"Sindirim Sistemi Hastalıkları" Kategorisi

Mide Gribi Neden Olur: Mide Gribinin Belirtileri

Hastalık Belirtileri kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 191 defa okundu

Mide Gribi Neden Olur: Mide Gribinin Belirtileri

mide gribinin belirtileri

mide gribinin belirtileri

Mide gribi viral gastroenterit nedenler sonucunda oluşur. En sık görülen belirtileri ise sulu ishal, karın krampları, bazen ateş ve kusmadır. Ne yazık ki günümüzde mide gribinin hiçbir tedavisi yoktur. Ancak, bazı doğal çözümler ile mide gribi komplikasyonları önlenebilir.

Mide gribi belirtileri:

– Kusma

Mide gribine neden olan virüs bazı durumlarda kusmaya neden olabilir. Mide gribi için kullanılan reçeteli ve reçetesiz ilaçlar da kusma gibi yan etkiler yaratabilir. Amerikan Pediatri Akademisine göre bebekler ve küçük çocuklarda mide gribi durumlarında dikkatli olunmalıdır. Ani kusma atakları kontrol altına alınmalı ve boğulma ya da enfeksiyon gibi sorunlar engellenmelidir. Kusmanın ardından hastanın ağzı ve burnu sabunlu su ile yıkanmalı; küçük yudumlar ile sıvı alımı sağlanmalıdır. Eğer mide bulantısı varsa sıvı alımı yarım saat ya da 1 saat sonraya ertelenmelidir. Bazı gıdalar kusmayı artırabilir. Bu nedenle özellikle süt ve süt ürünleri, yağlı gıdalar, kafeinli içecekler, alkol ve nikotinden kesinlikle uzak durulması gerekiyor.

– Karın ağrısı

Mide gribi ve kusma belirtilerine ek olarak karın ağrıları da görülebilir. Hastalar ağrı için genellikle reçetesiz ilaçlar; asetaminofen veya ibuprofen gibi ilaçlar alırlar. Ağrı için doktor tarafından oral ve rektal başka ilaçlar da reçete edilebilir. Amerikan Akademisi aile hekimlerine (AAFP) göre tek bir noktada oluşan ya da geniş alanları etkileyen keskin ağrılar olduğunda, kusma sırasında kan gelmesi durumunda ve dışkıda kan görüldüğünde mutlaka hiç vakit kaybetmeden doktora gitmek gerekmektedir.

– Ateş

Mide gribinde kusma ve ağrı ile birlikte görülen bir diğer belirti ateştir. Ateşi düşürmek için ılık banyo yapılabilir. Ya da hastanın yüzü, kolları, boynu ve göğsü bir kaba serin su konarak; temiz yıkama bezi veya banyo süngeri ile silinebilir.

– Hidrasyonu korumak

Mide gribi ve gelişen ishalle birlikte sıvı kaybı oluşur. Özellikle küçük çocuklar ve yaşlılarda sıvı kaybı çok daha fazladır. Çok ciddi komplikasyonlara neden olan su kaybını önlemek için su ve sıvı tüketimi artırılmalıdır. Her gün en az 8 bardak su tüketimi ile birlikte et suları ve meyve suları tercih edilebilir. Ancak kafeinli içecekler; çay, kola ve kahve tüketimi durdurulmadır. Kafein mide bulantısının artmasına neden olabilir.

– Beslenme düzeni

Beslenme düzenine dikkat etmek mide gribinin çabuk geçmesini sağlarken aynı zamanda oluşmasını da engelleyebilir. Öncelikle C vitamini açısından zengin gıdalar tüketilmelidir. Özellikle portakal, karpuz, greyfurt, kavun, çilek, ahududu, yaban mersini, kızılcık ve ananas gibi meyveler önerilir. C vitamini açısından yüksek sebzeler ise brokoli, domates, brüksel lahanası, karnabahar, lahana, şalgam, ıspanak, kırmızı ve yeşilbiber, domates ve patatestir. Mide gribinin oluşumunu engelleyen bir diğer besin grubu E vitaminine sahip besinlerdir. E vitamini bağışıklık sistemine yardımcı olur ve antioksidanlar etki gösterir. E vitamini açısından zengin besinler arasında ise bitkisel yağlar, tam tahıllar ve tohumlar bulunmaktadır. Yetişkin kadın ve erkeklerin günlük olarak alması gereken E vitamini 15 miligramdır. Ayrıca sarımsak tüketimi de mide gribini engellemektedir. Çünkü sarımsak antibiyotik, antiviral ve anit-inflamatuar bir ajan olarak çalışır. Birçok sağlık sorunu için faydalı olan sarımsak soğuk algınlığı ve grip virüsleri ile savaşmasının yanı sıra mide gribine neden olan virüsleri de yok etmektedir. Sarımsak ham haliyle tüketilebilir ya da yoğun tadı önlemek için sarımsak takviyeleri alabilir. Ayrıca, balık veya bitkisel yağ tüketimi artırılarak omega-3 takviyesi de alınabilir.

Mide gribi kaç gün sürer?

Mide gribi genellikle 4 ila 5 gün sürer. Daha uzun süren durumlarda en kısa zamanda bir doktora danışılmalıdır.

Mide gribi bulaşıcı mıdır?

Mide gribinin bulaşıcılığı yoktu. Viral nedenler ile oluşur ve sindirim sistemine virüslerin girmesine bağlı olarak ortaya çıkar.

Mide gribi belirtileri görüldüğünde en kısa zamanda bir doktora gidilmelidir. Ayrıca doğal ve bitkisel çözümler de uygulanabilir.

Devamını Oku

İshal Ve Mide Ağrısına Ne İyi Gelir: Mide Ağrısı İçin Bitkisel Tedavi

Bitkisel Çözümler kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 297 defa okundu

İshal Ve Mide Ağrısına Ne İyi Gelir: Mide Ağrısı İçin Bitkisel Tedavi

mide ağrısına bitkisel tedavi

mide ağrısı için bitkisel tedavi

Mide ağrısı ve ishal çok sık görülen bir sağlık sorunudur. Genellikle besin kaynaklı hastalıklarda ya da viral enfeksiyon sonucunda görülür. Stres sonucu mide etkilendiğinde de ishal ve mide ağrısı oluşabilir. Çoğu durumda, bu durum hızla tedavi edilir. Medikal ilaçlara ek olarak bazı doğal çözümler de ishal tedavisinde kullanılabilir. Bu çözümler ishalin neden olduğu dehidrasyon ve metabolik asidoz gibi komplikasyonların riskini azaltmaya yardımcı olabilir.

– İshal mide ağrısı yaparmı?

Mide yanması, bulantı, kramp ve diğer karın şikayetlerinin hepsi ishal belirtisi olarak görülebilir. Bu gibi belirtiler görüldüğünde alkol, nikotin veya kafein içeren içecekler ile yağlı süt ve süt ürünleri ve yağlı besinler mide rahatsızlıklarının artmasına neden olabilir.

– İshale iyi gelen yiyecekler:

İshal ve mide kramplarına neden olan sindirim sistemi rahatsızlıklarında beslenme düzenine de dikkat edilmelidir. Muz, pirinç, elma püresi ve tost gibi mideyi yormayan besinler tüketilebilir. Ayrıca tuzlu bisküvi, kraker, haşlanmış patates gibi gıdaların yanı sıra yağsız ve yoğun baharat içermeyen çorbalar da tercih edilebilir. Beslenme düzeninde mutlaka yumuşak gıdalara yer verilmeli, ishalle mücadelede lifli besinler tüketilmeye dikkat edilmelidir.

– İshal nasıl geçer?

İshal genellikle kendi kendine birkaç gün içerisinde geçer. Ama bazen reçetesiz ilaçlar sürecin kısalmasına yardımcı olur. Özellikle bizmut subsalicylate veya loperamide içeren ilaçlar kullanılabilir. Bizmut subsalicylate bağırsak sıvılarını dengeler, iltihap oluşumunu, bakteri ve virüs büyümesini engeller. Loperamide bağırsak nedeni ile oluşan ağrıların da azalmasını sağlar. Bu ilaçlar genellikle doktor tarafından ishal, kramp ve karın ağrısı tedavisi için önerilmektedir. Ancak virüs veya gıda zehirlenmesi belirtileri görülen vakalarda loperamide kullanılmaması önerilir.

– İshal için ne yapmalı?

İshal olan insanlarda sıvı kaybı oluşurken vücutta elektrolit, sodyum ve potasyum gibi temel besin maddelerinde eksiklik oluşur. Cilt normal PH değerini kaybedebilir. Bu nedenle sıvı alımı artırılmalıdır. Gün içinde bol bol sıvı alınmalı, en az 8 ya da 9 bardak su içilmelidir. Meyve suları da tüketilebilir. Sıvı kaybının yoğun olduğu durumlarda buz emilebilir. Meyve sularının dışında et suyu, temiz gazlı içecekler ve sporcu içecekleri de tercih edilebilir.

Anti-ishal gıdalar

İshale genelde bir virüs ya da bakteri neden olur. İshal geçene kadar bazı gıdalardan kaçınılmalı ve mide kramplarını hafifleten gıdalar tercih edilmelidir.

İshal belirtilerini önlemek için…

İshal vakalarında ağır ve yağlı gıdalardan kaçınılmalıdır. Özellikle baharatlı yiyecekler tercih edilmemelidir. Ayrıca süt ve diğer süt ürünleri, bakteriyel veya viral bir bağırsak enfeksiyonunu içeriğindeki laktoz sayesinde tetikleyebilir. Şekerli gıdalarda da kaçınılmalıdır. İshal geçtikten sonra normal yemek düzenine dönülebilir.

– İrritabl Bağırsak Sendromu

Bazı ishal vakaları irritabl bağırsak sendromu nedeni ile oluşabilir. İrritabl bağırsak sendromunun belirtileri arasında kronik ishal, kabızlık, karın şişliği ve bazen dışkıda beyaz mukus gibi belirtiler bulunmaktadır. İrritabl bağırsak sendromu varsa, doktor semptomları hafifletmek için daha fazla lifli besinler tüketilmesini tavsiye edebilir. Bu nedenle bol bol taze meyve ve sebze, fasulye ve kepekli tahıllar tüketilmelidir. Yüksek lif almak için meyve suları ile lif içeren besinler bir arada tüketilebilir. İshali oluşturan mide rahatsızlıkları, midenin de tahriş olmasına neden olabilir. Bu nedenle yumuşak yiyecekler yenmeli ve mide hasarı en aza indirgenmelidir. İshal normalde kendi kendine geçen bir rahatsızlıktır. Ancak bazı durumlarda 1 haftadan fazla sürebilir. Uzun süren ishal ve mide ağrısı durumlarında mutlaka en yakın zamanda bir doktora başvurulmalıdır.

Devamını Oku

Ağız Kokusu Nasıl Geçer: Ağız Kokusuna Bitkisel Çözüm

Bitkisel Çözümler kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 166 defa okundu

Ağız Kokusu Nasıl Geçer: Ağız Kokusuna Bitkisel Çözüm

ağız kokusuna bitkisel çözüm

ağız kokusuna bitkisel çözüm

Ağız kokusuna ne iyi gelir?

Kötü nefes utanç verici bir sorun olabilir. Çoğu zaman ağız kokusunun nedeni düzenli olarak dişleri fırçalamamak da olsa sadece diş fırçalamak ağız kokusunun geçmesini sağlamayabilir. Ağız sindirim sisteminin ilk parçasıdır. Ağızda biriken bakteriler ve yemek artıkları kokuya neden olabilir. Ayrıca midenin de nefes üzerinde etkisi olabilir.

Ağız kokusunun nedenleri:

Helicobacter pylori denilen bir bakteri türü mide ülserine neden olan temel bakterilerdendir. Ağız kokusunun nedenleri arasında bu bakteri de bulunabilir. Ayrıca mide bakterilerinin oldukça düşük düzeylerde olması da ağız kokusuna neden olabilmektedir. Mideden kaynaklanan ağız kokusunda dişler fırçalansa da koku gitmez. Çünkü koku mideden geldiği için daha çok nefes kokmaktadır. Mideden kaynaklanan durumların dışında dişler arasında yemek artıkları ve bakterilerin bulunması da ağız kokusuna sebebiyet verebilir.

Ağız kokusu nasıl önlenir?

Ağız kokusunu önlemek için en önemli nokta ağız hijyeninin korunmasıdır. Dişler her gün düzenli olarak fırçalanmalı, diş ipi kullanılmalı ve her altı ayda bir diş hekimine muayene olunmalıdır. Eğer yoğun bir ağız kokusu varsa her öğünden sonra dişler fırçalanabilir. Ayrıca dil de fırçalanmalıdır. Ağız, sindirim sisteminin bir parçası olduğu için mide sorunları ve beslenme düzeni de etkilidir. Özellikle sarımsak ve soğan gibi besinler ve baharatlı yemekler ağız kokusuna neden olabilir. Alkol ve sigaradan uzak durmak ağız kokusunu engellerken genel vücut sağlığının da korunmasını sağlar.

Ağız kokusunu ne giderir?

Ağız kokusundan kurtulmak için ilk olarak diş doktoruna danışılmalıdır. Doktor ağız kokusunun mideden mi ağız bakterilerinden mi kaynaklandığını analiz ederek mide sorunları için hastayı dahiliye uzmanına yönlendirebilir. Sindirim sistemi ile ilgili herhangi bir sorun da nefesin etkilenmesine neden olabilir. Sindirim sistemi ve mide bozukluklarından kaynaklanan ağız kokusunun giderilmesi için öncelikle alttaki hastalığın tedavi edilmesi gerekmektedir. Hastalık tedavi edilmeden ağız kokusu için uygulanan tüm tedavi yöntemleri geçici çözümler yaratılmasına neden olacaktır. Örneğin mide ekşimesi, mide asitlerinin yemek borusundan boğaza, oradan da ağıza çıkmasına neden olarak kalıcı ağız kokusuna neden olabilir. Bu durumda öncelikle mide ekşimesi sorununu çözmek gerekecektir. Ağız kokusuna karbonat da oldukça iyi gelmektedir. Karbonatlı su ile gargara yapılabilir. Ancak yutulmamalıdır.

Ağız kokusu bitkisel tedavi:

Ağız kokusu ve mide sorunları aynı anda görülüyorsa bir doktora danışmakta fayda olacaktır. Fakat mide sorunları için bazı doğal çözümler de bulunmaktadır. Özellikle kaya tuzu ve ezilmiş kereviz yemek mide bozuklukları tedavisinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Ağız kokusu için limon suyu ve zencefil çayı da önerilir. Bu çözümler aynı zamanda mide sorunları için uygulanan yöntemler arasındadır. Ayrıca beslenme düzeni içerisinden yeşil yapraklı sebzelere bol bol yer verilirken lif açısından zengin gıdalar da tüketilebilir. Bol baharatlı yemeklerde ve ağır yağlı besinlerden kaçınılmalıdır. Böyle bir beslenme düzeni ile sindirim sistemi daha sağlıklı çalışır aynı zamanda mideden kaynaklanan ağız kokusu sorunu azalır.

Ağız kokusu gidermek için öneriler:

– Günde birkaç kez dişler fırçalanmalı.
– Tuzlu su ya da özel sular ile gargara yapılmalı.
– Diş ipi kullanılmalı.
– Düzenli olarak diş doktoruna gidilerek muayene olunmalı.
– Mide sorunları yaşanıyorsa tedavi olunmalı.

Ağız kokusu diş eti hastalığı, sinüzit, diyabet ve hatta karaciğer veya böbrek hastalığı gibi diğer ciddi sağlık sorunlarının da belirtisi olabilir. Ağız kokusu konusunda endişe duyuluyorsa hem diş doktoruna hem de bir dahiliye uzmanına danışmak gerekmektedir. Gerekli testle ve muayeneler ile ağız kokusunun neden olduğu analiz edilerek doğru tedavi yöntemleri uygulanabilir.

Devamını Oku

Apandisit Ağrısı Neden Olur: Apandisit Ağrısının Belirtileri

Hastalık Belirtileri kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 61 defa okundu

Apandisit Ağrısı Neden Olur: Apandisit Ağrısının Belirtileri

apandisit ağrısı belirtileri

apandisit ağrısının belirtileri

Apandisit ağrısı nasıl olur?

Apandisit ağrısı apandisitte oluşan bir iltihap sonucu oluşur. Akut ya da kronik olabilir. Apandisit ağrısı genellikle 10 ila 30 yaşlarında ortaya çıkar. Kadınlarda ve erkeklerde aynı oranda risk vardır. Apandisit tedavi edilmediği takdirde ölümcül olabilir. Kolonda parmak şeklinde bir çıkıntı formunda bulunan apandisit organı karnın sağ alt bölgesinde bulunur. Görevinin ne olduğunu günümüzde henüz keşfedilememiştir.

Apandisit ağrısını nasıl anlarız?

Bilim adamları, apandisite bir tıkanıklığın neden olduğunu düşünmektedir. Bu tıkanıklık bazen kısmi olabilir ama genellikle bütünseldir. Bütünsel tıkanıklar cerrahi müdahale gerektirir. Tıkanıklık genellikle apandisit bölgesindeki dışkı birikimi nedeni ile olur. Apandisit ağrılarının diğer nedenleri şunlardır:

– Lenfoid folikül genişlemişse
– Parazit ve solucanlar varsa
– Travma durumunda
– Tümör oluşumlarında

Tıkanıklık bakterilerin içerde çoğalmasına ve iltihap oluşmasına neden olabilir. İltihap ile birlikte basınç artar ve ağrı oluşur. Ayrıca bölgedeki kan damarlarının sıkışması kan akışını durdurarak kangrene neden olabilir. Karın bölgesinde yırtık oluştuğunda acil müdahale gerekmektedir.
Apandisit sonucu peritonit rüptüre oluşabilir. Bu karın duvarlarının dokularında oluşan bir iltihap türüdür. İltihap diğer organlara da sıçrayabilir. Etkilenen organlar arasında genellikle rektum ve kolon bulunmaktadır. Apandisit sızıntısının bulunduğu bölgede virüs oluşumu varsa apse oluşabilir. Oluşan apse hayati tehlikeye neden olur.

Apandisit ağrısı ne tarafta olur: Apandisit ağrısı nereye vurur?

Başlıca apandisit ağrısı belirtileri şunlardır:

– Karnın sağ alt bölgesinde ağrı
– İştah kaybı
– Mide bulantısı
– Kusma
– İshal
– Kabızlık
– Gaz çıkaramama
– Karın şişliği
– Düşük dereceli ateş
– Tuvalete çıktıktan sonra hafifleyen ağrı

Apandisit ağrısı hafif kramplar olarak başlar. Ancak apandisit patlaması denilen yırtık oluşacağı zaman ağrı giderek şiddetlenir. Bağırsak hareketlerinde değişiklikler olur ve idrara çıkmak zorlaşabilir. Eğer bu belirtilerin biri ya da birkaçı varsa acilen tıbbi yardım alınması gerekmektedir. Yırtılma belirtileri ilk 24 saat içinde nadiren görülür. Ancak vakaların yüzde 80’ininde 48 saat sonra şiddetli belirtiler ortaya çıkar ve ağrı dayanılmaz hale gelir. Müdahale edilmediğinde oluşan ölüm riski özellikle bebeklerde ve yaşlılarda daha yüksektir.

Apandisit ağrısı nasıl başlar? Apandisit ağrısı kaç gün sürer?

Apandisit için fiziksel muayene yapılabilir. Muayenede karın hassasiyetine bakılır. Ayrıca perforasyon durumlarında karında şişlik oluşabileceği için tanı koymak kolaylaşır. Fiziksel muayeneye ek olarak idrar tahlili, idrar yolu enfeksiyonu ya da böbrek taşı ekartesi yapılabilir. Pelvik ağrılar da apandisit ağrısına benzeyebileceği için ağrının pelvik bölgedeki sorundan kaynaklanmadığına da emin olunmalıdır. Karında apse ya da oluşabilecek diğer komplikasyonlar için röntgen, ultrason ve CT taraması gibi görüntüleme teknikleri kullanılabilir. Apandisit ağrısı 1 hafta ya da 1 ay sürebilir. Ancak patlama evresine geçtiğinde 30 dakika ila 1 saat arasında belirtiler şiddetlenir ve acil müdahale gerekir.

Apandisit tedavisi nasıl olur?

Apandisit tedavisi değişiklik gösterebilir. Durum acil değilse antibiyotik tedavisi uygulanır ve sıvı diyeti verilir. Ancak çoğu durumda apandisit için ameliyat gereklidir. Ameliyattan önce hastaya antibiyotik verilerel reptüre apse ortadan kaldırılır. Ardından cerrahi müdahale ile apandisit alınır. Ameliyat açık cerrahi müdahale ile de gerçekleştirilebilir. Bu yönteme laparoskopi de denmektedir. Laparoskopi ile iyileşme süresi daha kısadır. Ancak açık cerrahi daha çok apse ya da peritonit durumlarında uygulanır.

Apandisit önlemleri:

Apandisit önlenemeyen bir durumdur. Ancak, beslenme düzeninde yüksek lifli gıdalar tüketen kişilerde apandisit riski daha düşüktür. Apandisit riskini düşürmek için ayrıca bol meyve ve sebze tüketimi de gerekir.

Eğer apandisit belirtileri yaşıyorsanız en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalısınız. Çünkü apandisit ciddi komplikasyonlara neden olabilir. Acil müdahale gerektiren durumlarda ve özellikle apandisit yırtılması durumlarında hayati tehlike her zaman vardır.

Devamını Oku

Gastrit Nasıl Anlaşılır: Gastritin Belirtileri

Sindirim Sistemi Hastalıkları kategorisine 20 Kasım, 2016 tarihinde eklendi, 124 defa okundu

Gastrit Nasıl Anlaşılır: Gastritin Belirtileri

gastritin belirtileri

gastritin belirtileri

Gastrit nasıl olur?

Gastrit, mide koruyucu astar içinde oluşan bir iltihaptır. Akut gastrit ani ve şiddetli inflamasyon ile karıştırılabilir. Ayrıca kronik gastrit uzun vadede oluşabilir. Tedavi edilmediğinde mide içinde iltihap artar ve kanama ya da ülser oluşabilir.

Gastritin nedenleri:

Gastritin en sık nedeni helicobacter pylori denen ve mide astarına bulaşan bakterilerdir. Genellikle yiyecekler ve su ile kişilere bulaşabilir. Gastrit, aşındırıcı ilaçlar olan ibuprofen ve naproksen gibi steroid olmayan antienflamatuar ilaçların aşırı kullanımı nedeniyle de oluşabilir. Özellikle alkolün fazla tüketilmesi de gastriti tetikleyebilir. Gastrit oluşmasının diğer nedenleri şunlardır:

– Ciddi yaralanma, hastalık veya ameliyatlar nedeniyle oluşan stres

– Otoimmün hastalıklar

– Crohn hastalığı gibi sindirim bozuklukları

– Viral enfeksiyonlar

Gastrit kimlerde görülür?

Aspirin ve ağrı kesici ilaçların düzenli olarak kullanılması ya da önerilen dozdan fazla alınması mide astarının yıpranmasına neden olabilir. İncelen mide astarı gastrit oluşumunu kolaylaştırabilir.

Gastrit bulantı yapar mı?

Gastritin en önemli belirtisi mide bulantısı ve kusmadır. Bu belirti midedeki rahatsızlık sonucu vücudun bunu dışarı atma refleksinden kaynaklanır.

Gastrit belirtileri nelerdir?

Gastritin en yaygın belirtileri şunlardır:

– Mide bulantısı ve kusma

– Özellikle yemek yedikten sonra üst karın içinde dolgunluk hissi

– Hazımsızlık

Aşındırıcı gastrit varsa, bu belirtilere ek olarak farklı belirtiler de ortaya çıkabilir:

– Dışkıda siyahlaşma

– Kan veya kahve telvesi görünümde kusma

Gastrit baş ağrısı yapar mı?

Gastrit bazı kişilerde baş ağrısı da yapmaktadır. Küme ya da gerilim tipi baş ağrısına benzer ağrılara neden olabilir.

Gastrit teşhisi nasıl konur?

Doktor öncelikle fiziksel muayene yapacaktır. Ardından belirtileri öğrenerek aile geçmişinde gastrit olup olmadığını soracaktır. Doktor ayrıca nefes, kan ve dışkı testi isteyebilir. Mide ve bağırsaklarda olası iltihaplanmayı görmek için endoskopi işlemi de gerçekleştirebilir. Endoskopi ucunda kamera objektifi olan uzun bir tüp kullanımı ağız yolu ile midenin görüntülenmesidir. Tüp boğaza oradan yemek borusuna ve sonunda mideye ulaştırılır. Eğer bu işlem sırasında sıra dışı bir oluşum fark edilirse doktor mideden doku örneği alarak biyopsi yapabilir. Mideyi görüntülemek için hastaya baryum yutturularak röntgen de çekilebilir. Bu tarama testlerinin ardından doktor kesin ve net olarak tanıyı koyabilmektedir.

Gastrit nasıl tedavi edilir?

Gastrit tedavisi oluşum nedenine bağlı olarak değişebilir. Eğer gastrit ilaçlar nedeniyle oluyorsa ilaçların alınması durdurulur. Eğer rutin bakteriler nedeni ile oluştuysa antibiyotik tedavisine başlanabilir. Antibiyotiklere ek olarak diğer gastrit ilaçları da kullanılmaktadır.

– Mide asidini ilaçlar ile engelleme

Proton pompa inhibitörleri adı verilen ilaçlar mide asidi oluşturan hücreleri bloke ederler. Ortak proton pompası inhibitörleri prilosec, prevacid ve nexium gibi maddeler içerir. Ancak bu ilaçların yüksek dozlarda kullanılması ya da uzun süreli kullanımı omurga, kalça ve el bileği kırıkları riskini artırabilir.

– Asit ilaçların azaltılması

Mide asidi azaltmak bazı ilaçlar bulunmaktadır. Bu ilaçların kullanılması ile sindirim yolunda serbest asit miktarı düşür ve gastrit ağrıları diner.

– Antasitler

Doktor gastrit ağrılarının hızla geçmesine yardımcı olacak antasitler önerebilir. Bu ilaçlar mide asidini nötralize eder. Ancak bazı antasitler fazla etkili olduğu için ishal ya da kabızlığa neden olabilir.

Gastritin potansiyel komplikasyonları nelerdir?

Eğer gastrit tedavi edilmezse midede ciddi sağlık sorunları ile birlikte ülser oluşabilir. Midede kanamaya neden olan bu durum bağırsakları da etkileyebilir. Gastrit özellikle mide astarı incelmiş ve yıpranmış kişilerde mide kanseri riskini artırabilir. Bu potansiyel komplikasyonlar nedeni ile özellikle eğer kronik gastrit belirtileri ile karşılaşılırsa doktora danışmak gerekmektedir. Genellikle erken tedavi olunduğunda mide hızla iyileşir ve uzun vadede başka belirtiler yaratmaz. Bazı vakalarda gastrit herhangi bir stres ya da travma durumlarında tekrar nüksedebilir.

Devamını Oku

Reflü Nasıl Tedavi Edilir: Reflüde Cerrahi Tedavi

Cerrahi ve Rehabilitasyon kategorisine 20 Kasım, 2016 tarihinde eklendi, 13 defa okundu

Reflü Nasıl Tedavi Edilir: Reflüde Cerrahi Tedavi

reflüde cerrahi tedavi

reflüde cerrahi tedavi

Reflü neden olur?

Kronik reflü, mide ekşimesi ve sindirim sistemi ile ilgili diğer işaretler gastroözofageal reflü hastalığı belirtilerine neden olabilir. Reflü belirtileri arasında en sık görülen mide yanmasıdır. Ayrıca midedeki acı asit ağza kadar çıkabilir. Çoğu zaman sadece beslenmeye dikkat ederek ve uyku düzenini değiştirerek reflü hastalığı atlatılır. Fakat bazı durumlarda beslenme düzeninin, yaşam tarzının ve uyku düzeninin değiştirilmesi işe yaramayabilir. Bu durumda reflü tedavisi için antasit ve anti asit ilaçlar ile mide rahatlatılmaya çalışır. Fakat reflü sık sık nüksedebilir. Tüm tedavilere rağmen yanıt alınamıyorsa ameliyat gerekebilir. Reflü ameliyatı genellikle reflüyü önlemek için yemek borusu ile midenin birleştiği yerde bulunan kapacığa müdahale edilir. Doktorlar mide ameliyatını ciddi asit reflü durumlarında önermektedir. Örneğin, mide asidinin kanamaya neden olması veya ülserin yemek borusu iltihabına neden olması durumlarında ameliyat gereklidir. Tedavi edilmediğinde gastroözofageal reflü hastalığı kansere neden olabilir. Ameliyatlar reflü çeşitleri gibi farklılıklar gösterebilir.

Reflü cerrahisi:

– Fundoplikasyon yöntemi

Standart cerrahi tedavide kullanılan fundoplikasyon bir çeşit anti-reflü ameliyatıdır. Reflüde cerrahi tedavi Sıkılaştırıcı ve alt özofagus sfinkteri güçlendirici takviyeleri içerir. Ameliyat ile alt özofagus sfinkter güçlendirilirken reflüyü önlemek için midenin üst kısmından kaydırılır. Fundoplikasyon açık bir ameliyat olarak da gerçekleştirilebilir. Birkaç ufak kesik ile esnek borular sayesinde karından içeri girilir. Endoskop aleti ile mide girişi izlenir ve müdahalede bulunulur.

– Esophyx cerrahi yöntemi

Esophyx cerrahi yöntemi fundoplikasyon yönteminden çok daha farklıdır. Bu cerrahi müdahalede asit üreten mide ve yemek borusu arasında bir bariyer oluşturulur. İşlem sırasında cerrah dokuyu yukarı doğru kaldırarak yeni bir kapakçık oluşturur. Bu kapakçık yedek kapakçık görevi görerek reflü durumunda asidin yukarı çıkmasını engeller.

– Stretta prosedürü

Stretta yöntemi ile yemek borusu üzerinde belirlenmiş olan bölgeye bir aygıt ile müdahale edilir. Bu aygıt çevresinde iğneler bulunduran bir balon formundadır. Balon yemek borusunda sokulduktan sonra şişirilir ve üzerinde bulunan iğneler radyofrekans yoluyla ısı yayar. Bu ısı ile yemek borusunda doku hasarı oluşan bölgeler iyileştirilir. Aynı zamanda yemek borusunda kısmi de olsa daralmaya nede olduğu için reflü belirtilerinde azalma görülür. Bu yöntem başarı oranı yüksek olabilecek vakalarda uygulanmaktadır.

– Bard EndoCinch sistemi

Bu sistem kronik mide ekşimesi tedavisinde uygulanmaktadır. Uygulama sırasında endoskopik bir aygıt kullanılır. Bard EndoCinch sisteminde alt özofagus sfinkter kapakçığı dikilerek kaslar güçlendirilir. Güçlenen kaslar kapakçığın sağlam bir şekilde kapanmasını sağlarken mide asidinin yukarı çıkmasını engeller.

– Linx cerrahi

Cerrahi tip Linx alt özofagus sfinkter güçlenmesine yardımcı olmak için yeni bir aygıt kullanımını gerektirir. Bu yöntem henüz yeni bir yöntem olmakla birlikte küçük manyetik titanyum boncukların kullanıldığı tek yöntemdir. Boncuklar manyetizedir çünkü kapağı kapalı tutmak için konumlandırılmıştır. Mide ve yemek borusu asidinin yukarı çıkmasını önlerken gıdaların mideye girmesine izin verir.

– Enteryx implant

Asit reflü hastaları için kullanılan cerrahi yöntemler arasında en son çıkan yöntem olan implant yöntemi ile endoskopi sırasında bir madde enjekte edilir. Madde süngerimsi bir maddedir ve mide asidini özofagusun dışında tutmak için alt özofagus sfinktera takviye olarak uygulanır.

Gastroözofageal reflü ve asit reflüde kullanılan cerrahi seçenekler kişiden kişiye göre değişmektedir. Hasta beslenme değişikleri ve yaşam tarzı değişikliklerine rağmen şikayetlerine devam ediyorsa son çare olarak reflünün cerrahi tedavisi muhakkak gereklidir. Her hastaya uygun olan yöntemin kullanılması gerekir. Ameliyat bir ömür boyu ilaç kullanmadan hastalıktan kurtulmayı sağlayabilir. Fakat gastroözofageal reflü ve asit reflü hastalarının doktora danışarak en uygun tedavi şeklini uygulamaları tavsiye edilmektedir.

Devamını Oku

Kolit Nasıl Anlaşılır: Kolitin Belirtileri

Hastalık Belirtileri kategorisine 20 Kasım, 2016 tarihinde eklendi, 33 defa okundu

Kolit Nasıl Anlaşılır: Kolitin Belirtileri

kolitin belirtileri

kolitin belirtileri

Kalın bağırsak iltihabı nasıl anlaşılır?

Kolit bir çeşit kolon iltihabıdır. Bu iltihaptan kolon ile birlikte bağırsakların diğer bölümleri de etkilenebilir. Kolit oluşan kişilerin karnında rahatsızlık ve ağrı oluşabilir. Belirtiler ara ara nüksedebilir bazen de ağrı uzun süre görülmeyebilir.

Kolit hastalığı çeşitleri:

Kolit, bu duruma neyin sebep olduğuna göre sınıflandırılır.

– Ülseratif Kolit (UC)

Ülseratif kolit iltihabi bağırsak hastalığı olarak sınıflandırılmış iki türden biridir (Diğer tür crohn hastalığıdır). Ülseratif kolit kalın bağırsak iç astarı içinde kanama ve inflamasyon sonucu oluşan bir hastalıktır. Genellikle, rektumda başlar ve kolona yayılır. Ülseratif kolit en yaygın olarak görülen kolit türüdür. Başlıca ülseratif kolit türleri şunlardır:

Proctosigmoiditis, rektum ve kolonun alt kısmını etkiler.
Sol taraflı kolit, kolon ve rektum başında sol tarafındaki etkiler.
Toplam kolit, tüm kalın bağırsağı etkiler.

– Pseudomembranous kolit (PC)

Bu kolit türüne bir bakteri neden olur. Aslında bu tür bakteriler normalde bağırsaklarda yaşarlar ve iyi bakteri varlığı nedeni ile herhangi bir soruna neden olmazlar. Bazı ilaçların alınması sağlıklı ve iyi bakterileri yok edince kötü bakteriler çoğalır ve toksinler serbest bırakılır. Bu da iltihap oluşumuna neden olur.

– İskemik kolit (IC)

Kolonda kan akışı aniden kesildiğinde veya kısıtlandığında iskemik kolit meydana gelir. Kan pıhtıları, ani tıkanıklıkların en yaygın nedenidir. Genellikle bu kolit türünde tıkanıklığa kan damarlarında biriken yağlar da neden olmaktadır. İstemik kolit bazı durumlarda daha sık görülebilir. Bu durumlar şunlardır:

– Vaskülit (kan damarlarının iltihabı)
– Fıtık
– Diyabet
– Kolon kanseri
– Dehidrasyon (sıvı kaybı)

Kalın bağırsak iltihabı nedenleri:

Ülseratif kolit nedenleri:

– En sık 15 ve 30 yaş arasında ya da 60 ve 80 yaş arasında
– Ailede kolit sorunu olan varsa
– Antibiyotik alınıyorsa
– Kemoterapi tedavisi görülüyorsa
– Bağışıklık sistemi zayıfsa

İskemik kolit nedenleri:

– 50 yaş üzerinde olmak
– Kalp hastalıkları
– Kalp yetmezliği
– Düşük kan basıncı
– Karın ameliyatı olunması

Kolit belirtileri nelerdir?

– Karın ağrısı veya kramp
– Karında şişkinlik
– Kilo kaybı
– İshal
– Kan, bağırsak hareketleri
– Tuvalet ihtiyacında değişiklikler
– Titreme ya da ateş
– Kusma
– Mide bulantısı

Kolit tanısı nasıl konur?

Semptomlara ve belirtiler doktor tarafından analiz edilir. Fiziksel muayenenin ardından bazı test ve görüntüleme seçeneklerine başvurulabilir.
Kolonoskopi: Anüsten girilerek kolon ve rektum görüntüleme sistemi ile kol için izlenir. Sigmoidoskopi: Kolonoskopi benzeri bir yöntemdir fakat bu yöntem sadece rektum ve alt kolonları gösterir.

Dışkı örneği

Manyetik rezonans görüntüleme (MRG) veya bilgisayarlı tomografi (BT): Karın içi görüntüsü alınır.
Baryum lavman: Röntgene yardımcı olmak ve net görüntü almak için baryum enjekte edilir.

Kolit tedavisi nasıl yapılır?

Kolit tedavisi genellikle yaş ve genel fiziksel duruma göre değişir.

İlaç tedavisi

Anti inflamatuar ilaçlar şişlik ve ağrı tedavisi için kullanılabilir ve antibiyotikler de enfeksiyon tedavisi için alınabilir. Kolit tedavisinde kullanılan ilaçlar mutlaka doktor tavsiyesi ile kullanılmalıdır.

Kolit ameliyatı

Eğer ilaç tedavileri işe yaramazsa kolon ve rektum üzerinde bazı cerrahi müdahaleler yapılabilir.

Kolit uzun vadede sorun yaratır mı?

Kolitin uzun vadede etkisi türüne göre değişiklik gösterir. Eğer ameliyat yapılmazsa ülseratif kolit için ömür boyu ilaç tedavisi gerekebilir. İskemik kolit gibi diğer türler genellikle ameliyat olmadan iyileşirken pseudomembranous kolit ise antibiyotiklere tedavisine yanıt verse de ileriki zamanlarda nüksedebilir.

Kolit için şifalı bitkiler kullanılabilir. Ancak kolit için bitkisel tedavi konusunda da mutlaka doktora danışılmalıdır.

Devamını Oku

Gastroözofageal Reflü Nasıl Anlaşılır: Özofagus Reflü Belirtileri

Hastalık Belirtileri kategorisine 20 Kasım, 2016 tarihinde eklendi, 28 defa okundu

Gastroözofageal Reflü Nasıl Anlaşılır: Özofagus Reflü Belirtileri

özofagus reflü belirtileri

özofagus reflü belirtileri

Özofagus reflü nedir?

Gastroözofageal reflü bir sindirim sistemi hastalığıdır. Asit reflü olarak da bilinmektedir. Çok hayati bir hastalık olmasa da bu sorunu yaşayan insanların çoğunda midede tahriş ve ciddi komplikasyonlar görülebilir. Genelde mide ekşimesi herkeste görülen bir durumken bu ekşime kronikleştiğinde asit reflü hastalığı oluşur. Asit reflü hastalığında mide ile yemek borusunu birbirine bağlayan kapacık tam olarak kapanmaz. Ve mide asidi yemek borusuna oradan boğaza ve ağıza kadar çıkar. Ağızda oldukça kötü bir tat bırakan mide asidi reflünün ilk ve en önemli belirtisidir.

Asit reflü nedir: Asit reflü belirtileri:

Asit reflü, mide ekşimesi ve asit sindirim olarak da bilinir. Yemek borusu içine asit dolması sonucunda oluşur. Bu durum ise göğüs ve üst karın bölgesinde yanma ve sıkışma gibi belirtilere neden olur. Normalde yutma sırasında gıdaları aşağı itmek için yemek borusundaki kaslar yardımcı olur. Yemek borusunun sonunda ise alt özofagus sfinkter denilen bir çeşit vana bulunmaktadır. Bu vana normalde yemekler mideye geçtikten sonra kapanır ve yemeklerin tekrar yukarı çıkmasını engeller. Bu kaslar düzgün çalışamadığında kapakçık tam olarak kapanamaz ve mide asidi bu kapakçıktan sızarak yukarı, yemek borusuna doğru çıkar. Yemek borusundan geçen asit yemek borusunu tahriş ederek yoluna devam eder. Yutağa ve oradan da boğaza gelir. Burada da tahrişe neden olarak en son ağız içine kadar yükselir. Mide asidinin her geçtiği yerde oluşan tahrişler ağrıya neden olabilir. Mide ağrısı ve göğüs bölgesindeki ağrılar yemek yedikten hemen sonra oluşuyorsa sebebi genelde asit reflüdür. Mide ekşimesi kas gelişimi ile ilgili olduğu için henüz tam olarak olgunlaşmamış bebeklerde oldukça yaygındır. Bebeklerde bu nedenle yemek yedikten hemen sonra gaz çıkarma ve tükürme gibi durumlar oluşur. Bu durum bebeklikte kalıyorsa bir sorun oluşturmaz ancak bebek 1 yaşına geldiğinde bile hala devam ediyorsa ileride midede ciddi sorunlara neden olabilir. Asit reflü ya da mide ekşimesi özellikle büyük öğünlerden sonra, sindirimi zor olan gıdalar tüketildikten sonra veya daha fazla mide asidi salgılatan gıdaların tüketilmesi nedeniyle oluşur ve oldukça yaygındır. Genel olarak bazı besinler mide ekşimesine neden olabilir. Özellikle çok yağlı gıdalar, baharatlı yiyecekler ve asitli meyve ve meyve suları içmek mide ekşimesi ve asit reflü belirtilerinin oluşma riskini artırmaktadır.

Gastroözofageal reflü hastalığı nedir?

Gastroözofageal reflü hastalığı tanısı doktor tarafından konulması gereken resmi bir hastalıktır. Ana belirti mide ekşimesi veya asit reflü olmasıdır. Asit reflü ile benzer niteliktedir. Ancak ek sağlık komplikasyonlarını önlemek için tedavi gerektirir ve daha ciddi bir durum oluşturur. Başka bir deyişle, asit reflü sadece mide ekşimesini içeren bir hastalık iken gastroözofageal reflü her iki hastalığı da içerir.

Gastroözofageal reflü belirtileri şunlardır:

– Sık sık mide ekşimesi yaşamak (her hafta1 veya 2 kez ya da daha fazla)
– Göğüs ağrısı
– Boğaz arkasında kısmen ve yetersiz sindirilmiş gıda
– Yutmada sorun yaşama
– Astıma benzer nefes alma sorunları
– Öksürük
– Boğaz ağrısı
– Ses kısıklığı
– Ağız arkasında ekşi bir tat

Gastroözofageal reflü belirtilerine reçetesiz ilaçların bazıları yardımcı olabilir. Ancak çoğu ilaç gastroözofageal reflü belirtilerini hafifletmede yeterli değildir. Gastroözofageal reflünün kesin nedenleri günümüzde hala bilinmemektedir. Fakat oluşmasında katkısı olan durumlar bilinmektedir. Genel olarak asitli içeceklerin içilmesi ya da daha fazla mide asidi üretilmesini gerektiren yiyecekler gastroözofageal reflüye neden olabilmektedir. Sonuç olarak bu hastalık mide ve yemek borusundaki kapakçık kasının düzgün çalışamamasından ve mide asitlerinin yıpratıcı etkisinden kaynaklanmaktadır.

Reflü neden olur?

Çoğu insan yemek yedikten hemen sonra yatar ve tüketilen besinlerin sindirilmesine zaman tanımaz. Bu ve bunun gibi faktörler de gastroözofageal reflü için tetikleyici faktörler arasında bulunmaktadır. Mide için risk faktörleri genellikle daha öznel nedenlerdir. Gastroözofageal reflü için başlıca risk faktörleri şunlardır:

– Genetik
– Yaralanma ve yemek borusu bir travmaları
– Gebelik
– Hiatal fıtık
– Diyabet
– Sigara içmek
– Alt yemek borusu kapağı zayıflaması ve bağ dokusu hastalıkları
– Zollinger Ellison sendromu

Ayrıca, yeni çalışmalar mevcut obezite vakalarında gastroözofageal reflü riskinin çok daha yüksek olduğunu göstermektedir. Bu çalışmalarda 11 yıl Norveç’te 30.000 kişi izlendi ve araştırmacılar yüzde 47’lik artış ile haftalık asit reflü belirtilerinde bir yükselme fark ettiler. Bu teoriye göre obezite ve fazla kilolu insanlarda gastroözofageal reflü riski daha yüksektir. 2006 yılında yapılan bir çalışma da mide ile obezite arasında bir bağlantılı bulunmuştu. Araştırmacılar aşırı vücut ağırlığı olan insanlarda mide ekşimesi ve asit reflü riskinin arttığını söylediler.

Reflü kimlerde görülür?

Ara sıra mide ekşimesinden şikayet eden herkes gastroözofageal reflü için risk altındadır. Diğer risk faktörleri de durumun tetiklenmesine neden olabilir. Sigara içmek, hamile kalmak, kilo almak ve yağlı besinler tüketmek gastroözofageal reflüye neden olabilir. Sindirim alışkanlıklarınızda meydana gelen değişiklikleri de unutmamak gerekir. Daha önce hiç mide ekşimesi yaşamamıştınız fakat şimdi sık sık yaşıyor musunuz? Bazı gıdalara eskisinden daha fazla mı duyarlısınız? Bu belirtiler üzerinde yaşlanmanın da etkisi olabilir. Ancak bu ve bunun gibi her zamankinden farklı sindirim sorunları yaşamaya başladığınızda gastroözofageal reflüden şüphe edebilir ve bir doktora başvurabilirsiniz. Erken teşhis ile fazla komplikasyon yaşamadan duruma önceden müdahale edebilirsiniz.

Gastroözofageal reflü komplikasyonları nelerdir?

Mide asidi yavaş yavaş hücreleri ve skar dokusu oluşumunun olduğu yemek borusuna ve dokulara zarar verir. Bu durum yutma zorlukları yaşanmasına neden olabilir. Yemek borusunda oluşan bu hasar yaralara neden olarak özofagus (yemek borusu ülserleri) gibi ciddi hastalıklara yol açabilir. Hatta bazı durumlarda alt özofagus astarına kadar ulaşan asitler kansere bile neden olabilir. Gastroözofageal reflünün diğer komplikasyonları arasında ise akciğer iltihabı ve enfeksiyonları, boğaz iltihabı ve sinüslerde sıvı toplanması ile orta kulak hastalıkları gibi sağlık sorunları vardır. Neyse ki bazı yaşam tarzı değişiklikleri ve mide ilaçları belirtileri hafifletmeye yardımcı olurken hasarı en aza indirgeyebiliyor. Eğer gastroözofageal reflü belirtileri ile birlikte inatçı öksürük ve göğüs ağrısı gibi belirtiler varsa mutlaka doktorunuza başvurmalısınız. Mide, yutak, yemek borusu ve boğaz dokularına daha fazla zarar gelmeden doktor tedavisine başlamak sağlık açısından gereklidir. Gastroözofageal reflünün başka ve daha ciddi hastalıklara neden olmaması için erken tedavi oldukça önemlidir. Erken teşhis ile başlayan erken gastro özofageal reflü tedavisi mide ve yemek borusunun en az hasar ile hastalıktan kurtulmasını sağlar. Bu nedenle herhangi bir mide ekşimesi ya da gastroözofageal reflü belirtisi durumunda hemen bir doktora danışmanızda fayda olacaktır.

Devamını Oku

Bağırsak Parazitleri Nasıl Atılır: Bağırsak Parazitlerine Doğal Çözüm

Sindirim Sistemi Hastalıkları kategorisine 20 Kasım, 2016 tarihinde eklendi, 1.588 defa okundu

Bağırsak Parazitleri Nasıl Atılır: Bağırsak Parazitlerine Doğal Çözüm

giardia enfeksiyonu tedavisi

giardia enfeksiyonu tedavisi

Bağırsak paraziti temizliği:

Bağırsak parazit enfeksiyonu giardia denilen mikroskobik parazitlerin ince bağırsakta oluşturduğu bir enfeksiyondur. Bu parazitler genellikle yiyecekler ve diğer enfekte olan insanlar ile temas edilmesi halinde bulaşır. Ohio State Üniversitesi Wexner Tıp Merkezine göre paraziter enfeksiyonların en sık nedeni kirli içme sularıdır. Bu parazit genellikle aşırı kalabalık ve hijyenik koşulların iyi olmadığı ülkelerde görülmektedir.

Bağırsak paraziti neden olur?

Giardia paraziti insanların ve hayvanların dışkılarının yanı sıra toplu yemek alanlarında ve içme sularında da bulunmaktadır. Toprakta bile bulunabilen bu parazitlerin vücuda girerek sindirilmesi enfeksiyona yol açar. Kirli su sadece içme suyu değil yüzme havuzları, spa merkezleri ya da göllerde de bulunmaktadır. Genellikle suyun kirlenmesinin ve parazit oluşumunun nedeni ise hayvan dışkısı ve tarımsal yöntemlerden kaynaklanır. Bağırsak parazit enfeksiyonu kişiden kişiye temas yoluyla da yayılabilir.

Bağırsak paraziti belirtileri nelerdir?

Bazı insanlar, herhangi bir belirti yaşamadan giardia parazitlerini taşıyabilirler. Bağırsak parazit enfeksiyonu belirtileri genellikle parazite maruz kaldıktan bir veya iki hafta sonra ortaya çıkar. Bağırsak parazit enfeksiyonunun başlıca belirtileri şunlardır:

– Yorgunluk
– Mide bulantısı
– İshal veya yağlı dışkı
– İştah kaybı
– Kusma
– Şişkinlik ve karın krampları
– Kilo kaybı
– Aşırı gaz
– Baş ağrısı
– Karın ağrısı

Bağırsak paraziti nasıl anlaşılır?

Doktor test etmek için dışkı örneği isteyebilir. Örnek içerisinde mikroskobik ortamda giardia parazitleri analiz edilir. Doktor gerekli görürse esnek bir tüp yardımı ile endoskopi yaparak boğaz ve sindirim yolunu inceler. Bazı durumlarda sindirim sistemi içerisinde parça alınarak analiz edilebilir.

Bağırsak parazitleri kilo yapar mı?

Bağırsak parazitleri ilerleyen aşamalarda karın bölgesinde şişliğe neden olabilir.

Bağırsak paraziti tedavisi:

Çoğu durumda bağırsaklar kendi kendini temizler. Enfeksiyonun şiddeti ya da uzunluğuna göre doktor bazı ilaç tedavilerine başlayabilir. Bağırsak parazit enfeksiyonu tedavisinde yaygın olarak kullanılan ilaçlar antibiyotiklerdir. Bu antibiyotikler genel olarak metronidazol, tinidazole, nitazoxanide ve paromomisin gibi maddeler içerir. Metronidazol maddesi ağızda metalik bir tat bırakarak mide bulantısına neden olabilir. Tinidazole ise genellikle günde tek bir doz verilir ve metronidazol kadar etkilidir. Sıvı formda kullanılan nitazoxanide ise genellikle çocuklara verilir. Hamile kadınlarda ise bağırsak parazit enfeksiyonu durumlarında başlangıç kısmında ilaç almadan hastalığın vücuttan temizlenmesi beklenir. Eğer bağırsak parazit enfeksiyonu geçmiyorsa o zaman paromomisin verilebilir. Çünkü paromomisin doğum kusurlarının oluşması için antibiyotikler arasında en az risk taşıyan antibiyotiktir.

Giardiasis bağırsak parazit enfeksiyonu ile ilişkili komplikasyonlar nelerdir?

Bağırsak parazit enfeksiyonu ishale neden olarak su kaybı ve kilo kaybı gibi komplikasyonlara yol açabilir. Enfeksiyon bazı insanlarda laktoz intoleransına neden olurken; 5 yaşında altındaki çocuklarda fiziksel ve zihinsel gelişimleri etkileyebilir.

Bağırsak parazitleri ve korunma yolları?

Bağırsak parazit enfeksiyonu genel anlamda engellemez. Ancak mikroplu yiyecekler ve sulardan kaçınarak hastalık riski azaltılabilir. Gölet, akarsu, nehirler ve deniz giardia paraziti için potansiyel kaynaklardır. Bu alanlarda yüzerken su yutmamaya çalışmalısınız. Ayrıca içme suyuna da dikkat etmelisiniz. Çeşme suyu yerine kapalı şişelerde su alarak tüketebilirsiniz. Musluk suyundan yemek yapmaktan da kaçınmalısınız. Yiyeceğiniz meyve ve sebzeleri yıkarken eğer suda mikrop olduğunu düşünüyorsanız hazır suları kullanmalısınız. Aynı şekilde çay ve kahve içerken de kullandığınız suya dikkat etmelisiniz. Sıcaklık paraziti etkilese de gelişmiş parazit varsa ölmeyebilirler. Ayrıca cinsel birliktelikler bağırsak parazit enfeksiyonunun bulaşmasına neden olabileceği için prezervatif kullanarak riski en aza indirebilirsiniz.

Bağırsak paraziti nasıl düşürülür: bağırsak parazitine bitkisel çözüm

Bağırsak parazitleri için çörek otu en etkili çözümdür. Parazitin kısa sürede atılmasını sağlar. Bir bardak suyun içerisine her gün 1 çay kaşığı çörek otu eklenerek tüketilebilir. Çörek otu içecek ve yemeklere de eklenebilir.

Devamını Oku

Gastroözofageal Reflü Nasıl Anlaşılır: Reflünün Belirtileri

Hastalık Belirtileri kategorisine 20 Kasım, 2016 tarihinde eklendi, 78 defa okundu

Gastroözofageal Reflü Nasıl Anlaşılır: Reflünün Belirtileri

reflünün belirtileri

reflünün belirtileri

Gastro özofageal reflü hastalığı:

Mide asidinden kaynaklanan gastroözofageal reflü (GER) en sık görülen sindirim sistemi sorunlarındandır. Mide asidi mide, orta göğüs ya da boğazda yanma hisine neden olabilir. Mideden yutağa oradan da ağıza kadar gelen mide asidi mide astarına da etki ederek mide ekşimesine neden olabilir. Ağızda oldukça kötü tatların oluşmasına ve yutma güçlüğü gibi sorunlara sebebiyet verebilir. Yutak ve mide girişinde kaslardan oluşan bir çeşit kapakçıklar vardır. Bu kapakçıklar yani özofagus sfinkter (LES) asit reflü anlarında düzgün kapanmaz ve mide asidinin yutağa gitmesine neden olur.

Reflü çeşitleri nelerdir?

Çoğu kişi zaman zaman asit reflü veya gastroözofageal reflü (GERD) yaşayabilir. Bu durum ara sıra yaşadığında normal kabul edilebilir. Ancak, bazı durumlarda gastroözofageal reflü sindirim sitemi içerisinde kronik bir hale dönüşebilir. Bir hafta içinde birden fazla yaşanan asit reflü durumları için gastroözofageal reflü hastalığından söz edilebilir. Asit reflü bebekler, çocuklar ve yetişkinlerde yani her yaştan insanda görülebilir. Çoğu 12 yaş altı çocukta yetişkinlerde görülen asit reflü belirtileri görülebilir. Bu belirtiler arasında en sık görülen semptom mide ekşimesidir.

Reflü belirtileri:

– Yutmada zorluk yaşamak
– Kuru öksürük
– Astım belirtileri

Bebeklerde asit reflüsü

Asit reflüden etkilenenler sadece yetişkinler değildir. Bebeklerin yarıdan fazlasında ilk 3 ay içinde asit reflü görülmektedir. Doktora danışarak bebeğin normal fizyolojik durumuna göre reflü ve mide ekşimesi arasındaki farkları iyi analiz etmek gerekmektedir. Bebeklerde gastroözofageal reflü görüldüğünde en yaygın belirtiler tükürme ve kusma gibi belirtilerdir. Diğer işaretler arasında ise sinirlilik, rahatsızlık ya da beslenme sonrasında gaz birikimi bulunmaktadır. Neyse ki asit reflü bebekler için zararlı bir durum değildir. Bebeklerde asit reflü 12 ya da 18 aylık olana kadar devam edebilir. Belirtiler bu zamana kadar devam ederse doktora danışmanız gerekebilir. Bebeklerde şu belirtiler görüldüğünde tıbbi destek için doktora gidilmelidir:

Bebeklerde reflü belirtisi

– Kilo alma eksikliği
– Yemek yeme isteğinde azalma
– Mide bulantısı
– Öksürük
– Solunum problemleri
– Kolik sorununu taklit eden semptomlar
– Yoğun tükürük salgılanması
– Yeşil ya da kahverengi kusma

Asit reflü görülen bebeklerde şu durumlara dikkat edilmelidir:

– Bebekte besleme sırasında birkaç kez geğirebilir
– Daha sık ve daha küçük porsiyonlarda yemek verilmelidir
– Bebek yemek yedikten sonra 30 dakika boyunca dik tutulmalıdır
– Reçeteli ilaçlar verilebilir

Reflü özofajit nedir?

Özofajit inflamatuar tahriş ya da yemek borusu şişmesi için kullanılan genel bir terimdir. Reflü özofajit, mide ile ilgili bir özofajit türüdür. Mide asidi dokulara zarar verir ve zarar gören yemek borusu nedeni ile asit daha kolay yukarı çıkarak mide asidinin oluşmasına neden olur.

Gastroözofageal reflü hastalığı tedavisi

Gastroözofageal reflü hastalığı çocuklar dahil olmak üzere her yaştan insanı etkileyen kronik bir sindirim sistemi hastalığıdır. Gastroözofageal reflü hastalığı tedavi edilmediği takdirde ileride büyük sağlık sorunlarına neden olurken 1 hafta içerisinde birden fazla yaşanan reflü durumlarında gastroözofageal reflü hastalığı tanısı konulabilir. Eğer yoğun şekilde gastroözofageal reflü belirtileri yaşıyorsanız en yakın zamanda doktora gitmenizde fayda olacaktır. Doktor mide ekşimesi ve reflü arasındaki farkları inceleyerek tam tanıyı koyabilir. Ardından yapılan analizlere göre tedavi süreci başlatılacaktır. Tedavi sürecinin hızlanması için beslenmenize dikkat ederek özellikle baharatlı ve yağlı yiyeceklerden kaçınmalısınız. Daha az ve sık sık yemek yemek de asit reflü belirtilerini azaltmada yardımcı olmaktadır.

Reflü belirtilerini azaltmak için öncelikle beslenme düzenine dikkat edilmelidir. Özellikle reflüye iyi gelen yiyecekler ve bitkiler kullanılabilir. Ancak reflü için doktor tedavisi gerektiği de unutulmamalıdır.

Devamını Oku

Sindirim Sistemini Koruyan Besinler: Sindirim Sistemine İyi Gelen Yiyecekler

Beslenme kategorisine 20 Kasım, 2016 tarihinde eklendi, 220 defa okundu

Sindirim Sistemini Koruyan Besinler: Sindirim Sistemine İyi Gelen Yiyecekler

sindirim sistemine iyi gelen yiyecekler

sindirim sistemine iyi gelen yiyecekler

Sindirim sistemine ne iyi gelir?

Sindirim sistemi, beslenme konusunda insan vücudunun merkezidir. Sindirim süreci ilk olarak koku ile başlar. Başlangıç organı ağızdır. Tükürükle birleşen yiyecekler çiğnenerek yutağa oradan da mideye giderler. Midede sindirilen besinler bağırsağa gider ve en sonunda anüsten atılır. Sindirim bozuklukları ne yazık ki kabızlık, karın ağrısı, mide ekşimesi, gaz, şişkinlik ve ishal gibi sorunlara neden olarak yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilir. Hangi yemeklerin nasıl yenildiği gıda emilimini etkileyerek sindirim sisteminin çalışmasını bozabilir. Genel olarak sağlıklı bir sindirim için bazı noktalara dikkat edilmelidir. Besinlere karşı vücudun verdiği tepkiler değişebileceği için sindirim tavsiyelerini uygulamadan önce bir doktorla görüşmek yararlı olacaktır.

Sağlıklı bir sindirim sistemi için öneriler nelerdir?

– Yemek yerken sadece yemeğe odaklanın.

Yemek yerken sadece önünüzdeki yemeğe konsantre olun. TV, bilgisayar iş veya dikkatinizi dağıtan herhangi bir şeyi yemek sırasında kendinizden uzak tutun. Yemekten zevk alınması aynı zamanda stresi azaltarak vücudun saha sağlıklı bir sindirim gerçekleştirmesini sağlayacaktır. Yemek yerken mümkün olduğunda rahat olun.

– Yavaş yavaş yemek yiyin.

Yemeği hızlı yemek midenin aşırı dolmasına neden olur. Bu nedenle yemek yerken küçük lokmalar alın. Ağzınızdaki lokmaları yutmadan önce iyice çiğneyin.

Sindirim sistemi sağlığı nasıl korunur?

– Ayakta ya da uzanırken yemek yemeyin.

Yemek yerken doğru bir oturuş pozisyonunda oturulması gerekir. Bu duruş pozisyonu boğulma gibi durumların engellenmesini sağlarken yemeklerin daha kolay yutulmasına neden olacaktır. Oturarak yemek yemek midenin de zarar görmemesini sağlar.

– Az ama sık sık yemek yiyin.

Bir öğünde çok fazla yemek yemek sindirim sistemini zorlayabilir. Bunun yerine az ama sık sık öğünler halinde yemek yiyin. Küçük porsiyonların sindirimi daha kolay yapılırken vücudun yorulması da önlenebilir.

– Bol sıvı tüketin.

Bol sıvı alınması yiyeceklerin daha sağlıklı bir şekilde sindirilmesine yardımcı olur. Ayrıca bağırsak hareketlerinin de sağlıklı gerçekleşmesini sağlar. Sindirim sistemine iyi gelen meyve suları mutlaka tüketilmelidir.
Eğer bazı hastalıklardan şüpheleniyorsanız yardım alın.
Sindirim sistemine ait bir hastalık, bozukluk ya da daha ciddi bir durumdan şüpheleniyorsanız, bir gastroenteroloğa danışarak tıbbi müdahale için yardım isteyin. Alerji, gıda duyarlılığı ya da gıda intoleransları için testler yaptırmanız gerekebilir. Ayrıca sindirim sağlığı konusunda uzmanlaşmış bir diyetisyenden de yardımı isteyebilirsiniz.

Sindirim sistemi için yapılması gerekenler:

– Yüksek lif gıdalar (Yavaş yavaş diyet ve lifli gıdaların tüketimini artırmak veya yüksek lifli gıdalar yiyerek gaz oluşumunu azaltmak gerekmektedir.)
– Tahıllar
– Yalın ya da düşük yağlı protein
– Tüm meyve ve sebzeler
– Baklagiller (kuru fasulye ve bezelye gibi)

Şunları yapmaktan kaçının:

– Yemek sırasında başka bir şeyler ile ilgilenme
– Hızlı yemek yemek
– Yemekten hemen sonra yatmak
– Yeterli su içmemek
– Ciddi bir hastalık belirtisi olabilecek belirtileri görmezden gelmek
– Gün sadece bir öğün yemek
– Yağlı ve bol şekerli gıdaları tüketmek
– Lif içeren tüm gıdalardan kaçınmak
– Güvensiz olabilecek gıdaları yemek (çiğ et, çiğ süt, uygun sıcaklıklarda tutulmayan bozulması muhtemel gıdalar)
– Çok fazla miktarda kafein ya da tüketmek (Bu tüm sindirim sistemi organlarının tahriş olmasına neden olabilir.)

Bazı insanlarda sindirim sisteminde bozukluklara neden olan ve sindirim sistemine zarar veren besinler şunlardır:
– Limon, domates ve biber gibi asidik gıdalar
– Baharatlı yiyecekler
– Soğan
– Yağlı gıdalar (özellikle kızartmalar)
– Şekerli içecekler ve alkoller (Gaz oluşumuna neden olur)
– Yüksek lifli gıdalar
– Gazlı içecekler
– Süt (laktoz intoleransı)

Sindirim sağlığını etkileyen faktörler ve sindirime iyi gelen besinler yukarıda sıralanmıştır. Sindirim sorunlarının önlenmesi için tüm bu önerilere uyulması önerilir.

Devamını Oku

İshal Nasıl Geçer: İshale Doğal Tedavi

Bitkisel Çözümler kategorisine 4 Haziran, 2016 tarihinde eklendi, 342 defa okundu

İshal Nasıl Geçer: İshale Doğal Tedavi

ishale doğal tedavi

ishale doğal tedavi

İshal neden olur?

Son 24 saat içinde yediğiniz bir şeyden dolayı midenizde ağrılı kramplar veya bulantı ve kusma eşlik sık, sulu bağırsak hareketleri görülebilir. Bu midenizi bozduğunuzun işareti olmasının yanı sıra, ishal sorununun başlangıcıdır.

İshal, sağlıklı erişkinlerde rahatsızlık veren ve hoş olmayan bir hastalıktır ama genellikle hayati önem taşımaz. Sadece kronik bir durum olursa, hayati önem taşıyabilir ve bu durumda doktorunuza başvurmanız gerekmektedir. Vücuda yeterli sıvı almaya dikkat etmiyorsanız, ishal olmanız için en uygun ortamı kendiniz hazırlıyorsunuz demektir.

İshalin sebepleri:

İshalin iki temel türü vardır: Akut ve kronik. Neyse ki, ishal büyük çoğunluğu akut veya kısa süreli olmaktadır. Bu tür bir ishal birkaç gün çok sık tuvalete çıkmanıza neden olur. Akut ishale “non-inflamatuar diyare” de denir. Çoğu insanda genel belirtileri şunlardır: mide krampları, gaz ve mide bulantısı eşliğinde sulu ve sık dışkılama.

Akut ishal genellikle bakteriyel veya viral nedenlerden oluşur. “Mide gribi” adı verilen gastroenterit, ishale nedeniyle en sık görülen enfeksiyonlar biridir. Gastroenterite birçok farklı virüs neden olabilir. Yeme veya içme sırasında bakteri ile kontamine olmuş gıdaların vücuda alımı ishale neden olur. Laktoz intoleransı, sorbitol gibi tatlandırıcılar, magnezyum, çok fazla C vitamini ve antibiyotik içeren antasitler akut ishalin diğer nedenleridir.

Bu yazıda akut ishalin önüne geçebilmenizi sağlayacak ev yapımı ilaçların hazırlanışını ve uygulanışını size anlatacağız. Ama yine de şu konuda uyarmalıyız ki; eğer ishaliniz kanlıysa veya uzun süreliyse doktorunuza görünmenizde fayda vardır.

İshali ne geçirir: İshal için doğal çözümler:

1- İshalden kaynaklı vücuttaki su eksikliği

Sıvı eksikliği durumunda vücudun mineral emilimi azalır. Çünkü vücut mineral emiliminde suyu yardımcı olarak kullanır. Bu durumda ishale neden olan potasyum ve magnezyum gibi mineral eksiklikleri ortaya çıkabilir. Bu eksikliklerin giderilmesinin ardından ishalden kurtulmak mümkündür.

• Bol sıvı tüketmelisiniz. Gün içinde en az iki litre (8 bardak) en fazla 3 litre (12 bardak) sıvı tüketilmesi şarttır. Düz su içimi de etkili olsa bile daha etkili yöntemler de vardır. Az şekerli çayın vücutta su olarak emilimi oldukça fazladır. Bunun dışında mineral eksiklerini gidererek vücuda sıvı almak istiyorsanız en güzel ve doğal ilaç meyve tüketmektir. Özellikle erik sıvı kaybının giderilmesinde çok büyük rol oynamaktadır.

• Pedialyte, Rehydralyte ve Ricelyte adlı maddeler yerel eczaneden reçetesiz kullanılabilir. Bu maddeler, sıvı ve mineral uygun oranda içerir. Vücuda alımlarında mineral miktarlarını dengelerler.

Her ne içecekseniz içeceğiniz şeyin soğuk olması daha rahatlatıcı etkiler sağlayacaktır. Bunun dışında uzmanların tavsiye ettiğine göre, alınan sıvının tek bir seferde değil de yudum yudum alınması daha rahat emilmesini ve daha yararlı olmasını sağlamaktadır.

2- İshal için yoğurt

Yoğurt birçok kültür ve mutfakta neredeyse her gün kullanılan bir besindir. Bu kültür besini zararlı maddelere karşı çok etkili bir koruma sağlayarak içindeki bakteriler bağırsakların emilim dostu görevini taşımaktadır. İshal olması durumunda yoğurt zararlı bakterileri öldürerek laktik asit üretir ve bizi rahatlatır.

Yoğurdun tekrar mayalanmasıyla oluşan ve günümüzde birçok yararının kanıtlandığı “kefir” anti-bakteriyel etkileri nedeni ile ishal tedavisi için en iyi yoldur. Antibiyotik kullanıldığında bağırsaktaki yararlı bakterileri de öldürür, ama kefir sadece zararlı bakterileri öldürerek yararlı bakterilerin güçlenmesine yardım eder. Kefir içilmeye başlandıktan kısa bir sonra ishal yok olacaktır.

3- İshalden kurtulmak için dinlenmelisiniz

Eğer çok genç(çocuk-bebek) ya da çok yaşlı değilseniz birkaç gün dinlenmeniz de ishalin yok olması için yeterli olacaktır. İshalin düzelmesi için bağırsakların daha sık çalışması gerekir. Bu yüzden de yatarak dinlenirken ara sıra, beyaz eti kaynatarak elde ettiğiniz et suyunu yudumlayabilirsiniz. Daha iyileşmenizi sağlayacak et suyuna biraz da tuz katmanız vücut tarafından emilimini kolaylaştırır ve dolayısıyla etki süresini de hızlandırır. Midenizdeki bitmek bilmeyen kramplardan kurtulmak için ise bir sıcak su torbasını karnınız ile kasıklarınızın arasında koymanız yeterli olacaktır.

4- Tıbbi ilaç alımı

İshal olan bir kişinin yapacağı en iyi şey doğal yollarla bu hastalıktan kurtulmaktır. Doğal otlar ilaçlar ve besinler yardımı ile kurtulmak vücudunuz açısından çok daha sağlıklı olacaktır. Fakat yine de gerekli olduğunu düşünüyorsanız, Pepto-Bismol muhtemelen en güvenli ve reçetesiz ishal ilacıdır. Ayrıca hafif bir anti bakteriyel, ishal karşı yararlı hızlı etkisi vardır.

Tıbbi yardım almanız gerekiyorsa, ancak bu reçetesiz OTC ilacı kullanmanızı öneririz. Apolipoprotein A-D motilite aşağı veya bağırsak hareketi yavaşlatır; vücuttan sıvı emer. Azalmış motilite tehlikeli bir enfeksiyon olabilir ve daha büyük sorunlara yol açabilir. Bu yüzden de apolipoproteinli ilaçları sadece doktorunuz önerirse kullanmalısınız.

5- İshale neden olan besinler tüketilmemelidir

Süt, peynir ve diğer süt ürünleri (yoğurt ve kefir hariç) ishal başladıktan 1-3 hafta sonraya kadar alınmamalıdır. Süt ince bağırsakta sindirilir ve burada laktoz sindirimi bağırsağı zorlar. Bu durumda süt içmeniz halinde ishaliniz artacak ve daha uzun sürecektir.
İshal olduğunuzda son içmeniz gereken diğer şeyler ise kafeinli içecekler ve şeker konsantrasyonu çok yüksek olan karışımlardır. Kafein sinir sisteminizi uyararak bağırsak işlemlerinizi yavaşlatır. Bu durum ishalin iyileşmesini geciktirir. Şeker konsantrasyonu yüksek besinler de bağırsakta emilirken vücudu zorlayacağı için ishalin iyileşmesini engeller ve iyileşme sürecini uzatır.

Son olarak, yağlı veya yüksek lifli gıdalardan sakınmalısınız. Bunların da sindirilmesi uzun sürer ve zordur. Hafif çorba, pirinç, şehriye, muz, patates, havuç, soda krakeri ve derisiz tavuk eti, kızarmış ekmek gibi besinlerin alımı ishalden kurtulmanızı son derece kolaylaştıracaktır.

6- Papatya ishale iyi gelirmi?

Papatyanın bağırsak iltihabı tedavisi etkili ve anti-spazmik özellikleri de vardır. Hazır olarak satılan sallama papatya çaylarını kullanabilmenizin yanı sıra daha etkili olması için 5-6 demet kurutulmuş papatyayı kaynar suya atıp 15 dakika kadar demledikten sonra içerseniz ishalinizin geçmesinde mucizevî etkileri olacaktır. Tadını beğenmezseniz içine 1 çay kaşığı bal da ekleyebilirsiniz. Bu çayda günde en fazla 2-3 fincan içmeliniz.

7- Nişasta ishali keser mi?

Kolayca hazırlanabilen pirinç ya da haşlanmış patates, içindeki nişasta miktarı bol olduğu için sindirimde ve ishalde kurtulmada kolaylık sağlar. Fakat ishali şiddetlendirmek istemiyorsanız çok fazla şeker veya tuz eklemekten kaçınmalısınız. Yulaf ezmesinin lif oranı yüksektir ve bağırsaklarda emilimi sırasında dışkıyı toplayarak normalleştirir ve ishal olarak dışkılamanızı önler. Nişasta açısından depo olup ishalden kurtulmak için yardımcı olabilecek en iyi besin patatestir. Ama patates kızartması yardımcı olmayacaktır. Kızarmış gıdaların hepsi yağlıdır. Yağlı besinler ise mide ağrınız kat ve kat artmasını sağlar. Bu yüzden patates de kızartılarak değil haşlanarak yenmelidir. Beyaz pirinç de nişasta bakımından depo bir besin olduğu için ishalden kurtulmak için ideal bir besindir.

8- Yaban mersini ishale iyi gelirmi?

Böğürtlen kökü eski zamanlardan beri insanların kullandığı bir çözümdür. İsveç’te, doktorlar mide problemleri olan hastalara kuru yaban mersini ile yapılan bir beslenme raporu vermektedir. Yaban mersini zengin antioksidan ve anti bakteriyel özellikleri olmasının yanı sıra, ishalle mücadele etmemizi sağlayan “anthocyanosides” maddesini de içinde bulundurur.

9- İshalden kurtulmak için portakal kabuğu çayı çözümü

Portakal kabuğu çayı halk arasında kolayca hazırlanan bir koca karı ilacı olarak bilinir. Doğranmış portakal kabuklarını (tercihen organik portakal olmalıdır, aksi takdirde kabukları tarım ilacı içeriyor olabilir) bir cezveye koyun ve 1 bardak kaynar suyu üzerine dökün. 5 dakika demlendikten sonra ocağı kapatarak su ılıyana kadar bekleyin. İsteğe bağlı olarak şeker veya bal ile tatlandırabilirsiniz.

Devamını Oku