"Hastalıklar" Kategorisi

Zeytin Yaprağının Faydaları (Zeytin Yaprağı Neye İyi Gelir?)

Bitkisel Takviyeler kategorisine 30 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 226 defa okundu

Bilim adamları, zeytinyağına sağlık ve yaşamı uzatan faydaları üzerinde son yıllarda oldukça fazla sayıda araştırma yapmaktadır. Zeytin denilince ilk akla gelen bu bitkinin çekirdekli meyvesi ve bu meyveden üretilen zeytin yağıdır. Ancak zeytin yaprağı de en az zeytinyağı kadar mucizevi faydalara sahiptir ve akla gelmeyecek kadar fazla sayıda hastalığa ve sağlık sorununa iyi gelmektedir. Peki zeytin yaprağı neye iyi gelir?

Zeytin yaprağı içerisinde bulunan ve oleuropein olarak bilinen polifenol, kötü kolesterole iyi gelmekte ve tansiyonu düşürmenize, kanseri önlemenize, vücutta şeker ve işlenmiş yiyeceklerin oluşturduğu oksidatif hasarlara karşı korumanıza iyi gelir.¹² Zeytin yaprağında bulunan polifenoller aynı zamanda hafızayı kuvvetlendirmekte ve zihin açıcı etki sağlamaktadır. Zeytin yaprağına acı tadını veren oleuropein aynı zamanda zeytintağının da antioksidan, antienflamatuar ve hastalık mücadele eden iyi özelliklerinin çoğundan sorumludur Tümörlü hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde tümörlü hayvanlara oleuropein verildiğinde tümörler gerilemekte ve hatta bazı hayvanlarda tamamen kaybolmaktadır.

Zeytin ağacı (Olea europaea), yapraklarında olduğu gibi zeytinli meyvede de bol miktarda oleuropein üretir ve özel işleme teknikleri artık oleuropein özü zeytin yaprağından damıtılarak bitkisel gıda takviyelerinde kullanılabilmektedir. Bu da, tüketicilerin aşırı miktarda zeytinyağı tüketmek zorunda kalmadan zeytinyağının en faydalı bileşenlerinden birine erişebileceği anlamına geliyor.

Zeytin yaprağı ekstraktları ve oleuropein bileşenleri, tansiyonu düşürücü etkileri ile ünlüdür ancak en son yapılan araştırmalar sağlığa olan faydalarının ötesinde olduğunu ortaya koymaktadır. Buna ilaveten zeytin yaprağı ekstresinin anti-inflamatuar ve antioksidan özellikleri, ateroskleroz, diyabet, kanser, nörodejeneratif hastalıklar ve hatta artrite karşı bitkisel çözüm sunar.

zeytin yaprağı

zeytin yaprağı ektresi SATIN AL


Zeytin yaprağı: Tansiyona bitkisel çözüm

Hayvanlarda yapılan çalışmalar, zeytin yaprağı ekstraktlarının yüksek tansiyona iyi geldiği ve tansiyon düşürücü bitkisel etki sağladığını göstermektedir. Özellikle tansiyon hastalığı riski taşıyanlar ile bu rahatsızlığa henüz yakalanmış olanlarda zeytin yaprağı özütünün daha etkili olduğu bilinmektedir. Diğer bir ifadeyle zeytin yaprağı özü tansiyonu hem tedavi eder hem de yüksek tansiyon riski taşıyan kişilerde bu rahatsızlığın ortaya çıkmasına mani olur.

Yüksek tansiyon düşmesi ile kalbin sol ventrikülünde basıncın azalması aynı anda gözlemlenmektedir. Bu durum da kalpteki koroner kan damarlarına kan akışının artmasına neden olur. Yani bir yandan tansiyon düşerken bir yandan da vücuda daha fazla kan pompalanmaktadır ki bu oldukça arzu edilen bir etkidir. İnsanlar üzerinde yapılan çalışmalarda zeytin yaprağı ekstraktlarının bu nitelikte tansiyon düşürücü etki oluşturduğu bilinmektedir.

Sınır hipertansiyonu olan (80-89 mmHg üzerinde 120-139 mmHg aralığında kan basıncına sahip) ikizler arasında oldukça ilginç bir çalışma yapılmıştır Bu çalışmada genetik olarak özdeş olan eş yumurta ikizlerinden birisine zeytin yaprağı esktresi takviyesi verilmişken diğeri ise placebo deneği olmuştur. Çalışma sonucunda plasebo alan yani aslında iyileştirici niteliği olmayan maddeleri ilaç sanarak alan denekte hiç bir değişiklik olmamıştır. Ancak günde 1.000 mg zeytin yaprağı özütü takviyesi alan diğer eş yumurta ikizi hastada tansiyon ortalama 11 mmHg sistolik ve 4 mmHg diastolik olarak ölçülmüştür. Bu da halk arasında 11 e 4 denilen düşük tansiyona tekabül etmektedir. Ayrıca bu ikizde kötü kolesterol de  hissedilir düzeyde düşmüştür.

İnsanlar üzerinde yapılan diğer bir tıbbi çalışmada zeytin yaprağı ekstraktı, hipertansiyonu tedavi etmek için kullanılan geleneksel tıbbi ilaçlardan biri olan kaptopril’e karşı ölçülmüştür. Bu çalışmada, 1. evre hipertansiyon (90-99 mmHg üzerinde 140-159 mmHg) olan hastalardan bir kısmına  ya 500 mg zeytin yaprağı özütü günde iki kez veya günde iki kez 12.5 mg kaptopril verildi ve bu miktar daha sonra günde iki kez 25 mg’a artırıldı. 8 haftalık tedaviden sonra her iki grupta da başlangıçtan ortalama kan basıncında (sırasıyla 11.5 ve 13.7 mmHg sistolik; 4.8 ve 6.4 mmHg diastolik) düşme görülürken, iki grup arasında anlamlı fark ortaya çıkmamıştır. Bu  da zeytin yaprağı ekstresinin  bir tansiyon ilacı kadar etkili olduğunu göstermektedir. . Bir başka deyişle, zeytin yaprağı özütü tansiyona iyi gelen bitkiler arasındadır ve kullanımında tansiyon düşürücü etkisi aynen bir reçeteli ilaç kadar olmaktadır. Her ne kadar oleuropein ve kaptopril, farklı etki mekanizmalarına sahip (oleuropein doğal bir kalsiyum kanalı bloke edicidir ve captopril iyi bilinen bir ACE inhibitörüdür) olsalar da, hem oleuropein hem de kaptopril damar duvarlarında gerginliği azaltıcı olarak vaskülatür işlevi görürler.

DİKKAT EDİNİZ

Zeytin yaprağı özütü her ne kadar tansiyon düşürücü  etkisi nedeniyle tansiyon düşürücü ilaçlarla birlikte kullanılacaksa olası yan etkileri için doktor kontrolü ve tavsiyesinde kullanılması gerekmektedir.

Kalp Damar Sağlığına Faydaları

Kan basıncı kalp damar (kardiyovasküler) sağlığının yalnızca bir ölçüsüdür; Damar sağlığı ile kalp sağlığı kişi için eşit derecede önemlidir. Damar çeperlerini hizalayan endotel hücreleri kan akışını ve basıncını korumada önemli bir rol oynamaktadır; Bu hücreler aynı zamanda düz kas hücrelerinin dağılımını düzenlerler ve damarlar yoluyla kan akışını sürdürürler. Endotel disfonksiyonu, arter duvarlarında plaklar biriktiğinde ortaya çıkan damar sertleşmesinin en erken safhalarından biridir (ateroskleroz). Damarlarda biriken plaklar sonunda kan akışını engeller ve kalp krizi veya felci tetikler.

Zeytin yaprağı ekstresi, endotel disfonksiyonuyla oldukça etkili bir şekilde mücadele eder. Zeytinyaprağı özü, kan damarlarını rahatlatmaya yardımcı olan bir sinyal molekülü olan nitrik oksit üretimini arttırırlar. Matriks metalloproteinazlar veya MMP olarak bilinen bir molekül sınıfının üretimini ve aktivitesini düşürürler. Aşırı MMP aktivitesi damar çeperlerinde plak birikimine neden olarak damarları plak hasarına karşı giderek daha savunmasız hale getiriyor. Ayrıca, damar sertliği riski olan kişilerde önemli erken risk faktörlerinden birisi olan kötü kolesterol (LDL)nin damarlarda tıkanıklığa neden olan oksidasyonuna mani olur. Kısacası zeytin yaprağı tam manasıyla bir damar açıcı bitki dir.

Zeytin yapraklarında bulunan polifenol bileşiklerinin, arteryel plakların oluşumunu doğrudan iki şekilde önlediği (dolayısıyla kalp krizi ve inme riskini azaltmaya yardımcı olduğu) bilinmektedir. Birincisi, damarlarda tıkanmaya neden olan bir dizi “yapışma molekülü” üretimini ve aktivitesini düşürürler. Bu maddeler beyaz kan hücrelerine ve trombositlerin arteryal duvarlara yapışmasına neden olur ve erken plak oluşumuna neden olur. İkincisi, trombosit agregasyonunu (birden fazla mekanizma ile topaklanma) azaltırlar; bu da darbelerin, inme veya kalp krizi üretmek için plak alanlarında oluşma riskini azaltırlar. Kısacası kalbe iyi gelen bitkisel özler arasında zeytin yaprağı ekstresi apayrı bir yere sahiptir.

Şeker hastalığına bitkisel çözüm: Zeytinyağı Yaprağı

Kan şekerinin kronik yani süreğen bir biçimde yüksek seyretmesi olarak adlandırabileceğimiz şeker hastalığı, kandaki şekerin oksidasyonu yani yanması neticesinde sadece damarlarda değil, tüm doku ve organlarda doku hasarı, yaşlanma ve iltihaplanma ile kendisini belli eden ciddi bir hastalıktır. Şeker hastalığının tedavisinde iki ana hedefi vardır. Bunlar:

1) kan şekerini normal seviyelere düşürmek,

2) kan şekerinin kanda anormal düzeyde yüksek seyretmesinden kaynaklı kaçınılmaz zararları en aza indirerek oluşan zararı sınırlandırmaktır.

Zeytin yaprağı işte burada şeker hastları üzerinde mucizevi etki göstererek hem kan şekerini düşürme işlevi görüyor hem de zeytin yaprağında bulunan oleuropein sayesinde kandaki yüksek şeker seviyesinden kaynaklanabilecek oksidatif yıkım riskini düşürüyor.

Devamını Oku

Kronik Ağrılar Nasıl Geçer: Kronik Ağrılara Bitkisel Çözüm

Bitkisel Çözümler kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 147 defa okundu

Kronik Ağrılar Nasıl Geçer: Kronik Ağrılara Bitkisel Çözüm

kronik ağrılara bitkisel çözüm

kronik ağrılara bitkisel çözüm

Vücudun herhangi bir bölgesinde oluşan ağrı genellikle akut olarak başlayıp kronik hale gelebilir. Kronik ağrı ile yaşamak sürekli bir ağrı anlamına geldiği için oldukça zordur. Alt sırt ağrıları, artrit, kemik ve eklem ağrıları, fibromiyalji ve kas ağrıları en sık görülen ağrı türleridir. Bu durumlarda reçeteli ya da reçetesiz ağrı kesiciler kullanılabilir. Ancak ağrı kesiciler genellikle olumsuz yan etkilere neden olabilir. Kronik ağrılarda doğal çözümler de uygulanabilir. Ancak özellikle ağrılar için bitkisel tedaviler doktora danışılmadan kullanılmamalıdır.

– Geçmiş

Ağrılar için bitkisel çözümler binlerce yıldır pek çok hastalığın tedavisinde alternatif tedavi olarak kullanılmaktadır. Yunanlılar, Romalılar, Aztekler, Hindular ve Mısırlılar tüm tarih boyunca ilaç olarak bitkileri kullanmışlardır. 19. yüzyılda, bilim adamları aktif maddeleri bitki özlerinden çıkararak ilaç yapımında kullanmaya başlamışlardır. 1839 yılında, salisilik asit ismiyle bir bileşik ağrı hafifletmeye yardımcı olarak kullanılmıştır. Bazı bitkilerde bulunan bu madde özellikle günümüzde aspirinin etkin maddesi olarak kullanılmaktadır.

– Etkileri

Ağrıyı hafifletmeye yarayan bitkiler acı hissini nötralize eder. Bazı bitkiler ise ağrıyı azaltırken aynı zamanda oluşan iltihabı dağıtır ve enfeksiyonların daha hızlı iyileşmesini sağlar. Ayrıca artrit gibi eklem hastalıklarında, kemik ve doku hasarlarında iyileştirici etkisi ile kullanılan bitkiler de vardır.

– Kronik ağrılara bitkisel çözüm

Bitkiler kişiyi ağrı hissine karşı duyarsızlaştırmaya yardımcı olabilir. Bu tür bitkilerin başında acı biber gelmektedir. Özellikle artrit ve eklem ağrılarında işe yarayan acı biber; nöropati durumlarında da etkili olmaktadır. Şeytan pençesi, sırt ve boyun ağrısı, kas gerginliği ve rhematoid artrit ağrılarını hafifletmeye yardımcı olur. Arnica adı verilen başka bir bitki ise travmatik yaralanmalar, şişme, ameliyat sonrası yaraları, burkulma ve kemik aşınmalarına bağlı olarak oluşan ağrıların tedavisinde kullanılmaktadır. Ancak bu otları ağrı kesici olarak kullanmadan önce doktora danışmakta yarar olacaktır. Bazı kişiler bitkilere karşı alerjik reaksiyon gösterebilir. Kullanılan stabil ilaçlar varsa bitkiler bu ilaçlar ile etkileşime geçerek bazı komplikasyonlara neden olabilir.

– Ağrı kesici bitkiler

Ağrı giderici bitkiler genellikle şifa marketlerden ya da aktarlardan temin edilebilir. Bazı otlar organik halleri ile satılırken bazıları kapsül şeklinde de satılmaktadır. Kapsül formundaki takviyelerin genellikle günde 2 doz alınması önerilir. Bazı otlar kullanabileceğiniz tablet veya kapsül formunda iki kez her gün ağız yoluyla gelir. Acı biberdeki yanma hissini veren maddeye yani capsaicin’e sahip bazı bitkiler, topikal merhem olarak ağrılı bölgeye doğrudan uygulanabilir. Arnica gibi bazı otlar da homeopatik olarak alınabilir. Bu tür bitkiler genellikle bitki özü sıvısı ya da ufak tabletler şeklinde satılır.

– Güvenirlik

 Ağrı kesici bitkisel çaylar ve bazı bitkisel takviye ürünleri kalitesiz içeriklere sahip olabilir. Bu nedenle satın alırken daha güvenilir markalar tercih edilmelidir. Bitkisel tedaviler ilaç tedavileri kadar önemlidir. Vücudu her anlamda etkiler. Bu nedenle hangi bitkinin hangi hastalıklarda alındığı bilinmelidir. Yanlış bitkisel tedaviler ciddi komplikasyonlara hatta ölümlere neden olabilir. Örneğin damar tıkanıklığı yaşayan bir hastaya kan pıhtılaştıran bitkisel çözümler verilmemelidir. Ya da hamile kadınlara bebeği ve gelişimini etkileyen adet sökücü bitkisel tedaviler uygulanmamalıdır. Bu tip durumlar düşük yapmak gibi ciddi sorunlar ile sonuçlanabilir.

Bitkisel tedavi yöntemleri pek çok hastalığın tedavisinde kullanılmaktadır. Ancak bu yöntemleri doktora danışarak kullanmak gerekmektedir. Kişi ilaç kullanıyorsa ağrılar için uygulanan bitkisel tedavi yolları ile etkileşim oluşabilir ya da hastanın farklı bir durumu varsa bu çözümler iyileştirmekten çok hastaya daha da çok zarar verebilir. Bu nedenle, ağrılar için bitkisel çözümler konusunda araştırma yapmak ve bitkisel takviyeleri satın almadan önce ürün seçimi için bir profesyonele danışılması önerilir. Özellikle ağrılar için şifalı bitkiler ve bitkisel takviyeler konusunda dikkatli olunmasında fayda olacaktır.

Devamını Oku

Dolaşım Bozukluğuna Ne İyi Gelir: Dolaşım Bozukluğu Bitkisel Tedavi

Bitkisel Çözümler kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 187 defa okundu

Dolaşım Bozukluğuna Ne İyi Gelir: Dolaşım Bozukluğu Bitkisel Tedavi

dolaşım sorunu tedavisi

dolaşım bozukluğu bitkisel tedavi

Dolaşım problemleri kan akımının yavaşlamasına neden olurken oksijen alımının da azalmasına sebebiyet verir. Dolaşım bozukluğu belirtileri yavaş yavaş kendini göstermeye başlar. Kan akışında oluşan yavaşlama arterlerde plak oluşmasına neden olabilir. Bazen zayıf kan dolaşımı, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol ve kalp hastalığı belirtisi olabilir. İlaç tedavilerinin yanı sıra dolaşım bozukluğu için şifalı bitkiler de kullanılabilir. Doktora danışarak çayları tatlandırmak için bal kullanılabilir. Kullanılan bitkiler ilaçlar ile etkileşime girebileceği için kullanmadan önce mutlaka doktora danışılmalıdır. Hamile ve emziren kadınlarda bitkisel çaylar konusunda titiz davranılmalıdır. Dolaşım bozukluğuna bitkisel çözüm önerileri şunlardır:

Dolaşım bozukluğuna iyi gelen bitkiler

– Zencefil çayı

Zencefil çayı, kan damarlarını rahatlatırken kan dolaşımını artırır. Kasların gevşemesini sağlar. Yapılan araştırmalara göre zencefilin kan damarlarını rahatlatıcı etki gösterirken aynı zamanda kan akışını teşvik edici ve hatta potansiyel olarak ağrı giderici etki yarattığı ortaya çıkmıştır. Bilim adamları, zencefilin kolesterol düzeylerini artırmada ve kalp hastalığı riskini azaltmada potansiyel bir takviye olduğunu söylemektedir. Zencefil normal çay gibi demlenerek tüketilmesinin yanı sıra bitki olarak yemeklere de katılabilir.

– Sarımsak çayı

Sarımsak kan akışını artıran nitrik okside sahiptir. Sarımsak günlük olarak 600 mg tabletler şeklinde alınabilir. 1 hafta düzenli kullanım ile kan akışının hızlanması damarların da rahatlamasını sağlayacaktır. Ancak sarımsak çayı ya da sarımsak takviyesi kullanmadan önce mutlaka doktora danışmak gerekmektedir. Özellikle küçük çocuklarda, emziren ve hamile kadınlarda sarımsak takviyesi kullanımı önerilmez.

– Çin alıç çayı

2011 yılında yayınlanan bir makaleye göre çin alıç bitkisi, dolaşım sorunları ve düşük kan basıncı artırmak için kullanılan bir bitkidir. Ayrıca geleneksel olarak kalp hastalığı tedavisinde de kullanılan alıç çayı genel vücut sağlığı açısında da faydalı bulunmaktadır. Farklı bir makaleye göre kalp hastalığı tedavisinde kullanılan çin alıç bitkisi kullanıldıktan 24 saat içinde kan pıhtısı oluşumunu engellemekte; kan seyreltici etki göstermektedir. Bu nedenle alış bitkisi çayının ameliyatlardan 2 3 gün öncesine kadar içilmesi tavsiye edilmez.

– Gingko Biloba çayı

Ginkgo biloba, beyne giden kan akışını hızlandırmaya yönelik bitkisel bir çözümdür. 2011 yılında yayınlanan bir çalışmada, sağlıklı yaşlı erkek gönüllülere 1 ay boyunca günde 2 kez 60 mg ginkgo biloba özü verilmiştir. Çalışmanın öncesinde ve sonrasında deneklere MRI beyin taraması çekilmiştir. Ay sonunda, beyin taramaları karşılaştırıldığında, beyne giden kan akımında önemli bir artış olduğu görülmüştür. Ginkgo biloba, monoamin oksidaz inhibitörleri, warfarin, nifedipin, alprazolam ve haloperidol gibi çeşitli ilaçlar ile negatif etkileşime girer. Bu nedenle bu tür bileşenlerin bulunduğu ilaçlar ile birlikte tüketilmemelidir.

Kan pıhtısı eritmek için bitkisel çözümler

Kan pıhtılaşması kardiyovasküler bir bozukluktur. Kan pıhtıları pelvik veya bacak damarlarında oluştuğunda pulmoner arterler vasıtasıyla akciğerlere ulaşabilir. Diğer bölgelerde oluşan kan pıhtıları ise beyne gidebilir. Kan akımını engelleyen bir pıhtı kalbe bile ulaşabilir. Bu tip durumlarda ciddi sağlık sorunları ortaya çıkar. Kan pıhtılaşmasını önlemek için alınabilecek ilaçlara ek olarak doğal çözümler de bulunmaktadır. Sarımsak çayı gibi sarımsak da kan pıhtılaşmasını önleyen kan seyreltici bir besindir. Günde 2 ila 4 diş sarımsak tüketilmesi kanın seyreltilmesine yardımcı olabilir. Kedi pençesi otu da kan pıhtılaşmasını önlemektedir. Ayrıca felç ve kalp krizi gibi kan pıhtılaşmasının neden olduğu sağlık sorunlarının da engellenmesini sağlar. Çay şeklinde tüketilebilir. Zencefil plak oluşumundan kaynaklanan damar tıkanıklarına iyi gelmekle birlikte kanın pıhtılaşmaması için de kullanılmaktadır. Her gün zencefil tüketen kişilerde kalp hastalığı hastalıkları da önlenmektedir. Zencefil trombosit toplama veya pıhtılaşmayı önlemek için kullanılırken aynı zamanda genel vücut sağlığı için de faydalıdır.

Dolaşım sorunları çok ciddi hastalıklara ve ciddi sonuçlara neden olabilir. Bu nedenle mutlaka tedavi edilmesi gerekir. Dolaşım bozukluğu için doğal çözümler de uygulanmalıdır. Kullanılan şifalı bitkiler, damarların rahatlamasını sağlayarak dolaşım bozukluğunda bacak ağrısı gibi belirtilerin etkisini azaltmaya yardımcı olacaktır.

Devamını Oku

Sinüs Tıkanıklığına Ne İyi Gelir: Sinüs Tıkanıklığı İçin Bitkisel Çözüm

Burun ve Boğaz Hastalıkları kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 67 defa okundu

Sinüs Tıkanıklığına Ne İyi Gelir: Sinüs Tıkanıklığı İçin Bitkisel Çözüm

sinüs tıkanıklığı tedavisi

sinüs tıkanıklığı için bitkisel çözüm

Soğuk algınlığı gibi solunum yolları hastalıklarında ve alerjik reaksiyonlarda sinüslerde mukus birikir. Burun ve göz kemiklerinin arkasında bulunan sinüslere dolan mukusla birlikte bir baskı hissedilebilir. Sinüslerin dolması bazı durumlarda baş ağrısı da oluşabilir. Tahriş edici ve bulaşıcı organizmalar sinüslerde kabarmaya neden olabilir. İlaç tedavisinin yanı sıra sinüsleri boşaltmak için doğal yöntemler de kullanılabilir. Sinüs tıkanıklığına doğal çözüm önerileri ve sinüs tıkanıklığı için doğal tedaviler şunlardır:

Sinüs tıkanıklığı nasıl açılır?

– Okaliptüs yağı ile sinüs temizleme

Okaliptüs buhar uygulamalarında kullanılabilir. Nemlendirici etki gösteren okaliptüs sinüslerde biriken mukusun dağılmasına yardımcı olur. Maryland Üniversitesi Tıp Merkezine göre günde 200 mg okaliptüs yağı inflamasyon ve sinüzit belirtilerini azaltmada yardımcı olabilir. İnflamasyon sinüslerde burun salgılarının akışını engeller. Ayrıca kalın bir mukus tabakası biriktiyse iltihaplanma da olabilir. Okaliptüs balgam söktürücü özelliklere de sahiptir.

– Sinüs temizleme işlemi için yaban turpu

Yaban turpu yemeklerde kullanılan bir besindir. Ancak sinüs boşluklarını temizlemeye yardımcı olduğu için bitkisel çözüm olarak da kullanılmaktadır. Yaban turpu kökü sinüzit için et etkili yöntemlerden biridir. Çeyrek tatlı kaşığı taze rendelenmiş yaban turpu alınması sinüslerin boşalmasını sağlamaktadır. Sinüsleri temizleyen yaban turpu aynı zamanda oluşan enfeksiyonu da tedavi eder. Ancak tüketilmeden önce doktora danışılmalıdır.

– Sinüslerin temizlenmesi kırmızıbiber

Kırmızıbiber mukus çözülmesine yardımcı olan özelliklere sahiptir. Sinüslerde şişmeyi azaltan kırmızıbiber mukusun da çözülmesini sağlar.

– Sinüsleri boşaltmak için deniz üzümü

Deniz üzümü Asya kültüründe kullanılan yerel bir bitkidir ve geleneksel Çin tıbbında kullanılmaktadır. Solunum fonksiyonlarına yardımcı olan deniz üzümü nefes yollarını da açar. Mukus sinüslerde kan damarlarına baskı yapar. Bu baskının da azalmasına yardımcı olan deniz üzümü şişliği azaltır ve o bölgedeki kan damarlarının rahatlamasını sağlar. Sinüslerde şişlik indiğinde burun tıkanıklığı ve sinüslerdeki tıkanıklık da azalmaktadır.

– Sıvı İçeceklerin tüketimi

Bol sıvı içmek mukus salgılarının incelmesini sağlar ve tıkanıkları giderir. Hidrasyon eksikliği mukus kalınlaşmasına neden olarak enfeksiyon riskini yükseltir. Bu nedenle vücut sıvısız bırakılmamalı her gün en az 8 ila 9 bardak su tüketilmelidir. Suyun yanı sıra meyve suları ve bitki çayları da sinüslerin açılmasına yardımcı olabilir.

– Sinüslerin açılması için nem düzeyi artırılmalıdır

Nemli ortamlarda bulunmaya özen gösterilmelidir. Kuru hava burun tıkanıklığını artırarak sinüslerin daha da dolmasına neden olabilir. Sinüs boşluğunda biriken mukus nemli ortamlarda daha akışkan hale gelir ve burun tıkanıklığı ortadan kalkar. Buhar uygulaması da yapılabilir. Buhar uygulaması için kaynar su bir kaba konur. Masanın üzerine yerleştirilen kabın üzerine eğildikten sonra kabı da kapsayacak şekilde ense bölgesine bir havlu konulur. Bu şekilde kaynar sudan çıkan buhar teneffüs edilir. İşlem günde birkaç kez uygulanabilir.

– Sinüsleri boşaltmak için tuzlu su

Burun spreyleri burun akıntısını giderirken sinüslerin açılmasını da sağlar. Tuzlu damla yeni doğan bebeklerde ve çocuklarda da kullanılabilir. Çocuklar için genellikle her burun deliğine 2 ya da 3 damla önerilir. Yetişkinlerde ise işlem günde birkaç kez tekrarlanabilir. Burun damlaları aynı zamanda enfeksiyonun yayılmasını da önler. Ancak her kullanımdan sonra sabunlu ve sıcak su ile şişenin ucu temizlenmelidir. Serum fizyolojik burun spreyi tek bir kişi tarafından kullanılmalı; başkası tarafından kullanılmamalıdır.

Sinüsler nasıl açılır?

Sinüs drenajı allerjen veya toz akarları tarafından da oluşabilir. Bu nedenle evde tahriş edici toz akarlarında korunmak için hepa filtreli temizleyiciler kullanılabilir. Bu temizleme yöntemleri tahriş edici sinüs enfeksiyonu semptomlarının azalmasını sağlar. Hava kanalları ve havalandırmalar düzenli olarak temizlenmelidir. Hayvan tüylerinden ve polenlerden de kaçınılması gerekmektedir. Sinüs drenajı için alerjiyi tetikleyici faktörlerden uzak durulmalıdır.
Sinüsleri boşaltmak için doğal yöntemler evde uygulanabilir. Ancak sinüsleri açmak için bitkisel çözüm kullanılmadan önce alerjik reaksiyonlar göz önünde bulundurulmalıdır.

Devamını Oku

Yüksek Tansiyon Nasıl Düşer: Yüksek Tansiyona Doğal Çözüm

Kan Kalp ve Dolaşım Sistemi Hastalıkları kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 11 defa okundu

Yüksek Tansiyon Nasıl Düşer: Yüksek Tansiyona Doğal Çözüm

yüksek tansiyona çözüm

yüksek tansiyona doğal çözüm

Yüksük tansiyon nasıl düşürülür?

Hipertansiyon ve yüksek kan basıncı bazı belirtiler göstererek uzun vadede ciddi hastalıklara hatta ölüme yol açabilir. Sessiz ve belirtisiz de ilerlediği için tehlikeli hastalıklar aniden oluşabilir. Kronik hipertansiyon, kalp krizi, felç, anevrizma ve böbrek yetmezliği gibi hastalıklara neden olabilir. Hipertansiyonun nedenleri arasında genellikle beslenme düzeni, genetik faktörler, stres ve yaşam tarzı gibi faktörler bulunmaktadır. Doğru yaşam tarzı değişikleri ve tedaviler ile hipertansiyon yönetilebilen bir sağlık sorunudur. yüksek tansiyon için bitkisel tedavi yöntemleri de uygulanabilir. Ancak bitkiler kullanılmadan önce doktora danışmakta fayda olacaktır.

Yüksek tansiyon için bitkisel çözümler

– Çarkıfelek bitkisi

Passiflora incarnata yani çarkıfelek, antioksidan flavonoidler içerir. Antioksidanlar zararlı olabilecek serbest radikallerin nötralize edilmesinde oldukça faydalıdır. Ayrıca kalp ve damar hastalıklarını önlemeye de yardımcı olur. Çarkıfelek, düz kasları rahatlatır ve koroner arterlerin genişlemesini sağlayan harmane alkaloidler içerir. Avrupa’da çarkıfelek bitkisi içeriğindeki pharmaceutically maddesi nedeni ile kalp çarpıntısı ve taşikardi tedavisinde kullanılır. Çarkıfelek yatıştırıcı özelliklere sahiptir ve çay şeklinde tüketilmesi stres ve anksiyete gibi ruhsal durumlarda da etkili olur. Çarkıfelek çayı için 1 bardak kaynar su içerisinde 150 ml kurutulmuş çarkıfelek yaprağı 10 ya da 15 dakika boyunca demlenmelidir. Hafif bir tatlandırıcı olarak bal eklenebilir. Eğer kan sulandırıcılar, antidepresanlar, yatıştırıcılar ya da sakinleştiriciler kullanılıyorsa çarkıfelek bitkisi tüketilmemelidir.

– Alıç meyvesi

Alıç meyvesi (Crateagus oxycanthus), flavonoidler ve cyanogenic glikosidler açısından zengin bir bitkidir. Antioksidan etkilerinin yanı sıra içerisinde bulunan bu maddeler ile kan damarlarının açılmasını sağlar ve dolaşımı artırır. Ayrıca kan basıncını da düzenler. Alıç meyvesi idrar söktürücü etkisi ile kan hacmi azaltır ve dolaşım sistemi üzerindeki yükü de azaltır. Kolesterol seviyesini düşürmede yardımcıdır. Kalp kaslarının da kuvvetlenmesini sağlar. Alıç meyvesi toz (kapsül) veya tentür formda alınabilir. Önerilen doz 2 ila 8 hafta için, günde 900 mg – 160 mg arasındadır. Konjestif kalp yetmezliği yaşayan insanlarda bu doz 3’e bölünerek kullanılır. Alıç meyvesi istenirse sekiz haftadan daha uzun süre alınabilir, ancak en az 4 ila 8 hafta düzenli olarak kullanılmalıdır.

– Bach çiçeği

Hipertansiyon fiziksel rahatsızlar oluşmasına neden olsa da duygusal ve psikolojik etkiler de yaratabilir. Hipertansiyon, damarlardaki kan oranının kısıtlanmasına neden olur ve kan basıncında artışa neden olur. Bu nedenle kaslarda gerginliğe, damarlarda sertleşmeye ve kan damarları içinde plak oluşmasına neden olabilir. Bach çiçeği hipertansiyon vakalarında oldukça etkilidir. Kandaki aşırı basıncın yatışmasını sağlarken aynı zamanda gerginlik, stres ve anksiyete gibi vücutta oluşabilecek duygusal ve psikolojik sorunları çözmede yardımcı olur. Kasıkotu da tansiyona iyi gelen bitkiler arasındadır. Bu bitkiler sinir sistemini rahatlatırken aynı zamanda rahatlama sağlar.

Yüksek tansiyon hastası ne yemeli?

Taze sebze ve meyveler beslenme düzeninde mutlaka bulunmalıdır. Yağlı ve kızartma besinlerden de uzak durulması gerektiği unutulmamalıdır.

Hipertansiyon ve yüksek tansiyon ilk zamanlarında ciddi belirtiler göstermese de ilerleyen zamanlarda ciddi sağlık sorunlarına ve hatta ölümlere neden olabilir. Felç ve kalp krizi gibi sağlık sorunları da oluşabilir. Bu nedenle mutlaka tedavi edilmelidir. Belirtiler görülmeye başlandığında mutlaka bir doktora görünülmesi gerekir. Yüksek tansiyon söz konusu ise doktor hemen gerekli tedavilere başlayacaktır. Medikal tedavilere ek olarak doğal çözümler de uygulanabilir. Ancak bu çözümler uygulanmadan önce doktora danışılmalıdır. Bazı kişilerin bazı bitkilere alerjisi olabilir. Bu nedenle bitkisel çözümler uygulanırken dikkatli olunmalıdır. Ailede hipertansiyon vakası varsa muayene olmak faydalı olacaktır. Çünkü yüksek tansiyon rahatsızlığı genetik olarak da geçebilir. Ancak temel neden genellikle beslenme şeklidir. Bu nedenle doktorun verdiği beslenme tavsiyelerine mutlaka uymak gerekir. Hipertansiyonda kullanılan ilaçlar doktorun verdiği şekilde aksatmadan kullanılmalıdır. Hipertansiyona iyi gelen yiyecekler mutlaka beslenme düzenine eklenmelidir. Yüksek tansiyon için bitkisel çaylar da kullanılabilir. Ancak tüm doğal tedaviler uygulanmadan önce mutlaka bir doktora danışılmalıdır. Bazı bitkiler kullanılan ilaçlar ile etkileşime girebilir.

Devamını Oku

Göz Alerjisi Nasıl Geçer: Göz Alerjisine Bitkisel Çözümler

Göz ve Görme Hastalıkları kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 36 defa okundu

Göz Alerjisi Nasıl Geçer: Göz Alerjisine Bitkisel Çözümler

göz kızarıklığına bitkisel çözüm

göz alerjisine bitkisel çözümler

Mevsimsel alerjiler ve diğer alerjiler gözlerde kızarıklık ve yaşarmaya neden olurken boğaz ağrısına da sebebiyet verebilir. Alerjik konjonktivitte göz kızarıklığına, şişlikler de eşlik ederken bu kişiye oldukça rahatsızlık vermektedir. Birçok durumda alerjenlerden uzak durmak belirtileri hafifletebilir. Ancak alerjiye bağlı boğaz ağrısı ve göz kızarıklıkları için doğal çözümler de uygulanabilir. Bu çözümler genellikle belirtileri hafifletmeye yardımcı olur.

Göz alerjisi için bitkisel çözüm önerileri:

– Alerjenlerden kaçınmak

Alerji belirtilerini hafifletmenin en iyi yolu alerjiye neden olan tetikleyicilerden kaçınmaktır. Örneğin polenlere karşı alerjik reaksiyon gösteriliyorsa korunmak için maske takılabilir. Ya da evin içerisine polenlerin girmemesi için pencereler kapalı tutulabilir ve toz partiküllerinden kurtulmak için hijyene önem verilebilir.

– Yatıştırıcı bakım

Kırmızı ve kaşıntılı gözlerde daha fazla kızarıklık oluşmaması için soğuk kompres uygulanabilir. Gözler ovulmamalıdır. Sadece yatıştırmak ve rahatlatmak için ıslak ve soğuk bir bez uygulaması yapılabilir. Eğer kontakt lens kullanılıyorsa lensler mutlaka çıkarılmalıdır. Eğer gözlerde makyaj varsa silinmeli ve soğuk kompres bu şekilde uygulanmalıdır.

– Kontakt lensler

Kontakt lens kullanan kişilerde gözleri etkileyen alerjilere daha sık rastlanır. Gözlerde lens varken gözleri ovmak lensin göze zarar vermesine neden olabilir. Ayrıca gözlerin kızarmasına ve yanmasına neden olur. Eğer belirtiler şiddetli ise daha iyi hissedene kadar gözlük takmakta yarar olacaktır.

– Göz alerjisi için damla

Doktor tahriş olmuş, kırmızı gözleri yatıştırmak için göz damlası tavsiye edebilir. Bazı durumlarda alerjenlerin vücuttaki etkisini azaltmak için oral antihistaminikler kullanılabilir.

Göz kızarıklığı

Saman nezlesi özellikle göz kapağı ve göz küresi üzerinde bazı belirtilere neden olabilir. Enfeksiyonun temel belirtileri inflamasyon, kızarıklık ve tahriştir. Morartı ise viral bir enfeksiyon ya da bakteriyel enfeksiyonun belirtisidir.

Göz alerjisine ne iyi gelir?

– İlaçlar

Tedaviye başlamadan önce gözlerde kızarıklığa ya da morarmalara neden olan sağlık sorunu belirlenmelidir. Bakteriyel durumlarda antibiyotik tedavisi gerekebilir. Saman nezlesine ve diğer alerjilere bağlı göz kızarıklıklarında ise antihistaminikler, dekonjestanlar, mast hücresi stabilizatörler, steroidler ve anti-inflamatuar ilaçlar kullanılır.

– Sıcak kompres

Saman nezlesi belirtilerini hafifletmek için sıcak suya havlu batırılır. Sıcak havlu birkaç dakika kadar gözlere uygulanır. Aynı havlu her iki göz üzerinde kullanılmamalıdır. Diğer göz üçün başka havlu kullanılmalıdır. Çünkü bazı durumlarda kızarıklığa neden olan bakteriler diğer göze de bulaşabilir.

– Göz damlası

Göz kuruluğu da gözlerde kızarıklığa neden olabilir. Sıvı kaybından ve lens kullanımından kaynaklanan göz kuruluğu ciddi komplikasyonlara neden olabilir. Bunu önlemek için genellikle doktor tarafından göz damlaları ve suni gözyaşı damlaları verilir.

– Göze yabancı cisim batması

Gözler hassas bir yapıya sahiptir. Küçük de olsa herhangi bir yabancı madde göze temas ettiğinde gözde şiddetli yanma ve kızarıklıklar oluşabilir. Bu gibi durumlarda göze batan cisim oynatılmamalı, bol su ile yıkanmalı ve acilen bir doktora danışılmalıdır.

– Göz alerjisi için ne yapılmalı:

Göz kızarıklıkları ve morarmaları enfeksiyon nedeni ile de oluşabilir. Bu durumda gözün enfeksiyon kapmaması için hijyene dikkat edilmelidir. Eller sık sık yıkanmalı ve göze temas etmekten kaçınılmalıdır. Özellikle gözde kızarıklık varsa göz ovulmamalıdır. Lens kullanılıyorsa dikkat edilmesi gereken bazı noktalar vardır. Lensleri takmadan önce eller iyice yıkanmalıdır. Ayrıca lens kabındaki solüsyon suyu her gün değiştirilmeli; lensler takılmadan önce solüsyon ile yıkanmalıdır.
Göz kızarıklıkları alerjik reaksiyonlar sonucunda oluşur. Bu kızarıklıkların giderilmesi için ilaç tedavisinin yanı sıra göz alerjisinde bitkisel tedavi yöntemleri de kullanılabilir. Ancak eğer kızarıklıklar uzun süre devam ediyorsa ya da giderek şiddetleniyorsa mutlaka bir doktora başvurmak gerekmektedir.

Devamını Oku

Diş Ağrısına Ne İyi Gelir: Diş Ağrısına Karanfil

Ağız ve Diş Hastalıkları kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 31 defa okundu

Diş Ağrısına Ne İyi Gelir: Diş Ağrısına Karanfil

diş ağrısına karanfil

diş ağrısına karanfil

Diş ağrısı için bitkisel çözüm:

Diş ağrısı dayanılmaz zonklamalara neden olabilir. Genelde diş ağrıları için diş doktorlar hızlı çözümler sunar. Fakat diş hekiminden yardım alınamayan durumlarda geçici olarak diş ağrıları ağrı kesiciler ve diş ağrısına doğal çözümler ile giderilebilir. Diş ağrısı için kullanılan en etkili bitkisel çözüm ise karanfildir. Aslında karanfil içeriğindeki eugenol maddesi ile analjezik özelliklere sahiptir ve diş hekimleri tarafında da lokal anestezik olarak kullanılır. Diş hekimlerinin kullandığı anestezik ilaçlar içerisinde genellikle karanfil bulunur. Karanfil yağı da diş ağrılarının tedavisinde kullanılır ancak karanfil bitkisinden daha az etkilidir. Diş ağrısına evde çözüm önerileri şunlardır:

– Diş ağrısı için karanfil

Diş ağrısı için basit bir çözüm olarak birkaç karanfil ağzın içinde ağrı olan dişin üzerine yerleştirilebilir. Ayrıca karanfil çiğnenerek yumuşatılıp ağrı giderici olarak da kullanılabilir. Özellikle azı dişlerinin olduğu bölgede tutulursa tüm ağız içine yayılabilir. Çiğnenerek yumuşatılmış karanfil diş ağrısına etki etmesi için 30 dakika kadar ağızda tutulmalıdır. Diş hekimine gidilemediğinde günde birkaç kez karanfil çiğnenmesi ağrının geçici de olsa yatışmasını sağlayacaktır.

– Diş ağrısı için karanfil nasıl kullanılır?

Diş ağrısını gidermenin bir diğer yolu karanfilin ağrıyan diş üzerinde kırılmasıdır. Bu diş ağrısını yatıştırmaya yardımcı olurken dişe doğrudan temas edilmesini sağlar. Çok şiddetli ağrılarda dişin üzerine temas etmek ağrının artmasına neden olabilir. Bu nedenle karanfilin dişin üzerinde kırmak da ilk başta acı verebilir. Eğer çok şiddetli bir diş ağrısı söz konusu ise bir tülbentin içerisine 3 ya da 4 tane küçük karanfil parçası konabilir. Bu bez kapatılarak masa gibi düz bir zemine konur. Kavanoz altı gibi sert bir cisim yardımı ile tülbentin içindeki karanfil ezilir. Ardından tülbent ağrıyan diş bölgesine yerleştirilir ve tükürük yardımı ile ıslatılır. 30 dakika sonra ağız ılık su ile yıkanabilir. Su kesinlikle çok soğuk ya da çok sıcak olmamalıdır.

Diş ağrısını ne geçirir?

– Karanfil ve acı kırmızı biber

Bu uygulamada karışım ilk birkaç dakika için bir yanma hissine neden olabilir ancak diş ağrılarına kesin çözüm sağlar. Birkaç diş karanfil ezilir ve aynı oranda kırmızı biber tozu eklenir. Üzerine biraz su eklenerek hamur haline getirene kadar karıştırılır. Karışım küçük bir pamuğa yerleştirilir ve rulo haline getirilir. Pamuk rulosu ağrıyan diş üzerine doğrudan yerleştirilir. Bu uygulama diş etlerini ve diş yüzeyini tahriş edebileceği için mutlaka bir pamuk yardımı ile yapılmalıdır.

Diş ağrısı için karanfil yağı

– Diş ağrısı için karanfilin yanı sıra karanfil yağı da kullanılabilir. Bir pamuk yardımı ile ağrıyan dişe uygulanır. Ancak yutulmamalı ve diş etine temas ettirilmemelidir.

– Karanfilin yan etkileri nelerdir?

Karanfil eugenol maddesi içerir. Ve bu maddenin yutulması durumunda toksik oluşabilir. Bu nedenle sadece çiğnenmeli ve kesinlikle yutulmamalıdır. Karanfil uygulamalarının çocuklarda kullanılması önerilmez. Diş ağrısına bir enfeksiyon ya da diş eti iltihabı da neden olabilir. Eğer bu tip bir durum yoksa diş doktoruna gidene kadar karanfil uygulamaları kullanılabilir. Ancak bunun geçici bir çözüm olduğu unutulmamalıdır. Ağrı kısa sürelerle de geçiyor olsa diş ağrısı ertelenmemelidir. En yakın zamanda bir diş doktoruna görünmek gerekir. Ayrıca diş etinde şişlik ve apse gibi oluşumlar varsa; ya da diş ağrısı tüm çeneye yayılıyorsa mutlaka tıbbi müdahale gerekmektedir. Ağız sağlığı tüm vücut sağlığını etkiler. Bu nedenle ağız sağlığına dikkat edilmeli, dişler her gün en az 2 kere fırçalanmalı ve diş ipi kullanılmalıdır. Sık sık diş doktoruna giderek muayene olmak gerekir.

– Diş ağrılarını önlemek için neler yapılmalı?

Diş ağrısını önlemenin tek yolu rutin kontroller için diş hekimine başvurmaktır. Herhangi bir çürük ya da diş eti hastalığı oluştuktan sonra tedavi süreci oldukça zorlu bir süreç olabilir. Bu nedenle rutin bakımlar ila olası ağrılar önlenmelidir.

Diş ağrısını geçiren yöntemler arasında karanfil en etkili olanıdır. Diş ağrısı için karanfil karışımları kullanılarak kısa sürede sonuç alınabilir. Ancak bu tedaviler ağrıyı hafifletir ve tedavi sağlamaz. Bu nedenle diş ağrısı durumunda mutlaka en kısa sürede bir doktora gidilmelidir.

Devamını Oku

Egzama Nasıl Geçer: Egzamaya Evde Tedavi

Bitkisel Çözümler kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 51 defa okundu

Egzama Nasıl Geçer: Egzamaya Evde Tedavi

egzamaya evde tedavi

egzamaya evde tedavi

Egzama bir deri hastalığıdır. Cilt üzerinde oluşan yaralar şeklinde kendini gösteren egzama hastalığı son derece ciddi bir hastalıktır.

Egzama belirtileri

Ellerde oluşan egzamanın görünümü şiddetine bağlı olarak fiziksel olarak değişiklik gösterebilir. 2 yaşından küçük bir çocuğun elindeki egzama, içi sıvı dolu diken ve baloncuklar şeklindeki yaralar oluşması haliyle gözlemlenebilir. İltihaplı, kırmızı ve kaşıntılı yaralar bir hayli acı hissedilmesine neden olacaktır. Eğer tıbbi olarak müdahale edilmez ise bazı yaraların mevcut yerlerinde yaraların iyileşmesinin ardından kahverengi lekeler kalabilir. Bunun yanı sıra kaşıntılı bölgelerin tırnaklar ile aşırı tırmalamasının sonucu olarak deride kalınlaşma gözlemlenebilir. Tırmalama egzamanın şiddetini arttırır. Zaman geçtikçe tedavi uygulanması ile birlikte egzama yaraları ve döküntülerinin pul pul dökülmesi beklenir.

Egzama neden olur?

Egzamanın oluşum evresi ve bu evrenin oluşum nedeni tam olarak bilinmiyor. Ancak neden olduğu bilinmese de bu deri hastalığı astım hastalığı ve saman nezlesine sahip olan çocuklarda diğer çocuklara nazaran çok daha sık görülmektedir. Tetikleyici hastalıklara dışında aynı zamanda çocuğun ailesindeki üyelerin daha önce egzama hastalığına yakalanıp yakalanmadığı kontrol edilerek genetik faktörler araştırılır.

Bunların dışındaki egzama nedenleri şu şekilde sıralanabilir:

– Aşırı sıcaklık
– Su
– Sabun
– Kuru hava
– Hayvan tüyü
– Yün gibi kaba malzemeler
– Stres

Kuru cilt, egzama belirtileri arasında en sık görülenidir.

Egzamaya doğal çözüm

Egzamanın oluşmasına neden olabilecek inflamasyonlara karşı önlem alabilmek için uygulanabilecek bazı adımlar vardır.

Bu önlemler şu şekilde sıralanabilir:

– Yumuşatıcı özelliği olan kokusuz şampuan ve çamaşır deterjanı kullanmak
– Hava alan giysiler giymek
– Elleri günde en az 3 kez yıkamak
– Her gün en az 1 kere duş almak

Genel olarak egzamanın nedeni sıkıntı ve strese bağlansa da birçok etken egzama oluşmasına uygun ortamı hazırlamaktadır.

Egzama kaşıntısı nasıl geçirilir?

1. Adım

Egzamayı tetikleyebilecek gıdalardan kaçınmak gerekmektedir. Bazı gıdalar vücuda sağladıkları yoğun enerji nedeniyle yağ üretimine neden olur. Ani yağ üretimleri sırasında deri altında biriken yağ tabakaları canlı olan deri tabakasına zarar verir. Bu da deride yara oluşumunu sağlar.

Egzamaya genellikle neden olan maddeler şu şekilde sıralanabilir:
– Süt
– Soya
– Fındık
– Deniz ürünleri
– Buğday ürünleri

Ancak etken olan madde bireyler arasında değişiklik gösterir. Elbise derinin nefes almasını sağlayacak maddeden yapılması gerekmektedir. Pamuk, yün gibi hava geçirmeyene malzemelerden kaçınmalı ve doğal kumaşlar kullanarak vücut havasız bırakılmamalıdır.

2. Adım

Giyecek eşyalar kokulu olmayan ve eşyanın yumuşaklığında deformasyon oluşturmayacak deterjanlar ve yıkayıcılar ile yıkanmalıdır. Kokulu bulaşık deterjanları ile yıkanan ve yumuşaklıkları deforme olan giyecekler kişilerin cildini tahriş ederek egzama oluşumuna uygun ortam hazırlar.

3. Adım

Egzama hastalığı en çok bebeklerde gözlenir. Bu yüzden bebeğinizi günde en az bir kez ılık su ile yıkamanızda fayda vardır. Banyo, cildin nemlenmesini sağladığı için çok önemlidir. Bunun yanı sıra banyo yapmak egzama nedenlerinden biri olan kuruluğun oluşmasını engellemektedir.

4. Adım

Bebekler yıkanırken normal sabun kullanılmamalıdır. Vücudu hassas olan bebekler nemlendirici olan yumuşatılmış şampuanlar ile yıkanmalıdır. Normal sabunlar sertlikleri ile cildin tahriş olmasına neden olabilir. Cildin tahriş olması da egzama oluşmasına uygun ortam anlamına gelmektedir. Doktorlar egzama hastalarına nemlendirici ve yumuşaklık oranı çok yüksek olan özel bebek şampuanlarından vermektedir.

5. Adım

Kabartma tozu veya kolloidal yulaf ezmesini ılık bir banyoya karıştırarak bebeğinizi bu banyoda yıkayın. Bu karışım cildin temizlenirken bir yandan da hidratlaşmasına yardımcı olur. Eğer isterseniz banyoya çok az bebek yağı da ekleyebilirsiniz.

6. Adım

Sabun ve şampuan kalıntıları cildin aşırı derecede tahriş olmasına neden olmaktadır. Bu yüzden bebeklerin cildinin tahriş olmasını ve kurumasını engellemek için şampuan ve sabun kullanımının ardından iyice durulanmalıdırlar.

7. Adım

Banyodan kısa bir süre sonra bebeğinize bebek yağı ile masaj yapmanızda fayda vardır. Bebek yağları içerisinde mineral ve vitamin barındıran özel sıvılardır. Bebeklere bu sıvı ile masaj yapıldığında ciltleri bu yağı emer. Aynı zamanda bu özel yağ sayesinde cilt yumuşar ve egzama gibi cilt hastalıklarının tamamının oluşumu engellenir. Yumuşatıcı şampuanlarla banyo yapan kişilerin gözenekleri açılarak ciltleri hava alır. Bu şekilde cildin canlılığı ve yenilenme hızı artar. Bu da egzama oluşumunu imkânsız kılar.

8. Adım

İçinde bulunduğunuz ortamın sıcaklığını orta düzeylerde ve sabit tutmanız gerekmektedir. Çok sıcak ortamlar ya da çok hızlı sıcaklık değişikliklerin yaşandığı ortamlar egzama oluşumuna uygun ortam hazırlayarak hastalığı teşvik eder. Bu yüzden cildi hassas olan ve iklimi düzensiz olan bölgelerdeki insanlar klima kullanarak ev sıcaklıklarını ortalama bir değere sabitlemelidirler.

9. Adım

Bebeğinizin tahriş olan bölgeleri kaşımasını engellemeniz gerekmektedir. Bebeğiniz genellikle tahriş olan bölgeleri ya da cildin hassas bölgelerini kaşıma eğiliminde olabilir. Bu durum da egzama oluşumunu tetiklemektedir. Bu hastalığa engel olmak için bebeğinizin bu bölgelerini bir bez ya da havlu ile kapalı tutmanız gerekmektedir.

10. Adım

Nemlendirici makineler bebeklerin yatak odalarında kısa uyku sırasında da ve gece uykusu sırasında da çalıştırılmalıdır. Dünya Sağlık Örgütü bebeğin hassas cildinin kurumaması için bu adımı önermektedir. Atmosferik nem oranı düşük olduğunda ve havadaki nem oranı ısıyı arttırdığında kişinin cildi kuru kalır ve sonuç olarak egzama ve benzeri cilt hastalıkları için uygun ortam hazırlanmış olur. Bunun önüne geçmenin en iyi yolu nemlendirici kullanmaktır.

Uyarılar

Her bebekte her yumuşatıcı ve nemlendirici krem yararlı olmaz. Bazı bebeklerin bazı kremlere ya da tüm kremlere karşı alerjisi olabilir. Bu yüzden bir krem kullanmadan önce bebeğin doktoruna mutlaka danışılması gerekmektedir.

Bir çocuk egzama hastalığından muzdarip ise doktoru tarafından köpük banyosu yapması söylenebilir. Köpük banyosu doktorun önerdiği bir banyo sıvısının banyoya ekleyerek köpürtülmesi ile yapılır. Bu banyo cildin sağlıklı bir şekilde yumuşamasını sağlar.
Bunların dışında evde kullanılması gereken bazı temizlik malzemeleri vardır

Bu malzemeler şu şekilde sıralanabilir:

– Kokusuz nemlendirici sabun
– Kokusuz deterjan
– Kabartma tozu veya Kolloidal yulaf ezmesi
– Yumuşatıcı
– Sargı bezi
– Nemlendirici

Egzama en çok çocuklarda görülen bir deri hastalığıdır. Vücudun çeşitli yerlerinde rastlanabilen bu hastalık en sık ellerde görülür. Bu yüzden eller her gün en az 3 kere sabunla yıkanmalıdır. Her hastalıkta olduğu gibi egzamada da erken teşhis çok önemlidir. Belirtilerin görülmesi halinde doktora başvurarak erken tanı sağlanmalıdır. Erken tanı ile çok fazla çekilmeden hastalığın önüne geçilebilir. Egzama için bitkisel çözümler kullanılsa da mutlaka doktor tedavisi gerektiği de unutulmamalıdır.

Devamını Oku

Boyun Ve Omuz Ağrısı Nasıl Geçer: Boyun Ve Omuz Ağrılarına Bitkisel Çözüm

Bitkisel Çözümler kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 88 defa okundu

Boyun Ve Omuz Ağrısı Nasıl Geçer: Boyun Ve Omuz Ağrılarına Bitkisel Çözüm

boyun ve omuz ağrılarına bitkisel çözüm

boyun ve omuz ağrılarına bitkisel çözüm

Boyun ve omuz ağrısı neden olur?

Boyun ve omuz ağrısı genellikle travmatik yaralanmalar sonucunda veya kemik hastalığı nedeniyle oluşabilir. Ancak temel nedeni kas gerilmeleri ve kas kasılmalarıdır. Bu yumuşak doku yaralanmaları birden çok kas dokusunda aniden ya da yavaş yavaş olabilir. Omuz ve boyun ağrısı için genellikle ağrı kesici oral ilaçlar ve yatıştırıcı kremler kullanılmaktadır. Bu tedavi yöntemlerin yanı sıra omuz ve boyun ağrısı için doğal yöntemler de kullanılabilir.

Boyun ve omuz ağrıları için ne yapılmalı:

– Stresi azaltmak

Omuz ve boyun ağrısında temel kural stresin azaltılmasıdır. Stres kasların gerilmesine neden olarak ağrılara neden olabilir. Ayrıca bol bol dinlenilmeli, hafif egzersizler yapılmalıdır. Duruş pozisyonları da oldukça önemlidir. Yanlış oturma pozisyonları sık sık kas sıkışmalarından kaynaklanan ağrılara neden olabilir. Ağrılar duruş şekilleri servikal bölgedeki sorunlardan da kaynaklanabilir. Özellikle masa başı işler uzun süre aynı pozisyonda oturmayı gerektirir. Bu nedenle oturuş pozisyonu oldukça önemlidir. Ergonomik mobilyalar kullanılmalı, bilgisayar ekranı göz hizasında olmalı ve dik bir şekilde oturulmalıdır. Uzun süre oturulmamalı sık sık ayağa kalkılarak ara verilmelidir.

– Boyun ağrısına hangi ilaç iyi gelir?

İnflamasyonu azaltmak için bazı reçetesiz ilaçlar kullanılabilir. Özellikle naproksen ve ibuprofen, parasetamol ile birlikte steroid olmayan anti-inflamatuar ilaçlar da önerilmektedir. Bu ilaçlar düzenli olarak kronik ağrılar için de kullanılabilir, ama uzun vadeli kullanımlarda yan etkiler görülebilir.

Omuz ağrısına ne yapmalı?

– Omuz ağrısına sıcak iyi gelirmi?

Isı uygulamaları için sıcak duş yapılabilir. Sıcak kasların gevşemesini sağlayacaktır. Ağrıyan bölgeye sıcak su torbaları ya da ısıtmalı jeller yerleştirilebilir. Soğuk kompres için havlu içerisine konarak ağrıyan bölgelere uygulanabilir. Buz yerine dondurulmuş gıda paketleri de kullanılabilir. Soğuk kompres 20 dakika kadar uygulandığında iltihabı azaltmaya yardımcı olacaktır. 10 dakika ara verildikten sonra aynı işlem 20 dakika daha tekrarlanabilir.

– Omuz ağrısı için soğuk kompres

Bazı durumlarda boyun ve omuz ağrılarında kaslarda şişme görülebilir. Şişme durumlarında soğuk kompres uygulanırken şişmenin olmadığı durumlarda sıcak kompres uygulanmalıdır. Buz genellikle akut yaralanmaların tedavisi için kullanılır. Soğuk uygulamalar inflamasyon ve ağrıyı azalttığı için ağrının her döneminde uygulanabilir. Ancak ağrı başladıktan sonra ilk 24 saatte sıcak uygulamalar önerilir. Sonrasındaki 48 saat ve 72 saat arasında ise soğuk kompresler uygulanabilir.

– Boyun ağrısına iyi gelen egzersizler

Omur ve boyun bölgelerinde ağrı olduğunda yapılan ilk yanlış hareketsiz kalmaktır. Hareketsiz kalmak yerine orta şiddetli omuz ağrısı egzersizleri yapılabilir. Bu egzersizler kasların ısınmasını ve çalışmasını sağlarken acıyı azaltmada da yardımcı olur.
Omuz ve boyun ağrıları genellikle ciddi sağlık sorunları değildir. Basit kas sıkışmaları ve kas tutulmaları nedeni ile olur. Bu gibi durumlarda ev tedavileri işe yarayabilir.

– Omuz ağrısı için masaj terapisi

Masaj terapisinde bazı yağlar kullanılmaktadır. Ancak kullanılan yağlardan çok anatomiye dikkat edilmelidir. Masaj terapisinde omuz ve boyun bölgesinde bulunan sinirlere ve aterlere dikkat edilmelidir. Şiddetli ağrı varsa, doktora danışılmadan masaj yaptırılmamalıdır.

Omuz ağrısı için masaj ve etkileri

Masaj ağrıyı azaltmaya yardımcı olurken kas spazmlarını da önler. Hareket etme işlevini kolaylaştırır. Uzmanlar tarafından yapılan masajlar ağrıların giderilmesinde oldukça etkilidir. Özellikle omuz ağrısı için masaj uygulamaları tavsiye edilir.

Boyun ağrısına hangi bölüm bakar?

Boyun ve omuz ağrıları için öncelikle ortopedi bölümüne başvurulmalıdır. Ağrının neden kaynaklandığına göre diğer bölümlere sevk edilebilir.

Omuz ağrısı baş ağrısı yapar mı?

Omuz ağrısı bazı durumlarda baş ağrısını da tetikleyebilir. Bu tip durumlarda ağrı kesici almadan önce mutlaka doktora danışılmalıdır.

Omuz ve boyun ağrıları normalde birkaç hafta içinde geçer. Ancak eğer ağrı uzun süre devam ediyorsa ya da giderek şiddetleniyorsa mutlaka bir doktora görünülmelidir. Ağrı kesiciler işe yaramadığında daha ciddi durumlar olabilir. Bazı ağrılar doku hasarı ya da ciddi yaralanmalar sonucu oluşabilir. Bu gibi durumlarda cerrahi operasyonlara gerek duyulmaktadır.

Devamını Oku

Sol Alt Karın Ağrısı Neden Olur: Sol Alt Karın Ağrısının Nedenleri

Hastalık Belirtileri kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 22 defa okundu

Sol Alt Karın Ağrısı Neden Olur: Sol Alt Karın Ağrısının Nedenleri

sol alt karın ve sırt ağrısına çözüm

sol alt karın ağrısının nedenleri

Sol alt karın bölgesinde ağrıya neden olan pek çok etken bulunmaktadır. Karın duvarı sorunları karının sol alt kadranında ağrılara neden olabilir. Bazı durumlarda, karın veya pelvis bölgesinden kaynaklanan ağrılar sırt bölgesine yayılabilir.

– Sol alt karın ağrısı:

Karın vücudun alt kaburga ile kalça veya pelvis arasında, ön yüzünde bulunan bir alandır. Sol alt karnın, göbek bölgesine yakın bölümüne pelvis denir. Sol alt karın bölümü kas, yağ ve bağ dokusu gibi çeşitli dokulardan oluşur. Kalın bağırsak, rektum ve sigmoid kolon dahil olmak üzere, bazı organlar da bu bölümde yer alır. Bayanlarda ise sol alt karında ağrı yumurtalıklara da vurabilir.

– Sol alt karın ağrısı nedenleri:

Sol alt karın sancısı pek çok neden ile olabilir. Bazı durumlarda ağrı alt sırt bölgesine de yansıyabilir. Pelvik inflamatuar hastalığı, pelvik abse, crohn hastalığı, ülseratif kolit, dismenore veya menstrüel kramplar ile böbrek taşları, zona hastalığı ve yumurtalık kanseri gibi hastalıklar bu bölgede ağrıya neden olabilir. Her ne kadar genellikle karın bölgesinde abdominal aort anevrizması orta hatta bulunsa da balon veya abdominal aortta oluşan bir sorun da ağrıya sebebiyet verebilmektedir. Ayrıca kimi durumlarda sol alt karında şişlik de görülür.

– Belirtiler

Sol alt karın ağrısı ve sırt ağrısı ile ilişkili belirtiler ağrı nedenine ve etkilenen dokunun türüne göre değişmektedir. Ancak, olası belirtiler arasında sol alt kadranı içerisinde karın ağrısı ve bel ağrısı bulunmaktadır. Karında keskin, bıçaklama hissi olan ağrılar görülebilir. Ayrıca acı yanmaya da dönüşebilir. Abdominal hassasiyet, bulantı, kusma, sık idrar, açıklanamayan kilo kaybı, kaşıntı, sıvı dolu kabarcıklar, ishal veya kabızlık gibi belirtiler de görülebilir.

– Tedavi

Sol alt karın ağrısı ve sol alt karında batma hissi tedavisi ağrının nedenine bağlı olarak değişmektedir. Bazı durumlarda, karın ağrısına sırt ağrısı da eşlik edebilir. Ağrı birkaç saat ya da birkaç gün sürebilir. Diğer durumlarda, karın ve sırt ağrısı şiddetliyse tıbbi yardım ve müdahale almak gerekebilir. Ağrı veya rahatsızlığın nedeni karın içinden kaynaklanıyorsa bazı tetkikler ve kan testleri gerekebilir.

– Uyarı

Bazı durumlarda, ağrı ve rahatsızlığın birden fazla nedeni olabilir. Özellikle sol alt karın bölgesi ağrıları ciddi hastalıklar nedeni ile oluşabilir. Akut karın ağrısı, aniden başlayabilir. Yanma ve şiddetli ağrı durumlarında hasta hareket edemeyecek durumda olabilir. Sol alt karında ağrı ve şişlik aynı anda da görülebilir. Bu tip vakalarda mutlaka acil tıbbi yardım ve müdahale gerekir. Ciddi vakalarda ameliyat gerekebilir. Dokularda bir kopma nedeniyle alt karın ve alt sırt bölgelerde abdominal aort anevrizması oluşabilir. Bu durumda şiddetli ağrılar oluşur. Ağrıyla birlikte düşük kan basıncı ve baş dönmesi görülüyorsa en kısa zamanda bir sağlık kuruluşuna görünülmelidir. Tedavi edilmediğinde ciddi ve hayati bir durum oluşabilir.

Diğer alt sol karın bölgesinde oluşan ağrılar apandisit, kanser, endometriozis, yaralanma, bağırsak tıkanıklığı, böbrek enfeksiyonları ve yırtık bir kolon nedeniyle de olabilir. Egzersiz yaparken yaralanma sonucu oluşan karın ağrısı kas ağrısıdır. Genellikle ciddi bir sorun oluşturmaz. Ancak kas hareketleri ile tedavi edilebilir. Ağrının şiddetli olduğu durumlarda ilaç tedavisi gerekebilir. Apandisit de sol alt karın bölgesinde ağrıya neden olabilir. Ağrı genellikle sağ tarafta gözükse de bazı durumlarda sol bölgeye de yansıyabilir. Bu ağrı birkaç saat içinde keskinleşir ve genellikle bulantı, iştahsızlık, ateş, kabızlık, ishal ve karın şişliği gibi belirtiler gösterir. Apandisit ağrısı hafiflemez ve acil müdahale gerektirir. Endometriozis olarak bilinen kronik rahim astarı hastalığında rahim astarı rahim dışında gelişir. Bu durum ağrılara neden olabilir. Ağrı genellikle cinsel ilişki, bağırsak hareketleri ve idrara çıkma sırasında artar.

Sol alt karın boşluğu ağrısı ve sol alt karın sancısı kaslardan kaynaklanabileceği gibi bazı hastalıklar nedeni ile de oluşabilir. Bu ağrılar giderek artıyorsa ya da kronik hale geldiyse mutlaka doktora başvurmak gerekir.

Devamını Oku

Kadınlarda İdrar Kaçırma Nasıl Geçer: Kadınlarda İdrar Kaçırmaya Bitkisel Çözüm

Kadın Üreme Sistemi Hastalıkları kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 53 defa okundu

Kadınlarda İdrar Kaçırma Nasıl Geçer: Kadınlarda İdrar Kaçırmaya Bitkisel Çözüm

kadınlarda idrar kaçırmaya bitkisel çözüm

kadınlarda idrar kaçırmaya bitkisel çözüm

Kadınlarda idrar kaçırma tıbbi olarak mesane kontrolü sorunları olarak da bilinmektedir. Bu durum pek çok kadının hayatını olumsuz etkilemektedir. Stres inkontinans bozukluğu nedeni ile oluşan mesane kontrolü sorunları genellikle gülmek veya hapşırma gibi reflekse bağlı hareketler ile ortaya çıkar. Kadınlarda yaş nedeni ile pelvik taban kas tonusu kaybı artar. Bu nedenle idrar yolu enfeksiyonları gibi mesanenin aşırı aktif olduğu sık idrara çıkma gibi sorunlar görülebilir. Mesane kontrolü sorunlarını varsa belirtileri hafifletmek için mutlaka bir doktora görünülmelidir. Doktor tedavisine ek olarak kadınlarda idrar kaçırmaya kesin çözüm için bitkisel çözümler de tercih edilebilir. Ancak kadınlarda idrar kaçırma bitkisel tedavi yolları mutlaka doktor kontrolünde kullanılmalıdır. Bazı bitkiler ilaçlar ile etkileşime girebilir ya da kişide alerjik reaksiyonlara neden olabilir.

– Adım 1

At kuyruğu bitkisi pelvik kasların kuvvetlenmesini sağlayabilir. Ancak at kuyruğunun tek başına kullanılması ciddi komplikasyonlara neden olabilir. Bu nedenle mutlaka doktor onayı ile kullanılmalıdır.

– Adım 2

At kuyruğu 300 mg kapsül olarak günde üç defa kullanılabilir. Bu kullanım sonucunda rahim yolu astarında 1-4 mililitre kadar daralma olabilir. Bu daralma idrar kaçırılmasını engeller. Ayrıca mesanede kas spazmlarını denetlemek için günlük olarak alınabilir. At kuyruğu antispasmodic özelliklerinin yanı sıra idrar yolu enfeksiyonları ve idrar kaçırma sorunlarında da kullanılmaktadır. Ayrıca antibakteriyel özelliklere de sahiptir.

– Adım 3

At kuyruğu, idrar söktürücü özelliklere sahip olduğu için kullanılırken mutlaka bol su tüketilmelidir.

– Adım 4

At kuyruğu bir aydan daha uzun bir süre kullanılmamalıdır. Ayrıca bu takviyenin yanında B kompleks vitamini alınması önerilir. At kuyruğu takviyelerinin uzun süre kullanılması tiamin düzeylerini düşürebilir.

Mesane kontrolü için diğer bitkisel ilaçlar

– Adım 1

Kabak çekirdeği ekstresi günde iki kez yenebilir. İki haftalık tüketim miktarı ise 250 mg ile sınırlandırılmalıdır. Tohumlar esansiyel yağ asitleri ve phytoesterol içerir. Bu nedenle mesane sağlığı için oldukça önemlidir. Özellikle menopozdan sonra kullanılması önerilir. Yapılan çalışmalar kabak çekirdeği ekstresinin menopoz dönemindeki kadınlar üzerinde mesane kontrolü konusunda başarılı sonuçlar verdiğini ortaya koymaktadır.

– Adım 2

Sarı kantaron özü de idrar sorunları çeken kadınlar tarafından günde 2-3 kez 300 mg olarak alınabilir. Maryland Üniversitesine göre sarı kantaron özü idrar kaçırma sorunlarında etkili olan bitkisel bir çözümdür.

– Adım 3

İdrar söktürücü ve antiseptik etkisi ile buchu yaprakları da kullanılabilir. Aktarlardan satın alınabilen buchu bitkisi idrar söktürücü bir etki yaratmaktadır. İnflamasyon ve enfeksiyon durumlarında da oldukça etkilidir. Çünkü aynı zaman antiseptik özelliklere sahiptir.

– Uyarılar

At kuyruğu, sakinleştirici ilaçlar ile birlikte kesinlikle uygulanmamalıdır. Ayrıca ağır karaciğer veya böbrek hastalığı olan kişiler tarafında da kullanılmamalıdır. Özellikle hamile ve emziren kadınlara da önerilmez. Bitkisel çözümler kullanılmadan önce mutlaka doktora danışılmalıdır.
İdrar kaçırma sorunları kadınlar için oldukça rahatsız edici bir durumdur. İlk zamanlarda kullanılan bitkisel çözümler işe yaramadığında ve idrar kaçırma sorunu giderek arttığında mutlaka bir doktora görünülmelidir. Doktor pelvik kasların kuvvetlenmesi için tıbbi tedavilere başlayacaktır. İyileşme sürecinin kısalması için bitkisel çözümlere devam edilebilir. Ancak bu çözümler konusunda mutlaka doktordan onay alınmalı; idrar kaçırma için bitkisel tedaviler bu doğrultuda uygulanmalıdır. Çünkü kullanılan bazı ilaçlar bitkiler ile etkileşime girerek bazı komplikasyonların ortaya çıkmasına neden olabilir.

İhtiyacınız olan şeyler

– At kuyruğu bitkisi ya da kapsülü
– B kompleks vitaminleri
– 250 mg kapsül kabak çekirdeği ekstresi
– Buchu yaprakları

Devamını Oku

Gut Hastalığına Ne İyi Gelir: Gut Hastalığı İçin Bitkisel Tedavi

Bitkisel Çözümler kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 33 defa okundu

Gut Hastalığına Ne İyi Gelir: Gut Hastalığı İçin Bitkisel Tedavi

dizdeki ağrılara bitkisel çözüm

gut hastalığı için bitkisel tedavi

Artrit ve gut gibi eklem hastalıkları eklemlerde oluşan şiddetli ağrılar ve iltihaplar ile karakterizedir. Bu tip hastalıklarda ilk olarak parmak eklemleri ve diz eklemleri etkilenir ve gut hastalığı belirtileri ilk olarak bu alanlarda ortaya çıkar. Özellikle gut hastalığında ayak ağrısı oluşmaktadır. Gut hastalığı tedavisi için temel hedef, kandaki ürik asidi azaltmak ve eklemlerde birikmesini engellemektir. Ağrı kesicilerin yanı sıra gut hastalığı için doğal çözümler de gut tedavisinde ağrıların azaltılmasında etkili olabilir.

Gut hastalığı bitkisel tedavi

– Vişne

Ekşi kiraz ve vişne suyu inflamasyonu azaltırken diz ağrılarının hafiflemesine yardımcı olur. Kiraz içinde bulunan etkin madde antosiyanin gut ağrıları için oldukça etkilidir. Antosiyanin aynı zamanda kiraza kırmızı rengini veren maddedir. Kiraz kan ve idrarda ürik asidin azalmasını sağlarken hafif alkali bir ortam oluşturmak için potasyum da sağlar. Vişnede de aynı maddeler bulunmaktadır. Bu nedenle gut hastalarına günde 1 bardak kiraz ya da vişne suyu önerilir.

– Siyah fasulye suyu

Yüksek miktarda antosiyaninler siyah fasulye suyunda da bulunmaktadır. Eklemlerdeki inflamasyonu, ağrıyı ve sertliği gidermeye yardımcı olan siyah fasulye aynı zamanda anti enflamatuar özelliklere sahiptir. Fasulye özellikle et suyu ile birlikte tüketilirse kandaki ürik asit miktarını azaltmaya yardımcı olacaktır.

– Elma sirkesi

Elma sirkesi günümüzde eklem ağrıları için kullanılan en popüler bitkisel çözümdür. Özellikleri, gut hastalığına bağlı ağrı ve iltihaplanmaları hafifletmeye yardımcı olmaktadır. Elma sirkesi asidozu azaltır ve ürik asit miktarını hem kanda hem de idrarda düşürür. Elma sirkesi ile su karıştırılarak tüketilebilir. Bu diz ve eklem ağrısı rahatlatmak için kullanılan en etkili yöntemdir. Kompres olarak kullanmak için ise elma sirkesi ve su eşit oranlarda karıştırılır. Bir bez bu karışım ile ıslatılarak ağrılı eklem bölgesi üzerine yerleştirilir. Sıcak olarak uygulanması önerilirken ısının ağrıyı arttırdığı zamanlarda ılık olarak da kullanılabilir. Gün içinde ihtiyaç duydukça işlem tekrarlanabilir.

Gut hastalığı diyet önerileri

Diz vücudun tüm yükünü taşıyan eklemler arasındadır. Bu nedenle dizde gelişen herhangi bir ağrı ya da şişlik durumu yürümeyi imkansız hale getirebilir. Gut hastalığının diz bölgesini etkilemesini önlemek için ilaç tedavisinin yanı sıra beslenme düzenine ve yaşam tarzına da dikkat edilmelidir.
Gut hastalığı genellikle çok sık kırmızı et tüketilmesinden kaynaklanır. Yüksek protein alınması gut hastalığına neden olarak eklem ağrılarının oluşmasının temel nedenidir. Çünkü protein kandaki ürik asit oluşumunu fazlalaştırır. Bu nedenle gut tedavisine ek olarak yüksek proteinli gıdalardan ve özellikle kırmızı etten kaçınılmalıdır.

– Bol bol su tüketilmeli

Su tüketimi gut hastalığı ile mücadelede artırılmalıdır. Su tüketiminin artırılması vücudun ihtiyacı olan nemi almasını sağlar. Ayrıca eklemlerde gut nedeni ile oluşan ağrıların azaltılmasında da yardımcı olur. Kanı seyrelterek ürik asit oranının düşmesini sağlar. Özellikle meyve suyu (vişne suyu) tüketilebilir. Çilek içerdiği su oranı ile gut tedavisine katkıda bulabilecek meyveler arasındadır.

– Anti inflamatuar ilaçlar

Aleve veya Motrin gibi anti inflamatuar ilaçlar vücuttaki ürik asit miktarını azaltmaya yardımcı olabilir. Gut oluşumunun büyümesini engellerken şişliklerinde inmesine katkıda bulunur. Diz ağrıları için kullanılan bu ilaçlar ağrı kesici etki gösterir. Ancak bu ilaçların kullanılırken dikkatli olunmalıdır. Çünkü bazı durumlarda mide kanamasına neden olabilir. Bu nedenle bu tür anti inflamatuar ilaçları kullanmadan önce mutlaka bir doktora danışılması gerekmektedir.
Gut nedeniyle oluşan eklem ağrıları ciddi sağlık sorunlarına neden olmasa da yürümeyi zorlaştıran ve ağrılara neden olarak hayatı etkileyen bir hastalıktır. Bu nedenle mutlaka tedavi edilmelidir. Eğer eklem bölgelerinde ağrı ve şişlikler oluşuyorsa en kısa zamanda tıbbi yardım almakta fayda olacaktır.

Devamını Oku