"Kişisel Sağlık Sorunları" Kategorisi

Stres Nasıl Geçer: Stresi Yönetmenin Yolları

Kişisel Sağlık Sorunları kategorisine 20 Kasım, 2016 tarihinde eklendi, 21 defa okundu

Stres Nasıl Geçer: Stresi Yönetmenin Yolları

stresi yönetmenin yolları

stresi yönetmenin yolları

Stresle başa çıkmanın yolları:

Stres, vücudun belirli durumlara verdiği bir çeşit zihinsel yanıttır. Aynı zamanda stres oldukça öznel bir durumdur; nedeni kişiden kişiye göre değişiklik gösterir. Örneğin toplum içinde konuşma bir kişiye göre stres nedeniyken bir başkasına göre yalnız kalmak stresin nedeni olabilir. Stres, fiziksel sağlığı, ruh sağlığını ve davranışları etkileyebilir. Stresi yaratan uyaranlara yanıt olarak, vücudun kendi biyolojik yanıtı verilir. Kalp hızı artar, beyin daha hızlı çalışır ve ani enerji patlamaları olabilir. Stres yönetimi öğrenilerek hayatın her alanında oluşabilecek stres nedenlerine karşı önlem alınabilir. Stresin etkileri en aza indirilmelidir.

Stres her zaman kötü bir neden bağlı değildir. Stres her zaman kötü ya da sıkıntılı olaylar karşısında gelişmez. Genel olarak kazalar, kötü giden iş hayatı ya da duygusal sıkıntılar ile birlikte ortaya çıkan stres geçici bir durumdur. Bazen evlilik ya da hamile kalmak gibi güzel olaylar da stresin oluşmasına neden olabilir. Stresli anlar geçtiğinde nabız yavaşlar, kasları serbest kalır ve solunum normale döner. Bazı durumlarda stres devamlılık kazanarak kronikleşebilir. Kronik stres ise bazı ciddi fiziksel sağlık sorunlarına neden olabilir. Stresin farklı türleri bulunmaktadır.

Stres türleri nelerdir?

– Akut stres

Akut stres vücudun bir olay ya da talep karşısında anında verdiği tepkidir. Bir araba kazasında ya da yapılan ciddi hatalar ile ortaya çıkabilir. Akut stres her zaman negatif olayların neden olduğu bir durum değildir. Bazen yeni deneyimler de akut strese neden olabilir. Mesela yeni bir şehre taşınmak, yeni bir işe başlamak ya da evlenmek gibi olaylar stres oluşmasına neden olur. Akut stres genellikle izole ve geçici bir durum olduğu için genel sağlığı etkilemez. Bazı durumlarsa ise akut stres kronik strese dönüşerek daha ciddi bir durum yaratabilir.

– Kronik stres

Akut stres geçmediğinde ve artmaya başladığında ya da uzun bir süre devam ettiğinde kronik stres oluşur. Stres bu durumda tüm sağlığı etkileyen bir hal alabilir. Tüm fiziksel hastaların tetiklenmesine neden olan stres ciddi ve hayati rahatsızlıklara neden olabilir. Stres özellikle kalp hastalığı, kanser, akciğer hastalığı, kazalar, siroz, karaciğer ve intihar gibi birçok ciddi hastalığı tetikler. Kronik stresten şikayetçi olan kişiler mutlaka bir psikoloğa başvurarak stresi yenmenin yollarını öğrenmelidir. Aksi takdirde ileride ciddi fiziksel rahatsızlıklar ile karşılaşılabilir.

Stres yönetimi nasıl uygulanır: Stresten kurtulma yolları

Stresten hemen kurtulmak mümkün değildir. Fakat stresli durumları konrtol etmeyi öğrenmek bu süreçlerin daha kolay geçmesini sağlar. Stres bazı durumlarda sağlıklı bile olabilir. Hayatta bazen kötü ve gerin anlar iyi anların oluşmasını sağlar. Bu nedenle stresi tamamen yok edemesek de stres yaratan olaylar karşısında kontrol sahibi olunmalıdır. Negatif durumların aşılacağını bilerek güçlü olmaya çalışılmalıdır. Stres geçici bir durum olsa da bazen çok uzun sürebilir. Çok uzun süren stres durumları ise bazı psikolojik rahatsızlıkların tetiklenmesine neden olabilir. Bu nedenle stres kontrolünde zorluk yaşanıyorsa mutlaka bir doktora başvurulmalıdır. Ayrıca stres anksiyeteye dönüştüyse ya da diğer psikolojik hastalıkların belirtileri görülmeye başlandıysa doktora gitmek için vakit kaybetmemekte yarar olacaktır. Stresten kurtulmak için kendi kendinize yapabileceğiniz bazı yöntemler de vardır. Mesela meditasyon, yoga ve nefes egzersizleri gibi rahatlamaya yönelik öğretiler uygulanabilir. Bunların dışında sevilen hobilere zaman ayrılması, aile ve arkadaşlarla stresi oluşturan unsurlar üzerinde konuşulması ve çözüm hakkında fikir alınması da stresi yenmede yardımcı olabilir. Stres belirtileri yaşıyorsanız stres yönetimini öğrenmek için önce kendinizi tanımalı sonra bir psikoloğa başvurmalısınız.

Strese ne iyi gelir?

Stres için doğal yöntemler de uygulanabilir. Stres için nefes egzersizleri oldukça etkili bir çözüm olacaktır. Bu egzersizler kişinin kaygı düzeylerini düşürür. Ayrıca strese iyi gelen bitki çayları da tüketilebilir. Stres topu gibi stres azaltıcı yöntemler de izlenebilir.

Devamını Oku

Kaliteli Uyku İçin Ne Yapmalı: İyi Bir Uyku İçin Yapılması Gerekenler

Bitkisel Çözümler kategorisine 9 Mayıs, 2016 tarihinde eklendi, 27 defa okundu

Kaliteli Uyku İçin Ne Yapmalı: İyi Bir Uyku İçin Yapılması Gerekenler

iyi bir uyku için yapılması gerekenler

iyi bir uyku için yapılması gerekenler

Kaliteli uyku nasıl sağlanır?

Uyku sorunları hemen hemen herkesin hayatının bir döneminde ya da uzun bir döneminde karşılaştığı sorunlardan biridir. Ulusal uyku Vakfı (NSF göre), Amerikan gençlerinin yüzde 15’den fazlası uyku sorunları yaşıyor. Daha iyi bir uyku için bazı kurallar vardır. Eğer geceleri uyumakta zorluk çekiyorsanız daha iyi ve verimli bir uyku için şunları deneyebilirsiniz:

İyi bir uyku için ne yapmalı?

Uyku için en uygun renk

Yatak odasının rengi; duvar boyaları ve süsleme boyaları uykuyu etkileyebilen faktörler arasındadır. Renk tonları insanlarda duygu değişimine neden olduğu için mesela yatak odasında kırmızı ve siyah gibi renkleri seçerseniz bu sizi etkileyebilir. Bu renkler yerine mavi ve yeşil tonlarını seçebilirsiniz. Mavi ve yeşil bastırılmış duygularda gevşeme, sakinlik, konfor, barış ve umut rengidir. Aynı şekilde şeftali ve tan rengi gibi renkleri de seçebilirsiniz. Bu renkler ise daha açık renkleri de yatmadan önce aklını sakin yardımcı olabilir.

İyi bir uyku için yatak nasıl olmalı?

İnsan ömrünün neredeyse üçte biri yatakta ve uyuyarak geçer. Yatak önemli ve dikkat edilmesi gereken bir eşyadır. Yatak almadan önce 30 gün boyunca test edilebilir yatakları tercih edin. Size uygun olan yatak ve yastığı bulmaya çalışın. Farklı yastıkları deneyin ve en rahatını seçin. Fazla sert ve şişkin yastıklar boğaz ve boyun ağrısına neden olabilir.

Aydınlatma

Uyuyacağınız ortamın karanlık olması gerekir. Işıklı ortamlarda uyumak çok daha zordur. Tüm ışıkları kapatın ve eğer dışarıdan gelen bir ışık varsa kalın perdeler kullanın. Çünkü sokak lambaları ya da aydan gelen ışık bile uykunuzun kaçmasına neden olabilir. Eğer karanlıkta uyumak istemiyorsanız ve gece lambası kullanıyorsanız daha loş ve yumuşak renklerde bir gece lambası tercih edin.

Uyku kalitesini etkileyen faktörler:

Baş ucunuzdaki saati kaldırın.

Baş ucunda bulunan saatler gecenin sessizliğinde rahatsız edici olabilir. Tik tak sesi sinir bozucu bir sestir. Uykunuzun kaçmasına sebep olabilecek olan bu sesten uzak durmak için saatinizi daha uzak bir yere kaldırın.

Televizyon ya da bilgisayarı açık bırakmayın

Kıvrılıp koltukta ya da yatakta yatarken bir film izlemek cazip olabilir; fakat bu uyku kalitesini düşüren bir durumdur. Eğer televizyon yatak odanızda duruyorsa başka bir odaya taşıyın. Uyurken bilgisayarı da kapatın. Özellikle müzik dinlemek rahatlatıcı gibi gözükse de uyurken zihninizin yorulmasına neden olabilir.

İşlerinizi yatak odasından uzak tutun

Eğer çalışma yeriniz yatak odanızın içindeyse bu uyku sorunu yaşamanıza neden olabilir. Dolap ve raf düzenleyebilir, böylece elbise yığınlarıyla ve odanızın etrafında yalan kitap yığını değildir. Bitmemiş projeler ne zaman yatmaya hazırlanıyor onlar seni strese yok, yatak odasından değiştirin. Derli toplu bir oda, derli toplu bir zihin, daha az dikkat dağıtıcı ve daha kolay rahatlama sağlayacaktır.

Yatak odanızı havalandırın

Yattığınız odayı sık sık havalandırmak daha rahat nefes almayı ve daha kaliteli bir uyku düzenini de beraberinde getirir. Düzenli olarak odanızı havalandırın. Hava arıtma cihazı ya da HEPA filtre sistemli hava temizleyicisi de kullanabilirsiniz. Bu aletler havadaki alerjenleri ve toksinleri gidererek daha sağlıklı nefes almanızı sağlar. Dilerseniz yatmadan önce bir tencere sıcak suya lavanta, vanilya, sandal ağacı, bergamot ve papatya ekleyerek odanıza yerleştirebilirsiniz.

Uyku kalitesi nasıl arttırılır: Kaliteli uyku için yapılması gerekenler:

Yatağınızı değiştirmenize, odanızı havalandırmanıza ve diğer uygulamaları yapmanıza rağmen uyuyamıyorsanız beslenmenize de dikkat etmelisiniz. Çünkü uykusuzluğun nedeni beslenme eksikliği ya da çok yağlı yiyeceklerin tüketilmesi de olabilir. İyi uyku için bitkisel çaylar da tüketilebilir. Eğer kronik ve giderek artan uyku sorunları yaşıyorsanız bir doktora başvurarak yardım alabilirsiniz.

Devamını Oku

Stres Neden Olur: Stresin Yan Etkileri

Kişisel Sağlık Sorunları kategorisine 9 Mayıs, 2016 tarihinde eklendi, 25 defa okundu

Stres Neden Olur: Stresin Yan Etkileri

stresin yan etkileri

stresin yan etkileri

Stres nasıl oluşur?

Stres vücudun bazı dış etkilere karşı verdiği tepkidir. Kişiden kişiye göre değişebilen stres nedenleri beynin kimyasal yapısında bulunan hipotalamik hipofiz adrenal (HPA) sistemini tetikler ve adrenalin, steroid hormonu ve kortizol gibi maddelerin salgılanmasına neden olur. Ayrıca kalp atışlarında hızlanma, artan enerji patlaması, büyük tepkiler ve kan şekeri düşmesi gibi belirtiler de görülebilir. Stres vücudun verdiği doğal bir tepki olsa da vücut sağlığının etkilenmesine neden olabilir. Özellikle kronikleşen stres doğal bir durum değildir. Ciddi sağlık sorunlarına neden olan kronik stres yetişkinlerin yüzde 43’ünde görülmektedir ve olumsuz sağlık sorunlarına neden olmaktadır. Stres genel olarak kalp hastalıklarını, kanseri, akciğer hastalığını, kazaları, sirozu, karaciğer hastalıklarını ve intihar gibi psikolojik vakaları tetikleyebilir. Stresin günlük olarak yaşanan bir durum mu yoksa kronik olarak gerçekleşen bir durum mu olduğunu anlamak önemlidir. Kronik stres fiziksel ve ruhsal sağlığı etkilerken vücudun bazı bölümlerinde bozukluklara neden olabilir.

– Stresin beyne etkisi

Stres düşünce sürecini ve düşünmeyi engelleyebilir. Mesela yemek için hangi restorana gitme konusunda ya da ne yemek yiyeceğiniz konusunda karar vermekte zorlanabilirsiniz. Bu durum sürekli hale gelmesi stres belirtilerinden biridir.

– Stresin duygusal belirtileri

Kronik stres ile mücadele eden insanlar genellikle kolay alınan, kolay hayal kırıklığına uğrayan ve kolay sinirlenen insanlardır. Stresli insanlarda sık sık ağlama gibi tepkiler görülebilir. Çeşitli duygu durum değişiklikleri görülürken ani gülme ya da ani ağlama gibi durumlar da görülmektedir.

– Stresin dişlere etkisi: Stresten diş ağrır mı?

Tuhaf gelse de stres ağız ve diş sağlığı üzerinde de etkili olabilmektedir. Stres sık sık dişlerin gıcırdatılmasına neden olabilir. Diş gıcırdatma durumu genellikle bilinçsizce ya da uyku sırasında gerçekleşir. Bu durum bu tedavi edilmezse temporomandibular eklem ve çene kemiği ile ilgili sorunlara neden olabilir. Stres aynı zamanda ağız sağlığına daha az dikkat edilmesine neden olabilir. Ayrıca stres altındaki kişilerde ağız hijyeni oldukça düşükken tükürük değişiklikleri ve bozulmuş bağışıklık sisteminin yarattığı diler ve çürükler görülebilir.

– Stresin kalbe zararları

Vücut üzerindeki etkisine baktığımızda stres, kalp sağlığı için tehlikelidir. Kalp atışını hızlandırır, kan damarları daraltır ve kalp ile kan damarlarının gelecekteki stresli olaylar karşısında daha kolay ve daha ciddi tepki verme olasılığını yükseltir. Aynı zamanda stres yüksek kan basıncına neden olurken kan pıhtılarının oluşmasına ve bazı durumlarda felce bile neden olabilmektedir.

– Stresin akciğer sağlığına etkisi

Astım ve kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) belirtileri genellikle kronik stres zamanlarında kötüleşir.

– Stresin mideye etkisi

Stres mideyi oldukça rahatsız eden bir durumdur. Stres sonucunda midede yanma ve bulantı oluşabilir. Ayrıca kusma ve ishal gibi belirtiler de görülmektedir. Stres gastrointestinal bozukluklar ve gastroözofageal reflü hastalığı (GERD), İrritabl bağırsak sendromu (IBS), ülseratif kolit ve peptik ülser durumlarında belirtilerin artmasına neden olur.

– Stresin cilde zararları

Stres, sedef, egzama, akne ve rosacea gibi daha kötü gibi cilt sorunlarına neden olabilir. Ayrıca uçuğa da neden olmaktadır.

– Stresin saç sağlığına etkisi

Stres sonucunda saçlarda görülen en yaygın rahatsızlık saç dökülmesidir. Ayrıca yoğun şekilde yaşanan stres durumlarında saçlarda beyazlamanın arttığı da görülmektedir.

– Stresin kas sağlığına etkisi

Stres sırt, boyun ve omuzlarda gerginliğe neden olarak kas ağrıları oluşturabilir.

– Stres bağışıklık sistemini nasıl etkiler?

Stresten etkilenen bağışıklık sistemi enfeksiyona daha duyarlı hale gelebilir. Bu durumda ise romatoid artrit ve diyabet gibi kronik hastalıkların oluşmasına neden olabilir.

Devamını Oku

Strese Ne İyi Gelir: Stresten Kurtulmanın Yolları

Kişisel Sağlık Sorunları kategorisine 9 Mayıs, 2016 tarihinde eklendi, 44 defa okundu

Strese Ne İyi Gelir: Stresten Kurtulmanın Yolları

stresten kurtulmanın yolları

stresten kurtulmanın yolları

Stres nasıl atlatılır?

Stresi azaltmak için farklı yöntemler kullanılabilir. Şimdi bunu yapabilmenin en kolay 10 yolunu sizlerle paylaşacağız.

Stres psikolojik ve ruhsal bir tepki halidir. İnsanlar en çok korktuklarında ve endişe ettiklerinde stres yaparlar. Ancak stresin vücuda zararı sanıldığından çok daha fazladır. Ruhsal olarak kendinizi sıktığınız stresli durumlarda aynı zamanda beyniniz de bundan etkilenir ve onun da alıp verdiği sinyallerde bazı bozulmalar gözlemlenir. Sonuç olarak tüm organların çalışması bozulur ve hatta vücut genelinde ciddi rahatsızlıklar yaşanabilir.

Bu durumda stresten kurtulmanın yollarını aramakta fayda var demektir. Yazının devamında stresten kurtulmanın bazı kolay yolları hakkında bazı bilgileri sizinle paylaşacağız.
Aşağıdaki ipuçları sinirlerinizin yatışmasında size yardımcı olacaktır.

Stresi tetikleyen faktörler:

Stresin her zaman var olacağı sabit bir gerçektir. Bu yüzden öncelikle, stresin sağlıksız yan etkilerini ortadan kaldırmak için onu tetikleyen faktörleri tespit etmek gerekmektedir. Aklınıza gelecek her durum stresin faktörü olabilir. Belirlemek için öncelikle tek başınıza kalmanız gerekmektedir. Tek başınıza olduğunuz ve mümkünse çok aydınlık olmayan bir ortam 5 dakika boyunca sessiz bir şekilde uzanın. Daha sonrasında kalkıp o 5 dakika içinde aklınızdan geçen ne var ne yok her şeyi bir kağıda yazın. İşte bu kadar basit. O kağıtta yazanlar sizi strese sokan faktörler bütünüdür. Sizi strese sokan tüm konuları o kağıtta bulabilirsiniz.

Stresten kurtulmak için ne yapmalı?

Stres için nefes egzersizleri:

Düzenli olarak ve sağlık koşullarınıza uygun olarak yaptığınız egzersizler hem sağlık açısından sizi olumlu etkileyeceği gibi aynı zamanda sizi stres faktörlerinizden uzaklaştırabilir. Hastalık kontrol ve Önleme Merkezi (CDC), yetişkinler için 150 dakika egzersiz yapılmasını önerir. Kondisyon etkinliği her gün yapılmalıdır, ancak kas etkinliğinin haftada 2 gün yapılmasında fayda vardır. Egzersiz vücuttaki bazı hormonların üretim hızını arttırıp azalttığı için stresten kurtulmanızda size yardımcı olabilir. Herkeste işe yaramasa da denenmesinde fayda vardır. Stresten kurtulamadığınızı görseniz bile spora devam etmelisiniz. Spor vücudun bütün olarak sağlıklı kalmasını sağlayan en etkili çözüm yollarından birisidir.

Ağlamak

Bazı araştırmalar, stres faktörünün gerçekleşmesinin ardından çığlık atmanızın ve ağlamanızın kendinizi daha iyi hissettirdiğini göstermektedir. Ağlamak strese neden olan hata veya olayı silip temizlemek gibi bir etki yaratır. Ağlama sırasında üretilen endorfin (kendinizi iyi hissettiren hormon), vücudunuzun gerginliği sayesinde ani ve hızlı bir biçimde üretilir. Güney Florida Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada, arkadaşlarının önünde ağlayabilen ve onlarla derdini paylaşabilen insanların sağlık durumlarıyla beraber yaşam sürelerinin de daha uzun olduğu ortaya çıkarıldı. Ayrıca, içinize dert olan bir durum için ağlamanızın tek sebebi henüz olayın şoku ve sıcaklığını atamamış olmanızdır. Ağlayarak bu şoku tek bir kerede üzerinizden atabilirsiniz.

Kusurlu olduğun zaman bu durumu kabullenmek

Günümüzde insanlar, kusurlu oldukları durumların farkında oldukları halde onları kabullenmek yerine onları inkar etmeyi seçerler. Bu durumu gurur meselesi yaparak büyüten kişiler strese girer. Her ne kadar kusurlu olduklarını kabullenmeseler bile onlar da kusurun kendilerinde olduğundan haberi vardır. Bu şekilde rahat olmayıp sürekli kendini savunmaya çalışan kişiler gergin ve dolayısıyla da stresli olur. Öncelikle bundan kurtulmak için mutlaka hatalı olabileceğini kabul etmen gerekmektedir.

Zaman çizelgesi

Zaman herkes için en büyük servettir. Kimse zamanını boşa harcamak istemez. Herhangi bir yerde, herhangi bir şeyi bekleyemeyen kişiler de bu yüzden strese girer. Metroda 5 dakika daha beklemeyi bile kaldıramayan kişiler sürekli hayatlarını dakik yaşamak zorundadırlar. Dakik olmadıkları zaman stres yaparak bir şekilde rahat edemez duruma gelirler. Hayatta ise neredeyse tüm olaylarda bu durum söz konusudur. Tabii ki kimse zamanını boş harcaman istemez, ancak bunu strese çevirmek hiç doğru bir karar değildir.

Her gün çeşitli hareketler ile vücudu dinç tutma

Her gün düzenli olarak yapılan bir yürüyüş ya da hareketli bir şey sayesinde vücudunuz hem dinç kalır hem de stres yapmadan durumu daha rahat atlatabilirsiniz. Çünkü bu hareket içeren eylem sırasında vücut endorfin salgılayarak stresli olmayı engeller.

Her türlü duruma hazır olun

Ne zaman bir durumla karşı karşıya kaldığınızda her seferinde sorunu kafanıza takıyorsanız, stresli kalmaya mahkûmsunuz demektir. Hayatta her türlü duruma karşı hazırlıklı olmanız gerekmektedir. Aklınıza gelmeyen durumlarda veya istediğinizin olamadığı durumlarda, sorunu çözmek için deneyecek bir şey kalmadıysa sorunu kabullenebilmeli ve her türlü doğuracağı sonuca açık olmanız gerekmektedir. Her sonuca açık olmak demek, ne olursa olsun umurumda değil demek değildir. Bir olaydan önce kendinizi tek bir sonuca odaklayarak ille de o sonucun yaşanacağını söylemek, sonuçta o yaşanmadığı zaman moral kaybı ve strese yol açar. Bu durumdan kurtulma için kendinizi bir duruma odaklamamalı, her durumu doğal karşılayabilmelisiniz.

Bir şeyler karalamak

Bazı durumlarda her ne kadar umursamamak istesen de umursamak zorunda kalırsın. Bazen de umursamanızın gerektiği kötü durumlar gerçekleşebilir. Hayattan soğumak ve strese girmek yerine oturarak ne tür çözümler var düşünmek ve bunarı kağıda dökmek belki de en etkili çözümdür. Bir kişi stres yapmasına neden olan sorunları yazarak adeta bir arkadaşına içini dökmüş sayılır. Hem de bu iç dökme bir arkadaşa yapılandan çok daha rahattır. Bu yüzden eğer çoğu şeyde kolayca strese girebiliyorsanız bu tedaviyi uygulamanızı şiddetle tavsiye ederiz

Su içmelisiniz

Su, biyolojik olarak da vücudu düzenleyen ve vücuttaki sorunları onarmada kullanılan bir sıvıdır. Aynı zamanda normal sıcaklıklardaki suyun insanların ferahlamasına da yardım ettiği de bilinmektedir. İstem dışı olarak stres yaptığınız zamanlarda serin bir duş almak ya da bol bol su içip uzanmak gerçekten işe yarayacaktır.

Hayır demesini öğrenin

Önünüze gelen fırsat ve tekliflere evet demek hoşunuza gidebilir. Fakat bu durum her zaman olumlu yönde değildir. Bazı teklifler bizi rahatsız eden teklifler ve düşüncelerdir. Fakat insanlar bu durumlarda “ayıp olmasın” şeklinde düşünerek yine evet demektedir. Mutlaka insanlara hayır diyebilmenin öğrenmesi gerekmektedir. Hayır demek ayıp değildir. Gerektiği zamanda hayır gerektiği zaman evet diyebilmelisiniz. Hayır diyebilmek gerçekten insanın içini rahatlatır.

Stres nasıl engellenir?

Bazı durumlarda ise hangi çözüm yolunu uygularsan uygula mutlaka stres yapmaktadır. Buna genel olarak kaçınılmaz stres denmektedir. Kaçınılmaz stres ile başa çıkmak için gereken bazı ipuçları şunlardır:

Stresi yenmek için ne yapmalı?

– Her gün biraz gülmek gerekir. Bunu yapabilmek için sıkıntı ve sorunlar umursanmamalıdır.

– Eğlenebileceğin ortamda eğlenebilmen gerekiyor. Kendini kasmadan sakin bir şekilde eğlenmenin tadını çıkarmanız gerekiyor.

– Kafein ve şeker uyarıcıları büyük ölçüde kesmek.

– Gevşeme ve meditasyon yapmanız da stresten kurtulmanızda size yardım edecektir.

– Bir arkadaş ya da danışman kişiyle konuşarak içinizi dökmeniz de stresin büyük ölçüde azalmasını sağlar.

– Stresi azaltan bitkiler ve strese iyi gelen besinler tüketilebilir.

Devamını Oku

Hiperaktivitenin Nedenleri: Hiperaktivite Belirtileri

Hastalık Belirtileri kategorisine 9 Mayıs, 2016 tarihinde eklendi, 24 defa okundu

Hiperaktivitenin Nedenleri: Hiperaktivite Belirtileri

hiperaktivite belirtileri

hiperaktivite belirtileri

Hiperaktivite bozukluğu nedir?

Hiperaktivite genellikle fazla hareketli ve enerjik olmak olarak bilinir. Nedenine bağlı olarak, hiperaktivite birçok farklı özelliğe sahip olabilir.

Hiperaktivitenin belirtileri:

– Sürekli hareket
– Saldırgan davranışlar
– Tepkisel davranışlar
– Kolayca avunma

Birçok farklı zihinsel hastalık ve tıbbi durumda hiperaktivite bir semptom olarak gelişebilir. Hiperaktif olan insanlar fazla hareketli olmak ya da konsantrede yetersizlik gibi sorunlarla karşılaşabilirler. Hiperaktivite, okulda ve işte bazı güçlüklere neden olabilir. Arkadaşlar ve aile ile ilişkiler zorlanabilir. Ayrıca bu durumun getirdiği bazı kazalar ve yaralanmalar da görülmektedir. Alkol ve uyuşturucu kullanımı riski de hiperaktif insanlarda diğer insanlara göre daha fazladır. Hiperaktivite tanı konması zor bir hastalık iken yakın çevre tarafından da anlaşılması oldukça zordur. Kişinin öğretmenleri, anne babası, işvereni ve diğer yakın çevresindeki kişiler de bu durumu anlamakta zorlanabilir. Hem hiperaktif kişiler hem de kişinin yakın çevresindekiler sıkıntılı ve endişeli zamanlar geçirebilir. Dikkat eksikliği (DEHB) hiperaktivitede en önemli işaretlerden biridir. Dikkat eksikliği aşırı aktif olan kişilerde ve dikkat çekmek isteyen kişilerde oluşan bir hastalıktır. Bu durum genellikle genç yaşta teşhis edilir. Fakat bazı insanlarda ancak yetişkinlik zamanı ortaya çıkmaktadır. Hiperaktivite tedavi edilebilir.

Hiperaktivite neden olur?

Hiperaktivite fiziksel ve ruhsal bozukluklar nedeni ile oluşabilir. Hiperaktivitenin sebepleri:

– Dikkat eksikliği
– Hipertiroidi (tiroid hormonun çok fazla çalışması)
– Beyin hastalıkları
– Sinir sistemi bozuklukları
– Psikolojik bozukluklar

Hiperaktivite nasıl anlaşılır?

Hiperaktivitenin varlığına dair bir veya daha fazla işaret olabilir. Bu belirtiler hiperaktivenin nedenine bağlıdır. Hiperaktif çocuklar okulda konsantre zorluğu yaşayabilir. Çocuklarda şu davranış tipleri görülebilir:

– Yersiz konuşma
– Söylenmemesi gereken şeyleri ağızdan kaçırma
– Diğer öğrencilere vurma
– Aşırı aktif olmak

Hiperaktivite belirtileri yetişkinler ise aşağıdakileri belirtileri gösterebilir:

– İşe konsantre olmada zorluk
– Kısa dikkat süresi
– İsimleri, numaraları veya bilgileri hatırlamada zorluk

Eğer kişi bu durum hakkında sıkıntı duyuyorsa anksiyete veya depresyon ortaya çıkabilir. Muhtemelen hiperaktivite olan kişilerde hastalığın belirtileri yetişkinlik dönemine kalmadan çocukluk döneminde ortaya çıkmaktadır.

Hiperaktivite nasıl teşhis edilir?

Sizde ya da çocuğunuzda hiperaktivite belirtileri varsa bir doktorla konuşmanız gerekmektedir. Doktor semptomlar hakkında sorular soracaktır. Belirtiler başladıysa bu belirtileri öğrenerek genel sağlık ile ilgili son değişiklikleri ineceler. Doktor tıbbi ya da ruhsal sağlık durumunu anlamak için kullanılan bir ilaç olup olmadığını da öğrenecektir. Tüm bu soruların cevapları doktorun hiperaktivite türünü belirlemesinde yardımcı olacaktır. Ayrıca doktor, hormon seviyelerini kontrol için kan ya da idrar örneği alabilir. Çünkü tiroid hormonu ya da diğer hormonlardaki bir dengesizlik hiperaktiviteye neden olabilir. Eğer doktor hiperaktivitenin ruhsal bir sorundan ileri geldiğini anlarsa tedavinin gerçekleştirilmesi için sizi ruh sağlığı uzmanına sevk edecektir.

Hiperaktivite nasıl tedavi edilir?

Tiroid, beyin ya da sinir sistemini etkileyen bir durumdur ve hiperaktiviteye neden olabilir. Doktor bu tip durumlarda altta yatan sorunu tedavi etmek için ilaç tedavisi uygulayabilir. Hiperaktivite duygusal ve ruhsal bir bozukluk nedeni ile de olabilir. Bu durum ise bir ruh sağlığı uzmanı tarafından değerlendirilecektir. Ruh sağlığı uzmanı semptomlara inceleyerek hastalığın ne seviyede olduğunu analiz eder.

– Terapi

Hiperaktivite tedavisinde kullanılan ortak terapiler şunlardır:

Bilişsel davranışçı terapi – Konuşma terapisi

Bilişsel davranışçı terapide amaç düşünme ve davranış kalıplarını değiştirmektir. Konuşma tedavisinde ise terapistle tartışarak sorunlar çözülmeye çalışılır. Terapi tüm hiperaktivite tedavilerine ek olarak da önerilebilir. Çünkü sorunu çözmek ve hastalığın etkilerini azaltmak için etkili bir yöntemdir.

– Hiperaktivite ilaçları

Terapi yeterli olmadığı zaman ilaç tedavisi uygulanabilir. Bu ilaçların sakinleştirici bir etkisi vardır. Çoğu çocuk ve yetişkinler için reçete edilebilir. Hiperaktivite tedavisinde kullanılan sakinleştirici ilaçlar şunlardır:

– Dexmethylphenidate (Focalin)
– Dextroamphetamine ve amfetamin (Adderall)
– Dextroamphetamine (Dexedrine, Dextrostat)
– lisdeamfetamine (Vyvanse)
– Metifenol (Ritalin)

Bu ilaçların bazıları alışkanlık yapabilir. Doktor ilaç alımı ile birlikte zihinsel sağlık gelişimini izleyecektir. Ayrıca uyarıcı ilaçlar hipreaktivite belirtilerini tetikleyebilir bu nedenle diğer uyarıcılardan da kaçınılmalıdır. Örneğin kafein ve nikotin kaçınılması gereken ve en yaygın olarak kullanılan uyarıcılar arasındadır.

Hiperaktiviteye neden olan olası 7 koşul nedir?

1- Bipolar bozukluk

Bipolar bozukluk zihinsel hastalık olan mania ile gelişen aşırı depresyonun sonucunda oluşur. Bipolar bozukluk manik depresif hastalık veya manik depresyon olarak da adlandırılır. Hiperaktivitenin oluşmasına neden olabilir.

2- Uyku apnesi

Uyku apnesinde kişi uyurken nefes zaman zaman durur. Kişinin nefes almasını önleyen bu durum aynı zamanda tehlikeli bir uyku bozukluğudur. Tedavi edilmezse ciddi sorunlara neden olabilir. Uyku apnesi aynı zamanda hiperaktiviteyi tetikleyebilir.

3- Dikkat eksikliği sorunu

Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu gibi yıkıcı davranışlara neden olan ruhsal bir hastalıktır. Dikkat eksikliği olan insanlar zor konsantre olurlar ve muhtemel hiperaktivite vakası yaşayabilirler.

4- Karbon monoksit zehirlenmesi

Karbon monoksit zehirlenmesi acil bir durum olarak kabul edilir. Acil olarak müdahale edilmesi gerekmektedir. Çok fazla karbon monoksit solunduğunda oluşan karbon monoksit zehirlenmesi doku hasarı ve muhtemel ölümlere yol açabilir. Sıkıcı bir baş ağrısı, mide bulantısı, kafa karışıklığı ve dudaklarda morarma ile birlikte deride döküntüler görülebilir. Ayrıca zehirlenme sonrasında hastada hiperaktivite de görülebilir.

5- Fetal alkol Sendromu

Gebelik sırasında alkol içen kadınlar fetal alkol spektrum bozuklukları yaşayan bir bebeğin doğmasına neden olabilirler. Bu bozukluklar başlarda hafif şiddetli belirtiler gösterir. Büyüyen çocukta belirtiler davranışlarda, fiziksel sağlıkta ve öğrenme yetilerinde ortaya çıkabilir.

6- Adrenolökodistrofi

Adrenolökodistrofi (ALD) sinir sistemi ve böbrek üstü bezlerini etkileyen ciddi bir hastalıktır. Adrenolökodistrofi ileriki yaşlarda erken bunama, afazi, görme bozuklukları, deride bronz renkli lekeler ve polinöropati gibi hastalıklara neden olabilir. Ayrıca hiperkativitenin ergenlik çağında gelişmesine de sebebiyet verebilir.

7- Fenilketonüri

Fenilketonüri vücudun fenilalanin maddesini metabolizmadan geçirememesi nedeni ile oluşur. Kalıtsal olan bu hastalık kanda fenilalanin maddesinin birikmesine neden olarak çocuklarda beyin hasarlarına ve zihinsel özürlülüklere neden olabilir. Bu hastalık aynı zamanda hiperaktiviteyi de ortaya çıkarabilir.

Hiperaktivite genellikle çocuklarda küçük yaşlarda belirtiler göstermeye başlar. Eğer çocuğunuzda hiperkativite belirtileri varsa altında yatan nedenleri anlamak için mutlaka bir doktora danışmalısınız. Doktor ilaç tedavisi uygularken aynı zamanda terapi tedavisi de uygulayacaktır. Genellikle anne babalar çocuklarının hiperaktivite ile yaşaması gerektiğini anlayamayabilirler. Çocuğa belirtilerin sıklaştığı dönemlerde destek olmak çok önemlidir. Okulda ya da evde yaptığı hareketlerde saldırgan bir tavır sergilediğinde çocuğa kızmak yerine ılımlı çözümler uygulanmalıdır. Doktor çocuğa nasıl davranılması gerektiği konusunda anne ve babaya da rehber olacaktır.

Devamını Oku

Gastrite İyi Gelen Bitkiler: Gastrit için Bitkisel Çözüm

Bitkisel Çözümler kategorisine 9 Mayıs, 2015 tarihinde eklendi, 631 defa okundu

Gastrite İyi Gelen Bitkiler: Gastrit için Bitkisel Çözüm

gastrite iyi gelen bitkiler

gastrite iyi gelen bitkiler

Gastrit bir çeşit sindirim rahatsızlığıdır. Midede oluşan gastrit hastalığı, yanma hissine neden olabilir. Gastrit; mide bulantısı, karın ağrısı, şişkinlik, asit reflü gibi belirtiler gösterebilir. Gece uyurken de kişi sık sık yanma hissi nedeniyle uyanabilir. Bu rahatsız edici sağlık durumu ciddi bir rahatsızlık haline gelebilir. Kronik hale geldiğinde günlük yaşamı etkiler.Peki gastrite iyi gelen yiyecekler, bitkiler ve doğal çözümler nelerdir? Şimdi öncelikle gastrit nedenleri ve tedavisi hakkında kısa bilgiler verelim, daha sonra da gastrite ne iyi gelir bunu sizlerle paylaşalım.

Gastrit nedir?

Gastrit mide iç astarında oluşan bir çeşit iltihap durumudur. Mide ağrısının tahriş olma derecesine göre ağrı da şiddet değiştirebilir. Mide iç astarında bakteriyel bir saldırı ya da ülser gibi nedenler de gastrite neden olabilir. Bazı durumlarda hastalık ilerler ise mide kanserine bile neden olabilir.

Gastrit belirtileri nelerdir?

Gastrit ve sorunlu midenin en yaygın belirtileri şunlardır:

– Mide bulantısı
– Kusma
– Sürekli hıçkırık
– Karın ağrısı ve şişkinlik

Gastrit için bitkisel çözümler

1. Su tüketiminin artırılması:

Her gün en az 8 bardak su tüketilmesi önerilir. Su tüketiminin artırılması mide sorunlarından kurtulmaya destek olabilir. Gastrit belirtilerini ve en önemlisi yanma hissini hafifletir. Bol su tüketilmesi mide asit konsantrasyonunu azaltmaya yardımcı olur. Ayrıca mide iç astarının pH değerini korumasını sağlar. Ancak yemek sırasında su içilmemelidir. Çünkü bu, sindirim salgılarını sulandırır ve sindirimi kolaylaştırır. Ayrıca, karbonatlı içecekler ve gazlı içecekler asidin artmasına neden olabileceği için içilmemelidir. Kafeinli içeceklerden de uzak durulması önerilir.

2. Hindistan cevizi suyu:

Yumuşak ve tatlı bir tadı olan yeşil Hindistan cevizi suyu gastrite iyi gelen içecekler arasında en etkililerinden olup gastrit olan kişilere özellikle tavsiye edilir. Vücut ve mide sağlığı için yararlı vitamin ve mineraller içerir. Bu nedenle günde 3 ya da 4 kez Hindistan cevizi suyu tüketilebilir.

3. Zencefil:

Zencefil de gastrit sorununda kullanılan ve gastrite iyi gelen en etkili yiyecekler arasındadır. Bir tutam zencefil tozu ve biraz su ya da siyah çay karıştırılarak hamur haline getirilir. Elde edilen hamur mide yanmasını hafifletmek için her gün düzenli olarak tüketilir. Özofagus tahrişini engellerken aynı zamanda mide iç astarında bulunan bakterileri azaltan anti bakteriyel ve anti enflamatuar özellikler içerir. Mide sorunlarına neden olan bakterileri öldürür.
– En iyi sonucu elde etmek için her gün biraz zencefil çiğnenebilir.
– Ayrıca süt ve zencefil 1/5 oranında karıştırılır ve kaynatılarak tüketilebilir.

4. Rezene tohumu:

Rezene tohumları da mideyi yatıştırmada son derece etkilidir. Gastrit sorunlarında bitkisel çözüm olarak son derece etkilidir ve yaygın olarak kullanılır. Biraz rezene tohumu kızartıldıktan sonra çiğnenebilir.
– Ayrıca, bir çay kaşığı rezene tohumu bir bardak su ile karıştırılarak tüketilebilir. Birkaç dakika suda haşlanan rezene tohumları soğuduktan sonra içilebilir. İçmeden önce içine yarım çay kaşığı bal da eklenebilir.

5. Papaya:

Papaya, sindirim tetikleyici özellikler içerir. Aynı zamanda mide iç astarındaki mukus astarın yenilenmesine yardımcı olan beta karotenler içerir. Ayrıca gıdaların kolay sindirilmesine yardımcı olan papain adı verilen bir enzim de içerir. Papaya meyve olarak ya da kaynatılarak tüketilebilir.

6. Ananas:

Papaya gibi ananas da mide astarının tahriş olmasını engeller. Besinlerin düzgün sindirilmesine yardımcı olurken aynı zamanda sindirimi kolaylaştıran enzimler içerir. Gastritten şikayetçi insanların alkali besinler tüketmesi gerekir. Ananas da alkali bir besindir. Ananas beslenme düzenine mutlaka dahil edilmelidir. Ancak olgunlaşmış ananas tüketilmelidir. Ham ananas belirtilerin daha da kötüleşmesine neden olabilir.

7. Enginar:

Gastrit durumunda tekrarlayan nöbetleri engellemek için enginar tüketilmesi tavsiye edilir. Protein bazlı beslenme düzeninde özellikle lifli besinlere yer verilmelidir. Bu nedenle bol bol enginar tüketilebilir. Enginar hem protein açısından zengindir hem de lifli bir sebzedir. Aynı zamanda mide astarının pH değerini korur.

8. Patates suyu:

Patates suyu gastrit için yaygın olarak kullanılan çözümlerden biridir. Patates suyu sindirimi düzenlerken aynı zamanda gastrit belirtilerini hafifletmeye yardımcı olur. Haşlanmış patates değil çiğ patates suyu tüketilmelidir. Patates soyulur ve rendelendikten sonra suyu sıkılır. Bu su düzenli olarak içilir. Sıcak su ile karıştırılarak içilebilir. Aynı zamanda kabızlığı azaltır ve karaciğeri temizler.

9. Meyan kökü:

Meyan kökü, özellikle bitki kökü, mide iç astarını korur ve ülser ya da gastrit gibi hastalıkları azaltır. Bir çay kaşığı meyan kökü tozu bir bardak sıcak su ile karıştırılır. Yaklaşık on beş dakika kadar bekletildikten sonra süzülür ve içilir.

10. Hatmi bitkisi:

Hatmi de mide sorunlarında sık sık kullanılan çözümlerden biridir. Sindirimi kolaylaştırırken aynı zamanda mide iç astarını koruyucu özellikler içerir. Kaygan bir yapıya sahip olduğu için besinlerin sindirim sistemi içerisinde daha kolay hareket etmesini sağlar. Mide ekşimesi ve yanması için de kullanılabilir.

11. Altın mühür bitkisi:

Gastrit için bitkisel çözümlerden biri de altın mühür bitkisidir. Sindirim mukozası iltihabı arkasındaki neden büyük olasılıkla bakteriyel parazitlerdir. Bazı durumlarda mantar enfeksiyonu da etkili olabilir. Altın mühür bitkisi gastritin yanı sıra ülser, kolit ve karaciğer iltihabını azaltır.

12. Nane:

Mide asidinden kaynaklanan mide sorunlarında nane oldukça etkilidir. İçerisindeki mentol ile mide bulantısı, hazımsızlık ve asit reflü belirtilerini azaltabilir. Nane yaprağı gün içerisinde çiğnenebilir. Ya da nane çayı tüketilebilir.

13. Biber tozu:

Baharatlı yiyeceklerin tüketilmemesi tavsiye edilir. Ancak biber tozu mide yanmasını hafifletmeye yardımcı olabilir.

14. Haşlanmış kabak:

Kabak mide yanmasını hafifletirken aynı zamanda, gastrit belirtilerini azaltılmaya yardımcı olur. Ayrıca şişkinlik ve asit reflü belirtileri için de haşlanmış kabak tüketilebilir.

15. Fesleğen:

Fesleğen yaprakları gün içerisinde çiğnenebilir. Büyük oranda asit reflü belirtilerini rahatlatır. Ayrıca, yeşil veya kurutulmuş fesleğen yaprakları ezilerek su ile birlikte tüketilebilir. Gastrit için en etkili çözümlerden biridir.

16. Ayran:

Gastrit belirtilerini hafifletmek için ayran da etkili bir çözümdür. Şeytantersi, zerdeçal ve ayran karıştırılarak tüketilebilir. Ayrıca, bir bardak ayrana bir tutam karabiber eklenerek de tüketilebilir.

17. Papatya çayı:

Yatıştırıcı ve sakinleştirici özellikleri ile papatya çayı etkili anti inflamatuar özelliklere sahiptir. Bu nedenle enfeksiyon ya da alerji nedeniyle tetiklenen gastrit durumlarında özellikle papatya çayı kullanılabilir. Papatya çayı sıcak şekilde tüketilebilir.

18. Biberiye:

Biberiye analjezik, anti inflamatuar, anti virüs ve anti septik özellikleri ile gastrit tedavisinde son derece etkilidir. Biberiye bitki çayı ya da kapsül şeklinde tüketilebilir.

19. Kimyon:

Mide mukozası iltihabı ve diğer gastrit belirtilerini rahatlatmak için kimyon etkili çözümlerden biridir. Her ne kadar bilimsel olarak kanıtlanmamış olsa da etkili bir çözüm olarak kullanılmaktadır. Her öğünde su ile karıştırılarak tüketilebilir.

20. Zerdeçal:

Zerdeçal curcumin isimli bir enzim içerir. Bu enzim mide mukozasını yatıştırır ve gastro-intestinal sistemde tahrişleri azaltır. Etkili anti inflamatuar, anti mantar ve anti bakteriyel özelliklere sahiptir. Zerdeçal, bir çorba kaşığı muz ve yoğurt karıştırılarak her gün tüketilebilir.

Devamını Oku

Sinüzite Ne İyi Gelir: Sinüzit İçin Bitkisel Çözüm Yolları

Ahmet Maranki kategorisine 21 Şubat, 2015 tarihinde eklendi, 9.040 defa okundu

Sinüzite Ne İyi Gelir: Sinüzit İçin Bitkisel Çözüm Yolları

sinüzite ne iyi gelir

sinüzite ne iyi gelir

Sinüzit sinüslerde iltihap ya da şişliklerin oluşmasına neden olabilir. Yüz, özellikle alın ve burun kemikleri arkasında bulunan sinüsler hava ile dolu bölgelerdir. Soğuk algınlığı ya da alerji nedeniyle sinüsler kapanır ve içi mukus dolar. Genellikle sinüzit 8 hafta ila 12 hafta sürmektedir. Ancak daha kısa süren akut sinüzit durumları da olabilir. Sinüziti daha kısa sürede iyileştirmek için antibiyotik ilaç tedavileri, veya sinüslerde biriken iltihaplı akıntının boşaltılması gibi medikal yöntemlerin yanı sıra sinüzit için iyi gelen bitkiler ile bitkisel çözümler, doğal tedavi yolları da eski zamanlardan beri kullanılmaktadır. Hatta bunlardan bazıları sinüzite kesin çözüm de olabilir.

Sinüzitin nedenleri nelerdir?

• Parasnasal sinüslerde bakteri, virüs ya da mantar enfeksiyonu.
• Alerjik rinit ya da diğer alerjik reaksiyonlar
• Sinüs tıkanıklığı nedeniyle nazal polip
• Vücudun otoimmün reaksiyonu
• İlaçlar, bağışıklık sisteminin bastırılması
• Sigara
• Hava kirliliği

Çocuklarda sinüzitin oluşmasına katkıda bulunan faktörler alerji, emzikler, biberonlar ya da duman gibi etkenlerdir.

Akut sinüzit (sinüs enfeksiyonu) belirtileri nelerdir?

Akut sinüzitin pek çok belirtisi olabilir. Bu belirtilerden bazıları şunlardır:
• Burundan nefes alırken zorluk yaşama
• Yüz ağrısı
• Nazal akıntı
• Burun tıkanıklığı
• Öksürük

Bazı insanlarda da aşağıdaki belirtiler görülmektedir.
• Yorgunluk
• Ağız kokusu
• Ateş
• Diş ağrısı

Kronik sinüzit belirtileri nelerdir
• Yüzün bir kısmının şişmesi
• Burun boşluğunda irin birikimi
• Burundan nefes almada zorluk
• Baş ağrısı
• Yorgunluk
• Postnazal renksiz burun akıntısı
• Yanak içinde şiddetli ağrı

Doğal sinüzit tedavisi için bitkisel çözümler de uygulanabilir.

1. Kuru soğan

Kuru soğan sinüs enfeksiyonu tedavisinde çok etkili bir çözümdür. Soğan anti-mantar etkisi gösterir ve hatta inatçı parazit ve mantar oluşumlarının tedavisinde de oldukça etkilidir. İçerisindeki kükürt bileşiklerinin yanı sıra anti-bakteriyel etkiye de sahiptir. Küçük bir miktar çiğ soğan yenilebilir.
• Tüm yapılması gereken birkaç çiğ ve taze küçük soğan tüketmektedir. Ardından bir bardak sıcak su içilmesi tavsiye edilir.
• Bu işlem günde 2 ya da 3 kez tekrar edilebilir. Sinüslerin hızla açılmasına yardımcı olur.

2. Deniz tuzu ve karbonat

Deniz tuzu ve karbonat anti-mantar ve anti-viral özelliklere sahiptir. Sinüs enfeksiyonunu azaltmada oldukça etkilidir.
• 4 su bardağı su kaynatılır ve oda sıcaklığına gelene kadar soğumaya bırakılır.
• İçerisine deniz tuzu, 5 damla kekik özü, 3 damla okaliptüs yağı, 1 tatlı kaşığı karbonat eklenir. Ardından 3 damla çay ağacı da eklenerek karıştırılır.
• Deniz tuzu ve karbonat birleştiğinde burun akıntısını azaltırken aynı zamanda var olan balgamın da çözülmesini sağlar.
• Burun ve sinüs astarlarını açmak için günde birkaç kez uygulanabilir. Buruna damla şeklinde de uygulanabilir.
• Düzenli kullanıldığında ikinci ya da üçüncü gün sinüs enfeksiyonundan kaynaklanan şişlikleri azaltacaktır.

3. Kırmızı soğan

Kırmızı soğan da anti fungal ve anti bakteriyel özelliklere sahiptir. Kükürt bileşikleri ile sinüs enfeksiyonu yaşayan kişilerde burun içinde oluşan daralmayı hafifletir. Ayrıca mukus birikmesini engeller.
• Soğandan biraz kesilir. İç kısmı teneffüs edilir. Bu işlem günde birkaç kez tekrarlanır.
• Soğan küçük parçalar halinde doğranır ve bir tencere suyun içine atılır.
• Yaklaşık 5 ya da 10 dakika kaynar suda bekletilir.
• Sinüs enfeksiyonunu hafifletmek için sıcakken bu su tüketilir.
• Ayrıca doğranmış soğan bir kase suya koyularak teneffüs edilebilir.

4. Turp

Turp da sinüs enfeksiyonunu tedavi etmek için etkili çözümlerden biridir. Burun ve boğaz içerisinde oluşan mukusu dağıtmaya yardımcı olur.
• Taze turp rendelenir. Gün içinde bir miktar tüketilebilir.
• Ağız içinde birkaç dakika bekletilmelidir. Böylece turp sinüslerin açılmasını sağlar ve mukusun salgılanmasını azaltır. Sinüs enfeksiyonundan kurtulmak için bu işlem 3 ya da 4 gün boyunca, günde en az iki kez tekrar edilmelidir.

5. Elma sirkesi

Elma sirkesi de sinüs enfeksiyonunu büyük ölçüde azaltılmaktadır. Oldukça etkili bir çözümdür. Sinüs enfeksiyonunun neden olduğu tahrişi de yatıştırır. Elma sirkesi düzenli kullanıldığında burun ve boğazı etkileyen sinüs enfeksiyonunu tamamen yok eder.
• Günde sadece bir çay kaşığı elma sirkesi alınması olası tahrişi azaltmaya yardımcı olur. Günde 3 kez tüketilmesi önerilir.
• 5 ya da 6 çay kaşığı elma sirkesi 1 bardak su içinde karıştırılır. Ardından bu su kaynatılır ve sıcak buhar teneffüs edilir.
• Olumlu sonuçlar almak için işlem günde 3 ya da 4 kez tekrarlanmalıdır.

6. Üzüm çekirdeği ekstresi

Kronik sinüs enfeksiyonu için en etkili çözümlerden biri üzüm çekirdeği ekstresidir. Tahrişi büyük ölçüde azaltmada faydalı olmaktadır.
• Üzüm çekirdeği ekstresi sinüs enfeksiyonları tedavisinde mükemmel anti fungal ve anti bakteriyel özellikler gösterir.

7. Kekik yağı

Saf kekik yağı bakteriyel sinüs enfeksiyonları tedavisinde etkili bir çözümdür. Anti bakteriyel özellikleri vardır ve bakterilerin neden olduğu sinüs enfeksiyonunun tamamen iyileştirilmesine yardımcı olur.
• 10 ya da 15 damla saf kekik yağı bir bardak suya eklenir. İyice karıştırılır ve bu karışım günde bir ya da iki kez kullanılır. 5 gün düzenli olarak kullanılması tavsiye edilir.

8. Burun egzersizi

Burnu geliştirmek ve sinüs enfeksiyonunu önlemek için sinüslerde kan akışını geliştirmek gerekir. Bazı hafif egzersizler sinüs enfeksiyonu azaltmaya yardımcı olacaktır.
• Buruna hafifçe parmaklar yardımıyla yaklaşık 15 saniye baskı uygulanır.
• Burnun diğer tarafında aynı işlemi yinelenir.
• Bu egzersiz sinüsler ve burunda kan akışını geliştirmeye yardımcı olur ve böylece sinüs enfeksiyonu önlenebilir.

9. Sıvı alımını artırmak

• Özellikle sıvı tüketimi sinüzit tedavisi için oldukça önemlidir. Burun ve boğaz kanalları ile birlikte sinüslerin de nemli kalmasını sağlar. Oluşan mukusun çözülmesine yardımcı olur.
• Balgam üretimini azaltır. Günde 8 ila 10 bardak su içilmesi önerilmektedir.
• Kafeinli içecekler tüketilmemelidir. Çünkü bu tür içecekler sıvı kaybının artmasına neden olmaktadır. Aynı zamanda enfeksiyon oluşumunu kolaylaştırır.

10. Buhar uygulaması

Sinüs enfeksiyonundan kolayca kurtulmak için buhar uygulaması da yapılabilir.
• Geniş bir kapta su kaynatılır ve bu suyun buharı teneffüs edilir. Buhar uygulaması sırasından başın arkasına kaseyi de kapsayacak şekilde bir havlu konulabilir.
• Burun tıkanıklığını rahatlatmak için ve mukus birikimini hafifletmek için suya birkaç damla okaliptüs yağı da eklenebilir.

11. Acı biber

• Günlük beslenme düzenine biraz acı biber eklenebilir. Bu sinüs enfeksiyonu belirtilerini azaltmaya yardımcı olur.

12. sinüzit doğal tedavisi papatya çayı

Sinüs enfeksiyonu ile mücadele için etkili bir tedavi yöntemi olan ve içerdiği bağışıklık güçlendirici kimyasallar nedeniyle papatya çayı kullanılmaktadır. Papatya çayının sinüzite olan faydalarını güçlendirmek için acı biber ve sarımsak gibi bitkisel sinüzit tedavisi sağlayan bitkisel şifa ürünleri de ilave edilebilir.
• Su dolu bir kabın içine biraz acı biber ile birlikte taze ezilmiş sarımsak eklenir.
• Su buharlaşmaya başladığında ocaktan alınır.
• Kasedeki karışım iyice karıştırılır ve çay şeklinde tüketilebilir. Bu çay sinüs enfeksiyonunu azaltmaya yardımcı olmaktadır.

13. Sarımsak

Sarımsak anti-mantar ve anti bakteriyel özellikler içerir. Bu özellikleri ile sinüzit için harika bir doğal iyileştirici olarak bilinir.
• 3 ya da 4 diş çiğ sarımsak günlük olarak tüketilebilir.

14. Bitkisel çaylar

• Bir bardak su içine adaçayı, nane ve rezene eklenir.
• Kaynatıldıktan sonra soğuması beklenir ve çay şeklinde tüketilir. Bu çay sinüslerdeki mukusun dağılmasına yardımcı olur.

15. Sinüzite acı kavun tedavisi

Acı kavun sinüzite neden olan iltihabı kurutucu etkiye sahiptir. Ancak İbrahim Saraçoğlu, Ender Saraç, Ahmet Maranki, Suna Dumankaya gibi bitkisel şifacılar acı kavunun zararları hakkında vatandaşı uyarmaktadırlar.

15. çörekotu yağı ile sinüzite çare

Sinüzit çörek otu tedavisi özellikle çörekotu yağının buruna damlatılması suretiyle yapılmaktadır. Çörekotu yağı burunda bir miktar yanmaya neden olabilir. Ancak çörekotu yağının mikrop kırıcı etkisi nedeniyle kısa sürede sinüzite neden olan iltihap kurumaktadır.

Devamını Oku

Depresyona İyi Gelen Yiyecekler, Bitki Çayları ve Şifalı Bitkiler

Bitkisel Çözümler kategorisine 17 Şubat, 2015 tarihinde eklendi, 196 defa okundu

Depresyona İyi Gelen Yiyecekler, Bitki Çayları ve Şifalı Bitkiler

depresyona sarı kantaron otu

depresyona sarı kantaron otu

Kişi birçok faktör nedeni ile psikolojik çıkmaza girebilir. Bu çıkmazların ruhsal sağlığı etkilemesi depresyon olarak adlandırılmaktadır. Kişinin kendini üzgün, bunalmış hissetmesi ve çaresiz görmesi gibi belirtiler depresyon ile alakalıdır. Bunun dışında hormonal bozukluklara neden olan durumlar da kişinin depresyona girmesine neden olabilir. depresyona yol açan sebepler arasında depresyona yatkın kişilik özelliklerini taşımak, gün ışığından gerektiği gibi faydalanmamak, aşırı kilo sorunu, sınav kaygısı ve yoğun iş stresi gibi etkenler günümüzde bir çok kişinin depresyona girmesine neden olabilmektedir. Günümüzde depresyon tedavisinde kullanılan birçok depresyon ilacı mevcuttur, ancak bu ilaçların vücut dengeleri üzerinde ciddi yan etkileri bulunmaktadır. Bu yüzden depresyona en iyi gelen şey ve en etkili, sağlıklı tedaviler bitkisel olanlardır. Depresyonun tedavisi için uygulanabilecek doğal tedavi yöntemleri şu şekilde sıralanabilir:

1. Elma

Elma içerisinde bulunan düzenleyici bileşenler kişinin vücut dengelerinin korunmasını sağlar. Vücudun sağlığının da korunmasını sağlayan elma, meyve olarak direk tüketilebilir. Bunun yanı sıra kullanılabileceği en ideal şekli; yarım elma rendelenir ve sütün içerisine konur. Elmalar ezilerek süt iyice karıştırılır ve ardından içerisine 1 çay kaşığı bal eklenerek karıştırılmaya devam eder. Bu karışım günde bir kez içilirse depresif belirtilerden kurtulmak mümkündür.

2. Safran

Safran beyindeki serotonin seviyesinin artmasını sağlar, böylece hafif depresyon belirtileri tedavi edilebilir. Bu madde yemeklere lezzet katmak için kullanılan bir baharattır. Günde bir öğünün içerisine bir tutam eklenebilir.

3. Gül yaprakları

25 30 adet taze gül yaprağı bir cezvenin içerisine konur. 12 15 dakika kadar kaynatılır. Soğumaya bırakılır ve ardından içerisine şeker eklenir. Bu karışımın günde iki ya da üç kez içilmesi gerekmektedir. Bu doğal tedavi yöntemi depresif nöbetlerin sıklığını azaltır.

4. Kakule

Kakule hoş kokusu ve yatıştırıcı bileşenleri ile beyin sinirleri yatıştırmaya yaramaktadır. Birkaç kakule yaprağının kaynatılması ile hazırlanan çay işe yarayacaktır. Bu çay hazır satılan ince kakule tohumu tozu ile de yapılabilir. Çay sıcakken yavaş yavaş içilir.
Eğer tadı beğenilmez ise içerisine 1 çay kaşığı bal karıştırılır. Bu çayın tadını içilebilir hale getirecektir.

5. Kahve

Güne ferahlayarak başlamak için sabah bir fincan kahve içmek yeterli olacaktır. Kafeinin yoğun olarak bulunduğu kahve, kişinin yatışmasını ve streslerinden arınmasına yardımcı olur. Günlük olarak 1 ya da 2 bardak kahve tüketilmesi depresyon belirtilerinin yok edilmesine ve kişinin rahatlatmasına yardımcı olur. Ancak fazla tüketildiğinde tam tersine depresif hallerin artmasına da neden olabilir.

Not: Kahvenin şeker seviyesi önemli değildir. Eğer enerji düşüklüğü ve uyku hali mevcutsa az şekerli içilmesi daha etkili olacaktır.

6. Zerdeçal

Mevsimsel değişiklikler nedeniyle kaynaklanan depresyon belirtilerinin engellenmesinde zerdeçal önemli bir rol oynamaktadır. İçerisinde mevcut bulunan curcumin adlı madde, beyindeki serotonin üretimini hızlandırır ve bu şekilde depresyon belirtilerinin azaltılmasını sağlar.

7. Yeşil çay

Gün içerisinde 2 ya da 3 bardak yeşil çay içilmesi depresyon belirtilerini azaltmak için birebirdir. Yeşil çaydaki amino asitler beyin yatıştırıcı özellikler göstermektedir.

8. Zencefil çayı

1 çay kaşığı zencefil tozu sıcak suyun içerisine konularak beş dakika boyunca kaynatılır. Karışımın dayanılabilecek seviyeye kadar soğutmasına izin verir ve içilir. Günde iki kez tüketilmesi gerekmektedir. Bu işlem depresyon için mükemmel bir tedavi yöntemidir.

9. Sarımsak

Depresyon, yorgunluk ve uykusuzluk ile ilgili belirtilerden kurtulmak için yemeklerin içine eklenerek ya da yemeklerle beraber sarımsak tüketilmesi faydalı olacaktır.

10. Dengeli beslenme

Dengeli bir beslenme planının uygulanması neredeyse her hastalığın önlenmesine yardımcı olan bir etkendir. Özellikle folat, B vitamini (özellikle B6 kompleksi) ve C vitamini açısından zengin bir beslenme planı olması gerekmektedir.
– Tüm koyu yapraklı sebzeler folat açısından zengindir.
– Ispanak, kuşkonmaz, ayçiçeği tohumu, yabani havuç (beyaz havuç), narenciye meyveleri ve pancar B6 bakımından zengin gıdalar olarak listenin üst sırasında yer almaktadırlar. Bunun dışında diğer kompleksleri de bulunduran besinler şunlardır: kümes hayvanları, balık, tavuk, yağsız sığır eti, ıspanak, avokado ve muz.
– Vücudun C vitamini ihtiyacını karşılamak için bol bol domates, portakal, taze meyve suyu, kahverengi pirinç, yeşil sebzeler ve Hint bektaşi üzümü tüketilmesi gerekmektedir.
– Magnezyum içeren gıdalar, intihar eğilimleri ile başa çıkmak için gereklidir. Kabak, ayçiçeği, susam, badem, fındık ve kaju fıstığı, siyah fasulye, soya fasulyesi, ıspanak, lahana ve tahıllar bu gıdalar arasında sayılabilir.
– Selenyum içeren gıdalar da şu şekilde sıralanabilir: ton balığı, kılıç balığı, istiridye ve ayçiçeği tohumu.

11. Yulaf ezmesi

4 5 yemek kaşığı soya sütü ya da pirinç sütü, 1 fincan yulaf ezmesi ile karıştırılarak pişirilir. İçerisinde badem ya da ceviz ve bunun yanı sıra bal ya da akçaağaç şurubu eklenir. Bu karışım her gün bir kez tüketilmesi depresif belirtilerin yok olmasını sağlayacaktır.

12. Kaju fıstığı

B vitamini ve B2 vitamini açısından zengin olan kaju fıstığı, kalp sağlığını korumak için önemli bir besindir. Aynı zamanda yatıştırıcı etkileri sayesinde depresyon durumundan kurtulmaya da yardımcı olur. Her gün 8 ya da 10 adet kaju fıstığının bir bardak süt ile birlikte tüketilmesi gerekmektedir.

13. Kabak çekirdeği

Kavrulmuş kabak çekirdeği lezzetli olmanın yanı sıra içerisindeki glutamik asit, arginin, fosfor gibi besleyici elemanlar ve magnezyum, bakır, demir, lif, protein ve bir dizi mineral bulundurmaktadır. Fıstığa benzeyen bir tadı vardır ve birçok da tüketme yöntemi uygulanabilir. Çorbalarda ve salatalarda kullanılabileceği gibi aynı zamanda çerez olarak da tüketilebilir. Diğer magnezyum bakımından zengin gıdalar ise şu şekilde sıralanabilir:
– Susam
– Ayçiçeği çekirdeği

14. Omega-3 yağ asitleri

Omega-3 yağ asitleri eikosapentaenoik asit (EPA) ve dokosaheksaenoik asit (DHA) gibi beynin optimal işleyişini ve depresyon riskini azaltan bileşenler içermektedir. Omega-3 yağ asitlerinin bir başka etkisi ise metabolizmanın hızlanmasını sağlamaktır. Bu yüzden fazla kiloların atımı için de beslenme planına eklenebilir. Bu yağ asitleri en çok bazı balık türlerinde bulunmaktadır.

Bu balık türleri ve diğer omega-3 yağ asidi zengini besinler şu şekilde sıralanabilir:
– Somon
– Ton balığı
– Morina balığı
– Pollock (Morina balığına benzeyen bir balık türü)
– Dere pisisi
– Soya bitkisi
– Ceviz

Bu özellikleri nedeni ile bir kişinin beslenme planı düzenli olarak mutlaka omega-3 yap asidi içermelidir.

14. Sarı Kantaron Otu

Depresyon için sarı kantaron özellikle ABD, Kanada ve AB ülkelerinde oldukça revaçta bir bitkisel depresyon tedavisi seçeneği olarak kullanılmaktadır. Bilhassa orta ve ağır şiddette seyreden depresyon şikayetlerini hafiflettiği ve hatta kendiliğinden geçirme özelliği olduğu için sarı kantaron otu ABD’nin ünlü alternatif tıp alanındaki ünlü araştırma enstitüsü NCCAM tarafından da önerilen bir depresyona bitkisel çözüm tedavi seçeneğidir. Sarı kantaron otunu kapsül ve tablet formunda tüketebileceğiniz gibi kurutulmuş otundan çay yaparak ta depresyona kesin çözüm arayabilirsiniz.

Depresyonu önlemek için alınabilecek tedbirler şu şekilde sıralanabilir:

– En az 7 8 saat uyunması gerekmektedir.
– Olumsuz düşüncelerin sürekli düşünülmemesi için kişi kendine bir uğraşı bulması gerekmektedir.
– İyimse tutum geliştirilmelidir. Olaylar karşısında kötü olan değil mutlaka iyi olan sonuçların olacağı düşünülmelidir.
– İş yükü insanlara çok büyük oranda zarar vermektedir. Kişinin strese girmesine neden olur ve stres de depresyona girmenin en güçlü nedenlerinden birisidir. Bu yüzden stresten mutlaka uzak durulması gerekmektedir. Stresli ortamlardan kaçınılmalı ve yalnız kalarak beynin dinlendirilmesi gerekmektedir.

Devamını Oku

Adet Sancısı İçin Doğal Yöntemler: Regl Ağrısına Bitkisel Çözüm

Alternatif Tıp kategorisine 12 Şubat, 2015 tarihinde eklendi, 498 defa okundu

Adet Sancısı İçin Doğal Yöntemler: Regl Ağrısına Bitkisel Çözüm

adet ağrısına bitkisel çözümler

adet ağrısına bitkisel çözümler

Bazı kadınlarda regl dönemi ağrılı kramplara ve sancılara neden olabilir. Menstrüel dönemde oluşan kramplar dismenore olarak da bilinir. Adet ağrısı çok şiddetli olduğunda bazı ilaçlar kullanılmaktadır. Ancak bu ilaçlar adet kanamasının kesilmesine ve bu dönemin daha kısa sürmesine neden olabilir. Aslında adet kramplarının ana nedeni biyolojiktir. Gevşeme ve bunun sonucunda rahim iç zarının dökülme sürecinde ağrılar oluşabilir. Hormon dengesizlikleri de ağrılara neden olabilir. Bazı durumlarda yumurtalıklarda bulunan ufak kistler de sancıya sebebiyet verebilir. Ağrı özellikle demir, çinko, vitamin ve günlük diyet içinde omega-3 yağ asitlerinin eksikliği nedeniyle de oluşabilir. Adet sancısı ve ağrısı için bitkisel çözümler denenebilir.

1. Buğday

Buğday içinde bulunan bioflavanoidler nedeni ile ağrıyı hafifletmeye yardımcı olur. Aynı zamanda vitamin içerir ve ağır kanamaları hafifletir. Karabuğday ile krep yapılarak tüketilebilir. Ayrıca mango, portakal ve limon gibi narenciyeler, brüksel lahanası ve brokoli de tüketilebilir.

2. Demir açısından zengin gıdalar

Yeterli miktarda demir alınması önemlidir. Bu ağrının azalmasına yardımcı olur. Özellikle kuru kayısı, baklagiller, karaciğer, yumurta sarısı, ıspanak ve karalahana tüketilebilir. Ayrıca koyu yeşil yapraklı sebzeler, kuru meyveler (kuru üzüm, kuru erik), hindi, ya da tavuk sakatatları, fasulye, mercimek, nohut ve soya fasulyesi tüketilebilir. Kabuklu deniz ürünleri de tercih edilebilir.

3. Sıcak kompres

Sıcak su torbası uygulaması da ağrının hafiflemesini sağlar. Ancak sıcak su torbası direkt olarak karın bölgesine uygulanmamalıdır. Sırt ve bel bölgesi ile ayak tabanlarına uygulanması önerilir. Alternatif olarak, bir havlu sıcak suya batırılarak aynı şekilde uygulanabilir. Sıcak duş da etkili olacaktır.

4. Su içmek adet sancısını hafifletir mi?

Her gün bol bol su içilmelidir. Su içmek vücudu nemlendirirken aynı zamanda sıkışık kasların açılmasını sağlar. Ayrıca su içeriği yüksek olan gıdalar; karpuz, marul, salatalık, kereviz, böğürtlen, ahududu ve çilek gibi meyveler de tüketilebilir.

5. Adet Ağrısına Tarçın

Tarçın çay şeklinde tüketilebilir. Aynı zamanda tarçınlı tatlılar ve yemekler de tercih edilebilir. Tarçın ağrıyı dindirirken aynı zamanda şişliğin de inmesini sağlar.

6. Adet Ağrısına Rezene

Rezene yatıştırıcı ve rahatlatıcı etkisi ile kan dolaşımını artırır. İlk olarak, bir çay kaşığı rezene tohumu ezilerek toz haline getirilir. Bu toz bir fincan kaynamış suya eklenir ve 5 dakika demlenmesi beklendikten sonra ılık şekilde tüketilir.

7. Zencefil adet sancısına iyi gelirmi?

Zencefilli kek, kurabiye, şekerleme ya da sebzeler tüketilebilir. Aynı zamanda zencefil çay şeklinde de tüketilebilir. Çay için yarım çay kaşığı ezilmiş zencefil bir fincan kaynar suya eklenerek günde üç kez içilir.

8. Nane

Nane, adet kramplarını gidermek için yaygın olarak kullanılan bir yöntemdir. Nane çaylara eklenebilir ya da tek başına nane çayı tüketilebilir. Krampları hafifletmek için nane şekeri yenilmesi de önerilir.

9. Hardal

Geniş bir kaba ılık su konulur ve üzerine 1 ya da 2 yemek kaşığı hardal tozu eklenir. Bu su içerisinde ayaklar 30 ya da 45 dakika bekletilir.

10. Hafif egzersiz

Düzenli olarak hafif egzersiz yapılabilir. Yürüyüş ve yüzme gibi spor aktiviteleri kan dolaşımını artırarak adet döneminde ağrının oluşmasını engeller.

11. Aloe vera suyu

Ağrıyı azaltmak için bal ile birlikte aloe vera suyu tüketilebilir.

12. Zencefil, limon ve bal

Siyah çayın hazırlanırken içerisine yarım çay kaşığı ezilmiş zencefil, 2 çay kaşığı limon suyu ve 1 tatlı kaşığı bal eklenir. Tüm gün boyunca düzenli aralıklarla bu çay içilebilir.

13. Keten tohumu

İki çorba kaşığı keten tohumu gün içinde tüketilebilir. Bu vücutta prostaglandin düzeylerini azaltır ve böylece ağrıyı en aza indirmeye yardımcı olur. Ayrıca, 1 tatlı kaşığı keten tohumu 1 fincan yoğurda eklenerek tüketilebilir. Aynı zamanda keten tohumu salatalara da eklenebilir.

14. Akupunktur yöntemi

Kas kasılmalarını rahatlatmak ve sinir sistemini sakinleştirmek için akupunktur tedavisi uygulanabilir.

15. Meyveler

Muz ya da papaya adet krampları tedavisinde çok yardımcı olan meyveler arasındadır. Papaya karoten ve vitamin C içerir. Aynı zamanda bir miktar kalsiyum ve demir de içermektedir. Bu içeriği ile kan akışını kolaylaştırır. Muz da aynı etkiye sahiptir.

16. Maydanoz suyu

Maydanoz zonklama benzeri ağrılar için oldukça etkili bir çözümdür. Salatalık, havuç, pancar kökü ve maydanoz küçük parçalar halinde kesilir. Bir karıştırıcıda meyve suyu haline getirilir. Her gün içilir.

17. Susam

1 çay kaşığı susam suda karıştırılır ve kaynatılır. Ardından soğuması beklenir. Süzülerek günde 2 kez içilir. Susamlı besinler de tüketilebilir.

18. Kişniş tohumu

Biraz kişniş tohumu bir bardak kaynar suya eklenir ve 15 ya da 20 daha kaynatılır. Ardından karışımın demlenmesi için 5 dakika kadar beklenir ve süzülerek içilir. Tadı kötü ise biraz bal ya da şeker eklenerek içilebilir.

19. Yıldız meyvesi tohumları

Krampları ve ağrıları gidermek için yıldız meyvesi tohumu da kullanılabilir. Bir bardak kaynamış su ile biraz yıldız meyvesi tohumu yutulabilir. Alternatif olarak, birkaç yıldız meyvesi tohumu kızartılır ve süte eklenerek tüketilir. Bu bitki kas gevşetici olarak çalışır. Gergin kasların rahatlamasını sağlarken aynı zamanda adet sancılarının da hafiflemesini sağlar.

20. Aromaterapi

Biraz tatlı badem yağı, 15 damla nane yağı, 10 damla selvi yağı ve 5 damla lavanta yağı ile karıştırılır. Ağrıyı yatıştırmak için bu yağ ile karın bölgesine hafifçe masaj yapılır.

21. Süt içmek adet sancısına iyi gelir mi?

Kalsiyum eksikliği, adet kramplarının başka bir nedenidir. Bu nedenle kalsiyum alınması için gün içinde sık sık süt içilebilir.

22. Adet Sancısına Havuç Suyu

Havuç genellikle göz sağlığı için etkili bir besindir. Ancak adet sancıları için de kullanılabilir. Gün içerisinde bir bardak havuç suyu tüketilebilir ya da salatalarda havuç kullanılabilir.

Yapılacaklar:

– Stres, sinir ve panik kramplara neden olabilir. Bu nedenle bu tür durumları kontrol altına almak gerekmektedir.
– Yetersiz uyku sinirlilik yapabilir. Bu nedenle her gün 7 ila 8 saat uyunması önerilir.
– Omega-3 yağ asitleri açısından zengin gıdalar tüketilmelidir. Daha fazla balık tüketilebilir.
– Eğer anemik bir durum varsa demir açısından zengin gıdalar alınmalıdır.
– Hijyenik pedler, altı saatte bir değiştirilmelidir.
– Menstruasyon sırasında her gün iki ya da üç kez banyo yapılmalıdır. Banyo sırasında sıcak su kullanılmalıdır.

Yapılmaması gerekenler

– Rafine un, alkol, kafeinli içecekler, gazlı içecekler, et ve kümes hayvanları, süt ürünleri, çikolata ve abur cuburdan kaçınılmalıdır.
– Sigara içilmemelidir.
– Tuz ve şeker tüketimi sınırlandırılmalıdır.
– Uzanarak dinlenmek gerekebilir.
– Patlıcan, patates ve sarı kabak gibi bazı sebzeler tüketilmemelidir. Bunlar yerine papaya, ızgara, beyaz kabak ve salatalık tüketilebilir.
– Aç karna ağrı kesici ilaçlar kullanılmamalıdır.

Devamını Oku

Uykusuzluk için Bitkisel Çözümler: Uykusuzluğu Gidermenin Yolları

Bitkisel Çözümler kategorisine 9 Şubat, 2015 tarihinde eklendi, 85 defa okundu

Uykusuzluk için Bitkisel Çözümler: Uykusuzluğu Gidermenin Yolları

uykusuzluğa doğal çözüm tedavileri

uykusuzluğa doğal çözüm tedavileri

Uykusuzluk günlük hayatı da etkileyen bir sağlık sorunudur. Bu sorun için bazı tedaviler olsa da bitkisel ve doğal çözümler denenebilir.

1. Vişne suyu içmek uykusuzluğa iyi gelirmi?

Vişne suyu uykusuzluğun giderilmesi için tüketilebilir. İçerisindeki bileşikler sayesinde rahat bir uyku sağlar. Triptofan ve serotonin üretimini artırır.

2. Dekorasyonu değiştirmek

– Yatak odanın ortasına yerleştirilmelidir.
– Odaya enerji katmak için oda sürekli havalandırılmalıdır. Güneş ışığı alan bir oda yatak odası yapılmalıdır.
– Yatak kapıyı görecek şekilde konumlandırılmalıdır. Bu stres ve anksiyete hissini gidermek için oldukça etkilidir.
– Yatak odası temiz tutulmalıdır. Oda dağınık olduğunda uykuya dalmak daha da zorlaşabilir.

3. Kediotu çayı ile uykusuzluk için doğal tedavi

Kediotu kökü bir sakinleştirici olarak kullanılabilir. Uykuya dalmaya yardımcı olur. Ayrıca sinir hücrelerinin düzenlenmesine yardımcı olur. Aynı zamanda anksiyete tedavisinde de kullanılabilir.

İhtiyacınız olanlar:
– 1 tatlı kaşığı kurutulmuş kediotu kökü
– Çay süzgeci
– 1 bardak kaynar su

Yapılışı:
Kediotu çayı için 1 bardak sıcak suya 1 tatlı kaşığı kurutulmuş kediotu kökü eklenir. Bir süre daha kaynatılmaya devam edilir. Ardından süzülerek tüketilir. Tat katmak için içerisine süt ya da bal eklenebilir.

4. Akupunktur ile uykusuzluk tedavisi

Uykusuzluğu gidermek için akupunktur tedavisi de uygulanmaktadır. Akupunktur geleneksel Çin tıbbında yüzyıllardan beri kullanılan bir tedavi şeklidir. Bu yöntem ile belirli noktalara uyarıcı enerjiler verilmek üzere küçük iğneler uygulanır. Aynı zamanda damarlar daraltılır ve uykuda kalmaya yardımcı olan triptofan ve melatonin gibi maddeler serbest bırakılır.

5. Nerede uyunduğu önemlidir

Zihin ve bedenin tam olarak dinlenmesi için düzgün bir ortamda uyunması gerekir. Tv karşısında kanepede uyumak nitelikli bir uyku sağlamaz. Rahat ve ortopedik bir yatak tercih edilmelidir.

6. Uyumadan önce yapılan alışkanlıklar

Birkaç gün antreman yapılması bir süre sonra nasıl alışkanlık haline geliyorsa uyku için de aynı şey geçerlidir. Her gece yatağa gitmeden önce yatıştırıcı bir çay içilebilir. Bu alışkanlık haline geldiğinde uykuya dalmak daha da kolaylaşacaktır.
– Yatmadan yarım saat önce bir bardak sıcak çay içilebilir.
– Her gece bir kitaptan bir bölüm okunabilir.
– Sıcak bir banyo almak: Günlük yaşamın stresini atmak ve daha rahat bir uyku için sıcak bir banyo yapılabilir. Banyo suyuna birkaç damla sevilen bir yağ esansı da eklenebilir. Genellikle aromaterapide kullanılan yatıştırıcı lavanta yağı önerilir.

7. Melatonin alınabilir

Bu kimyasal uyumaya yardımcı olmaktadır. Doğal bir ek takviye olarak alınabilir.
– Kiraz: Kiraz serotonin ve melatonin üretimini artırır. Triptofan içerir. Ayrıca yatıştırıcı özelliği ile uykuya dalmaya yardımcı olur.
– Muz: Muz triptofan, potasyum ve magnezyum içerir. Aynı zaman kas gevşetici olarak çalışır. Yatmadan bir buçuk saat önce magnezyum düzeylerini yükseltmek için tüketilebilir. Ayrıda kasları rahatlatır.

8. Egzersiz yapmak uykusuzluğa iyi gelir

Düzenli olarak yapılan egzersiz uykuyu düzene sokmaya yardımcı olur. Metabolizmayı hızlandırır ve daha enerjik olmayı sağlar. Aynı zamanda gün içinde fazla hareket edildiği için gece uyumayı kolaylaştırır. Bu nedenle düzenli olarak egzersiz yapılması önerilir.

9. Papatya

Papatya sakinleştirici ve yatıştırıcı özelliği ile uykusuzluk tedavisinde de kullanılabilir. Gerilmiş kasları rahatlatır ve içerdiği apigenin denilen bir madde ile merkezi sinir sistemini uyarır.

İhtiyacınız olanlar:
– Çeyrek fincan taze papatya çiçeği ya da 2 yemek kaşığı kuru papatya çiçekleri
– Bal (isteğe bağlı)
– Süt (isteğe bağlı)
– Taze sıkılmış limon suyu (isteğe bağlı)

Yapılışı:
1 bardak sıcak suyun içerisine çeyrek fincan taze papatya çiçeği ya da 2 yemek kaşığı kuru papatya çiçekleri eklenir. 10 dakika kadar demlenmesi beklenir. Gece yatmadan önce tüketilir. İstenirse karışımın içerisine bal, süt ya da limon suyu eklenebilir.
– Taze çiçekler kullanılıyorsa çiçekler suyla birlikte kaynatılır. 5 dakika kadar demlenmesi beklenir. Ardından içerisine biraz bal ya da süt eklenerek tüketilir. Limon suyu da eklenebilir.

10. Lavanta

Aromaterapi için kullanılan lavanta ve lavanta yağı rahatlatıcı ve yatıştırıcı özellik göstermektedir. Lavanta kokusu sinir sistemini yatıştırır ve daha rahat uykuya geçiş sağlar. Bu nedenle uykusuzluk için aromaterapi yöntemi uygulanabilir.

11. Karbonhidrat alımı artırılmalı

Karbonhidrat alımının artırılması olumsuz bir şey gibi gelebilir ancak uykuya dalmaya yardımcı olur. Beslenme düzenine özellikle karbonhidrat tarafından zengin besinler eklenebilir.

İhtiyacınız olanlar:
– Mısır gevreği ya da bir dilim ekmek

Yapılışı:
Yatmadan yaklaşık 15 dakika önce amino asitleri kaslara aktarmak ve triptofan seviyelerinin yükselmesi için mısır gevreği ya da bir dilim ekmek tüketilebilir.

12. Magnezyum

En önemli minerallerden biri olan magnezyum tüketimi artırılmalıdır. Magnezyum, merkezi sinir sistemini sakinleştirir ve rahatlatır. Ayrıca uykuya dalmayı kolaylaştırır. Magnezyum açısından zengin besinlerin yanı sıra magnezyum takviyeleri de alınabilir. Dozaj için doktora danışılması önerilir.

13. Melisa

Melisa, yüzyıllar boyunca uykusuzluk tedavisi için kullanılmaktadır. Aynı zamanda astım tedavisinde de kullanılır. Depresyon ve uykusuzluk durumlarında genellikle serotonin salgılanmasına yardımcı olur. Aynı zamanda melisa otu zihinsel ve fiziksel sağlık için de olumlu etkiler yaratır.

İhtiyacınız olanlar:
– 2 yemek kaşığı kurutulmuş melis otu
– 2 çay kaşığı papatya
– Bal (isteğe bağlı)
– 1 bardak kaynar su

Yapılışı:
Tüm malzemeler bir bardak kaynar su içerisine eklenir. Yaklaşık 5 dakika kadar demlenmesi beklenir. Yatmadan 30 ya da 45 dakika önce içilir.

14. Sarı Kantaron Ekstresi

Sarı Kantaron ekstresi depresyon tedavisine yardımcı olmak kullanılan bitkisel bir çözümdür. Aynı zamanda uykusuzluk tedavisi için de kullanılabilir. Ayrıca beyindeki serotonin genel düzeyini yükseltir. Daha fazla serotonin ve melatoninin salgılanmasını sağlar. Kapsül formunda da alınabilir.

İhtiyacınız olanlar:
– 2 çay kaşığı kurutulmuş Sarı Kantaron otu
– 1 bardak kaynar su
– Bal ve limon (isteğe bağlı)

Yapılışı:
Bu bitki bir kupa kaynar suya eklenir. 5 ya da 10 dakika demlenmesi beklenir. Süzülerek her gün 1 kez (sabah ya da yatmadan 35 ya da 45 dakika önce) içilir.

15. Ilık süt

Amino asit içeren süt uykusuzluk tedavisinde kullanılabilir. Yatıştırıcı ve sakinleştirici etki gösterir. Hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlar. Uykuya dalmayı kolaylaştırır.

İhtiyacınız olanlar:
– 1 bardak ılık süt
Yatmadan 30 dakika kadar önce 1 bardak ılık süt içilebilir.

16. Kedi otu

Kedi otu; nane ailesinin bir üyesidir. Yatıştırıcı bir etkisi vardır. Biraz bal ile yatmadan önce ılık bir çay tüketilebilir.

İhtiyacınız olanlar:
– 1 ya da 2 çay kaşığı kuru kedi otu
– 1 bardak kaynar su
– Tatlandırmak için bal (isteğe bağlı)

Yapılışı:
1 bardak kaynar suya 1 ya da 2 çay kaşığı kurutulmuş kedi otu eklenir. 10 dakika kapağı kapatılarak demlenmesi beklenir. Yatmadan 30 dakika önce içilmesi tavsiye edilir.

Devamını Oku