"Cilt Saç ve Tırnak Hastalıkları" Kategorisi

Egzama Nasıl Geçer: Egzamaya Evde Tedavi

Bitkisel Çözümler kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 49 defa okundu

Egzama Nasıl Geçer: Egzamaya Evde Tedavi

egzamaya evde tedavi

egzamaya evde tedavi

Egzama bir deri hastalığıdır. Cilt üzerinde oluşan yaralar şeklinde kendini gösteren egzama hastalığı son derece ciddi bir hastalıktır.

Egzama belirtileri

Ellerde oluşan egzamanın görünümü şiddetine bağlı olarak fiziksel olarak değişiklik gösterebilir. 2 yaşından küçük bir çocuğun elindeki egzama, içi sıvı dolu diken ve baloncuklar şeklindeki yaralar oluşması haliyle gözlemlenebilir. İltihaplı, kırmızı ve kaşıntılı yaralar bir hayli acı hissedilmesine neden olacaktır. Eğer tıbbi olarak müdahale edilmez ise bazı yaraların mevcut yerlerinde yaraların iyileşmesinin ardından kahverengi lekeler kalabilir. Bunun yanı sıra kaşıntılı bölgelerin tırnaklar ile aşırı tırmalamasının sonucu olarak deride kalınlaşma gözlemlenebilir. Tırmalama egzamanın şiddetini arttırır. Zaman geçtikçe tedavi uygulanması ile birlikte egzama yaraları ve döküntülerinin pul pul dökülmesi beklenir.

Egzama neden olur?

Egzamanın oluşum evresi ve bu evrenin oluşum nedeni tam olarak bilinmiyor. Ancak neden olduğu bilinmese de bu deri hastalığı astım hastalığı ve saman nezlesine sahip olan çocuklarda diğer çocuklara nazaran çok daha sık görülmektedir. Tetikleyici hastalıklara dışında aynı zamanda çocuğun ailesindeki üyelerin daha önce egzama hastalığına yakalanıp yakalanmadığı kontrol edilerek genetik faktörler araştırılır.

Bunların dışındaki egzama nedenleri şu şekilde sıralanabilir:

– Aşırı sıcaklık
– Su
– Sabun
– Kuru hava
– Hayvan tüyü
– Yün gibi kaba malzemeler
– Stres

Kuru cilt, egzama belirtileri arasında en sık görülenidir.

Egzamaya doğal çözüm

Egzamanın oluşmasına neden olabilecek inflamasyonlara karşı önlem alabilmek için uygulanabilecek bazı adımlar vardır.

Bu önlemler şu şekilde sıralanabilir:

– Yumuşatıcı özelliği olan kokusuz şampuan ve çamaşır deterjanı kullanmak
– Hava alan giysiler giymek
– Elleri günde en az 3 kez yıkamak
– Her gün en az 1 kere duş almak

Genel olarak egzamanın nedeni sıkıntı ve strese bağlansa da birçok etken egzama oluşmasına uygun ortamı hazırlamaktadır.

Egzama kaşıntısı nasıl geçirilir?

1. Adım

Egzamayı tetikleyebilecek gıdalardan kaçınmak gerekmektedir. Bazı gıdalar vücuda sağladıkları yoğun enerji nedeniyle yağ üretimine neden olur. Ani yağ üretimleri sırasında deri altında biriken yağ tabakaları canlı olan deri tabakasına zarar verir. Bu da deride yara oluşumunu sağlar.

Egzamaya genellikle neden olan maddeler şu şekilde sıralanabilir:
– Süt
– Soya
– Fındık
– Deniz ürünleri
– Buğday ürünleri

Ancak etken olan madde bireyler arasında değişiklik gösterir. Elbise derinin nefes almasını sağlayacak maddeden yapılması gerekmektedir. Pamuk, yün gibi hava geçirmeyene malzemelerden kaçınmalı ve doğal kumaşlar kullanarak vücut havasız bırakılmamalıdır.

2. Adım

Giyecek eşyalar kokulu olmayan ve eşyanın yumuşaklığında deformasyon oluşturmayacak deterjanlar ve yıkayıcılar ile yıkanmalıdır. Kokulu bulaşık deterjanları ile yıkanan ve yumuşaklıkları deforme olan giyecekler kişilerin cildini tahriş ederek egzama oluşumuna uygun ortam hazırlar.

3. Adım

Egzama hastalığı en çok bebeklerde gözlenir. Bu yüzden bebeğinizi günde en az bir kez ılık su ile yıkamanızda fayda vardır. Banyo, cildin nemlenmesini sağladığı için çok önemlidir. Bunun yanı sıra banyo yapmak egzama nedenlerinden biri olan kuruluğun oluşmasını engellemektedir.

4. Adım

Bebekler yıkanırken normal sabun kullanılmamalıdır. Vücudu hassas olan bebekler nemlendirici olan yumuşatılmış şampuanlar ile yıkanmalıdır. Normal sabunlar sertlikleri ile cildin tahriş olmasına neden olabilir. Cildin tahriş olması da egzama oluşmasına uygun ortam anlamına gelmektedir. Doktorlar egzama hastalarına nemlendirici ve yumuşaklık oranı çok yüksek olan özel bebek şampuanlarından vermektedir.

5. Adım

Kabartma tozu veya kolloidal yulaf ezmesini ılık bir banyoya karıştırarak bebeğinizi bu banyoda yıkayın. Bu karışım cildin temizlenirken bir yandan da hidratlaşmasına yardımcı olur. Eğer isterseniz banyoya çok az bebek yağı da ekleyebilirsiniz.

6. Adım

Sabun ve şampuan kalıntıları cildin aşırı derecede tahriş olmasına neden olmaktadır. Bu yüzden bebeklerin cildinin tahriş olmasını ve kurumasını engellemek için şampuan ve sabun kullanımının ardından iyice durulanmalıdırlar.

7. Adım

Banyodan kısa bir süre sonra bebeğinize bebek yağı ile masaj yapmanızda fayda vardır. Bebek yağları içerisinde mineral ve vitamin barındıran özel sıvılardır. Bebeklere bu sıvı ile masaj yapıldığında ciltleri bu yağı emer. Aynı zamanda bu özel yağ sayesinde cilt yumuşar ve egzama gibi cilt hastalıklarının tamamının oluşumu engellenir. Yumuşatıcı şampuanlarla banyo yapan kişilerin gözenekleri açılarak ciltleri hava alır. Bu şekilde cildin canlılığı ve yenilenme hızı artar. Bu da egzama oluşumunu imkânsız kılar.

8. Adım

İçinde bulunduğunuz ortamın sıcaklığını orta düzeylerde ve sabit tutmanız gerekmektedir. Çok sıcak ortamlar ya da çok hızlı sıcaklık değişikliklerin yaşandığı ortamlar egzama oluşumuna uygun ortam hazırlayarak hastalığı teşvik eder. Bu yüzden cildi hassas olan ve iklimi düzensiz olan bölgelerdeki insanlar klima kullanarak ev sıcaklıklarını ortalama bir değere sabitlemelidirler.

9. Adım

Bebeğinizin tahriş olan bölgeleri kaşımasını engellemeniz gerekmektedir. Bebeğiniz genellikle tahriş olan bölgeleri ya da cildin hassas bölgelerini kaşıma eğiliminde olabilir. Bu durum da egzama oluşumunu tetiklemektedir. Bu hastalığa engel olmak için bebeğinizin bu bölgelerini bir bez ya da havlu ile kapalı tutmanız gerekmektedir.

10. Adım

Nemlendirici makineler bebeklerin yatak odalarında kısa uyku sırasında da ve gece uykusu sırasında da çalıştırılmalıdır. Dünya Sağlık Örgütü bebeğin hassas cildinin kurumaması için bu adımı önermektedir. Atmosferik nem oranı düşük olduğunda ve havadaki nem oranı ısıyı arttırdığında kişinin cildi kuru kalır ve sonuç olarak egzama ve benzeri cilt hastalıkları için uygun ortam hazırlanmış olur. Bunun önüne geçmenin en iyi yolu nemlendirici kullanmaktır.

Uyarılar

Her bebekte her yumuşatıcı ve nemlendirici krem yararlı olmaz. Bazı bebeklerin bazı kremlere ya da tüm kremlere karşı alerjisi olabilir. Bu yüzden bir krem kullanmadan önce bebeğin doktoruna mutlaka danışılması gerekmektedir.

Bir çocuk egzama hastalığından muzdarip ise doktoru tarafından köpük banyosu yapması söylenebilir. Köpük banyosu doktorun önerdiği bir banyo sıvısının banyoya ekleyerek köpürtülmesi ile yapılır. Bu banyo cildin sağlıklı bir şekilde yumuşamasını sağlar.
Bunların dışında evde kullanılması gereken bazı temizlik malzemeleri vardır

Bu malzemeler şu şekilde sıralanabilir:

– Kokusuz nemlendirici sabun
– Kokusuz deterjan
– Kabartma tozu veya Kolloidal yulaf ezmesi
– Yumuşatıcı
– Sargı bezi
– Nemlendirici

Egzama en çok çocuklarda görülen bir deri hastalığıdır. Vücudun çeşitli yerlerinde rastlanabilen bu hastalık en sık ellerde görülür. Bu yüzden eller her gün en az 3 kere sabunla yıkanmalıdır. Her hastalıkta olduğu gibi egzamada da erken teşhis çok önemlidir. Belirtilerin görülmesi halinde doktora başvurarak erken tanı sağlanmalıdır. Erken tanı ile çok fazla çekilmeden hastalığın önüne geçilebilir. Egzama için bitkisel çözümler kullanılsa da mutlaka doktor tedavisi gerektiği de unutulmamalıdır.

Devamını Oku

Cilt Kanserine Ne İyi Gelir: Cilt Kanseri İçin Bitkisel Çözüm

Cilt Hastalıkları kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 26 defa okundu

Cilt Kanserine Ne İyi Gelir: Cilt Kanseri İçin Bitkisel Çözüm

cilt kanserine bitkisel çözüm

cilt kanseri için bitkisel çözüm

Cilt kanseri; yüz, kafa derisi, göğüs, eller ya da ayaklarda görülebilir. Genellikle güneşe maruz kalan yerlerde oluşan kanser lezyonları bazı durumlarda avuç içi ve ayak parmaklarında hatta genital bölgede de görülebilir. Cilt kanseri tedavisi için radyoterapi, kemoterapi, lazer tedavisi ve cerrahi tedaviler uygulanır. Cilt kanseri için doğal ilaçlar ise kanser belirtilerini rahatlatmak için ilaç tedavilerine ek olarak uygulanabilir.

Cilt kanseri çeşitleri

Dermatoloji Amerikan Akademisine göre cilt kanseri en yaygın kanser türleri arasındadır. Cilt kanserinin 3 farklı türü bulunmaktadır. Erken teşhis durumunda tedavi ile başarı oranı %90 civarındadır.

– Bazal Hücre Karsinomu

Bazal hücre karsinomu cilt kanserinin en sık görülen tipidir. Maryland Üniversitesi Tıp Merkezi’ne göre deri kanseri vakalarının yüzde 90’ı bu türdedir. Bazal Hücre Karsinomu lezyonları erken teşhis edilebilir ve tedavide başar oranı yüksektir. Derinin üst tabakasında oluşan lezyonlar genellikle küçük yumrular oluşturur. Erken teşhis, Bazal Hücre Karsinomu tedavisinde oldukça önemlidir. Tedavi edilmediği takdirde, sinirler ve kemiklere zarar vererek cildin diğer alanlarına yayılabilir.

– Skuamöz Hücre Karsinomu

Skuamöz Hücre Karsinomu da cildin en üst katmanında oluşur. Ciltte pullu yumrular ya da yamalar olarak ortaya çıkar. Cilt Kanseri Vakfı’na göre Skuamöz hücreli karsinom türünün ana nedeni güneş ışınlarına çok fazla maruz kalmak ve bronzlaşmaktır. Dermatoloji Amerikan Akademisi ise Skuamöz hücreli karsinom lezyonlarının en çok yüz, ağız veya kulak kenarlarında görüldüğünü belirtmektedir.

– Malign Melanom

Ciltte pigment ve melanin bozuklukları olarak ortaya çıkan melanom farklı formlarda ortaya çıkabilir. Melonom türü cilt kanserinde benlerde artış ya da var olan benlerde büyüme görülebilir. Bu nedenle tüm vücuttaki benlere dikkat edilmeli, ciltte oluşan her değişiklik yakından takip edilmelidir. Maryland Üniversitesi Tıp Merkezi, Malign Melanom cilt kanserinin en ölümcül cilt kanseri türü olduğunu söylemektedir. Melanom Cilt kanseri nedeniyle ölüm vakaları cilt kanserleri içerisinde %75’lik bir oranı oluşturur. Erken teşhis ile melanom lezyonları cerrahi müdahale ile tedavi edilebilir. Ancak, tedavi edilmediği takdirde cilde yayılır ve tüm vücut organlarına atlayabilir.

Cilt kanserine iyi gelen bitkiler

– Zerdeçal

Zerdeçal, enfeksiyonlar tedavisinde kullanılan bitkisel bir çözüm olmasının yanı sıra cilt kanseri tedavisinde de kullanılmaktadır. Maryland Üniversitesi Tıp merkezine göre zerdeçal kanserin bazı türlerini önlemeye yardımcı olur. Daha çok cilt, kolon ve prostat kanseri tedavisinde ilaç tedavisine ek olarak kullanılabilir.

– Yeşil çay

Yeşil çay camellia sinensis olarak da bilinen, kansere karşı korunma sağlayan bir maddeye sahiptir. Japonya’da yapılan araştırmalar yeşil çayın cilt kanseri hastaları üzerinde düzenli kullanıldığında oldukça etkili olduğunu göstermektedir. Bu çay polifenoller içererek kanseri önleyici etki gösterirken; kansere neden olan hücrelerin gelişimini de yavaşlatır. Yeşil çay özellikle cilt kanseri hücrelerine etki etmektedir. Yeşil çayın içinde bulunan bileşikler anti inflamasyon etki gösterir ve cilt kanseri lezyonlarının da küçülmesini sağlar.

– Bitkisel birleşim

Bazı cilt kanseri türleri uçuk mikrobu ile aynı virüs enfeksiyonu nedeni ile oluşur. Birkaç doğal çözüm ile bu tip cilt kanserinin tedavisine destek olunabilir. Potasyum iyodür içeren zerdeçal tozu ve yeşil çay hamur haline getirilerek lezyonların üzerine uygulanabilir. Ancak bu uygulamadan önce doktora danışmakta fayda olacaktır.

– Diğer otlar

Cilt kanseri için faydalı antioksidan etkilere sahip diğer otlar ise yaban mersini, mabet ağacı özü, zencefil ve deve dikeni gibi bitkilerdir. Bu bitkiler antioksidan özellikleri ile enfeksiyon, virüs ve bakterilerin oluşumu engeller.

Cilt kanseri ağrı yapar mı?

Cilt kanseri ilk aşamalarda ağrı yapmasa da ilerleyen evlerde ağrıya neden olabilir.

Cilt kanseri başlangıcı ciltte bazı belirtiler gösterir. Bu nedenle ciltteki lekeler, ben değişimleri ve yaraların geçmemesi gibi belirtiler iyi gözlemlenmeli, en kısa zamanda bir cilt doktoruna gidilmelidir.

Devamını Oku

Gıda Alerjisi Nasıl Geçer: Gıda Alerjisine Doğal Çözüm

Bağışıklık Sistemi Hastalıkları kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 31 defa okundu

Gıda Alerjisi Nasıl Geçer: Gıda Alerjisine Doğal Çözüm

deri döküntüsü bitkisel çözüm

gıda alerjisine doğal çözüm

Gıda alerjisinde ne yapılmalı?

Besin alerjisinin ilk belirtisi olan isilik, başlı başına bir semptomdur. Gıda alerjisinde yaygın olarak ciltte kaşıntılı lezyonlar ve egzama gibi cilt hastalıkları oluşabilir. Gıda alerjileri öncelikle 3 yaşın altındaki çocukları etkilerken nadiren de olsa yetişkinlerde de görülmektedir. Özellikle egzama geçirmiş kişilerde gıda alerjisi daha yaygın görülmektedir. Besinlere karşı oluşan döküntü durumlarında öncelikle doktora danışılması gerekmektedir. Doktor hangi besinin alerjiye neden olduğunu bularak tedaviyi bu doğrultuda yapacaktır. Eğer döküntünün nedeni alerji değilse gıda alerjisi için doğal tedavi yöntemleri de uygulanabilir.

– Besin alerjisine neden olan besinler

Alerjiye neden olan en yaygın besinler yumurta, süt, soya, buğday, balık ve fındık gibi gıdalardır. Alerjik reaksiyon sırasında bağışıklık sistemi bu besinleri yabancı madde olarak algılar ve tepki verir. Virüs ya da mikropla mücadele ediyormuş gibi besinlerin içerisindeki proteinlerle de mücadele eder. Zararlı gördüğü proteinlere karşı savaş veren bağışıklık sistemi antikor üretmeye başlar. Antikorlar kan hücrelerine nüfuz ederek histamin üretilmesini sağlar. Bunun sonucunda deride kırmızı lekeler oluşurken hastada yoğun kaşıntı atakları görüşebilir.

Gıda alerjisi nasıl anlaşılır?

– Kurdeşen

Gıda alerjisi nedeniyle oluşan en yaygın deri döküntüsü kurdeşendir. Dermatoloji Amerikan Akademisine göre kurdeşen vücudun belirli bölgelerinde küçük kümeler halinde ortaya çıkar. Şişlik ve kızarıklığa neden olan kurdeşen cilt yüzeyinde yüksek miktarda histamin üretilmesini sağlar. Döküntü, şiddetli kaşıntıya neden olabilir ve dakikalar içerisinde vücut üzerinde herhangi bir yeren sıçrayabilir. Bazı durumlarda kurdeşen iç mukoza yapısına; ağız, boğaz ve kulaklara yayılabilir. Bu tür durumlarda acilen tıbbi yardım almak gerekir. Döküntülerin iç mukoza yapısına ulaşması engellenmelidir.

– Egzama

Egzama hem çocuklarda hem de yetişkinlerde görülebilen bir deri hastalığıdır. Daha çok kabarcıklar şeklinde görülen lekelerden sıvı sızabilir. Küçük kırmızı diken görüntüsünde olan lekeler kaşıntıya neden olurken lekelerin kaşınması daha sonra ciltte iz kalmasına neden olabilir. Bu izler genelde kalıcı olabilir. Egzama genelde enfeksiyon sonucunda oluşan bir hastalık olsa da gıda alerjisi gibi durumlarda da ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle alerjik reaksiyonlar konusunda dikkatli olmakta ve lekenin yapısını iyi anlamakta fayda olacaktır.

– Gıda alerjisine ne iyi gelir?

Besin alerjisinde en geçerli tedavi yöntemi alerjik reaksiyona neden olan gıdalardan uzak durmaktır. Hangi gıdanın bağışıklık sistemini etkilediği bilinmiyorsa bu gıdayı tespit etmek için bazı gıdaların tüketilmesi durdurularak alerjik reaksiyonlar izlemeye alınabilir. Ayrıca döküntülerin alerjiden kaynaklanıp kaynaklanmadığının anlaşılması için doktora danışarak alerji testi de yaptırılabilir. Eğer besin alerjisi sonucu vücutta lekeler ve lezyonlar oluştuysa özellikle egzama için krem ve losyonlar kullanılabilir. Dermatoloji Amerikan Akademisine göre bu kremlerin içerisinde bulunan kortikosteroid cildin nemlenmesini sağlarken yumuşamasına yardımcı olur. Lezyonların küçülmesine katkıda bulunan ilaçlar kurumuş cildin tekrar canlanmasını sağlar.

Gıda alerjisi ne zaman geçer, gıda alerjisi kaç günde geçer?

Gıda alerjisi ilaç tedavisi ve doğal çözümler uygulanarak en geç 1 hafta içerisinde geçer. Ancak bu süreden daha uzun süredir belirtiler devam ediyorsa mutlaka bir doktora danışılmalıdır.

Gıda alerjisine bitkisel çözüm?

– Özellikle daha önce egzama ve gıda alerjisi yaşamış olan kişiler beslenme konusunda dikkatli olmalıdırlar.
– Tetikleyici ve alerjik reaksiyona neden olan besinler biliniyorsa uzak durulmalıdır.
– Eğer cilt döküntüleri oluşmasına rağmen hangi besine karşı alerji olduğu tespit edilemediyse ilk olarak yumurta, süt, soya, buğday, balık ve fındık gibi gıdalardan kaçınılmalıdır.
– Polen gibi diğer tetikleyicilere karşı olası alerjik reaksiyonlara karşı da temkinli olmak gerekmektedir.
– Stres ve sıkıntılı durumlarda kaçınılmalıdır.
– Deri döküntüleri varsa çok sıcak ya da çok soğuk su ile banyo yapılmamalıdır.
– Alerjik reaksiyonlar ortaya çıktığında daha bol ve pamuklu kıyafetler giyilmelidir.

Devamını Oku

Cilt Döküntüsüne Ne İyi Gelir: Deri Döküntüsü Bitkisel Çözüm

Bitkisel Çözümler kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 36 defa okundu

Cilt Döküntüsüne Ne İyi Gelir: Deri Döküntüsü Bitkisel Çözüm

deri döküntüsü bitkisel tedavi

boyun bölgesindeki döküntü için bitkisel tedavi

Cilt döküntüsü nasıl geçer:

Döküntüler vücudun her bölgesinde oluşabilir. Genellikle deride kırmızı lekeler şeklinde oluşan döküntü kaşıntılı bir yapıyla birlikte kabuklu yaralara da neden olabilir. Cilt döküntüleri kuru ciltlerde çok daha sık oluşmaktadır. Hassas cilt nemi kaybederek kurur ve lekelenmeye başlar. Oldukça rahatsız edici bir görüntü oluşturan cilt lekeleri genellikle ciddi bir sağlık sorunu değildir. Nadiren de olsa ciddi hastalıkların habercisi olabilir. Bazı durumlarda boyun bölgesinde de oluşabilen cilt döküntülerinin birkaç nedeni olabilir. Bu nedenler şunlardır:

Boyunda cilt döküntüsü neden olur?

– Boyunda isilik

İsiliğin en önemli nedeni sıcaklık ve aşırı terlemedir. Özellikle sıcak havalarda çok fazla ter salgılanmasının ardında kıyafetlerin deriye sürtünmesi ile isilik oluşur. İsilik kırmızı döküntüler şeklindedir. Normalde, ter kendi kendine buharlaşır ancak sert çevre koşulları söz konusu olduğunda cildin altında yer alan ter bezleri zarar görebilir. Buharlaşamayan ter cilde yapışır ve ısıyla birlikte kaşıntılı veya dikenli, kırmızı lekeler oluşturarak inflamasyon oluşmasına neden olur. İsilik özellikle küçük çocuklarda ve bebeklerde daha sık görülmektedir. Sıcak ortamda çalışan kişilerde de isilik görülebilir. İsilik daha çok üst göğüs bölgesinde, meme altında, dirseklerde ve boyun bölgesinde görülür. İsilikten korunmak ve lekelerin geçmesine yardımcı olmak için hafif, hava alan ve pamuklu kıyafetler giyilebilir. Ayrıca gözeneklerin nefes almasını sağlamak için merhem ve kremler de kullanılabilir. Özellikle çocuklarda isilik lekelerinden kurtulmak için talk pudra uygulanabilir.

– Boyunda atopik dermatit

Dermatit türleri; cildin tahriş edici alerjenler karşısında verdiği tepkidir. Ayrıca sağlık sorunları ve genetik faktörler ve iltihaplanmalar sonucunda da oluşabilir. Dermatit boyun bölgesini etkiliyorsa genellikle kontakt dermatitten bahsedilebilir. Kontakt Dermatit, alerjen veya bir tahrişe neden tahriş edici tetikleyiciler ile doğrudan temas sonucunda oluşur. Maryland Üniversitesi Tıp Merkezi, tahriş edici Kontakt Dermatit vakalarının %80’inin alerjenler sonucu oluştuğunu ortaya çıkarmışlardır. Bu sağlık sorununa neden olan başlıca tetikleyiciler arasında kozmetik ürünleri, takılar, parfümlü sabunlar, kimyasal içeren deterjanlar ve yoğun parfümler bulunmaktadır. Kontakt Dermatit için geçerli bazı belirtiler bulunmaktadır. Kuru, kırmızı yamalar şeklinde gelişen döküntüler aynı zamanda kaşıntı, ağrı ve hassasiyete neden olabilir.

– Boyunda sedef hastalığı

Sedef hastalığı, bağışıklık sistemi ile ilgili sorunlar nedeni ile oluşan bir cilt hastalığıdır. Genel olarak travmalar ve psikolojik çöküşler sonucunda oluşan sedef hastalığı cildin kurumasına neden olurken kırmızı lekeler de oluşturabilir. Bağışıklık sisteminin zayıflamasıyla deri hücreleri etkilenir. Cilt kuruyarak tahriş olur. Genelde cilt hücrelerinin büyümesi ve döküntü arasında yaklaşık 1 aylık bir süre vardır. Ancak bu süre sedef hastalığının derecesine göre değişebilir. Ciltte kuruluk oluşurken kuru alanlar tahriş olur ve kaşınan ciltte pul pul dökülmeler oluşur. Nadiren de olsa ağrıya da neden olabilen sedef hastalığı bazı dönemlerde hafiflerken herhangi bir stres ve sıkıntı durumunda tekrar alevlenebilir. Sedef hastalığı nedeni ile oluşan lekeler boyun bölgesinde de oluşabilir. Ulusal Sedef Hastalığı Vakfına göre sedef hastalığı olan kişilerin en az yüzde 50’isinde lekeler kafa derisi üzerinde toplanmaktadır. Özellikle saç diplerinde, yüzde ve boyunda görülen lekeler kulak arkasına ve alına da yayılmaktadır.

Boyunda kızarıklık nasıl geçer?

Boyun bölgesinde görülen döküntüler genellikle ciddi bir sağlık sorunu oluşturmaz. Ama altında başka hastalıklar olabilir. Boyunda kaşıntı ve kabarma belirtilerinin azalması için uygulanan tedavi döküntünün nedenine göre değişiklik göstermektedir. Eğer isilik nedeni ile oluşan döküntüler varsa terin kurumasına yardımcı olmak için talk pudrası kullanılırken sedef hastalığı gibi cildin kurumasına neden olan lekelerde nemlendirici kremler ya da losyonlar kullanılmalıdır. Boyun bölgesinde kızarıklık oluşması genellikle ciddi olmasa da eğer uzun zamandır devam ediyorsa ya da kızarıklıklar giderek yayılıyorsa mutlaka dikkate alınmalıdır.

Devamını Oku

Güneş Yanığına Ne İyi Gelir: Güneş Yanığı İçin Bitkisel Çözümler

Bitkisel Çözümler kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 5 defa okundu

Güneş Yanığına Ne İyi Gelir: Güneş Yanığı İçin Bitkisel Çözümler

güneş yanığı için bitkisel çözümler

güneş yanığı için bitkisel çözümler

Güneş yanığı nasıl geçer?

Güneş yanığı plaj veya havuzda geçirdiğiniz bir günün sonunda sürpriz bir şekilde gözlemlenebilir. Çoğunlukla saatlerce farkında olunmayan güneş yanıklarının yanı sıra çok ağır güneş yanıkları da ilk 1-2 saat fark edilmez. Oluşacak kızarıklık, ağrı ve belki şişme belirtileri muhtemelen yanık oluşumundan 48 saat sonra hissedilmeye başlanacaktır. Güneş yanığı tamamen deri üzerinde olan ve aciliyet gerektiren bir yanık derecesi olmayan yanıklar grubundadır. Bu yanıkların bazı bitkisel ve tıbbi tedavileri mevcuttur. Önemli olan güneş yanığı belirtileri ve acıma hissini yok edebilmektir.

Güneş yanığına ne sürülür:

Sirke, yulaf unu, kabartma tozu ve süt ile hazırlanmış ılık bir banyo, ağrı ve şişlikle beraber güneş yanığını azaltmaya yardımcı olabilir. Gerekirse bu banyoyu gün içerisinde birkaç kez uygulayarak tedavinin daha hızlı olmasını sağlayabilirsiniz. Duş almanız güneş yanıklarınızın daha çok acımasına neden olabilir. Bu yüzden ılık banyo yapmanız daha mantıklı olacaktır.

Yulaf Banyosu

Yulaf ezmesi banyosu yapmak için bir fincan yulaf ezmesini çok ince bir toz haline gelene kadar bir blender yardımı ile ufalayın. Bu işlem yiyeceklerde bir sos olarak yulaf ezmesinin kullanılması için de uygulanan bir işlemdir. Akan suyun altında toz halindeki yulaf ezmesini eliniz ile karıştırarak hiçbir büyük parçanın kalmadığından emin olun. Yulaf ezmesine bu işlem su değil sütle yapılırsa çok daha etkili bir tedavi olabilir. Yulaf ezmesi tozunun 20 dakika boyunca ıslak beklediğinden emin olun. Sonra bu lapa hale gelmiş tozu alarak cildinizdeki güneş yanıklarının üzerine bastırmadan nazik bir şekilde sürün. Bu yöntem aynı zamanda nedensiz kaşıntılarda da kullanılır çünkü yulaf ezmesinin kaşıntı önleyici etkisi de bulunmaktadır.

Güneş yanığı kaşıntısı nasıl geçer?

Ilık bir banyoya 1 çay kaşığı kabartma tozu, 2 su bardağı elma suyu ve yarım su bardağı beyaz sirke karışımı ekleyerek banyo tedavisi uygulamayı deneyebilirsiniz. Banyoda, 1 su bardağı kuru süt tozu kullanarak bir süt banyosu yapmanız da ağrı ve şişliklerinizle beraber güneş yanıklarınızın azalmasına yardımcı olur. Banyo tedavisi için çay da kullanılabilir.

Güneş yanığı ağrısı nasıl geçer?

4 su bardağı suyu kaynadıktan sonra içine 4 tane hazır yeşil çay poşeti ya da papatya çayı poşeti atılır. Bu şekilde oluşan koyu çay serinleyene kadar beklenir ve ardından ılık banyoya dökülür ve banyoda 2 saat kadar yatılır.

Güneş yanığı için ne yapılır?

Güneş yanığı dehidratasyona neden olabilir; bir günde en az sekiz 8 su bardak su içilmesi gerekmektedir. Tereyağı yoğurt gibi bazı maddeler söylendiği gibi iyileştirmesinin aksine cildi daha kötü bir hale getirmektedir. Lidokain gibi ağrı giderici maddeler içeren sprey şeklindeki ilaçlar güneş yanığı olan bölgeyi rahatsız edebilir. Güneş yanığı basit gibi görülse de tedavisi ve tedavi süreci çok rahat ve hoş olmayan bir rahatsızlıktır. Tedavilerin işe yaramadığını düşünüyorsanız veya güneş yanıklarınız çok ileri boyutlarda ise doktorunuza başvurarak bir antibiyotik krem ile kendinizi tedavi edebilirsiniz.

Uyarı:

Eğer mide bulantısı ya da kusma, titreme, yorgunluk, halsizlik veya 38 santigrat dereceden yüksek ateş durumu gözleniyor ise mutlaka doktorunuza başvurmanız gerekmektedir. Güneş yanıkları nedeniyle oluşan bir şişlik, şiddetli ise bir enfeksiyon veya oral steroid belirtisi de olabilir. Bu durumda doktorunuza oral antibiyotik reçete yazdırmanız gerekecektir. Başka bir güneş yanığı oluşumunu önlemek için güneş koruyucu krem, şapka ve uzun kollu gömlek giyilebilir. Bunu sadece güneş yanığından değil güneş ışınlarının kanserojen etkisinden korunmak için de yapmanızda fayda vardır.
Cildiniz gün içerisinde çok uzun süre güneş ışınlarına maruz kalırsa o ışınların ultraviyole etkilerini de kendi üstüne işlemiş olacaktır. Bu ultraviyole etkiler iki tanedir. İlki güneş yanığı, ikincisi ise kanserojen etkilerdir. Sonuç olarak güneşten korunmak gerekmektedir. Korunmadığı takdirde hem acı veren ciddi güneş yanıkları hem de kanser olma riskine sahip olunur.

Güneşin cilde zararları:

Güneşe saatlerce maruz kalmanın ardından belirtiler ve yanma hissi hemen duyulmayacağı için anlaması da zordur. Güneş yanıkları genelde güneşe maruz kalındıktan 2-4 saat sonra gelişim göstererek belirtiler ortaya çıkabilir. Eğer çok ve uzun süre boyunca güneşe maruz kalırsanız derinizde kabarmalar da görülebilir. Kabartıların ardından 24 saat sonra deride kaşıntı başlar ve bu çok büyük rahatsızlık duygusu yaşanmasına neden olmaktadır.

Güneş yanığının acısını ne geçirir?

En geç ilk 24 saatten sonra sıcaklık ve yanma hisleri hissedilmeye başlanır. Bu noktadaki ciltte kabarma görülebilir. Bu kabarma cildinizin kendisini onarmaya çalıştığının bir göstergesi de olabilir. Yanıkların acılarını azaltmak için bazı sıvılar ve karışımlar denenebilir. Iowa Üniversitesi hastaneleri ve klinikleri, güneş yanığının ağrı ve acısını hafifletebilmede başlangıcı için aspirin veya ibuprofen alınmasını önerir. Soğuk bir duş da çok etkilidir. Duşun etkisi ile cildin güneş ışınları ile yanan bölgesi serinler ve buranın uzunca bir süre ferah kalması sağlanabilir.

Cilt onarım

Güneş yanığı başlangıcından bir veya iki gün sonra kaşıntı kümeleri oluşmaya başlar. Kaşıntıyı azaltmak ve cilt soyulmasını en aza indirmek için bir kaşıntı giderici gerekmektedir. Bu kaşıntı gidericisine örnek olarak ‘calamine yağı’ verilebilir. Kötü güneş yanıklarında yaralar biraz daha açık ve cilt son derece hassas olur. Bu durumda uyurken yanıkların ve yaraların çizilmesi konusuna eğilimli iseniz, pamuklu eldivenler veya normal de olsa eldiven giyerek uyumak gerekebilir.

Calamine yağı cildi doyurduğu zaman yanıklara karşı da koruma sağlamaktadır. Ayrıca cildi besler ve aloe vera gibi etkili bir rahatlamayı sağlar. Bu durumlar göz önüne alındığında;

Güneş yanığı nasıl önlenir?

Güneş yanığı oluşumunu engellemenin çözümü saatlerce güneşin altında durmamak ve duracaksan da uzun kollu giyerek şapkalı bir şekilde işe başlanmış olacaktır.

Uyarı

Eğer ilk 24 saatin ardından belirtiler sönmek veya aynı kalmak yerine artıyor ise mutlaka doktorunuza başvurmanız gerekmektedir. Bu durum farklı hastalıklar ve rahatsızlıkların da belirtisi olabilir. Bu yüzden emin olamayız.
Ağrı kesiciler: Denediğiniz yöntemlerden hiçbir şey güneş yanığından kaynaklanan ağrılarınızı azaltamıyorsa, bir ilaca ihtiyacınız var demektir. Bu ilaçlar arsında aspirin de kullanılmaktır.

Yoğurt: Cildinize yoğurt sürmek biraz uğraşlı ve kirli bir iş gibi görünmesine rağmen. Doğal yoğurt ile uygulanan tedavide güneş yanıkları için iyi bir nemlendirici ve yumuşatıcıdır. Güney Florida Üniversitesi’ndeki uzmanlara göre, yoğurdun güneş yanığını tedavi ettiğine dair bilimsel bir kanıt olmamasına rağmen güneş yanığı için etkili bir tedavidir. Dolaptan çıkardığınız yoğurdu güneşten yanmış cildinizin ateşini düşürmesi için oldukça etkilidir.

Nemlendirici: Cildinizin dağılan nem seviyesini yerine koymak için güneşten etkilenen bölgeye mümkün olduğu kadar kısa sürede nemlendirici sürün. Ancak su toplayan alanların patladığı, açık yara haline gelen yerlere nemlendirici kesinlikle sürmeyin.

Devamını Oku

Genital Uçuğa Ne İyi Gelir: Genital Uçuk İçin Doğal Çözüm

Cilt Saç ve Tırnak Hastalıkları kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 14 defa okundu

Genital Uçuğa Ne İyi Gelir: Genital Uçuk İçin Doğal Çözüm

genital uçuk tedavisi

genital uçuk için doğal çözüm

Genital uçuk nasıl geçer?

Genital herpes (STI) diğer adıyla genital uçuk cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyondur. Enfeksiyon sonucu ağrılı ve sıvı sızan kabarcıklar ile yaralar oluşur. Hastalık kontrol ve önleme merkezlerine göre genital uçuklar 49 ila 14 yaş arasındaki insanların yaklaşık yüzde 16’sında görülmektedir.

Genital herpes nasıl bulaşır?

Genital uçuklara iki tip virüs neden olur: herpes simpleks virüsü (HSV-1) ve herpes simpleks virüsü (HSV-2). Virüsler cilt veya mukozaya genellikle deri çiziklerinden girer ve hücrelere dahil olur. Virüsler tükürük, meni ve vajinal salgılar gibi vücut sıvılarında bulunabilir.

Genital uçuk belirtileri:

Genital herpes bulaştığı anda en erken belirtiler 2 gün sonra ortaya çıkar. Bazı durumlarda süre uzayabilir ve 30 gün içerisinde de belirtiler ortaya çıkabilir. Belirtiler yaklaşık 1 ya da 2 hafta sürebilir. Erkeklerde görülen belirtiler peniste ve kalçada kabarcıklar şeklindedir. Kabarcıklar anüs bölgesinde de oluşabilir. Kadınlarda ise kabarcıklar genel olarak vajina, anüs ve kalçada bulunmaktadır.

Kadın ve erkekler için genel belirtiler şunlardır:

– Kabarcıklar ağızda, dudaklarda, yüzde ve enfekte olmuş diğer alanlarda görülebilir. Temas edilen her bölgede ortaya çıkabilir.

– Virüs kapan ve kabaran alanlar genellikle kaşınmaya başlar.

– Kabarcıklar üzerinde açık ülser yaraları oluşarak yaralardan irin akabilir.

– Yaralar bir hafta sonra kabuklaşmaya başlar.

– Lenf bezleri şişebilir. Lenf bezlerinin şişmesinin nedeni vücudun enfeksiyona ve iltihaba karşı verdiği mücadeledir.

– Baş ağrısı, vücut ağrıları ve ateş görülebilir.

Herpes olan anneler doğum yaptığında bebeğin yüzünde, vücudunda ya da genital bölgesinde de uçuk benzeri lezyonlar oluşabilir. Bazı durumlarda herpes virüsü vücutta karaciğer ve beyin gibi diğer organlara yayılabilir.

Genital herpes nasıl anlaşılır?

Doktor sıvı dolu uçuk ve herpes yaralarından sıvı örneği alarak muayene için laboratuvara yollar. Fakat doktorlar genellikle fiziksel muayene ile herpes enfeksiyonunu tanılayabilir. Doku örneği alınması her zaman gerekli değildir, ancak doktor laboratuar testi ile tanıyı kuvvetlendirmek isteyebilir.

Genital herpes nasıl tedavi edilir?

Tedaviler salgınları ve yayılmayı azaltabilir, ancak herpes simpleks virüsünü yok edemez.

– İlaçlar

Antiviral ilaçlar, yaraları iyileştirir ve ağrıyı azaltmaya yardımcı olabilir. İlaçlar semptomları azaltmak için de kullanılabilir (karıncalanma, kaşıntı ve diğer belirtiler) .

– Genital herpes evde tedavi

Banyo veya ılık suyla duş yaparken hafif bir temizleyici kullanılmalıdır. Ayrıca, etkilenen bölge kesinlikle temiz ve kuru tutulmalıdır. Bol ve pamuklu iç çamaşırları giyilmelidir.

Genital iltihap uzun vadede tedavi edilebilir mi?

Genital herpes için tedavi yoktur ancak ilaçlar ile yayılma ve belirtiler azaltılabilir. Hastalık tamamen geçmez. Herhangi bir tetiklenme anında tekrar ortaya çıkabilir. Örneği genital herpes geçirmiş biri stres yaşadığında ya da çok fazla yorulduğunda lezyonlar tekrar ortaya çıkabilir.

Hamilelikte genital uçuk tedavisi:

Genital herpes durumlarında bebek için endişe etmek normal bir durumdur. Doğum sırasında genital herpes ortaya çıkarsa bebekte de genital herpes oluşabilir. Eğer geçmişte bu sağlık sorunu yaşandıysa mutlaka doğumdan önce doktora söylenmelidir. Doktor doğum tarihini lezyonların çıkış zamanına göre değiştirebilir. Doktorlar genellikle bebeğin sağlıklı doğması için hamilelik sırasında bebeğe zarar vermeyecek ama lezyonların oluşumunu engelleyebilecek ilaçları reçete ederler. Normal doğumun aksine bebeğe genital herpes virüsünün bulaşmasını engelleyeceği için sezaryen tavsiye edilebilir.

Genital herpesten kurtulmanın yolları?

Genital herpesi önlemenin tek yolu güvenli bir cinsel hayattır. Mümkünse prezervatif gibi yöntemler kullanılmalıdır. Bu gibi çözümler lezyonların bulaşmasını önleyecektir.

Devamını Oku

Gıda Alerjisi Nasıl Olur: Gıda Alerjisinin Belirtileri

Cilt Saç ve Tırnak Hastalıkları kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 9 defa okundu

Gıda Alerjisi Nasıl Olur: Gıda Alerjisinin Belirtileri

alerjik cilt kuruluğu

gıda alerjisinin belirtileri

Gıda alerjisi nasıl anlaşılır?

Gıda alerjileri sivilce gibi lezyonların oluşmasına neden olurken aynı zamanda cildin kurumasına sebebiyet verirler. Ayrıca egzama benzeri iltihaplar da oluşabilir. Bazı gıdalar tüketildikten sonra olumsuz belirtilerle karşılaşılırsa hangi gıdanın alerjik reaksiyon yarattığını öğrenmek için doktora başvurmak gerekmektedir.

– Hangi besinler alerji yapar?

Besin alerjisi belirli gıda proteinlerine karşı bağışıklık sisteminin abartılı bir tepki vermesi ile oluşur. Yüksek oranda alerjik olduğu düşünülen gıdalar arasında balık, ceviz, buğday, yumurta, süt ve soya gibi besinler bulunmaktadır. Alerji geliştirilen besin tüketildiğinde gıda proteinlerine karşı antikor oluşturarak kendini savunan bağışıklık sistemi alerjik reaksiyonların ortaya çıkmasına neden olur.

Gıda alerjisi belirtileri

– Sivilce

Alerjik reaksiyonlarda vücut kendini alerjen ve toksinlerden korumak cilt yüzeyinin üzerini sebum ile kaplar. Gerginlik sonucu ise sivilce artışı çoğalmaktadır. Tüm akne lezyonlarının bir dermatolog tarafından değerlendirilmesi gerekir.

– Gıda alerjisi ve kaşıntı

Besin alerjisi sonucunda ciltte egzama ve kuruma oluşabilir. Egzama özellikle çocuk sağlığını etkileyen kronik bir durumdur. Form olarak kaşıntılı ve çizik, kırmızı diken gibi olan lezyonlar ciltte yama görünümünün oluşmasına neden olur. Egzama lekeleri ciltte aşırı kurumaya neden olur. Bu nedenle besin alerjisi durumunda cildin nemli tutulması önemlidir.

– Diğer belirtiler nelerdir?

Besin alerjisine eşlik edecek diğer belirtiler cilt tahrişi, sindirim komplikasyonları, astım ve solunum sorunları gibi sağlık sorunlarıdır. Cilt döküntüleri genellikle kaşıntılıdır ve cilt tahriş olur. Sindirim komplikasyonları ise abdominal kramp, bulantı ve gaz gibi durumları içerir. Besin alerjisi olan bazı kişilerde nefes darlığı, hırıltı, öksürük ve göğüs ağrısı gibi belirtiler de görülebilir. Diğer solunum sorunları ise burun tıkanıklığı ve boğaz tahrişidir.

– Dikkat edilmesi gereken durumlar nelerdir?

Gıda alerjisi benzer belirtiler nedeniyle gıda intoleransı ile sık sık karıştırılır. Gıda intoleransı da egzama lekelerinde alevlenmeye neden olabilir. Doğru tanı için doktora başvurulması gerekmektedir.

Kistik Akneye Neden Olan Gıda Alerjenleri Nelerdir?

Gıda alerjenleri aknelerin çıkmasına neden olabilir. Ne yazık ki bazen bu akneler kistik özelliktedir.

– Gıda alerjisi neden olur?

Çeşitli faktörler sivilce oluşmasında etkili olabilir. Hormonal aktivitelerdeki değişiklikler yağ bezleri tarafından aşırı cilt yağ üretilmesini sağlar. Yağ ve ölü cilt hücreleri gözeneklerin yapışmasına neden olarak gözeneklerin içerisinde bakteri üremesine sebep olurlar. Kistik aknelerde bakteriler cildin derinlerine kadar ulaşır.

– Alerji ile oluşan kistik akneye doğal çözüm

Besin alerjisi, belirli bir gıda içerisinde bulunan proteine karşı bağışıklık sisteminin verdiği aşırı bir reaksiyondur. Vücut proteini bir istilacı olarak algılar ve protein ile mücadele etmek için histamin gibi maddeleri serbest bırakır. Bu bağışıklık tepkisi ağız ve kulaklarda kaşıntıya neden olabilir. En sık etkileyen ve kistik sivilce oluşmasına neden olan gıda alerjenleri; yumurta, balık, süt, yer fıstığı, kabuklu deniz ürünleri, soya, fındık ağacı ve buğday gibi besinlerdir.

– Diğer ciddi belirtiler

Gıda alerjisi sonucu oluşan sivilcelerin yanı sıra nefes almada güçlük ve solunum yolu enfeksiyonları gibi belirtiler de görülebilir. Bazı ağır vakalarda besin alerjisi ölümcül anafilaktik durumlara neden olabilir.

– Gıda alerjisine ne iyi gelir?

Birkaç ay için alerjik reaksiyona neden olan besinlerin tüketilmesi durdurulmadır. Tam iyileşme sağlanmadan aynı besin tekrar tüketilmemelidir. Eğer durum kronikse o besinden hayat boyu kaçınmak gerekebilir. Ayrıca besin alerjisini tetikleyen faktörler arasında stres ve fazla kilolar gibi etkenlerin de bulunduğu unutulmamalıdır. Özellikle stres vücutta hormon dengesini etkiler ve alerjik reaksiyonların oluşmasına neden olabilir.

Devamını Oku

Deri Altında Kanama Neden Olur: Deri Altı Kanaması Belirtileri

Cilt Saç ve Tırnak Hastalıkları kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 58 defa okundu

Deri Altında Kanama Neden Olur: Deri Altı Kanaması Belirtileri

deri altı kanaması tedavisi

deri altı kanaması tedavisi

Deri altı kanaması neden olur?

Damar patlamaları, az miktarda kan sızıntısına neden olarak deri içinde kanamalara neden olabilir. Cilt altında küçük kanamalar ve çatlamalar bu görüntüye neden olur. Cilt altındaki kanama deri üzerinden görülür. Çoğu durumda deri içinde kanama bölgesel yaralanmalardan kaynaklanmaktadır. Deri içinde kanama daha geniş, düz yamalar (purpura olarak adlandırılır) veya küçük noktalar (peteşi denir) şeklinde görülebilir. Bazı doğum lekeleri, cilt içinde kanamaya neden olabilir. Normalde cilde baskı yapıldığında o alan solar, ancak cilt altı kanamalarında baskı uygulandığında kızarıklık ve kanama daha çok ortaya çıkar. Cilt altında kanama genellikle morarma gibi izler bırakabilir. Genelde basit olan cilt altı kanamaları bazı durumlarda ciddi bir tıbbi durumun belirtisi olabilir. Cilt altında yoğun bir kanama fark edildiğinde bir dahiliye uzmanına danışılmalıdır.

Cilt altı kanama nedenleri:

Deri içinde kanamanın en sık karşılaşılan nedenleri şunlardır:

– Yaralanma

– Alerjik reaksiyon

– Kan enfeksiyonu

– Otoimmün hastalıklar

– Doğum

– Çürükler

– İlaç yan etkileri

– Kemoterapi yan etkileri

– Radyasyon yan etkileri

– Yaşlanmanın normal süreci olarak

Bazı enfeksiyon ve hastalıklar da cilt altında kanamaya neden olabilir. Bu durumlar şunlardır:

– Menenjit (beyin ve omurilik zarı iltihabı)

– Lösemi (kan hücrelerinin kanseri)

– Streotekok faranjiti

– Sepsis (tüm vücut enflamasyonu, bakteriyel enfeksiyon nedeniyle)

Aşağıdaki belirtilerden herhangi biri yaşanıyorsa hemen tıbbi bakım yapılması gerekir:

– Kanayan alanda ağrı

– Derinin içinde yayılan kanama

– Etkilenen cilt bölgesinde koyulaşma

– Kol ya da bacaklarda şişme

Deri altı kanaması belirtileri?

Deri içinde oluşan kanamalar kolayca fark edilebilir. Cilt üzerinde yamalar şeklinde oluşan kanamalar oluştuğundan mutlaka doktora danışılmalıdır. Doktor fiziksel muayenenin ardından hastaya bazı sorular sorarak teşhisi kuvvetlendirecek bilgileri toplar. Doktorlar genelde deri içinde kanama olduğunda şu soruları sorarlar:

– İlk kanamayı ne zaman fark ettiğiniz?

– Kanamaya eşlik eden başka bir semptom var mı?

– Bu belirtilerin ne zaman başladı?

– Herhangi bir spor aktivitesinde sakatlanma yaşadınız mı?

– Ağır bir makine kullandınız mı?

– Etkilenen bölgelerde yaralanma yaşadınız mı?

– Kanama alanında ağrı ya da acı var mı?

– Kanayan alan kaşınıyor mu?

– Kanama bozuklukları ile ilgili bir aile geçmişi var mı?

Doktor ayrıca herhangi bir tıbbi durum var mı ya da kullanılan stabil ilaçlar var mı sorar. Herhangi bitkisel bir takviye ya da aspirin, steroidler veya kan sulandırıcı ilaçlar alınıyor mu bu da sorulacak sorular arasındadır. Çünkü bu tür ilaçlar kanamaya neden olabilir. Doktorun sorduğu sorulara doğru cevaplar verilmelidir. Kanamanın nedeninin anlaşılması ve doğru tedavi yollarının izlenmesi için bu gereklidir. Doktor enfeksiyonu ve olası diğer tıbbi durumları tespit etmek için kan ve idrar testi isteyerek analiz edebilir. Gerekiyorsa, görüntüleme taraması veya ultrason gibi yöntemler ile bölgedeki doku ve kemikler incelenebilir.

Deri kanaması nasıl durdurulur?

Kanamanın nedenine bağlı olarak tedavi yöntemleri farklılık göstermektedir. Ciltte kılcal damar çatlaması tedavisi için mutlaka doktora gidilmelidir. Doktor kanamanın nedenini tespit ettikten sonra en doğru tedaviyi uygulayacaktır. Herhangi bir enfeksiyon veya tıbbi durum varsa reçeteli ilaç tedavisi ya da bu koşulları kontrol etmek ve vücuttaki enfeksiyon kurtulmak gerekebilir. Enfeksiyonu durdurmak kanamanın da durmasını sağlayabilir. Kullanılan ilaçlardan bazıları kanamaya neden oluyorsa bu ilaçların alımı durdurulur ve başka ilaçların kullanılması önerilir. Tedavisi kolay olan cilt altı kanamaları ara ara nüksedebilir. Bu durumda tekrar doktora görünmek gerekmektedir. Cilt altında küçük kanamalar genellikle zararsızdır. Ancak bazı durumlarda ciddi hastalıkların habercisi olabilir. Bu nedenle eğer cilt altındaki kanama çok uzun zamandır geçmiyorsa mutlaka en kısa zamanda bir doktora gidilmelidir.

Devamını Oku

Göz Altında Morluk Neden Olur: Göz Altı Morluklarının Nedenleri

Cilt Saç ve Tırnak Hastalıkları kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 14 defa okundu

Göz Altında Morluk Neden Olur: Göz Altı Morluklarının Nedenleri

göz altı morlukları tedavi yöntemleri

göz altı morlukları tedavi yöntemleri

Göz altı morlukları neden olur?

Göz altı morarması ve çökmesi pek çok neden ile oluşabilir. Deri altında kılcal damarlar (küçük kan damarları) çatladığında ya da sızıntı yaptığında göz altında lekeler oluşabilir. Genellikle oluşan göz altı morlukları bir travma ya da özellikle burun bölgesine alınan darbeler soncunda oluşur. Alınan darbeye göre oluşan morarmalar önce sararır sonra iki hafta içinde yavaş yavaş eski haline döner. Açıklanamayan morarmalar aile içi şiddet ya da şiddet belirtisi olabilir. Şu durumlara dikkat edilmelidir:

– Burun kırılması

– Beyin sarsıntısı

– Dang humması

– Epidural hematom

– Kafa yaralanması

– Subdural hematom

– Sarsılmış bebek sendromu

– Kafatası kırığı

– Hemophila A

Göz altı morlukları tedavisi:

Küçük bir yaralanma nedeniyle göz altılarında oluşan morarmalar buz ve ağrı kesici ilaçlar ile tedavi edilebilir. Morarma, şişlik ve ağrı duyulan bölgelere ilk 24 saat içinde 20 dakika soğuk kompres uygulanmalıdır. 24 saat ile 72 saat arasında ise sıcak kompres uygulanabilir. Tıbbi tedavi için fiziksel muayenenin ardından kırık şüphesi olunan durumlarda CT tarayıcıları ve yüz ya da kafa röntgeni çekilebilir. Gözün kendisinde bir yaralanma varsa hasta göz doktoruna sevk edilir. Kafa yaralanması şüphesi olduğu durumlarda ise beyin cerrahından yardım alınacaktır. Yüz kırıkları olduğunda kulak burun boğaz uzmanı yardımcı olabilir. Eğer göz altı morlukları ile birlikte yüzde ciddi yaralar varsa hastayla estetik cerrah ilgilenebilir.

Eğer göz morarması ile birlikte şu belirtiler varsa acil tıbbi yardım istenmesi gerekmektedir:

– Kırıklar

– Kırık dişler

– Baş ağrısı

– Görme kaybı

– Bilinç kaybı

– Burundan kan ya da berrak bir sıvı gelmesi

– Göz yüzeyinde kan

– Göz kapaklarında aşırı şişme

– Bulanık görme veya görüş açısında daralma

– Gözlerde kızarma

– Davranış değişiklikleri: unutkanlık, uyuşukluk

– Bulantı, kusma veya baş dönmesi

– Yürüyüş değişiklikleri veya yürümede zorluk

Göz morarmasının nedenleri:

1- Burun kırılması

Bu durum acil bir durum olarak kabul edilir. Acil tıbbi müdahale yapılması gerekir. Burunda herhangi bir çatlama, kırılma ya da kayma olduğunda kıkırdak da bundan etkilenebilir. Genelde burun çevresinde şişme ve göz altında morluk oluşur.

2- Beyin sarsıntısı

Acil kabul edilen sağlık durumlarından biridir. Acil tıbbi müdahale gerektirir. Beyin sarsıntısı hafif travmatik beyin hasarına neden olabilir. Beyin sarsıntısı beyin fonksiyonlarını etkiler ve çok şiddetli semptomlara yol açabilir. Genellikle hastada göz altında morarma oluşur.

3- Kafa yaralanması

Acil bir durum olan kafa yaralanması kafatasında, beyinde ya da sadece kafa derisinde olabilir. Bazı durumlarda yüzde şişme ve göz altında morluklar ortaya çıkabilir.

4- Faktör V eksikliği

Faktör V eksikliği çok nadir olarak görülen kanda pıhtılaşma bozukluğudur. Kanın yavaş ve uzun sürede pıhtılaşması burun kanamaları ve göz altında morarmalar gibi belirtiler gösterebilir.

5- Von Willebrand hastalığı

Von Willebrand hastalığı, von willebrand faktörünün yani kan pıhtısı yardımcı olan bir maddenin eksikliği nedeni ile oluşur. Bir çeşit kanama bozukluğudur. Burun kanamaları, kolay zedelenmeler ve göz morarmalarına neden olabilir.

6- Hemofili A

Hemofili A (faktör VIII eksikliği) kan pıhtılaşma bozukluğu hemofili denilen en yaygın şeklidir. Uzun süreli kanama, kireçlenmiş eklemler ve açıklanamayan çürükler görülebilir.

7- Subdural hematom

Subdural hematom genellikle bir kafa travması nedeni ile beyin yüzeyinin altında kan birikimi ile oluşan ve ölümcül olan bir durumdur. Kafatası içine kan birikir. Bu birikim beyne basınç yaparak baş ağrısına, nöbetlere, konuşmada zorluğa ve göz morarmalarına neden olabilir. Acil müdahale edilmesi gerekir.

8- Epidural hematom

Epidural hematom; kafatası ve beyin koruyucu zar arasında kan birikmesi ile oluşur. Bu durum genellikle kafatası travmaları ve yaralanmaları ile ortaya çıkar. Soncunda beyin hasarı ve ölüm riski oluşabilir.

9- Sarsılmış bebek Sendromu

Sarsılmış bebek sendromu, şiddetle bebeğin sallanması ile oluşur. Bu durum bebekte ciddi komplikasyonlara neden olabilir.

10- Faktör II eksikliği

Faktör II eksikliği de çok nadir bir kan pıhtılaşma bozukluğudur. Kanın pıhtılaşmasını sağlayan protrombin proteini eksikliği ile oluşur. Ağır vakalarda, açıklanamayan morarma, kanayan diş eti ve burun kanamaları görülebilir.

11- Kafatası kırıkları

Kafatası kırıkları çok ciddi durumlardır. Tedavi edilmediğinde öldürücü olabilir. Kafatasında bulunan herhangi bir kemik kırıldığında beyin dokusuna zarar verebilir. Beyne baskı yapan kemik kanamaya da neden olabilir. Genelde kafatası kırıklarının nedeni alınan darbelerdir. Ve kırığın en önemli belirtileri arasında göz bölgesinde oluşan morarmalar vardır.

12- Ebola virüsü ve hastalık

Ebola virüsü ciddi sağlık sorunlarına neden olur bu nedenle acil müdahale gerekmektedir. Ebola hastalığı ya da ebola kanamalı ateşi ölümcül hastalıktır. Göz bölgesinde morarmaya neden olabilir.

13- Noel hastalığı (hemofili B)

Noel hemofili B veya faktör IX hemofili olarak da bilinen bu durum nadir olarak görülen genetik bir bozukluktur. Kan pıhtılaşmasında sorun olan bu hastalık göz altında yoğun morarmalara sebebiyet verebilir.

14- Faktör X eksikliği

Faktör X eksikliği, Stuart Prower faktör eksikliği olarak da bilinir. Yeterli faktör X üretilmediğinde kanda X proteini üretilmez ve kan pıhtılaşması daha yavaş olur.

15- Dang humması

Dang humması bir çeşit sivrisinek tarafından yayılır. Bu hastalığa dört dang virüsü neden olur. Virüs vücuda girdikten sonra bazı belirtiler ortaya çıkabilir. Sarı hummaya da neden olabilen bu hastalık göz bölgesinden morarmaya neden olabilir.

16- Faktör VII eksikliği

Faktör VII eksikliği bir kan pıhtılaşması bozukluğudur. Özellikle ameliyat ya da yaralanmaların ardından uzun süre kanamaya neden olur. Göz altında kılcal damarlarda herhangi bir sızıntı ya da çatlama olduğunda kanama durmaz ve kan göz altında derinin içinde toplanır. Zaman geçtikçe kırmızı görüntü yerini morarmalara bırakır.

17- Burun kanamaları

Burun kanamaları çok yaygın olarak görülebilen durumlardır. Bazı durumlarda ciddi tıbbi sağlık sorunları nedeni ile oluşabilir. Eğer burun kanaması sık sık oluyorsa ya da 20 dakikadan fazla sürüyorsa mutlaka doktora gitmek gerekir. Ayrıca burun kanamalarının ardından göz altında morluklar oluşabilir. Oluşan morluklar genellikle 1 hafta içinde geçer.

18- Göz için acil durumlar

Göze yabancı bir cisim girmesi, göz içi yaralanmaları ve kimyasal yanıklar ciddi durumlardır. Acil tıbbi müdahale gerektirebilir. Gözle ilgili durumlarda şişme, kızarıklık ya da göz altında morarma gibi durumlar görülebilir.

Göz altı morlukları nasıl geçer?

Göz altı morlukları için doğal ve bitkisel çözüm önerileri de uygulanabilir. Soğuk kompres ve soğuk çay uygulamaları oldukça etkili olacaktır. Göz morarmasına patates de oldukça etkili gelmektedir.

Göz morarması kaç günde geçer?

Genellikle göz morarması en fazla 1 hafta sürer. Eğer göz altında morarma bir nedene bağlı değilse ve giderek artıyorsa ya da 1 haftadan fazla sürdüyse mutlaka bir sağlık kuruluşuna giderek muayene olunmalıdır. Bazı durumlarda göz morarmalarının altında başka ciddi hastalıkların olabileceği unutulmamalıdır.

Devamını Oku

Cilt Lekeleri Nasıl Geçer: Cilt Lekelerine Çözüm

Cilt Lekeleri kategorisine 20 Kasım, 2016 tarihinde eklendi, 37 defa okundu

Cilt Lekeleri Nasıl Geçer: Cilt Lekelerine Çözüm

cilt lekeleri tedavisi

cilt lekelerine çözüm

Ciltteki beyaz lekeler neden olur?

Cilt lekeleri yaklaşık 1 cm genişliğine vücudun herhangi bir bölgesinde oluşan beyaz lekelerdir. Genellikle ciltte çıka beyaz lekeler fiziksel bir travma sonucunda oluşur. Vitiligo (deri üzerinde beyaz yamalar ile karakterize bir deri hastalığı) ve kızamık (kırmızı maküller içeren bir enflamatuar deri hastalığı) gibi hastalıklar nedeni ile deride lekelenmeler oluşabilir. Cilt lekeleri bebeklerde dahil olmak üzere her yaştan insanda oluşsa da en sık olarak ileriki yaşlarda ortaya çıkar. Genellikle oluşan bu lekelere maküller denir.

Maküller teşhisi nasıl yapılır?

Vücudun herhangi bir bölümünde görülen maküller özellikle sırt, göğüs, kollar ve yüz üzerinde daha sık görülmektedir. Cilt lekeleri hafif olduğunda hipopigmente koyu olduğunda ise hiperpigmente olarak adlandırılır. Doğum lekeleri de küçük bir maküller yapıdır. Döküntü rengi vücudun cilt renginden farklı ise bu da bir tür maküller tipi cilt lekesi olabilir. Ayrıca enfeksiyon ve pigment ölümü ile oluşan hastalıklarda da beyaz cilt lekeleri oluşur. Eğer ciltte beyaz ve kaşıntılı beyaz lekeler oluşuyorsa bir doktora görünmek gerekir. Çünkü kaşıntı bir enfeksiyon belirtisi olabilir.

Ciltteki beyaz lekelerin sebebi:

Maküller cilt görünümünü etkileyen birçok farklı koşullar tarafından oluşabilir. Bu değişiklikler cilt üzerinde görünür renk değişimlerine neden olduğu için çabuk fark edilir. Maküllerin oluştuğu bazı durumlar şunlardır:

– Vitiligo

– Cilt kanseri

– Ultraviyole ışık sonucu oluşanlar (yaşlılık lekeleri)

Maküller için mevcut tedavi seçenekleri nelerdir?

Maküller tipinde cilt lekeleri tanısı konulduğunda ciddi bir durum yoksa tıbbi bir tedavi gerekmeyebilir. Eğer ciltte oluşan lekelerde büyüme, kaşıntı ya da yayılma görülürse tedavi gerekebilir.

– Vitiligo nasıl geçer?

Vitiligo ciltte beyaz lekelerin oluştuğu bir cilt hastalığıdır. Hastalık özellikle güneş ışığı ile yayılır ve gelişir. Erken tedavi ile lekelerin yayılması engellenebilir. Işık tedavisi, immünsupresif ilaçlar ve deri nakli gibi tedavi yöntemleri de denenebilir. Çoğu durumda hastalar beyaz lekeleri kapatmak için kozmetik ürünleri kullanırlar. Pigment eksikliği nedeni ile oluşan vitiligo hastalığının kesin bir tedavisi yoktur. Bu nedenle sadece lekelerin yayılması durdurulabilir ve oluşan lekeler biraz daha küçültülebilir.

– Doğum lekesi nasıl gider?

Doğum lekeleri genellikle maküller yapıdadırlar ama çoğalmazlar ya da yayılmazlar. Sadece deri büyükçe o oranda leke de genişler. Ve kesin bir tedavisi yoktur. Bu lekeler sağlık sorununa neden olmazken kötü bir görüntü oluşturduğu için rahatsız edici olabilir. Bu nedenle estetik uzmanlarına başvurulabilir ve lekeler çeşitli tedavi yöntemleri ile ortadan kaldırılabilir.

– Cilt kanseri nasıl geçer?

Cilt kanseri lezyonlarının neden olduğu maküller cilt lekeleri kemoterapi veya radyasyon terapisi kullanılarak tedavi edilebilir. Herhangi bir kanserli büyüme anormal boyutlara ulaştığında ve ciltte çıkıntı oluştuğunda bu tümörler cerrahi müdahaleler ile çıkartılabilir.

Cilt lekeleri uzun vadede nasıl sonuçlara neden olur?

Maküller tipi cilt lekeleri cildin görüntüsünde bozulmalara neden olurken genellikle herhangi ciddi bir sağlık sorununa sebebiyet vermez. Ancak ciltte oluşan beyaz lekeler görüntüyü etkileyebildiği için bazı insanlarda ruhsal ve duygusal bozukluklara neden olabilir. Başlıca ruhsal sıkıntı belirtileri şunlardır:

– Anksiyete

– Depresyon

– Sosyal anksiyete

Cilt lekelerinin çoğalması ile oluşan ruhsal sıkıntılar hayatı etkileyen bir hale gelirse konuşma terapileri yapılması gerekebilir. Bu nedenle hastanın bir psikoloğa başvurması yararlı olacaktır. Terapi seansları iyi gelmediğinde hastaya antidepresanlar verilebilir.

Ayrıca cilt kanseri nedeniyle oluşan maküller cilt lekeleri hasta iyileştiğinde ciltte iz ve kalıcı renk değişikliklerine neden olabilir. Bazı durumlarda cilt kanseri tekrar nüksedebilir.

Cilt lekeleri için bitkisel çözümler kullanılabilir. Ancak doğal çözümler kullanılmadan önce mutlaka bir doktora danışılmalıdır.

Devamını Oku

Sivilce Nasıl Geçer: Sivilce İçin Doğal Çözümler

Cilt Saç ve Tırnak Hastalıkları kategorisine 20 Kasım, 2016 tarihinde eklendi, 2 defa okundu

Sivilce Nasıl Geçer: Sivilce İçin Doğal Çözümler

sivilceler için tedavi

sivilceler için tedavi

Sivilceye ne iyi gelir?

Cilt bulunan gözenekler içerisinde yağ bulunmaktadır. Bu yağ aslında cildi bakterilere ve kire karşı korur. Ciltte fazla yağ üretilmesi ise sivilcelerin oluşmasına neden olabilir. Herkes yaşamının bir döneminde sivilce sorunu ile karşılaşmıştır. Sivilceler diğer adı ile akneler en yaygın cilt sorunlarından biridir. Sivilceler ciddi bir sağlık sorunu olmasa da oldukça rahatsız edicidir. Ayrıca duygusal sıkıntılara neden olabilir.

Sivilce neden olur?

Akne; yağ, ölü deri veya bakterilerin gözenekler içerisinde birikmesi ile oluşur. Cildin her gözeneğinde folikül vardır. Folikül saç ve yağ bezinden oluşur. Bu yağ bezleri cildin nemini sağlamak için sebum üretir. Sebum cildin yağ dengesini korurken yumuşak olmasını sağlar. Sebumun fazla üretilmesi sivilcelerin çıkmasında ana etkendir. Başlıca sivilce nedenleri şunlardır:

– Gözeneklerde çok fazla yağ ya da sebum folikül üretilmesi
– Ölü deri hücrelerinin gözeneklerde birikmesi
– Bakterilerin gözeneklerin içine yerleşmesi

Genel olarak sivilceleri oluşturan bakteriler ve yağlar gözenek içinde birikerek dışarı çıkamaz. Bu durumda cilt yüzeyinde içi yağ dolu kabarcıklar oluşur.

Sivilceyi tetikleyen nedenler?

Sivilceye neden olan faktörlerin genel olarak besinlere dayandığına inanılır. Fakat beslenme şekli sivilcelere neden olan en az etkili faktörler arasındadır. Sivilce için başlıca risk faktörleri şunlardır:

– Ergenlik veya gebelik nedeniyle hormonal değişiklikler
– Doğum kontrol hapları veya kortikosteroidler gibi bazı ilaçlar
– Beslenme düzeni içerisinde rafine şeker veya zengin karbonhidratlar tüketmek (ekmek ve patates kızartması gibi)

Gençlerin çoğunda ergenlik sivilcesi görülebilir. Ergenlik süresinde hormonal değişiklikler en üst düzeydedir. Hormonlardaki değişiklikler yağ ve sebum üretimini artırabilir.

Sivilce belirtileri nelerdir?

Akne vücut üzerinde herhangi bir yerde bulunabilir. En sık yüz, sırt, boyun, göğüs ve omuzlar üzerinde gelişir. Sivilceler genellikle beyaz ya da sarı renktedirler. Bazen de siyah nokta denilen şekillerde kendini gösterebilir. En sık karşılaşılan sivilce türü de siyah noktalardır. Siyah noktaların yanı sıra şu tip lezyonlar da oluşabilir:

– Papüller: Küçük kırmızı diken diken görünen ve enfekte saç köklerinin neden olduğu lezyonlar.
– Püstüller: İltihaplı küçük kırmızı sivilce türleri.
– Nodüller: Deri yüzeyinin altında olan beze şeklindeki topaklar. Genellikle normal sivilceye oranla daha çok acı verir.
– Kistler: Genellikle ağrılı ve irin içeren, deri altında bulunan enfeksiyonlardır.

Sivilce tanısı doktorun fiziksel muayenesi ile derinin incelenmesi sonucu konmaktadır.

Sivilce için doğal çözümler:

– Ciltte bulunan aşırı yağ ve kiri yok etmek için her gün hafif bir sabun ile cilt temizliği yapılmalıdır.

– Saçlar düzenli olarak şampuanlanmalı ve şampuanın yüze temas etmemesine dikkat edilmelidir.

– Sivilceler ile oynanmalıdır.

– Şapka ve sıkı saç bantları kullanmaktan kaçınılmalıdır.

– Gün içinde yüze dokunmaktan kaçınılmalıdır.

– Su bazlı makyaj malzemeleri kullanılmalı, cildin hava alması engellenmemelidir.

– Sivilceye aspirin oldukça faydalı gelmektedir. Aspirin ezilerek su ile hamur kıvamına getirilir. Ardından etkilenen alana uygulanır.

– Sivilce için hint yağı da etkili doğal çözümler arasındadır.

– Sivilceye limon suyu da sürülebilir. Sivilce iltihabının kısa sürede kurumasını sağlar.

Sivilce için ilaç tedavisi

Bakterileri öldürmek ve cildin yağlanmasını önlemek için bazı ilaçlar kullanılabilir. Bu ilaçlar içerisinde şu maddeler bulunmaktadır:

– Benzoil peroksit: Sivilce çıkmasını engellemek ve var olan sivilceleri kurutmak için kullanılır.
– Kükürt: Losyonlar, temizleyiciler ve maskelerde bulunan kendine özgü kokusu ile doğal bir maddedir.
– Rezorsinol: Ölü deri hücreleri kaldırmak için kullanılan bir maddedir.
– Salisilik asit: Daha çok sabunlarda bulunmaktadır. Cildi temizlemek için kullanılır.

Bazı durumlarda doktor oral veya topikal antibiyotikler verebilir. Bunlar sivilceye neden olan bakterilerin ölmesini sağlayacaktır. Genellikle bu antibiyotikler vücudun direncini kırmamak için kısa bir süre kullanılır.

Devamını Oku

Zona Nasıl Geçer: Zonaya Bitkisel Çözüm

Bakteriyel ve Vİral Hastalıklar kategorisine 20 Kasım, 2016 tarihinde eklendi, 15 defa okundu

Zona Nasıl Geçer: Zonaya Bitkisel Çözüm

zonaya bitkisel çözüm

zonaya bitkisel çözüm

Zona nasıl olur?

Zona vücut üzerinde bazı bölgelerde ağrılı döküntüye viral bir enfeksiyondur. Zona belirtileri arasında ciltteki döküntülerin yanı sıra bu döküntülerin neden olduğu ağrılar da vardır. Bu döküntü vücut üzerinde herhangi bir yerde oluşabilir, ancak en yaygın olarak gövde üzerinde görülür. Suçiçeği hastalığında olduğu gibi zona hastalığına da varicella zoster virüsü neden olur. Bir kez suçiçeği geçiren insanlarda virüs kendini gizlemeye alarak ilerleyen zamanlarda herhangi bir stres durumunda zona olarak ortaya çıkabilir. Zona hastalığı tedavisi için genellikle anti viral ilaçlar verilir. Bu ilaçlar virüsü ortadan kaldırmaz fakat hastalığın süresini azaltırken aynı zamanda belirtileri azaltmaya yardımcı olur. Zona hastalığının belirtilerini en aza indirmek için bazı doğal çözümler de denenebilir.

Zonaya ne iyi gelir: Zonaya bitkisel tedavi

– Serin bir banyo yapın.

Serin su zona döküntülerinin oluşturduğu acı ve rahatsızlığı hafifletirken cildin rahatlamasına yardımcı olur. Su ne çok sıcak ne de çok soğuk olmalı. Virüs temasla bulaşabileceği için kıyafetler de sık sık sıcak suda yıkanmalıdır. Ayrıca ciltte oluşan kesikler ve yaralar virüsün kolay bulaşmasına neden olacağı için virüsten şüphelenilen kişilerle temastan kaçınılmalıdır. Zonaya buz kompresi de uygulanabilir.

– Islak kompres uygulayın.

Soğuk ağrı ve tahrişi azaltırken ıslaklık cildin rahatlamasını sağlayacaktır. Bir havlu ya da bez su ile ıslatıldıktan sonra fazla sıkılır. Bez zona döküntülerinin üzerinde birkaç dakika kadar bekletilir. Kesinlikle buz paketleri kullanılmamalıdır. Her uygulamadan sonra cilde temas ettirilen bez ya da havlu yüksek sıcaklıkta yıkanmalıdır. Çünkü virüs havlu ile başka bölgelere de yayılabilir.

– Yulaflı banyo uygulaması yapın.

Yulaf ezmesi banyoları ve nişasta banyoları, ağrılı ve tahriş olmuş cildi iyileştirmek konusunda oldukça etkilidir. Yulaf ezmesi ılık banyo suyuna eklenir. Sıcak su kullanılmamalıdır. Çünkü sıcak su cildin daha da tahriş olmasına ve döküntülerin kötüleşmesine neden olabilir.

– Yatıştırıcı losyon kullanın.

Bazı yumuşatıcı losyonlar zonadan etkilenen bölgelerin hafifletilmesini sağlayabilir. Fakat losyonların içerisinde parfüm ya da alkol bulunmaması gerekmektedir. Mesela etkilenen alanlar üzerinde tutya taşı yağı gibi yatıştırıcı losyonlar kullanılabilir. Losyonlar uygulandıktan sonra eller hemen yıkanmalıdır. Virüsün ellere oradan da vücudun diğer bölgelerine yayılması olası olacağı için el dezenfektanı kullanılması önerilir.

– Doğal ağrı kesiciler kullanın.

Acı biberde bulunan capsaicin maddesi bazı kremlerde de bulunmaktadır. Bu madde zonanın neden olduğu ağrıların azaltılmasında kullanılabilir. Capsaicin biber özü doğal bir ağrı kesici olarak yüzyıllardır kullanılmaktadır. Biber özlü kremler zonanın iyileşme süresini kısaltmasa da ağrıyı en aza indirecektir. Zonaya kantaron yağı da iyi gelmektedir. Etkilenen alanlara sürülmesi yeterlidir.

Doğal tedaviler ile zona hastalığı tedavi edilebilir mi?

Antiviral ilaçlar zona tedavisinde oldukça etkili sonuçlar vermektedir. İlaç kullanırsanız zona daha uzun sürede geçecektir. Fakat doğal takviyelerle bu süreyi kısaltabilirsiniz.

Zona ağrısı nasıl geçer?

Zona ağrısı için ağrı kesici ilaçlar kullanılabilir. Aynı zamanda iltihabın azaltılması için zona antibiyotik tedavisi gereken bir hastalıktır. İlaç kullanımı için mutlaka doktora danışılmalıdır.

Zona hastalığı kendi kendine belirli bir zaman sonra geçer. Fakat önemli olan hastalık sırasında ortaya çıkan ağrı ve lekelerin verdiği rahatsızlığı dindirmektir. Kullanılan ilaçların birçoğu ağrıyı hafifletmeye yardımcı olur. Ancak doğal tedaviler ile desteklenen vakalarda hastalık daha hızlı atlatılmaktadır. Zona lekeleri giderek çoğalıyorsa ya da vücudun farklı bölgelerine yayılmaya başladıysa mutlaka bir doktora görünmek gerekir. Çünkü hastalığın altında başka nedenler de olabilir. Zona hastalığından korunmak için temel kural stresi azaltmaktır. Yoğun stres altındaki hastalara bu durumu atlatmaları için meditasyon, yoga ya da nefes egzersizleri gibi yöntemler de önerilebilir. Hastanın stresi azaltması zona lekelerinin yayılmasını da engelleyecektir. Genellikle ağır depresyon ya da aksiyete bozukluklarında doktorlar tedavi sürecinde hastayı bir psikoloğa yönlendirebilir. Hem fiziksel hem de psikolojik tedavi yöntemleri ile iyileşme süreci desteklenir ve hastalık kısa süre içinde atlatılır.

zona tedavisinde kullanılan ilaçlar zona bulaşıcı mı

Devamını Oku