"Ağız ve Diş Hastalıkları" Kategorisi

Diş Ağrısına Ne İyi Gelir: Diş Ağrısına Karanfil

Ağız ve Diş Hastalıkları kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 29 defa okundu

Diş Ağrısına Ne İyi Gelir: Diş Ağrısına Karanfil

diş ağrısına karanfil

diş ağrısına karanfil

Diş ağrısı için bitkisel çözüm:

Diş ağrısı dayanılmaz zonklamalara neden olabilir. Genelde diş ağrıları için diş doktorlar hızlı çözümler sunar. Fakat diş hekiminden yardım alınamayan durumlarda geçici olarak diş ağrıları ağrı kesiciler ve diş ağrısına doğal çözümler ile giderilebilir. Diş ağrısı için kullanılan en etkili bitkisel çözüm ise karanfildir. Aslında karanfil içeriğindeki eugenol maddesi ile analjezik özelliklere sahiptir ve diş hekimleri tarafında da lokal anestezik olarak kullanılır. Diş hekimlerinin kullandığı anestezik ilaçlar içerisinde genellikle karanfil bulunur. Karanfil yağı da diş ağrılarının tedavisinde kullanılır ancak karanfil bitkisinden daha az etkilidir. Diş ağrısına evde çözüm önerileri şunlardır:

– Diş ağrısı için karanfil

Diş ağrısı için basit bir çözüm olarak birkaç karanfil ağzın içinde ağrı olan dişin üzerine yerleştirilebilir. Ayrıca karanfil çiğnenerek yumuşatılıp ağrı giderici olarak da kullanılabilir. Özellikle azı dişlerinin olduğu bölgede tutulursa tüm ağız içine yayılabilir. Çiğnenerek yumuşatılmış karanfil diş ağrısına etki etmesi için 30 dakika kadar ağızda tutulmalıdır. Diş hekimine gidilemediğinde günde birkaç kez karanfil çiğnenmesi ağrının geçici de olsa yatışmasını sağlayacaktır.

– Diş ağrısı için karanfil nasıl kullanılır?

Diş ağrısını gidermenin bir diğer yolu karanfilin ağrıyan diş üzerinde kırılmasıdır. Bu diş ağrısını yatıştırmaya yardımcı olurken dişe doğrudan temas edilmesini sağlar. Çok şiddetli ağrılarda dişin üzerine temas etmek ağrının artmasına neden olabilir. Bu nedenle karanfilin dişin üzerinde kırmak da ilk başta acı verebilir. Eğer çok şiddetli bir diş ağrısı söz konusu ise bir tülbentin içerisine 3 ya da 4 tane küçük karanfil parçası konabilir. Bu bez kapatılarak masa gibi düz bir zemine konur. Kavanoz altı gibi sert bir cisim yardımı ile tülbentin içindeki karanfil ezilir. Ardından tülbent ağrıyan diş bölgesine yerleştirilir ve tükürük yardımı ile ıslatılır. 30 dakika sonra ağız ılık su ile yıkanabilir. Su kesinlikle çok soğuk ya da çok sıcak olmamalıdır.

Diş ağrısını ne geçirir?

– Karanfil ve acı kırmızı biber

Bu uygulamada karışım ilk birkaç dakika için bir yanma hissine neden olabilir ancak diş ağrılarına kesin çözüm sağlar. Birkaç diş karanfil ezilir ve aynı oranda kırmızı biber tozu eklenir. Üzerine biraz su eklenerek hamur haline getirene kadar karıştırılır. Karışım küçük bir pamuğa yerleştirilir ve rulo haline getirilir. Pamuk rulosu ağrıyan diş üzerine doğrudan yerleştirilir. Bu uygulama diş etlerini ve diş yüzeyini tahriş edebileceği için mutlaka bir pamuk yardımı ile yapılmalıdır.

Diş ağrısı için karanfil yağı

– Diş ağrısı için karanfilin yanı sıra karanfil yağı da kullanılabilir. Bir pamuk yardımı ile ağrıyan dişe uygulanır. Ancak yutulmamalı ve diş etine temas ettirilmemelidir.

– Karanfilin yan etkileri nelerdir?

Karanfil eugenol maddesi içerir. Ve bu maddenin yutulması durumunda toksik oluşabilir. Bu nedenle sadece çiğnenmeli ve kesinlikle yutulmamalıdır. Karanfil uygulamalarının çocuklarda kullanılması önerilmez. Diş ağrısına bir enfeksiyon ya da diş eti iltihabı da neden olabilir. Eğer bu tip bir durum yoksa diş doktoruna gidene kadar karanfil uygulamaları kullanılabilir. Ancak bunun geçici bir çözüm olduğu unutulmamalıdır. Ağrı kısa sürelerle de geçiyor olsa diş ağrısı ertelenmemelidir. En yakın zamanda bir diş doktoruna görünmek gerekir. Ayrıca diş etinde şişlik ve apse gibi oluşumlar varsa; ya da diş ağrısı tüm çeneye yayılıyorsa mutlaka tıbbi müdahale gerekmektedir. Ağız sağlığı tüm vücut sağlığını etkiler. Bu nedenle ağız sağlığına dikkat edilmeli, dişler her gün en az 2 kere fırçalanmalı ve diş ipi kullanılmalıdır. Sık sık diş doktoruna giderek muayene olmak gerekir.

– Diş ağrılarını önlemek için neler yapılmalı?

Diş ağrısını önlemenin tek yolu rutin kontroller için diş hekimine başvurmaktır. Herhangi bir çürük ya da diş eti hastalığı oluştuktan sonra tedavi süreci oldukça zorlu bir süreç olabilir. Bu nedenle rutin bakımlar ila olası ağrılar önlenmelidir.

Diş ağrısını geçiren yöntemler arasında karanfil en etkili olanıdır. Diş ağrısı için karanfil karışımları kullanılarak kısa sürede sonuç alınabilir. Ancak bu tedaviler ağrıyı hafifletir ve tedavi sağlamaz. Bu nedenle diş ağrısı durumunda mutlaka en kısa sürede bir doktora gidilmelidir.

Devamını Oku

Ağız Kokusu Nasıl Geçer: Ağız Kokusuna Doğal Çözüm

Ağız ve Diş Hastalıkları kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 29 defa okundu

Ağız Kokusu Nasıl Geçer: Ağız Kokusuna Doğal Çözüm

ağız kokusuna doğal çözüm

ağız kokusuna doğal çözüm

Ağız kokusu için ne yapmalı?

Nefes kokusu ve ağız kokusu sosyal hayatı olumsuz etkileyen bir durumdur. Koku genellikle ağız ve diş sorunları nedeni ile oluşur ve durum kronikleşebilir.

Ağız kokusu neden olur: Ağız kokusunun sebepleri:

– Kötü diş hijyeni

Ağız sağlığına dikkat edilmemesi dişlerde yiyecek artıklarının ve bakterilerin birikmesine neden olabilir. Bakteriler ağız içinde birikerek kokuya neden olabilir. Diş üzerinde biriken bakteriler plak ve tartar oluşumuna neden olabilir. Plak oluşumları çoğaldığında diş minesi aşınır ve diş eti çekilmesi de oluşabilir. Ağız kokusunu gidermek için düzenli olarak dişler fırçalanmalı ve diş ipi kullanılmalıdır.

– Bazı yiyecek ve içecekler

Soğan, sarımsak veya diğer gıdalar yoğun ağız kokusuna neden olabilir. Bu tür besinlerin midede sindirilmesi daha zordur. Bu nedenle kokuları 72 saat boyunca ağız içinde kalabilir. Sarımsak ya da soğan tükettikten sonra kahve içmek kokunun giderilmesini sağlayabilir.

– Sigara içmek

Sigara ya da puro içilmesi kötü ağız kokusuna neden olmaktadır. Ayrıca ağır kuruluğuna sebebiyet verir.

– Ağız kuruluğu

Ağız kuruluğu, yeterli tükürüğün salgılanmamasına neden olur. Tükürük ağız içini temizleyen doğal bir sterilize maddedir. Ağız açık şekilde uyumak, yüksek tansiyon ve idrar ilaçları ağız kuruluğuna neden olabilir.

– Periodontal hastalık

Periodontal hastalık dişlerde plak oluşumunun ileri safhasında oluşur. Zaman içinde plak sertleşir ve tartar oluşur. Tartar fırçalayarak geçmeyen ve diş etlerini rahatsız eden bir diş problemidir.

– Sinüs, ağız veya boğaz hastalıkları

Alt veya üst solunum sisteminde sinüs enfeksiyonu, postnasal damla kullanılması, kronik bronşit ya da bir enfeksiyon durumu varsa kötü nefes kokusu oluşabilir. Bademcik ve boğazda bulunan bakteriler ağız kokusunun temel nedenidir.

– Hastalıklar

Sıra dışı nefes kokusu, böbrek hastalığı, diyabet ve gastroözofageal refleks bozukluğu (GERD) dahil olmak üzere bazı hastalıkları ağız kokusuna neden olabilir. Özellikle böbrek veya karaciğer yetmezliği ya da şeker hastalığı durumlarında nefes balık gibi kokabilir.

Ağız kokusunun belirtileri?

Ağızda kötü bir kokunun yanı sıra kötü bir tat da olabilir. Eğer kötü bir tat varsa dişler diş macunu kullanmadan fırçalanabilir. Dil de fırçalanmalıdır.

Ağız kokusu nasıl anlaşılır?

Diş hekimi nefesi koklayarak sorun hakkında sorular soracaktır. Bu sorular şunlardır:

– Dişlerinizi ne sıklıkta fırçalıyorsunuz?

– Diş ipi kullanıyor musunuz?

– Beslenme düzeninizde hangi yemekler var?

– Herhangi bir hastalığınız ya da alerjiniz var mı?

– Horlama sorununuz var mı?

– Kullandığınız bir ilaç var mı?

– Ağız kokusu ne zaman başladı?

Doktor ağız, burun ve dil sorunlarını tanılamak için bazı testler yapabilir. Eğer ağız kokusu başka bir hastalık nedeni ile oluştuysa diş doktoru hastayı ilgili doktora sevk edecektir.

Nefes kokusu nasıl tedavi edilir?

Nefes kokusuna plak birikimi neden oluyorsa sorun diş bakımı ile çözülebilir. Periodontal hastalık varsa dişleri doktorun temizlemesi gerekecektir. Sinüs enfeksiyonu veya böbrek hastalığı gibi tıbbi sorunların tedavisi ağız kokusunu giderebilir.

Ağız kokusu nasıl önlenir: Ağız kokusuna kesin çözüm

– Günde iki veya daha fazla kez dişler fırçalanmalıdır.

– Mutlaka diş ipi kullanmak gerekir.

– Ağız kokusu için gargara kullanılabilir. Özellikle ağızdaki bakterileri öldürmeye yardımcı olan antimikrobiyal gargaralar kullanılmalıdır.

– Dil fırçalanarak bakterilerden arındırılmalıdır.

– Bol su içilmesi ağızda biriken yemek atıklarının giderilmesini sağlarken ağız içini nemli tutacaktır.

– Ağız kokusu giderme yollarından biri de sigara içmemektir.

– Takma diş kullanılıyorsa her gün takma dişler sterilize edilmelidir.

– Diş fırçaları 3 ayda bir değiştirilmelidir.

– Düzenli olarak diş doktoruna muayene olunmalıdır.

 – Ağız kokusu için bitkisel çözümler de kullanılabilir.

Devamını Oku

Diş Eti İltihabı Nasıl Anlaşılır: Diş Eti İltihabının Belirtileri

Ağız ve Diş Hastalıkları kategorisine 20 Kasım, 2016 tarihinde eklendi, 49 defa okundu

Diş Eti İltihabı Nasıl Anlaşılır: Diş Eti İltihabının Belirtileri

diş eti iltihabının belirtileri

diş eti iltihabının belirtileri

Diş eti İltihabı nedir?

Gingivitis bir diş eti enfeksiyondur. Tedavi edilmediği takdirde daha ciddi bir hastalık olan periodontitis hastalığına neden olabilir. Amerikan Diş Derneği (ADA), diş eti iltihabı ve periodontitisin yetişkinlerde diş kaybının başlıca nedeni olduğunu belirtiyor.

Diş eti iltihabı neden olur?

Diş etlerinin alt kısmında sulkus denilen küçük bir alan vardır. Bu enfeksiyon veya diş eti iltihabı oluşabilir. Diş yüzeyinde oluşan plak ilerlediğinde tartar oluşur. Plak diş etini kapladığında diş etinde enfeksiyon oluşur. Gingivitis diş eti çekilmesine neden olabilir. Yumuşak bir doku olan diş etinde oluşan yaralanmalar da enfeksiyona neden olabilir. Enfeksiyon ilerledikçe, dişin kaybedilmemesi için mutlaka bir hekime başvurulmalıdır.

Diş eti iltihabı için risk faktörleri şunlardır:

– Sigara içmek veya tütün çiğneme

– Diyabet

– Bazı ilaçlar (oral kontraseptif, steroidler, antikonvülzanlar, kalsiyum kanal blokerleri ve kemoterapi)

– Çarpık dişler

– Kötü diş temizleme ürünleri

– Kırık dolgular

– Gebelik

– Genetik faktörler

– Zayıf bağışıklık sistemi (örneğin HIV/AIDS)

Diş eti iltihabı belirtileri nelerdir?

Birçok insan diş eti iltihabının farkına varmaz. İlk başlarda bir belirti göstermeyen diş eti iltihabı ilerleyen safhalarda şu belirtileri gösterebilir:

– Kırmızı ve şişmiş diş etleri

– Diş fırçalarken ya da diş ipi kullanırken kanama

– Diş eti çekilmesi durumu

– Dişlerin sallanması

– Diş ve diş eti arasında irin oluşması

– Çiğnerken ağrı hissi

– Dişlerde hassasiyet

– Protezin tam oturmaması

– Dişleri fırçaladıktan sonra kötü koku

Diş eti iltihabı nasıl teşhis edilir?

Diş muayenesi sırasında diş etleri küçük aletler ile incelenir ve analiz edilir. Normalde diş eti dişi çevreler ve dişin diş etindeki derinliği 1 ile 3 milimetre arasındadır. Ayrıca diş doktoru röntgen ile kemik kaybı olup olmadığına bakmak isteyebilir. Diş etinde diş eti iltihabı belirtileri görülüyorsa bir doktora başvurulmalıdır.

Diş eti iltihabı nasıl tedavi edilir?

Diş eti iltihabı tedavisi için ilk kural ağız sağlığına dikkat etmektir. Ayrıca sigarayı azaltmak ya da diyabet kontrolü yaptırmak da önerilebilir. Diş eti iltihabı için diğer tedavi yöntemler derinlemesine diş temizliğini, ilaçları ve cerrahi çözümleri içerir.

– Diş temizliği

Doktor derinlemesine diş temizliği ile diş üzerindeki plak ve tartar oluşumlarını temizler. Ayrıca lazer ile uygulanan diş temizleme yöntemleri de vardır.

– Diş eti iltihabını ne kurutur?

Bazı ilaçlar diş eti iltihabı tedavisinde kullanılmaktadır. Klorheksidin içeren antibiyotikler ile yapılan gargara ağız dezenfektesi için kullanılabilir. Oral antibiyotik ilaçlar ilerleyen diş eti iltihabını durdurmak için de kullanılabilir.

– Cerrahi yöntemler

Flep ameliyatı ile diş üzerinde bulunan plaklar yok edilerek diş eti kemiklerden sıyrılır ve yukarı kaldırılır. Bu bölgeye ilaç konulur ve diş eti tekrar kapatılarak dikilir. Bu yöntem daha çok önlenemeyen diş eti çekilmesinde uygulanır.

Diş eti iltihabı nasıl önlenir?

Gingivitis, doğru ve tutarlı bir ağız hijyeni ile önlenebilir. Düzenli olarak diş hekimine gidilerek dengeli bir beslenme düzeni oluşturulmalıdır. Her gün florür içeren bir diş macunu ile en az iki kez dişler fırçalanmalıdır. Ayrıca diş ipi kullanılmasına özen gösterilmelidir.

Diş eti iltihabı hangi hastalıklara yol açar?

Diş ve diş eti iltihabı şeker hastalığı, kalp krizi, inme ve akciğer hastalığı riski oluşturabilir. Aynı zamanda bir kadın için düşük riski oluşmasına veya erken doğuma neden olabilir. Ağız sağlığının tüm vücut sağlığını etkilediği unutulmamalıdır. Her 6 ayda bir diş doktoruna giderek muayene olunmalı ve olası diş eti iltihabı sorunları engellenmelidir.

Devamını Oku

Ağız Sağlığı Nasıl Korunur: Ağız Sağlığı Ve Koruma Yolları

Ağız ve Diş Hastalıkları kategorisine 20 Kasım, 2016 tarihinde eklendi, 7 defa okundu

Ağız Sağlığı Nasıl Korunur: Ağız Sağlığı Ve Koruma Yolları

ağız sağlığının önemi

ağız sağlığı ve koruma yolları

Ağız sağlığını korumak için neler yapmalıyız?

Kötü ağız sağlığı, kişinin özgüveninin zayıflamasına neden olur. Bu durum daha zor iş bulmasına veya okulundaki sınavlardan daha düşük notlar almasına neden olabilir. Ayrıca konuşma sorunları, beslenme bozukluğu veya yutma problemleri gibi rahatsızlıklara da neden olabilir. İhmal edilen enfeksiyon veya tedavi edilmemiş ağız kanseri ölümcül bile olabilir.

Çoçuklarda diş çürümesi neden olur?

Erken çocukluk çürüğünde (ECC) veya bebek şişe sendromunda, süt dişlerinde erken ve kolayca çürüme görülebilir. Bu durum gerçek diş patlayarak süt dişlerini düşürene kadar her zaman olabilir. Bu durum süt dişlerinin çok dayanıksız olmasından kaynaklanır bu durumu yaşamamak için bebeğinizin süt dişlerini güçlendirecek çözümler bulmalısınız:

– Öğün aralarında bebeğinizin şişe sudan başka bir şey içmesini sağlayın.
– Su dışında bebeğinize süt içirin; fakat sütü şekerli içirmeyin. Ayrıca mutlaka macun kullanmadan dişlerini fırçalayın.
– Süt dişleri çok nazik ve dayanıksız olduğu için bebeklerde fırça kullanmak biraz sıkıntı yaratabilir. Bu yüzden fırça kullanmak yerine dişlerini hijyenik ve sağlıklı bir ıslak mendille silerek temizleyin.

Su ile nemlendirilmiş, bebeklere özel yapılmış bir diş fırçası ile kalıcı dişler patladıktan sonra çocuğunuzun dişlerini fırçalayabilirsiniz. Çocuğunuzu, ergenlik dönemine gelene kadar, yani diş ve ağız yapısı oturuşana kadar, bu fırça ile asla macun kullanmadan dişlerini fırçalamaya alıştırın. Macun yeni yeni oturuşan dişlerde florat fazlası etkileri oluşturarak dişin en dışında bulunan mine tabakasında bozunmalar yaratmaktadır.
Çocuğunuz bir yaşını doldurduğu zaman biberondan vazgeçmelidir. Dişlerin gelişimini olumsuz etkileyerek ve çene yapısının yamulmasına neden olarak ağız sağlığını bozar.

Kadınlar:

Kadınlar, yaşamlarının çeşitli evrelerinde birbirinden farklı diş sorunlarıyla karşılaşırlar:

Ağız yaraları neden çıkar?

Ergenlik dönemi: Genç bir kız âdet olmaya başladığında, ergenlik dönemine girmiş olur. Bu döneme girmesiyle birlikte bazı kişilerde ağızda yaralar (pamukçuk yaraları) eşliğinde şişlikler görülebilir.

Gençlik dönemi: Gençlik çağındaki kadınların pratik ve güçlü bir ağız hijyenine şu yüzden ihtiyaçları vardır: Periodontal hastalık düşük ile erken doğum riskini artırır. Yani ağız hastalıkları geçiren kişilerin erken doğum riski yüksektir.

Hamilelikte diş ağrısı ve çürükler:

Gebelik dönemi: Hamilelik sırasında progesteron hormonunda ani bir artış olur ve diğer hormonların progesterona göre daha az kalması vücudun dengesini bozar. Bu durum çok az ya da çok fazla tükürük salgılanması veya iyi huylu tümör benzeri büyümelere, yani granülomlar denilen et uzantılarının oluşmasına neden olabilir. Sabah bulantısı denilen hamile kadınların sık sık kusmasını diş çürüğü de teşvik edebilir. Bu sorunları önlemek için en iyi uygulama iyi bir ağız hijyeni sağlamanın yolunu bulmaktır. Olağan dışı nodül benzeri uzantı ve parçalar için mutlaka bir doktora veya dişçiye başvurun.
Menopoz ve menopoz sonrası dönem: Kadınlar menopoz döneminde östrojen eksikliği yaşar. Bu hormonun eksikliği ise periodontal hastalık riski taşımaktadır. Birçok raporda da yanan ağız sendromu (YAS) oluşabileceği yazmaktadır. Bu sendromda zaman zaman tat algısında değişiklikler ve dilde karıncalanma hissi gibi belirtiler gözlemlenmektedir. Oral ilaçlarla tedavi edilmektedir.

Erkekler:

Yapılan araştırmalara göre erkekler, kadınlara göre dişlerine çok daha az bakıyorlar. Bu araştırmalarda erkeklerin dişlerini çok daha az sıklıkta fırçaladığı ve dişleriyle çok daha az ilgilendikleri açıklanıyor. Tabii ki bu bir genelleme ama yine de yaşlı bir adamın ağız kanseri olma riski daha fazladır. Bu demek değildir ki yaşlı olan kadınların ağız kanserine yakalanma riskleri yok. Herkesin vardır. Özellikle de eğer sigara içiyorsanız veya şeker hastalığınız varsa, dişlerinize çok büyük bir hijyen gerekebilir. Yoksa ağız kanserine yakalanma riskiniz yüksektir.

Yaşlılarda ağız diş sağlığı:

İnsanlar yaşlandıkça vücudundaki her uzvu değiştiği ve eskidiği gibi dişleri de eskir ve değişir. Özellikle yaşlıların genellikle dişleri döküldüğü için protez kullanırlar ve bu da gerçek dişlerle aynı işlevi tamamı ile sağlayamaz. Ayrıca protez kullanımı ağız kuruluğuna neden olur. Ağız kuruluğu tıpta xerostomia denilen (Yunanca kelimeler olarak xero anlamı kuru ve stoma anlam ağız) bir rahatsızlıktır ve bu rahatsızlık için ilaçlar bulunmaktadır. Bu sorun yutma zorluğu, yetersiz beslenme gibi durumların nedeni de olabilir. Ayrıca, ağız kuruluğu olan kişilerde, ağızda çok hızlı bakteri üretimi görülür ve bu yüzden ağızda koku, çürük ve plak oluşumu görülür. Yetişkin yaştaki insanlar (65 ve üstü) mutlaka ama mutlaka ağız sağlığı konusunda titiz olmalı ve her gün mutlaka ağızlarına bakım yapmalıdırlar.

Uzun süreli bakım tesisleri sakinleri:

Uzun süreli bakım tesislerinde kalan yaşlılar, zihinsel ve fiziksel engelliler gibi bir bakıcı tarafından bakılan kişilerin ağız hijyenlerinin mutlaka sağlanması gerekmektedir. Bu kişilerin bakımı sanıldığı kadar kolay değildir. Bir tesiste çok sayıda bu durumda kişi bulunduğu için her birinin ağız hijyeni ve diğer hijyenlerini sağlamak cidden zor bir işlemdir. Bir de tabi bakıcıların sevilmemesi durumu da yaşanmaktadır. Çoğu yatalak ve zihinsel / fiziksel engelli kişiler bakıcıları sevmezler. Bu yüzden de bakıcılara karşı saldırgan olabilecekleri gibi aynı zamanda onları yanlarına da yaklaştırmak istemezler. Ağız hijyeninin oluşturulmasını sağlayacak işlemlerin uygulanması bu durumda pek de kolay olmayacaktır. Ama yine de sonuç olarak, ağız bakımı bu kişiler için mutlaka bir şekilde uygulanmalıdır. Fiziksel sınırlamalar veya ilaç kullanımı gibi özel tedbirler ile bu kişiler etkisiz hale getirilerek tüm ihtiyaçları karşılanabilir ve rutin olarak ağız sağlığı korunması için tedbirler alınabilir.

Hiv ağız yarası:

HIV/AIDS olan kişilerin ağız boşluğu, fırsatçı enfeksiyonlar için savunmasız halde kalmıştır. Bulanık beyaz bir tüyümsü madde dil üzerinde oluşabilir. Bu durum pamukçuk görünümünde HİV virüsü göstergesidir. Buna ek olarak, HIV/AIDS olan kişilerin ağızlarında histoplazmoz, aspergilloz ve oral kandidiyaz (genellikle ardıç kuşu adıyla da bilinir) gibi mantar enfeksiyonları da gelişebilir. Bağışıklık sistemi ile ilgisi olan bu hastalıklarda ağız hijyeni çok daha hassas ve önemli bir konudur. Ağız her zamankinden daha çok virüs ve bakterilere açıktır ve bu yüzden de ağzın enfeksiyon kapma olasılığı çok daha fazladır.

Ağız ve diş sağlığı denince akla gelen en önemli iki hastalık vardır: diş çürükleri ve diş eti iltihaplanmaları. Diş eti hastalıkları bazı kişilerde diş yuvasının bağlantıda olduğu çene kemiğini bölgesinin erimesine kadar ilerleyen bir etki yapabilir. Bu da ağız ve diş sağlığının önemsenmesi gerektiğinin bir göstergesidir. Diş sağlığının bozulması vücudumuzdaki diğer organların faaliyetlerini de olumsuz etkileyebilir. Dişler neredeyse vücudun bütün sistemlerini olumsuz bir şekilde etkileyen sürekli enfeksiyonun merkezi haline gelebilir. Kalp, böbrek, eklemler vb. yapılarda önemli sağlık sorunlarına neden olan enfeksiyonların kaynağı olarak görev yapabilir.
Ağızda ve dişlerde yapısal ve işlevsel bir rahatsızlığın olmaması durumu, ağız ve diş sağlığının varlığını gösterir.

Devamını Oku

Ağız Sağlığı Nasıl Korunur: Ağız Ve Diş Sağlığını Korumanın Yolları

Ağız ve Diş Hastalıkları kategorisine 2 Haziran, 2016 tarihinde eklendi, 14 defa okundu

Ağız Sağlığı Nasıl Korunur: Ağız Ve Diş Sağlığını Korumanın Yolları

ağız ve diş sağlığı bakımı

ağız ve diş sağlığını korumanın yolları

Ağız sağlığı için neler yapmalıyız?

Ağız ve diş sağlığı oldukça önemlidir. Bakımsız ağızlar ve dişler bazı sağlık sorunlarına neden olabilir. Plak oluşumu, diş eti çekilmesi, diş çürüğü ve dişlerin zayıflaması en sık görülen sağlık sorunlarındandır. Dişler kemiksel yapıları ile sağlam bir görünüme sahip olabilir. Fakat aslında her dişin üzerinde hassas mine tabakası bulunmaktadır. Mineralize bağ dokusu ile korunan dişlerde dentin tabakasının altında çekirdek sinirler bulunmaktadır. Diş içerisinde ulunan kanallar her diş kökünün merkezinden sinirlerin geçmesine izin verir. Diş çene ile sağlam bir bağ içerisindedir. Çiğneme (mastikasyon) ise sindirim sürecinin ilk adımıdır. Yutma, refleksi sindirimin başlangıç noktası gibi gözükse de çiğnemede olmadan sağlıklı beslenme de sağlanamaz. Tükürük bezleri ise yemek borusu ile mide ve boğaz arkasında bulunur. Bu bezler sayesinde gıdalar yemek borusundan daha kolay geçer ve aynı zamanda boğaz nemli kalır. Ayrıca tükürük bezleri nişastayı çözümleyen enzimler salgılar. Ağız sağlığını korumak için bazı önerilere uyulması tavsiye edilir.

Ağız ve diş sağlığının vücut açısından önemi:

Azalan ağız sağlığı ve altta yatan sistemik koşulları da etkileyerek vücut sağlığının bozulmasına da neden olur. Başka bir deyişle, sağlıklı bir ağız bakımı sağlıklı bir vücut için ilk şarttır. Yapılan çalışmalara göre periodontal hastalık (diş eti hastalığı Gelişmiş) kalp hastalığı, felç, solunum problemleri ve şeker hastalığı riskini artırmaktadır. Ayrıca, ağızdaki bakteriler kalp kapakları için hayati bir enfeksiyon oluşturabilir. Bu nedenle, diş hekimleri ağızdaki bakterilerin yok etmek için genellikle (önleyici) profilaktik antibiyotikler önerirler.

Ağız sağlığını tehdit eden bakteri, virüs ve mantar türleri bulunmaktadır. Bazı bakteriler ise ağzın normal florası içinde zaten bulunmaktadır. Küçük miktarlarda da olsa ağızda bulunan bu bakteriler zararsız ya da faydalı olmaktadırlar. Ancak, gıda artıklarının dişlerle teması ile dişlerdeki asit miktarı bakterileri artırır. Bu asitler ise diş çürüğüne neden olarak diş minesine zarar verir.

Diş eti sağlığı için ne yapmalıyız?

Ağızda yoğun bakteri oluşumu dişlerde plak oluşumuna de neden olmaktadır. Diş plakları düzenli fırçalama ve diş ipi kullanılmaması durumunda sertleşir ve diş etlerini de etkileyerek diş eti iltihabı oluşmasına neden olur. İltihap ilerledikçe, diş etlerinde çekilme başlar ve buna diş eti çekilmesi denir. Bunun daha ileri aşamasında ise diş eti hastalığına periodontitis denir. Ağız sağlığı bakımını düzenli olarak yapmamak dudaklar, boğaz, ağız boşluğu ya da diğer enfeksiyonlara hatta kansere neden olabilir. Örneğin neredeyse tüm yetişkinler, herpes simpleks virüsü ile enfekte durumunu yaşamışlardır. Ayrıca ağız ya da dudaklarında uçukları da oluşabilecek vakalar arasındadır.

Ağız sağlığı için yapılması gerekenler:

Ağız sağlığını korumak sağlık için oldukça önemlidir. Diş sağlığı ve bakımı için ilk olarak tütün ürünlerini kullanmayın. Günde iki kez florür içeren diş macunu ile dişlerinizi düzenli olarak fırçalayın. Ayrıca özellikle diş ipi kullanın (Diş ipi, ağız boşluğu hastalıklarını önlemek için kullanılan en etkili yöntemlerdendir). Ağız sağlığı için gargara da kullanılabilir. Her altı ayda bir diş doktoruna giderek profesyonel bakım yaptırın.

Diş sağlığına iyi gelen besinler:

Bol miktarda meyve ve sebze içeren yüksek lifli, düşük yağlı, düşük şekerli gıdalar ile beslenin. Böyle bir beslenme şekli ile doğal olarak yüksek miktarlarda D vitamini ve ihtiyacınız olan kalsiyum ve fosforu alabilirsiniz. Diş ve kemikler için gerekli olan bu mineraller oldukça önemlidir. Ayrıca şekerli yiyecekler ve gıdalar ile dilimlenmiş meyve ya da yoğurt, makarna sosu, buzlu çay, soda, spor içecekleri, meyve suyu karışımları, granola ve tahıl çubukları ile kekler, elma püresi, ketçap ve barbekü sosu gibi gizli şeker bulunan ürünlere bir sınır getirmelisiniz. Dişlere zarar veren yiyecekler yenmemeli ve dişlere zarar veren alışkanlıklar kesinlikle bırakılmalıdır.

Devamını Oku

Dişler Neden Çürür: Diş Çürümesi Durdurulabilir Mi

Ağız ve Diş Hastalıkları kategorisine 27 Nisan, 2016 tarihinde eklendi, 22 defa okundu

Dişler Neden Çürür: Diş Çürümesi Durdurulabilir Mi

ağız ve diş hastalıkları nelerdir

diş çürümesi durdurulabilir mi

Diş çürüğü nasıl olur?

Ağız sağlığı ile ilgili sorunlar genellikle diş sağlığından kaynaklanır. Dişlerle ilgili problemlerin çözülmesi elbette ki sorunun niteliğine bağlıdır. Diş çürüğü en sık rastlanan problemler arasındadır. Çürüyen kısımlar alınarak yerine yama yapılabilir. Diş çürüğünün sinirleri etkilemesi halinde kanal tedavisi de uygulanabilir. Kısmi protez ya da köprü tedavisi ile eksik dişlerin yerine dolgu dişler uygulanabilir. Eksik dişlerin fazla olması durumunda kalıcı olarak çene kemiğine yerleştirilen takma dişler ve implantlar da çözüm için başka alternatiflerdir. İmplant seçeneği hem görünüm hem de işlevsellik açısından en iyi çözümdür. Fakat yapılış aşamasında enfeksiyon gibi bazı riskleri de beraberinde getirir. Bu nedenle implantların başarısız bir şekilde uygulanmaması çok önemlidir. Periodontal hastalıklarda ise dişlerde plak birikimi oluşabilir. Periodontal hastalıklar genellikle antibiyotikler ile tedavi edilir ve böylece plak kolayca giderilmiş olur. Plağın diş köklerine gelmesi diş eti çekilmesi gibi diş eti hastalıklarına neden olarak dişlerin kaybedilmesine neden olabilir. Bu nedenle mutlaka tedavi edilmelidir. Diş eti çekilmesinde diş etleri geriye çekilerek diş kökü yavaşça meydana çıkmaya başlar. İlerlemiş diş eti çekilmesi durumlarında diş etleri sıyrılarak ilaç tedavisi uygulanır ve tekrar diş etleri birbirine dikilir. Bu işleme flep ameliyatı denilmektedir. Çok büyük bir ameliyat olmasa da cerrahi müdahale gerektirir. Bazen kemik dokusunda yapılan aşılama periodontal hastalık tedavisi için gerekli bir yöntemdir. Diş etlerinin eski haline dönmesi için henüz diş eti çekilmesinin başında olan vakalarda sadece ilaç tedavisi uygulanabilir.

Diş çürüğü neden olur?

Diş çürümesinin nedeni dişlerdeki boşluklara ve diş aralarına bakteri ve besin artıklarının dolmasıdır. Burada üreyen bakteriler diş minesine zarar verir ve ilerleyen aşamada çürüklere neden olur.

Diş çürümesi nasıl başlar: Diş çürümesinin belirtileri

Diş çürüğü başlangıcı genellikle fark edilmez. Dişlerde küçük boşluklar ve delikler oluşur. Bu aşamada diş çürüğüne müdahalede bulunarak diş hemen eski haline çevrilebilir. Fakat tedavi edilmez ise bu çürük kısımlara dolan bakteriler, asitler, yiyecek artıkları ve diğer maddeler plak oluşturarak koyu lekeler haline gelir. Bu plak kaldırılmaz ise sertleşir ve tartar gibi tabakaların oluşmasına neden olabilir. Plak ve tartar birikimi çoğu insanda görülebilen bir sorundur. Plak ve tartar gibi oluşumların çoğalması dişlerin daha fazla çürümesine neden olabilir. Dişlerde çürük olduğunda bir takım belirtiler görülür. İlk belirtiler diş hassasiyeti ve ağrı, genellikle sıcak ya da soğuk yiyecek ya da içecekler dişlerde sızlama gibi belirtilerdir. Diş çürüğü ağrısı oldukça şiddetli olabilir. Ayrıca nefes kötü kokabilir. Diş çürüğü kokusu için genelde gargaraların kullanılması önerilir. Genelde ise çoğu çürük bir diş hekimi tarafından rutin muayeneler sırasında fark edilir.

Diş çürüğü nasıl tedavi edilir?

Diş çürükleri tedavi edilmediği takdirde dişlerde enfeksiyona neden olarak daha büyük çürüklerin oluşmasına neden olabilir. Çürükten kaynaklanan diş eti apseleri ve kanamalar görülebilir. Hiçbir müdahalede bulunulmadığında diş kaybedilir. Diş üzerinde oluşan boşluklar, hasarın şiddetine bağlı olarak üç şekilde tedavi edilir.

Diş çürüğü tedavilesi:

– Dolgular

Diş çürüğünden etkilenen bölgeler delinerek temizlenir. Diş yapısında oluşan fiziksel değişiklik reçine maddelerden yapılmış dolgu malzemeleri ile doldurulur. Bu tedavi daha çok ön dişlere ve azı dişlerine uygulanır.

– Kron

Dişlerde büyük boşluklar varsa diş üzerinde bağlantı parçaları alınarak tedavi edilir. Genellikle bu işlem ile porselen ya da altın diş yapılmaktadır.

– Kök Kanallar

Çürüme diş köküne zarar veriyorsa kanal tedavisi uygulanır. Bu tedavi sırasında dişin dış katmanı delinir ve sinirler küçük iğneler yardımı ile alınır. Sinirlerin yerine sızdırmayan dolgu malzemeleri uygulanır ve ardından dolgu yapılarak diş kapatılır.

Diş çürümesi nasıl durdurulur?

Yapışkan ve şekerli gıdalar diş hijyenini tehdit ederken çürüklere neden olan en yaygın faktörler arasındadır. İyi bir ağız sağlığı için günde en az iki kez dişlerinizi fırçalamanız ve düzenli olarak diş ipi kullanmanız gerekmektedir. Diş çürüklerini önlemek için dikkat edilmesi gereken durumlar şunlardır:
– Florür içeren diş macunu kullanmak
– Tatlılardan kaçınmak
– Düzenli diş kontrolleri ve diş temizliği yaptırmak

Devamını Oku

Dil Ülseri Nasıl Geçer: Dil Ülserine Bitkisel Çözüm

Ağız ve Diş Hastalıkları kategorisine 20 Nisan, 2016 tarihinde eklendi, 35 defa okundu

Dil Ülseri Nasıl Geçer: Dil Ülserine Bitkisel Çözüm

dil ülserine bitkisel çözüm

dil ülserine bitkisel çözüm

Dil iltihabi ve dil ülseri nedir?

Dil ülseri aft olarak da bilinir. Genellikle acı veren bu lezyonlar ve yaralar 1 ya da 2 hafta içinde kendiliğinden geçer. Aftlar kadınlarda erkeklere oranla daha sık görülür. Aft için doğal yöntemler ile dil ülserinin iyileşme süresi daha da kısaltılabilir.

– Dil ülseri nasıl olur?

Dil ülseri kenarları kırmızı çizgilerle çevrili; ortası beyaz ya da sarı olan çıkıntılar şeklindedir. Yuvarlak ya da oval diken şeklinde bir yapıya sahip olan lezyonlar küçük boyutlarına rağmen oldukça acı vericidir. Herhangi bir ağız hareketinde, konuşma, yemek içme sırasında ağrı artabilir. Özellikle asidik içecekler ya da baharatlı yiyecekler tüketildiğinde ağrı fazlalaşır.

– Dil ülseri nedenleri: Aftın nedenleri

Dil ülserinin çeşitli nedenleri vardır. Diş fırçasının sert kullanılması dile zarar verir ve ülser oluşumuna neden olabilir. Aftları gidermek için dil fırçalanırken yumuşak kıllı bir diş fırçası ile yumuşak hareketler yapılmalıdır. Diğer dil ülseri nedenleri ise bağışıklık sisteminin zayıflaması, virüsler, ağız yaraları, alerji, beslenme eksiklikleri, stres ve inflamatuvar bağırsak hastalıkları, çölyak hastalığı, behçet hastalığı ve HIV virüsü gibi sağlık sorunlarıdır. Özellikle AIDS hastalığında değişen hormon düzeyleri ile bağışıklık sisteminin zayıflaması dil ülseri yani aft oluşumunu tetikleyebilir.

– Dil ülserine bitkisel çözüm:

Anbesol ve orajel gibi merhemler geçici olarak dili uyuşturan ve acıyı azaltan ilaçlardır. Anestezik etkisi ile belirtilerin hafiflemesine yardımcı olurlar. Ayrıca 1 su bardağı ılık suyun içine birkaç damla hidrojen peroksit eklenerek bir pamuklu çubukla dil ülseri lezyonlarına doğrudan uygulanabilir. Hidrojen peroksit ile su yerine süt de karıştırılabilir. Pamukçuk olarak da bilinen aft yaraları için süt yatıştırıcı bir etki gösterir. İçeriğindeki bileşenler ile iyileşme süresini kısaltır.

– Dil ülseri nasıl tedavi edilir?

Dil ülserinde doğal ilaçlar işe yaramadığında ilaç tedavisi gerekebilir. Öncelikle yaraların dilde kapladıkları alana bakılır. Eğer yaygın bir alanda lezyon oluşumu varsa reçeteli anti-inflamatuar, antibiyotikler veya collagenase inhibitörleri içeren ilaçlar ile tedaviye hemen başlanması gerekebilir. Dil aftlarında ağrıyı azaltmak için debacterol bir uygulama ile hızlı bir rahatlama sağlanabilir. Debacterol doktor ya da diş hekimi tarafından hasarlı dokuların iyileşme sürecinin azaltılması için kullanılır. Bazı durumlarda aftlara temel besin maddelerinin eksik alınması da neden olmaktadır. Bu nedenle kişiye çinko, vitamin B 12 veya B 6 ya da folik asit takviyeleri verilebilir. Steoidler ise en son çare olarak kullanılır.

– Afta ne iyi gelir?

Dil ülseri yani aft oluşumu sırasında özellikle florür içeren diş macunu kullanımından kaçınılmalıdır. Aksi takdirde aft lezyonları daha çok tahriş olarak daha yoğun ağrılara neden olabilir. Özellikle bazı B vitamini eksikliklerinde aft riski artar. Bu nedenle besinlerden bol miktarda B3, B9, B12 ve A vitaminleri alınmalıdır. Vitamin eksikliğinin belirtileri ise aft oluşumunun yanı sıra ağız ve dil iltihabının oluşmasıdır. Ayrıca özellikle A vitaminin eksikliği mide hastalıklarına neden olurken denge ile ilgili sorunların yaşanmasına da sebebiyet verebilir. Beslenme düzeninde vitaminli gıdalara yer verilmelidir. Özellikle tahriş edici yüksek baharatlardan kaçınılmalı ve yaralar ile oynanmamalıdır. Yaralar giderek büyüyorsa ve yutağa doğru inmeye başladıysa hiç vakit kaybetmeden doktora başvurmak gerekir. Doktor akut aft lezyonları için genellikle vitamin takviyesi verebilir. Gerekirse vücuttaki vitamin oranlarını ölçmek için bazı kan testleri yapılabilir. Genellikle vitamin takviyeleri bu aşamada yaraların gelişimini azaltır. Ancak lezyonlar geçse de bir süre kontrollere devam etmek gerekir. Çünkü dil ülseri tekrarlayabilen bir sağlık sorunudur.

Devamını Oku

Diş Enfeksiyonu Nasıl Geçer: Diş İltihabı Ağrısına Bitkisel Çözüm

Ağız ve Diş Hastalıkları kategorisine 10 Nisan, 2016 tarihinde eklendi, 61 defa okundu

Diş Enfeksiyonu Nasıl Geçer: Diş İltihabı Ağrısına Bitkisel Çözüm

diş iltihabı ağrısına bitkisel çözüm

diş iltihabı ağrısına bitkisel çözüm

Diş enfeksiyonu neden olur?

Diş enfeksiyonları şiddetli ağrılara neden olabilir. Diş apsesi olarak da bilinen virüslü diş enfeksiyonları ancak bir diş tedavisi sonucunda kesin olarak iyileşir. Ancak diş hekimine gidene kadar ya da müdahalede bulunulana kadar bazı doğal yöntemler de uygulanabilir.

Diş iltihabı ağrısı nasıl geçer?

– Diş iltihabı için ağrı kesici

Diş ağrısı ya da diş enfeksiyonu durumlarında ağrı kesici kullanılması önerilir. Ancak ağrı kesiciler enfeksiyonu tedavi etmede işe yaramaz. Sadece ağrının hafiflemesini sağlar.

– Diş eti iltihabına nane

Nane çayı yumuşak diş bakımı için kullanılan bitkisel bir yöntemdir. Aynı zamanda ağrıyı hafifletmek için de kullanılır. Diş enfeksiyonu durumunda yatıştırıcı etki gösteren nane çayı oda sıcaklığında tüketilmelidir. Çünkü çok sıcak ya da çok soğuk olması ağrının artmasına neden olabilir.

– Diş eti iltihabına tuzlu su

Diş ağrısını hafifletmek için tuzlu su ile gargara yapılabilir. Tuz ağrının yatışmasını sağlarken diş etlerinde oluşan tahrişi de azaltacaktır. Ancak tuzlu suda kullanılan su da çok sıcak ya da çok soğuk olmamalıdır.

– Diş iltihabına karanfil

Karanfil yağı, diş ağrısını giderirken bu ağrıya neden olan bakterilerinde ölmesini sağlar. Aynı zamanda uyuşturucu etkisi olan karanfil ağrıyı yatıştırır. Karanfil yağı doğrudan diş üzerine uygulanabilir. Kesinlikle yutulmamalıdır.

– Diş iltihabı için antibiyotikler

Diş ağrısı genellikle diş çürümesinin enfeksiyona dönüşmesi sonucunda oluşur. Her ne kadar diş çürümesinde genetik bir rol olsa da ana neden diş temizliği eksikliğidir. Diş çürümesi diş minesinin aşınması sonucu oluşan küçük deliklere bakterilerin girmesiyle oluşur. Burada üreyen bakteriler dişin tamamını sarıp diş kökünü kadar yayılabilir. Diş köküne kadar yayılan bakteriler kemiklere etki ederek ciddi komplikasyonlara neden olabilir. Bu durumda diş hekimleri genellikle antibiyotik tedavisine başlar. Diş çürüğüne müdahale etmeden önce diş apsesinin iyileştirilmesi gerekir. Eğer diş apsesi ve buna bağlı olarak ağrı oluşumu varsa antibiyotik tedavisine başlamak için mutlaka bir doktora başvurulmalıdır.

– Penisilin

Yapılan araştırmalara göre penisilin oral flora olarak en çok tercih edilen antibiyotiktir. Bakterilerin oluşumunu engeller ve var olan bakterileri öldürür. Diş eti dokusunda oluşan şişlik, ağrı ve ateş durumlarını azaltmaya yardımcı olur. Penisilin genellikle kişiye 1 haftalık süreç için verilir. Astım, böbrek hastalıkları ya da alerji öyküsü olan kişilerde antibiyotik kullanılmaması gerekir. Diş apsesine dair belirtiler antibiyotik kullanımına rağmen devam ederse ya da daha kötüye giderse mutlaka hastaların diş veya sağlık profesyoneline başvurması gerekir.

– Klindamisin

Klindamisin, diş enfeksiyonları için penisiline alternatif bir antibiyotiktir. Ayrıca MedlinePlus’a göre bakteriyel enfeksiyonların deri, akciğerler ve iç organlarında görülmesi durumlarında da kullanılır. Antibiyotik linkomisin grubuna aittir ve kapsül veya sıvı formda alınabilir. Günde 3-4 kez kullanılabilir. Her ne kadar genellikle 1 haftalık süreç için reçete edilse de diş enfeksiyonu geçene kadar içilmeye devam edebilir. Ancak bu antibiyotik bazı yan etkiler yaratabilir. Mide bulantısı, kusma ya da eklem ağrısı görülürse hastanın hemen bir hekime başvurmanız gerekir.

– Amoksisilin ve Clavulanate

Amoksisilin penisilin ilaç grubunun bir parçasıdır ve clavulanate beta-lactamase inhibitörleri ailesine aittir. Enfeksiyonun büyümesini önlerken, bakterilerin de ölmesini sağlar. Oral antibiyotik olarak alınan bu ilaç ABD Ulusal Sağlık Enstitüsüne göre dirençli bakteriler üzerinde bile işe yaramaktadır. Ancak her antibiyotik gibi amoksisilin ve clavulanate’in de bazı yan etkileri olabilir. Özellikle ishal, mide bulantısı ve kusma gibi yan etkiler görülüyorsa bir doktora danışmakta yarar olacaktır.

Diş iltihabına doğal çözüm önerileri iltihabın azaltılmasına yardımcı olur. Ancak tam tedavi için mutlaka diş doktoruna gidilmelidir.

Devamını Oku

Şiddetli Diş Ağrısı İçin Ne Yapılır: Diş Ağrısına Evde Çözüm

Ağız ve Diş Hastalıkları kategorisine 10 Nisan, 2016 tarihinde eklendi, 16 defa okundu

Şiddetli Diş Ağrısı İçin Ne Yapılır: Diş Ağrısına Evde Çözüm

diş ağrısına evde çözüm

diş ağrısına evde çözüm

Diş ağrısı nedenleri:

Bakteri ve plak birikimleri diş çürümelerine neden olur. Diş çürümesi sonucunda diş apsesi oluşabilir. İltihap kapan diş eti şiddetli ağrılara neden olur. Diş minesi aslında hassas bir yapıdır. Bakterilerin diş minesi üzerinde birikmesi deliklerin oluşmasına neden olur. Bu delikler yemek atıkları ve bakteriler ile dolar. Hasar gören diş minesi çürür. Çürüyen dişler çok daha hassas olur. Özellikle sıcak ve soğuğa karşı hassasiyet oluşur. Diş çürükleri şiddetli ağrılara neden olabilir. Geçici olarak ağrıyı gidermek için doğal çözümler kullanılabilir.

Şiddetli diş ağrısı evde nasıl geçer?

– Diş ağrısı sıcak uygulama

Amerikan Diş Kurumuna göre sıcak su ile ağız çalkalamak diş ağrısı durumlarında yapılması gereken ilk şeydir. Bu çürüyen dişin verdiği kötü ve rahatsız edici tadın giderilmesini sağlar. Diş çürükleri için diş ipi kullanılması şarttır. Fırça ile ulaşılamayan yerlere diş ipiyle kolayca ulaşılır. Bu şekilde yemek artıkları temizlenebilir ve bakteri oluşu biraz da olsa engellenmiş olur.

– Topikal antiseptikler

Oral antiseptikler diş ağrısını azaltmaya yardımcı olur. Benzokain formülün etkin olduğu ilaçlar kullanılmalıdır. Antiseptik, doğrudan ağrının yoğunlaştığı dişlerin üzerine uygulanabilir. Topikal antiseptikler ile dişler fırçalanabilir. Ardından ağız iyice çalkalanmalı ve diş ipi kullanımı unutulmamalıdır.

– Diş ağrısı için ağrı kesici

Diş ağrısı çeneye vurabilir. Bazı durumlarda baş ağrısına da neden olmaktadır. Ağrılar yayılıyorsa ve çok şiddetli ise ağrı kesiciler kullanılabilir. Özellikle ibuprofin veya acetaminophen gibi ilaçlar tercih edilebilir. Ancak ağrı kesici ilaçların anlık çözümler olduğu unutulmamalıdır. Ağrı kesiciler iltihaplı dişi tedavi etmez.

– Diş ağrısı için karanfil

Karanfil yağı içerisindeki eugenol enzimi ile anestezik bir etki yaratmaktadır. Bu nedenle diş ağrısı için kullanılmaktadır. Aynı zamanda anti bakteriyel ve anti-enflamatuar özellikleri taşıyan karanfil yağı direkt olarak diş üzerine kullanılmaz. Pamuk yardımı ile diş etine değdirilmeden kullanılmalıdır.
Diş ağrısı bazı durumlarda çürük bölgeye yemek birikmesi sonucu da oluşabilir. Bu durumlarda bir kürdan kullanılarak diş çürüğü içerisinden yemek artıkları çıkarılmalıdır. Özellikle patlamış mısır gibi bazı gıdalar kolayca diş içine kaçabilmektedir.

– Diş ağrısına buz iyi gelirmi?

Ağrı çok şiddetliyse buz kompresi işe yarayabilir. Buz uygulaması 10 ila 20 dakika boyunca ağrıyan bölgeye uygulanmalıdır. Buz kompresleri ağrıyla birlikte şişliği de indirmeye yardımcı olur. Soğuk, aynı zamanda iltihabı azaltır ve uyuşturucu bir etki gösterir.

– Diş apsesi nasıl olur?

Apse her ne kadar ciddi bir durum gibi gözükmese de aslında bir enfeksiyondur.
Ve bazı durumlarda enfeksiyon diğer dişlere yayılabilir, ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Diş apsesi diş veya diş eti enfeksiyonu nedeniyle oluşur. Enfeksiyon, çürük veya travma sonucunda ortaya çıkabilir.

– Diş apsesi çeşitleri:

Apse üç türde oluşmaktadır. Dişleri destekleyen kemik dokusunda oluşan apse en ciddi apse türüdür. Diş etinde ve dişte oluşan apse kemikte oluşan apseye oranla daha az tehlikelidir. Ağrı genellikle apse olan durumlarda zonklama ve keskin ağrılar şeklindedir. Bazı durumlarda ağız kokusu ve çiğneme sırasında ağrılar da oluşabilir. diş apsesi çenede şişlik ya da tüm yüze yayılan şişliklere neden olabilir.

Diş apsesi patlarsa ne olur?

Diş apsesi ciddi bir sağlık problemidir. Apseli iltihap kendiliğinden patlayabilir. Bu durumda mutlaka doktora gidilmelidir. Ayrıca apse ve iltihap kesinlikle bastırılarak ya da başka bir şekilde dışarıdan müdahale ile patlatılmamalıdır.

– Uyarılar

Diş ağrısı ertelenmemesi gereken bir durumdur. Çünkü hayatı tehdit eden ciddi komplikasyonlara neden olabilir. Bakteriler kana karıştığında enfeksiyon vücudun diğer bölgelerine kolayca dağılır. Olası komplikasyonları diş kaybı, akciğer iltihabı, ağız ve yüz bölgesinde olası enfeksiyonlar, pnömoni, beyin apsesi gibi ciddi sorunları kapsar. Bu nedenle diş ağrısı sadece doktora gidene kadar kısa bir süreliğine ertelenmelidir. Diş ağrısı hafife alınmamalıdır. Diş ağrısı oluştuğunda ve apseli iltihaplar görüldüğünde mutlaka en kısa zamanda doktora başvurulmalıdır.

Devamını Oku

Ağız Yaralarına Ne Yapmalı: Ağız Yaraları İçin Bitkisel Çözümler

Ağız ve Diş Hastalıkları kategorisine 10 Nisan, 2016 tarihinde eklendi, 10 defa okundu

Ağız Yaralarına Ne Yapmalı: Ağız Yaraları İçin Bitkisel Çözümler

ağız yaraları için bitkisel çözümler

ağız yaraları için bitkisel çözümler

Ağız yarası neden çıkar?

Ağızda çıkan yaralar “aftöz ülser” ya da “aft” olarak da bilinir. Belirli gıdalar, ilaçlar ve diş malzemeleri bu yaraların oluşmasına neden olabilir. Sürülerek uygulanan ağrı kesiciler, ağızdaki yaraların yatışmasında yardımcı olabilir ancak bu ilaçların yanı sıra kimyasal olmayan doğal ev ilaçları da mevcuttur. Bu ev ilaçları doğal oldukları için vücut sağlığı açısından çok daha yararlıdırlar. Bazı durumlarda ağız yaralarını tetikleyen bazı faktörler de bulunmaktadır. Bu tür yaralarda; ağızda yaraya neden olan gıdalardan kaçınarak ve beslenme düzenini değiştirerek yaraların iyileşmesine yardımcı olunabilir. Ev yapımı ilaçlar aynı zaman cilt sağlığınızın da korunmasına yardımcı olabilir.

Ağız yaraları nasıl geçer: Ağız yaralarına doğal çözümler

Beslenme düzeni

Ağızdaki yaraların ağırlaşmaması için bazı gıdalardan kaçınmak önemlidir. Ev ilaçlarını kullanmadan önce bu duruma dikkat edilirse ağız yaralarının iyileşmesi çok daha kolay olacaktır. Baharatlı, tuzlu ve asitli gıdalar açık yaraların tahriş olmasına neden olur. Bu yüzden yaraların iyileşme süre daha da uzar.

Ağız yarası olanlar ne yememeli:
– Ananas suyu
– Domates sosu
– Fındık
– Kabuklu deniz ürünleri
– Sirke içeren gıdalar

Bazı süt ve süt ürünlerinin tüketiminden kaçınılması, ağız yaralarının tekrarlanmasına engel olmak için gerekli bir adımdır.

Ağız yaralarını tetikleyen faktörler kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Bu faktörleri belirleyebilmek için deneme yanılma yöntemini kullanmak gerekebilir.

Ağız yaraları için doğal tedavi

Ağız yaralarının iyileşmesi için evde hazırlanarak uygulanabilecek bazı tedavi yöntemleri bulunmaktadır.

Bu tedavi yöntemleri şu şekilde sıralanabilir:

– Ağız yarasına karbonatlı su

Bu yöntemlerden en çok kullanılanı anti-bakteriyel özelliği yüksek olan karbonattır. 1 çay kaşığı kadar suya karıştırarak bu karışım ile gargara yapılabilir. Ağzın dışındaki oluşan ya da içinde olup el ile ulaşılabilen bir yerde oluşan yaralara bu karışım bir pamuk yardımı ile silerek de uygulanabilir.

– Süt

Bunların dışında bir parça pamuğu sütte ıslatarak da yarayı silebilirsiniz.

– Ağız yarası için tuzlu su

Ancak en çok kullanılan yöntem tuzlu su yöntemidir. Ilınmış olan tuzlu suyla yaranın üzerini durulayabilirsiniz. Bu rahatlamanızı sağlayacaktır. Mikrop ve virüsler nedeniyle oluşan bu yaralar aynı zamanda tuzlu su tedavisinde sterilize edileceğinden dolayı tekrar oluşum göstermez. Tuzlu su karışımı yaranın bulunduğu bölgeye bağlı olarak, gargara yaparak ya da ağzı yarım dakika kadar çalkalayarak uygulanabilir.

Ağız yarasına hangi vitamin iyi gelir?

Ağız yaralarına ev ilaçları hazırlarken vücuda ek olarak B12 alınmasına dikkat etmek gerekmektedir.
Doktorlar çoğu zaman emin olamasa da çoğu kişide ağız yaraları vitamin eksikliğiyle ile ilişkili olarak oluşur. 2009 yılında yapılan bir çalışmanın sonuçlarına göre; ağız yarası bulunup B12 vitamini alan hastalarda aftların iyileşme hızının çok daha yüksek olduğu gözlemlenmektedir. B12 vitamini tahriş ve yaraların yatışmasını ve daha çabuk iyileşmesini sağlar. Ayrıca yeni aftların da oluşumunu engeller. B12 vitaminin bu özelliklerinden yararlanılmak isteniyorsa günlük ortalama olarak 1000 mcg B12 vitamini alınması gerekmektedir.

Yaşam tarzındaki değişiklikler

Ağız yaralarından korunmak için en önemli adım günlük olarak diş fırçalamaktır. Ağızda üreyen mikroplar ve bakteriler fırçalama sayesinde yaraya yol açamadan yok olup giderler.

Geçmeyen ağız yarası:

Eğer art arda oluşan ağız yaralarından muzdaripseniz, yaşam tarzınızda bazı değişiklikler yaparak yara oluşumunun sıklığını azaltabilirsiniz. Fırçalama ve diş ipi kullanımı sırasında dişlerinizi temizlemenin yanı sıra dikkatli kullanmazsanız ağzınızda herhangi bir yeri tahriş edebilir ve yara oluşumuna neden olabilirsiniz. Bunun olmasını engellemek için diş fırçanızı yumuşak kıllı seçebilirsiniz. Bunun dışında temizlemek amacıyla kullandığınız macuna da dikkat etmeniz gerekmektedir. Sodyum sülfat içeren diş macununu fırçalamadan önce ıslatarak kullanın. Bu en az tahriş edici özelliği olan macundur. Tüm bunlara dikkat etmenize rağmen hala daha ağız yaralarından kurtulamıyorsanız diş doktorunuza başvurmanızda fayda vardır.

Ağız yaraları nasıl tedavi edilir?

Ağız yaralarınızı doktorunuza gösterdiğinizde daha farklı tedavi yöntemi önerisi ile karşılaşabilirsiniz.
Eğer ateş, bulantı, kusma varsa ya da 1 cm çapından daha büyük bir yara gözleniyorsa veya kolonisel olarak birden çok yara gözlemleniyorsa mutlaka doktorunuza başvurmanız gerekmektedir.
Bunların dışında 2 hafta boyunca geçmeyen yaralar tehlike arz ettiğinden dolayı acilen doktora gösterilmesi gerekmektedir.
B vitamin grubu, tüm hücrelerin metabolizması ve diğer hayati süreçlerinde önemli rol oynar. B vitaminleri suda çözünen vitaminlerdir. Bu yüzden de emilim sırasında bir kısmı idrarla birlikte dışarı atılabilir. Bu dışarı atılan miktarın açığını kapatmak için düzenli olarak B vitamini alınması gerekmektedir. Belirli bir miktardaki B vitamini eksikliğinde, ağızda yaralar ve çökelti veya ağız çevresinde cilt tahrişi gözlemlenebilir. Ağızda oluşan yaraların birçok nedeni olabilir, ancak çoğu ağız yarasının geçmesi için ya da şiddetinin azalması için B vitamini alınması gerekmektedir.

Ağızda yaralar

Ağızda yaralar veya Aftlar, ağız içinde küçük ağrılı ülser vardır. Onlar genellikle iltihaplı, kırmızı bir kenarlık ve dil, yanak veya dudak ve ağız yerde ortaya çıkabilir. Aftlar aksine “uçuk” herpes simpleks virüsünün neden dış dudakları olan bulaşıcı değildir. İse yüzde 10’dan az soğuk yaralar “Profesyonel rehber için hastalıklara göre” küçük Aftlar, ağız ülsere yaklaşık yüzde 80’i vardır. Aftlar çiğneme yiyecek veya fırçalama diş, zayıf bağışıklık, aşırı stres, hormonal değişiklikler ve vitamin eksiklikleri gelen travma gibi birden fazla nedeni var. Vitamin eksikliğinden söz konusu olmadıkça çoğu ağızda yaralar genellikle iyileşmek için bir iki hafta sürebilir.

Ağız yarasına neden olan vitamin eksikliği: B-2 vitamini eksikliği

B-2 vitamini veya diğer adıyla riboflavin, vücudun büyümesi, onarımı ve vücudun deri ve bağ dokularındaki müköz membranların üretimini sağlayan bir vitamindir. Bu özelliklerinin yanı sıra bağışıklık ve sinir sistemlerini de etkilemesi nedeni ile vücut gelişimi için oldukça önemlidir. B-2 vitamininin bebekler için günlük olarak 0,3 mg civarında tüketilmesi gerekirken yetişkinler için 0,8 mg ile 1 mg arasında tüketilmesi gerekmektedir. Emziren kadınlar ise günde en az 1,6 mg B-2 vitamini almalıdır. Bu vitaminin sürekli eksik alınması ve genel olarak büyük miktarda B-2 vitamini eksikliği yaşanması halinde lezyonlar özellikle ağız çevresinde olmak üzere birçok bölgede görülebilir. B-2 vitamininin eksikliği derinin üzerinde, dil ve boğaz bölgelerinde ariboflavinosis maddesi eksikliği oluşmasına neden olur. Bu madde de doğrudan yara oluşumu ve deri bölgelerinde hücresel ölümlerin yaşanmasına neden olur. B-2 vitamini eksikliği bu özellikleri nedeni ile iltihaplı ve çatlak bir dil ve dudak oluşumuna neden olabilir ve vitamin eksikliği nedeniyle olan ağız yaraları genelde ağrılı olur. Ağız yaralarının ölümcül bir riski olmasa da kişinin yaşamını bir hayli etkileyen bir sorundur. İyileşmesi uzun zaman almaz, ancak sorunun yaşandığı süre içerisinde kişinin yaşam kalitesi düşer. Bu kişilerin eğitim ve iş hayatları olumsuz etkilenir.

Devamını Oku

Diş Apsesine Ne İyi Gelir: Diş Apsesi İçin Bitkisel Çözüm

Ağız ve Diş Hastalıkları kategorisine 10 Nisan, 2016 tarihinde eklendi, 110 defa okundu

Diş Apsesine Ne İyi Gelir: Diş Apsesi İçin Bitkisel Çözüm

diş apsesi için bitkisel çözüm

diş apsesi için bitkisel çözüm

Diş apsesi nasıl geçer?

Diş apsesi ağrıya ve şişliğe neden olan rahatsız edici bir durumdur. Bazı durumlarda ağrı günlük hayatı etkileyebilir. Mutlaka en kısa zamanda bir diş doktoruna danışılması gerekir. Diş apsesi tedavisinde şu yöntemler uygulanır:

Diş iltihabı nasıl tedavi edilir: Diş apsesi nasıl temizlenir?

– Kök kanal tedavisi

Kök kanal tedavisi ile diş köküne müdahale edilir. Dişin sinirleri alınır ve ardından dolgu yapılarak diş kapatılır. Ancak dişe müdahale edilmeden önce mutlaka diş apsesi tedavi edilmelidir. Diş apsesi tedavisi için genellikle antibiyotik tedavisi uygulanır.

– Diş çekimi

Diş kök kanal tedavisi ile kurtarılamıyorsa çekilmesi gerekebilir. Diş çekilmeden önce yine diş apsesi tedavi edilmelidir. Çürük ve apse yayıldığında diş minesi üzerindeki boşluklar büyür. Sinirler etkilenir ve diş ufalanarak kırılmaya başlar. Diş çekimi bu durumlarda yapılır.

– Derin Temizleme

Dişeti apsesi diş ağrısına neden olabilir. Diş apsesi diş üzerinde plak birikimine neden olur ve diş etlerini de etiler. Bu nedenler herhangi bir enfeksiyon oluşabilir. Bu durumda apseden kaynaklanan bakterilerin diğer dişleri de etkilememesi için derinlemesine bir diş temizliği yapılmalıdır.

Diş apsesine bitkisel tedavi ibrahim saraçoğlu

– Zeytin yaprağı

Zeytin ağacı, yaprakları ve meyvesi ile pek çok hastalığın tedavisinde kullanılmaktadır. Sağlığın yanı sıra güzellik ve bakım için de kullanılır. Zeytin yaprağı, doğal bir antibiyotiktir. Ayrıca enfeksiyon ile mücadelede de oldukça etkilidir. Zeytin yaprağı oleuropein olarak bilinen bir özelliği içerir ve bu aynı zamanda anti-virüs ve anti-bakteriyel etki göstermektedir. Zeytinyağı antibakteriyel özellikleri ile antibiyotik benzeri bir görev görmektedir. Ayrıca ağrıya neden olan inflamasyonu azaltmaya yardımcı olmaktadır. Zeytin yaprağı, kapsül veya bitki özü olarak kullanılabilir.

– Diş apsesine sarımsak

Bakteri yok etmede en etkili yöntemlerden biri de sarımsaktır. Sarımsak en yaygın olarak bilinen doğal antibiyotiktir. Kimyasal olarak bakıldığında sarımsağın antibiyotik ilaçlar ile aynı etkiyi yarattığı görülmektedir. Sarımsak dişlerin üzerine günde birkaç defa uygulanabilir. Sarımsak güçlü birleşiklere sahiptir ve birkaç dakikadan uzun diş ve diş etleri üzerinde bırakılmamalıdır. Bu diş etlerinin tahriş olmasına neden olabilir. Sarımsak kapsülleri de ağızdaki enfeksiyonu gidermek için kullanılabilir.

– Ekinezya

Ekinezya pek çok hastalığın tedavisinde kullanılan bitkisel bir çözümdür. Diş apselerinin yatıştırılması için de kullanılan ekinezya olası enfeksiyonları da önler. Bakterilerin ölmesini sağlayan ekinezya doğal bir antibiyotik olarak kabul edilir çünkü inflamasyonu azaltmaya yardımcı olur. Ekinezya çay şeklinde demlenerek gargara yapılabilir. İşlem günde 3 ya da 4 kez tekrarlanabilir. Ayrıca ekinezya kapsüller şeklinde de alınabilir.

– Çay ağacı yağı

Çay ağacı yağı melaleuca yapraklarından yapılır. Antibiyotik etkisi gösteren çay ağacı yağı aynı zamanda güçlü bir antiseptiktir. Ağız sağlığı için oldukça faydalıdır. Antibakteriyel işlevi ile diş apsesinden kaynaklanacak enfeksiyonları da önler. Günde birkaç kez dişer çay ağacı yağı ile fırçalanabilir. Bu bakterilerin yok olmasını sağlayacaktır. Çay ağacı yağı bir bardak suya 10 damla kadar eklenir. Günde dört kez ağız bu suyla çalkalanır. Kesinlikle yutulmamalıdır.

Diş apsesine karbonat da iyi gelmektedir. Bir bardak suyun içerisine 2 çay kaşığı karbonat eklenerek gargara şeklinde kullanılabilir.

Diş apsesi patlarsa ne olur?

Diş apsesi kendi kendine patlayabilir. Ancak darbe sonucu patladıysa ya da patlatıldıysa mutlaka en kısa sürede doktora gidilmelidir.

Diş apsesine hangi antibiyotik iyi gelir?

Diş apsesi için antibiyotik kullanılır. Ancak antibiyotik seçimi için mutlaka doktora danışılmalıdır.

Diş apsesi, acı verici olsa da tedavi edilebilir. Amerikan Diş Derneğine göre bakteriyel bir enfeksiyon diş eti üzerinde yumuşak apselere neden olabilir. Bakteriyel enfeksiyonlar şişliklere neden olurken kişide ateş de yapabilir. Bu tür enfeksiyonlar normalde sadece anında müdahale gerektirir. Bu durumda dişe müdahale edilmeden önce genellikle antibiyotikler reçete edilir. Ancak antibiyotiklerin yanı sıra bitkisel çözümler de denenebilir. Bitkisel çözümleri kullanmadan önce doktora danışılmasında yarar olacaktır. Diş ve ağız sorunları ertelenmemelidir. Bu çözümler anlık çözümler olarak kullanılmalı; asıl tedavi için mutlaka en kısa zamanda diş doktoruna başvurulmalıdır.

Devamını Oku

Diş Eti Hastalıklarına Ne İyi Gelir: Diş Eti Hastalığına Bitkisel Çözüm

Ağız ve Diş Hastalıkları kategorisine 4 Nisan, 2016 tarihinde eklendi, 32 defa okundu

Diş Eti Hastalıklarına Ne İyi Gelir: Diş Eti Hastalığına Bitkisel Çözüm

diş eti hastalığına bitkisel çözüm

diş eti hastalığına bitkisel çözüm

Diş eti hastalıkları nelerdir?

Diş eti hastalığı, diş eti iltihabı olarak da bilinir. Kalıcı ağız kokusu, diş etlerinde kızarma veya şişme, kanama ve dişlerde sallanma görülebilir. Tedavi edilmediğinde başka ciddi komplikasyonlara neden olabilir.

Diş eti hastalıklarının nedenleri:

Dişeti hastalığının başlıca nedeni kötü ağız bakımı ve plak birikimidir. Bakterilerin diş ve dişeti kenarlarındaki boşluklara dolması plakların artmasına neden olur. Diğer faktörler ise sigara, hormonal değişiklikler, genetik yatkınlık, kötü beslenme, stres, bazı ilaçlar, diyabet ve diğer hastalıklardır. Diş ve diş eti hastalıkları doğal ve bitkisel çözümler ile tedavi edilebilir. Ancak diş eti hastalıkları ilerlediyse mutlaka doktora gidilmesi gerekmektedir.

Diş eti hastalıkları nasıl geçer: Diş eti hastalıkları için bitkisel çözüm

1. Hidrojen peroksit

Hidrojen peroksit mikropları öldüren güçlü bir antibakteriyel ajan olarak çalışır. Ayrıca dişleri beyazlatır ve aydınlatır.
– Hidrojen peroksit ve su eşit miktarda karıştırılır. Bu karışım ile ağız birkaç defa çalkalanır. Haftada birkaç kez uygulanabilir.
– Alternatif olarak, küçük bir çay kaşığı karbonat bir hamur yapmak için hidrojen peroksit ile karıştırılır. Diş fırçasının üzerinde konulan hamur ile diş etleri fırçalanır. Son olarak ağız çalkalanır. Birkaç hafta boyunca haftada bir kaç kez kullanılabilir.
– Karanfil yağı ve hidrojen peroksit bir hamur yapmak için karıştırılır. Bu hamur ile diş etleri fırçalanır. Ardından ağız durulanır.

Not: Hidrojen peroksit çok sık kullanılmamalıdır. Kesinlikle yutulmamalıdır.

Diş eti hastalıklarına iyi gelen bitkiler:

2. Aloe vera

Diş eti hastalıkları için şifalı bitkiler arasında aloe vera bitkisi vardır. Anti enflamatuar özellikleri nedeniyle, aloe vera diş eti hastalıklarında oldukça yararlıdır. Bir anti mikrobiyal olarak diş eti rahatsızlığına neden olan bakterileri de öldürür. Ağız kokusu ve ağız ülserini de iyileştirir.
– Diş etlerine taze aloe vera jel ile masaj yapılır. En az yarım saat bekletildikten sonra durulanır. Günde birkaç kez tekrarlanır.
– Alternatif olarak, aloe vera suyu ile ağız çalkalanabilir.
– Ayrıca düzenli olarak iki çay kaşığı aloe vera suyu içebilir.

Not: Çok fazla aloe vera suyu içmek müshil etkisi yaratabilir.

3. Kızılcık suyu

Kızılcık suyu, dişeti hastalığı ve enfeksiyonda oldukça etkilidir. C vitamini içeriği ile diş eti hastalıklarını önler.
– Sadece 120 gram veya iki çorba kaşığı kızılcık suyu içilmesi dişlerdeki bakterilerin üremesini engeller.
– Ayrıca, C vitamini açısından zengin meyve ve sebzeler; limon, portakal, greyfurt, yaban mersini, üzüm, çilek, papaya, kırmızı biber ve brokoli gibi besinler tüketilebilir.

4. Çay ağacı yağı

Diş eti sorunlarına bitkisel çözüm olarak çay ağacı yağı kullanılabilir. Anti enflamatuar özellikleri ile diş etlerindeki tahrişi ve iltihabı yatıştırır. Topikal uygulama ile çay ağacı yağı jeli diş eti kanamasını ve dişeti iltihabını azaltır ve plak oluşumunu engeller.
– Diş macununun içerisine birkaç damla çay ağacı yağı eklenebilir. Bu diş macunu ile dişler 1 hafta süreyle düzenli olarak fırçalanmalıdır.

Not: Çay ağacı yağı kesinlikle yutulmamalıdır.

5. Deniz tuzu

Doğal deniz tuzu inflamasyonu azaltmaya yardımcı olurken acıyı giderir.
– Deniz tuzu bir bardak ılık suya eklenir. Tamamen eriyene kadar karıştırılır.
– Bu karışım ağızı durulamak için kullanılabilir.
– Günde üç kere uygulanabilir.

6. Çay poşetleri

Çay, özellikle siyah çay, ağrıyı ve inflamasyonu azaltmaya yardımcı olan tannik asit içerir. Ayrıca, enfeksiyonlara mücadelede yardımcı antioksidanlara da sahiptir.
– Çay poşeti sıcak suda 10 dakika bekletilir ve ardından soğuması beklenir.
– Çay torbaları etkilenen alanlar üzerinde üç ya da beş dakika bekletilir.
– İşlem günde birkaç kez tekrarlanabilir.

7. Hindistan cevizi yağı

Hindistan cevizi yağı anti bakteriyel ve anti-enflamatuar özellikleri ile dişeti hastalığı tedavisinde oldukça etkilidir. Karbonat ile birleştirildiğinde ağızdaki asitleri nötralize etmeye yardımcı olur.
– İki çorba kaşığı hindistan cevizi yağı ve karbonat karıştırılır.
– Bu karışım haftada iki kez düzenli olarak diş macununu yerine kullanılır.

Devamını Oku