit, zona hastalığı ve diğer pek çok hastalık hayati risk taşıdığı halde aşılar yardımı ile önlenebilen hastalıklar arasında yer almaktadır. Yapılan araştırmaların hız kazanması için araştırma hastanelerine ve laboratuvarlarına yardımda bulunmak için bağış yapılabilir. Sağlık araştırmaları fazla sermaye gerektiren işler olsa da sonrasında çok fazla insanın iyileşmesine ve hastalıkların ölmemesine yarayan aşı ve gerekli bilgilere ulaşılmasına yardımcı olan işlerdir.

Artık sadece aşılanma ile değil çeşitli sinir / beyin tedavileri ile de çoğu hastalığın önüne geçilebilmektedir. Artık tıp fakültelerine gidildiğinde, bu şekilde sinir / beyin tedavisi ile iyileştirme konusunda bilgili çok sayıda profesör ve uzman bulunmaktadır. Toplumun genel olarak sağlıklı olması için en önemli önceliklerden biri hastalıkların önlenmesidir. Her zaman için, bir hastalığı ona yakalanmadan önce önlemek, hastalığa yakalandıktan sonra onu tedavi etmekten daha iyidir. Aşılanan kişi sadece kendini hastalıklı virüslerden korumuş olmaz. Aynı zamanda o kişi hastalığı yaymayacağı için kitlesel anlamda da önlem alınmış olur. Bu durumda aşı, bulaşıcı unsur olmaktan da korur.

Aşılar hastalıkları nasıl önler?

Aşılar, bulaşıcı hastalıkları önler ve hayat kurtarır. Suçiçeği, çocuk felci, difteri, tetanoz, kızamık gibi bir zamanlar çok sık görülen ve engellenemeyen birçok hastalığın kontrol edilmesini sağlamıştır. Aşılar genellikle hastalıklara sebep olan mikrop ve virüsleri veya bunların bazı parçalarını içerirler, ancak aşıların içinde bulunan bu antijenler öldürülmüş veya çok zayıflatılmış şekildedirler. Kas veya yağ dokusuna enjekte edilirler ve burada hastalık semptomlarını ortaya çıkarmadan sadece bağışıklık sisteminin savunma mekanizmasını harekete geçirerek hastalığa karşı vücudun antikor üretmesini ve vücudun hastalığı tanımasını sağlar. Eğer ileride hastalıkla tekrar karşılaşılırsa, vücut aşı sayesinde üretilmiş antikorlar ile tekrar savunma mekanizmasını harekete geçirir. Sonuç olarak, aşılanma ile insanlar hasta olmadan önce hastalığa karşı bağışıklık kazanırlar. Bu yüzden aşılanma sadece yaşlılar ve çocuklar için değil herkes için çok önemlidir.

Devamını Oku

Gastrite İyi Gelen Bitkiler: Gastrit için Bitkisel Çözüm

Bitkisel Çözümler kategorisine 9 Mayıs, 2015 tarihinde eklendi, 631 defa okundu

Gastrite İyi Gelen Bitkiler: Gastrit için Bitkisel Çözüm

gastrite iyi gelen bitkiler

gastrite iyi gelen bitkiler

Gastrit bir çeşit sindirim rahatsızlığıdır. Midede oluşan gastrit hastalığı, yanma hissine neden olabilir. Gastrit; mide bulantısı, karın ağrısı, şişkinlik, asit reflü gibi belirtiler gösterebilir. Gece uyurken de kişi sık sık yanma hissi nedeniyle uyanabilir. Bu rahatsız edici sağlık durumu ciddi bir rahatsızlık haline gelebilir. Kronik hale geldiğinde günlük yaşamı etkiler.Peki gastrite iyi gelen yiyecekler, bitkiler ve doğal çözümler nelerdir? Şimdi öncelikle gastrit nedenleri ve tedavisi hakkında kısa bilgiler verelim, daha sonra da gastrite ne iyi gelir bunu sizlerle paylaşalım.

Gastrit nedir?

Gastrit mide iç astarında oluşan bir çeşit iltihap durumudur. Mide ağrısının tahriş olma derecesine göre ağrı da şiddet değiştirebilir. Mide iç astarında bakteriyel bir saldırı ya da ülser gibi nedenler de gastrite neden olabilir. Bazı durumlarda hastalık ilerler ise mide kanserine bile neden olabilir.

Gastrit belirtileri nelerdir?

Gastrit ve sorunlu midenin en yaygın belirtileri şunlardır:

– Mide bulantısı
– Kusma
– Sürekli hıçkırık
– Karın ağrısı ve şişkinlik

Gastrit için bitkisel çözümler

1. Su tüketiminin artırılması:

Her gün en az 8 bardak su tüketilmesi önerilir. Su tüketiminin artırılması mide sorunlarından kurtulmaya destek olabilir. Gastrit belirtilerini ve en önemlisi yanma hissini hafifletir. Bol su tüketilmesi mide asit konsantrasyonunu azaltmaya yardımcı olur. Ayrıca mide iç astarının pH değerini korumasını sağlar. Ancak yemek sırasında su içilmemelidir. Çünkü bu, sindirim salgılarını sulandırır ve sindirimi kolaylaştırır. Ayrıca, karbonatlı içecekler ve gazlı içecekler asidin artmasına neden olabileceği için içilmemelidir. Kafeinli içeceklerden de uzak durulması önerilir.

2. Hindistan cevizi suyu:

Yumuşak ve tatlı bir tadı olan yeşil Hindistan cevizi suyu gastrite iyi gelen içecekler arasında en etkililerinden olup gastrit olan kişilere özellikle tavsiye edilir. Vücut ve mide sağlığı için yararlı vitamin ve mineraller içerir. Bu nedenle günde 3 ya da 4 kez Hindistan cevizi suyu tüketilebilir.

3. Zencefil:

Zencefil de gastrit sorununda kullanılan ve gastrite iyi gelen en etkili yiyecekler arasındadır. Bir tutam zencefil tozu ve biraz su ya da siyah çay karıştırılarak hamur haline getirilir. Elde edilen hamur mide yanmasını hafifletmek için her gün düzenli olarak tüketilir. Özofagus tahrişini engellerken aynı zamanda mide iç astarında bulunan bakterileri azaltan anti bakteriyel ve anti enflamatuar özellikler içerir. Mide sorunlarına neden olan bakterileri öldürür.
– En iyi sonucu elde etmek için her gün biraz zencefil çiğnenebilir.
– Ayrıca süt ve zencefil 1/5 oranında karıştırılır ve kaynatılarak tüketilebilir.

4. Rezene tohumu:

Rezene tohumları da mideyi yatıştırmada son derece etkilidir. Gastrit sorunlarında bitkisel çözüm olarak son derece etkilidir ve yaygın olarak kullanılır. Biraz rezene tohumu kızartıldıktan sonra çiğnenebilir.
– Ayrıca, bir çay kaşığı rezene tohumu bir bardak su ile karıştırılarak tüketilebilir. Birkaç dakika suda haşlanan rezene tohumları soğuduktan sonra içilebilir. İçmeden önce içine yarım çay kaşığı bal da eklenebilir.

5. Papaya:

Papaya, sindirim tetikleyici özellikler içerir. Aynı zamanda mide iç astarındaki mukus astarın yenilenmesine yardımcı olan beta karotenler içerir. Ayrıca gıdaların kolay sindirilmesine yardımcı olan papain adı verilen bir enzim de içerir. Papaya meyve olarak ya da kaynatılarak tüketilebilir.

6. Ananas:

Papaya gibi ananas da mide astarının tahriş olmasını engeller. Besinlerin düzgün sindirilmesine yardımcı olurken aynı zamanda sindirimi kolaylaştıran enzimler içerir. Gastritten şikayetçi insanların alkali besinler tüketmesi gerekir. Ananas da alkali bir besindir. Ananas beslenme düzenine mutlaka dahil edilmelidir. Ancak olgunlaşmış ananas tüketilmelidir. Ham ananas belirtilerin daha da kötüleşmesine neden olabilir.

7. Enginar:

Gastrit durumunda tekrarlayan nöbetleri engellemek için enginar tüketilmesi tavsiye edilir. Protein bazlı beslenme düzeninde özellikle lifli besinlere yer verilmelidir. Bu nedenle bol bol enginar tüketilebilir. Enginar hem protein açısından zengindir hem de lifli bir sebzedir. Aynı zamanda mide astarının pH değerini korur.

8. Patates suyu:

Patates suyu gastrit için yaygın olarak kullanılan çözümlerden biridir. Patates suyu sindirimi düzenlerken aynı zamanda gastrit belirtilerini hafifletmeye yardımcı olur. Haşlanmış patates değil çiğ patates suyu tüketilmelidir. Patates soyulur ve rendelendikten sonra suyu sıkılır. Bu su düzenli olarak içilir. Sıcak su ile karıştırılarak içilebilir. Aynı zamanda kabızlığı azaltır ve karaciğeri temizler.

9. Meyan kökü:

Meyan kökü, özellikle bitki kökü, mide iç astarını korur ve ülser ya da gastrit gibi hastalıkları azaltır. Bir çay kaşığı meyan kökü tozu bir bardak sıcak su ile karıştırılır. Yaklaşık on beş dakika kadar bekletildikten sonra süzülür ve içilir.

10. Hatmi bitkisi:

Hatmi de mide sorunlarında sık sık kullanılan çözümlerden biridir. Sindirimi kolaylaştırırken aynı zamanda mide iç astarını koruyucu özellikler içerir. Kaygan bir yapıya sahip olduğu için besinlerin sindirim sistemi içerisinde daha kolay hareket etmesini sağlar. Mide ekşimesi ve yanması için de kullanılabilir.

11. Altın mühür bitkisi:

Gastrit için bitkisel çözümlerden biri de altın mühür bitkisidir. Sindirim mukozası iltihabı arkasındaki neden büyük olasılıkla bakteriyel parazitlerdir. Bazı durumlarda mantar enfeksiyonu da etkili olabilir. Altın mühür bitkisi gastritin yanı sıra ülser, kolit ve karaciğer iltihabını azaltır.

12. Nane:

Mide asidinden kaynaklanan mide sorunlarında nane oldukça etkilidir. İçerisindeki mentol ile mide bulantısı, hazımsızlık ve asit reflü belirtilerini azaltabilir. Nane yaprağı gün içerisinde çiğnenebilir. Ya da nane çayı tüketilebilir.

13. Biber tozu:

Baharatlı yiyeceklerin tüketilmemesi tavsiye edilir. Ancak biber tozu mide yanmasını hafifletmeye yardımcı olabilir.

14. Haşlanmış kabak:

Kabak mide yanmasını hafifletirken aynı zamanda, gastrit belirtilerini azaltılmaya yardımcı olur. Ayrıca şişkinlik ve asit reflü belirtileri için de haşlanmış kabak tüketilebilir.

15. Fesleğen:

Fesleğen yaprakları gün içerisinde çiğnenebilir. Büyük oranda asit reflü belirtilerini rahatlatır. Ayrıca, yeşil veya kurutulmuş fesleğen yaprakları ezilerek su ile birlikte tüketilebilir. Gastrit için en etkili çözümlerden biridir.

16. Ayran:

Gastrit belirtilerini hafifletmek için ayran da etkili bir çözümdür. Şeytantersi, zerdeçal ve ayran karıştırılarak tüketilebilir. Ayrıca, bir bardak ayrana bir tutam karabiber eklenerek de tüketilebilir.

17. Papatya çayı:

Yatıştırıcı ve sakinleştirici özellikleri ile papatya çayı etkili anti inflamatuar özelliklere sahiptir. Bu nedenle enfeksiyon ya da alerji nedeniyle tetiklenen gastrit durumlarında özellikle papatya çayı kullanılabilir. Papatya çayı sıcak şekilde tüketilebilir.

18. Biberiye:

Biberiye analjezik, anti inflamatuar, anti virüs ve anti septik özellikleri ile gastrit tedavisinde son derece etkilidir. Biberiye bitki çayı ya da kapsül şeklinde tüketilebilir.

19. Kimyon:

Mide mukozası iltihabı ve diğer gastrit belirtilerini rahatlatmak için kimyon etkili çözümlerden biridir. Her ne kadar bilimsel olarak kanıtlanmamış olsa da etkili bir çözüm olarak kullanılmaktadır. Her öğünde su ile karıştırılarak tüketilebilir.

20. Zerdeçal:

Zerdeçal curcumin isimli bir enzim içerir. Bu enzim mide mukozasını yatıştırır ve gastro-intestinal sistemde tahrişleri azaltır. Etkili anti inflamatuar, anti mantar ve anti bakteriyel özelliklere sahiptir. Zerdeçal, bir çorba kaşığı muz ve yoğurt karıştırılarak her gün tüketilebilir.

Devamını Oku

Geğirmeye Ne İyi Gelir: Geğirmeyi Önlemek için Ne Yapılmalı?

Bitki Çayları kategorisine 1 Mayıs, 2015 tarihinde eklendi, 3.167 defa okundu

Geğirmeye Ne İyi Gelir: Geğirmeyi Önlemek için Ne Yapılmalı?

geğirmeye iyi gelen şeyler

geğirmeye iyi gelen şeyler

Geğirme hava yutulması ile oluşan bir gaz çıkarma yöntemidir. Ancak sürekli hale geldiğinde rahatsız edici olabilir. Peki geğirmeye iyi gelen bitkiler, bitkisel çaylar veya yiyecekler içecekler var mıdır? Varsa nelerdir? Geğirme sorunu elbette bazı bitkisel çözümler ile atlatılabilir. İşte size geğirmeyi kesici etkisi olan doğal yöntemlerimiz.

Geğirmeyi önleyen bitkisel çözümler

1. Zencefil:

Zencefil geğirmeyi engellemek için kullanılan en etkili çözümlerden biridir. Midenin rahatlamasını sağlar. Ayrıca sindirim koşullarını iyileştirmeye yardımcı olur. Yemeklerden önce bir adet taze zencefil kökü çiğnenebilir. Zencefil çayı da bal ile karıştırılarak tüketilebilir.

2. Limon suyu:

Bir bardak su içine biraz karbonat ve limon suyu eklenir, iyice karıştırılır. Bu karışım gazın giderilmesine yardımcı olurken geğirmeyi de engeller. Aynı zamanda sindirimi kolaylaştırır.

3. Papaya:

Papaya besleyici bir meyvedir. Ayrıca gaz oluşmasını da engeller. Meyve şeklinde bol bol tüketilebilir. Papaya içerisindeki papain maddesi mide sorunlarının hafiflemesine yardımcı olur. Sindirimi geliştirir.

4. Yoğurt:

Bir kâse yoğurt gün içildiğinde tüketildiğinde gaz oluşumu en aza indirgenir. Yoğurt içerisinde bulunan canlı bakteriler sindirim sisteminde zararlı bakterilerin ölmesine yardımcı olur. Aynı zamanda tüm mide ve bağırsak sorunlarının tedavisinde önerilir.

5. Kimyon:

Kimyon da sindirim sorunlarını gidermek için kullanılan etkili bir bitkisel çözümdür. Kimyon yemeklere ve salatalara eklenerek tüketilebilir.

6. Rezene, anason ve kereviz tohumu:

Bu bitkiler de sindirim sorunlarını hafifletmede oldukça etkilidir. Geğirmeyi de azaltır. Her gün rezene, anason ya da kereviz tohumu çiğnenebilir.

7. Papatya çayı:

Geleneksel tedavilerden biri de papatya çayıdır. Papatya çayı mide ağrıları ve geğirmeyi rahatlatmak için kullanılabilir. Yatmadan önce papatya çayı tüketilmesi önerilir.

8. Kakule çayı:

Sindirimi geliştirmeye yardımcı olan bir başka çözüm de kakule çayıdır. Gaz üretimini yatıştırmak için günde 1 bardak kakule çayı tüketilebilir. 1 bardak suya 1 çay kaşığı kakule eklenir ve yaklaşık 10 dakika kadar kaynatılır. Bu karışım gaz oluşumunu engellemek için yemeklerden önce tüketilebilir.

9. Nane:

Nane geğirmeyi engelleyen en etkili çözümler arasındadır. Birkaç nane yaprağı 1 bardak kaynar su içerisine eklenir. Demlenmesi için 5 dakika kadar beklendikten sonra tüketilir. Yatmadan önce tüketilmesi önerilir.

10. Sarımsak:

Sarımsak bir bardak su ile birlikte tüketilebilir. Boş mideye alındığı takdirde daha etkili olacaktır.

11. Şeytantersi bitkisi:

Bir tutam şeytantersi bitkisi bir bardak sıcak suya eklenir ve yemeklerden önce içilir. Mide tıkanıklıklarının rahatlatmasına yardımcı olurken aynı zamanda geğirme krizlerini de engeller.

12. Çemen:

2 ya da 3 saat çemen yapraklarını suda ıslatılır. Aç karna tüketilmesi tavsiye edilir. Oldukça etkili bir çözümdür.

13. Soya yağı:

Bir damla soya yağı, 1 tatlı kaşığı bal ile karıştırılarak tüketilir. Yemekten sonra tüketilmelidir.

14. Karanfil:

Taze karanfil yaprakları da aşırı geğirme sorunlarında rahatlatıcı olarak kullanılabilir. Yemeklerden sonra çiğnenmesi önerilir.

Geğirmeyi önlemek için neler yapılabilir?

– Soda, alkolsüz içecekler, bira ve köpüklü şarap gibi karbonatlı içecekler tüketilmemelidir. Bu içecekler, midede gaz oluşmasına neden olabilir.
– Sakız ve şekerlemeler de hava yutulmasına neden olabilir.
– Fırınlanan besinler, omlet, çırpılmış krema gibi bazı gıdalar da geğirme krizlerini artırabilir. Bu nedenle tüketilmesi önerilmez.
– İçecekler pipet ile içilmemelidir. Pipet daha fazla hava yutulmasına neden olabilir.
– Yemekler yavaş yavaş yenmeli ve hava yutulmadan çiğnemeye dikkat edilmelidir.
– Yemek yedikten hemen sonra yatılmamalıdır. Bu da gaz birikmesine neden olabilir.
– Sigara içilmemelidir. Sigara içilirken bol bol hava yutulur ve bu da gaz oluşumunu tetikler.
– Dar giysilerden kaçınmak gerekir. Özellikle karın bölgesine baskı yapan elbiseler giyilmemelidir.

Devamını Oku

Öksürüğe ne iyi gelir? Öksürük için Bitkisel Çözüm

Akciğer ve Solunum Yolları Hastalıkları kategorisine 25 Şubat, 2015 tarihinde eklendi, 427 defa okundu

Öksürüğe ne iyi gelir? Öksürük için Bitkisel Çözüm

Öksürük için soğanlı bal karışımı

Öksürük için soğanlı bal karışımı

Öksürük, özellikle soğuk algınlığı gibi viral enfeksiyonlar ile ortaya çıkar. Akciğerlerde hava kanallarında oluşan sıkışıklık öksürük refleksine neden olur. Öksürük ile birlikte balgam da oluşabilir. Öksürüğe iyi gelen ilaçlar ya antibiyotik cinsinden mikrop kırıcı ilaçlardır veya ölsürüğe neden olan tahriş veya alerjiye karşı vücudun reaksiyonunu azaltmak için kullanılan şurup tarzı ilaçlardır. En basit öksürük şikayetlerinde bile ilaç kullanılmasını uzmanlar kesinlikle önermiyorlar.Bunun yerine doğal reçeteler ve öksürüğe iyi gelen bitkiler yardımıyla yapılacak bitkisel çözüm kürlerinin kullanılmasını öneriyorlar. İlaç tedavilerinin yanı sıra uygulanacak bitkisel yöntemler yoluyla öksürük şikayetlerini geçirmeniz pekala mümkündür. Peki öksürüğe iyi gelen bitkiler nelerdir?

Öksürük için bitkisel çözümler

1. Tuzlu su

Tuzlu su kuru öksürük için kullanılan en basit çözümlerden biridir.
– Sofra tuzundan bir kaşık alınır ve bir bardak suya eklenerek karıştırılır. Su ılık olmalıdır.
– Bu su ile özellikle yatmadan önce gargara yapmak için kullanılır. Öksürüğü azaltmada oldukça faydalıdır. Boğazda bulunan bakterileri de temizler.

2. Öksürük İçin Soğan

Soğan da öksürük için en sık kullanılan bitkisel ilaçlardan biridir.
– Bir adet soğan ezilerek lapa haline getirilir. İçerisine şeker de eklenir.
– Şekerli soğan püresi şurup gibi günde iki ya da üç keza alınır. Soğan tek başına kullanılabildiği gibi öksürük için soğanlı bal karışımı da bitkisel çözüm amacıyla kullanılabilmektedir.

3. Zerdeçal tozu

Zerdeçal tozu öksürük durumlarında antibiyotik etki gösterir.
– Zerdeçal tozu biraz sıcak süte eklenerek karıştırılır. Öksürüğü azaltmaya yardımcı olacaktır.
– Ayrıca balgamın dışarı atılmasına yardımcı olur.

4. Karabiber

Düzenli olarak yemeklerde karabiber kullanılabilir.
– Bir bardak kaynar suya biraz karabiber tozu eklenir.
– İyice karıştırıldıktan sonra içerisine bir kaşık da bal eklenir ve tüketilir.

5. Zencefil

Zencefil, öksürüğü yatıştırır ve tahrişi azaltmaya yardımcı olur. Ayrıca antibiyotik etkisi gösterir.
– Zencefil suyu içilebilir. Biraz zencefil de çiğnenebilir.
– Bir bardak suya biraz zencefil ve karabiber eklenir. Karışım kaynatılır ve içerisine biraz bal eklenerek şurup şeklinde alınabilir.

6. Limon çayı

Limonlu çayı öksürükten kurtulmak için en etkili çözümlerden biridir. Zencefil ile birlikte limon da çay şeklinde tüketilebilir.

7. Buhar uygulaması

Buhar uygulaması hava yollarının açılmasını sağlar ve öksürüğü hafifletir. Aynı zamanda burun tıkanıklığını hafifletir.
– Su kaynatılır ve sudan çıkan buhar teneffüs edilir. Başın arkasına tencereyi de kapsayacak şekilde bir havlu konabilir.
– Sıcak sudan çıkan buhar solunumu rahatlatacaktır.

8. Üzüm

Üzüm ya da kuru üzüm öksürük tedavisinde kullanılan yöntemlerden biridir. Üzüm suyu enfeksiyonu azaltan antioksidanlar içerir.
– Balgam söktürücü olarak davranır. Tıkanmış olan akciğerleri temizler.
– Astımdan kaynaklanan öksürük için etkilidir.

9. Sarımsak

Sarımsak etkili bir antimikrobiyaldir. Aynı zamanda doğal bir balgam söktürücüdür. Öksürüğün yatıştırılmasını sağlar.
– Soyulmuş sarımsak çiğnenebilir. Yemekler içerisine de eklenebilir. Tahrişi azaltmaya yardımcı olur.

10. Tarçın

Öksürük için kullanılan baharatlardan biri de tarçındır. Tarçın hava kanallarındaki tıkanıklığı azaltmaya yardımcı olur.
– Bal ve limon suyu ile karıştırılır. İçerisine biraz da tarçın eklenir. Bu karışım boğazdaki kaşıntıyı azaltırken aynı zamanda enfeksiyon ile savaşmaya yardımcı olur.

11. Hindistan cevizi sütü

Hindistan cevizi sütü birçok enfeksiyon tedavisinde kullanılan bir çözümdür. Öksürüğü hafifletmeye yardımcı olur.
– Hindistan cevizi sütü tozur suyun içerisinde karıştırılır. Karışımı biraz da haşhaş tohumu eklenir.
– Karışıma biraz da bal eklenerek yatmadan önce tüketilir.

12. Karanfil yağı

Karanfil yağı tahrişi azaltır ve balgamı temizlemeye yardımcı olur.
– Karanfil çiğnemek hava yollarındaki tahrişi azaltmaya yardımcı olur.
– Karanfil yağı ve bal ile badem yağı karıştırılır. Bu karışım tükürük salgısı azaltmaya yardımcı olur.

13. Tembul yaprakları

Tembul yaprakları kaşıntı, tahriş, balgam gibi sorunlarda oldukça etkilidir. Aynı zamanda antibakteriyel özellikleri bulunmaktadır.
– Tembul yaprakları suyu sıkılır. İçerisine bir tutam tuz eklenir. Günde iki kez alındığında balgamın çözülmesine yardımcı olur.
– Tembul yaprakları karanfil gibi çiğnenebilir. Enfeksiyonu azaltmaya yardımcı olur ve öksürüğü hafifletir.

Öksürüğe öksürüğe turp ve bal

Turp öksürük kesen bitkilerden biri olarak bilinir. Bal ise öksürüğe neden olan boğaz yollarındaki tahrişleri tedavi eder ve iyileştirir. Öksürüğe karşı birkaç dilim turpu sıcak suda 20 dk kadar beklettikten sonra bu suyun içerisine bir yemek kaşığı bal ilave edin ve suyu bir güzel karıştırdıktan sonra sabah ve akşam aç karnına günde 2 kez için.

Devamını Oku

Sinüzite Ne İyi Gelir: Sinüzit İçin Bitkisel Çözüm Yolları

Ahmet Maranki kategorisine 21 Şubat, 2015 tarihinde eklendi, 9.043 defa okundu

Sinüzite Ne İyi Gelir: Sinüzit İçin Bitkisel Çözüm Yolları

sinüzite ne iyi gelir

sinüzite ne iyi gelir

Sinüzit sinüslerde iltihap ya da şişliklerin oluşmasına neden olabilir. Yüz, özellikle alın ve burun kemikleri arkasında bulunan sinüsler hava ile dolu bölgelerdir. Soğuk algınlığı ya da alerji nedeniyle sinüsler kapanır ve içi mukus dolar. Genellikle sinüzit 8 hafta ila 12 hafta sürmektedir. Ancak daha kısa süren akut sinüzit durumları da olabilir. Sinüziti daha kısa sürede iyileştirmek için antibiyotik ilaç tedavileri, veya sinüslerde biriken iltihaplı akıntının boşaltılması gibi medikal yöntemlerin yanı sıra sinüzit için iyi gelen bitkiler ile bitkisel çözümler, doğal tedavi yolları da eski zamanlardan beri kullanılmaktadır. Hatta bunlardan bazıları sinüzite kesin çözüm de olabilir.

Sinüzitin nedenleri nelerdir?

• Parasnasal sinüslerde bakteri, virüs ya da mantar enfeksiyonu.
• Alerjik rinit ya da diğer alerjik reaksiyonlar
• Sinüs tıkanıklığı nedeniyle nazal polip
• Vücudun otoimmün reaksiyonu
• İlaçlar, bağışıklık sisteminin bastırılması
• Sigara
• Hava kirliliği

Çocuklarda sinüzitin oluşmasına katkıda bulunan faktörler alerji, emzikler, biberonlar ya da duman gibi etkenlerdir.

Akut sinüzit (sinüs enfeksiyonu) belirtileri nelerdir?

Akut sinüzitin pek çok belirtisi olabilir. Bu belirtilerden bazıları şunlardır:
• Burundan nefes alırken zorluk yaşama
• Yüz ağrısı
• Nazal akıntı
• Burun tıkanıklığı
• Öksürük

Bazı insanlarda da aşağıdaki belirtiler görülmektedir.
• Yorgunluk
• Ağız kokusu
• Ateş
• Diş ağrısı

Kronik sinüzit belirtileri nelerdir
• Yüzün bir kısmının şişmesi
• Burun boşluğunda irin birikimi
• Burundan nefes almada zorluk
• Baş ağrısı
• Yorgunluk
• Postnazal renksiz burun akıntısı
• Yanak içinde şiddetli ağrı

Doğal sinüzit tedavisi için bitkisel çözümler de uygulanabilir.

1. Kuru soğan

Kuru soğan sinüs enfeksiyonu tedavisinde çok etkili bir çözümdür. Soğan anti-mantar etkisi gösterir ve hatta inatçı parazit ve mantar oluşumlarının tedavisinde de oldukça etkilidir. İçerisindeki kükürt bileşiklerinin yanı sıra anti-bakteriyel etkiye de sahiptir. Küçük bir miktar çiğ soğan yenilebilir.
• Tüm yapılması gereken birkaç çiğ ve taze küçük soğan tüketmektedir. Ardından bir bardak sıcak su içilmesi tavsiye edilir.
• Bu işlem günde 2 ya da 3 kez tekrar edilebilir. Sinüslerin hızla açılmasına yardımcı olur.

2. Deniz tuzu ve karbonat

Deniz tuzu ve karbonat anti-mantar ve anti-viral özelliklere sahiptir. Sinüs enfeksiyonunu azaltmada oldukça etkilidir.
• 4 su bardağı su kaynatılır ve oda sıcaklığına gelene kadar soğumaya bırakılır.
• İçerisine deniz tuzu, 5 damla kekik özü, 3 damla okaliptüs yağı, 1 tatlı kaşığı karbonat eklenir. Ardından 3 damla çay ağacı da eklenerek karıştırılır.
• Deniz tuzu ve karbonat birleştiğinde burun akıntısını azaltırken aynı zamanda var olan balgamın da çözülmesini sağlar.
• Burun ve sinüs astarlarını açmak için günde birkaç kez uygulanabilir. Buruna damla şeklinde de uygulanabilir.
• Düzenli kullanıldığında ikinci ya da üçüncü gün sinüs enfeksiyonundan kaynaklanan şişlikleri azaltacaktır.

3. Kırmızı soğan

Kırmızı soğan da anti fungal ve anti bakteriyel özelliklere sahiptir. Kükürt bileşikleri ile sinüs enfeksiyonu yaşayan kişilerde burun içinde oluşan daralmayı hafifletir. Ayrıca mukus birikmesini engeller.
• Soğandan biraz kesilir. İç kısmı teneffüs edilir. Bu işlem günde birkaç kez tekrarlanır.
• Soğan küçük parçalar halinde doğranır ve bir tencere suyun içine atılır.
• Yaklaşık 5 ya da 10 dakika kaynar suda bekletilir.
• Sinüs enfeksiyonunu hafifletmek için sıcakken bu su tüketilir.
• Ayrıca doğranmış soğan bir kase suya koyularak teneffüs edilebilir.

4. Turp

Turp da sinüs enfeksiyonunu tedavi etmek için etkili çözümlerden biridir. Burun ve boğaz içerisinde oluşan mukusu dağıtmaya yardımcı olur.
• Taze turp rendelenir. Gün içinde bir miktar tüketilebilir.
• Ağız içinde birkaç dakika bekletilmelidir. Böylece turp sinüslerin açılmasını sağlar ve mukusun salgılanmasını azaltır. Sinüs enfeksiyonundan kurtulmak için bu işlem 3 ya da 4 gün boyunca, günde en az iki kez tekrar edilmelidir.

5. Elma sirkesi

Elma sirkesi de sinüs enfeksiyonunu büyük ölçüde azaltılmaktadır. Oldukça etkili bir çözümdür. Sinüs enfeksiyonunun neden olduğu tahrişi de yatıştırır. Elma sirkesi düzenli kullanıldığında burun ve boğazı etkileyen sinüs enfeksiyonunu tamamen yok eder.
• Günde sadece bir çay kaşığı elma sirkesi alınması olası tahrişi azaltmaya yardımcı olur. Günde 3 kez tüketilmesi önerilir.
• 5 ya da 6 çay kaşığı elma sirkesi 1 bardak su içinde karıştırılır. Ardından bu su kaynatılır ve sıcak buhar teneffüs edilir.
• Olumlu sonuçlar almak için işlem günde 3 ya da 4 kez tekrarlanmalıdır.

6. Üzüm çekirdeği ekstresi

Kronik sinüs enfeksiyonu için en etkili çözümlerden biri üzüm çekirdeği ekstresidir. Tahrişi büyük ölçüde azaltmada faydalı olmaktadır.
• Üzüm çekirdeği ekstresi sinüs enfeksiyonları tedavisinde mükemmel anti fungal ve anti bakteriyel özellikler gösterir.

7. Kekik yağı

Saf kekik yağı bakteriyel sinüs enfeksiyonları tedavisinde etkili bir çözümdür. Anti bakteriyel özellikleri vardır ve bakterilerin neden olduğu sinüs enfeksiyonunun tamamen iyileştirilmesine yardımcı olur.
• 10 ya da 15 damla saf kekik yağı bir bardak suya eklenir. İyice karıştırılır ve bu karışım günde bir ya da iki kez kullanılır. 5 gün düzenli olarak kullanılması tavsiye edilir.

8. Burun egzersizi

Burnu geliştirmek ve sinüs enfeksiyonunu önlemek için sinüslerde kan akışını geliştirmek gerekir. Bazı hafif egzersizler sinüs enfeksiyonu azaltmaya yardımcı olacaktır.
• Buruna hafifçe parmaklar yardımıyla yaklaşık 15 saniye baskı uygulanır.
• Burnun diğer tarafında aynı işlemi yinelenir.
• Bu egzersiz sinüsler ve burunda kan akışını geliştirmeye yardımcı olur ve böylece sinüs enfeksiyonu önlenebilir.

9. Sıvı alımını artırmak

• Özellikle sıvı tüketimi sinüzit tedavisi için oldukça önemlidir. Burun ve boğaz kanalları ile birlikte sinüslerin de nemli kalmasını sağlar. Oluşan mukusun çözülmesine yardımcı olur.
• Balgam üretimini azaltır. Günde 8 ila 10 bardak su içilmesi önerilmektedir.
• Kafeinli içecekler tüketilmemelidir. Çünkü bu tür içecekler sıvı kaybının artmasına neden olmaktadır. Aynı zamanda enfeksiyon oluşumunu kolaylaştırır.

10. Buhar uygulaması

Sinüs enfeksiyonundan kolayca kurtulmak için buhar uygulaması da yapılabilir.
• Geniş bir kapta su kaynatılır ve bu suyun buharı teneffüs edilir. Buhar uygulaması sırasından başın arkasına kaseyi de kapsayacak şekilde bir havlu konulabilir.
• Burun tıkanıklığını rahatlatmak için ve mukus birikimini hafifletmek için suya birkaç damla okaliptüs yağı da eklenebilir.

11. Acı biber

• Günlük beslenme düzenine biraz acı biber eklenebilir. Bu sinüs enfeksiyonu belirtilerini azaltmaya yardımcı olur.

12. sinüzit doğal tedavisi papatya çayı

Sinüs enfeksiyonu ile mücadele için etkili bir tedavi yöntemi olan ve içerdiği bağışıklık güçlendirici kimyasallar nedeniyle papatya çayı kullanılmaktadır. Papatya çayının sinüzite olan faydalarını güçlendirmek için acı biber ve sarımsak gibi bitkisel sinüzit tedavisi sağlayan bitkisel şifa ürünleri de ilave edilebilir.
• Su dolu bir kabın içine biraz acı biber ile birlikte taze ezilmiş sarımsak eklenir.
• Su buharlaşmaya başladığında ocaktan alınır.
• Kasedeki karışım iyice karıştırılır ve çay şeklinde tüketilebilir. Bu çay sinüs enfeksiyonunu azaltmaya yardımcı olmaktadır.

13. Sarımsak

Sarımsak anti-mantar ve anti bakteriyel özellikler içerir. Bu özellikleri ile sinüzit için harika bir doğal iyileştirici olarak bilinir.
• 3 ya da 4 diş çiğ sarımsak günlük olarak tüketilebilir.

14. Bitkisel çaylar

• Bir bardak su içine adaçayı, nane ve rezene eklenir.
• Kaynatıldıktan sonra soğuması beklenir ve çay şeklinde tüketilir. Bu çay sinüslerdeki mukusun dağılmasına yardımcı olur.

15. Sinüzite acı kavun tedavisi

Acı kavun sinüzite neden olan iltihabı kurutucu etkiye sahiptir. Ancak İbrahim Saraçoğlu, Ender Saraç, Ahmet Maranki, Suna Dumankaya gibi bitkisel şifacılar acı kavunun zararları hakkında vatandaşı uyarmaktadırlar.

15. çörekotu yağı ile sinüzite çare

Sinüzit çörek otu tedavisi özellikle çörekotu yağının buruna damlatılması suretiyle yapılmaktadır. Çörekotu yağı burunda bir miktar yanmaya neden olabilir. Ancak çörekotu yağının mikrop kırıcı etkisi nedeniyle kısa sürede sinüzite neden olan iltihap kurumaktadır.

Devamını Oku

Romatoid Artritin Bitkisel Tedavisi: Artrite Ne İyi Gelir?

Ahmet Maranki kategorisine 19 Şubat, 2015 tarihinde eklendi, 1.476 defa okundu

Romatoid Artritin Bitkisel Tedavisi: Artrite Ne İyi Gelir?

artrit bitkisel tedavi

artrit bitkisel tedavi

Artrit; özellikle el ve ayak bileklerinde oluşan ağrı, sertlik ve şişlikler olarak bilinir. Günlük yaşam aktiviteleri nedeniyle ağrı şiddetlenebilir ya da hareke etmede zorluklar yaşanabilir. Artrit genellikle birden fazla eklemi etkiler. Pek çok farklı neden artrit oluşmasına neden olurken tedavi edilmezse, kemikler ve eklemlerde kalıcı hasara neden olabilir. Artritin osteoartrit ve romatoid artrit olarak iki türü vardır. Eklem iltihabına iyi gelen bitkiler aynı zamanda romatizma, romatoid artrit gibi benzer rahatsızlıklara da bitkisel çözüm sunmaktadır. Bu yazımızda artrit neden olur sorusuna cevap arayacağız ve daha sonra artrit türleri, artrit belirtileri hakkında bilgiler vereceğiz. Daha sonra da artrit bitkisel tedavisi amacıyla kullanılan şifalı bitki yağları, yiyecekler ve içecekler hakkında bilgi paylaşımı yapacağız.

Artrit neden oluşur?

Artritin farklı nedenlerden kaynaklanan farklı formları vardır. Kıkırdakta bir artrit durumu oluşabilir. Sinovyal sıvısı el eklemi boşluklarında yeterli miktarda olmayabilir. Ellerde artrit oluşmasının en önemli nedenleri şunlardır:
• Genetik faktörler
• Fiziksel işlerde tekrarlanan el ve eklem hareketleri
• El ya da kolda herhangi bir yaralanma
• Obezite
• Otoimmün hastalıklar

Ellerde görülen artrit belirtileri artrit türüne göre değişir.

Osteoartrit
• Bu tür artrit durumunda belirtiler yavaş yavaş görünür ve zaman geçtikçe daha da kötüleşir.
• Elleri kullandıktan sonra ya da bir fiziksel aktivite ardından ellerde ağrı.
• Eklemlere basınç uygulandığında hassasiyet oluşması.
• Eklemlerde özellikle sabahları oluşan sertlik.
• Eklemlerde sert topaklar ya da kemik yapılarının görülmesi.
• Eklemlerde şişlik

Romatoid artrit
• Her iki yandan aynı eklemlerde şişlik
• Eklem ağrısı
• Dokunulduğunda hassasiyet
• Ellerde kızarma ya da şişlik
• Dokuda farklılıklar ya da romatoid nodüller, deri altında şişlik
• Yorgunluk
• Kilo kaybı

Artrit için bitkisel çözümler

1. Hint yağı

Hint yağı genel cilt sağlığının yanı sıra sakinleştirici ve iyileştirici özellikler de içerir. Antibakteriyel, antienflamatuar ve analjezik etki gösterir. Ayrıca risinoleik asit olarak adlandırılan en önemli tıbbi maddeleri içerir. Bu nedenle ellerde oluşan artrit için doğal bir tedavi yöntemi olarak kullanılmaktadır.
– Bol miktarda Hint yağı doğrudan ellere uygulanır.
– Uygulama yapılan alanlar yaklaşık beş ya da on dakika hafifçe ovulur. Bu işlemin her gün iki defa yapılması tavsiye edilir.
– Bu işlem aynı zamanda ağrının da azalmasını sağlar.
– Ayrıca, iki çorba kaşığı Hint yağı kaynatılır ve bir bardak taze portakal suyuna eklenir.
– İyice karıştırıldıktan sonra her gün kahvaltıdan önce içilir.
– Birkaç hafta içinde belirtiler hafifleyecektir.

2. Sarımsak

Sarımsak ellerde oluşan artrit tedavisi için kullanılan bir diğer bitkisel çözümdür. Ağrıyı ve artrit nedeniyle oluşan inflamasyonu azaltmaya yardımcı olan anti enflamatuar özellikler içerir. Sarımsak aynı zamanda artrit belirtilerini oluşturan mikroorganizmaların gelişimini yavaşlatan allicin açısından da zengindir.
– 2 ya da 3 diş çiğ sarımsak günlük olarak tüketilebilir. Bu artrit belirtilerini azaltmaya yardımcı olacaktır.
– Ayrıca, bir kaç diş sarımsak ve hardal yağı ısıtılarak ellere ve parmaklara uygulanabilir.
– Etkilenen bölgelerde birkaç dakika tutulur. Olumlu sonuçlar almak için işlem günde birkaç kez tekrarlanabilir.

3. Patates

Patates karbonhidratlar açısından zengin bir kaynaktır ve aynı zamanda artrit tedavisinde de oldukça etkilidir. En iyi anti-enflamatuar ve antioksidanlardan biridir.
– 2 ya da 3 adet patatesin suyu çıkarılır. Biraz da su eklenerek seyreltilir.
– Bu patates suyu, ellerde oluşan artrit belirtilerini hafifletmek için her gün tüketilir.
– Patates dilimleri ile eller ovulabilir.
– Ayrıca patates dilimleri geceden buzdolabına soğuk su içerisinde konulur. Ertesi sabah bu su tüketilebilir. Aç karna içilmesi tavsiye edilir.

4. Bal ve tarçın tozu

Bal ve tarçın en iyi artrit ilaçlarından biridir. Birlikte kullanıldıklarında ellerde oluşan artrit belirtilerini hafifletmeye yardımcı olmaktadır. Bal antiseptik nitelikleri içerirken tarçın antioksidan ve anti mikrobiyal özellikler içerir.
– Bir çorba kaşığı bal, bir çorba kaşığı toz tarçın ile karıştırılır.
– Bu karışımı her gün sabahları tüketilir. Ağrı ve inflamasyonu azaltmada oldukça faydalıdır.
– Her gün sabah aç karna tüketilmesi önerilir.

5. Epsom tuzu

Sülfat ve magnezyum açısından zengin epsom tuzu vücudun kan akışını geliştirmeye yardımcı olur. Eklem ve damarlardaki sertleştirmeyi önlerken aynı zamanda kan pıhtısı oluşumunu önlemeye yardımcı olur.
– Eller epsom tuzu eklenmiş ılık suyla yıkanabilir. Ya da bu suyun içerisinde bekletilebilir. Bu işlem kramp ve ağrıların azalmasını sağlayacaktır.
– İki çorba kaşığı epsom tuzu ve bir avuç kaya tuzu sıcak suya eklenir.
– Ardından suya bir çorba kaşığı rezene ve ardıç yağı da ilave edilir.
– Eller bu suyun içerisinde 15 ya da 20 dakika her gün bekletilir.
– Bu işlem inflamasyon ve şişliklerin hafiflemesini sağlar.

6. Zeytinyağı

Zeytinyağı artrite iyi gelen besinler ve gıdalar arasında önemle üzerinde durulması gereken bir yiyecektir. Artrit tedavisi için en etkili doğal çözümlerden biridir. İltihap kurutucu COX-1 ve COX-2 enzimlerinin üretim sürecini yavaşlatır.
– Zeytinyağı salatalarda ya da yemek pişirirken kullanılabilir. Ağrı ve inflamasyonu (yangıyı) azaltmaya yardımcı olur.
– Eşit miktarda ılık zeytinyağı ve sıcak lavanta yağı iyice karıştırılır. Bu karışım ellere uygulanır ve 10 dakika kadar bekletilir. Uygulama sırasında masaj yapmak daha etkili sonuçlar alınmasını sağlar.
– Bu yağ karışımı düzenli uyguladığında yani günde 2 ya da 3 kez uygulandığında ağrı ve iltihaplanmayı önemli ölçüde azaltmaya yardımcı olur.

7. Sıcak su

Sıcak kompres de artrit nedeniyle parmaklarda oluşan ağrı ve sancının hafifletilmesinde kullanılabilir. Sıcak kompres bölgede kan dolaşımını artırır ve kas ile eklemleri rahatlatır. Ayrıca şişlik ve sertliği azaltmaya da oldukça yardımcıdır.
– Sıcak suya batırılmış bir havlu eller üzerine kompres şekilde uygulanabilir.
– Sıcak kompresler ile en iyi sonucu almak için işlem günde 1 kez düzenli olarak tekrarlanabilir.

8. Elma sirkesi artrite iyi gelirmi?

Elma sirkesi ağrı ve sertliği hafifleten anti-enflamatuar ve alkalize özellikler içerir. Bu nedenle artrit tedavisinde oldukça etkilidir.
– Bir bardak sıcak suya bir çorba kaşığı elma sirkesi ve bir çay kaşığı bal karıştırılır.
– Kırmızı biber ve sıcak elma sirkesi ile bir hamur da yapılabilir. Bu hamur ellere uygulanır.
– Eklemlerdeki sertliği gidermek için 10 dakika kadar ciltte bekletilmelidir.

9. Buz

Soğuk kompresler de işe yarayabilir. Ağrıyı ve olası tahrişi hafifletir.
– Buz paketleri ya da dondurulmuş sebze torbaları ellere kompres şeklinde uygulanabilir.
– Buz torbasını etkilenen alan üzerinde birkaç saniye tutmak yeterli olacaktır.
– İşlem her 10 ya da 15 dakikada bir tekrar edilebilir.

10. Zerdeçal

Zerdeçal mükemmel bir anti enflamatuardır. Bu nedenle artrit tedavisinde de kullanılmaktadır. Ayrıca tüm mikroorganizmaların gelişmesini engelleyen anti bakteriyel ve anti septik özellikleri vardır.
– Her gün bir bardak ılık süte biraz zerdeçal ve bal eklenerek tüketilebilir.
– Bunun yerine zerdeçal tozu sıcak su ile de karıştırılabilir.
– Zerdeçal tozu ve hardal yağı hamur haline getirilerek ellere doğrudan uygulanabilir. Bu parmaklarda oluşan şişlikleri de hafifletecektir.
– Parmaklar üzerinde yarım saat kadar bekletilmesi tavsiye edilir. Ardından eller sıcak suyla yıkanır.

Devamını Oku

Depresyona İyi Gelen Yiyecekler, Bitki Çayları ve Şifalı Bitkiler

Bitkisel Çözümler kategorisine 17 Şubat, 2015 tarihinde eklendi, 197 defa okundu

Depresyona İyi Gelen Yiyecekler, Bitki Çayları ve Şifalı Bitkiler

depresyona sarı kantaron otu

depresyona sarı kantaron otu

Kişi birçok faktör nedeni ile psikolojik çıkmaza girebilir. Bu çıkmazların ruhsal sağlığı etkilemesi depresyon olarak adlandırılmaktadır. Kişinin kendini üzgün, bunalmış hissetmesi ve çaresiz görmesi gibi belirtiler depresyon ile alakalıdır. Bunun dışında hormonal bozukluklara neden olan durumlar da kişinin depresyona girmesine neden olabilir. depresyona yol açan sebepler arasında depresyona yatkın kişilik özelliklerini taşımak, gün ışığından gerektiği gibi faydalanmamak, aşırı kilo sorunu, sınav kaygısı ve yoğun iş stresi gibi etkenler günümüzde bir çok kişinin depresyona girmesine neden olabilmektedir. Günümüzde depresyon tedavisinde kullanılan birçok depresyon ilacı mevcuttur, ancak bu ilaçların vücut dengeleri üzerinde ciddi yan etkileri bulunmaktadır. Bu yüzden depresyona en iyi gelen şey ve en etkili, sağlıklı tedaviler bitkisel olanlardır. Depresyonun tedavisi için uygulanabilecek doğal tedavi yöntemleri şu şekilde sıralanabilir:

1. Elma

Elma içerisinde bulunan düzenleyici bileşenler kişinin vücut dengelerinin korunmasını sağlar. Vücudun sağlığının da korunmasını sağlayan elma, meyve olarak direk tüketilebilir. Bunun yanı sıra kullanılabileceği en ideal şekli; yarım elma rendelenir ve sütün içerisine konur. Elmalar ezilerek süt iyice karıştırılır ve ardından içerisine 1 çay kaşığı bal eklenerek karıştırılmaya devam eder. Bu karışım günde bir kez içilirse depresif belirtilerden kurtulmak mümkündür.

2. Safran

Safran beyindeki serotonin seviyesinin artmasını sağlar, böylece hafif depresyon belirtileri tedavi edilebilir. Bu madde yemeklere lezzet katmak için kullanılan bir baharattır. Günde bir öğünün içerisine bir tutam eklenebilir.

3. Gül yaprakları

25 30 adet taze gül yaprağı bir cezvenin içerisine konur. 12 15 dakika kadar kaynatılır. Soğumaya bırakılır ve ardından içerisine şeker eklenir. Bu karışımın günde iki ya da üç kez içilmesi gerekmektedir. Bu doğal tedavi yöntemi depresif nöbetlerin sıklığını azaltır.

4. Kakule

Kakule hoş kokusu ve yatıştırıcı bileşenleri ile beyin sinirleri yatıştırmaya yaramaktadır. Birkaç kakule yaprağının kaynatılması ile hazırlanan çay işe yarayacaktır. Bu çay hazır satılan ince kakule tohumu tozu ile de yapılabilir. Çay sıcakken yavaş yavaş içilir.
Eğer tadı beğenilmez ise içerisine 1 çay kaşığı bal karıştırılır. Bu çayın tadını içilebilir hale getirecektir.

5. Kahve

Güne ferahlayarak başlamak için sabah bir fincan kahve içmek yeterli olacaktır. Kafeinin yoğun olarak bulunduğu kahve, kişinin yatışmasını ve streslerinden arınmasına yardımcı olur. Günlük olarak 1 ya da 2 bardak kahve tüketilmesi depresyon belirtilerinin yok edilmesine ve kişinin rahatlatmasına yardımcı olur. Ancak fazla tüketildiğinde tam tersine depresif hallerin artmasına da neden olabilir.

Not: Kahvenin şeker seviyesi önemli değildir. Eğer enerji düşüklüğü ve uyku hali mevcutsa az şekerli içilmesi daha etkili olacaktır.

6. Zerdeçal

Mevsimsel değişiklikler nedeniyle kaynaklanan depresyon belirtilerinin engellenmesinde zerdeçal önemli bir rol oynamaktadır. İçerisinde mevcut bulunan curcumin adlı madde, beyindeki serotonin üretimini hızlandırır ve bu şekilde depresyon belirtilerinin azaltılmasını sağlar.

7. Yeşil çay

Gün içerisinde 2 ya da 3 bardak yeşil çay içilmesi depresyon belirtilerini azaltmak için birebirdir. Yeşil çaydaki amino asitler beyin yatıştırıcı özellikler göstermektedir.

8. Zencefil çayı

1 çay kaşığı zencefil tozu sıcak suyun içerisine konularak beş dakika boyunca kaynatılır. Karışımın dayanılabilecek seviyeye kadar soğutmasına izin verir ve içilir. Günde iki kez tüketilmesi gerekmektedir. Bu işlem depresyon için mükemmel bir tedavi yöntemidir.

9. Sarımsak

Depresyon, yorgunluk ve uykusuzluk ile ilgili belirtilerden kurtulmak için yemeklerin içine eklenerek ya da yemeklerle beraber sarımsak tüketilmesi faydalı olacaktır.

10. Dengeli beslenme

Dengeli bir beslenme planının uygulanması neredeyse her hastalığın önlenmesine yardımcı olan bir etkendir. Özellikle folat, B vitamini (özellikle B6 kompleksi) ve C vitamini açısından zengin bir beslenme planı olması gerekmektedir.
– Tüm koyu yapraklı sebzeler folat açısından zengindir.
– Ispanak, kuşkonmaz, ayçiçeği tohumu, yabani havuç (beyaz havuç), narenciye meyveleri ve pancar B6 bakımından zengin gıdalar olarak listenin üst sırasında yer almaktadırlar. Bunun dışında diğer kompleksleri de bulunduran besinler şunlardır: kümes hayvanları, balık, tavuk, yağsız sığır eti, ıspanak, avokado ve muz.
– Vücudun C vitamini ihtiyacını karşılamak için bol bol domates, portakal, taze meyve suyu, kahverengi pirinç, yeşil sebzeler ve Hint bektaşi üzümü tüketilmesi gerekmektedir.
– Magnezyum içeren gıdalar, intihar eğilimleri ile başa çıkmak için gereklidir. Kabak, ayçiçeği, susam, badem, fındık ve kaju fıstığı, siyah fasulye, soya fasulyesi, ıspanak, lahana ve tahıllar bu gıdalar arasında sayılabilir.
– Selenyum içeren gıdalar da şu şekilde sıralanabilir: ton balığı, kılıç balığı, istiridye ve ayçiçeği tohumu.

11. Yulaf ezmesi

4 5 yemek kaşığı soya sütü ya da pirinç sütü, 1 fincan yulaf ezmesi ile karıştırılarak pişirilir. İçerisinde badem ya da ceviz ve bunun yanı sıra bal ya da akçaağaç şurubu eklenir. Bu karışım her gün bir kez tüketilmesi depresif belirtilerin yok olmasını sağlayacaktır.

12. Kaju fıstığı

B vitamini ve B2 vitamini açısından zengin olan kaju fıstığı, kalp sağlığını korumak için önemli bir besindir. Aynı zamanda yatıştırıcı etkileri sayesinde depresyon durumundan kurtulmaya da yardımcı olur. Her gün 8 ya da 10 adet kaju fıstığının bir bardak süt ile birlikte tüketilmesi gerekmektedir.

13. Kabak çekirdeği

Kavrulmuş kabak çekirdeği lezzetli olmanın yanı sıra içerisindeki glutamik asit, arginin, fosfor gibi besleyici elemanlar ve magnezyum, bakır, demir, lif, protein ve bir dizi mineral bulundurmaktadır. Fıstığa benzeyen bir tadı vardır ve birçok da tüketme yöntemi uygulanabilir. Çorbalarda ve salatalarda kullanılabileceği gibi aynı zamanda çerez olarak da tüketilebilir. Diğer magnezyum bakımından zengin gıdalar ise şu şekilde sıralanabilir:
– Susam
– Ayçiçeği çekirdeği

14. Omega-3 yağ asitleri

Omega-3 yağ asitleri eikosapentaenoik asit (EPA) ve dokosaheksaenoik asit (DHA) gibi beynin optimal işleyişini ve depresyon riskini azaltan bileşenler içermektedir. Omega-3 yağ asitlerinin bir başka etkisi ise metabolizmanın hızlanmasını sağlamaktır. Bu yüzden fazla kiloların atımı için de beslenme planına eklenebilir. Bu yağ asitleri en çok bazı balık türlerinde bulunmaktadır.

Bu balık türleri ve diğer omega-3 yağ asidi zengini besinler şu şekilde sıralanabilir:
– Somon
– Ton balığı
– Morina balığı
– Pollock (Morina balığına benzeyen bir balık türü)
– Dere pisisi
– Soya bitkisi
– Ceviz

Bu özellikleri nedeni ile bir kişinin beslenme planı düzenli olarak mutlaka omega-3 yap asidi içermelidir.

14. Sarı Kantaron Otu

Depresyon için sarı kantaron özellikle ABD, Kanada ve AB ülkelerinde oldukça revaçta bir bitkisel depresyon tedavisi seçeneği olarak kullanılmaktadır. Bilhassa orta ve ağır şiddette seyreden depresyon şikayetlerini hafiflettiği ve hatta kendiliğinden geçirme özelliği olduğu için sarı kantaron otu ABD’nin ünlü alternatif tıp alanındaki ünlü araştırma enstitüsü NCCAM tarafından da önerilen bir depresyona bitkisel çözüm tedavi seçeneğidir. Sarı kantaron otunu kapsül ve tablet formunda tüketebileceğiniz gibi kurutulmuş otundan çay yaparak ta depresyona kesin çözüm arayabilirsiniz.

Depresyonu önlemek için alınabilecek tedbirler şu şekilde sıralanabilir:

– En az 7 8 saat uyunması gerekmektedir.
– Olumsuz düşüncelerin sürekli düşünülmemesi için kişi kendine bir uğraşı bulması gerekmektedir.
– İyimse tutum geliştirilmelidir. Olaylar karşısında kötü olan değil mutlaka iyi olan sonuçların olacağı düşünülmelidir.
– İş yükü insanlara çok büyük oranda zarar vermektedir. Kişinin strese girmesine neden olur ve stres de depresyona girmenin en güçlü nedenlerinden birisidir. Bu yüzden stresten mutlaka uzak durulması gerekmektedir. Stresli ortamlardan kaçınılmalı ve yalnız kalarak beynin dinlendirilmesi gerekmektedir.

Devamını Oku

Prostat Bitkisel Tedavi-Prostata Doğal Çözüm

Bitkisel Çözümler kategorisine 25 Aralık, 2011 tarihinde eklendi, 394 defa okundu

Prostat Bitkisel Tedavi-Prostata Doğal Çözüm

prostata bitkisel çözüm kabak çekirdeği

prostata bitkisel çözüm kabak çekirdeği

Bilim adamlarının prostat hakkında son dönemlerde yaptıkları çalışmalar, her 2 erkekten birisinin 50 li yaşlarda prostatit yani prostat iltihabı sorunuyla karşı karşıya kaldıklarını göstermektedir. İnsan vücudunun en hassas organ ve sistemlerinden birisi olan üreme sistemi sadece kadınlarda değil, erkeklerde de bir takım rahatsızlıklar oluşturabilmektedir. Erkeklerde en yaygın görülen cinsel rahatsızlıklardan bir tanesi de protestit hastalığıdır. Prostatın temel sebebi, ürogenital sistemin, yaralanma ve fiziksel hasar, sedanter yaşam tarzı, hipotermi, cinsel bozukluklar, duygusal faktörler (stres, depresyon, vb), bazı bulaşıcı hastalıklar gibi nedenlerle hasar görmesidir. Daha doğrusu yukarıda saydığımız etkenler prostatın nedenleri arasında önemli rol oynarlar. Günümüzde prostat tedavisinde gerek ameliyatlı gerekse ameliyatsız tedavi yolları kullanılmaktadır. Ameliyatlı yöntemler ise cerahi olan veya olmayan yöntemler olarak ikiye ayrılıyor. Lazer tedavisi, Greenlıght, Laparoskopi, gibi yöntemler son dönemlerde trend olan ameliyatsız tedavi teknikleri olarak sayılıyor. Bizler bu yazımızda bitkisel yöntemler ile prostat nasıl tedavi edilir bu konuda sizlere faydalı bilgiler vereceğiz. Özellikle erken dönemde söz konusu doğal tedavi yöntemlerinin prostat iltihabını kuruttuğuna dair oldukça güvenilir bilgiler mevcuttur.

Prostat iltihabı kurtulmak için en etkili doğal ilaçlar, propolis (arıların üretttiği bir tür balmumu) kabak çekirdeği ve sarımsak olarak sayılabilir.

Propolis ekstraktı arı sütü, polen vs satıcılarında bulunan bir besin maddesidir. Genellikle anal fitil olarak kullanılmaktadır. Diğer yandan kabak çekirdeği, temini kolay ve ülkemizde bol miktarda yetişen bir kuruyemiş türüdür. Ezilmiş 20 gram kabak çekirdeğini bir bardak suya döküyoruz ve yarım saat kadar demlemeye bırakıyoruz. Bu karışımı yemeklerden önce günde üçte bardak 3 kez tüketmeliyiz. Prostata iyi gelen sarımsak tentürü aşağıdaki gibi hazırlanabilir: 500 ml kaynar su içerisine 5 adet sarımsak ezilmiş olarak dökülür ve içerisine az bir miktar karanfil dökmek ilave edilir. Karışım 12 saat kadar bekletilir ve 2-3 hafta boyunca 50 ml sabah ve akşam içilir.

Ayrıca, prostat iltihabı bitkisel tedavisinde bitkisel çaylar da idrar sırasında ağrıyı gidermek için oldukça faydalı olmaktadır. Bu bakımdan önerebileceğimiz bitkisel çaylar; Papatya, adaçayı, mercanköşk, tarhun, ayı üzümü, at kuyruğu, nergis, nane, Kırlangıç ​​otu, muz çayı, dulavratotu kökü, kavak tohumu, ökseotu şerbetçiotu sayılabilir. Bunlardan çayını yapabildiklerinizi çay olarak için. Muz gibi yiyecekleri meyve olarak tüketebilirsiniz. Prostatit tedavisi için faydalı diğer besinler, meyveler ve sebzeler ise şunlardır: Çilek, muz, armut, lahana, ıspanak, domates, soğan, şalgam… Bu besinlerde bulunan mucizevi şifa maddeleri prostata iyi gelmektedir. Diğer yandan prostatın önemli bir diğer sebebi olan aşırı kilolar ile mücadelere söz konusu meyveler lif bakımından zengin oldukları için oldukça işe yaramaktadır.

Modern tıbbın imkanları malesef prosat büyümesinde sadece cerrahi bir takım yöntemler ile çözüm aramaktadır. Ancak ameliyat ile prostat alınsa bile tekrar aynı bölgede büyüme riski her zaman mümkündür. Bunu geciktirmenin en güzel yollarından bir tanesi şifalı bitkiler ise diğeri de sağlıklı bir yaşam sürmekten geçmektedir.

Devamını Oku