"Kanserler" Kategorisi

Karaciğer Kanseri Neden Olur: Karaciğer Kanserine Bitkisel Çözüm

Bitkisel Çözümler kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 870 defa okundu

Karaciğer Kanseri Neden Olur: Karaciğer Kanserine Bitkisel Çözüm

karaciğer kanserine bitkisel çözüm

karaciğer kanserine bitkisel çözüm

Ne yazık ki karaciğer kanserinin erken belirtileri oldukça azdır ve insanlar sahip oldukları karaciğer kanserini tümör büyüyene ve tedavi etmesi zor hale gelene kadar fark edemeyebilirler. Çünkü karaciğer kanseri evreleri hızlı bir şekilde gerçekleşebilir. Karaciğer kanserinin ileri aşamalarındaki belirtiler ise ayırt edici olmayıp diğer birçok hastalıkta da rastlanabilen belirtilerdir. Karaciğer kanserinde yasama şansı hastalığın teşhis aşamasına göre değişmektedir.

Bu belirtiler şu şekilde sıralanabilir:

– Abdominal şişkinlik ve ağrı
– Sarılık
– Yorgunluk
– Açıklanamayan kilo kaybı
– Mide bulantısı
– İştahsızlık

Karaciğer kanseri belirtileri

Karaciğer kanserinde karın şişliği ve karaciğer kanserinde karında sıvı birikmesi

Karaciğer, vücudun sağ tarafında kaburgaların altında bulunan bir organdır. Abdominalde şişkinlik ve ağrılar, karaciğerdeki şişme ve karın boşluğundaki sıvı birikimi nedenleriyle görülür. Karaciğer kanserinde karın şişmesi en belirgin belirtilerden biridir. Normalde karaciğerle ilgili sorunların hissedilmesi mümkün değildir. Ancak eğer kişi karaciğer kanseri ise karaciğerindeki genişleme ve şişme belirtilerle beraber hissedilebilir. Bu belirtiler ise kanserin son evrelerindeki genişleme nedeniyle olur. Doktorlar sağ kaburga altını el ile muayene ederek karaciğerin genişlediğini hissedebilir. Tümör karaciğer üzerindeki damarlara baskı yaparak karın boşluğunda sıvı birikmesine neden olur. Yüksek basınçta damarlardan ve dokulardan sızan sıvılar karın boşluğunda birikir.

Karaciğer kanserinde sarılık ve karaciğer kanserinde ayakların şişmesi

Bazen karaciğer tümörleri, karaciğerle safra keselerini birbirine bağlayan ve “safra kanalları” olarak adlandırılan bölgede gelişim gösterir. Eğer safra, safra öz sıvısını düzenli olarak tahliye edemez ise kişide cilt bozuklukları görülür. Bu bozukluklar cildin silik ve hafif bir sarı renk alması şeklinde başlar. Sarılık olarak adlandırılan bu durum ileriki zamanlarda gelişerek göz akılarının da sararmasına neden olabilir. Engellenen safra kanalları gereken dışkıları kanallar kapalı olduğu için böbreklere yollayamayınca idrar sorunlarıyla karşı karşıya kalınır. Bu durumda genellikle idrar rengi koyu bir hal alır.

Hormonal değişiklikler nedeniyle oluşan diğer belirtiler

Karaciğer kanseri, kimyasallar ile kan hücreleri ve sonucunda tüm vücudu etkileyen belirtiler düzeyindeki değişikliklere neden olabilir. Tümör oluşumu var ise yaşanan bu değişiklikler sonucuna yapılan bir kan testinde tespit edilebilir. Karaciğer kanseri olan insanlarda kan şekeri düzeylerinde, kandaki kalsiyum seviyelerinde, kolesterol seviyelerinde ve kırmızı kan hücrelerinin sayılarında fazlalık gözlemlenir.

Kandaki bu değişiklikler şu rahatsızlıklara yol açabilir:

– Kabızlık
– Mide bulantısı
– Yorgunluk
– Şiddetli ishal

Karaciğer kanseri risk faktörleri:

Karaciğer enfeksiyonları geçiren, yani hepatit B, hepatit C, siroz ve benzeri karaciğer hastalıklarına sahip olan insanlarda genellikle karaciğer kanserine yakalanma riski daha fazladır. Ayrıca bu kişilerde mevcut hastalık belirtileri ile kanser belirtileri aynı olduğu için erken tanı konması her zaman mümkün değildir. Mevcut hastalığın belirtileri haricinde ateşlenme, önüne geçilemeyen kilo kaybı ve benzeri belirtiler yaşandığında acilen doktorunuza başvurmanız gerekmektedir.

Karaciğer kanseri hücreleri belirli bir tip doğrultusunda mutasyona uğradıktan sonra çok daha hızlı bölünerek büyüme başlar. Karaciğer kanserinin net ve belirli bir nedeni bilinmemektedir. Ama karaciğer kanseri olma ihtimali, karaciğer sirozu ya da viral olarak hepatit B enfeksiyonu varsa yüksektir. Karaciğer kanseri, tütün kullanan kişilerde ve bağımlı olarak sürekli alkol alan kişilerde çok yüksek ihtimalle oluşum göstermektedir. Karaciğer kanserinin teşhisi erken yapıldıysa tedavi sürecinin erken evrelerinde kanser tamamen iyileştirilebilir. Bazen, bazı otlar karaciğer kanseri oluşumunu azaltmada olumlu etkiler göstermiştir. Eski zamanlardan bu yana karaciğer kanseri hastaları için bitkisel ilaçlar kullanılmaktadır. Yine de, her zaman için bitkisel ilaçlardan önce doktorunuza danışmanız gerekmektedir.

Karaciğer kanserinde bitkisel tedavi:

– Amerikan ginsengi

Amerikan ginsengi, bilimsel olarak panax quinquefolium olarak bilinen, Doğu Amerika’da vahşi doğada yetişen çok yıllık bir bitkidir. Ginsenoside ve Gliserizin gibi çeşitli bileşik içeriklerini içinde barındıran Amerikan ginseng kökü, boyut olarak oldukça büyüktür. Maryland Üniversitesi Tıp Merkezine göre Amerikan ginsengi karaciğer kanserindeki tümörlü hücrelerin yok olmasına yardımcı olabilir.

– Sarımsak

Birçok kültürde sarımsak binlerce yıldır geleneksel tıpta ve mutfakta kullanılmaktadır. Bilim adamlarına göre sarımsak, özellikle allicin ve alliin, sülfür içeren bileşikleri sayesinde karaciğer kanseri hücrelerinde güçlü bir inhibe sağlamaktadır. Ancak, bu iddialar henüz tamamı ile kanıtlanmış değildir. İnsanlarda denenmese de hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde olumlu sonuçlar kaydedilmiştir.

– Kimyon

Kimyon, maydanozgil ailesinin bir bitkisinin tohumudur. Hepatoma, malign tümör karaciğer ve metastaz hayvan araştırma modelleri bastırmak için ideal sonuçlar göstermiştir. Ancak Rockefeller Üniversitesi araştırmalarına göre hala net bir sonuca ulaşılamamıştır. Bunun yanı sıra dünyanın diğer araştırma merkezlerinde yapılan deneyler doğrultusunda bu bitkinin tohumları olan kimyondaki apoptosis maddesi karaciğer kanseri tümör hücrelerinin inhibe edilerek azalmasında etkili olabilir. Programlanmış hücre ölümü, hepatoma hücre hatlarının içinde gerçekleşmektedir.
Son yıllardaki beslenme şekli adeta kansere davet çıkarmaktadır. Kansere karşı koruyucu beslenmek günümüz fırsatlarında bir hayli zordur. Ancak karaciğer kanseri varsa, doktorunuz muhtemelen bir tedavi programının yanında beslenme şekli için de belirli yönergeler önerecektir. Doktorunuz ile birlikte, kanserle savaşan etkileri olduğu bilinen gıdaların bulunduğu bir beslenme planı oluşturmanız faydalı olacaktır.

Kanserle savaşan besinler şu şekilde sıralanabilir:

– Narenciyeler

Karaciğer kanseri ile verilen savaşta en önemli madde C vitaminidir.

Karaciğer kanserine iyi gelen meyveler:

– Greyfurt
– Portakal
– Mandalina
– Limon

Hepsi C vitamini ve serbest radikal gruplar içerir. Aynı zamanda bu besinlerde dikkat edilebilecek başka bir özellik de antioksidan özelliğinin yüksek olmasıdır. Ancak aralarında en etkili olan gıda limondur. Güçlü olmasının sebebi ise en yoğun sitrik asit konsantresini kendisinde bulundurmasıdır. Sitrik asidin vücutta oluşturduğu glycolosis maddesi kanser hücrelerini öldürmede yardımcı olacaktır.

Karaciğer kanserine iyi gelecek yiyecekler:

Soğan

Yemeklere lezzet katmada kullanılan soğan, quercetin adı verilen bir polifenol içermesi sayesinde yapılan araştırma sonuçlarına göre karaciğer kanseri hücrelerinin büyümesini yavaşlatmada güçlü bir etkiye sahip olabilir. Cornell Üniversitesi’nde yapılan araştırmalar ve hayvanlar üzerindeki deneylerin sonuçlarına göre soğanın son derece olumlu etkileri gözlemlenmiştir.

Çay

Yeşil ve siyah çaylar, A.P. John Kanser Enstitüsü tarafından yapılan araştırmalara göre glycolosis maddesi yardımı ile zengin hücresel inhibe yardımı ile kanser hücreleri yok olabilir. Yeşil çay bazı hormonları harekete geçirerek kanser uyarıcı etkilerin tetiklenmesini sağlar. Kanser hücrelerinin çoğalmasının engellenmesine yardımcı besin maddeleri içerir. Brokoli içinde bulunan sulphorane, kanser büyümesini engeller ve aynı zamanda antioksidan görevi de görür. Ancak yeşil çayın çok içilmesi bazı böbrek rahatsızlıklarının başlangıcına neden olabilir.

Zeytin

Tüm bunların dışında zeytin türlerinin de son zamanlarda yapılan araştırmalara göre kanser üzerinde olumlu etkilerine rastlanmıştır. Bilim dünyasını sarsan bir haber şeklinde çıkan araştırma sonuçlarına göre zeytinin içindeki bazı maddeler kanserli hücreleri öldürmese de üremesini engellemektedir. Bu yüzden zeytin tüketimi kanserin gelişerek ileri evrelere gelmesini engelleyebilir.

Karaciğer kanseri nasıl anlaşılır?

Karaciğer kanseri başta belirti göstermeyebilir. Ancak uzun vadede yaşanan şişkinlik, sarılık ve abdominal ağrılar kanser habercisi olabilir. Bu nedenle kronik ağrılar ve şişkinlik durumu söz konusu ise mutlaka bir doktora gidilmelidir.

Karaciğer kanseri öldürürmü, karaciğer kanseri tedavisi mümkün mü?

Karaciğer kanseri diğer kanser türleri gibi ölümcüldür. Erken teşhis ile kurtulma şansı oldukça yüksektir.

Karaciğer kanserinde doktor tedavisinin yanı sıra doğal ve bitkisel çözümler de kullanılabilir. Özellikle karaciğer kanserine faydalı bitkiler ve karaciğer kanserine iyi gelen besinler tüketilmelidir.

Devamını Oku

Cilt Kanserine Ne İyi Gelir: Cilt Kanseri İçin Bitkisel Çözüm

Cilt Hastalıkları kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 554 defa okundu

Cilt Kanserine Ne İyi Gelir: Cilt Kanseri İçin Bitkisel Çözüm

cilt kanserine bitkisel çözüm

cilt kanseri için bitkisel çözüm

Cilt kanseri; yüz, kafa derisi, göğüs, eller ya da ayaklarda görülebilir. Genellikle güneşe maruz kalan yerlerde oluşan kanser lezyonları bazı durumlarda avuç içi ve ayak parmaklarında hatta genital bölgede de görülebilir. Cilt kanseri tedavisi için radyoterapi, kemoterapi, lazer tedavisi ve cerrahi tedaviler uygulanır. Cilt kanseri için doğal ilaçlar ise kanser belirtilerini rahatlatmak için ilaç tedavilerine ek olarak uygulanabilir.

Cilt kanseri çeşitleri

Dermatoloji Amerikan Akademisine göre cilt kanseri en yaygın kanser türleri arasındadır. Cilt kanserinin 3 farklı türü bulunmaktadır. Erken teşhis durumunda tedavi ile başarı oranı %90 civarındadır.

– Bazal Hücre Karsinomu

Bazal hücre karsinomu cilt kanserinin en sık görülen tipidir. Maryland Üniversitesi Tıp Merkezi’ne göre deri kanseri vakalarının yüzde 90’ı bu türdedir. Bazal Hücre Karsinomu lezyonları erken teşhis edilebilir ve tedavide başar oranı yüksektir. Derinin üst tabakasında oluşan lezyonlar genellikle küçük yumrular oluşturur. Erken teşhis, Bazal Hücre Karsinomu tedavisinde oldukça önemlidir. Tedavi edilmediği takdirde, sinirler ve kemiklere zarar vererek cildin diğer alanlarına yayılabilir.

– Skuamöz Hücre Karsinomu

Skuamöz Hücre Karsinomu da cildin en üst katmanında oluşur. Ciltte pullu yumrular ya da yamalar olarak ortaya çıkar. Cilt Kanseri Vakfı’na göre Skuamöz hücreli karsinom türünün ana nedeni güneş ışınlarına çok fazla maruz kalmak ve bronzlaşmaktır. Dermatoloji Amerikan Akademisi ise Skuamöz hücreli karsinom lezyonlarının en çok yüz, ağız veya kulak kenarlarında görüldüğünü belirtmektedir.

– Malign Melanom

Ciltte pigment ve melanin bozuklukları olarak ortaya çıkan melanom farklı formlarda ortaya çıkabilir. Melonom türü cilt kanserinde benlerde artış ya da var olan benlerde büyüme görülebilir. Bu nedenle tüm vücuttaki benlere dikkat edilmeli, ciltte oluşan her değişiklik yakından takip edilmelidir. Maryland Üniversitesi Tıp Merkezi, Malign Melanom cilt kanserinin en ölümcül cilt kanseri türü olduğunu söylemektedir. Melanom Cilt kanseri nedeniyle ölüm vakaları cilt kanserleri içerisinde %75’lik bir oranı oluşturur. Erken teşhis ile melanom lezyonları cerrahi müdahale ile tedavi edilebilir. Ancak, tedavi edilmediği takdirde cilde yayılır ve tüm vücut organlarına atlayabilir.

Cilt kanserine iyi gelen bitkiler

– Zerdeçal

Zerdeçal, enfeksiyonlar tedavisinde kullanılan bitkisel bir çözüm olmasının yanı sıra cilt kanseri tedavisinde de kullanılmaktadır. Maryland Üniversitesi Tıp merkezine göre zerdeçal kanserin bazı türlerini önlemeye yardımcı olur. Daha çok cilt, kolon ve prostat kanseri tedavisinde ilaç tedavisine ek olarak kullanılabilir.

– Yeşil çay

Yeşil çay camellia sinensis olarak da bilinen, kansere karşı korunma sağlayan bir maddeye sahiptir. Japonya’da yapılan araştırmalar yeşil çayın cilt kanseri hastaları üzerinde düzenli kullanıldığında oldukça etkili olduğunu göstermektedir. Bu çay polifenoller içererek kanseri önleyici etki gösterirken; kansere neden olan hücrelerin gelişimini de yavaşlatır. Yeşil çay özellikle cilt kanseri hücrelerine etki etmektedir. Yeşil çayın içinde bulunan bileşikler anti inflamasyon etki gösterir ve cilt kanseri lezyonlarının da küçülmesini sağlar.

– Bitkisel birleşim

Bazı cilt kanseri türleri uçuk mikrobu ile aynı virüs enfeksiyonu nedeni ile oluşur. Birkaç doğal çözüm ile bu tip cilt kanserinin tedavisine destek olunabilir. Potasyum iyodür içeren zerdeçal tozu ve yeşil çay hamur haline getirilerek lezyonların üzerine uygulanabilir. Ancak bu uygulamadan önce doktora danışmakta fayda olacaktır.

– Diğer otlar

Cilt kanseri için faydalı antioksidan etkilere sahip diğer otlar ise yaban mersini, mabet ağacı özü, zencefil ve deve dikeni gibi bitkilerdir. Bu bitkiler antioksidan özellikleri ile enfeksiyon, virüs ve bakterilerin oluşumu engeller.

Cilt kanseri ağrı yapar mı?

Cilt kanseri ilk aşamalarda ağrı yapmasa da ilerleyen evlerde ağrıya neden olabilir.

Cilt kanseri başlangıcı ciltte bazı belirtiler gösterir. Bu nedenle ciltteki lekeler, ben değişimleri ve yaraların geçmemesi gibi belirtiler iyi gözlemlenmeli, en kısa zamanda bir cilt doktoruna gidilmelidir.

Devamını Oku

Yumurtalık Kanseri Nasıl Anlaşılır: Yumurtalık Kanserinin Belirtileri

Hastalık Belirtileri kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 336 defa okundu

Yumurtalık Kanseri Nasıl Anlaşılır: Yumurtalık Kanserinin Belirtileri

yumurtalık kanseri belirtileri

yumurtalık kanseri belirtileri

Yumurtalık kanseri erkeklere oranla kadınlarda daha sık görülür. Kanser belirtileri ilk zamanlar görülmezken hastalığın teşhisinde yanıltıcı durumlar oluşabilir. Çünkü kadınlarda yumurtalık kanserinden ziyade sindirim sistemi ile ilgili sorunlara daha sık rastlanılmaktadır. Sindirim sorunu belirtileri yumurtalık kanseri belirtilerine benzer olduğu için tanı aşamasında zorlanılabilir. Genellikle yumurtalık kanseri teşhisi konmuş hastalarda yumurtalık kanseri evreleri ilerlemiş ve kanserli hücreler yayılmıştır, şiddetli belirtiler görülmektedir. Kanser hücrelerinin daha gelişim aşamasındayken fark edilip tedavi edilmesi gerekmektedir.

Yumurtalık kanseri belirtileri:

– Yumurtalık kanseri karın şişmesi

Karın şişmesi, yumurtalık kanseri olan kadınlarda en sık görülen semptomlardan biridir. Kanser hücreleri lenfatik drenaj tıkanıklığına neden olan sıvı ve asit birikmesine neden olur. Bu durum da karında şişlik oluşmasına sebebiyet verir. Yumurtalık kanserinin son aşamasında yumurtalık kanseri olan kadınların yüzde 50’sinden fazlasında asit nedeniyle karın bölgesinde şişme görülmektedir. Sıvı miktarının artması ile kiloda artış görülebilir. Bu durumda kanser teşhisinin ardından doktor Parasentez adlı bir yöntem ile kanser hücrelerinin yarattığı sıvı birikimini boşaltacaktır. Genellikle, Parasentez hastalık boyunca en az iki kez tekrarlanır.

– Pelvik bölgesinde ve abdominal bölgede ağrı

Yumurtalık kanseri olan kadınlarda geç belirtiler arasında karın bölgesinde oluşan ağrılar bulunmaktadır. Pelvik bölge, karın veya her iki bölgede de ağrı oluşabilir. Ağrının pek çok nedeni olabilir. Karın bölgesinde biriken asit ağrının temel nedenidir. Bazen solid tümör kitle karında elle hissedilebilen parçalar üretebilir. Ağustos 2009’da “Jinekolojik Onkoloji”de yayınlanan bir makaleye göre yumurtalık kanseri olan kadınların yaklaşık yüzde 15’inde elle muayene ile karın bölgesinde yumruları hissetmek mümkün. Yüzde 35’inde ise karında şişlik ve sertlik görülmektedir. Yumurtalık kanseri üreme organlarına ve kalın bağırsağa, pelvis bölgesine uzanabilir. Pelvik bölgede çeşitli organları koruyan yağ tabakasında tümör tutulumu görülmesi yaygındır. Omentumun denilen bu durum ağrının oluşmasını tetikleyebilir.

– Diğer belirtiler nelerdir?

Yumurtalık kanserinin belirtileri geç ortaya çıksa da ağrıdan sonra görülen en yaygın belirtiler iştah kaybı ya da mide bulantısı, yorgunluk, sık idrara çıkma ve kabızlık gibi belirtilerdir. Yumurtalık kanseri hastalarında yemek yemede zorluk ve iştah eksikliği görülmektedir. Yine “Jinekolojik Onkoloji” dergisinde Ağustos 2009’da yayınlanan bir çalışmaya göre yumurtalık kanseri ve anormal vajinal kanaması arasında bir bağlantı olduğu öne sürülmüştür. Yumurtalık kanseri hastalarında nadir de olsa anormal vajinal kanama görülebilmektedir. Yumurtalık kanserinde adet gecikmesi de örülen belirtiler arasındadır.

– Yumurtalık kanseri nasıl anlaşılır?

Yumurtalık kanserinde başarı oranı düşüktür. Çünkü yumurtalık kanseri geç belirti gösterir ve erken teşhis yapılmasını önleyen bu durum hastalığın ilerlemesine neden olur. Özellikle pelvik ve abdominal şişkinlik ile ağrı ve yemek yemede zorluk, iştahsızlık, sık idrara çıkma, kabızlık gibi sindirim sistemi bozuklukları görüldüğünde mutlaka bir doktora görünülmelidir. Karındaki şişlik; gaz ya da bağırsaklardan kaynaklanmıyorsa ve 12’i günü geçmesine rağmen inmediyse acil tıbbi destek almak gerekmektedir.

Yumurtalık kanseri her kanser türü gibi ciddi bir hastalıktır. Hastalığın tedavisinde başarıyı etkileyen temel neden kanserin ilerleme durumudur. Eğer belirtiler görmezden gelinirse ve tedavi başlatılmazsa yumurtalık kanseri ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. Kanser hücreleri diğer organlara atlayarak metastaz yapabilir. Bu durumda kanserin durdurulması çok daha zorlaşır. Yumurtalık kanserinden korunmak ve erken teşhis için şişlik durumlarında mutlaka doktora görünülmesi gerekirken 6 ayda bir kadın doğum uzmanına gidilerek muayene olunması gerekmektedir. Özellikle ailesinde kanser olan kişiler yumurtalık kanseri oluşma riski çok daha yüksektir. Bu nedenle ailesinde kanser vakası olanların sık sık check up yaptırmaları yararlı olacaktır.

Yumurtalık kanseri ne kadar yaşar?

Yumurtalık kanseri ileri evre dönemine girdiğinde tedavi çok daha zordur. Diğer kanser türlerinde olduğu gibi yumurtalık kanseri metastazı da tedaviyi zorlaştırır. Belirli bir yaşam süresi verilemez ancak erken teşhisin hastalıktan kurtulma şansını artırdığı unutulmamalıdır.

Devamını Oku

Mide Kanseri Neden Olur: Mide Kanserinin Belirtileri

Hastalık Belirtileri kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 103 defa okundu

Mide Kanseri Neden Olur: Mide Kanserinin Belirtileri

mide kanseri türleri

mide kanserinin belirtileri

Ulusal Kanser Enstitüsü, sindirim sisteminin bir elemanı olan mideyi, üst karında J şeklinde bir organ olarak açıklar. Midede gelişen hücre anomalilerine mide kanseri denir. Mide kanseri farklı doku tabakasında kanserli hücre bulundurması durumuna bağlı olarak bağlı olarak farklı tür mide kanserleri olarak adlandırılır. Bu türlere göre doktorlar farklı tedavi yöntemleri belirlemektedir.

Mide kanseri teşhisi nasıl konur?

İnsidans ve demografi

Mide kanserine sahip insanların üçte ikisine yakını 65 yaşından büyüktür. Amerikan Kanser Derneğinin araştırmalarına göre ömür boyu hastalığı gelişme riski vardır ve her zaman bu risk artar.

Gastrointestinal Stromal tümörler

Tümör her ne kadar diğer gastrointestinal sistem alanlarında büyüyebilse de gastrointestinal stromal tümörler genellikle GISTs olarak da bilinen mide ve destekleyici bağ dokunun kesişim yerinde oluşur ve büyür. Ulusal Kanser Enstitüsü’ne göre bu tür bir mide kanseri yumuşak doku sarkomu ile sınıflandırılır. GISTs gastrointestinal sistem Cajal interstisyel hücreleri denilen çeper hücrelerini üretim geliştirmeden sorumlu olan sistemin adıdır. Bu hücrelerin zarar görmesi durumunda kasılmalar meydana gelir. Ancak hasar gören hücreler evrim geçirerek değişkenlik gösterebilir. Bu değişen hücreler kanser hücreleri olarak adlandırılırlar.

Mide kanserinin oluşum yerlerinin ve etkenlerinin farklı olması ile farklı türleri oluşur. Bu farklı türlerin görülme sıklığı ve oluşum faktörleri de farklıdır.

Mide kanserleri türleri şu şekilde sıralanabilir:

– Adenokarsinom

Adenokanserine mide kanseri türleri arasında neredeyse % 95 oranında rastlanılan, mide kanseri türleri arasında açık ara farkla en yaygın görülen türdür. Mide kanserinin bu türü, midenin iç astarındaki mukoza hücrelerinden dolayı oluşur.

– Lenfoma mide kanseri

Mide kanserinin bu türü de mukozayla ilgilidir ancak bu sefer kanser lenf düğümleri ve lenf bezleri üzerinde oluşarak o bölgede yayılmaya devam eder. Yavaş büyüyen ancak tedavisi kolay olmayan bu türün yayılma ihtimali de bir hayli yüksektir. Öncesinde mukozadaki bağışıklığı yok eden kanser sonrasında mide lenflerine yayılarak işlevselliğini yitirmesine neden olabilir. Bu mide kanseri türü çok nadir görülür. Görülme oranı yaklaşık olarak %4’lerdedir.

– Karsinoid tümörler

Gastrointestinal karsinoid tümörler gastrointestinal sistemin nöroendokrin hücrelerinde formu değişmesi yoluyla meydana gelir. Bu hücreler midede enzimler, sindirim salgıları ve hormonların üretiminden sorumludur. Bu yüzden bu mide kanseri türü ölümcül nitelik taşımaktadır. Çünkü bu türde hücrelerin etkilenmesi ile hem kişi sindirimin ilk adımını gerçekleştiremez hem de midenin fiziksel ve kimyasal olarak çalışma planı bozulur. Bu tür bir mide kanseri yaklaşık olarak %3 oranda görülür. Bu yüzden çok nadir görülen bir türdür. Mide kanseri, mide astarında ve mide dokularında gelişir.

Mide kanserinşn gelişme riskini arttıran etkenler de vardır. Mide kanserinin nedenleri arasında bulunan faktörler şunlardır:

– Peptik ülser
– H. pylori bakterleri
– Sigara içmek
– Ailedeki genetik mide kanseri
– Kötü beslenme
– Obezite
– Mide iltihabı

Erken mide kanserinin çok sık belirtileri olmaz, ancak kanser büyür ve sonrasında aniden belirtiler başlar. Ancak bu ağrı, sancı ve sürekli bulantı gibi belirtiler de mutlaka mide kanseri olduğu anlamına gelmez.

Mide kanseri nasıl olur: Mide kanseri belirtileri

– Mide kanseri ağrı yaparmı?

Sürekli doygunluk veya karında gerginlik hissi mide kanseri ilk belirtisi olabilir. Midede basınç ya da ara sıra oluşan keskin ağrılar, çok sık geğirme veya genel rahatsızlık hissi oluşabilir. Mide ekşimesi ve hazımsızlık da bu belirtilere eşlik edebilir. Yemek yedikten sonra ağrı ve hazımsızlık yaşanabilir. Bu belirtilerin sürekli var olması hem kişinin yaşam kalitesini düşürür hem de kanserin belirtileri olabilir. Bu tip durumlarda hemen doktoruna başvurmalısınız.

– Mide kanserinde yutkunma zorluğu

Mide kanseri olan hastalarda yutma sorunu gözlemlenebilir. Hastalık ilerledikçe ve kanserli kitle büyüdükçe yutma işlemi çok daha da zor bir hal alır. Kişinin midesi daha yüksekse kanser belirtileri daha erken yaşanır ve bu da tedavinin vücut tarafından olumlu karşılanması için bir şanstır. Herhangi bir kanser ne kadar erken teşhis edilirse tedaviye olumlu sonuç verme ihtimali o kadar yüksektir.

– Bulantı ve kusma

Bulantı ve kusma pek çok farklı sorunun habercisi olabilir. Bir virüsün, gıda zehirlenmesinin veya ülserin belirtisi olabileceği gibi aynı zamanda mide kanseri gibi daha ciddi hastalıkların belirtisi de olabilir. Bulantı ve kusma azalmak yerine gittikçe artıyor ve kusma sırasında kan geldiği gözlemleniyor ise çok acil bir şekilde doktora başvurmanız gerekmektedir.

– Kilo kaybı

Mide kanserinin ilk belirtilerinden biri açıklanamayan kilo kayıplarının gözlemlenmesidir. Durup dururken kilo kaybetmeye başladıysanız ve bu kilo kaybının önüne geçemiyorsanız mutlaka doktorunuza başvurmanızda fayda vardır. Çünkü hiçbir şey değişmemişken ani kilo kayıplarının olması birçok hastalığın habercisi olabilir. Mide kanserine yakalanan kişi genellikle açlık hissetmeyebilir. Açlık hissetmez ve yemeyerek kilo vermeye başlar. Kanserin etkilediği mukoza hücreleri görevini yerine getiremediği için vücut açlık hissi hissedemez. Bu yüzden ani kilo kayıpları yaşayan kişilerin gecikmeden doktora gitmesinde fayda vardır.

– Şişkinlik hissi

Kanser ilerledikçe, midede ve karında şişkinlik hissi duyulur. Karın şişmesi, Amerikan Kanser Derneği göre sıvı birikimi ve tümörün büyümesi nedeni ile oluşur. Karın daha büyük görünebilir ve genelde size çok kilo aldığınız söylenebilir. Ancak bu gibi durumlarda mutlaka acil bir şekilde doktorunuza başvurmalısınız.

– Mide kanserinde kan kusmak ve kanlı bağırsak hareketleri

Kanlı kusma veya bağırsak hareketleri mide kanseri veya diğer ciddi hastalıkların belirtisidir. Kusma sırasında kahve telvesi gibi çıkan kan topakları midede ciddi bir durum olduğunun göstergesidir. Bu durum es geçilmemeli ve nedeninin anlaşılması için hemen doktora başvurulmalıdır. Çünkü kan gelmesi demek midede açık bir yara veya kanser olduğu anlamına gelmektedir. Kanserse de kan geldiğine göre baya ilerlemiş bir kanserli kitle olduğu söylenebilir. Bunun yanı sıra bir de kanlı bağırsak hareketleri vardır. Dışkılama sırasında dışkıda görülen kan parçaları çok ciddi hastalıkların habercisidir. Ancak bu kan parçasının nereden gediğine dikkat edilmelidir. Kabızlık veya yoğun dışkılama sırasında makat kuruysa, dışkı çıkabilmesi için genişlerken çatlayabilir. Bu çatlaklar yüzünden gelen kan da dışkı üzerinde görülebilir. Bunu ayırt etmenin birkaç yolu vardır. En kesin yolu şudur, bir peçete yardımı ile makat nazikçe silindiğinde makatta acıma, yanma hissediliyorsa ve peçeteye bolca kan bulaşmış ise bu büyük ihtimalle çatlak veya basur oluşumunun habercisidir. İkinci bir yol ise şudur ki; makat çatlaması taze kanın akması anlamına gelir, kanser ve diğer hastalıklar nedeni ile bağırsaktan gelen kan ise eski kandır. Bu yüzden renkleri arasında fark olur. Eğer kanın rengi koyuysa makattan geldiği, açıksa bağırsaktan geldiği söylenebilir. Yine de sağlığımız önemli olduğundan dolayı bu teşhisi bir doktorun yapması çok daha güvenilir olacaktır. Bu gibi durumlarda mutlaka doktora başvurmanız gerekmektedir.

Mide kanseri evreleri hızla ilerleyebilir. Bu nedenle herhangi bir belirti görüldüğünde vakit kaybetmeden doktora gidilmesi önerilir.

Devamını Oku

Beyin Kanseri Nasıl Olur: Beyin Kanseri Belirtileri

Hastalık Belirtileri kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 96 defa okundu

Beyin Kanseri Nasıl Olur: Beyin Kanseri Belirtileri

beyin kanseri türleri

beyin kanseri belirtileri

Beyin kanseri nasıl anlaşılır?

Beyin kanseri beyinde tümör kitlelerini oluşturan hücrelerin büyümesi ile oluşur.  Genellikle (Malign) beyin tümörleri çok hızlı bir şekilde büyümeye eğilimindedir. Bu tümörler vücudun çalışmasını bozabilir ve hayatı tehdit edebilir.

Beyin kanserinin nedenleri:

Beyin kanserinin kesin nedeni bilinmemektedir.

Beyin kanseri türleri nelerdir?

Beyin kanseri beyinde başlar. Bu birincil beyin kanseri olarak adlandırılır. Beyne diğer organlarda bulunan kanserin atlaması durumunda ise metastaz beyin kanseri oluşur. Beyin tümörü türlerinde en sık görülen birincil beyin kanseridir. Ayrıca beyin tümörlerinin türleri ve dereceleri vardır. Tümör tipi tümörün beynin neresinde olduğu temel alınarak adlandırılır. Beyin tümörlerinin bilinen 120’den fazla türü vardır. Ancak, türüne göre adlandırmak için kullanılan bir standart yoktur ve birçok alt tür de bulunmaktadır.

Beyin kanseri riski faktörleri nelerdir?

Beyin kanser riskini artıran faktörler şunlardır:

– İyonizan radyasyona yüksek dozda maruz kalmak

– Ailede beyin tümörü olması

– Vücudun başka bir bölgesinde kanser oluşumu

Gelişmekte olan beyin kanseri ile ilgili olabilecek diğer faktörler şunlardır:

– Artan yaş

– Böcek ilaçları, herbisit ve gübreye maruz kalmak

– Kansere neden kanserojen olarak bilinen maddeler ile çalışmak (Kurşun, plastik, kauçuk, petrol ve bazı tekstil maddeleri)

–  Epstein Barr virüsü enfeksiyonu (mononükleoz)

Beyin kanserinin belirtileri nelerdir?

Beyin kanseri belirtileri, tümörün konumu ve boyutu bağlıdır. Ortak beyin kanseri belirtileri şunlardır:

– Baş ağrısı (genellikle sabahları daha şiddetlenen ağrılar)

– Mide bulantısı

– Kusma

– Koordinasyon eksikliği

– Denge eksikliği

– Yürürken zorluk

– Bellek sorunları

– Düşünmede zorluk

– Konuşma sorunları

– Görme sorunları

– Kişilik değişiklikleri

– Anormal göz hareketleri

– Kas tutulmaları

– Kas seğirmesi

– Uyku hali

– Kollar ve bacaklarda uyuşma ya da karıncalanma

– Nöbetler

Beyin kanseri nasıl ortaya çıkar?

Beyin tümörü belirtileri varsa, doktor teşhis yapmak için aşağıdaki testleri gerçekleştirecektir:

– Tümörün beyni etkileyip etkilemediği anlamak için nörolojik muayene

– Bilgisayarlı Tomografi (BT), manyetik rezonans görüntüleme (MRG), Pozitron emisyon tomografisi (PET) gibi görüntüleme yöntemleri

– Lomber ponksiyon (beyin ve omurilik sıvısından küçük bir örnek toplanarak yapılır) ile kanser hücrelerini kontrol etmek

– Biyopsi (cerrahi bir müdahale tümörden bir paça alınır) tümörün kötü huylu olup olmadığını belirlemek için

Beyin kanseri tedavisi nasıl olur?

Beyin kanseri için çeşitli tedaviler vardır. Birincil beyin kanseri için tedavi metastazik beyin tümörleri için uygulanan tedavilerden daha farklıdır.

Cerrahi müdahale

Beyin kanseri için en yaygın tedavi cerrahi tedavidir. Bazen sadece tümörün bir bölümü alınırken bazen tüm tümörlü dokular alınabilir. Bu tümörün beynin hangi bölgesinde bulunduğuna bağlıdır.

İlaç ve diğer tedaviler

Beyin kanseri radyoterapi ve kemoterapi

Kemoterapi ilaçları beyin kanser hücrelerini yok etmek için ve tümörü küçültmek için verilebilir. Kemoterapi ilaçları, oral veya intravenöz olarak uygulanır. Radyasyon tedavisi de kanser hücrelerini yok etmek için tavsiye edilebilir. Bu yöntemde x-ışınları gibi yüksek enerjili dalgalar tümörlü doku bölgelerine uygulanır. Bazen kemoterapi ve radyasyon terapisi aynı anda uygulanabilir. Ama genellikle kemoterapi, radyasyon tedavisinden sonra yapılır.

Biyolojik ilaçlar

Doktor tümörün ve tedavinin yarattığı olumsuz etkileri gidermek için bazı ilaçlar verecektir.

Rehabilitasyon

Rehabilitasyon, fizik tedavi, mesleki terapi gibi yöntemler uygulanabilir.

Beyin kanseri alternatif tedavi

Beyin kanseri tedavisinde alternatif tedaviler ile tedavi desteklenmelidir.

– Sağlıklı beslenme ve besin yerine vitamin ve mineral takviyesi kanser tedavisinde kullanılabilir

– Akupunktur

Beyin kanseri riskini azaltmak için…

– Tarım ilaçları ve böcek ilaçlarından kaçınılmalı

– Kanserojen kimyasallara maruz kalınmamalı

– Sigara içilmemeli

– Radyasyondan kaçınılmalı

Beyin kanseri tedavisinde son gelişmeler oldukça ümit vericidir. Kanser için süren araştırmalar günümüzde yavaş yavaş sonuç vermeye başlamıştır.

Devamını Oku

Dudak Kanseri Neden Olur: Dudak Kanserinin Belirtileri

Hastalık Belirtileri kategorisine 20 Kasım, 2016 tarihinde eklendi, 194 defa okundu

Dudak Kanseri Neden Olur: Dudak Kanserinin Belirtileri

dudak kanserinin belirtileri

dudak kanserinin belirtileri

Dudak kanseri nasıl olur?

Dudak kanseri dudaktaki anormal büyümeler şeklinde gözlemlenir. Ağız kanserlerinin en yaygın türü olarak bilinir. Ağız, dil, yanak, sinüsler, dudaklar, boğaz ve sert / yumuşak damakta bulunan sküamoz hücreler evrim geçirerek kontrolsüz ürediklerinde kansere yol açarlar. Bu durum en çok dudaklarda görülür. Dudak kanseri ve diğer ağız kanserleri aslında baş ve boyun kanserlerinin bir türüdür.

Bazı yaşam tarzları kanseri tetikleyici durumlar içermesi nedeni ile çok yanlıştır. Çok alkol alma ve güneşte yanarak bronzlaşma, dudak kanseri gelişmesi riskini arttıran etkenlerdir. Dudak kanseri başlangıcı çok belirti vermediği için genellikle rutin diş muayenesi sırasında dudak kanseri belirtileri dişçi tarafından fark edilir ve kişi hemen doktoruna yönlendirilir.

Dudak kanserlerinin erken teşhisi kanserin tamamen tedavi edilmesinde büyük rol oynamaktadır.

Dudak kanserinin nedenleri nelerdir?

Dudak kanserlerinin başlıca nedeni tütün ürünleri kullanmaktır. Tütün çiğnemek veya tütünü sigara tarafından solunum yoluyla kullanmak ağızdaki mukoz membranların tahriş olmasına neden olur. Bu da tat alma duyusunun bir hayli zayıflaması demektir.

Dudak kanserinin ikinci en yaygın nedeni, aşırı alkol alımıdır.

Dudak kanseri kimlerde olur?

Ağır yaşam tarzı olan kişilerde dudak kanseri olma ihtimali normalden çok daha yüksektir. Ulusal Sağlık Enstitüsüne (NIH) göre, her yıl yaklaşık 3 milyon kişiye dudak kanseri teşhisi konulmaktadır.  Bazı faktörler dudak kanseri riskini arttırır.

Dudak kanseri riskini artıran faktörler şu şekilde sıralanabilir:

– Sigara veya tütün ürünleri (sigara, puro, boru veya çiğneme tütün) kullanma

– Ağır alkol kullanma

– Bronzlaşmak için uzun süre güneşin altında yatmak. Doğal veya yapay olan güneş ışınına uzun süre maruz kalmak

– Beyaz tenli olunması

– Erkek olmak

– İnsanlara cinsel yolla bulaşan Papilloma Virus (HPV) adında bir virüs enfeksiyonu

– 40 yaşından büyük olmak

Ağız kanseri ve dolayısıyla dudak kanserinde en etkili neden tütün kullanımıdır. Bunun yanında bir de alkolü de kullanıyorsanız dudak kanserine yakalanma riskiniz bir hayli fazladır.

Dudak kanseri belirtileri nelerdir?

Dudak kanserinin belirtileri genel olarak şu şekilde sıralanabilir:

– Boğaz ağrısı, lezyon, blister ve ağızda ülser ve yumru oluşumu

– Dudak üzerinde kırmızı veya beyaz bir tabaka oluşması

– Dudakta kanamalı ağrı

– Çene şişmesi

Dudak kanseri bu belirtilerden hiç birini göstermeyebilir. Çok küçük farklılıklar oluşabilir ve anlamayabilirsiniz. Bu durumu genellikle dişçiniz diş kontrolünde fark eder ve sizi doktorunuza yönlendirir.

Dudağınızdaki her yara, kanama ve şişlik dudak kanseri anlamına gelmez. O yüzden belirtiler var ise bunu önce doktorunuza danışarak teşhis ettiriniz.

Dudak kanseri nasıl anlaşılır?

Herhangi bir dudak kanseri belirtisini yaşıyorsanız, doktorunuza başvurmalısınız. Dudak ve ağzınızdaki anormallikler hakkında teşhis konabilmesi için fiziksel muayene yapmak gerekmektedir. Ancak bu muayeneden sonra neyin belirtisi olduğu anlaşılabilir.

Doktorlar genellikle en başta eldivenlerini takarak dokunarak, yani parmaklarıyla bir muayene yaparlar. Buradaki anormallik durumlarını incelerler, etrafında başka bir soruna işaret eden bir şey bulup bulamayacaklarına bakarlar. Daha sonrasında eğer dudak kanseri olabileceği düşünülürse dudağın içinden, yanak çeperinden dudak dışından ölü deri üzerinden örnekler alınarak mikroskobik olarak incelenebilir. Bu incelemenin ardından gerekli görülürse diğer testler de sırayla uygulanabilir. Doktorunuz dudak kanser olduğunuzu doğrularsa, bu kanserin ne kadar ilerlediğini veya vücudun diğer bölümlerine yayılıp yayılmadığını belirlemek için başka testler uygulayabilir.

Bu testler şu şekilde sıralanabilir:

– Bilgisayarlı Tomografik (BT) tarama

– MRI

– Pozitron emisyon tomografisi (PET) tarama

– Göğüs röntgeni

– Tam kan sayımı (CBC)

– Endoskopi (hekimin sorunlu bölgeyi görüntülemesine izin veren bir kesi yoluyla eklenen ince bir alet)

Dudak kanseri tedavisi

Dudak kanseri bir veya birkaç yöntem kullanılarak tedavi edilebilir.

Bu yöntemleri şu şekilde sıralayabiliriz:

– Ameliyat

– Radyoterapi

– Kemoterapi

– Diğer olası seçenekler ise immünoterapi ve gen terapisi gibi araştırmacı tedavilerdir.

Diğer kanserlerde olduğu gibi tedavi aşaması kanserli kitlenin büyüklüğü, tümör ve hastanın genel sağlık durumu ve tümörün türüne göre belirlenir.

Tümör küçük ise, genellikle cerrahi müdahale ile o kitle kesilerek alınır. Dudak kanseri, dudağın yeniden inşasını (kozmetik ve işlevsel olarak) gerektirdiğinden dolayı tüm doku kaldırılmasını içerir.

Dudak kanseri öldürür mü?

Tümör büyükse veya yayılan bir tür ise daha sonraki bir aşamada tümörü küçültmek için radyasyon ve kemoterapi kullanılabilir. Kemoterapi tedavileri vücut boyunca uyuşturucu etkisi içerir ve hücrelerin üremesi sırasında onların yıkımını sağlar. Tabii ki bu işlemde vücuttaki yararlı ve bize ait hücreler de zarar görür ancak kanserli hücrenin de üremesi durur veya yavaşlar. Kemoterapide kanserli hücreler kontrol altına alınabilirse kanserden kurtulma ihtimali bir hayli artar.

Radyasyon tedavisi daha olumlu tedavi sonuçları oluşmasını sağlayabilir ama bu tedaviden önce sigara içen hastaların sigarayı bırakması zorunludur.

Dudak kanseri ölümcül sonuçlara neden olabilir. Bu nedenle erken teşhis önemlidir.

Dudak kanserinin olası komplikasyonlar nelerdir?

Dudak kanserine müdahale edilmezse kanser ağız ve dil gibi diğer alanlara da yayılabilir. Kanser yayılırsa tedavi etmek çok daha zor olur.

Ayrıca, dudak kanserlerinin tedavisinde birçok olumsuz sonuçla karşılaşılabilir. Hastaların dudaklarındaki büyük tümörleri cerrahi operasyon ile almak hastalara ameliyattan sonra çiğneme, yutma ve konuşma sorunları yaşatabilir. Bu tarz sorunlar olduğunda doktorunuzun da tavsiyesiyle bir patolojik yardım alabilir ve konuşma düzeltme eğitimlerine katılabilirsiniz. Yüz tekrar oturuşup kendini düzeltene kadar alacağınız bu yardım kemikler ve yüz tekrar oturuştuğun herhangi estetik bir bozukluğun olmasını engellemektedir.

Kemoterapi ve radyasyon tedavilerinin bazı yan etkileri şunlardır:

– Saç dökülmesi

– Halsizlik ve yorgunluk

– İştah kaybı

– Mide bulantısı

– Kusma

– Ellerde ve ayaklarda uyuşma

– Şiddetli anemi

– Kilo kaybı

– Kuru Cilt

– Boğaz ağrısı

– Tat alamama

– Enfeksiyon riski

– Ağızda iltihabi (mukoz membranlardaki oral mukozit oluşumu)

Dudak kanserinin dudaklara estetik etkisi nedir?

Neyse ki dudak kanserlerinin birçok tedavi yöntemi bulunmaktadır. Bu dudakların tedavilerinin ardından çeşitli lezyon ve enfeksiyonlar oluşabiliyor. Erken tanı yapılabilmesi oluşacak fiziksel sorunların en aza indirgenmesini sağlamaktadır. Dudak kanserlerinin %90’ında tekrar etme görülmez.

Ancak geçmişte dudak kanseri olan hastalarda baş, boyun veya gırtlakta ikinci bir kansere yakalanma şansı artmaktadır. Bu yüzden dudak kanserinin tedavisin ardından rutin bir şekilde doktorunuza kontrole gitmeniz gerekir.

Dudak kanser önlenebilir mi?

Her türlü tütünün kullanımdan ve aşırı alkol alımı kaçınarak bu hastalığa karşı önlem almak mümkündür. Doğal veya yapay güneş ışığına yatarak bronzlaşma işlemi de dudak derisi ince olduğu için en çok dudaklara zarar verir ve dudak kanseri oluşumunu tetikler. Bu durumdan kaçınmanız da dudak kanserine karşı korunmanızı sağlayacak faktörlerden birisidir.

Devamını Oku

Tiroid Kanseri Nasıl Anlaşılır: Tiroid Kanserinin Belirtileri

Endokrin Sistemi Hastalıkları kategorisine 20 Kasım, 2016 tarihinde eklendi, 459 defa okundu

Tiroid Kanseri Nasıl Anlaşılır: Tiroid Kanserinin Belirtileri

tiroid kanserinin belirtileri

tiroid kanserinin belirtileri

Tiroid kanseri ne kadar tehlikeli?

Tiroid endokrin sisteminin bir parçasıdır. Bu küçük, kelebek şeklindeki bez boğazın her iki yanında da bulunur. Tiroid hormonu tiroksin yapar. Bu madde metabolizma, kan basıncı, kalp hızı, vücut ısısı ve ağırlığı düzenler. Tiroid kanseri endokrin kanserinin en sık görülen tipidir. 2012 yılında birden çok 56,000 yeni vaka tanısı olduğu tahmin edilmekle birlikte tiroid kanseri nedeni ile 1,700’den fazla ölüm öngörülmüştür.

Tiroid kanseri çeşitleri:

Tiroid kanserleri mikroskobik görünüşlerine göre sınıflandırılır. Tiroid kanseri türleri şunlardır:

– Papiller

Papiller tiroid kanseri tiroid kanserinin farklılaşmış bir şeklidir. Tiroid habis ise en yaygın türüdür. Vakaların yüzde 80’ini oluşturur. En sık olarak 40 yaş üstü kadınlarda görülür. Papiller tiroid kanseri diğer türlere oranla daha az tehlikelidir. Daha yavaş yayılır ve tedavi edilebilir.

– Medüller

Medüller tiroid kanseri tiroid kanserinin farklılaşmış başka bir şeklidir. Tüm tiroid kanserlerinin yüzde 5 ila 10’unu oluşturur. Bazı durumlarda medüller tiroid kanseri genetik olarak oluşabilir. Medüller tiroid kanseri tiroid bezi içinde bulunan non-tiroid hücreleri içinde ortaya çıkar. Tiroid kanserinin diğer formlarına göre farklı şekilde değerlendirilir.

– Foliküler

Folliküler tiroid kanseri vakaların yüzde 10’unu oluşturur. Bu tür tiroid kanserinin vücudun diğer bölgelerine yayılma ve nüksetme olasılığı yüksektir. Ayrıca bu tür folliküler bir kanser türüdür.

– Anaplastik

Bu tiroid kanserinin en agresif şeklidir. Nadir görülür ve tedavi etmesi oldukça zordur.

– Tiroid Lenfoma

Bu tiroid kanseri türü de nadir bir türüdür. Tiroid bezi içinde bulunan bağışıklık hücreleri içinde başlar.

Tiroid kanseri kimlerde daha sık görülür?

Tiroid kanseri için risk faktörleri şunlardır:

– Ailede tiroid kanseri öyküsü

– Yaş (tiroid kanseri büyük olasılıkla 40 yaşından sonra ortaya çıkabilir)

– Kadın olmak

– Radyasyona maruz kalmak

Tiroid kanseri belirtileri:

Troid kanseri çok erken evrelerinde herhangi bir belirti göstermeyebilir. Fakat tiroid kanseri ilerledikçe aşağıdaki belirtiler görülebilir:

– Boğazda yumru

– Öksürük

– Ses kısıklığı

– Boğaz ve boyun ağrısı

– Yutma güçlüğü

– Şişmiş lenf düğümleri ve boyun

Bu belirtiler varsa en yakın zamanda bir doktora görünülmelidir.

Tiroid kanseri nasıl teşhis edilir?

Tiroid kanseri fiziksel muayene ve laboratuvar testleri ile teşhis edilebilir. Muayene ile boyunda tiroid bezi içinde küçük ya da büyük bir kitle ortaya çıkarabilir. Lenf düğümleri de genişlemiştir. Tiroid kanserini teşhis için kullanılan laboratuvar testleri şunlardır:

– Tiroid fonksiyon testleri (T4, T3RU, TSH)

– Thyroglobulin – Papiller veya Folliküler kanserler için

– Tiroid ultrasonu

– Tiroid taraması

– Tiroid biyopsisi

– Kanda kalsiyum ve fosfor seviyesi ölçümü

– Kanda kalsitonin düzeyi ölçümü

Tiroid kanseri tedavisi nasıl yapılır?

Kanser tedavisi tiroid kanseri türüne göre değişiklik gösterir. Eğer kanser yayılmış ya da metastaz yapmış ise bu durum tedaviyi de etkiler. Çoğu hastada tiroid bezi cerrahi olarak çıkarılırken tamamı ya da bir bölümü alınabilir. Ayrıca bezin büyüklüğü tiroid hormonu takviyesi ile değiştirilebilir. Diğer tedavi yöntemleri ise şunlardır:

– Radyoaktif iyot

– Dış beam radyasyon terapisi

– Cerrahi yöntemler

– Kemoterapi

Tiroid kanseri uzun vadede nasıl sonuçlara neden olur?

Tiroid kanseri tedavi edildikten sonra genellikle uzun vadede başka bir komplikasyona neden olmaz. Ancak kanser ileriki zamanlarda % 30 oranında tekrar ortaya çıkabilir. Tiroid kanseri ilk tedaviden sonra on yıl içinde tekrarlayabilir. Bu nedenle tedavi sonrasında hasta düzenli olarak takip edilmelidir. Tiroid kanseri ameliyat sonrası beslenme de oldukça önemlidir. Beslenme önerileri için doktora danışılabilir.

Tiroid kanseri tedavi edilmezse ne olur?

Tiroid kanseri tedavi edilmediği takdirde ölümcül sonuçlara neden olabilir. Bu nedenle erken teşhis önemlidir. ve kanser mutlaka tedavi altına alınmalıdır.

Devamını Oku

Pankreas Tümörü Neden Olur: Pankreasta Tümör Belirtileri

Endokrin Sistemi Hastalıkları kategorisine 20 Kasım, 2016 tarihinde eklendi, 86 defa okundu

Pankreas Tümörü Neden Olur: Pankreasta Tümör Belirtileri

glukagon hormonu fazlalığı

pankreasta tümör belirtileri

Pankreas tümörü nasıl anlaşılır?

Glukagon, pankreas tarafından üretilen bir hormondur. Glukagon kandaki şeker miktarını denetlemek için insülin ile dengelenerek çalışır. Pankreas kanseri glukagonomun bir şeklidir. Aynı zamanda pankreas tümör çeşitleri de birden fazladır. Glukagonom tümör hücreleri büyük miktarlarda glukagon üretirler. Glukagon yüksek düzeyde üretildiğinde yaşamı tehdit eden durumlar oluşabilir. Pankreas tümörünün beyne metastazı da söz konusu olabilir.

Pankreas tümörü nedenleri?

Glukagonomun pek çok nedeni vardır. Genetik de dahil olmak üzere birkaç risk faktörü bulunmaktadır. Ailede birden fazla kişide endokrin neoplazi tip denilen bir sendrom özellikle erkeklerde glukagonoma yakalanma riski daha fazladır. Aşırı glukagon üretilmesi durumunda tümörlerin kansere dönüşme riski yüzde 60’tır. Glukagonom bazı durumlarda metastaz yaparak diğer organlara ve özellikle karaciğere yayılabilir.

Pankreas tümörü belirtileri:

Büyük miktarda glukagon üreten bir tümör sağlığı birçok yönden etkiler. Glukagon, şeker ve kandaki insülini etkilerken kan içindeki şeker azalır. Şeker hastalığı belirtilerine neden olurken şu belirtiler de görülebilir.

– Kan şekerinde yükselme

– Aşırı susuzluk ve açlık (bu nedenle yüksek kan şekeri)

– Ağızda iltihap ve dil ile ağız köşelerinde çatlama

– Özellikle geceleri sık sık idrara çıkma

– İshal

– Karın, kalça ve ayaklarda (genellikle huysuz veya irin dolu) bazen de yüzde deri döküntüsü (Dermatit)

– İstemsiz kilo verme

– Depresyon

– Bacaklarda kan pıhtılaşması

Pankreas kanseri teşhisi nasıl konur?

Çoğu zaman belirtiler başka hastalıklar ile karıştırılabilir. Doğru tanı yapılması uzun süreler alabilir. Tanı genellikle kan testleri ile yapılır. Diğer belirtiler ile birlikte kan şekerinde yükselme ve anemi; hastalığın teşhisinde ana etkenler arasındadır. Tümörün gelişimine bakmak için bilgisayarlı tomografi (BT) taraması kullanılabilir. Tümörler 4 ya da 6 cm genişliğinde olduğunda net teşhis yapılabilir.

Pankreas kanseri tedavisi varmı?

Glukagonom tedavisi iki şekilde yapılır. İlki tümör hücrelerini çıkarmaktır. Genelde glukagon etkilerini yok ederek tedaviye başlanır. Somatostatin gibi analog uyuşturucular kullanılabilir. Octreotide içeren ilaçlar ise glukagonun ciltteki etkilerini ve yoğun deri döküntüsünü yatıştırmakta yardımcı olur. Eğer ciddi kilo kayıpları varsa beslenmeyi geliştirmek için beslenme tüpü tedavisi gerekebilir. Ayrıca bir antikoagülan içeren ilaçlar kanın pıhtılaşmasını azaltabilir. Bu da bacaklarda kan pıhtılaşmasını engeller. Genelde tedavi için tek geçerli yol tümör hücrelerinin ameliyat ile alınmasıdır. Ne yazık ki bu tümör türleri kemoterapi tedavisine yanıt vermez. Tümör pankreas ile sınırlı iken yapılan ameliyatlar daha başarılıdır. Karın keşif ameliyatı ile açık bir kesi yapılır. Laparoscopically bu küçük kesiklerden kamera ve ışık olan araçlar ile karın içerisine girilen bir cerrahi yöntemdir. Bu yöntem ile tümör mümkün olduğunda bölgeden temizlenir. Temizlenen bölüm pankreas, yerel lenf düğümleri ve hatta karaciğerin bir parçasını kapsayabilir. Tümör dokusu mikroskop altında incelendiğinde, kanser olup olmadığını söylemek zordur. Eğer doktor daha fazla tümör ve tümör yayılmasından şüphelenirse müdahale edilen bölgeyi genişletebilir.

Glukagonom uzun vadede ne gibi sonuçlar yaratır?

Tümörü çıkarmak genelde aşırı glukagon etkisini azaltır. Pankreas tümörü iyi huylu olabilir. Ancak, tüm glukagonom vakalarının 3’te 1’i kötü huyludur. Bu nedenle hızla diğer organlara yayılabilir. Ne yazık ki, glukagonom teşhis edildiğinde genellikle kanser diğer organlara ve özellikle karaciğere yayılmış olur. Bu nedenle hastaların sadece yüzde 20’si cerrahi yöntemler ile tamamen tedavi edilebilir. Pankreas tümörünün tedavisi doktor tarafından belirlenmekle birlikte pankreas tümörü ameliyatı sonrası ise doktor önerilerine uyulması son derece önemlidir.

Glukagonom komplikasyonları nelerdir?

Aşırı glukagon şeker hastalığı belirtilerine yol açabilir. Yüksek kan şekeri, sinir hasarı, körlük, metabolik problemler ve beyin hasarına da neden olabilir. Derin ven trombozuna neden olarak kan pıhtısının akciğerlere gitmesine ve ölüme neden olabilir. Ayrıca bazı vakalarda karaciğer yetmezliği de görülmektedir.

Devamını Oku

Kemoterapi Etkileri Ne Zaman Başlar: Kemoterapinin Yan Etkileri

İlaç Tedavisi kategorisine 20 Kasım, 2016 tarihinde eklendi, 625 defa okundu

Kemoterapi Etkileri Ne Zaman Başlar: Kemoterapinin Yan Etkileri

kemoterapinin yan etkileri

kemoterapinin yan etkileri

Kemoterapi nedir nasıl uygulanır?

Kanser hücrelerinin sağlıklı hücrelerden daha hızlı bir şekilde bölünmemesi için kanser olan kişiye kemoterapi uygulanır. Bu ilaçlar kanserli hücreleri hedef alır ve durduramasa bile en azından bu hücrelerin üreme hızını yavaşlatır. Ne yazık ki bu ilaçlarla, sağlıklı ve hızlı büyüyen hücrelerin de zarar görme ihtimali bulunmaktadır. Birçok farklı kemoterapi ilacının birçok farklı yan etki oluşturma potansiyeli bulunmaktadır. Bu etkiler kişiden kişiye ve tedaviden tedaviye göre değişiklik gösterebilir.
Kemoterapi ilaçları hızla büyüyen kanser hücrelerini öldürmek için güçlüdür, ama aynı zamanda yan etkileri ile vücuttaki sağlıklı hücrelere de zarar verebilir.

Kemoterapinin yan etkilerini azaltmak: Kemoterapinin vücuda zararları:

Kemoterapi ilaçlarının yan etkilerinin oluşumunda rol oynayan faktörler şu şekilde sıralanabilir:
– Tedavileri devam eden sağlık sorunları
– Yaş
– Yaşam biçimi

Bazı hastalarda kemoterapinin belirtileri diğerlerine göre çok daha az görülebilir. Yine de tedavinin belirtileri net bir şekilde ve kısa sürede görülüyor olsa bile kemoterapi süreci bittikten sonra belirtiler de kendiliğinden yok olmaya başlar.
Kemoterapi ilaçları, sindirim sistemi hücrelerini, saç kökleri hücrelerini, kemik iliği hücrelerini ve ağız ve üreme sisteminin hücrelerini etkilemektedir. Ancak, hasar görmüş kanserli hücreler tabii ki vücudun herhangi başka bir bölümünde de bulunabilir.
Dolaşım ve bağışıklık sistemleri:
Rutin kan analizi, kemoterapinin çok önemli bir parçasıdır. Çünkü ilaçlar kan hücrelerinin üretildiği kemik iliği hücrelerine zarar verebilir. Bu durum tabii ki bazı sorunlara yol açabilir. Kırmızı kan hücreleri kandaki oksijeni dokulara taşır. Bu hücrelerin zarar görerek veriminin düşmesine veya sayısının azalmasına da anemi hastalığı denir. Anemi son derece yorgunluk hissi oluşturur, çünkü vücudunuz yeterli oksijeni taşımak için gereken kırmızı kan hücresini üretemeyecek durumdadır ve bu durumda vücudunuzdaki organlar gereken kadar oksijen alamaz.

Kemoterapi sonrası neler olur?

Kemoterapinin kısa ve uzun vadede yan etkileri:

Kemoterapi sonrası anemi:

– Baş dönmesi
– Soluk cilt
– Düşünme zorluğu
– Soğuk hissetme
– Genel olarak halsizlik

Kemoterapinin nötropeni içindeki sonucu ile kandaki beyaz kan hücre sayısı düşürülebilir. Beyaz kan hücreleri bağışıklık sisteminde önemli bir rol oynamaktadır: enfeksiyonla mücadele ve hastalığın önlemesinde görev alır. Belirtiler her zaman açık değildir, ancak düşük akyuvar sayısı enfeksiyon ve hastalık riskini yükseltir. Kemoterapi, zayıf bir bağışıklık sistemine sahip olan insanlar için virüs, bakteri ve diğer mikroplara maruz kalarak ağır hastalıklar geçirmeyi önlemeye yarayan bir tedavi görevini taşımaktadır.
Trombosit adı verilen hücreler kanın pıhtılaşmasına yardımcı olur. Trombositopeni adı verilen kanda düşük sayıda trombosit bulunması, kolayca kanama olması ve hafif darbelerde bile ette çabuk çürük oluşması anlamına gelir. Belirtiler arasında burun kanamaları, kusma ve dışkıda kan görülmesi sayılabilir.
Bazı kemoterapi ilaçları kardiyomiyopati ile ortaya çıkan kalp kası zayıflığına veya kalp ritim bozukluğuna neden olabilir. Bu kalbin kan pompalama yeteneğindeki verimi etkileyebilir. Bu ilaçlar kalp krizi riskini artırabilir. Sorunların önceden doktor tarafından kontrol edilmesi nedeni ile kalp güçlüğü ve sağlıklı kemoterapi sırasında bu kalp hastalıklarının oluşma olasılığı çok düşüktür.

Kemoterapi kas ağrısı yaparmı?

Duygu, düşünce kalıplarını ve koordinasyon merkezini sinir sistemi kontrol eder. Kemoterapi ilaçları, bellek sorunlarına ve konsantre olma zorluğuna yol açarak düşüneme yetisinin işlevlerini yavaşlatabilir. Bu belirtiye “kemoterapi sisi” veya “kemoterapi beyni” denir. Hafif kognitif bozukluk olan bu durum, tedavinin ardından yok olur. Eğer olmuyorsa yıllardır süregelen kronik bir hastalık olabilir. Ağır vakalarda, anksiyete ve stres de görülebilmektedir.
Bazı kemoterapi ilaçları, ellerde ve ayaklarda ağrı, halsizlik, uyuşma veya karıncalaşma (periferik nöropati) hislerinin oluşumuna neden olabilir. Kişinin refleksleri ve küçük kas becerileri formdan düşebilir. Denge ve koordinasyon sorunlarının oluşumu da aşırı olmaması şartı ile anormal değildir.

Sindirim sistemi:

Kemoterapinin en yaygın yan etkileri sindirim sisteminde meydana gelir. Kemoterapi ağız yarası gibi belirtiler gösterir. Ağız kuruluğu nedeniyle çiğneme ve yutma işlemleri daha çok zorlaşmaktadır. Yaralar, dil, dudak, diş etleri ve boğaz bölgelerinde oluşabilir. Ağızdaki yaralarda kanamalar ve enfeksiyonlar yaranın çok daha duyarlı olmasına neden olur. Birçok kemoterapi tedavisi gören kişi bu durumdan mutlaka muzdarip olacaktır.
Bu güçlü ilaçlar gastrointestinal sistem boyunca hücrelere zarar verebilir. Sık sık tekrar eden mide bulantısı ve kusma nöbetleri de yan etki olarak gözlemlenebilir. Ancak, mide bulantısı ilaçlarını kemoterapi ilaçları ile birlikte almak, bu yan etkilerin hafifletmesine yardımcı olabilir.
Gevşek dışkı veya ishal diğer sindirim sorunlarını genellikle kendi içinde barındırır. Bazı insanlar, sert dışkı ve kabızlık bir sorunu yaşayabilir. Bu dışkı sorunun yaptığı basınca bi de şişkinlik ve gaz birikimi eşlik edilebilir. Gün boyunca su içerek kurumayı önlemeye özen göstermelisiniz.
Genel halsizlik ve kilo kaybı yaygın olarak görülmektedir. Yanında bir de iştahsızlık da çoğunlukla gözlemlenmektedir. Bu iştahızlığa rağmen sağlıklı yiyecekler yemeye devam etmek önemlidir.

Kemoterapi saçı döker mi?

Kemoterapi ilaçları, saç köklerini etkileyebilir ve saç dökülmesine (alopesiye) neden olabilir. Kemoterapi saç dökülmesi belirtisi ilk tedaviden birkaç hafta sonrasında yaşanacaktır. Saç, kaş, kirpik ve vücut üzerindeki kıllarda dökülme oluşabilir. Son derece rahatsız edici olmasına karşın, saç kaybı geçicidir. Yeni saç büyüme genellikle son tedaviden birkaç hafta sonra başlar.

Kemoterapi cinselliği etkilermi?

Kemoterapi ilaçlarının, hormonlar üzerinde de etkisi olabilir. Kadınlarda sıcak basmaları, düzensiz dönemler veya ani menopoza yol açacak hormonsal değişiklikler görülebilir. Bu durum geçici olabileceği gibi kalıcı bir hale de gelebilir. Kadınlarda, kemoterapi etkisiyle kuruluk, vajinal dokularda rahatsızlık yapacak ya da ağrılı cinsel ilişkiye neden olacak maddelerin oluşumu ile karşılaşabilirsiniz. Vajinal enfeksiyonlara yakalanma şansı diğer etkilere göre çok daha yüksektir. Hamilelik sırasında verilen kemoterapi ilaçları, doğum kusurlarına neden olabilir. Erkeklerde ise bazı kemoterapi ilaçları erkenden saç dökülmesi yaşanmasına yol açabilir.
Belirtileri yorgunluk, anksiyete ve hormonal dalgalanmalar olabileceği gibi aynı zamanda erkek ve kadınlarda cinsel dürtü girişimine neden olabilir. Saç kaybı ve diğer görünüşteki değişiklikler endişe yaratır ve büyük moral bozukluğuna yol açar. Ancak, birçok kişi kemoterapiden sonra seks hayatına devam edememektedir. Çünkü fiziksel değil psikolojik olarak da insanlar çok etkilenmektedir.

Kemoterapi böbreklere zarar verir mi?

Böbrekler güçlü kemoterapi ilaçlarını vücutta, sadece yararlı maddelerin emilimine yardımcı olması için süzgeçten geçiriyorlar. Bu süreçte, bazı böbrek ve mesane hücreleri tahriş olabiliyor veya zarar görebiliyor. Böbrek hasarı belirtileri şunlardır: idrara daha az çıkma, el ve ayakta ödem oluşması ve baş ağrısı.
Bol bol sıvı alımı ilaçların kuvvetini arttırdığı gibi bir yandan da tedavi sürecinin kısalmasında yardımcı olur.
Not: Bazı ilaçlar, idrar rengini birkaç gün için kırmızı veya yeşil yapabilir.

Devamını Oku

Prostat Kanseri Nasıl Anlaşılır: Prostat Kanserinin Belirtileri

Erkek Üreme Sistemi Hastalıkları kategorisine 16 Ekim, 2016 tarihinde eklendi, 71 defa okundu

Prostat Kanseri Nasıl Anlaşılır: Prostat Kanserinin Belirtileri

prostat kanserinin belirtileri

prostat kanserinin belirtileri

Prostat kanseri nasıl olur?

Prostat kanseri erkeklerde daha çok 65 yaşından sonra meydana gelen ve hayatlarını etkileyen ciddi bir hastalıktır. Prostat aslında erkeklerde pelvis boşluğunda bulunan küçük bir bezdir. Bu bez mesane altında yer alır ve üretrayı çevreler. Testosteron hormonu tarafından düzenlenen bu bez boşalma sırasında meni üreterek üretradan çıkar. Bu bezlerde herhangi bir tümör oluştuğunda ve bezler büyüdüğünde prostat tümöründen yani prostat kanserinden söz edilebilir. Bu kanser türü de diğer kanserler gibi vücudun diğer bölgelerine yayılabilir ve ismini koruyarak prostat kanseri denilmeye devam edilir. Prostat kanserinin evreleri hızla gelişebileceği için erken teşhis önemlidir.

Prostat kanserinin çeşitleri nelerdir?

Prostat bezlerin anormal büyümesi her zaman prostat kanseri olduğu anlamına gelmez. Örneğin, bu belirti başlangıç prostat hipertrofisi (BPH) olabilir. Aslında çoğu prostat kanserinin iki türü vardır: agresif (hızlı büyüyen) ve agresif olmayan (yavaş büyüyen) prostat kanseri. Agresif olmayan türde tümör prostat bezlerinde oldukça yavaş büyür. Fakat agresif olan prostat kanserinde tümör hızla büyüyerek kemiklere ve vücudun diğer bölümlerine yayılabilir.

Prostat kanseri kimlerde görülür?

Prostat kanseri, 65 yaşın üzerindeki erkeklerde genellikle daha sık oluşur. Prostat kanserinin gelişimi için diğer risk faktörleri şunlardır:

– Yaş
– Ailede prostat kanseri olan birinin olması
– Irk ya da etnik köken (örneğin, Afro-Amerikan erkekler prostat kanseri gelişimi için büyük bir risk altındadır.)
– Obezite
– Genetik değişiklikler

Prostat kanseri belirtileri nelerdir?

Prostat kanserinin bazı türlerinde özellikle agresif olmayan türde herhangi bir belirti görülmeyebilir. Ancak, ileri prostat kanseri hastalarında bazı belirtiler görülmektedir. Çünkü prostat altında bulunan mesaneyi ve üretrayı çevreler. Bu da idrar sorunları, sık idrara çıkma ya da normalden daha yavaş akışlı bir idrar çıkışına neden olabilir. İdrar sırasında hematüri adı da verilen kanama da görülebilir. Cinsel işlev bozukluğu da prostat kanserinin belirtisi olabilir. İktidarsızlık ya da ereksiyon sorunları bu kanser türünde sık rastlanan belirtiler arasındadır. Prostat kanseri ilerlediğinde metastaza neden olarak kemiklere ve iliklere kadar yayılabilir. Bu da pelvik alanda, sırt ve bel bölgesinde ve göğüs bölgesinde ağrılara neden olabilir. Spinal kord kanser yayılırsa vücudun alt bölümlerinde ağrıya neden olabilir ve idrar hissinin kaybolmasına sebebiyet verebilir. Eğer herhangi bu belirtilerden biri ya da bir kaçı varsa hemen doktora muayene olmak gerekir. Prostat kanseri ile ilgili endişe duyuyorsanız en yakın zamanda doktora görünmelisiniz.

Prostat kanseri nasıl teşhis edilir?

Prostat kanserinde tanı fiziksel muayene, sağlık geçmişi bilgileri ve diğer testler ile birlikte yapılan analizler sonucunda konulmaktadır.
– Dijital rektal muayene (DRE): Doktor tümörün varlığını anlamak için prostat bezlerini kontrol eder. Bunu rektum yoluyla inceler.
– Prostat biyopsisi: Doktor prostat kanseri tanı koymak doğrultusunda prostat biyopsisi yapabilir. Biyopside prostat bezinden küçük bir parça alınır ve incelenir.
– Diğer testler: Manyetik rezonans görüntüleme (MRG), kemik taraması ya da bilgisayarlı tomografi (BT) tarama testleri de gerçekleştirilebilir.
– Prostat spesifik antijen testi (PSA): Kan testi prostat kanseri taraması için önerilebilir. Bunun nedeni daha zahmetli olan diğer işlemlerin yapılırken özellikle biyopsinin risk taşımasıdır. PSA kan testi kandaki prostat spesifik antijen miktarını ölçmeye yarar. Ancak, bu yanlış tanı ve gereksiz tedavilere neden olabilir. Çünkü kandaki spesifik antijen oranının nedeni prostat kanseri olmayabilir.

Prostat kanseri tedavisi varmı?

Prostat kanseri tedavisi kanserin düzeyine bağlıdır. Kanser agresif ise doktor cerrahi yöntemler, radyasyon, kriyoterapi, hormon tedavisi ve kemoterapi gibi tedavi seçeneklerini uygulayabilir. Prostat kanseri tedavisinde yaş, sağlık durumu ve kanser düzeyine göre tedavi uygulanır. Beslenme düzenine de dikkat edilmelidir. Prostat kanserine iyi gelen bitkiler beslenme düzenine eklenmelidir.

Prostat kanseri öldürürmü?

Prostat kanseri diğer kanser türleri gibi ölümcüldür. Erken teşhis son derece önemlidir. Erken teşhis ve tedavi ile hastalıktan kurtulma olasılığı artar.

Devamını Oku

Cilt Kanseri Neden Olur: Cilt Kanserinin Nedenleri

Cilt Saç ve Tırnak Hastalıkları kategorisine 16 Ekim, 2016 tarihinde eklendi, 213 defa okundu

Cilt Kanseri Neden Olur: Cilt Kanserinin Nedenleri

cilt kanserinin nedenleri

cilt kanserinin nedenleri

Cilt kanseri nedenleri ve tedavisi:

Cilt kanseri farklı nedenlerden oluşabilir. Bazen dış faktörler bazen ise hastanın aile öyküsü hastalığın oluşmasında etkendir. Bazı faktörler ise cilt kanserine yakalanma riskini artırmaktadır.

Cilt kanseri nedenleri ve belirtileri:

– Güneş cilt kanseri yapar mı?

Cilt kanserine düzenli olarak güneşten gelen ultraviyole radyasyon ışınlarına maruz kalan cilt alanlarında çok daha sık rastlanır. Aslında, melanom olmayan deri kanserlerinin yüzde 90’ı güneşten gelen ultraviyole ışınlarına maruz kalmaya bağlı olarak ortaya çıkar. Ayrıca çocuklukta bir ya da daha fazla kavurucu güneş yanığı oluşumu yaşamış kişilerin ergenlik döneminde sonraki hayatında melanoma yakalanma riski iki kat daha fazla olabilir. Güneş ışınlarından korunmak için özellikle yaz ayları öğlen saatlerinde dışarı çıkmamalısınız. Dışarı çıkmanız gerekiyorsa güneşten koruyucu kremleri kullanmalı ya da şapka ve şemsiye gibi aksesuarları kullanmalısınız.

– Solaryum cilt kanseri yapar mı?

Cilt kanserinde tek suçlu güneş değildir. Solaryum makineleri de cilde ultraviyole ışınlar verir. Solaryum günümüzde herkes tarafından kullanılan bir bronzlaşma yöntemi olsa da aslında oldukça tehlikeli bir işlemdir. Her ne kadar bazı insanlar solaryum ile bronzlaşmanın sahilde güneşlenmekten daha güvenli olduğuna inansa da bronzlaşmak için yatakta 10 dakika harcamak Akdeniz’de yaz güneşinde on dakikalığına güneşlenmek ile aynıdır. Her ikisi de kanser açısından aynı etkiyi yaratır. Solaryum makineleri ile bronzlaşan insanlarda melanom oluşumu yüzde 1,75 oranında daha yüksektir.

– Cilt kanseri genetik mi?

Ailede bir önceki nesilde ya da yakın akrabalarda cilt kanseri hastalığına yakalanmış birinin olması diğer aile üyelerinde de cilt kanseri görülme riskini artırmaktadır. Sadece cilt kanseri değil diğer kanser türlerinden herhangi birinin aile bireylerinde olup olmaması da önem taşımaktadır.

– Cilt tonu

Her ne kadar insanlar farklı cilt tonlarında da olsalar doğuştan gelen cilt tonunu değiştirmeye çalışmak için kullanılan ürünler de cilt kanserine neden olabilir. Mesela beyaz bir teni kırmızıya çevirmek, saçları boyamak cilt kanseri riskini çok daha fazla artırmaktadır. Melanin eksikliği, cildi güneşin zararlı ışınlarından daha az korumalı hale getirir.

– Benler

Birçok bene sahip olmak aynı zamanda cilt kanserine yakalanma riskini artırır. Vücudunda birçok ben varsa, cildinizi düzenli olarak herhangi bir prekanseröz veya kanserli değişiklikleri denetlemek için bir dermatolog tarafından muayene özellikle önemlidir.

– Yaş

Cilt kanseri herhangi bir yaşta ortaya çıkabilir ama yine de kanser riski yaşlandıkça artış eğilimindedir. Melanom olmayan deri kanserlerinin 40 yaşından sonra daha sık görüldüğü bilinmektedir. 40 ve 50 yaş arasında yaşayan Amerikalıların yüzde 65’i çeşitli cilt kanserlerinden en az birine sahiptir.

– Zayıf bağışıklık sistemi

Eğer zayıf bir bağışıklık sistemi söz konusu ise cilt kanseri riski daha yüksektir. Cilt kanseri çerçevesinde gelişen lezyonlar bağışıklık sistemi zayıfladığında daha da büyüyebilir.

– Çevresel faktörler

Arsenik gibi bazı toksik maddelere maruz kalmak cilt kanserinin oluşmasına neden olabilir. Ayrıca günümüzde kullanılan kuvvetli temizlik maddeleri ve çamaşır suları yüksek miktarda kimyasal içerdiği için cilt kanseri riskini artırmaktadır.

Cilt kanseri nasıl teşhis edilir?

Cilt kanseri ciltte yeni benlerin oluşması, cilt tonunda bozukluklar ve ciltte yaralara neden olur.

Cilt kanseri nasıl geçer?

Cilt kanseri erken teşhis ile tedavi altına alınabilir. Ayrıca cilt kanserine iyi gelen besinler de bol bol tüketilmelidir. Kanser ilerki evrelere geçtiyse durum ciddileşebilir ve ölümcül sonuçlar ortaya çıkabilir.

Cilt kanseri dünyada en sık görülen kanser çeşitlerinden biridir. Tehlikeli ve ciddi sağlık sorunlarına neden olabilen cilt kanserinde de diğer kanser türleri gibi erken teşhis çok önemlidir. Her yıl meme, prostat, akciğer ve kolon kanseri tahlillerini yaptırırken cilt kanseri için de muayene olmayı unutmayın. Cilt kanserinde hastalık tedavi edilmez ise ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabilir hatta cilt kanseri öldürücü bir hastalık haline bile gelebilir.

Devamını Oku

Meme Kanseri Neden Olur: Meme Kanserinde Risk Faktörleri

Hastalık Belirtileri kategorisine 16 Ekim, 2016 tarihinde eklendi, 40 defa okundu

Meme Kanseri Neden Olur: Meme Kanserinde Risk Faktörleri

meme kanserinde risk faktörleri

meme kanserinde risk faktörleri

Meme kanseri nasıl anlaşılır?

Bilim adamlarına göre meme kanserinde mutasyona uğramış hücreler yani bazı izole olmuş genler neden olur. Memede kanser hücresi meme kanseri geni 1 (BRCA1) ve meme kanseri geni 2 (BRCA2) diye adlandırılır. Söz konusu genlerin meme kanseri hastalarının yüzde 10’unda bulunduğu saptanmıştır.
Meme kanserine neden diğer risk faktörleri şunlardır:

Meme kanseri risk faktörleri nelerdir?

– Cinsiyet

Kadınlarda meme kanseri erkeklere göre 100 kat daha fazla görülmektedir. Bunun nedeni hormonlar ve özellikle östrojen ve progesteron hormonlarıdır.

– Yaş

Meme kanseri kadınlarda 55 yaş ve üzerinde üçte 1 oranında daha fazla görülür. Sadece sekizde 1 oranla 45 yaş altındaki kadınlarda görülmektedir. Erkeklerde ise meme kanseri vakasına en çok 60 ila 70 yaş arasında rastlanılmaktadır.

– Aile öyküsü

Birinci derece kan bağı (annesi, kardeşi ya da kızı gibi) olunan bir kadında meme kanseri varsa o kişide de meme kanseri olma riski oldukça yüksekti. Birinci derece yakınlarda görülen meme kanseri vakası 2 ise bu oran 5 kat daha artmaktadır.

– Genetik

Genetik mutasyonlar BRCA1 ve BRCA2 genleri tarafından oluşur ve meme kanserinin en yaygın nedenleri arasındadır. Meme kanseri vakalarının neredeyse tamamının sadece yüzde 10’u kalıtsaldır. BRCA1 mutasyonlar bazı ailelerde yüzde 80’i risk yaratır. Kalıtımsal meme kanserinde nadir olsa da kanserin oluşmasına neden olan diğer genler, ATM, p53, CHEK2, PTEN ve CDH1 gibi genlerdir.

– Kişisel faktörler

Bazı fiziksel özellikler bir kadının meme kanseri riskini artırabilir. Bunlar aşağıdakiler gibi nedenlerdir:

– 12 yaşından önce başlayan adet dönemleri
– Menopoza 55 yaş sonrasında girmek (“Gecikmeli menopoz”)
– Büyük göğüslere sahip olma
– Yaşamsal faktörler
– Kilolu olmak ya da obezite
– Yüksek alkol tüketimi
– Çocuk sahibi olmamak
– İlk çocuğun 35 yaş sonrası olması
– Emzirmemek
– Doğum kontrol hapları
– Hormon replasman tedavisi kullanılması

– Erkekler için risk faktörleri

Yüksek düzeyde östrojen (örneğin karaciğer sirozu nedeniyle) ya da uyuşturucu kullanımı erkekler için risk faktörleridir. Erkekler için meme kanseri oluşumuna neden olabilen diğer faktörler:

– Radyasyon
– 60 yaş üzerinde olmak
– Yüksek alkol tüketimi
– Obezite
– Klinefelter sendromu
– Devralınan gen mutasyonları
– Ailede meme kanseri öyküsü

Memede kanser belirtileri nelerdir?

Meme kanseri belirtileri erken belirlenmesi kanserin metastaz yapmasını yani vücudun diğer bölgelerine yayılmasını önleyebilir. Meme kanseri ilk başlarda hiçbir belirtileri göstermez. Bu dönemde tümör sadece oluşur ve meme görünümünde fark yaratmaz. Tümörün yayılması ile meme kanseri belirtileri görülmeye başlar.

Meme kanserinin belirtileri şunlardır:

– Göğüs ağrısı ya da meme ucu ağrısı
– Meme hassasiyeti ve memede kanser kitlesi
– Memenin görüntüsünde farklılık ya da topak halinde bezeler ve düzensiz kenarlar
– Daha yumuşak ve yuvarlak bir meme görüntüsü
– Meme ucundan sıvı ya da kan gelmesi
– Meme başı retraksiyonu
– Meme ucu kalınlaşma
– Bir memede büyüme
– Boyut ya da meme şeklinin değişmesi
– Memede “portakal kabuğu” dokulu bir cilt oluşması
– Şişme (memenin bir bölümü ya da tümü)
– Koltuk altı lenf bezlerinde şişme (nodül)
– Ciltte tahriş ya da inflamasyon
– Ciltte kızarıklık ya da kalınlaşma
– Vajinal ağrı
– İstemsiz kilo kaybı
– Göğüs görünür hale gelen damarlar
– Azalmış libido ve cinsel istek

Bu belirtilerin bir ya da daha fazlasını yaşarsanız bir doktora başvurarak muayene olmalısınız.

Devamını Oku