"Gebelik ve Üreme" Kategorisi

Sabah Bulantısı Nasıl Geçer: Sabah Bulantılarına Bitkisel Çözüm

Bitkisel Çözümler kategorisine 13 Kasım, 2015 tarihinde eklendi, 16 defa okundu

Sabah Bulantısı Nasıl Geçer: Sabah Bulantılarına Bitkisel Çözüm

sabah bulantılarına çözüm

sabah bulantılarına bitkisel çözüm

Sabah bulantıları neden olur?

Tıbbi terimlerle, bulantı ve kusma hamilelik sırasında sabah bulantısı olarak bilinir. “Sabah bulantısı” hamileliğin ilk belirtileridir. Özellikle sabahları oluşur ancak gün boyunca herhangi bir zamanda da olabilir. Bazı kadınlarda bu belirti hafif olurken bazılarında oldukça şiddetli ve rahatsız edici olabilir.

Sabah bulantısı ne zaman başlar: Sabah bulantısı ne kadar sürer?

Hamile kadınların çoğunda mide bulantısı hamileliğin 6. haftasında başlar. Ancak bazı kadınlarda 4. haftada başlayabilir. 1 ya da 2 ay boyunca yoğun bir şekilde devam eder. Sabah bulantısı çoğu durumda gebeliğin 14. haftasına kadar devam eder. Bazı kadınlarda hamilelik boyunca sürebilir.

Sabah bulantısı sadece birkaç hafta ya da ay sürdüğünde normal kabul edilir. Hafif bulantı ve yorgunluk hissi normal bir durumdur. Ancak yoğun bulantı hissi oluştuğunda ya da bulantıyla birlikte kusma atakları oluşmaya başladığında mutlaka doktora gidilmelidir.

Belirtileri nelerdir?

– Bulantı hissi ve kusma, özellikle sabah erken saatlerde

– Daha az miktarda idrara çıkmak

– Ayağa kalkıldığında baş dönmesi

– Kalp ritminde artış

Sabah mide bulantısı hamilelik belirtisimi?

Hamilelik sırasında oluşan mide bulantısı ve kusmanın kesin nedeni bilinmemektedir. Hamile kadınların vücudunda meydana gelen fiziksel değişikliklerden biri olarak kabul edilir.

– Mide bulantısına neden olan temel etken hormon düzeyinin en yüksek seviyede olmasıdır.

– Kadınlarda hamilelik sırasında korionik gonadotropin seviyesi artar. Bu nedenle kusma gibi durumlar oluşabilir.

– Östrojen seviyesi gebelikte daha erken belirti oluşumuna neden olabilir.

– Gastrointestinal sistemde bazı değişiklikler gebeliğin erken evrelerinde gerçekleşir. Bu da midede hassasiyete neden olabilir.

– Artan stres de etkendir.

Bazı kadınlar sabah bulantısına daha yatkındır?

Kadınlarda sabah bulantısı şu durumlarda daha çok oluşabilir:

– Hamilelik durumunda ikiz bebek bekleniyorsa hormonlar daha yüksek düzeyde çalışır ve bulantı oluşabilir.

– İlk gebelikte bulantı oluşması daha olasıdır.

– Doğum kontrol hapları kullanılırken bulantı oluşabilir.

– Hamilelik sırasında hareketiz olmak.

– Hamile kadında migren varsa.

Sabah bulantısına ne iyi gelir: Hamilelikte sabah bulantıları için ne yapmalı?

– Büyük öğünlerden kaçınmak

Büyük öğünlerin sindirimi zordur. Bu nedenle mide bulantısına neden olabilir. Her öğünde küçük miktarda besinler alınmalıdır. Küçük öğünlerin sindirimi daha kolaydır. Sık sık ancak az yemek yenmelidir. Gün içerisinde 5 ya da 6 öğün yemek yenebilir.

– Sabah bulantıları nasıl geçer: Mide boş bırakılmamalıdır

Sabah bulantısının oluşma nedeni midenin boş olmasıdır. Midenin boş kalması mide asitlerinin çoğalmasına neden olurken bulantıya neden olabilir. Bu nedenle aç kalınmamalıdır. Açlık hissi oluşmadan ufak atıştırmalar tüketilebilir.

  • Yataktan çıkmadan sabah uyanıldığı gibi bazı aperatifler tüketilebilir.
  • Gece yarısı da hafif aperatifler tüketilebilir.

– Beslenme düzenine dikkat edilmelidir

Sabah bulantısı varsa sindirimi zor olan gıdalar tüketilmemelidir. Daha çok karbonhidrat ve proteinler içeren düşük yağlı gıdalar tercih edilmelidir. Ekmek, makarna, patates gibi kompleks karbonhidratları sindirmek daha kolaydır. Baharatlı ya da asidik gıdalardan kaçınılmalıdır. Özellikle kızartılmış besinler tüketilmemelidir.

– Yemek bittikten hemen sonra uzanılmamalıdır

Yemek yendikten sonra hemen uzanıldığında besinlerin sindirimi zorlaşır. Bu da bulantıyı artırabilir. Bu nedenle yemek yendikten sonra hemen yatılmamalıdır.

– Pis kokulu gıdalardan uzak durulmalıdır

Bazı kadınlarda kokular da bulantıya neden olabilir. Özellikle keskin kokulu gıdalar kusma refleksine neden olabilir.

  • Mide bulantısını tetikleyen kokulardan uzak durulmalıdır.
  • Beslenme düzenine dikkat edilirken aynı zamanda çekici gelen gıdalar tüketilmelidir.

– Oda sıcaklığında yemek yemek

Sıcak yiyecekler daha güçlü aromalara sahiptir. Bu nedenle mide bulantısına neden olabilir. Yemeklerin çok sıcak ya da çok soğuk olmaması gerekmektedir. Oda sıcaklığında yenilen yemekler mide bulantısını engelleyebilir.

– Bulantı için zencefil çayı

Zencefil çayı tüketildiğinde mide bulantısı yatıştırılır. Zencefil çayı sabah bulantısı için en etkili çözümlerden biridir. Mide bulantısını önlemek için gün içerisinde sık sık zencefil çayı tüketilebilir.

– Hamilelikte bulantı bitkisel çözüm: Bitkisel çay

Sabah bulantısı sorununu azaltan bir diğer çözüm yatıştırıcı bitkisel çaylardır. Özellikle limon çayı ya da papatya, nane ve rezene çayı tüketilebilir. Eğer midede ekşime varsa nane çayı önerilmez.

– Rezene çayı mide bulantısına iyi gelirmi?

Rezene tohumu kusma hissini azaltmaya yardımcı olur. Kusacak gibi hissedildiğinde biraz rezene tohumu çiğnenebilir. Sabah bulantısı için etkili çözümlerden biridir.

– Sıvı alımı arıtılmalıdır

Sabah bulantısı için etkili çözümlerde biri de her saat başında su içmektir. Geceleri tuvalete kalkıldığında su içilebilir. Bu mide asidini dengelerken aynı zamanda vücudu nemli tutar.

– Bulantı için nane limon

Sabah bulantısı için kullanılan bir diğer çözüm de limondur. Dilimlenmiş limon teneffüs edilebilir. Limon kokusu mide bulantısını hafifletir. Limonlu soda da tüketilebilir.

– Dişleri fırçalamak

Mide bulantısı ve kusma hissi durumlarında dişler fırçalanabilir. Ağızda oluşan ferahlık hissi bulantı hissini hafifletebilir.

– Tetikleyicilerden kaçınmak

Mide bulantısı ve kusma gibi durumları bazı gıdalar ya da bazı durumlar da tetikleyebilir. Bazı parfümler, çiçekler, havasız odalar, araba sürmek ve belirli görsele odaklanmak da mide bulantısını tetikleyebilir. Bu tür tetikleyicilerden uzak durulmalıdır.

– Sıvı diyeti

Sabah bulantısını önlemek için daha çok sıvılar ile beslenilebilir. Meyve suları, çorbalar ve diğer içecekler gün içinde bol bol tüketilmelidir.

– Temiz hava

Hava kirliliği ya da havasızlık da mide bulantısını artırabilir. Bu nedenle dışarı çıkarak temiz hava alınması tavsiye edilir. Evde ise camlar açılarak yatılan oda ve diğer odalar gün içinde sık sık havalandırılmalıdır.

– Yürüyüşler

Sabah bulantısı semptomlarını azaltmak için sabah yürüyüşleri yapılabilir. Yürüyüş sindirimi geliştirir ve kan dolaşımını artırmaya yardımcı olur.

– Kimyasallardan uzak durmak

Küf kokusu ve güçlü kimyasal madde kokusu da mide bulantısına neden olabilir. Benzinli, dizel, amonyak kokularından uzak durulmalıdır.

– Ani hareketler yapılmamalıdır

Yataktan kalkarken ani bir hareketler kalkılmamalıdır. Bu mide bulantısını tetikleyebilir. Yavaş hareketler ile uzun sürede kalkılması önerilir.

– Dinlenmek

Mide bulantısı ve yorgunluk hissi oluştuğunda dinlenilmesi önerilir. İstirahat etmek ve dinlenmek bulantının hafiflemesini sağlayabilir.

– Yoga ve meditasyon

Stres nedeniyle sabah bulantısı oluşuyorsa yoga ve meditasyon gibi teknikler uygulanabilir. Ayrıca nefes egzersizleri de oldukça işe yarayacaktır. Bu teknikler stres kontrolü sağlarken genel vücut sağlığı açısından da faydalıdır. Mide bulantısı hissinin azaltılmasında oldukça etkilidir.

– Eğer semptomlar daha da kötüye gidiyorsa ne yapmalı?

Hamile kadınlarda sabah bulantısı endişe edilmesi gereken bir sorun değildir. Sürecin normal bir parçası olarak kabul edilir. Bu nedenle bahsedilen doğal çözümler uygulanabilir. Ancak bulantı çok şiddetliyse ve semptomlar daha da kötüye gidiyorsa doktora danışmak gerekebilir. Hamilelerde beslenme oldukça önemlidir. Mide bulantısı ve kusma nedeni ile anne adayı düzgün beslenemiyorsa en kısa zamanda doktoruna başvurması önerilir.

Devamını Oku

Hamilelikte Sivilcelere Ne İyi Gelir?

Cilt Hastalıkları kategorisine 2 Mayıs, 2015 tarihinde eklendi, 286 defa okundu

Hamilelikte Sivilcelere Ne İyi Gelir?

hamilelikte sivilce tedavisi

hamilelikte sivilce tedavisi

Hamilelik döneminde hormonal dengenin bozulması nedeni ile ciltte sivilce sorunu ortaya çıkabilir. Hamilelik, her kadının hayatının değiştiği bir dönemdir. Dönüşümler ve değişimler cilt sağlığını da etkileyebilir. Özellikle sivilce ve siyah nokta sorunu çok sık görülür.Bu da hamile hanımların canını sıkmaya yeter de artar. Peki hamilelik döneminde ortaya çıkan sivilce sorununa karşı bitkisel çözüm geliştirilebilir mi? Geliştirilebiliyorsa gebelikte sivilce ve siyah noktalara karşı hangi doğal yöntemler kullanılabilir?

Hamilelik sırasında sivilce sorunu ne zaman başlar?

Hamilelik döneminde genellikle akne ya da sivilce sorunu ilk 3 ay içinde oluşur. Bu sorun üçüncü üç aylık dönem içinde kaybolur. İlk üç aylık dönemde oluşan sivilceler hormon dengesinin birden değişmesine bağlıdır. Hamilelikte ilk üç aylık dönemde, vücutta pek çok değişiklik olurken sivilce sorunu da çok yoğun yaşanabilir.

Hamilelik sırasında sivilce ya da akne neden olur?

Hamilelik döneminde temel neden hormonlardır. Hormonlardaki değişiklikler cilt yapısının değişmesine neden olurken ciltte yağ üretiminde artış görülür. Bu artış ile birlikte de sivilce sorunu oluşur.

Hamilelikte sivilce sorunu için ne yapılır?

Aslında sivilce sorunu çoğunlukla kendiliğinden geçer ancak bazı durumlarda uzun sürebilir. Nadiren de olsa sivilce sorunu yoğun bir şekilde görülebilir. Bu durum anne adayının kendini kötü hissetmesine neden olabilir.

Eğer sivilce sorunu çok ciddiyse bir cilt uzmanına gidilebilir. Ancak oral ilaçlar gebelik döneminde tavsiye edilmez. Bunun yerine krem ve losyonlar kullanılabilir. Ancak bu topikal ilaçlar bile kullanılmadan önce doktora danışılmalıdır. Kesinlikle oral ilaçlar, merhemler ve kremler kişinin kendi inisiyatifi ile kullanılmamalıdır. Doktorun onayı alınması gerekir.

Hamilelik döneminde sivilce sorununa bitkisel çözümler

Hamilelik dönemi hassas bir dönemdir. Akne sorunu için bitkisel çözümlerin kullanılması daha sağlıklı ve daha güvenilirdir. Hızla sivilcelerden kurtulmak için kullanılan etkili bitkisel

çözümler şunlardır:

a. Limon:
Limon asidi içeriği ile sivilcelerin kurutulmasında kullanılabilir. Sivilceler ile mücadelede etkili olan limon suyu sivilce oluşmasını de engeller. Taze limon suyu cilde doğrudan uygulanabilir. Genellikle yatmadan önce kullanılması önerilir. Ciltte bekletildikten sonra ertesi sabah yıkanabilir. Ancak sadece sivilcelerin üzerinde sürülmesi önerilir. Eğer kişinin cildi hassas ise ya da beyaz tenli ise limon suyu cildin tahriş olmasına neden olabilir. Bu nedenle kullanılmadan önce su ile seyreltilmesi tavsiye edilir. Eğer tahriş söz konusu ise kullanılmamalıdır. Aynı zamanda limon suyu alerjik kişilerde kullanılmamalıdır. Cilt döküntülerine neden olabilir.
Limon suyu cilde günde 2 ya da 3 kez de uygulanabilir. En iyi sonuçlar için 1 hafta boyunca düzenli olarak kullanılması önerilir.

b. Aloe vera jeli ye da aloe vera suyu:
Aloe vera jeli ve aloe vera suyu genel cilt sağlığında da kullanılmaktadır. Cildin canlanmasını sağlarken aynı zamanda cildi besler. Aynı zamanda akneler üzerinde de kurutucu bir etkisi vardır. Sivilcelerin azaltılması için düzenli olarak kullanılabilir.
Aloe vera jelinin taze kullanılması tavsiye edilir. Aloe vera bitkisinin yaprağı kesilir ve içerisindeki jel çıkarılarak doğrudan cilde uygulanır. Ardından ciltte bekletilir ve su ile durulanır. Az miktarda uygulandıysa durulama gerektirmez.

c. Temel uçucu yağlar:
Temel uçucu yağlardan lavanta esansiyel yağı ya da çay ağacı yağı da sivilceleri azaltmak için kullanılır. Sivilcelerin kurumasına yardımcı olur. Bu yağlar tek başına ya da karıştırılarak kullanılabilir.
Hamilelik dönemindeki sivilceleri azaltmak için cilt temiz tutulmalıdır. Hijyen oldukça önemlidir. Cildin temizlenmesi bakterilerin büyümesini ve üremesini engeller. Böylelikle sivilcelere neden olan bakteriler ortadan kaldırılabilir.
Cilt temizleme için alkol ve paraben içermeyen yüz temizleme jelleri kullanılmalıdır. Mümkün olduğunda bitkisel ürünlerin kullanılması tavsiye edilir. Kimyasal içeren bakım ürünlerinde kesinlikle uzak durulmalıdır.

Devamını Oku

Hamilelik Belirtileri Neler: En Erken Belirtiler

Gebelik ve Üreme kategorisine 6 Haziran, 2014 tarihinde eklendi, 61 defa okundu

Hamilelik Belirtileri Neler: Hamilelikte En Erken Belirtiler

 

hamilelik belirtileri

hamilelik belirtileri

Hamilelik belirtileri bazen kadınlarda adet dönemi belirtileri ile karıştırılsa da aslında oldukça belirgin bazı özelliklere sahiptir. Erken gebelik belirtileri ile hamilelik çok daha erken fark edilebilir. Peki hamilelik belirtileri ne zaman başlar? Hamileliğin ilk belirtileri cinsel birlikteliğin gerçekleşmesiyle oluşan döllenme zamanından 24 saat sonra kendini göstermeye başlar. Adet gecikmesi, sabah bulantısı, ani duygu değişimleri, göğüslerde şişlik ve ağrıile birlikte yorgunluk, bitkinlik hissi gibi belirtilerle ortaya çıkan hamilelik, her anne adayına göre farklılık da gösterebilmektedir. Genel olarak en sık görülen 10 hamilelik belirtisini ise şu şekilde sıralayabiliriz.

 

10 Erken Hamilelik Belirtisi

 

1) Regl Döneminin Kesilmesi ya da Hafif Kanama

Genelde kadınların ovulasyon dönemi 28 günlük periyotlardan oluşur. Eğer regl düzenli olarak gerçekleşiyorsa ilk belirtisi adetin kesilmesidir. Adet gecikmesi olarak da bilinen bu durumda bazen hafif kanama görülebilir. Lekelenme denilen hafif kanama durumlarında normal adetten farklı olarak daha koyu bir renkte bir akıntı gelir ve 1 gün içinde biter. Bazen bu belirti adet gecikmesiyle karıştırılabilir. Eğer düzenli adet görüyorsanız ve normal adet düzeninden daha farklı bir durumla karşılaşırsanız bu hamilelik belirtisi olabilir.

2) Sabahları Mide Bulantısı

hamilelikte mide bulantısı

hamilelikte mide bulantısı

Hamileliğin bir diğer belirtisi ise sabahlarıyaşanan mide bulantısıdır. Sperm ve yumurtanın birleştiği ikinci trimesterin ilk günlerinde de devam eden sabah bulantısı hamileliğin ilk dönemlerinde kendini gösterirken 1 ila 2 hafta sürebilir. Bazıanne adaylarında ise mide bulantısıtüm hamilelik süreci boyunca devam edebilir. Bazılarında ise hiçbir zaman bulantı görülmeyebilir. Bazı batıl inançlara göre hamilelikte yaşanan sabah bulantısı çocuğun kız olacağına işarettir. Fakat söylediğimiz gibi bu batıl bir inançtır. Embriyonun erkek ya da kız olması sabah bulantısını ya da sabah bulantısı yaşamamayı etkileyen bir faktör değildir. Eğer sabahları bu tür mide bulantıları yaşıyorsanız tuzlu kraker gibi hafif bir şeyler atıştırarak midenizin rahatlamasına yardımcı olabilirsiniz. Ayrıca bol uyku ve zencefil ya da nane çayı mide bulantısı için iyi gelebilir.

3) Ani Değişen Duygu Durumları

Hamilelik belirtilerinin arasında ani duygu değişimleri de görülmektedir. Birden gülmeye başlamak ya da gülerken ağlamaya başlamak ve duygusallaşmak hamilelik belirtisi olabilir. Bu değişimlerin nedeni hormon düzeylerindeki dramatik değişimlerdir. Gebeliğin erken döneminde belirgin bir şekilde görülen bu durum progesteron düzeylerinin hızlıbir artışından kaynaklanmaktadır. Adet döneminde de görülen bir belirti olduğu için hamilelik durumunda görmezden gelinen bir belirti olan ani duygu değişimleri iyi gözlemlemek gerekmektedir.

4) Göğüslerde Ağrı ve Belirgin Şişlik

Göğüslerde oluşan sancı ve şişme de erken gebelik belirtileri arasındadır. Hormon düzeylerinin yükselmesiyle şişen göğüsler ağrı oluşturur. Göğüsler ağır gelmeye başlayabilir ve rahatsız edici bir his oluşturabilir. Ayrıca premenstrüel meme hassasiyeti de oluşmaktadır. Dokunulduğunda fazla hassasiyetten acı hissi de artabilir. Sütyen ve korse gibi her zaman kullanılan iç çamaşırları hamilelik döneminde sıkıntı yarattığı için kullanılmak istenmez. Eğer böyle bir belirti hissediyorsanız alışverişe çıkıp kendinize daha rahat ve konforlu sütyenler edinmelisiniz.

5) Yoğun Yorgunluk ve Halsizlik Hissi

Anne adaylarıgenelde kendilerini gün içinde fazla yorucu aktivitelerde bulunmasalar da yorgun ve halsiz hissederler. Gün ortasında aniden uyku gelmesi de bu belirti ile birlikte görülebilir. Yorgun hissetme durumu özellikle gebeliğin ilk evresinde çok yaygın görülür. Yine artan hormon düzeylerinin yanısıra fetal gelişme bu kritik dönemde bir kadının vücudunu fazlasıyla etkileyebilir. Progesteron seviyelerinin giderek arttığı gebelik döneminde vücudunuz, 40 hafta boyunca bebeğinize sağlıklı, güvenli bir ev hazırlamak için çalışır. Yorgunluk hissi genelde gebeliğin 2. döneminde geçer. Fakat bu hissin bazen devam ettiği de görülebilir. Her hamileliğin farklı bir süreç izleyebileceğini unutmamak gerekir.

6) Sık İdrara Çıkma

Hamilelik döneminde anne adayları çok sık idrara çıkarlar. Hormonal değişiklikler ve embriyo oluşumu sırasında vücudun geçirdiği aşamalar nedeniyle büyüyen uterus mesaneye baskıyapmaya başlar. Sık idrara çıkma durumu daha çok hamileliğin birinci ve üçüncü döneminde görülen bir belirtidir. Eğer hamilelikten şüpheleniyorsanız ve çok sık idrara çıktığınız için daha az sıvı almayı düşünüyorsanız sakın bunu uygulamayın. Hamileliğinizin rahat geçmesi için ve rahat bir doğum yapmak için bolca su tüketmelisiniz. Aynı zamanda su tüketiminiz hem çocuğunuz için hem de rahimdeki su oluşumu için oldukça yararlı olacaktır.

7) Bazı Yemeklerden Nefret Etme

Normalde çok sevilen bir yemekten hamilelik döneminde nefret edilebilir. Değişen hormonlarınız damak zevkinizi bile etkileyebilir. Erken gebelik sırasında görülen bu belirtide çok sevdiğiniz salata birden iştahınızın kapanmasına neden olabilir. Kendinizi iyi tanıyorsanız ve bunun bir hamilelik belirtisi olduğunu düşünüyorsanız yapmanız gereken oldukça basit. Öncelikle uzun ve sağlıklı bir diyet sürdürerek bağırsaklarınızı dinlendirin. Beslenme menünüzde olabildiğince folik asit, kalsiyum, demir, C ve A vitaminleri alabileceğiniz lifli gıdalar olmasına özen gösterin. İsterseniz her gün 1 adet olmak üzere prenatal vitamin takviyesi de kullanabilirsiniz. Çocuğunuzun sağlıklı gelişmesi için sizin de iyi beslenmeniz gerektiğini unutmayın.

8) Kokulara Karşı Hassasiyet Kazanma

Hamilelik döneminde en sık görülen bir diğer belirti ise kokulara karşı aşırı hassasiyet durumudur. Daha önce sizi rahatsız etmeyen yemek kokusu, sigara kokusu ya da herhangi bir çiçek kokusu size mide bulandırıcıya da itici gelebilir. Bu durumun nedeni de hamilelik ile birlikte değişen hormon seviyeleridir. Bu durumda kokular sizi çok rahatsız ediyorsa size en güzel gelen kokuyu bularak keskin bir şekilde çevrenizde kullanırsanız koku hassasiyetini atlatabilirsiniz. Ayrıca bunun için dilerseniz bitkilerden yararlanarak lavanta, biberiye, nane ya da zencefil kullanabilirsiniz. Eğer her kokuya karşı hassasiyetiniz oluştuysa evinizi bol bol havalandırarak bu durumu engelleyebilirsiniz.

9) Nefes Darlığı Yaşamak

Nefes almada sıkıntı yaşıyorsanız ve aldığınız nefes size yetmiyormuş gibi geliyorsa bu da bir hamilelik belirtisi olabilir. Egzersiz yaptığımızda da yaşadığımız nefes darlığı gebelik döneminde durup dururken yaşanabilir. Bunun nedeni ise yine progesteron düzeylerinin yükseltilmesi ve kan hacmindeki dramatik artışlardır. Nefes darlığı özellikle ilk 3 ayda görülür. Embriyo geliştikçe daha fazla oksijen ve gerekir. Ve siz nefes alsanız bile oksijen ihtiyacınız arttığı için nefesiniz daralabilir. Öncelikle bu durumun oluşmasını engellemek için gebelik fikrini düşündüğünüz andan itibaren dik durarak akciğerlerinizin genişlemesine yardımcı olabilirsiniz. Nefes darlığı sıkıntısı doğumdan sonra geçen bir durumdur. Nefes düzeniniz doğum yaptıktan sonra eski düzenine geri dönecektir. Fakat gebelik sırasında yoğun bir nefes darlığı yaşıyorsanız mutlaka doktorunuza başvurmalısınız.

9) Baş dönmesi ve kabızlık

Bir diğer hamilelik belirtisi ise baş dönmesidir. Birden ayağa kalktığınızda ya da markette sıra beklerken birden oluşan baş dönmesi hamilelik belirtisi olabilir. Bu durumun nedeni uterusun şişip bacak damarlarına baskı yapması ve bunun sonucunda da tansiyonun düşmesidir. Kabızlık ise yine uterusun şişmesi ile birlikte mideye baskı yapması ve hormon seviyelerindeki değişimlerin hazmı yavaşlatması nedeniyle ortaya çıkar.

10) Vücut ısısında artış ve ateş basması hissi

Gebeliği belirtileri arasında vücut ısısındaki artış da vardır. Arada sırada hafif ateşiniz çıktı gibi geliyorsa bunun neden soğuk algınlığı olabileceği gibi hamilelik de olabilir. Bu nedenle hamile kaldığınızdan şüpheleniyorsanız vücut ısınızı takip etmenizde yarar var.

Kesin Sonuç İçin Gebelik Testi Yapabilirsiniz

Hamilelik birçok belirti gösterse de özellikle adet dönemi belirtileri ile karıştırıldığıiçin kesin bir sonuca varmak isterseniz gebelik testi yapabilirsiniz. Görmek inanmaktır. Eczaneden alabileceğiniz gebelik testi ile idrarınız üzerinden yapacağınız test ile hamilelik durumunun pozitif mi negatif mi olduğunu öğrenebilirsiniz. Bir kit şeklinde satılan bu testler, plasenta tarafından üretilen hormon hCG saptanmasıile çalışır ve idrarınız ile kolayca ölçülebilir. Hamilelik testini yapmak için en ideal süre ortalama 1 haftalık adet gecikmesinin yaşandığı süreçtir. Testi uygularken herhangi bir yanlış sonuçla karşılaşmamak için evde hijyenik bir ortamda yapmaya özen göstermelisiniz. Talimatları dikkatle alarak kolayca uygulanabilen gebelik testlerinde yüzde 1 de olsa bir hata payı vardır. Evde yapılan gebelik testleri de bazen yanıltıcı olabilmektedir. Hamilelik testi için en kesin ve doğru bilgiyi alabileceğiniz yer klinik ortamdır. Hastanelerde ve kliniklerde kolayca yapılabilen bu test ise kandaki bazı değerlerin incelenmesi ile yapılır. Beta HCG testi de denen hamilelik testi hem hızlı hem de kesinlikle kesin sonuç verir. Bu nedenle kafanızda soru işareti kalmaması için şimdiye kadar saydığımız belirtileri yaşıyorsanız ve hamile olduğunuzu hissediyorsanız kesin sonuç için bir sağlık kuruluşunda kan testi yaptırmanızı öneririz.

Devamını Oku

Hamile Kalmak İçin En Uygun Zaman Nedir ve Yapılması Gerekenler Nelerdir?

Gebelik ve Üreme kategorisine 2 Haziran, 2014 tarihinde eklendi, 131 defa okundu

Hamile Kalmak İçin En Uygun Zaman Nedir ve Yapılması Gerekenler Nelerdir?

nasıl hamile kalınır

nasıl hamile kalınır

Hamile kalmak için en uygun zamanı, regl dönemi ve buna bağlı olarak yumurtlama dönemi doğru hesaplanarak bulunabilir. Yumurtlama dönemi hamile kalma olasılığının daha yüksek olduğu bir dönemdir. Hamile kalmak için en uygun zamanı incelemeden önce bilinmesi gereken birkaç nokta var:

  • Yumurta bir kez sadece yaklaşık bir gün boyunca hayatta kalır. Ama sperm bir hafta kadar yaşayabilir. Bu nedenle bir yumurta ile birleşmesi için bir spermin altı günü vardır.
  • Eğer yumurtlama dönemine 1 ya da 2 gün kala cinsel birleşme gerçekleşirse gebe kalma olasılığı daha yüksektir. Ancak, bu durumda yumurtlamadan önceki o 2 günü tespit etmek zor olacaktır.
  • Yumurtlama dönemi hesaplanabilir. Bir adet döngüsü 22 gün ila 36 gün arasında uzun veya kısa bir sürede gerçekleşebilir. Genelde kadınlar 28 günde bir regl döngüsüne girerler. Yumurtlama günü ise bu döngünün ortasında gerçekleşir. Kadınlarda genelde 12 ila 14. günde görülen yumurtlama dönemi bazı kadınlarda farklılık gösterebilmektedir.
  • Eğer 28 günlük bir adet döngüsü varsa yumurtlamanın döngünün ortalarında olması olasıyken; kısa bir döngüsü söz konusu ise regl dönemi bittiği gün hemen yumurtlama oluşabilir. Fakat gün içinde uzun bir regl döngüsü geçiriliyorsa regl döneminden sonra son iki haftaya kadar yumurtlama olmayabilir.

Eğer hamile kalmak istiyorsanız yapmanız gereken ilk şey yumurta açısından en verimli olunan zamanın tespit edilmesidir. 1995’te yapılan bir araştırmaya göre, bir kadının doğurgan döneminin altı gün sürdüğü belirlenmiştir. Cinsel birleşme, yumurtlama dönemi başlamadan 4 ila 6 gün önce meydana gelirse %36, iki gün önce meydana gelirse ise %10’luk bir hamilelik şansı yaratır.

Yumurtlama zamanı tespiti için regl döneminin ilk gününü 1. gün olarak saymak gerekiyor. Buna göre döngünün 10. günü ile 18. günü arası ilişkiye girildiğinde hamile kalmak olasılığı daha yüksek oluyor. Bu hesaplamanın yanında servikal mukus değişiklikleri izleyerek de yumurtlama dönemi anlaşılabiliyor. Normalde vajinadan salınan sıvı adet döngüsünün başında mukuslu ve seyrek yapışkan ancak yoğun oluyor. Yumurtlama zamanında ise gelen akıntılar çiğ yumurta akına çok benzer niteliklere sahip oluyor, giderek yoğun ve kaygan hale geliyor. Yumurtlama döneminin ne zaman olduğunu anlamak için eczaneden temin edilebilen yumurtlama tahmin kitleri de etkilidir. Bu kitler hamilelik testi gibi idrar örneği üzerinden uygulanır. Ayrıca yumurtlama dönemi vücut ısısı değişkenlik gösterdiği için bazal vücut ısısı ölçülüp her gün not alındığında ısının yükseldiği günler tespit edilerek yumurtlama dönemi anlaşılabilir. Yumurtlama günlerinde vücut ısısının 1 derece kadar yükseldiği görülmektedir.

Hamile kalmak için neler yapılmalı?

Eğer hamile kalmak istiyorsanız öncelikle yumurtlama zamanlarını hesaplayarak bu günlerde cinsel birleşmeyi gerçekleştirebilirsiniz. Fakat hamile kalmak istemenize rağmen uzun zamandır bu konuda çabalıyor ve bir sonuca ulaşamıyorsanız sperm sayımı için doktora başvurmalısınız. Sperm sayısı değişiklik gösteren ve her etkenle kolayca azalan ya da çoğalan bir yapıya sahiptir. Eğer belirli süre cinsel birleşmede bulunulmazsa bunun ardından gelecek ilk birleşmede sperm sayısı artacaktır. Çünkü sürekli ilişkiye girmek de sperm sayısını düşürebilir. Bu nedenle bebek sahibi olmak isteyen bir çiftin daha çok birleşme ile başarıya ulaşacağını düşünmesi yanlıştır. Aslında yumurtlama zamanlarına denk gelen ve sperm sayısının yüksek olduğu cinsel birleşmelerde hamilelik şansı çok daha yüksektir. Yine yapılan bir araştırmaya göre her gün ilişkiye girildiğinde hamilelik şansı % 22 iken sperm sayısının fazla olması için belli aralıklarla gerçekleştirilen cinsel birleşmelerde bu oran % 25’e yükselmektedir. Fakat yine de birleşme zamanları arasında fazla bir süre olmaması gerekiyor. Aynı araştırma verilerine göre haftada bir cinsel ilişkiye girildiğinde hamilelik şansı % 10 kadar azalıyor.

Bazı kadınlarda hamilelik belirtileri oldukça belirgin bir şekilde ortaya çıkıyor. Baş ağrısı, yorgunluk, bulantı, şişkinlik, göğüslerde hassasiyet, hafif kramplar, yüzde çıkmaya başlayan akneler, artan duyarlılık gibi belirtiler ile hamilelik kendini göstermeye başlıyor. Fakat hamile kalmak isteyen ve bu çabalarını uzun süre sürdüren kadınlarda hamile olmasalar da bu belirtiler psikolojik olarak ortaya çıkabiliyor. Belirtilere göre hareket etmek bu noktada yanlış oluyor. Evde yapılabilen hamilelik testi kitleri, gelişmiş kan testleri gibi erkenden gebeliği tespit etmek çok daha sağlıklı olacaktır. Aksi takdirde sadece belirtilere odaklanan kadınlarda sonucun negatif çıkması sonucunda büyük hayal kırıklıkları ve travmalar oluşabiliyor. Hamilelik belirtilerini onaylamak için en iyi yolu doktor tarafından yapılacak kan testi oluşturuyor. Doktora gitmek istemeyenler ise regl döngüsünün en az 28 gün sonrasını bekleyerek kit şeklinde satılan gebelik testini kullanabilirler.

Panik Yapmayın

Hamile kalmak istiyorsanız ve çabalarınız sonuç vermiyor ise panik yapmayın ve hamileliğin bu kadar hızlı gerçekleşebilen bir şey olmadığını aklınızdan çıkarmayın. Hamile kalmaya yardımcı olmak için eğer son zamanlarda oral kontraseptif kullanıyorsanız bunları kullanmayı kesin ve döngünün normale dönmesinin 1 aylık bir süreçte olacağını unutmayın. Doğum kontrol hapı kullanıyorsanız yine regl döngüsünün doğal haline gelmesi yumurtlamanın sağlıklı olabilmesi için 1 seneye yakın bir zaman gerekiyor. Sigara içme alışkanlığı da bu dönemi olumsuz etkiler. 25 ila 39 yaş arası 17.000 ‘den fazla kadın arasında yapılan bir araştırmalara göre sigara içen kadınlarda sigara içmeyen kadınlara göre hamilelik şansı % 22 daha az. Ayrıca düşük yapma oranı sigara içen kadınlarda çok daha fazladır.

Hamilelik düşünüldüğü kadar ulaşılabilen bir sonuç değildir. Bu nedenle kesinlikle umudu kaybetmemek gerekir. Özellikle eğer 30 yaşının altındaysanız sonuca ulaşmak çok daha kolay olacaktır. Eğer 30 yaşından büyükseniz biraz daha zor bir süreç geçirebilirsiniz. Bu nedenle mutlaka bir doktora başvurmanız gerekebilir. Korunmasız cinsel ilişkiye rağmen hamile kalınamıyorsa; 30 ila 35 yaş arası kadınlar dokuz ay sonra; 35 ila 40 yaş arası kadınlar altı ay sonra ve 40 yaşın üzerindeki kadınlar ise üç ay sonra doktora başvurmalıdırlar.

Hamile kalmayı kolaylaştıran tavsiyeler

hamile kalmak istiyorum

hamile kalmak istiyorum

1 . Kahve içmeyin

Günlük olarak bir fincan kahveden daha fazlasını tüketen kadınlarda yumurtlama dönemi olumsuz etkilenebiliyor. Bu neden kahve tüketimini ve diğer kafeinli içeceklerin tüketimini en aza indirgemek gerekiyor.

2 . Erkeklerde testislerin sıcağa maruz kalması hamile kalmayı zorlaştırır.

Los Angeles Tıp Merkezi’nde 1997’de yapılan bir çalışmada, polyester kaplı iç çamaşırı giyen erkeklerin yumurtalarının sıcak kalması sağlandığında sperm yoğunluğunun azaldığı görülmüştür. Sıcak spermlerin ölmesine neden olabilir. Bu nedenle sperm sayısında artış sağlamak için soğuk kompresler yapılabilir.

3 . Yorucu egzersizlere ara verin

Spor yapıyorsanız ve yorucu bir egzersiz planınız var ise buna ara vermeniz gerekiyor. Sporcuların aşırı zorlandıkları dönemde adetlerinde oluşan düzensizliklerden yola çıkılarak vücudu fazla zorlamanın yumurtlama dönemini büyük ölçüde etkilediğini söyleyebiliriz. Bu nedenle ovulasyon dönemini bol bol dengeli beslenerek ve hareketlilik düzeyinizi en aza indirgeyerek geçirebilirsiniz.

4 . Hamile Kalmak İçin Cinsel İlişkide Zamanlama Önemli

Cinsel ilişkilerin yumurtlama dönemlerine denk getirilmesi ve haftada 2 ya da 3 defa düzenli olarak cinsel ilişkiye girilmesi oldukça önemlidir. Bu şekilde hamilelik şansı artırılabilir. İlişki çok sık yaşanmamalı sperm birikmesi için 2 gün beklenmelidir.

5 . İlişki sırasında dikkatli olunmalı

Cinsel ilişki sırasında erkeğin hemen dışarı çıkmaması ve tamamen vajina içine boşalması gerekmektedir. İlişki sonrasında kadın ayağa kalkmadan 15 dakika kadar sırt üstü yatarsa hamilelik şansı artabilir. Çünkü hemen ayağa kalkıldığı takdirde spermler dışarı akabilir ve gebeliğin oluşması zorlaşır.

6 . İlişki sırasında pozisyon önemli midir?

Cinsel ilişkide hamilelik oluşması için pozisyonun hiçbir önemi yoktur. Burada önemli olan erkeğin vajina içerisine boşalması ve spermlerin yumurtaya ulaşmasının sağlanmasıdır.

7 . Hamileliği kolaylaştıran gıdalar var mıdır?

Gebeliği kolaylaştıran herhangi bir besin yoktur. Hamile kalmaya yardımcı bitkisel çay gibi çeşitli içecek ve yiyecek tavsiyelerine inanmamak gerekir. Söylenen hiçbir gıdanın bilimsel olarak hamileliğin oluşmasında etkisi yoktur.

8 . Kayganlaştırıcı kullanılmamalıdır

Cinsel ilişki sırasında kesinlikle kayganlaştırıcı kullanılmamalıdır. Eğer kullanılmak istenirse su bazlı ve hamileliği engellemeyen kayganlaştırıcılar kullanılabilir. Çünkü sıradan ve bu amaç için üretilmemiş olan kayganlaştırıcılar, kremler ve yağlar spermlerin ölmesine neden olarak hamileliğin oluşumunu engelleyebilir. Ayrıca ilişki sonrası ya da öncesi vajinanın için kesinlikle yıkanmamalıdır.

9 . Diyet ve egzersizler işe yarayabilir

Aşırı kiloya sahip olan kadınların diyet yaparak ve egzersizlerle belirli bir kiloya inmeleri hamile kalmalarını kolaylaştıracaktır.

10. Stresten uzak durulmalıdır

Stresli ve gergin olunduğunda vücuttaki tüm hormonlar etkilenir ve bu hamilelik şansını azaltır. Olabildiğince rahat olmak gebelik oluşumda oldukça önemlidir.

11 . Hamile kalmayı kolaylaştırıcı ilaçlar var mıdır?

Hamile kalmayı kolaylaştırmak için kullanılan ilaçlar ancak ve ancak kısırlık teşhisi konan hastalarda doktor gözetiminde kullanılır. Doktor denetimi dışında kendi kendine bu ilaçlardan kullanmak oldukça tehlikelidir. Bu ilaçların dışında hamile kalmayı sağlayıcı başka ilaç yoktur. Kısır hastalara verilen ilaçlar ise kesinlikle doktora başvurulmadan kullanılmamalıdır.

12 . Vitamin ve demir hapları

Hamilelik için kullanılan demir hapları ve vitaminler (multivitaminler) kesinlikle hamile kalmayı kolaylaştıran ilaçlar değildir. Hamile kalmayı isteyen her kadın mutlaka folik asit kullanmaya başlamalıdır fakat bu ilaçlar hamilelik şansını artırmak için değil hamilelik gerçekleştiğinde bebekte oluşabilecek bazı özürleri önlemek için kullanılır.

13 . Kullandığınız diğer ilaçlara dikkat edin

Kronik ya da akut bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan bazı ilaçların hamile kalmayı zorlaştırıcı yan etkileri olduğu bilinmektedir. Bu nedenle kullanılan ilaçlar varsa bunların incelenmesi ve kesilmesi gerekiyorsa doktor kontrolünde kesilmesi gerekmektedir. Hamile kalmayı kolaylaştırmak için ilaçların kendi başına bırakılmasının sağlığı tehlikeye atacağı unutulmamalıdır.

14 . Hamile kalma yaşı önemlidir.

Kadınlarda hamile kalma şansı yaşa göre değişmektedir. Bu oran 20 ila 30 yaş asında çok yüksek iken 35 yaşından sonra azalmaya başlar. Erkeklerde ise yaş kadın kadar önemli değildir. Sperm sayısı ileri yaşlarda da fazla olabilirken, kadınlarda verimli yumurtlama dönemi yaş ilerledikçe azalmakta ve verim olarak düşmektedir.

Devamını Oku

Yumurta çatlatma iğnesinin yan etkileri zararları nelerdir?

Gebelik ve Üreme kategorisine 12 Eylül, 2013 tarihinde eklendi, 1.383 defa okundu

Yumurta çatlatma iğnesinin yan etkileri zararları nelerdir?

Kadın kısırlığının en önemli nedenlerinden birisi de yumurtalıklarda bulunan ve sperm ile döllenme neticesinde embriyo’yu meydana getirme işlevi olan yumurtaları saran folliküllerin yırtılmamasıdır. Halk arasında bu duruma yumurtaların çatlamaması denilmektedir. Yumurtaları saran kesecikler olan folliküllerin yırtılması ile sperm yumurtanın içerisine nüfuz edebilmekte ve bu sayede döllenme gerçekleşmektedir. Yumurtaların çatlaması için kadınlık hormonu olarak bilinen östrojen ve LH hormonlarının vücut tarafından maksimum düzeylerde salgılanması gerekmektedir. Şayet bu hormonların salgılaması yetersiz düzeyde ise bu durumda yumurtalar folliküillerden çıkamayacağı için döllenme gerçekleşmez. Bunun neticesinde ise kısırlık dediğimiz sorun ortaya çıkar. Yumurta çatlatma tedavisi olarak bilinen tedavinin asıl amacı da kadınlarda eksik bir biçimde salgılanan bu hormonları dışarıdan iğne yoluyla vücuda takviye etmektir.

Yumurta çatlatma iğnesi nedir faydaları nelerdir?
Yumurta çatlatma iğneleri, kısırlık (infertilite) tedavisinde en fazla başvurulan yöntemlerin başında gelmektedir. Yumurta çatlatma iğneleri, yumurtanın follikül içerisinde büyümesinin hemen sonrasında uygulanır. Burada birbiriyle karıştırılmaması gereken bir nokta var. Bazı hanımlarda yumurta hiç büyümeyebiliyor ve bu da kısırlığın bir diğer nedeni olarak biliniyor. Yumurta büyütme iğneleri ile yumurta çatlatma iğneleri birbirinden farklı iğneler olup yumurta çatlatma kürü sadece bir tek iğne uygulaması ile yapılabilirken yumurta büyütme kürleri 7-10 günlük kürler şeklinde uygulanmaktadır.

Yumurta çatlatma iğnesi ilaçları isimleri nelerdir?

Yumurta çatlatma iğneleri piyasada Ovitrelle® , Pregnyl®, Profasi®) “human chorionic gonadotropin (HCG)” adlarıyla satılmaktadır. Bu ilaçların ortak özelliği ise HCG alfa etken maddesini taşımalarıdır. Yumurta çatlatma iğneleri bir diğer ifadeyle LH hormonunun taklidini yapan HCG hormonu içermektedir.

Yumurta çatlatma iğnesi ne zaman etkili olur.

Yumurta çatlatma iğneleri yani HCG iğnesi yapıldıktan ortalama 35 saat sonrasında yani bir buçuk günlük bir sürenin ardından yumurtayı çatlatır. Buna ovülasyon yani yumurtlama denilmektedir.

Yumurta çatlatma iğnesi nereye yapılır?
Yumurta çatlatma iğnesinin uygulandığı yer deri altı veya kas içi olabilmektedir. Bu uygulama yerleri ilaç markasına göre değişiklik gösterebilir. Bu nedenle ilacı uygulamadan önce reçetesine bakım Yumurta çatlatma iğnesi nereye vurulur öğrenmek gerekebilir. Genellikle deri altı Yumurta çatlatma iğnesi uygulaması göbek çevresine ve kolun yukarı-arka kısmına yapılırken kas içi intramuskuler iğneler kalçadan uygulanmaktadır.

Yumurta çatlatma iğnesi ne zaman yapılır?
Yumurta çatlatma iğnesinin etkili olabilmesi için follikül içerisindeki yumurtaların 2 cm çapa erişmesi gerekmektedir. Yumurtanın büyümesi kadından kadına değişmekle birlikte genelde adet geldikten sonraki 10-15. günler arasına denk gelmektedir. Burada doktor yumurtalar yeteri büyüklüğe ulaşmamış olsa bile gerektiğinde Yumurta çatlatma iğnesini uygulamaya karar verebilmektedir.

Yumurta çatlatma iğnesi yan etkileri ve zararları var mıdır :
Yumurta çatlatma tedavisinin de her tedavide olduğu gibi bir takım riskleri veya yan etkileri olabilmektedir. Bu bakımdan yumurta çatlatma tedavisinin en bariz yan etkisi Ovarian hiperstimulasyon sendromu – OHSS olarak bilinen ve yumurtalıkların aşırı çalışmasından kaynaklanan rahatsızlıktır. Bu rahatsızlık neticesinde bazı kadınlarda karın ağrıları, bulantı, kusma, ishal, nefes darlığı, hızla kilo alma gibi Ovarian hiperstimulasyon sendromuna özgü bir takım belirtiler görülebilmektedir. OHSS rahatsızlığı dikkate alınması gereken ciddi bir yan etki olup vakit kaybedilmeden doktor kontrolüne girmekte fayda bulunmaktadır. Diğer yandan yumurta çatlama iğnesi tedavisi ile bazı kişilerde alerjik bir takım reaksiyonlar da görülebilmektedir. Çok nadiren de olsa yumurta çatlatma tedavisi gören bazı hanımlarda yumurtalık kistleri de gelişebilir.

Yumurta çatlatma iğnesi tedavisi ile hamile kalanlar ne yapmalı?

Yumurta çatlatma iğnesi uygulaması sonrasında hamile kalındığından şüpheleniliyorsa ilk fırsatta doktora gidilmeli ve olağan hamilelik testleri tatbik edilmelidir. Bu genelde kanda hamilelik hormonu testi veya ultrason tekniği ile gerçekleştirilmektedir.

Yumurta çatlatma iğnesi ile hamile kalma ihtimali/şansı ne kadardır

Yumurta çatlatma iğnesi ile hamile kalanlar kadının yaşına, daha önce hamile kalıp kalmadığına, vb etkenlere göre değişir. Ancak genel bir hamile kalma şansı söylemek gerekirse bu tedaviyi olan her 5 kadından bir tanesi hamile kalmaktadır. Diğer 4 kadında ise karı veya kocadan kaynaklanan daha başka kısırlık nedenlerinin görülme ihtimali de bir hayli yüksektir. Yumurta çatlatma iğnesi tedavisi genelde 3-6 aylık bir döngüde uygulanan bir kısırlık tedavisi yöntemidir.

Yumurta çatlatma iğnesi yapıldıktan sonra ne zaman cinsel ilişkiye girilebilir?
Yumurta çatlatma iğnesi yapıldıktan sonra yumurtlama yani foliküllerin çatlaması süreci bir buçuk gün sonra gerçekleşmektedir. Bu nedenle yumurta çatlatma iğnesi yaptıranlar cinsel ilişkiye iğne yapıldıktan tam 35-40 saat sonra girmeleri önerilir. Daha sonra da 60. saatte de bir kez daha cinsel ilişkiye girilirse hamile kalma ihtimali bir hayli yükseltilmiş olacaktır.

Yumurta çatlatma iğnesi sonrası adet görülür mü?

Şayet yumurta çatlatma iğnesi tedavisi sonrasında gerek cinsel ilişki gerekse tüp bebek-aşılama yöntemleriyle hamile kalındı ise bu durumda adet gerçekleşmeyebilir.

Devamını Oku