"Beslenme" Kategorisi

Beyin Sağlığına İyi Gelen Yiyecekler: Beyin Sağlığı İçin Faydalı Besinler

Beslenme kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 259 defa okundu

Beyin Sağlığına İyi Gelen Yiyecekler: Beyin Sağlığı İçin Faydalı Besinler

beyin sağlığı için faydalı besinler

beyin sağlığı için faydalı besinler

Beyin sağlığı için neler yapılmalı?

Alzheimer hastalığı, manik depresif hastalığı, parkinson hastalığı, depresyon, anksiyete bozuklukları, ruh hali ve bilişsel bozukluklar gibi birçok hastalığın tedavisine ek olarak bazı besinler ile beyin sağlığına katkıda bulunulabilir. Massachusetts, UltraWellness Merkezi Medikal Direktörü ve kurucusu Dr. Hyman bazı gıdaların alınmasının psikiyatrik tedavide en az ilaç tedavileri kadar etkili olduğunu söylemektedir. Beyin sağlığını korumak için beslenme düzenine mutlaka dikkat edilmelidir.

Beyin sağlığı nasıl korunur?

– Depresyon

McLean Hastanesi araştırmacıları, omega 3 yağ asitleri (somon, ton balığı, sardalye, ceviz) açısından zengin besinlerin ve üridin (şeker pancarı ve şeker pekmezi) içeren gıdaların antidepresan etki yarattığını doğrulamaktadır. Bu gıdaların her biri tek başına ya da birlikte tüketilebilir. Ulusal Akıl Sağlığı Enstitüsü göre dünyada yetişkin nüfusun yüzde 10’u giderek çevresel toksinler tarafından etkilenmekte ve depresif bozukluklar göstermektedir.

Beyin sağlığı için ne yemeli?

– Anksiyete

Proteinle beslenmek ve yüksek kaliteli tahıl ve sebzeleri her öğünde tüketmek anksiyete tedavisine yardımcı olmaktadır. Tercihen günde beş ya da altı küçük öğünler yenilmesi ve her öğünde protein porsiyonlarının ufak miktarlarda bulunması kandaki insülin miktarının dengelenmesine yardımcı olur. Ayrıca enerji seviyelerinde yükselir ve beyin nöronları etkinleşir. Sebze ve kepekli tahıllar içerdikleri karbonhidrat ile beyinde serotonin salgılanmasına yardımcı olarak uyku döngülerini düzene sokar ve konsantrasyonu artırır. Selenyum, yeşil yapraklı sebzeler, yumurta, tahıllar, ton balığı ve kuşkonmazda bulunan bir mineraldir. Selenyum eksikliği nörotransmitterde işlev bozukluğu yaratarak endişe duygularını artırır. Dengeli bir beslenmede organik et, sebze ve tahıl ürünlerine bol bol yer verilmelidir. Bu besinler beynin beslenmesini sağlarken ruhsal hastalıkların oluşumunu da engellemeye yardımcı olur.

Beyin sağlığı ve unutkanlık

– Hafıza sorunları

Dr Tim Johnson (ABC News) kolesterol düzeyleri ile beyin sağlığı arasında güçlü bir bağlantı olduğunu savunurken; besinlerin hafıza sorunlarında etkili olduğunu söylemektedir. Yüksek yoğunluklu lipoprotein (HDL) kolesterol yani iyi kolesterolün yükselmesi; hafıza sorunlarını engellerken beyin hasarı, kalp krizi ve felç gibi ciddi sağlık sorunlarının oluşma riskini de düşür. Ayrıca bu durum sinir hücresi olan sinapslarda asist ve plak oluşmasını aza indirerek azheimer hastalarının beyinlerinde bulunan beta-amiloid oluşumu teşvik eder. HDL yani iyi kolesterol seviyesinin yükselmesi için beslenme düzeninde mutlaka zeytinyağı, bitki tohumları, soya ürünleri, ceviz ve yeşil yapraklı sebzeler bulunmalıdır.

Hangi yiyecekler beyni güçlendirir?

Bazı gıdalar beyin sağlığını tehlikeye atabilir. Beyinde hasar oluşmasına neden olan bu gıdalar yüksek fruktoz mısır şurubu, trans veya hidrojene yağlar, şeker ve yapay tatlandırıcılar, alkol, tütün, işlenmiş gıdalar, fast food ürünleri, sakatat ve cıva içeren deniz ürünleridir. Bu gıdalardan mümkün olduğunca kaçınılmalı ya da az tüketilmelidir.

Beyin en önemli organlardan biridir. Beyin sağlığının etkilenmesi tüm vücut sağlığını etkiler. Herhangi bir beyin hastalığı ile sinir sisteminde hasar oluşabilir ya da ruhsal sağlık bozulabilir. Alzheimer, Parkinson ve hafıza kaybı gibi beyinsel aktivitelerin hasar gördüğü hastalıkların geri dönüşü yoktur. Hastalık belirtiler göstererek hızla ilerleyebilir. Bu nedenle erken teşhis önemli olduğu kadar hastalıklar oluşmadan önlem almak da oldukça önemlidir. Beslenme planında beyin sağlığını destekleyici besinlere mutlaka yer verilmelidir. Eğer herhangi bir sağlık sorunu yoksa beyin sağlığı için yapılması gerekenler arasında ilk sırada bol bol zeytinyağı, yeşil yapraklı sebze ve meyveler, tahıl ürünleri ve lifli gıdalar tüketilmesi gelmektedir. Beyin sağlığına iyi gelen yiyecekler ve bitkilerin mutlaka beslenme düzeninde olması gerekir. Özellikle kötü kolesterolün yükselmemesi ve iyi kolesterolün dengelenmesi için yoğun trans yağı içeren yemeklerden, şeker ve tatlandırıcılardan kaçınılmalıdır. Sigara ve alkol gibi kötü alışkanlıklardan uzak durulmalıdır. Sigara damarlarda plak birikimine neden olarak kolesterol seviyesinin yükselmesine neden olabilir. Eğer başka kronik bir hastalık söz konusu ise hangi besinlerin alınması gerektiği konusunda bir doktora danışılabilir.

Devamını Oku

Sağlıksız Beslenmenin Zararları: Sağlıksız Beslenme Alışkanlıkları

Beslenme kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 94 defa okundu

Sağlıksız Beslenmenin Zararları: Sağlıksız Beslenme Alışkanlıkları

kötü beslenme alışkanlıkları

sağlıksız beslenme alışkanlıkları

Sağlıksız besinler nelerdir?

Sağlıklı beslenmenin püf noktaları vardır. Beslenme düzeni içerisinde bol bol meyve, sebze ve tahıllara yer verilmelidir. Ancak şeker ihtiyacını karşılamak için ek besinler de tüketilebilir. Vücudun belirli bir şeker ihtiyacı olsa da bu orandan daha fazla şeker tüketilmesi ya da çok daha fazla kaloriye sahip besinler tüketilmesi kilo alınmasına neden olabilir. Bu nedenle beslenme düzenine dikkat edilmeli; kilo kontrolünü sağlamak için bazı besinlerin tüketimine sınırlandırma getirilmelidir.

Sağlıksız besinler listesi

1. Kahvaltı gevrekleri

Sabah hızlı bir kahvaltı seçeneği olan kahvaltı gevrekleri tahıl ve lif açısından zengin olsa da yüksek şeker oranına sahiptir. Kahvaltılık tahıllar % 50’si şeker olan besinlerdir. Örneğin, 1 kase şekerli ya da ballı kahvaltılık gevrekte 20 g şeker bulunmaktadır. Tahıl gevrekleri (üzümlü gevrek, granola ve müsli gibi) sağlıklı besinler gibi gözükse de içerdikleri şeker nedeni ila kan şekerinin yükselmesine ve kilo alınmasına neden olabilir. Mısır gevreği tüketilecekse daha düşük şeker içeren ürünler tercih edilmelidir.

2. Kekler

Kekler en kalorili besinler arasındadır. Sadece bir büyük dilim kekte 460 kalori, 15 gr yağ ve 44 g şeker bulunmaktadır. Kek ve kek ürünlerinde tere yağ kullanıldığında bu oranlar çok daha fazlalaşır. Eğer kek tüketilecekse ince bir dilim tüketilmeli ve mümkünse çikolatalı ya da fındıklı kekler yerine meyveli kekler tercih edilmelidir.

3. Cips

Cips kalorisi yüksek bir besindir. Bir adet küçük boy cipste 160 kalori ve 10 g yağ bulunmaktadır. Sebzeli cipslerde de düşünülenin aksine yağ ve yüksek miktarda kalori bulunmaktadır. Cips aslında bir porsiyon patates kızartmasına eş değer besin öğelerine sahiptir

4. Puding

Markette satılan hazır pudingler hızlı hazırlanan aperatiflerdir. Sık tüketilen bu ürünler aslında oldukça yüksek şeker oranlarına sahiptir. Birçok puding protein açısından yetersizken kalori açısından yüksek değerlere sahiptir. Örneğin, vanilyalı pudingin bir porsiyonu 21 gram şeker içermektedir. Bu 5 adet küp şekere eşittir. Bu tür hazır ürünler yerine evde daha az şekerli sağlıklı pudingler hazırlanabilir.

5. Gazlı içecekler

Şekerli ve gazlı içeceklerin sağlıksız olduğu herkesçe bilinmektedir. Bu tür içecekler çok fazla şeker ve dolayısı ile kalori içerir. 20 oz meşrubat bir adet çikolataya eşdeğerdir. Son araştırmalara göre soda ve diğer şekerli içecekler; kilo alınmasına ve hatta obeziteye neden olmaktadır.

6. Kızarmış patates

Kızarmış patateste çok fazla yağ ve kalori bulunmaktadır. Orta boy bir patates tabağında 380 kalori ve 19 g yağ bulunmaktadır. Bu nedenle patates kızartması belirli oranlarda tüketilmelidir.

7. Çörek

Çörek ve yeni çıkan cupcakelerde de çok fazla şeker bulunmaktadır. Çoğu çörekte fıstık ezmesi ve jöle, tuzlu karamel ve kahve gibi kalorili besinler bulunmaktadır. Veganlar için sebzeli olarak üretilen çöreklerde bile kalori oranı oldukça yüksektir. Genellikle 1 adet çörekte 310 kalori, 14 gram yağ, 6g doymuş yağ ve 14g şeker bulunmaktadır.

8. Tatlandırıcılar

Tatlandırıcılar sanılan aksine şeker içeren ek besin takviyeleridir. Normalde günde içilen her meşrubata tatlandırıcı eklendiğinde toplamda 355 kalori alınır. Bu da 22 çay kaşığı şekere eşittir. Amerikan Kalp Derneği kadınların en fazla 100 kalori veya 6 çay kaşığı şeker tüketmesini önerirken erkeklerin 9 çay kaşığı şeker tüketmesini önermektedir. Tatlandırıcılar ve saf şeker kamışı, bal, pekmez veya agav arasındaki ortak nokta; metabolik sonuçlarıdır yani hızlı kalori alınmasıdır.

9. Kurabiye

Kurabiyeler de oldukça fazla şeker içerir. Yüksek oranda yağ, şeker ve kalori içeren kurabiyeler her ne kadar dayanılmaz yiyecekler olsa da tüketimine sınır getirilmelidir. Özellikle çikolata kaplı fındık ve fıstık gibi ürünlerden kaçınılmalıdır. Bitter çikolatalı çerezlerde 140 kalori, 6 gr yağ ve 2 buçuk çay kaşığı şeker bulunur. Sütlü çikolatalı ürünlerde ise yaklaşık 135 kalori, 5,5 gram yağ ve 2.8 çay kaşığı şeker bulunur.

10. Dondurma ve dondurulmuş yoğurt

Dondurma ve dondurulmuş yoğurtlar düşünüldüğü kadar masum değildir. Atıştırmalık olarak yenilen dondurma ve dondurulmuş yoğurtlarda da şeker oranı yüksektir. Küçük yarım bir fincan dondurma porsiyonunda 300 kalori, 18 gr yağ ve 23 g şeker bulunur. Dondurulmuş yoğurt ise genellikle sağlıklı bir besin olarak bilinir. Ancak özellikle çikolata ve şekerli meyvelerle yapılan dondurulmuş yoğurtlarda da kalori yüksek miktarlardadır. Dondurulmuş yoğurt tercih edilecekse içeriğine dikkat edilmelidir. Daha düşük kaloriye ve şeker oranına sahip yoğurtlar tercih edilebilir.

11. Süt kremalı milkshake

Süt kremalı milkshake ve diğer milkshake ürünlerinin bir porsiyonunda yaklaşık olarak 700 kalori, 20 gr yağ ve 97 g şeker (yani 24 çay kaşığı şeker) vardır. Orta boy çikolatalı milkshakede ise 480 kalori, 23 gr yağ ve 101 gram şeker bulunmaktadır. Kan şekerini yükselten bu içecekler aynı zamanda kilo alımını artırır.

12. İşlenmiş kırmızı et

Beslenme düzeninde yer verilen işlenmiş et yani; sosis, sucuk ve salam aslında oldukça sağlıksız besinlerdir. Tatları güzel olabilir fakat yüksek oranda yağ içerirler. İşlenmiş etlerde doymuş yağ miktarı da oldukça fazladır. Protein açısından zengin olsa da çok fazla yağ içerirler. Örneğin, dana sosisinde 28 g yağ ve 19 g protein bulunur. Protein herhangi bir diyet önemli bir parçasıdır ancak protein yağlı kırmızı et üzerinden alınmamalıdır. Bunun yerine yine protein içeren yağsız balık ve kümes hayvanları tercih edilebilir. Et alırken içeriklerine de dikkat edilmelidir. Kalori ve yağ oranlarına göre satın alınmalıdır.

13. Sütlü çikolata

Sütlü çikolata yaparken bitter çikolata kullanılabilir. Bitter çikolata antioksidan açısından zengindir ve sütlü çikolataya göre daha düşük şeker oranına sahiptir. Eğer çikolata tüketilecekse mutlaka bitter çikolata tüketilmelidir. Ancak bu tüketim de sınırlandırılmalıdır. Çoğu çikolata gram başına 100 kalori içerir. Bu da aslında kalori açısından oldukça fazla bir miktardır. Bu nedenle özellikle kilo kontrolü sağlamak için belirli miktarlarda tüketilmelidir. Örneğin, sütlü bir çikolata barda 210 kalori ve 24 gr şeker vardır. Bu da 6 çay kaşığı şekere tekabül eder. Sağlıklı bir beslenme düzeni içerisinde çikolataya da yer verilmek isteniyorsa 1 porsiyon bitter çikolata tercih edilebilir. Bitter çikolata lezzeti daha yoğun olduğu için daha küçük bir porsiyon da yenilse sütlü çikolatanın büyük bir porsiyon olarak tüketilmesine oranla tatmin edici olabilir.

Besinler farklı kalori değerlerine sahiptir. Herkesin günlük kalori ihtiyacı ise farklılıklar göstermektedir. Bu nedenle günlük kalori ihtiyacı hesaplanarak bu doğrultuda bir beslenme düzeni oluşturulmalıdır. Beslenme planı içinde kaloriler eşit oranlarda öğünlere bölünürken şeker tüketimine de dikkat edilmelidir. Günlük şeker ihtiyacının üzerine çıkılmamalıdır.

Sağlıksız beslenme nelere yol açar?

Sağlıksız beslenme düzeni pek çok hastalığa neden olabilir. Bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olurken aynı zamanda kalp ve damar sorunlarını da tetikleyebilir.

Devamını Oku

Tip 2 Diyabete İyi Gelen Besinler: Tip 2 Diyabet İçin Beslenme Önerileri

Beslenme kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 129 defa okundu

Tip 2 Diyabete İyi Gelen Besinler: Tip 2 Diyabet İçin Beslenme Önerileri

tip 2 diyabet için beslenme önerileri

tip 2 diyabet için beslenme önerileri

Tip 2 diyabette beslenme

Tip 2 diyabet için sağlıklı bir beslenmede normal kan şekeri ve sağlıklı kiloyu dengeleyecek, diyabetik komplikasyonların önlenmesini destekleyecek gıdalar üzerine odaklanmalıdır. Şeker hastaları her türlü yemeği yiyebilseler de bazı besinlerin tüketimini kontrol altında tutmalıdırlar.

Tip 2 diyabet nasıl beslenmeli?

– Şekerler

Gıdalar içerisinde bulunan şekerler kan şekerinin artmasına neden olur. Tip 2 diyabet şeker seviyesinin korunması gerekir. Yüksek kan şekeri seviyeleri ile tip 2 diyabetik; retinopati (retina hasarı), nöropati (sinir hasarı), ayak ülseri, cilt hastalıkları ve böbrek hastalığı gibi komplikasyonlara neden olabilir. Az miktarlar şeker tüketilmesi normal iken belirli besinlerde sınırlar konulması gerekmektedir. Yüksek şekerli gıdalar genellikle gerekli vitamin, mineral ve besinlerden yoksun iken kalori oranları yüksek besinlerdir. Meyveler, sebzeler, kepekli tahıllar ve yağsız proteinli besinler kalori alımının daha sağlıklı sağlanabildiği gıdalar arasındadır. Genellikle doğal şeker içeren meyve gibi gıdalar daha düşük glisemik indeksine sahiptir. Şeker ihtiyacı bu meyvelerden karşılanabilir. Diyabet hastalarının düşük glisemik düzeylerine sahip gıdalar tüketmesi kan şekerini dengede tutmaya yardımcı olabilir. Bazı durumlarda meyvelerden alınan şeker yeterli gelmeyebilir. Ek şeker takviyesi almak gerekebilir. Bu durumda çilek gibi meyveleri şekere bandırarak yemek yeterli şeker ihtiyacını karşılamada yardımcı olabilir.

– Tip 2 diyabet kilo kaybı

Beslenme düzeninde fazla yağlı ve kalori bakımından yüksek besinlerin alınması fazla kilolara hatta obeziteye neden olabilir. Bu nedenle diyet planları uygulanabilir. Obezite ve fazla kilolar sadece diyabet hastalığını daha kötüye götürmekle kalmaz aynı zamanda gelişmekte olan kalp hastalığı, kanser, yüksek tansiyon, astım ve artrit için en büyük risk faktörleri arasındadır. Beslenme düzeninde yağ oranı düşük süt ürünleri, yağsız et, meyve, sebze ve kepekli tahıllar bulunmalıdır. Yağlı besinlerden ve özellikle tereyağlı yemeklerden kaçınılmalıdır. Ayrıca yemek porsiyonları da küçültülebilir. Gün içinde aç kalmadan az ama sık sık yemek yenmelidir. Özellikle atıştırmalık abur cuburlar kesilmeli tatlılar haftada 1 porsiyona düşürülmelidir. Özellikle fazla yağlı yiyecekler ve doymuş yağların tüketilmesi, trans yağların beslenme düzeninde yer alması kolesterolü yükseltirken felç riskini de artırmaktadır. Amerikan Diyabet Eğitimcileri Derneği tarafından 2010’da yayınlanan bir makaleye göre bitkisel kökenli, düşük yağlı bir beslenme kontrolü kan şekerinde tip 2 diyabet oluşumunu engellemektedir.

– Tip 2 diyabet neler yemeli?

Vücut için karbonhidrat da oldukça önemli bir maddedir. Dengeli bir beslenmenin parçası olarak karbonhidratlar özellikle şeker hastaları tarafından dikkatlice seçilmelidir. Glisemik indeks dikkate alınarak, kepekli tahıllar, işlenmiş veya rafine ürünler daha düşük glisemik indeksin alınmasını sağlayabilir. Örneğin, kepekli makarna beyaz undan yapılan makarnaya göre daha düşük glisemik indeksine sahip olduğu için kan şekeri düzeylerinin dengelenmesini sağlayabilir. Diyabet 2 tipi hastalarının nişastaları sebzeler konusunda da dikkatli davranmaları gerek. Özellikle bezelye, mısır, patates, bal kabağı, kabak ve patates tüketimine sınır getirilmelidir. Çünkü bu besinler içerdikleri nişasta nedeni ile kan şekerinin yükselmesine neden olabilir.

– Tip 2 diyabet ve alkol

Amerikan diyabet derneği kan şekerini kontrol altında tutmak için kadın diyabet hastalarının günde en çok 1, erkek diyabet hastalarının günde en çok 2 kadeh alkol tüketmesini önerir. Alkolün fazla tüketilmesi kandaki şeker seviyelerinin yükselmesine neden olarak diyabet belirtilerinin artmasına neden olmaktadır. Temmuz, 2004’te yayınlanan bir makalede alkol alımının günlük belirli seviyelerde olmasının kalp sağlığını korumada yardımcı olduğu açıklanmıştır. Ancak belirlenen miktarlardan daha fazla alkol tüketilmesi de diyabet hastalığını tetikleyebilmektedir.

Diyabet genel olarak besin alımlarının düzenlenmesi ile belirtilerinin hafifletilebildiği bir hastalıktır. Kan şekeri düzeylerini dengede tutmak için beslenme düzenine kesinlikle dikkat edilmesi gerekmektedir. Tip 2 diyabet diyet listesi için doktora danışılabilir. Ancak şeker seviyelerinin takibi mutlaka yapılmalıdır.  Tip 2 diyabet el parmakları şişme tutulma gibi belirtilere neden olabilir. Bu tür belirtiler şiddetli ise mutlaka en kısa zamanda bir sağlık kuruluşuna danışılmalıdır.

Devamını Oku

Sindirim Sistemini Koruyan Besinler: Sindirim Sistemine İyi Gelen Yiyecekler

Beslenme kategorisine 20 Kasım, 2016 tarihinde eklendi, 222 defa okundu

Sindirim Sistemini Koruyan Besinler: Sindirim Sistemine İyi Gelen Yiyecekler

sindirim sistemine iyi gelen yiyecekler

sindirim sistemine iyi gelen yiyecekler

Sindirim sistemine ne iyi gelir?

Sindirim sistemi, beslenme konusunda insan vücudunun merkezidir. Sindirim süreci ilk olarak koku ile başlar. Başlangıç organı ağızdır. Tükürükle birleşen yiyecekler çiğnenerek yutağa oradan da mideye giderler. Midede sindirilen besinler bağırsağa gider ve en sonunda anüsten atılır. Sindirim bozuklukları ne yazık ki kabızlık, karın ağrısı, mide ekşimesi, gaz, şişkinlik ve ishal gibi sorunlara neden olarak yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilir. Hangi yemeklerin nasıl yenildiği gıda emilimini etkileyerek sindirim sisteminin çalışmasını bozabilir. Genel olarak sağlıklı bir sindirim için bazı noktalara dikkat edilmelidir. Besinlere karşı vücudun verdiği tepkiler değişebileceği için sindirim tavsiyelerini uygulamadan önce bir doktorla görüşmek yararlı olacaktır.

Sağlıklı bir sindirim sistemi için öneriler nelerdir?

– Yemek yerken sadece yemeğe odaklanın.

Yemek yerken sadece önünüzdeki yemeğe konsantre olun. TV, bilgisayar iş veya dikkatinizi dağıtan herhangi bir şeyi yemek sırasında kendinizden uzak tutun. Yemekten zevk alınması aynı zamanda stresi azaltarak vücudun saha sağlıklı bir sindirim gerçekleştirmesini sağlayacaktır. Yemek yerken mümkün olduğunda rahat olun.

– Yavaş yavaş yemek yiyin.

Yemeği hızlı yemek midenin aşırı dolmasına neden olur. Bu nedenle yemek yerken küçük lokmalar alın. Ağzınızdaki lokmaları yutmadan önce iyice çiğneyin.

Sindirim sistemi sağlığı nasıl korunur?

– Ayakta ya da uzanırken yemek yemeyin.

Yemek yerken doğru bir oturuş pozisyonunda oturulması gerekir. Bu duruş pozisyonu boğulma gibi durumların engellenmesini sağlarken yemeklerin daha kolay yutulmasına neden olacaktır. Oturarak yemek yemek midenin de zarar görmemesini sağlar.

– Az ama sık sık yemek yiyin.

Bir öğünde çok fazla yemek yemek sindirim sistemini zorlayabilir. Bunun yerine az ama sık sık öğünler halinde yemek yiyin. Küçük porsiyonların sindirimi daha kolay yapılırken vücudun yorulması da önlenebilir.

– Bol sıvı tüketin.

Bol sıvı alınması yiyeceklerin daha sağlıklı bir şekilde sindirilmesine yardımcı olur. Ayrıca bağırsak hareketlerinin de sağlıklı gerçekleşmesini sağlar. Sindirim sistemine iyi gelen meyve suları mutlaka tüketilmelidir.
Eğer bazı hastalıklardan şüpheleniyorsanız yardım alın.
Sindirim sistemine ait bir hastalık, bozukluk ya da daha ciddi bir durumdan şüpheleniyorsanız, bir gastroenteroloğa danışarak tıbbi müdahale için yardım isteyin. Alerji, gıda duyarlılığı ya da gıda intoleransları için testler yaptırmanız gerekebilir. Ayrıca sindirim sağlığı konusunda uzmanlaşmış bir diyetisyenden de yardımı isteyebilirsiniz.

Sindirim sistemi için yapılması gerekenler:

– Yüksek lif gıdalar (Yavaş yavaş diyet ve lifli gıdaların tüketimini artırmak veya yüksek lifli gıdalar yiyerek gaz oluşumunu azaltmak gerekmektedir.)
– Tahıllar
– Yalın ya da düşük yağlı protein
– Tüm meyve ve sebzeler
– Baklagiller (kuru fasulye ve bezelye gibi)

Şunları yapmaktan kaçının:

– Yemek sırasında başka bir şeyler ile ilgilenme
– Hızlı yemek yemek
– Yemekten hemen sonra yatmak
– Yeterli su içmemek
– Ciddi bir hastalık belirtisi olabilecek belirtileri görmezden gelmek
– Gün sadece bir öğün yemek
– Yağlı ve bol şekerli gıdaları tüketmek
– Lif içeren tüm gıdalardan kaçınmak
– Güvensiz olabilecek gıdaları yemek (çiğ et, çiğ süt, uygun sıcaklıklarda tutulmayan bozulması muhtemel gıdalar)
– Çok fazla miktarda kafein ya da tüketmek (Bu tüm sindirim sistemi organlarının tahriş olmasına neden olabilir.)

Bazı insanlarda sindirim sisteminde bozukluklara neden olan ve sindirim sistemine zarar veren besinler şunlardır:
– Limon, domates ve biber gibi asidik gıdalar
– Baharatlı yiyecekler
– Soğan
– Yağlı gıdalar (özellikle kızartmalar)
– Şekerli içecekler ve alkoller (Gaz oluşumuna neden olur)
– Yüksek lifli gıdalar
– Gazlı içecekler
– Süt (laktoz intoleransı)

Sindirim sağlığını etkileyen faktörler ve sindirime iyi gelen besinler yukarıda sıralanmıştır. Sindirim sorunlarının önlenmesi için tüm bu önerilere uyulması önerilir.

Devamını Oku

Kemiklerin Güçlenmesi İçin Ne Yenmeli: Kemik Sağlığı İçin Gerekli Besinler

Beslenme kategorisine 4 Haziran, 2016 tarihinde eklendi, 236 defa okundu

Kemiklerin Güçlenmesi İçin Ne Yenmeli: Kemik Sağlığı İçin Gerekli Besinler

kemik sağlığı için gerekli besinler

kemik sağlığı için gerekli besinler

Kemikleri güçlendiren besinler nelerdir?

Kalsiyum ve D vitamini

Kemik sağlığı, temel olarak iki besin açısından doğru beslenmeye bağlıdır. Vücudun ihtiyacı olan kalsiyum ve D vitamini yeterli miktarda alınmalıdır. Kalsiyum, düzgün vücut fonksiyonu için temel bir mineraldir ve kemiklerin içinde depolanır. Vücut kalsiyum emmek için D vitamini ne ihtiyaç duyar. Bu nedenle kemik sağlığı için gerekli vitaminler arasında D vitamini yer almaktadır. Yeterli kalsiyum alınmaması kemiklerin güçsüzleşmesine daha çabuk kırılmasına neden olabilir. Ayrıca kemik erimesine de neden olabilmektedir.

Kalsiyum ve D vitamini açısından zengin gıdalar nelerdir?

Süt kemikleri güçlendirir mi?

Bir fincan sütte günlük kalsiyum miktarının yaklaşık olarak %30’u bulunmaktadır. Bu oran Ulusal Sağlık Enstitüleri tarafından belirlenmiştir. Ayrıca marketlerde satılan kapalı sütlerin bazıları kemik sağlığı için özel olarak kuvvetlendirilmekle birlikte 2 kat D vitamini içermektedir.

Yeşil yapraklı bitkiler

Özellikle koyu yeşil yapraklı bitkiler bol miktarda kalsiyum içerir. Lahana, roka ve su teresi gibi besinler bol bol tüketebilirsiniz. Özellikle ıspanak aynı zamanda kalsiyum kaynağıdır. Ispanak oksalik asit içererek insan vücudu için yeterli kalsiyumu barındırmaktadır.

Balık kemik kırıklarına iyi gelirmi?

Balık tüketimi kemiklerin onarılmasına yardımcı olurken aynı zamanda sağlam kemiklerin de daha güçlü kalmasını sağlar.

Somon balığı

D vitamini doğada nadiren bulunur. Ancak, somon gibi yağlı balıklar bolca bulunmaktadır. 1 porsiyon somon balığı günlük D vitamini ihtiyacını karşılayabilmektedir. Ayrıca konserve somon balığında yüksek miktarda kalsiyum bulunur ve yumuşak (yenilebilir) kemikler içerir.

Yayın balığı

Yayın balığı da D vitamini açısından zengin bir balıktır. Aynı zamanda uygun fiyatlarda bulunabilen yayın balığını farklı tarifler deneyerek tüketebilirsiniz.

Kemik erimesine badem ve badem ezmesi

Marketlerde bulabileceğiniz badem ezmesi kalsiyum açısından zengin bir besindir. Tereyağı formunda olan bu besinden kemiklerinizi güçlendirmek için tüketebilirsiniz. Fakat kolesterolünüz yüksek seviyelerde ise daha düşük yağlı ve proteinli fıstık ezmelerini tercih etmelisiniz. Kemik erimesi için de badem önerilir.

Peynir

Süt en iyi kalsiyum kaynağıdır. Peynir sütten elde edildiği için peynirde de bol miktarda kalsiyum içerir. Özellikle mozzarella peyniri tüketebilirsiniz. Daha sağlıklı peynirler tüketmek için yağsız sütten yapılan peynirleri denemelisiniz.

Yoğurt

Yoğurt, M.Ö. 2000’lere dayanan eski bir besindir. Yoğurt hazırlık süreci nedeniyle mayalanarak yapıldığı için sütten daha fazla miktarda kalsiyum içerir. Günlük kalsiyum ihtiyacınızı karşılamak için günde 1 kase az yağlı yoğurt tüketebilirsiniz.

Tuna balığı

Tuna balığı D vitamini açısından zengin bir gıdadır. Ton balığı ayrıca potasyum, magnezyum ve omega 3 yağ asitleri gibi maddeler de içerir.

Yumurta

Kahvaltı sevenler için iyi haber: yumurta da bol miktarda D vitamin içerir ve kemikleri kuvvetlendirmek için etkili bir besindir. Yumurtanın sadece beyazı D vitamini içermektedir bu nedenle sarısını atarak sadece beyazını pişirebilirsiniz. Ayrıca yumurta ile birlikte D vitamini içeren bir meyve olan portakalı da suyunu sıkarak içebilirsiniz.

Brokoli

Kemik sağlığı için bol bol brokoli tüketebilirsiniz. Brokoli sadece kemik sağlığı için yararlı bir besin değildir. Aynı zamanda içeriğinde bulunan C vitamini ve lifle ile kanserle savaşan özellikleri içeren bir besindir.

Sağlıklı kemikler için neler yapmalıyız?

Kemik sağlığınızı korumak için yapabileceğiniz ilk şey beslenme düzeninizi değiştirmektir. Kalsiyum içeren gıdaların bulunduğu bir beslenme listesi oluşturulabilir. Kemikleri güçlendiren yiyecekler özellikle tüketilmelidir. Kemiklerin ileriki yaşlarda daha kolay kırılmaması ve zayıflamaması için erken yaşlarda bu beslenme listesine uygun olarak besinleri tüketmelisiniz. Vücut ihtiyacı olan kalsiyum ve D vitaminini alamadığında bazı kemik hastalıklarına yakalanma riski artmaktadır. Kadınlarda özellikle kemik erimesi görülürken erkeklerde ise bazı kemiklerde kırılma ve çatlama görülebilmektedir. Geri dönülmesi imkansız bir hastalık olan kemik erimesi, kemiklerin ufalanarak kırılmasına ve hayati uzuvları etkileyerek ciddi sorunlara neden olabilir. Kemik güçlendirme egzersizleri de önerilir. Ancak egzersiz seçimi için mutlaka doktora danışılmalıdır.

Devamını Oku

İltihap Nasıl Geçer: İltihabı Azaltan Yiyecekler

Beslenme kategorisine 4 Haziran, 2016 tarihinde eklendi, 63 defa okundu

İltihap Nasıl Geçer: İltihabı Azaltan Yiyecekler

iltihabı azaltan yiyecekler

iltihabı azaltan yiyecekler

İltihap nasıl atılır?

Eklemlerde iltihap ve şişme oldukça rahatsız edici bir durumdur. Özellikle ağrılı şişlikleri azaltmak için ve inflamasyonu kontrol altına almak için bazı gıdaları kullanabilirsiniz. Çünkü bazı gıdalar iltihabı daha kötü hale getirirken bazı gıdalar ise şişmiş eklemler ve ayak bileklerine, parmak ağrısı ve hatta romatoid artrit belirtilerini hafifleten anti-inflamatuar besinlerdir.

– Eğer pişirme yağı olarak zeytin yağını kullanmıyorsanız kullanmanın zamanı geldi demektir. Zeytin yağı içeriğindeki oleik asit ile iltihabı kontrol altına alırken omega-9 yağ asidi açısından da zengindir. Zeytin, üzüm çekirdeği ve avokado yağları gibi sağlıklı seçenekleri beslenme düzeniniz içinde kullanabilirsiniz. Özellikle sızma zeytinyağını bol bol tüketerek; yemeklerde ve salatalarda kullanmalısınız. Zeytin yağı ayrıca kalp ve beyin sağlığı açısından da oldukça önemlidir.

– Balık yiyin. Kırmızı et eklem ağrılarını tetikleyebilir. Çünkü içerisinde daha yüksek oranlarda kolesterol ve tuz bulunmaktadır. Bu nedenle eklem sağlığı açısından da yararlı olan somon balığı ve ton balığını tüketebilirsiniz. Bu besinler omega 3 yağ asidi tarafından da zengindir. Kırmızı et yemek istiyorsanız sığır etini tercih edebilirsiniz.

İltihabı azaltan besinler

Kuruyemişler ve meyveler:

Öğün aralarında, fındık ve meyve yemeyi deneyin. Ceviz, badem, ay çekirdeği ve fındık tüm eklem ağrılarının hafiflemesine yardımcı olan besinler arasındadır. Ayrıca elma, yaban mersini, kiraz, ananas, ahududu ve çilek gibi meyveleri de tüketebilirsiniz.

İltihap için sarımsak:

Sarımsak kötü kokulu olsa da sağlıklı bir besindir. Sarımsağı bol bol tüketerek eklem ağrılarını ve iltihabı hafifletebilirsiniz. Çünkü sarımsak doğal bir antibiyotiktir. Eklem şişliklerinin inmesini sağlayan sarımsağı yemelerde bolca kullanın. Ayrıca geceleri biraz sarımsak e nane yaprağı tüketerek oluşabilecek ağrıları önleyebilirsiniz.

İltihap için şifalı bitkiler:

Besinlerin taze halleri en sağlıklısıdır. Fesleğen, pul biber, kekik, maydanoz, biberiye, kekik ve olağanüstü güçlü zerdeçal bitkisini deneyebilirsiniz. Bu bitkileri biraz sarımsak ile birlikte doğrayın ve lezzetli yemeklere serpin. Ya da biraz zeytinyağı ile karıştırarak tüketin. İltihap için soğan da kullanılabilir. Özelikle zerdeçal eklem ağrıları ve eklem iltihabı için oldukça etkili bitkisel bir çözümdür. Ayrıca iltihap için maydanoz da son derece faydalıdır.

İltihap için maydonoz suyu nasıl yapılır?

Bir bardak kaynar suyun içerisine maydanoz konulur. Demlenmesi için 15 dakika beklenir ve tüketilir.

Çikolata tüketin:

Çikolata hem çok sevilen hem de sağlıklı bir besindir. Çikolatanın içerisinde % 70 oranında saf kakao bulunur. Tatlılar içerisinde hafif bir tatlı olan çikolata düşük yağlı meyveler ile ve fındık gibi kuru yemişler ile birlikte tüketilebilir. Özellikle bitter çikolata.

İltihap için bitki çayları:

Vücudunuzun için anti-inflamatuar bir etki eden çay kalp hastalığı ve kanser riskini azaltmanın yanı sıra eklem ağrılarını önlemeye de yardımcı olur. Özellikle yeşil çay sıvı oldukça etkilidir. Sıcak ya da soğuk olarak tüketilebilen çay lezzeti kadar içerdiği antioksidanlar ile de tüketilmesi gereken bir besindir. Çayı tatlandırmak için biraz limon suyu da ekleyebilirsiniz. Yeşil çayı günde 8 bardak kadar tüketebilirsiniz.

İltihap azaltıcı besinler:

Hepimiz sağlıklı yemekler seçmeye çalışırız. Ama bazen tatları yüzünden vücudumuz için sağlıklı besinleri seçmekte zorlanabiliriz. Özellikle eklemlerde şişme ya da iltihap oluştuğunda beslenme düzenine ayrı bir özen gösterilmesi gerekmektedir. Bu nedenle alışveriş yaparken listenizde faydalı besinler olmasına özen göstermelisiniz. Mesela fast foof ürünler tüketmek yerine balık, zencefil ve sarımsak içeren besinleri listenizde daima bulundurmalısınız.

Bol bol su için.

Su vücut için çok önemli bir besin kaynağıdır. Vücudun yeterli miktarda su alamaması durumunda bazı sorunlar oluşabilir. Sıvı kaybı eklem ağrılarını ve iltihaplanmayı tetikleyen bir başka faktördür. Günde en az 8 ya da 9 bardak su içerek eklem ağrılarının hafiflemesine yardımcı olabilirsiniz.

Devamını Oku

Kanser Hastaları Ne Yemeli: Kanser Hastalarına Beslenme Önerileri

Beslenme kategorisine 4 Haziran, 2016 tarihinde eklendi, 65 defa okundu

Kanser Hastaları Ne Yemeli: Kanser Hastalarına Beslenme Önerileri

kanser ve beslenme

kanser hastalarına beslenme önerileri

Kanser hastaları nasıl beslenmeli?

Bazı gıdalar kanser riskini azaltmak için etkili olabilmektedir. Bu gıdaları beslenme düzeniniz içerisinde tüketerek kanserden korunabilirsiniz. Kanser hastalarına önerilen besinler ve kansere karşı koruyucu gıdalar şunlardır:

Kansere karşı koruyan besinler:

Brokoli kansere iyi gelirmi?

Brokoli kanserden korunmak için tüketilen besinlerin başında gelir. Kanser riskini düşürmek için birçok çalışma “turpgillerden” alınan kolorektal maddelerin özellikle akciğer ve mide kanserini önlemede yardımcı olduğunu ortaya koymuştur. Kanserle savaşan özellikleri olması muhtemel diğer turpgiller sebzeler ise lahana, karnabahar ve maruldur. Michigan State Üniversitesi’nden bir araştırmaya göre haftalık dört porsiyon lahana yiyen kadınların yaklaşık yüzde 75’inde daha az oranda meme kanseri olasılığı saptanmıştır.

Domates kansere iyi gelirmi?

Amerikan Kanser Araştırma Enstitüsü tarafından yapılan araştırmalara göre domates ve domates ürünlerinin yumurtalık, mide, pankreas, meme ve prostat kanserleri risklerini azalttığı ortaya çıkmıştır. Bunun nedeni domates ve domates ürünlerinde bulunan bir bileşik olan likopendir. Bu bileşik kansere yol açan hücre hasarını önlemeye yardımcı olur. Likopen pişmiş domateste kolayca emilir. Doğranmış domates ya da salatada bulunan domates ve domates soslarını bolca tüketebilirsiniz.

Kansere çilek iyi gelir mi?

Kanserle savaşan bileşikler açısında en zengin besinlerden bir diğeri ise yaban mersini, çilek, ahududu ve böğürtlen gibi antioksidanları barındıran besinlerdir. Ulusal Kanser Enstitüsüne göre çilek ve diğer meyveler antioksidanlar ile kanser riskini azaltmaya yardımcı olur. Her hafta yeterli porsiyonlarda bu besinlerden tüketirseniz kanserden korunabilirsiniz. Dilerseniz meyve olarak dilerseniz salata ve yemeklerin içerisinde bu besinleri kullanabilirsiniz.

Kırmızı et kanser yapar mı?

Kırmızı et düşünülenin aksine az miktarlarda tüketildiğinde vücuda oldukça yararlıdır. Fakat fazla tüketilmesi kansere neden olabilir. İşlenmiş etler; sığır ya da kuzu eti tüketimi ile kanser riski arasında bir bağlantı olduğu düşünülmektedir. Harvard Tıp Okulu, 50 ila 74 yaşları arasında yaklaşık 150.000 kişi üzerinde bir çalışma gerçekleştirdi. Bu çalışmanın sonucunda fazla işlenmiş ve kırmızı et tüketiminin kolon ve rektum kanser riskini yükselttiği ortaya çıktı. Bu nedenle fazla abartmadan yeterli miktarda işlenmiş kırmızı et tüketmeniz gerektiğini unutmamalısınız.

Alkolün kansere etkisi

Önemli ölçüde tüketilen fazla alkollü içecekler kanser geliştirme riskini artırır. Alkollü içecekler, Amerikan Kanser Derneği (ACS) göre meme kanserini tetikleyen beslenme faktörleri arasında ilk sıralardadır. Amerikan Kanser Derneği, günde 2 ila 5 kadeh içki içen kadınların içki içmeyen kadınlara oranla 1.5 kat daha fazla meme kanserine yakalanma riski olduğunu söylemektedir. Özellikle aile geçmişinde meme kanseri varsa alkol tüketimini sınırlandırmak gerekmektedir.

Doymuş yağlar

Yapılan çalışmalar yüksek yağlı beslenme şekillerinin kadınlarda meme kanserine yakalanma şansını artırdığını ortaya koymuştur. Ulusal Kanser Enstitüsü dergisinde yayınlanan bir çalışmada meme kanseri hastalığına yakalanan insanlarda yüksek yağlı süt ürünleri, çok yağlı peynirler ya da dondurma gibi ürünleri tüketmesi doğrultusunda %50 oranla ölümle karşılaşıldığını söylemektedir. Bu nedenle beslenme düzeninize dikkat etmeniz gerekir. Fazla yağlı yiyeceklerden kaçınmalı bunun yerine daha sağlıklı yağ kaynakları olan fındık, avokado ve balık gibi besinleri tüketebilirsiniz.

Her yıl dünyada çok fazla insan kanser nedeniyle ölüyor. Kanser genetik nedenlerle ortaya çıkabilen bir hastalık olsa da genelde beslenme düzenine bağlı olarak risk oranı değişmektedir. Beslenme düzeninizde bazı değişiklikler yaparak ve hayatınızda bazı alışkanlıkları değiştirerek kanser hastalığına yakalanma riskini azaltabilirsiniz. Kanseri önleyen yiyecekler özellikle beslenme düzenine eklenmelidir. Beslenme düzeninize ek olarak düzenli olarak egzersiz yapmaya başlayın, sigara içiyorsanız sigarayı bırakın ve stresten uzak durun. Tüm bu kurallara uyarak kansere yakalanma riskini düşürebilir, sağlıklı bir hayat sürebilirsiniz.

Devamını Oku

Kansere Karşı Koruyucu Besinler Nelerdir: Kanserden Koruyan Yiyecekler

Beslenme kategorisine 2 Haziran, 2016 tarihinde eklendi, 66 defa okundu

Kansere Karşı Koruyucu Besinler Nelerdir: Kanserden Koruyan Yiyecekler

kanserden koruyan yiyecekler

kanserden koruyan yiyecekler

Kanserden korunmak için nasıl beslenmeli?

Kanserden korunma sağlamak için beslenme düzenine dikkat edilmelidir. Kansere karşı koruyan besinler şunlardır:

1. Kansere karbonat mucizesi:

Bir İtalyan Doktor, Dr Tullio Simoncini, kansere yakalanan kişilerde yüksek miktarda Candida (maya aşırı büyüme) denilen maddeye rastlandığını belirten açıklamalarda bulundu. Onun bulguları o kanser türünün mantar olduğunu göstermektedir. Dr. Simoncini denemelerinin ardından karbonatın bir anti-mantar gibi davrandığını ve asidik hali nötralize ettiğini bulmuştur. Bu yüzden de karbonatın kanser için kullanmanızı önerir. Karbonat tüketildiği zaman, pH seviyesi değişimi sayesinde, mantarların oksijen ile mücadele etmesini ve mayasılın aşırı büyümemesini sağlayarak vücudun alkalize halini artmasına yardımcı olur. Dr. Simoncini sodyum bikarbonatı, kanserli tümörün üzerine başarı ile enjekte etti. Birçok referans Dr. Simoncini’nın tedavileri desteklese de bir o kadar referans da tedavi anlayışını son derece kötüleyici sözler kullanıyor.

* Candida (maya aşırı büyüme) maddesi ile bir arada yaşama bireylerin kanser hücresinin artımını sağlar.
Aşağıda çeşitli çalışmalarda yüzdeleri vardır:
– Bulgular R.L. Hopfer tarafından: %79
– Bulgular U. Kaben tarafından: % 80
– Bulgular W. T. Hughes tarafından: %91
– T.E. Kiehn tarafından bulgular: %97

2.Kanser ve alkali gıdalar:

Kanserli hücreler asidik ortamda gelişirler, bu da alkali bir durumda yaşayamayacakları anlamına gelmektedir. Bu ortam sağlandığı takdirde belirlenen o kanser hücreleri asla yaşayamaz, 1931 yılında Nobel Ödülü kazanan Dr Otto Warburg oksijen düzeyi yüksek olduğu zamanki durumlar hakkında açıklamalarda bulundu. Kan alkalize olmuşken, vücudun oksijen seviyesi artar ve bu durum vücudun alkalize haliyle beraber pH seviyesinin de artırmasını yardımcı olur. Yeşil yapraklı sebzeler, limon ve sarımsak gibi birçok gıdadan çok daha fazla alkalize etme etkisi olan madde ise karbonattır.

3. Ağır metaller ve dioksin:

Neden karbonat faydalı gösterilmiştir gibi başka bir hipotez ortaya atarsak da şunu söyleyebiliriz ki emilimini destekler ve vücuttan ağır metaller, dioksin ve furans atılmasının sürecini oldukça hızlandırır. Kanserli dokunun oluşumunda, toksin, kimyasal maddeler ve zirai ilaçları yüksek konsantrasyonda içeren maddeler etken olarak bulundu. Karbonat bu kimyasalları emer ve bunların vücuttan atılımını sağlar.

Kansere karşı karbonat kullanımı:

Miktarı ve kullanım sıklığı, hekiminizin sizde belirlediği kanserin büyüklüğü, cinsi ve hekiminizin uyguladığı tedaviler doğrultusunda farklılıklar gösterebilmektedir.
Bikarbonat ve karbonat vücuda bir sürü yolla alınabilir. En çok kullanılan yöntem ise suyla karıştırılarak içildiği yoldur.
Diğer grip, soğuk algınlığı ve benzeri bakteriyel hastalıklarda da olduğu gibi dozu fazla olarak başlanır ve yavaş yavaş azaltılarak kullanılmaya devam edilir. Mutlaka aksatılmadan kullanılmalıdır. Aksatıldığında tedavi yeniden başlamış olur.
Bazı kanser çeşitlerinde kanserli dokunun hassas olması nedeni ile daha dikkatli bir tedavi olması amacıyla bazı akçaağaç şurubu gibi etki hafifletici maddelerle ile birlikte karbonat almak çok daha sağlığa yararlı olacaktır.

Dikkat: Zamanla vücudun gerekli vitamin ve mineraller, karbonat tüketmek gerekir. Özellikle B vitamini eksikliği yaşamamaya oldukça dikkat edilmelidir.

Kanser çalışmaları için karbonat kullanılıyor mu?

Ne yazık ki, kesin bir cevap için yeterli bir bilgi günümüzde mevcut değildir. Uzmanlar bu konuda hala kesin yargılara varacakları bilgilere ulaşamamış durumdalar.
Bazıları hiç şüphesiz bunun en güvenli ve en etkili kanser tedavi seçeneği olduğunu destekler. Diğerleri de bir tedavi seçeneği olarak kullanılamayacağını savunmaktadır.
Kullanılamayacağını savunanlar ise kemoterapi ve radyasyon tedavisi ile daha etkili ve kesin çözümlere ulaşılabileceğini savunmaktadırlar. Seçim sizin fakat bu yazıda okuduklarınızın üzerinde mutlaka daha çok durmanızı tavsiye ederiz.

Geçen yıl ortalama karbonat kullanımının meme kanseri tedavisinde ne kadar etkili olduğunu incelemek için Arizona Üniversitesi Kanser Merkezi’nden Dr. Mark Pagel’e 2 milyon dolar hibe edilerek ödenek ayrılmıştır. Hala daha kesin sonuçlar açıklanamasa da şuana kadar gelen haberler alınan iyi yönde.
Karbonatın kullanımı genelde şu şekildedir;

Büyük bir su bardağına iki tatlı kaşığı karbonat atıldıktan sonra üzerine azar azar kaynar su dökülür ve köpürmesine izin verilir ve karbonatın suda iyice çözülmesi için bir kaşıkla karıştırılır. Sonra üzerine normal su dökülerek tekrar karıştırılır ve bu karışım içilir. Eğer kanser hastasıysanız vücudu alkalize etmek için ilk haftanızda bu karışımı yemeklerden bir saat önce aç karnına için. Bir hafta geçtikten sonraki üç hafta sadece sabah kahvaltılarından önce aç karnına içilir. Bir ay sonra doktorunuza gidip tetkiklerinizi yaptırarak hastalığınızın iyiye gidip gitmediğini sonuçları görebilirsiniz. Eğer idrarınızdaki pH seviyesi 7,36 ise veya daha fazla ise vücudunuz “alkali” halde demektir. Bu durumda dilerseniz her gün bu karışımı içebilirsiniz. Daha sonraki durumlar için de koruma sağlamaktadır.

Kanser nasıl önlenir?

Kanseri önlemek için beslenme düzenine dikkat edilmelidir. Kansere iyi gelen bitkiler ve kansere iyi gelen yiyecekler bol bol tüketilmelidir. Kanser için doğal tedaviler kullanılabilir. Ancak doktora danışılarak kullanılmalıdır.

Devamını Oku

Vertigo Neden Olur: Vertigoya İyi Gelen Yiyecekler

Beslenme kategorisine 2 Haziran, 2016 tarihinde eklendi, 615 defa okundu

Vertigo Neden Olur: Vertigoya İyi Gelen Yiyecekler

baş dönmesine bitkisel çözüm

vertigoya iyi gelen yiyecekler

Vertigo nasıl başlar?

Baş dönmesi genelde ciddi sağlık sorunlarına neden olmaz. Ancak hayatı olumsuz etkiler. Vertigo en yaygın olan görülen baş dönmesi nedenidir. Sağırlık ve Diğer İletişim Bozuklukları Ulusal Enstitüsüne göre baş dönmesi ve vertigo hastalığı en yaygın olarak 25 ila 65 yaşları arasında görülmektedir. Her ne kadar farklı nedenleri olsa da baş dönmesi mangan eksikliği nedeni ile de oluşabilmektedir.

– Vertigo nasıl anlaşılır?

Vertigo hastalığı baş dönmesinin farklı bir türüdür. Genelde denge kaybı yaşanabilir. Vertigo sonucu baş dönmesinin ilk belirtileri mide bulantısı, baş ağrısı veya işitme ve görme kaybı gibi sorunlardır. Vertigo gün içinde kısa baş dönmeleri oluşmasına neden olabilirken özellikle iç kulak içindeki sorunlardan kaynaklanmaktadır. Vertigo kulak çınlaması da yapabilir. Gün içinde oluşan baş dönmesi esnasında kişi düşebilir. Bu nedenle baş dönmesi esnasında mutlaka bir yere oturularak denge kaybının geçmesi beklenmelidir.

– Manganez içeren yiyecekler nelerdir?

Manganez eksikliği kemik metabolizmasının gelişmesi için gereklidir. Ayrıca yaraların iyileşmesini sağlayan vücudun ihtiyacı olan temel bir besin maddesidir. Antioksidan özelliği ile manganez, hücrelerde ve DNA’da oluşabilecek hasarı önlemeye yardımcı bileşikler içermektedir. Manganez eksikliği belirtileri arasında vertigo ve baş dönmesi gibi belirtiler de vardır.

Manganez eksikliğini gidermek için beslenme düzenine dikkat edilmelidir. Özellikle manganez açısından zengin gıdalar; kepekli tahıllar, fındık, yeşil yapraklı sebzeler ve çay tüketilebilir. Beslenme düzenine ek olarak manganez glukonat, mangan sülfat, manganez askorbat ve amino asit chelates manganez gibi ek gıda takviyeleri alınabilir.

– Meniere hastalığı

Meniere hastalığı, aralıklı ve kötüleşen bir işitme kaybı ile gelişme gösterir. Kulakta dolgunluk hissi ve şiddetli baş dönmesi gibi belirtiler görülebilir. Hastalık genellikle iç kulakta sıvı birikmesi nedeni ile oluşur. Biriken sıvı duyma işlevini etkiler ve kulaklıkta duyarlılık hissini artırır.

– Vertigoya ne iyi gelir?

Vertigo belirtileri görüldüğünde bir doktora başvurmak gerekmektedir. Baş dönmesi hayatı etkileyen bir durum haline gelebilir. Doğal çözümler ile baş dönmesinin giderilmesine yardımcı olmak için bol bol ıspanak ve diğer yapraklı yeşil yapraklı sebzeler ile fındık, fasulye, kepekli tahıllar, tatlı patates, ananas ve çay gibi besinler tüketilebilir. Kadınlar için ihtiyaç duyulan magnezyum seviyesi günlük 2,3 mg iken erkekler için 1.8 mg’dır.
Baş dönmesi için hangi vitaminler alınmalıdır?
Baş dönmesi genellikle ciddi bir sağlık sorunu değildir. Bazı durumlarda, bazı vitaminler, baş dönmesine yardımcı olabilir.

Vertigo nasıl tedavi edilir: Vertigo için ne yemeli?

– B vitaminleri

B vitaminleri suda çözünen vitaminlerdir. Suda çözünen vitaminler vücutta depolanmaz ve sürekli olarak idrardan atılmaktadır. Araştırmalara göre riboflavin veya B2 vitamini, migrenin neden olduğu baş dönmesine karşı oldukça etkilidir. Ayrıca B12, B1 ve B6 vitamini eksiklikleri migren eksiklikleri periferik nöropati oluşmasına neden olarak el ve ayaklarda uyuşmaya neden olabilmektedir. B1 vitamini eksikliği kardiyomiyopatiye neden olarak kalp kaslarının zayıflamasına, büyümesine ve bununla birlikte baş dönmesine neden olabilir.

– D vitamini

Kalsiyum ile kullanıldığında D vitamini migren nedeniyle oluşan baş dönmesini tedavide kullanılmaktadır. Ayrıca D vitamini eksikliği ile ilişkili olarak depresyon ve anksiyete belirtileri de görülebilir. Baş dönmesi için kullanılan D vitamini takviyelerine ek olarak, D vitamini açısından zengin besinler de tüketilebilir. Özellikle balık yağı, balık, yumurta, mantar, soya ve soya sütü ve patates beslenme düzeni içerisinde bulunması gereken besinler arasındadır.

– E vitamini

E vitamini eksikliği özellikle el ve ayaklarda uyuşmaya neden olurken; koordinasyon eksikliğine ve periferik nöropatiye neden olabilir. Bazı durumlarda baş dönmesi tedavisinde E vitamini takviyeleri kullanılabilir. Ay çekirdeği, toz acı biber, badem, çamfıstığı, ıspanak, brokoli, yeşil zeytin, kuru kayısı ve yerfıstığı tüketilebilir.

Devamını Oku

Sağlıklı Bir Cilt İçin Ne Yemeli: Sağlıklı Cilt İçin Beslenme

Beslenme kategorisine 9 Mayıs, 2016 tarihinde eklendi, 213 defa okundu

Sağlıklı Bir Cilt İçin Ne Yemeli: Sağlıklı Cilt İçin Beslenme

sağlıklı cilt için beslenme

sağlıklı cilt için beslenme

Sağlıklı cilt için beslenme:

Bazı besinler ile cildin yaşlanmasının ve yıpranmasının önüne geçilebilir. Daha parlak ve sağlıklı bir cilt için şu besinler tüketilmelidir:

Cildi güzelleştiren yiyecekler:

– Cilt için yeşil çay

Yeşil çay içeriğindeki polifenol antioksidan ile cildi güneşin zararlı ultraviyole ışınlarından korur. Bunun için yeşil çay doğrudan cilde uygulanabilir. Ayrıca yeşil çay antioksidan etkisi ile DNA hasarını önlerken var olan hasarı da onarmada yardımcı olur. Yeşil çay içmek uygun hidrasyonun yakalanmasını sağlayarak gencin daha canlı ve genç görünmesini sağlar.

– Yoğurt

Az yağlı süt ve özellikle düşük yağlı yoğurt ile yapılan yemekler A vitamini açısından oldukça zengindir. A vitamini ise cilt sağlığına iyi gelen besinler arasındadır. A vitamini kolajen üretilmesini sağlayarak cildin daha genç ve daha esnek olmasını sağlar. Ayrıca ciltteki bozulmalara ve lekelere de iyi gelmektedir.

– Somon

Cilde iyi gelen besinlerden biri de somon balığıdır. Balık yağsız protein için mükemmel bir kaynaktır. Özellikle ton balığı, kılıç balığı ya da somon gibi soğuk su balıkları doğal omega 3 yağ asiti kaynaklarıdır. Bu temel besin maddesi iltihabı yatıştırmaya yardımcı olurken sağlıklı bir bağışıklık sisteminin oluşmasını sağlar.

– Fındık

Fındık yağ açısından zengin bir besin olabilir ama bu yağlar iyi yağ olarak bilinen doymamış ve tekli doymamış yağlardır. Fındık selenyum içerdiği için bağışıklık sistemini de kuvvetlendirir. Fındıkta cilt dostu antioksidanlar ile E vitamini gibi zengin ve sağlıklı maddeler bulunmaktadır. Özellikle E vitamini cildin daha parlak ve daha yumuşak olmasını sağlar. Cilde iyi gelen gıdalardan biri de fındıktır.

– Bitter çikolata

Bitter çikolatada flavonoid antioksidanlar bulunmaktadır. Araştırmalar bitter çikolatanın kalp ve kan damarlarını da koruduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca cildi güneşin zararlarından korumaktadır. Doğrudan cilde uygulanan kakao yağı cildin elastikiyetini ve nemini korumasını sağlarken aynı zamanda mükemmel bir yumuşatıcıdır. Bitter çikolata cildi güzelleştirir.

– Çilek

Çilek güçlü antioksidan özelliği ile cilt için oldukça yararlıdır. Ayrıca siyah ahududu, yaban mersini, kızılcık ve böğürtlen kanserle savaşta etkili bir çözümdür.

– Tahıllar

Rafine un veya cilalı beyaz pirincin aksine kepekli tahıllar cilt için çok daha faydalıdır. Tahıllar sindirim sisteminde çok daha kolay sindirilirken cilt dostu B vitamini folat, niasin ve çinko ile magnezyum gibi maddelere sahiptir.

– Zerdeçal

Zerdeçal kanser de dahil olmak üzere pek çok hastalığın tedavisinde bitkisel çözüm olarak kullanılmaktadır. Devam eden araştırmalara göre zerdeçalın cilt kanserine karşı oldukça başarılı olduğu düşünülmekledir. Skuamöz hücreli karsinom ilerlemesini engellemek için işe yaramaktadır. Ayrıca zencefil iltihabı azaltır ve cilt hasarını azaltmaya yardımcı antioksidanlar içerir.

– Kivi

Çoğu insan C vitaminini portakal ve limon gibi narenciyelerle ilişkilendirir. Ama kivi en önemli C vitamini ve antioksidan kaynağıdır. C vitamini, bağ dokusu korumak için gerekli bir maddedir. C vitamini eksikliği iskorbüt hastalığına neden olabilir. Kivi, papaya ve guava içerdikleri C vitamini ile kollajen tutumunu sağlayarak cildin daha yumuşak olmasını sağlar.

– Zeytin ve zeytin yağı

Zeytin ve zeytin yağı cilt için besleyici besinlerdir. Ayrıca benzersiz antioksidan fitokimyasallar ile bazı hastalıkların tedavisinde de kullanılmaktadır. Bilim adamları hala zeytin ve sızma zeytinyağının sayısız faydalarını araştırırken, Akdeniz bölgesi sakinleri yüzyıllar boyunca bu besinleri cilt bakımı için kullanmaktadırlar. Zeytin yağı özellikle atopik dermatit tedavisinde ve cilt yanıklarında kullanılabilir.

Cilt için sağlıklı besinler:

Cilt hastalıklarını, cilt kanserini ve güneşin zararlı etkilerini engellemek için beslenme düzenine dikkat edilmelidir. Cildin daha genç ve sağlıklı olması için bol bol su içilmeli; meyve ve sebzeler taze tüketilmelidir.

Devamını Oku

Limon Suyu Faydalı Mı: Limon Suyunun Faydaları

Beslenme kategorisine 27 Nisan, 2016 tarihinde eklendi, 167 defa okundu

Limon Suyu Faydalı Mı: Limon Suyunun Faydaları

limon suyunun faydaları

limon suyunun faydaları

Limon suyu neye iyi gelir?

Limon suyu lezzetli bir alternatif olmasının yanı sıra sıfır kaloriye sahip sağlıklı bir besindir. Limon ve limon suyu birçok hastalığa iyi gelmekle birlikte enerji ve ferahlık verir. Özellikle limon suyu ya da limonata spor yaparken bol bol tüketilmelidir.

– Limon suyu faydaları:

Limon suyunun sağlıklı olmasının birincil nedeni içerisindeki sudur. Su hayati bir içecek olmasının yanı sıra vücudun temel yapı taşıdır. İnsan vücudunun %60’ı sudan oluşur. Bu nedenle sağlıklı bir yaşam için bol bol su içilmesi önerilir. Vücut sisteminin düzgün çalışması su tüketimine bağlıdır. Su toksinlerin dışarı atılmasını sağlayarak hayati organların temizlenmesini sağlar. Hücrelere besin sağlamanın yanı sıra mukoz membranlarda ve kulak, burun ve boğaz dokularında nem dengesini korumaya yardımcı olur. Yeterli miktarda su tüketilmediğinde dehidratasyon yani sıvı kaybı oluşur. Bu durum vücudun normal işlevlerini gerçekleştirmesi için yeterli suyu alamamasına neden olur. Genel sağlığı etkileyen sıvı kaybı oldukça önemli ve ciddi komplikasyonlara neden olabilir. Genel olarak kadınların günde yaklaşık 2.2 litre günlük yani 9 bardak su içmesi gerekirken erkeklerde bu oran günlük 3 litre yani yaklaşık 13 bardaktır. Gün içinde su tüketimini artırmak için iş yerinde ya da evde kolay ulaşabilecek yerlerde cam şişede su konulmalıdır. Bir şişe suyun çantada taşınması da mantıklı olabilir.

– Limon suyu ne işe yarar?

Limon doymuş yağ ve sodyum açısından düşük bir besindir. Aynı zamanda gebelik döneminde nöral tüp defektlerini önlemek için kullanılan, suda eriyen B vitamini, folat, potasyum ve vitamin C folat için yararlı bir kaynaktır. Ayrıca bilişsel gerileme, kanser, bazı psikiyatrik hastalıklar ve kardiyovasküler koşulların önlenmesinde kullanılabilir. Potasyum ve protein ve kas yapılarını, vücudun normal büyümesini korurken aynı zamanda kalbin elektriksel aktivitesini kontrol eder. Ve son olarak limon içeriğindeki C vitamini ile büyüme ve vücudun her yerindeki dokuların onarımı için oldukça yararlıdır. Bir antioksidan görevi gören limon kanser, kalp hastalığı ve artrit gibi hastalıkları engelleyen bileşikler içerir.  Bu nedenle limon ve suyu karıştırarak içmek beslenme ve genel vücut sağlığı açısından oldukça yararlıdır. Limon suyu sarımsak ile karıştırıldığında daha sağlıklı olacaktır.

– Limon suyu kalbe iyi gelirmi?

Limon suyu Kennesaw Gürcistan Exodus Sağlık Merkezinin sahibi ve operatörü Dr. David Jockers’a göre temizlikte de önemli rol oynar. İnfüzyon ile limon suyu sitrik asit içerdiği için kalsiyum taşlarını temizler ve kalsiyumun arterlerde doğru bir şekilde ilerlemesini sağlar. Bu şekilde kardiyovasküler hastalıkların ve damar hastalıklarının da oluşma ve gelişme riski azalır. Ayrıca limon suyu içerdiği antioksidanlar ile elektrolit dengesini korumada yardımcıdır.

Limon suyu kilo verdirir mi?

Limon suyu, daha az sağlıklı ya da gazlı içeceklerde göre lezzetli bir alternatif olarak tercihe edilebilir. Hastalık kontrol ve Önleme Merkezlerine göre kalori sağlayan içecekler sağlığı tehdit ederken aynı zamanda kilo alımını artırmaktadır. Ancak limon suyu tüketimi, özellikle sabahları aç karna ılık limonlu su içilmesi kilo vermeye yardımcı olur.

Limon suyu kaç kalori?

Bir bardak elma suyunda 192 kalori varken, portakal suyunda 168 kalori,  limonatada ise 168 kalori vardır. Sporcu içeceklerinde ise 99 kalori bulunmaktadır. Buna karşılık şeker katılmadan yapılan limon suyunda kalori miktarı sıfırdır. Hem kalori almadan ferahlamak için hem de genel sağlık için limon suyu kesinlikle tavsiye edilmektedir. Limon ve limonun sağlık için sayısız faydası vardır. Limon özellikle soğuk algınlığı, grip ve nezle gibi viral hastalıklara iyi gelirken bal ile karıştırıldığında ise boğaz ağrısı ve öksürük için en geçerli bitkisel çözümler arasındadır. Fakat balın kalori miktarını artıracağı unutulmamalıdır.

Devamını Oku

Vücuda Zararlı Yiyecekler Nelerdir: Sağlığa Zararlı İçecekler

Beslenme kategorisine 27 Nisan, 2016 tarihinde eklendi, 285 defa okundu

Vücuda Zararlı Yiyecekler Nelerdir: Sağlığa Zararlı İçecekler

sağlığa zararlı içecekler

sağlığa zararlı içecekler

Sağlığa zararlı besinler nelerdir?

Bir bardak limonata veya bir bardak soğuk çay gibi maddelerin hepsi aslında vücudumuza zararlıdır. Bu tarz sıvıların içinde bulunan şekerin miktarı çok fazladır. Hatta o kadar fazladır ki günlük normal kalori ihtiyacınızı bile bir bardak içtiğiniz karşılar. Bu yüzden bu anormal şeker içeren içeceklerden mutlaka kaçınmalıyız. İleriki yaşlarda çeşitli kalp ve damar hastalıklarına neden olabilirler.

Zararlı içecekler nelerdir: Zararlı içecekler listesi:

1. Meyve sularının zararları

Meyve suları genel olarak insanların bu listede olduğuna inanamadığı bir içecektir. BU içecekte gereğinden daha fazla şeker bulunmaktadır. Bu yüzden diyetlerde de meyvenin belirli bir sınırı vardır. Mesela günde 15 kirazdan sonra meyve yenmemelidir çünkü kiraz şeker oranı en yüksek olan meyvelerdendir ve 15 tanesi şeker ihtiyacını bir hayli karşılamıştır.

2. Protein içecekleri zararları

Protein içecekleri en çok kas geliştirme sporu yapan kişiler tarafından tüketilen içeceklerdir. Protein, yapılan egzersiz ile beraber kasları şişiren ve vücudu geliştiren bir yapı maddesidir. Öz bileşeni olan aminoasitler ise vücutta birçok işlemin gerçekleşmesinde büyük rol oynar. Ancak tabii ki proteinin de fazlası zarardır ve protein içecekleri ile bir günde alınması gerekenden çok daha fazla protein almış oluyoruz. Bu fazla protein genelde kalıcı cinsel sorunlara hatta ileri düzey vakalarda kısırlığa bile neden olabilir.

3. Limonata zararları

Bir bardak soğuk limonata sıcak yaz günlerinde ferahlatıcı etki gösterir. Ama bu içecekler çok miktarda maalesef alınmamalıdır. Ne yazık ki, limon suyundaki yüksek asitlik ile mücadele edebilmek için limonataya çok miktarda tatlandırıcı (yüksek fruktoz mısır şurubu) dahil etmek istiyorlar. Bu serinletici ve lezzetli içecekten günde en fazla 1,5 bardak içilmesi gerekmektedir. 1,5 bardaktan fazlası vücut sağlığına zararlıdır.

4. Soğuk çay zararlı mı?

Mağaza ve bakkallarda çokça satılan şişelenmiş çaylar (soğuk çaylar) içinde bulundurdukları gıda boyaları ve yoğun miktardaki kalori nedeni ile tam bir sağlık karşıtı içecektir. Bu içeceğin az da olsa tüketilmemesinde fayda vardır. Diyet yapan kişiler tarafından belki light özellikte olanları kullanılabilir. Ancak bu içecekler ileride ciddi sağlık sorunlarının oluşmasına uygun ortam hazırlarlar.

5. Kahve zararlı mı?

Kahve sabahları içilmesi ile meşhurdur. Genelde insanlar sabahları oturup kahvesini yudumlayarak ayıldıklarını iddia ederler ancak kahve tam bir kalori deposudur. Sabah içilen kahve yoğun taştı tüketimi ile eşdeğer tutulmaktadır. Bir fincan kahvede 520 kalori, 23 gram yağ ve 69 gram şeker bulunmaktadır. Bu nedenlerden dolayı kahve tüketimini en aza indirmeniz gerekmektedir. Eğer yine de içmek isteniyorsa yağsız süt, krema olmadan ve kalori, yağ ve şeker oranı düşük şekilde hazırlanan kahve içilmelidir.

6. Enerji içecekleri zararlı mı?

Enerji içeceklerinin vücuda en ufak bir faydası yoktur. En başta sporcuların yorgunluklarını atmaları için kullanılan bu içeceklerin zararlı olduğu anlaşılmaya başlandı. Çalışma prensipleri ile birçok kişinin hayatını tehlikeye atan enerji içecekleri yasak olmasa da asla almamamız gerekmektedir. Enerji içecekleri kalp atış hızını arttırıcı özellik içermektedir. Bu özellik ile kalbin çarpma hızını arttırarak oksijenin vücuda çok daha hızlı yayılmasını sağlamaktadır. Bu şekilde kişi kendini daha enerjik hisseder ancak zamansız bir şekilde kalp atış hızının artması olumsuz sonuçlar doğurabilir. Hele ki hızlı bir hayat temposuna sahip kişilerde bir de üzerine enerji içeceği içilmesi kalp krizini tetiklemektedir. Tüm vücudun dengesini bozan bu içeceklerin bazı örnekleri yurtdışında da yasaklanmıştır.

7. Diyet içeceklerin zararları

Yapılan bir araştırmalarda çok fazla diyet içecek tüketmenin dişlere en az metamfetamin ya da krek kokain kadar zarar verdiği tespit edilmişti.
Uzmanlar diyet içeceklerin zararlarına dikkat çekti. ABD’de yapılan bir araştırmada çok fazla diyet içecek tüketen insanların dişlerinin metamfetamin veya krek kokainin verdiği zarar kadar kötü etkilediğini belirtildi.
Philadelphia Temple Üniversitesindeki Dişçilik Okulu’ndan Dr. Mohamed Bassiouny söylen şu şekilde oldu: “Uyuşturucu bağımlısı bir kişiyle sürekli diyet kola içen bir kişinin ağızları aynıdır.”

8. Sporcu içecekleri zararlı mı?

Kafein, taurin, guarana, gingseng gibi bitkisel uyarıcılar içermeyen ve sporcuların kullandığı içeceklerdir. Sakkaroz, frukoz ve glukozla vücudu destekler. Vücudun terlemeyle kaybettiği mineral ve tuzları geri kazanmasını sağlayan, daha doğrusu bu geri kazanım sürecini hızlandıran bir içecektir.

Özellikle sporcuların susuzluklarını gidermek amacı ile kullandığı bu özel içeceklerdeki yüksek dereceli asit nedeniyle diş mineleri ve kemikler erozyona uğrar. Bu içeceklerin dişleri aşındırma etkisi, içme suyunun dişleri aşındırmak etkisinden 30 kat daha fazladır. İngiltere’deki Birmingham Üniversitesi’nin uzmanları, sporcu içeceklerine daha uzun ömürlü olması için eklenen asitlerin dişlerde tahribata yol açtığı, aslında piyasadaki diğer gazlı içeceklerin de dişleri aşındırabileceği uyarısında bulundular.

9. Gıda boyası zararlı mı?

Araştırmacı uzmanların yaptığı deneyler ve araştırmalar sonucunda ulaştığı sonuçlara göre; bazı gıda boyaları (Tetrazin) davranış bozukluğu, dikkat bozukluğu ve kansere neden olabilme potansiyeli taşıyor. İnsanların yiyeceklerinin ve içeceklerinin içinde bulunan yaygın kullanım alanı olan tetrazin gıda boyasıyla fareler üzerinde yapılan bir deneyde tetrazinin öğrenme ve hafıza üzerindeki etkileri ve hücre içi enzim ölçümleri değerlendirilmiş. Çalışma sonucunda ortaya çıkan sonuçlar ilginçtir.

Yiyecek ve içeceklerde kullanılan tetrazinin fare deneyindeki sonuçları şu şekilde sıralanabilir:

– Farelerin öğrenme ve hafıza yetileri bozulmuştur.
– Beyin hücreleri için şu sonuçları doğurmuştur; hücrenin yaşlanmasını sağlamıştır ve oksidatif stresi azaltmaya yarayan enzimlerin aktivitesinde azalmaya neden olmuştur. Bu durumda beyin hücreleri normalden çok daha erken yaşlanacak ve beyin vücuda giren zararlı maddelerin (toksinlerin) etkilerinden daha kolay etkilenecektir.
– Yağ metabolizmasındaki enzimlerin azalması ile ters orantılı olarak yağ oksidasyon maddeleri birikerek artacak.
– Hücre içi temizlenmeyi sağlayacak kadar oksijen gelmesinin engellenmesi ve bu durumda beyinde hasar oluşması ve hatta bu hasarın kanser oluşumuna kadar gitmesi mümkündür.

10. Soda zararlımı?

Birçok kişi gün içerisinde aklına geldikçe soda içebilir fakat sodanın vücuda ne kadar zarar verdiğini tahmin bile edemezsiniz. Floridada bir hekim olan Dr. Colette Brown-Graham, kadınlar için biraz daha fazla olmak üzere hem kadınlarda hem de erkeklerde sodanın içindeki asidik maddenin ve yüksek şeker konsantresinin başta mide olmak üzere sindirim sisteminde büyük tahribatlara yol açtığını iddia etmektedir. Tıp Enstitüsü ve Amerikan Kalp Derneği şekere kadınlar ve erkekler için belli sınırlamalar söylemiştir. Bunlar söylenen kadar ve daha azı olabilecek şekilde ifade edilmiştir. Kadınlar için her gün en fazla 100 kalori alacak kadar soda, erkekler için de her gün 150 kalori alacak kadar soda içmesini önerir. Zaten kalorinin çoğu sodanın içinde yüksek şeker konsantresinden gelmektedir. Eğer sağlıklı bir vücut istiyorsanız sodayı günde bir şişeden fazla içmeyin.

Devamını Oku