"Hastalık Belirtileri" Kategorisi

Mide Gribi Neden Olur: Mide Gribinin Belirtileri

Hastalık Belirtileri kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 344 defa okundu

Mide Gribi Neden Olur: Mide Gribinin Belirtileri

mide gribinin belirtileri

mide gribinin belirtileri

Mide gribi viral gastroenterit nedenler sonucunda oluşur. En sık görülen belirtileri ise sulu ishal, karın krampları, bazen ateş ve kusmadır. Ne yazık ki günümüzde mide gribinin hiçbir tedavisi yoktur. Ancak, bazı doğal çözümler ile mide gribi komplikasyonları önlenebilir.

Mide gribi belirtileri:

– Kusma

Mide gribine neden olan virüs bazı durumlarda kusmaya neden olabilir. Mide gribi için kullanılan reçeteli ve reçetesiz ilaçlar da kusma gibi yan etkiler yaratabilir. Amerikan Pediatri Akademisine göre bebekler ve küçük çocuklarda mide gribi durumlarında dikkatli olunmalıdır. Ani kusma atakları kontrol altına alınmalı ve boğulma ya da enfeksiyon gibi sorunlar engellenmelidir. Kusmanın ardından hastanın ağzı ve burnu sabunlu su ile yıkanmalı; küçük yudumlar ile sıvı alımı sağlanmalıdır. Eğer mide bulantısı varsa sıvı alımı yarım saat ya da 1 saat sonraya ertelenmelidir. Bazı gıdalar kusmayı artırabilir. Bu nedenle özellikle süt ve süt ürünleri, yağlı gıdalar, kafeinli içecekler, alkol ve nikotinden kesinlikle uzak durulması gerekiyor.

– Karın ağrısı

Mide gribi ve kusma belirtilerine ek olarak karın ağrıları da görülebilir. Hastalar ağrı için genellikle reçetesiz ilaçlar; asetaminofen veya ibuprofen gibi ilaçlar alırlar. Ağrı için doktor tarafından oral ve rektal başka ilaçlar da reçete edilebilir. Amerikan Akademisi aile hekimlerine (AAFP) göre tek bir noktada oluşan ya da geniş alanları etkileyen keskin ağrılar olduğunda, kusma sırasında kan gelmesi durumunda ve dışkıda kan görüldüğünde mutlaka hiç vakit kaybetmeden doktora gitmek gerekmektedir.

– Ateş

Mide gribinde kusma ve ağrı ile birlikte görülen bir diğer belirti ateştir. Ateşi düşürmek için ılık banyo yapılabilir. Ya da hastanın yüzü, kolları, boynu ve göğsü bir kaba serin su konarak; temiz yıkama bezi veya banyo süngeri ile silinebilir.

– Hidrasyonu korumak

Mide gribi ve gelişen ishalle birlikte sıvı kaybı oluşur. Özellikle küçük çocuklar ve yaşlılarda sıvı kaybı çok daha fazladır. Çok ciddi komplikasyonlara neden olan su kaybını önlemek için su ve sıvı tüketimi artırılmalıdır. Her gün en az 8 bardak su tüketimi ile birlikte et suları ve meyve suları tercih edilebilir. Ancak kafeinli içecekler; çay, kola ve kahve tüketimi durdurulmadır. Kafein mide bulantısının artmasına neden olabilir.

– Beslenme düzeni

Beslenme düzenine dikkat etmek mide gribinin çabuk geçmesini sağlarken aynı zamanda oluşmasını da engelleyebilir. Öncelikle C vitamini açısından zengin gıdalar tüketilmelidir. Özellikle portakal, karpuz, greyfurt, kavun, çilek, ahududu, yaban mersini, kızılcık ve ananas gibi meyveler önerilir. C vitamini açısından yüksek sebzeler ise brokoli, domates, brüksel lahanası, karnabahar, lahana, şalgam, ıspanak, kırmızı ve yeşilbiber, domates ve patatestir. Mide gribinin oluşumunu engelleyen bir diğer besin grubu E vitaminine sahip besinlerdir. E vitamini bağışıklık sistemine yardımcı olur ve antioksidanlar etki gösterir. E vitamini açısından zengin besinler arasında ise bitkisel yağlar, tam tahıllar ve tohumlar bulunmaktadır. Yetişkin kadın ve erkeklerin günlük olarak alması gereken E vitamini 15 miligramdır. Ayrıca sarımsak tüketimi de mide gribini engellemektedir. Çünkü sarımsak antibiyotik, antiviral ve anit-inflamatuar bir ajan olarak çalışır. Birçok sağlık sorunu için faydalı olan sarımsak soğuk algınlığı ve grip virüsleri ile savaşmasının yanı sıra mide gribine neden olan virüsleri de yok etmektedir. Sarımsak ham haliyle tüketilebilir ya da yoğun tadı önlemek için sarımsak takviyeleri alabilir. Ayrıca, balık veya bitkisel yağ tüketimi artırılarak omega-3 takviyesi de alınabilir.

Mide gribi kaç gün sürer?

Mide gribi genellikle 4 ila 5 gün sürer. Daha uzun süren durumlarda en kısa zamanda bir doktora danışılmalıdır.

Mide gribi bulaşıcı mıdır?

Mide gribinin bulaşıcılığı yoktu. Viral nedenler ile oluşur ve sindirim sistemine virüslerin girmesine bağlı olarak ortaya çıkar.

Mide gribi belirtileri görüldüğünde en kısa zamanda bir doktora gidilmelidir. Ayrıca doğal ve bitkisel çözümler de uygulanabilir.

Devamını Oku

Sol Alt Karın Ağrısı Neden Olur: Sol Alt Karın Ağrısının Nedenleri

Hastalık Belirtileri kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 391 defa okundu

Sol Alt Karın Ağrısı Neden Olur: Sol Alt Karın Ağrısının Nedenleri

sol alt karın ve sırt ağrısına çözüm

sol alt karın ağrısının nedenleri

Sol alt karın bölgesinde ağrıya neden olan pek çok etken bulunmaktadır. Karın duvarı sorunları karının sol alt kadranında ağrılara neden olabilir. Bazı durumlarda, karın veya pelvis bölgesinden kaynaklanan ağrılar sırt bölgesine yayılabilir.

– Sol alt karın ağrısı:

Karın vücudun alt kaburga ile kalça veya pelvis arasında, ön yüzünde bulunan bir alandır. Sol alt karnın, göbek bölgesine yakın bölümüne pelvis denir. Sol alt karın bölümü kas, yağ ve bağ dokusu gibi çeşitli dokulardan oluşur. Kalın bağırsak, rektum ve sigmoid kolon dahil olmak üzere, bazı organlar da bu bölümde yer alır. Bayanlarda ise sol alt karında ağrı yumurtalıklara da vurabilir.

– Sol alt karın ağrısı nedenleri:

Sol alt karın sancısı pek çok neden ile olabilir. Bazı durumlarda ağrı alt sırt bölgesine de yansıyabilir. Pelvik inflamatuar hastalığı, pelvik abse, crohn hastalığı, ülseratif kolit, dismenore veya menstrüel kramplar ile böbrek taşları, zona hastalığı ve yumurtalık kanseri gibi hastalıklar bu bölgede ağrıya neden olabilir. Her ne kadar genellikle karın bölgesinde abdominal aort anevrizması orta hatta bulunsa da balon veya abdominal aortta oluşan bir sorun da ağrıya sebebiyet verebilmektedir. Ayrıca kimi durumlarda sol alt karında şişlik de görülür.

– Belirtiler

Sol alt karın ağrısı ve sırt ağrısı ile ilişkili belirtiler ağrı nedenine ve etkilenen dokunun türüne göre değişmektedir. Ancak, olası belirtiler arasında sol alt kadranı içerisinde karın ağrısı ve bel ağrısı bulunmaktadır. Karında keskin, bıçaklama hissi olan ağrılar görülebilir. Ayrıca acı yanmaya da dönüşebilir. Abdominal hassasiyet, bulantı, kusma, sık idrar, açıklanamayan kilo kaybı, kaşıntı, sıvı dolu kabarcıklar, ishal veya kabızlık gibi belirtiler de görülebilir.

– Tedavi

Sol alt karın ağrısı ve sol alt karında batma hissi tedavisi ağrının nedenine bağlı olarak değişmektedir. Bazı durumlarda, karın ağrısına sırt ağrısı da eşlik edebilir. Ağrı birkaç saat ya da birkaç gün sürebilir. Diğer durumlarda, karın ve sırt ağrısı şiddetliyse tıbbi yardım ve müdahale almak gerekebilir. Ağrı veya rahatsızlığın nedeni karın içinden kaynaklanıyorsa bazı tetkikler ve kan testleri gerekebilir.

– Uyarı

Bazı durumlarda, ağrı ve rahatsızlığın birden fazla nedeni olabilir. Özellikle sol alt karın bölgesi ağrıları ciddi hastalıklar nedeni ile oluşabilir. Akut karın ağrısı, aniden başlayabilir. Yanma ve şiddetli ağrı durumlarında hasta hareket edemeyecek durumda olabilir. Sol alt karında ağrı ve şişlik aynı anda da görülebilir. Bu tip vakalarda mutlaka acil tıbbi yardım ve müdahale gerekir. Ciddi vakalarda ameliyat gerekebilir. Dokularda bir kopma nedeniyle alt karın ve alt sırt bölgelerde abdominal aort anevrizması oluşabilir. Bu durumda şiddetli ağrılar oluşur. Ağrıyla birlikte düşük kan basıncı ve baş dönmesi görülüyorsa en kısa zamanda bir sağlık kuruluşuna görünülmelidir. Tedavi edilmediğinde ciddi ve hayati bir durum oluşabilir.

Diğer alt sol karın bölgesinde oluşan ağrılar apandisit, kanser, endometriozis, yaralanma, bağırsak tıkanıklığı, böbrek enfeksiyonları ve yırtık bir kolon nedeniyle de olabilir. Egzersiz yaparken yaralanma sonucu oluşan karın ağrısı kas ağrısıdır. Genellikle ciddi bir sorun oluşturmaz. Ancak kas hareketleri ile tedavi edilebilir. Ağrının şiddetli olduğu durumlarda ilaç tedavisi gerekebilir. Apandisit de sol alt karın bölgesinde ağrıya neden olabilir. Ağrı genellikle sağ tarafta gözükse de bazı durumlarda sol bölgeye de yansıyabilir. Bu ağrı birkaç saat içinde keskinleşir ve genellikle bulantı, iştahsızlık, ateş, kabızlık, ishal ve karın şişliği gibi belirtiler gösterir. Apandisit ağrısı hafiflemez ve acil müdahale gerektirir. Endometriozis olarak bilinen kronik rahim astarı hastalığında rahim astarı rahim dışında gelişir. Bu durum ağrılara neden olabilir. Ağrı genellikle cinsel ilişki, bağırsak hareketleri ve idrara çıkma sırasında artar.

Sol alt karın boşluğu ağrısı ve sol alt karın sancısı kaslardan kaynaklanabileceği gibi bazı hastalıklar nedeni ile de oluşabilir. Bu ağrılar giderek artıyorsa ya da kronik hale geldiyse mutlaka doktora başvurmak gerekir.

Devamını Oku

Kemik Kisti Neden Olur: Kemik Kistinin Belirtileri

Hastalık Belirtileri kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 623 defa okundu

Kemik Kisti Neden Olur: Kemik Kistinin Belirtileri

kemik kisti tedavisi

kemik kistinin belirtileri

Kemik kisti nasıl anlaşılır?

Yapılan araştırmalara göre kemik kistlerinin kemik sıvısından kaynaklandığı ve bu oluşumun fibröz doku üzerinde geliştiği bilinmektedir. Özellikle 5 ila 15 yaşındaki çocuklarda, femur ya da pazı kemiği gibi uzun kemiklerde görülmektedir. Yetişkinlerde ise daha çok yassı kemiklerde; kafatası, çene, pelvis, kürek kemiği ve topuk üzerinde ortaya çıkmaktadır. Kemikte kistik lezyon oluşması bazı faktörler nedeni ile oluşur.

Kemik kisti neden oluşur?

– Travma

Boston Çocuk Hastanesi’nin teorisine göre kemik kistlerinin gelişimi travmalara bağlı olabilmektedir. Geçirilen travmalar kemik sıvısının gelişerek kese şeklini alma riskini artırmaktadır.

– Toplardamar tıkanıklığı

Başka çalışmaya göre ise toplardamar tıkanıklıkları da kemik kistlerine neden olmaktadır. Tıkanıklık sonucu kemik üzerine baskı oluşur. Bu baskıyla birlikte kemik içerisindeki sıvı oluşumu artar ve bu durum ilerlediğinde kemik kisti oluşabilir.

Kemik kisti belirtileri nelerdir?

Kemik kisti, kemik dokusu içinde içi sıvı dolu bir kesenin oluşması olarak adlandırılabilir. Bir çeşit kemik tümörüdür. Genellikle kemik kistleri ilk başlarda hiçbir belirti göstermez. Ancak ilerleyen zamanlarda bazı belirtiler ortaya çıkabilir.

– Kemik kisti ağrısı

Aneurysmal kemik kisti ağrıya neden olabilir. Ağrı hissi oluştuğunda genellikle kemik kisti kemik dokusuna yerleşmiştir. Fiziksel aktiviteler esnasında ağrı artar ve şiddetlenir. Başlangıç zamanlarında ağrı daha hafifi ya da orta düzeyde olabilir. kemik kistinin büyümesi ile birlikte ağrı giderek şiddetlenir ve hareketleri kısıtlayabilir.

– Şişme

Şişme bir aneurysmal kemik kisti belirtisi olarak ortaya çıkabilir. Kemik kistinden etkilenen dokular ve cilt bölgelerinde iltihaplanma görülebilir. Kabarıklık ve geniş şişlikler de oluşabilir. Şişme nedeni ile fiziksel aktiviteler zorlaşabilir.

– Kırık

Kemik kisti ilerleyen zamanlarda kemiğin kırılmasına neden olabilir. Kist kemik dokusuna zarar verir ve zayıflatır. Bu nedenle ufak darbeler ve yaralanmalar ile birlikte kemikler kolayca kırılabilir.

Kemik kisti nasıl tedavi edilir?

Tedavide kistin hangi kemik üzerinde oluştuğu önemlidir. Tedavi bu doğrultuda farklılıklar gösterebilir. Diz ve bacak kistlerinde ağrı ve enflamasyon giderici ilaçlar kullanılabilir. Ayrıca eklemlerin hareket ettirilmesi yani egzersiz planları da oldukça işe yaramaktadır. Çoğu durumda egzersiz diz ve bacak bölgesinde oluşan kemik kistleri üzerinde oldukça hızlı sonuçlar alınmasını sağlar. Ancak bu egzersizler doktor kontrolünde yapılmalıdır. Bu nedenle bir fizyoterapiste başvurulabilir. Eğer çok fazla ağrı varsa daha hafif egzersiz hareketler tercih edilmelidir. Ağırlık kaldırılan zorlayıcı hareketlerden kaçınılması gerekir. Düz kemiklerde bulunan kemik kistleri için ise egzersiz ve diğer yöntemler işe yaramaz. Bu nedenle daha çok cerrahi müdahale gerekir. Özellikle ileri düzey kemik kistlerinde ameliyat ile kemik üzerindeki kist ya da kistler alınır. Bu işlem sırasında kemik kazınacağı için ameliyat sonrası hafif ağrılar devam edebilir. Ancak bu ameliyatlar kemik dokusuna ya da kemiklere zarar vermez. Çoğu kemik kisti hızla büyür. Bu nedenle ne kadar erken müdahale edilirse o kadar iyi olacaktır.

Kemik kisti ağrı yaparmı?

Kemikte kist oluşumu özellikle ağrı ile karakterizedir. Kemikte kist belirtileri arasında ilk sırada ağrı vardır. Ağrı nedeni ile doktora gidildiğinde kistin teşhisi sağlanır.

Kemik kisti büyüdüğünde hem kemiğe hem de dokulara baskı yapacağı için rahatsız edici komplikasyonlara neden olacaktır. Bu nedenle kemik kistinin erken teşhisi ve erken tedavisi oldukça önemlidir. Eğer kemik üzerinde ağrılar hissediliyorsa mutlaka bir doktora muayene olunmalıdır.

Kemik kisti bir çeşit kemik tümörüdür. Bu nedenle ciddi bir sağlık sorununa dönüşebilir. Kemik kistini önlemenin bir yolu olmasa da hastanın erken tedavi ile hızla iyileşmesi sağlanabilir. Kemiklerde kolay kırılma, ağrı ve şişme gibi belirtilere rastlanıyorsa kemik kistinden şüphe edilebilir. Bu durumda tıbbi yardım almak için vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalı ve gerekli testler tamamlandıktan sonra doktora danışılmalıdır.

Devamını Oku

Yumurtalık Kanseri Nasıl Anlaşılır: Yumurtalık Kanserinin Belirtileri

Hastalık Belirtileri kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 336 defa okundu

Yumurtalık Kanseri Nasıl Anlaşılır: Yumurtalık Kanserinin Belirtileri

yumurtalık kanseri belirtileri

yumurtalık kanseri belirtileri

Yumurtalık kanseri erkeklere oranla kadınlarda daha sık görülür. Kanser belirtileri ilk zamanlar görülmezken hastalığın teşhisinde yanıltıcı durumlar oluşabilir. Çünkü kadınlarda yumurtalık kanserinden ziyade sindirim sistemi ile ilgili sorunlara daha sık rastlanılmaktadır. Sindirim sorunu belirtileri yumurtalık kanseri belirtilerine benzer olduğu için tanı aşamasında zorlanılabilir. Genellikle yumurtalık kanseri teşhisi konmuş hastalarda yumurtalık kanseri evreleri ilerlemiş ve kanserli hücreler yayılmıştır, şiddetli belirtiler görülmektedir. Kanser hücrelerinin daha gelişim aşamasındayken fark edilip tedavi edilmesi gerekmektedir.

Yumurtalık kanseri belirtileri:

– Yumurtalık kanseri karın şişmesi

Karın şişmesi, yumurtalık kanseri olan kadınlarda en sık görülen semptomlardan biridir. Kanser hücreleri lenfatik drenaj tıkanıklığına neden olan sıvı ve asit birikmesine neden olur. Bu durum da karında şişlik oluşmasına sebebiyet verir. Yumurtalık kanserinin son aşamasında yumurtalık kanseri olan kadınların yüzde 50’sinden fazlasında asit nedeniyle karın bölgesinde şişme görülmektedir. Sıvı miktarının artması ile kiloda artış görülebilir. Bu durumda kanser teşhisinin ardından doktor Parasentez adlı bir yöntem ile kanser hücrelerinin yarattığı sıvı birikimini boşaltacaktır. Genellikle, Parasentez hastalık boyunca en az iki kez tekrarlanır.

– Pelvik bölgesinde ve abdominal bölgede ağrı

Yumurtalık kanseri olan kadınlarda geç belirtiler arasında karın bölgesinde oluşan ağrılar bulunmaktadır. Pelvik bölge, karın veya her iki bölgede de ağrı oluşabilir. Ağrının pek çok nedeni olabilir. Karın bölgesinde biriken asit ağrının temel nedenidir. Bazen solid tümör kitle karında elle hissedilebilen parçalar üretebilir. Ağustos 2009’da “Jinekolojik Onkoloji”de yayınlanan bir makaleye göre yumurtalık kanseri olan kadınların yaklaşık yüzde 15’inde elle muayene ile karın bölgesinde yumruları hissetmek mümkün. Yüzde 35’inde ise karında şişlik ve sertlik görülmektedir. Yumurtalık kanseri üreme organlarına ve kalın bağırsağa, pelvis bölgesine uzanabilir. Pelvik bölgede çeşitli organları koruyan yağ tabakasında tümör tutulumu görülmesi yaygındır. Omentumun denilen bu durum ağrının oluşmasını tetikleyebilir.

– Diğer belirtiler nelerdir?

Yumurtalık kanserinin belirtileri geç ortaya çıksa da ağrıdan sonra görülen en yaygın belirtiler iştah kaybı ya da mide bulantısı, yorgunluk, sık idrara çıkma ve kabızlık gibi belirtilerdir. Yumurtalık kanseri hastalarında yemek yemede zorluk ve iştah eksikliği görülmektedir. Yine “Jinekolojik Onkoloji” dergisinde Ağustos 2009’da yayınlanan bir çalışmaya göre yumurtalık kanseri ve anormal vajinal kanaması arasında bir bağlantı olduğu öne sürülmüştür. Yumurtalık kanseri hastalarında nadir de olsa anormal vajinal kanama görülebilmektedir. Yumurtalık kanserinde adet gecikmesi de örülen belirtiler arasındadır.

– Yumurtalık kanseri nasıl anlaşılır?

Yumurtalık kanserinde başarı oranı düşüktür. Çünkü yumurtalık kanseri geç belirti gösterir ve erken teşhis yapılmasını önleyen bu durum hastalığın ilerlemesine neden olur. Özellikle pelvik ve abdominal şişkinlik ile ağrı ve yemek yemede zorluk, iştahsızlık, sık idrara çıkma, kabızlık gibi sindirim sistemi bozuklukları görüldüğünde mutlaka bir doktora görünülmelidir. Karındaki şişlik; gaz ya da bağırsaklardan kaynaklanmıyorsa ve 12’i günü geçmesine rağmen inmediyse acil tıbbi destek almak gerekmektedir.

Yumurtalık kanseri her kanser türü gibi ciddi bir hastalıktır. Hastalığın tedavisinde başarıyı etkileyen temel neden kanserin ilerleme durumudur. Eğer belirtiler görmezden gelinirse ve tedavi başlatılmazsa yumurtalık kanseri ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. Kanser hücreleri diğer organlara atlayarak metastaz yapabilir. Bu durumda kanserin durdurulması çok daha zorlaşır. Yumurtalık kanserinden korunmak ve erken teşhis için şişlik durumlarında mutlaka doktora görünülmesi gerekirken 6 ayda bir kadın doğum uzmanına gidilerek muayene olunması gerekmektedir. Özellikle ailesinde kanser olan kişiler yumurtalık kanseri oluşma riski çok daha yüksektir. Bu nedenle ailesinde kanser vakası olanların sık sık check up yaptırmaları yararlı olacaktır.

Yumurtalık kanseri ne kadar yaşar?

Yumurtalık kanseri ileri evre dönemine girdiğinde tedavi çok daha zordur. Diğer kanser türlerinde olduğu gibi yumurtalık kanseri metastazı da tedaviyi zorlaştırır. Belirli bir yaşam süresi verilemez ancak erken teşhisin hastalıktan kurtulma şansını artırdığı unutulmamalıdır.

Devamını Oku

Soğuk Algınlığı Nasıl Geçer: Soğuk Algınlığına Doğal Çözümler

Bitkisel Çözümler kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 146 defa okundu

Soğuk Algınlığı Nasıl Geçer: Soğuk Algınlığına Doğal Çözümler

soğuk algınlığına doğal çözüm

soğuk algınlığına doğal çözümler

Soğuk algınlığına ne iyi gelir?

Ömür boyu en sık görülen hastalık soğuk algınlığıdır. Ulusal Hastalık Enstitüsü’nün açıklamasına göre alerji ve enfeksiyon hastalıkların arasında 200 farklı virüs etkeni ile nezle en yaygın hastalıklar sıralamasında ve en kolay oluşabilen hastalıklar sıralamasında birinci sırada yer almaktadır. Yetişkinler genellikle yılda 2 ile 4 kez soğuk algınlığına yakalanırlar. Çocuklar ise her yıl 6 ile 10 kez soğuk algınlığına yakalanır. Burun ve üst boğaz astar dokusunda soğuk algınlığı virüsleri nedeni ile enfeksiyon oluşması söz konusudur. Soğuk algınlığı belirtileri en çok burun iltihabı ve üst boğaz astarları ile ilgili rahatsızlıklar şeklinde kendini gösterir.

Soğuk algınlığı belirtileri:

– Burun akıntısı

Burun akıntısı soğuk algınlığı geçiren kişilerde en sık görülen belirtilerden biridir. Viral enfeksiyon vücudun bağışıklık sistemi ile savaşır. Bu sırada burundaki mukus hacmi artar. Genellikle ilk birkaç gün için açık renkli ve suyumsu bir akıntı gerçekleşir; daha sonra yavaş yavaş renk daha çok koyulaşır ve sarımsı bir enfeksiyona dönüşebilir.

– Burun tıkanıklığı

Burun astarında şişme, burundan alınan hava akımında tıkanma karakteristik bir soğuk algınlığı belirtisidir. Burun akıntısı neden olan işlemlerin aynısı burun astarının şişmesi ve dolayısıyla burun tıkanıklığına neden olabilir. Bu nedenle, bu iki belirti genellikle birlikte görülmektedir ve çözümü de birlikte sağlanmaktadır. Ortalama olarak, belirtiler iki hafta kadar sürebilmesine rağmen bu iki belirtinin beraber oluşması halinde sonuçlar daha hızlı yaşanabilir.

– Hapşırma

Çoğu insan soğuk algınlığı geçirdiği sırada hapşırma ve kaşıntılı geniz sorunları yaşamaktadır. Nazal solunum yolları ve vücudun bağışıklık sistemi tetikleyicilerinin hastalığa karşı sinirsel olarak verdiği tepkiye hapşırma denir. Bu durum en çok viral olan, yani virüs etkenli olan enfeksiyonel soğuk algınlığı geçiren kişilerde görülür.

– Boğaz gıdıklanması ve boğaz ağrısı

Soğuk algınlığı geçiren kişide oluşan iltihaplı sıvıda genizden akar. Bu akış sürecinde başta boğaz gıdıklanır ancak daha sonrasında akan mukus sıvısının yoğun olması nedeniyle ve boğazın da hastalık yüzünden hassas olması nedeniyle geniz tahriş olabilir. Bu durumda da boğaz gıdıklanması yerini boğaz ağrısına bırakır. Bundan kurtulmak için ya da ağrının şiddetini azaltabilmek için boğazı yumuşatan sıvıların alınması gerekmektedir.

– Baş ağrısı

Soğuk algınlığı hafif de olsa baş ağrısına neden olabilir. Soğuk algınlığı nedeniyle genellikle artan sinüs basıncı, sinüs dokularda şişkinliğe neden olur. Bu şişkinlik de baş ağrısına yol açar. Baş ağrısı genellik burun yolunun temizlenmesinin ardından hafifleyerek yok olur.

– Öksürük

Öksürük her seferinde olmasa da bazen soğuk algınlığı ile beraber oluşabilir. Boğazda ve burun arkasında salgılanan mukus yüzünden oluşur. Yani soğuk algınlığı virüsleri akciğerleri doğrudan etkilemez. Boğazı etkiler ve boğaz bölgelerinde oluşan mukus yüzünden öksürme durumu yaşanır.

– Ateş

Küçük çocuklarda oluşabilecek soğuk algınlığı durumu, düşük dereceli ateşe yol açabilir. Bu ateş genellikle 37 – 39 santigrat derece arasında olmaktadır. Yetişkinlerde genellikle soğuk algınlığı durumunda ateşlenme görülmez.

– Göz seğirmesi

Göz seğirmesi sık sık karşılaşılabilen ve genelde de fark edilmeyecek kadar önemsiz olan bir sorundur. Bu durumun asıl nedeni normalde magnezyum ve potasyum eksikliği olarak nitelendirilir. Ancak doktorlar yine de göz seğirmesini hipermetrop, miyop, astigmat gibi göz kusurlarının habercisi olarak gösterebilir. Bunun dışında göz tansiyonundaki artıştan da kaynaklanabileceği iddia edilmiştir. Ancak bunların yanı sıra soğuk algınlığı geçiren kişilerde de göz seğirmesi gözlenebilir. Çünkü göz seğirmesine neden olan mineral eksikliği soğuk algınlığı sırasında yaşanabilir. Bunun yanı sıra geniz bölgesinin pH derecesi değişecektir ve bu da göz tansiyonunun oynamasına neden olarak dolaylı yoldan gözün seğirmesine neden olabilir.

Soğuk algınlığı için bitkisel çözüm:

İnsanlar binlerce yıldır doğal olan ev ilaçları ile soğuk algınlığı tedavisi uygulayarak bu hastalıktan kurtuluyorlar. Doğal olan bu tedaviler belki hastalığı çok hızlı yok etmezler ancak belirtilerini hızlı bir şekilde yok ederek mevcut bulunan rahatsızlığı ortadan kaldırırlar. Eğer doğal tedavilere rağmen hastalıktan ve belirtilerinden hala kurtulamıyorsanız mutlaka doktorunuza başvurarak genel bir sağlık kontrolünden geçmenizde veya doktorunuzun detaylı bir muayenesinden geçmenizde fayda vardır.

Soğuk algınlığına zencefil:

Soğuk algınlığı için bilinen bir başka bitkisel çözüm ise inflamasyonu azaltmak ve mide kızgınlığı ile mide bulantısının önüne geçebilmek için zencefil kullanılmasıdır. Zencefilli soda olarak bilinen ginger ale, mide pH seviyesini düzenlemek için ve havasız sinüsleri açarak iltihaplı dokunun şişmesini önlemek için idealdir. Zencefil, önlediği bu durumlar ile birlikte getirisi olan öksürük ve hapşırığında dolaylı yoldan önüne geçmiş olur. Ancak günümüzde birçok şeyin sahtekârlığı yapıldığı gibi bu maddenin de sahtekârlığı yapılmaktadır. Bu yüzden aldığınızın gerçek zencefilli soda olduğundan emin olmalısınız. Zencefilin lezzeti beğenilmese bile bu durum hastalığı iyileştirerek yararlı etkiler yarattığı gerçeğini değiştirmez. Bu yüzden zencefilli gazoz soğuk algınlığına karşı kullanılabilecek en etkili tedavi yöntemlerinden birisidir.

Soğuk algınlığına tavuk çorbası

Tavuk çorbası, hastalık nedeni ile yorgun ve bitap düşmüş vücuttaki ağrı ve sızıyı yok etmeye yarayan, hücrelerin yenilenme ve kendine gelme süresini kısaltan özellikte bir çorbadır. Anekdot niteliğindeki kanıtlarla, tavuk çorbasının anti-virüs ve anti-inflamatuar özelliklere sahip olduğu kesinleşmiştir. Bu sıcak çorba ile yükselen buharsız ve havasız sinüsleri ve göğüs tıkanıklığı temizleyebilirsiniz. Çorba içine konabilen havuç gibi bazı sebzeler enfeksiyonla mücadelede içerdiği C vitamini ve antioksidanları kullanmaktadır. Bu çorbaya isteğe bağlı olarak tavuk parçaları konabilir. Bunun yanı sıra sarımsaklı veya soğanlı da yapılabilir ancak sarımsak ve soğanın asidik özellikleri C vitamini ve antioksidanların etkilerini biraz düşürüyorlar.

Tuzlu gargara

Soğuk algınlığı geçiren bir kişinin uygulayabileceği bir başka kocakarı ilacının da tuzlu su ile gargara yapmak olduğu söylenebilir. Tuzlu su ağrılı ve kaşıntılı boğazı yatıştırır ve iltihaplı dokuların kuru kalarak üzerindeki mikroplarının ölmesine yardımcı olur. Tuzlu su ya da tuzlu burun spreyi, kurumuş burun duvarlarının yağlanması ve sinüslerin temizlemesi konularında yardımcı olabilir.

Çinko pastilleri

Çinko, sağlıklı bir vücuda sahip olabilmek için önemli bir mineraldir. Özellikleri arasında hücre yenilenmesini hızlandırmak ve vücudun savunma sistemlerini güçlendirmek gibi maddeler yer almaktadır. Çinko ile uygulanan tedavi hem soğuk algınlığından korunmak için yapılabilir hem de soğuk algınlığı geçiren bir kişinin iyileşmesi için yapılabilir. Soğuk algınlığı sırasında sıkça alınan çinko pastilleri, her geçen gün kişinin hissettiği ağrıyı azaltarak ilk baştaki ağrıda çok daha az ağrı çekilmesini sağlar. Ancak bağışıklık sistemi ne kadar güçlendirilse de soğuk algınlığının ilerlemesi aniden ve tamamen durdurulamaz. Ancak çinko alımından sonra bu süreç bir hayli hızlanacağı gibi belirtilerin yok olması da çok kolay olacaktır.

Soğuk algınlığı en hızlı nasıl geçer?

Soğuk algınlığının hızlı geçmesi için ilaç tedavisinin yanı sıra doğal ve bitkisel çözümler de düzenli olarak kullanılmalıdır. Boğazın yumuşaması için sıcak içecekler tüketilmelidir. Grip için bitkisel çözümler kullanıldığında en kısa sürede iyileşme sağlanacaktır. Ancak soğuk algınlığı uzun zamandır devam ediyorsa ya da tekrarlıyorsa ve belirtiler kötüye gidiyorsa mutlaka en kısa zamanda bir doktora gidilmelidir.

Devamını Oku

Depresyon Nasıl Olur: Depresyon Belirtileri

Hastalık Belirtileri kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 170 defa okundu

Depresyon Nasıl Olur: Depresyon Belirtileri

depresyon belirtileri

depresyon belirtileri

Depresyon ciddi ruhsal bir hastalıktır. Bu hastalık günlük yaşamın kalitesini düşüren ve çeşitli etkenler doğrultusunda farklı süreçlerde yaşanabilen ciddi bir sorundur. Depresyon sık sık yinelenebilir ve genellikle epizodik (büyük) depresyon da dahil olmak üzere çeşitli formlarda görülebilir. Majör depresyon son derece zayıflatıcı bir hastalık olup birçok temel iş ve sosyal görevleri yapamayacak durumda olmaya neden olur. Distimi depresyonun farklı bir türü olup majör depresyona göre iki daha uzun sürer ve kişisinin ruhsal durumu bu tür depresyonda çok daha fazla zarar görür.

Depresyon çeşitleri:

Yeni anne olanlarda görülen doğum sonrası depresyon

Mevsimsel duygu / durum bozukluğu (kış ya da yaz sezonunun daha uzun sürmesi halinde kişide oluşan ruhsal bozukluk)

Psikolojik sorunlar nedeni ile oluşan depresyon

Depresyon halinin oluşmasına neden olan birçok etken gözlemlenmektedir.

Depresyon nasıl anlaşılır?

– Hüzün

Ezici anlamdaki umutsuzluk hissi depresyonun önemli bir belirtisidir. Bu his çaresizlik ile birleştiğinde üzüntü kalıcı hale gelir. Bu durum depresyona girilmesinin en büyük etkenlerinden birisidir. Mutsuzluk durumu genellikle kişinin kendine gösterdiği saygının düşüklüğünü ve kötü tanımlanmış suçluluk duygusunu beraberinde getirir. Bu belirtilerden muzdarip bir kişi, kişisel güvenliği için mutlaka bir uzmandan yardım almalıdır. Ayrıca depresif kişilerde intihar düşünceleri ve hatta intihar girişimleri aşırı üzüntü nedeniyle ortaya çıkabilir. Bu mutsuzluk hali, uzun bir süre, yani iki hafta veya daha fazla süre boyunca devam ederse mutlaka doktorunuza başvurmanız gerekmektedir.

– Duygu yoksunluğu

Duygusal bozukluğa yol açan depresif bozukluğun nedeni acı bir kayıp yüzünden olabilir. Başka nedenlerden dolayı da görülebilen depresif bozukluklar duygu yoksunluğuna yol açabilir. Duygu yoksunluğu kişinin çeşitli olaylar karşısında göstermesi gereken duygu hallerini yaşayamamasıdır. Örnek vermek gerekir ise, kişinin başarılı olduğu bir konuda sevinmemesi ya da tehlikeli bir durumda korkamamasıdır. Bu depresyon halinin en tehlikeli ve geri dönüşü en zor olan belirtisidir. Kişiyi intihara sürükleyen bir belirtidir.

– Odak eksikliği

Depresyonun bir diğer belirtisi de odak eksikliğidir. Bu durum günlük yaşam kalitesini düşürmektedir. Gün içerisinde yapılması gereken ve konsantrasyon isteyen işlerin aksamasına neden olur. Sosyal hayatınızı etkilediği gibi iş ve eğitim hayatınızı da etkileyerek yapılması gerekenleri büyü ölçüde engeller. Bu tür durumlarda gerekli görülen tedavi beyin jimnastiği yöntemidir. Bu yöntem beynin çalışmasını sağlayarak eski kıvraklığına ulaşmasını hedefler. Bu hastalara en çok uygun görülen tedavi çapraz bulmaca tedavisidir. Bu tedavide sayı veya harflerin akılda tutulması ön planda olduğu için beyin gelişiminde önemli rol oynar.

– Yorgunluk

Depresyon insanı zihinsel olarak etkilediği kadar fiziksel olarak da etkiler. Depresif belirtileri yoğun olan kişiler, enerji kaybı, halsizlik ve geçmeyen yorgunluk sorunlarından şikayetçi olurlar. Bu durum ciddi bir ruh sağlığı sorunu olduğunun bir göstergesi olarak kabul edilebilir. Depresif insanlar genellikle hareketsiz aktiviteleri (yatıp televizyon izlemek gibi) hareketli aktivitelere tercih eder. Ne yazık ki, bu belirtiler depresyonun daha da derinleşmesine neden olur. Aslında depresyon halinde egzersiz yaparak serotonin üretmek depresyon belirtilerinin azalmasında etkili olur. Bu yüzden depresyona giren kişiler egzersizden kaçmak ister çünkü depresyon halinde vücuttaki serotonin bastırılır.

– Ağrı

Vücut gibi akıl da depresif bozukluktan olumsuz etkilenir. Depresif insanlar sık sık vücut ağrıları ve en çok da sırt ağrılarından şikayet ederler. Bunların yanı sıra eklem ağrıları, baş ağrısı gibi rahatsızlıklar da gözlemlenmektedir. Akıl hastalıklarına sahip olan kişilerin vücut sağlıklarının da bozulmasına hormon üretiminde yaşanan bozukluklar neden olur. Bu durumda ne kadar masaj yaptırıp ağrı kesici de alsanız vücudunuzun çeşitli kısımlarında ağrılar hissedebilirsiniz. Bu durumun tek çözümü depresyon halinden kurtulmaktır.

– İştah değişiklikleri

İştah değişiklikleri ve iştah kayıpları büyük bir depresyon belirtisi olabilir. Genel olarak, depresif bir kişi ya çok fazla yemek yer ya da yeteri kadar yemek yemez. Anoreksiya Nervoza ve bulimia gibi yeme bozuklukları, depresyon ile birlikte gözlemlenebilir. Depresif kişiler, hızlı bir şekilde kilo alabilir ya da kilo verebilir. Bu gibi durumlarda bir diyetisyenle birlikte doktorunuza başvurarak diyetisyeniniz ve doktorunuzun beraber yaptığı beslenme diyetini uygulamanız gerekmektedir.

– Uyku değişiklikleri

Depresyon geçiren kişilerde iştah değişikliklerine benzer şekilde uyku düzeninde de çeşitli değişiklikler gözlemlenebilir. Bu depresyonu tetikleyen etkene bağlı olarak farklılık göstermektedir. Eğer kişi kendi hatasından dolayı bir depresyon haline girip kendini suçluyor ise bu hatadan kaçmak için çok uyuma durumu yaşayabilir. Ancak bir kişi başka birinin bir davranışı ya da yaptığı bir hata yüzünden depresyona giriyorsa ya da depresyonun etkeni kendisi ile alakalı değilse kişide uykusuzluk görülebilir. Bunun nedeni kişinin depresyona girmesine neden olan sorunu sürekli düşünmesidir. Bu uykusuzluk sorununa genelde uyku hapları ile çözüm bulunmaya çalışılır. Ancak uyku haplarındaki ağır anti-depresyon maddeleri ve uyuşturucu maddeler nedeni ile bu hapları kullanan kişilerin yaşam kaliteleri düşer ve odaklanma sorunu görülür. İş hayatında ve eğitim hayatındaki kişilerde bu odaklanma sorunu geri dönülemeyecek sonuçlara yol açabilir. Bu yüzden uyku sorunundan kurtulmak için uyku hapları kullanmak yerine depresif halden kurtulmak daha sağlık ve kesin bir çözüm olacaktır. Bu yüzden uyku sorunu çeken depresyon hastalarına, sadece uyku sorununu çözmek yerine kökten çözüm olarak depresyon hallerinin önüne geçmeleri gerektiği önerilir.

Depresyon nasıl yenilir?

Depresyon geçiren hastaların yapması gerekenler şu şekilde sıralanabilir:

– Şeker tüketimi tabii ki kişinin moralinin düzelmesinde etkilidir. Bunu çikolata ve kakao ile sağlamak yerine doğal şekerin bol bulunduğu meyvelerden sağlamak çok daha uzun süreli ve etkili biz çözüm olacaktır.

– Alkol almak bilinenin aksine olumsuz bir sonuç yaratır. Depresif bir ruh halini daha çok ağırlaştırdığı kanıtlanmıştır. Bu yüzden alkol alarak ruh sağlığınızı daha çok çıkmaza sokmak yerine moralinizi yükseltecek ve serotonin salgılamanızı sağlayacak egzersizler yapmanız daha doğru bir çözüm olacaktır.

Depresyondan çıkma yolları:

Mutlu şeyler düşünmelisiniz. Son zamanlarda yapılan bir çalışmalardan elde edilen sonuçlara göre mutlu şeyler hayal eden insanlar daha iyimser bir tavır gösterirler. Bu şekilde daha iyimser tavırlar göstermeye başlayan insanlardaki depresif ve kötü etkilerin yok olduğu gözlenmiştir. Bu yüzden stresli olduğunuz zamanlarda insanların ve dolayısıyla da gürültünün olmadığı bir ortamda gözlerinizi kapatmanız önerilir. Gözlerinizi kapattığınız zaman sizi en çok mutlu eden kişi ve durumları düşünebilirsiniz. Bu mutlu olmanızı sağlayacaktır. İstediğiniz bir tatili, bir oyunda yapmak istediklerinizi ya da sevdiğiniz bir kişiyle gezmeyi düşünerek mutlu olabilirsiniz. Tüm bu maddelerin uygulanması halinde vücudunuzda mutluluk hormonu salgılanabilir ve bu şekilde depresyondan kurtulabilirsiniz.

Depresyon nasıl geçer?

Depresyon durumunda stres ve mutsuzluk veren durumlardan uzak durulmalıdır. Beslenme düzeninde sağlıklı gıdalara yer verilmeli ve düzenli olarak egzersiz yapılmalıdır. Egzersiz yapılması kan akışını artırır ve kişinin kendini daha iyi hissetmesini sağlar. Depresyona iyi gelen bitkiler ve depresyona iyi gelen yiyecekler beslenme düzeninde bulunmalıdır.

Depresyondan kurtulmanın yolları arasında bitkisel ve doğal çözümler de vardır. Ancak depresyon şiddetli bir şekilde yaşanıyorsa mutlaka bir doktora gidilmesi önerilir.

Devamını Oku

Alzheimer Nasıl Başlar: Alzheimer Hastalığı Belirtileri

Beyin ve Sinir Sistemi Hastalıkları kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 222 defa okundu

Alzheimer Nasıl Başlar: Alzheimer Hastalığı Belirtileri

alzheimer hastalığı belirtileri

alzheimer hastalığı belirtileri

Alzheimer nasıl teşhis edilir?

Alzheimer, ölümcül ve ilerleyici bir beyin hastalığıdır. Alzheimer beyin hücrelerinin yok olmasına neden olurken hastalarda hafıza kaybı ve hareket fonksiyonlarında yetersizlik görülür. Alzheimer’da hastalığın erkenden teşhis edilmesi hastalığın hızla ilerlemesini önlemek için oldukça önemlidir. Çünkü alzheimer aşamaları hızla ilerleyebilir.

Alzheimer nasıl başlar ve alzheimer belirtileri:

– Alzheimer ve hafıza kaybı

Alzheimer hastalığının ilk belirtisi kronikleşen hafıza kayıplarıdır. Alzheimer Derneği göre bilinenin aksine hafıza kaybı yaşlanmanın normal bir parçası değildir. Hafıza kaybı küçük unutkanlıklarla başlayabilir. Özellikle özel günlerin, kişi isimlerinin ve mekan isimlerinin unutulması olarak ortaya çıkar.

– Sorunların çözümünde zorluk yaşamak

Özellikle sayısal veriler üzerinde çalışan insanlarda Alzheimer hastalığı görüldüğünde sorunların çözülmesinde zorluk yaşanabilir. Ya da evde yemek hazırlamak gibi basit talimatların yerine getirilememesi de hastalık belirtisi olarak görülebilir. Ayrıca mali konularda da takipsizlik oluşur. Aylık faturaların hesaplanmasında ve ödenmesinde zorluk yaşanabilir.

– Bilinen görevler ile ilgili sorunlar

Alzheimer Araştırma Vakfı Fisher Merkezi, Alzheimer’ın başka bir belirtisinin günlük görevleri planlamada zorluk çekmek olduğunu savunmaktadırlar. Her gün kullanılan eve gidiş yolu karıştırılabilir, telefon ya da televizyonun nasıl çalıştığı unutulabilir ya da basit kart oyunlarının kuralları unutulabilir.

– Zaman veya yer hakkında karışıklık yaşamak

Alzheimer hastalarında genel olarak yer ve zaman karışıklıkları yaşanmaktadır. Bir olayın nerede ve ne zaman olduğu karıştırılır. Özellikle eski anılar anlatılırken bu belirti daha çok ortaya çıkacaktır

– Görsel sorunlar yaşamak

Görme sorunları, Alzheimer işareti olarak görülebilir. Bazı insanlarda okuma, renk belirleme veya uzaklık ile ilgili duyularda azalma görülebilir. Bu durum özellikle araba sürme esnasında tehlikeli kazalara neden olabilir. İlerleyen vakalarda kişi aynada gördüğü kendi yansımasını başka bir insan sanabilir, o insandan korkabilir ya da sohbet edebilir. Alzheimerda denge kaybı da yaşanmaktadır.

– Konuşma ya da yazmada zorluk yaşamak

Alzheimer hastalarında en sık görülen belirtiler arasında konuşmada ve yazma da zorlanma belirtileri vardır. Konuşmayı sürdürmekte zorluk çekilirken yanlış kelimeler kullanılabilir. Bazı kelimeler hatırlanmadığı için o kelimeyi çağrıştıracak kelimeler de kullanılabilir. Kelimede bir sorun olduğunu ve yanlış bir kelime kullanarak yanlış isteklerde bulunmak yaygın olarak görülen bir durumdur.

– Değerli eşyaların kaybedilmesi

Alzheimer Derneği hastalığın en sık görülen belirtilerin birinin değerli eşyalarının kaybedilmesi olduğunu söylemektedir. Genellikle eşyaların kaybedilmesinin nedeni yanlış yere konmasından kaynaklanmaktadır. Mesela hasta olan kişi gözlüğünü baş ucuna koymak yerine buzdolabının içine koyabilir.

– Kötü kararlar vermek

Kötü kararlar Alzheimer hastalarında çeşitli biçimlerde görülebilir. Mesela hasta olan kişi eve pizza söylediğinde pizzacıya olması gerekenden çok daha fazla para ödeyebilir. Ya da kıyafetlerinin hepsini atarak gidip yeni kıyafetlere tüm parasını verebilir. Alzheimer hastalarında genel olarak maddi ve ekonomik kararlarda büyük hatalar görülebilir.

– İçine kapanık olma

İçine kapanık olmak Alzheimer hastalığının başka bir belirtisidir. Bir yerde oturup bir şeyler içerken hasta aniden durup o ortamdan ayrılmak isteyebilir. Genelde bir açıklama yapamadan sadece gitmek isterler. Bu gibi farklı ve garip yalnız kalma istekleri Alzheimer belirtisi olabilir. Sosyal anlamda geri çekilme, Alzheimer Derneğine göre hastanın değişiklikleri fark ederek utanç duymasından kaynaklanmaktadır.

– Ruh hali değişiklikleri

Alzheimer, hem beyin hem de ruh sağlığını etkileyen bir hastalıktır. Hastada oluşan kafa karışıklıkları, unutkanlıklar ve hafıza kayıpları duygusal anlamda onu etkiler. Endişeli, agresif, sinirli ya da aşırı duygusal olabilir. Çoğu Alzheimer hastası aniden heyecanlanırken ve mutlu olurken birden üzgün hissetmeye başlayabilir. Alzheimer hayatı ve hızlı ilerleyen bir hastalık olduğu için belirtilerin erkenden teşhis edilmesi önemlidir.

Alzheimer için hangi doktora gidilir?

İlk olarak nöroloji doktoruna görünülmesi önerilir. Eğer başka bir doktorun da görmesi gerekiyorsa uzman doktor sevk edecektir.

Devamını Oku

Kolesterol Neden Yükselir: Yüksek Kolesterol Belirtileri

Hastalık Belirtileri kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 99 defa okundu

Kolesterol Neden Yükselir: Yüksek Kolesterol Belirtileri

yüksek kolesterol belirtileri

yüksek kolesterol belirtileri

Yüksek kolesterol nasıl anlaşılır?

Yüksek kolesterol vücutta bazı etkiler yaratır. En yaygın belirti yorgunluk ve halsizliktir. Damarlarda biriken maddeler plak oluşturarak arterlerin duvarlarında tıkanıklığa neden olabilir. Bu da koroner kalp hastalığı, CHD ve mikrovasküler koroner hastalığı gibi hastalıklara sebebiyet verebilir. Yüksek kolesterol sonucunda doğrudan olmasa da yarattığı etkiler nedeni ile yorgunluk hissedilebilir.

Yüksek kolesterolün belirtileri nelerdir?

– Ateroskleroz

Ateroskleroz, arter duvarlarında plak birikimi sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Ateroskleroz için en önemli risk faktörü yüksek kolesteroldür. Plak gibi maddeler kanda bulunan kolesterol ve yağ maddelerinin ya da kalsiyum gibi maddelerin birbirine yapışması ile oluşur. Bu birikintiler kalbin kan akışını yavaşlatırken vücudun diğer bölgelerinde bulunan damar duvarlarının da daralmasına neden olabilir. Bu hastalık koroner kalp hastalığına neden olabilir aynı zamanda mikrovasküler hastalığı da tetikleyebilir. Kalp hastalıklarının neredeyse tümü yorgunluk hissine neden olur.

– Mikrovasküler koroner hastalığı

Mikrovasküler hastalığında arterlerde koroner kalp hastalığında oluşan birikimden daha az bir plak oluşur. Plaktan kaynaklanan damar tıkanıkları daha azdır. Kadınlar menopoz sırasında östrojen hormonunda düşüş yaşarlar. Bu düşüş nedeni ile hastalık erkeklere oranla kadınlarda daha sık görülmektedir. Mikrovasküler hastalığında kalp krizi riski artar, ancak belirtiler biraz daha farklıdır. Ayrıca bu hastalıkta kalp daha hızlı çalışmak zorunda kaldığı için daha çabuk yorulma gibi belirtiler de ortaya çıkabilir.

– Kolesterol testleri

Tıbbi olarak lipid profili olarak bilinen, kolesterol testi Amerikan Kalp Derneği göre 20 yaşında yapılmaya başlamalıdır. Bu testin her beş yılda bir tekrarlanması gerekir. Bu test kalp hastalığına yakalanma riskini belirlemek için de kullanılabilir. Kolesterol düzeyleri çok yüksek sonuçlar gösterdiğinde doktor tedaviye erkenken başlayarak CHD ve cmd gibi kardiyovasküler komplikasyonları önlemeye yardımcı olabilir.

– Sağlıklı kolesterol düzeyleri

Sağlıklı kolesterol seviyesi kolesterol türüne göre değişir. Düşük yoğunluklu lipoprotein LDL, 129 mg/dl veya daha az olmalıdır. En iyi seviye 100 mg/dl olarak kabul edilir. LDL kolesterol iyi kolesterol olarak da bilinmektedir. Yüksek yoğunluklu lipoprotein, yani kötü kolesterol olarak bilinen HDL, daha düşük seviyelerde olmalıdır. En normal düzey 60 mg/dl veya daha büyük olmalıdır. Total kolesterol 200 mg/dl seviyesinden daha yüksek olmamalıdır. Değerler 200 mg’dan daha yüksek olduğunda yüksek kolesterolden bahsedilebilir.

– Yüksek kolesterol nasıl düşürülür?

Yüksek kolesterol tedavisinde beslenme düzenine dikkat edilmelidir. İlaç tedavisinin yanı sıra yüksek yağlı aperatifler, patates cipsi ve kurabiye gibi yüksek kolesterollü besinler tüketilmemelidir. Bunlar yerine yüksek kolesterole iyi gelen yiyecekler; taze meyve ve sebze tüketilebilir. Doymuş yağlar, kırmızı et, tam yağlı süt ve yumurta gibi hayvansal ürünlerden kaçınılmalıdır. Bu besinler yerine kümes hayvanları, balık, yağsız süt ürünleri tercih edilebilir. Yüksek kolesterol için diyet listesi hazırlanması önerilir. Beslenme düzenine destek olmak için egzersiz de yapılmalıdır. Haftanın bir günü 30 dakika kadar hafif egzersizler yapılabilir. Bu egzersizler kolesterol seviyesinin düşmesine yardımcı olacaktır. Fazla kiloya sahip olmak kolesterolü artıran bir başka nedendir. Bu nedenle fazla kiloların verilmesi için diyet uygulamaları da yapılabilir. Eğer beslenme düzenin planlanmasına ve yapılan egzersizlere rağmen kolesterol seviyesi dengelenmiyorsa doktor kolesterol ilaçları tavsiye edebilir.

Yüksek kolesterol için limon sarımsak karışımı en sık kullanılan bitkisel çözümler arasındadır. Ayrıca kolesterol için elma sirkesi de önerilir. Her gün 1 bardak suyun içerisinde bir ya da 2 çay kaşığı elma sirkesi eklenerek tüketilebilir. Ancak bu çözümler uygulanmadan önce doktora danışılması gerekir.

Yüksek kolesterol belirtileri görüldüğünde mutlaka bir doktora görünmek gerekir. Çünkü kolesterol seviyelerinin yüksek olması kalp sorunları başta olmak üzere pek çok sağlık sorununa neden olabilir. Hastalığın erken teşhisi ile uygulanan tedavi yöntemleri sayesinde kalp sorunları da oluşmadan engellenebilir. Çok çabuk yorulma ve halsizlik gibi durumlar birlikte eğer nefes darlığı ve damar tıkanıklığı gibi sağlık sorunları da yaşanıyorsa mutlaka doktora başvurulmalıdır.

Devamını Oku

Mide Kanseri Neden Olur: Mide Kanserinin Belirtileri

Hastalık Belirtileri kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 104 defa okundu

Mide Kanseri Neden Olur: Mide Kanserinin Belirtileri

mide kanseri türleri

mide kanserinin belirtileri

Ulusal Kanser Enstitüsü, sindirim sisteminin bir elemanı olan mideyi, üst karında J şeklinde bir organ olarak açıklar. Midede gelişen hücre anomalilerine mide kanseri denir. Mide kanseri farklı doku tabakasında kanserli hücre bulundurması durumuna bağlı olarak bağlı olarak farklı tür mide kanserleri olarak adlandırılır. Bu türlere göre doktorlar farklı tedavi yöntemleri belirlemektedir.

Mide kanseri teşhisi nasıl konur?

İnsidans ve demografi

Mide kanserine sahip insanların üçte ikisine yakını 65 yaşından büyüktür. Amerikan Kanser Derneğinin araştırmalarına göre ömür boyu hastalığı gelişme riski vardır ve her zaman bu risk artar.

Gastrointestinal Stromal tümörler

Tümör her ne kadar diğer gastrointestinal sistem alanlarında büyüyebilse de gastrointestinal stromal tümörler genellikle GISTs olarak da bilinen mide ve destekleyici bağ dokunun kesişim yerinde oluşur ve büyür. Ulusal Kanser Enstitüsü’ne göre bu tür bir mide kanseri yumuşak doku sarkomu ile sınıflandırılır. GISTs gastrointestinal sistem Cajal interstisyel hücreleri denilen çeper hücrelerini üretim geliştirmeden sorumlu olan sistemin adıdır. Bu hücrelerin zarar görmesi durumunda kasılmalar meydana gelir. Ancak hasar gören hücreler evrim geçirerek değişkenlik gösterebilir. Bu değişen hücreler kanser hücreleri olarak adlandırılırlar.

Mide kanserinin oluşum yerlerinin ve etkenlerinin farklı olması ile farklı türleri oluşur. Bu farklı türlerin görülme sıklığı ve oluşum faktörleri de farklıdır.

Mide kanserleri türleri şu şekilde sıralanabilir:

– Adenokarsinom

Adenokanserine mide kanseri türleri arasında neredeyse % 95 oranında rastlanılan, mide kanseri türleri arasında açık ara farkla en yaygın görülen türdür. Mide kanserinin bu türü, midenin iç astarındaki mukoza hücrelerinden dolayı oluşur.

– Lenfoma mide kanseri

Mide kanserinin bu türü de mukozayla ilgilidir ancak bu sefer kanser lenf düğümleri ve lenf bezleri üzerinde oluşarak o bölgede yayılmaya devam eder. Yavaş büyüyen ancak tedavisi kolay olmayan bu türün yayılma ihtimali de bir hayli yüksektir. Öncesinde mukozadaki bağışıklığı yok eden kanser sonrasında mide lenflerine yayılarak işlevselliğini yitirmesine neden olabilir. Bu mide kanseri türü çok nadir görülür. Görülme oranı yaklaşık olarak %4’lerdedir.

– Karsinoid tümörler

Gastrointestinal karsinoid tümörler gastrointestinal sistemin nöroendokrin hücrelerinde formu değişmesi yoluyla meydana gelir. Bu hücreler midede enzimler, sindirim salgıları ve hormonların üretiminden sorumludur. Bu yüzden bu mide kanseri türü ölümcül nitelik taşımaktadır. Çünkü bu türde hücrelerin etkilenmesi ile hem kişi sindirimin ilk adımını gerçekleştiremez hem de midenin fiziksel ve kimyasal olarak çalışma planı bozulur. Bu tür bir mide kanseri yaklaşık olarak %3 oranda görülür. Bu yüzden çok nadir görülen bir türdür. Mide kanseri, mide astarında ve mide dokularında gelişir.

Mide kanserinşn gelişme riskini arttıran etkenler de vardır. Mide kanserinin nedenleri arasında bulunan faktörler şunlardır:

– Peptik ülser
– H. pylori bakterleri
– Sigara içmek
– Ailedeki genetik mide kanseri
– Kötü beslenme
– Obezite
– Mide iltihabı

Erken mide kanserinin çok sık belirtileri olmaz, ancak kanser büyür ve sonrasında aniden belirtiler başlar. Ancak bu ağrı, sancı ve sürekli bulantı gibi belirtiler de mutlaka mide kanseri olduğu anlamına gelmez.

Mide kanseri nasıl olur: Mide kanseri belirtileri

– Mide kanseri ağrı yaparmı?

Sürekli doygunluk veya karında gerginlik hissi mide kanseri ilk belirtisi olabilir. Midede basınç ya da ara sıra oluşan keskin ağrılar, çok sık geğirme veya genel rahatsızlık hissi oluşabilir. Mide ekşimesi ve hazımsızlık da bu belirtilere eşlik edebilir. Yemek yedikten sonra ağrı ve hazımsızlık yaşanabilir. Bu belirtilerin sürekli var olması hem kişinin yaşam kalitesini düşürür hem de kanserin belirtileri olabilir. Bu tip durumlarda hemen doktoruna başvurmalısınız.

– Mide kanserinde yutkunma zorluğu

Mide kanseri olan hastalarda yutma sorunu gözlemlenebilir. Hastalık ilerledikçe ve kanserli kitle büyüdükçe yutma işlemi çok daha da zor bir hal alır. Kişinin midesi daha yüksekse kanser belirtileri daha erken yaşanır ve bu da tedavinin vücut tarafından olumlu karşılanması için bir şanstır. Herhangi bir kanser ne kadar erken teşhis edilirse tedaviye olumlu sonuç verme ihtimali o kadar yüksektir.

– Bulantı ve kusma

Bulantı ve kusma pek çok farklı sorunun habercisi olabilir. Bir virüsün, gıda zehirlenmesinin veya ülserin belirtisi olabileceği gibi aynı zamanda mide kanseri gibi daha ciddi hastalıkların belirtisi de olabilir. Bulantı ve kusma azalmak yerine gittikçe artıyor ve kusma sırasında kan geldiği gözlemleniyor ise çok acil bir şekilde doktora başvurmanız gerekmektedir.

– Kilo kaybı

Mide kanserinin ilk belirtilerinden biri açıklanamayan kilo kayıplarının gözlemlenmesidir. Durup dururken kilo kaybetmeye başladıysanız ve bu kilo kaybının önüne geçemiyorsanız mutlaka doktorunuza başvurmanızda fayda vardır. Çünkü hiçbir şey değişmemişken ani kilo kayıplarının olması birçok hastalığın habercisi olabilir. Mide kanserine yakalanan kişi genellikle açlık hissetmeyebilir. Açlık hissetmez ve yemeyerek kilo vermeye başlar. Kanserin etkilediği mukoza hücreleri görevini yerine getiremediği için vücut açlık hissi hissedemez. Bu yüzden ani kilo kayıpları yaşayan kişilerin gecikmeden doktora gitmesinde fayda vardır.

– Şişkinlik hissi

Kanser ilerledikçe, midede ve karında şişkinlik hissi duyulur. Karın şişmesi, Amerikan Kanser Derneği göre sıvı birikimi ve tümörün büyümesi nedeni ile oluşur. Karın daha büyük görünebilir ve genelde size çok kilo aldığınız söylenebilir. Ancak bu gibi durumlarda mutlaka acil bir şekilde doktorunuza başvurmalısınız.

– Mide kanserinde kan kusmak ve kanlı bağırsak hareketleri

Kanlı kusma veya bağırsak hareketleri mide kanseri veya diğer ciddi hastalıkların belirtisidir. Kusma sırasında kahve telvesi gibi çıkan kan topakları midede ciddi bir durum olduğunun göstergesidir. Bu durum es geçilmemeli ve nedeninin anlaşılması için hemen doktora başvurulmalıdır. Çünkü kan gelmesi demek midede açık bir yara veya kanser olduğu anlamına gelmektedir. Kanserse de kan geldiğine göre baya ilerlemiş bir kanserli kitle olduğu söylenebilir. Bunun yanı sıra bir de kanlı bağırsak hareketleri vardır. Dışkılama sırasında dışkıda görülen kan parçaları çok ciddi hastalıkların habercisidir. Ancak bu kan parçasının nereden gediğine dikkat edilmelidir. Kabızlık veya yoğun dışkılama sırasında makat kuruysa, dışkı çıkabilmesi için genişlerken çatlayabilir. Bu çatlaklar yüzünden gelen kan da dışkı üzerinde görülebilir. Bunu ayırt etmenin birkaç yolu vardır. En kesin yolu şudur, bir peçete yardımı ile makat nazikçe silindiğinde makatta acıma, yanma hissediliyorsa ve peçeteye bolca kan bulaşmış ise bu büyük ihtimalle çatlak veya basur oluşumunun habercisidir. İkinci bir yol ise şudur ki; makat çatlaması taze kanın akması anlamına gelir, kanser ve diğer hastalıklar nedeni ile bağırsaktan gelen kan ise eski kandır. Bu yüzden renkleri arasında fark olur. Eğer kanın rengi koyuysa makattan geldiği, açıksa bağırsaktan geldiği söylenebilir. Yine de sağlığımız önemli olduğundan dolayı bu teşhisi bir doktorun yapması çok daha güvenilir olacaktır. Bu gibi durumlarda mutlaka doktora başvurmanız gerekmektedir.

Mide kanseri evreleri hızla ilerleyebilir. Bu nedenle herhangi bir belirti görüldüğünde vakit kaybetmeden doktora gidilmesi önerilir.

Devamını Oku

Apandisit Ağrısı Neden Olur: Apandisit Ağrısının Belirtileri

Hastalık Belirtileri kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 130 defa okundu

Apandisit Ağrısı Neden Olur: Apandisit Ağrısının Belirtileri

apandisit ağrısı belirtileri

apandisit ağrısının belirtileri

Apandisit ağrısı nasıl olur?

Apandisit ağrısı apandisitte oluşan bir iltihap sonucu oluşur. Akut ya da kronik olabilir. Apandisit ağrısı genellikle 10 ila 30 yaşlarında ortaya çıkar. Kadınlarda ve erkeklerde aynı oranda risk vardır. Apandisit tedavi edilmediği takdirde ölümcül olabilir. Kolonda parmak şeklinde bir çıkıntı formunda bulunan apandisit organı karnın sağ alt bölgesinde bulunur. Görevinin ne olduğunu günümüzde henüz keşfedilememiştir.

Apandisit ağrısını nasıl anlarız?

Bilim adamları, apandisite bir tıkanıklığın neden olduğunu düşünmektedir. Bu tıkanıklık bazen kısmi olabilir ama genellikle bütünseldir. Bütünsel tıkanıklar cerrahi müdahale gerektirir. Tıkanıklık genellikle apandisit bölgesindeki dışkı birikimi nedeni ile olur. Apandisit ağrılarının diğer nedenleri şunlardır:

– Lenfoid folikül genişlemişse
– Parazit ve solucanlar varsa
– Travma durumunda
– Tümör oluşumlarında

Tıkanıklık bakterilerin içerde çoğalmasına ve iltihap oluşmasına neden olabilir. İltihap ile birlikte basınç artar ve ağrı oluşur. Ayrıca bölgedeki kan damarlarının sıkışması kan akışını durdurarak kangrene neden olabilir. Karın bölgesinde yırtık oluştuğunda acil müdahale gerekmektedir.
Apandisit sonucu peritonit rüptüre oluşabilir. Bu karın duvarlarının dokularında oluşan bir iltihap türüdür. İltihap diğer organlara da sıçrayabilir. Etkilenen organlar arasında genellikle rektum ve kolon bulunmaktadır. Apandisit sızıntısının bulunduğu bölgede virüs oluşumu varsa apse oluşabilir. Oluşan apse hayati tehlikeye neden olur.

Apandisit ağrısı ne tarafta olur: Apandisit ağrısı nereye vurur?

Başlıca apandisit ağrısı belirtileri şunlardır:

– Karnın sağ alt bölgesinde ağrı
– İştah kaybı
– Mide bulantısı
– Kusma
– İshal
– Kabızlık
– Gaz çıkaramama
– Karın şişliği
– Düşük dereceli ateş
– Tuvalete çıktıktan sonra hafifleyen ağrı

Apandisit ağrısı hafif kramplar olarak başlar. Ancak apandisit patlaması denilen yırtık oluşacağı zaman ağrı giderek şiddetlenir. Bağırsak hareketlerinde değişiklikler olur ve idrara çıkmak zorlaşabilir. Eğer bu belirtilerin biri ya da birkaçı varsa acilen tıbbi yardım alınması gerekmektedir. Yırtılma belirtileri ilk 24 saat içinde nadiren görülür. Ancak vakaların yüzde 80’ininde 48 saat sonra şiddetli belirtiler ortaya çıkar ve ağrı dayanılmaz hale gelir. Müdahale edilmediğinde oluşan ölüm riski özellikle bebeklerde ve yaşlılarda daha yüksektir.

Apandisit ağrısı nasıl başlar? Apandisit ağrısı kaç gün sürer?

Apandisit için fiziksel muayene yapılabilir. Muayenede karın hassasiyetine bakılır. Ayrıca perforasyon durumlarında karında şişlik oluşabileceği için tanı koymak kolaylaşır. Fiziksel muayeneye ek olarak idrar tahlili, idrar yolu enfeksiyonu ya da böbrek taşı ekartesi yapılabilir. Pelvik ağrılar da apandisit ağrısına benzeyebileceği için ağrının pelvik bölgedeki sorundan kaynaklanmadığına da emin olunmalıdır. Karında apse ya da oluşabilecek diğer komplikasyonlar için röntgen, ultrason ve CT taraması gibi görüntüleme teknikleri kullanılabilir. Apandisit ağrısı 1 hafta ya da 1 ay sürebilir. Ancak patlama evresine geçtiğinde 30 dakika ila 1 saat arasında belirtiler şiddetlenir ve acil müdahale gerekir.

Apandisit tedavisi nasıl olur?

Apandisit tedavisi değişiklik gösterebilir. Durum acil değilse antibiyotik tedavisi uygulanır ve sıvı diyeti verilir. Ancak çoğu durumda apandisit için ameliyat gereklidir. Ameliyattan önce hastaya antibiyotik verilerel reptüre apse ortadan kaldırılır. Ardından cerrahi müdahale ile apandisit alınır. Ameliyat açık cerrahi müdahale ile de gerçekleştirilebilir. Bu yönteme laparoskopi de denmektedir. Laparoskopi ile iyileşme süresi daha kısadır. Ancak açık cerrahi daha çok apse ya da peritonit durumlarında uygulanır.

Apandisit önlemleri:

Apandisit önlenemeyen bir durumdur. Ancak, beslenme düzeninde yüksek lifli gıdalar tüketen kişilerde apandisit riski daha düşüktür. Apandisit riskini düşürmek için ayrıca bol meyve ve sebze tüketimi de gerekir.

Eğer apandisit belirtileri yaşıyorsanız en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalısınız. Çünkü apandisit ciddi komplikasyonlara neden olabilir. Acil müdahale gerektiren durumlarda ve özellikle apandisit yırtılması durumlarında hayati tehlike her zaman vardır.

Devamını Oku

Saman Nezlesi Nasıl Olur: Saman Nezlesinin Belirtileri

Akciğer ve Solunum Yolları Hastalıkları kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 215 defa okundu

Saman Nezlesi Nasıl Olur: Saman Nezlesinin Belirtileri

saman nezlesi tedavisi

saman nezlesi tedavisi

Saman nezlesi nedir nasıl geçer?

Saman nezlesinde öksürük kalıcı ve oldukça yıpratıcı olabilir. Genellikle bu duruma postnasal damla neden olur. Saman nezlesi teşhisinden sonra kullanılan ilaçların da etkisi olabilir. Kalıcı öksürük oldukça rahatsız edici bir durumdur.

Saman nezlesinde öksürük

Saman nezlesinde öksürük temel nedeni genellikle kullanılan postnasal damladır. Hatta postnasal damla sendromu (PNDS) denilen durum kronik öksürüğe neden olabilir. Üst solunum yollarında oluşan yoğun mukus boğaz ve genzi tahriş ederek öksürme refleksine neden olur.

Alerjen kaynaklı öksürük

Boğaz tahrişi ve postnasal damla nedeniyle oluşan öksürüğün yanı sıra alerjenler de öksürüğe neden olabilir. Boğaza kaçan partiküller tetikleyici etki yaratarak boğazda kaşıntı yaratır ve öksürük ortaya çıkar. Astım belirtisi olan kronik öksürük aynı zamanda nefes darlığı gibi belirtilere de neden olabilir.

Saman nezlesi astıma çevirir mi?

Sezon hastalığı olarak bilinen saman nezlesi ilerlerse ya da tedavi edilmezse astıma dönüşebilir. Geçmeyen ya da giderek şiddetlenen öksürük krizleri oluştuğunda mutlaka doktora gidilmelidir.

Tanı

Doktor ilk olarak öksürüğün nedenini araştıracaktır. Nedenleri elemek için reflü ve saman nezlesi gibi hastalıkların tetkikleri yapılır. Öksürük sorunu yaşayan insanlara genellikle tanı koymak oldukça zordur. Boğazda oluşan mukusun ve kuru öksürüğün nedeni eğer postnasal damla ise saman nezlesinden kaynaklanan öksürükten söz edilebilir. Astım genellikle hırıltı veya akciğerlerde bir ıslık sesi sesine neden olduğu için saman nezlesinden farklı belirtiler gösterir. Doktor gerekli gördüğünde balgam ve mukus rengine bakmak için örnek isteyebilir. Eğer bir enfeksiyon ya da viral bir hastalık varsa mukus rengi genellikle sarı ya da yeşil sümüksü bir yapıdadır.

Saman nezlesi belirtileri

Öksürük atakları yaşamak oldukça rahatsız edici olabilir. Öksürük vücudun zayıf kalmasına neden olabilir. Ayrıca öksürüğe neden olan çeşitli ikincil komplikasyonlar vardır. Kronik öksürük geceleri ortaya çıkma eğilimindedir çünkü uyku eksikliği, yorgunluk ve sinirlilik gibi bir durumlar öksürüğü tetikler. Gece öksürüğü genelde uykudan uyanılmasına neden olabilir. Bu nedenle gün içinde sık sık uykusuzluk çekilebilir. Öksürük kaburgalarda çatlak ya da kırığa neden olabilirken aynı zamanda baş ağrısına da sebebiyet verebilir. Eğer kaburgada kırık oluştuysa kaburganın iyileşmesi zaman alabilir ve acı verebilir. Aşırı öksürük yorgunluk, nefes darlığı ve baş dönmesi gibi durumlara neden olabilir. Bazı hastalarda idrar kaçırma ve gün boyunca terleme gibi belirtiler de görülebilir.

Saman nezlesi tedavisi

Soğuk algınlığı ve diğer hastalıklarda öksürüğü gidermek için bazı tıbbi ilaçlar kullanılmaktadır. Fakat bu ilaçlar genellikle saman nezlesinden kaynaklanan öksürüğü durdurmaz. Bazı doktorlar öksürük için suppressants içeren ilaçlar reçete etse de bu ilaçların da etkisi tartışılmaktadır. Amerikan Koleji göğüs hekimleri (ACCP) tarafından yayımlanan bir çalışmada öksürüğe karşı verilen ve suppressants ile expectorants içeren ilaçların öksürüğü gidermede etkili olmadığı söylenmektedir. Fakat saman nezlesinden kaynaklanan öksürük için dekonjestanlar (Mucinex, Sudafed) ve antihistaminikler (Benadryl, Nymphomax) en etkili iki tedavi seçeneğidir. Eğer hasta nazal sprey formunda ilaçlar kullanacaksa bu ilaçlar bağımlılık yapabilir ve uzun süre kullanımı burun içerisinde deformitelere neden olabilir. Bu nedenle kısa süreli kullanım için önerilir. Saman nezlesi nedeni ile oluşan bir öksürük varsa antihistaminikler ve dekonjestanlar kısa vadeli rahatlama sağlayabilir.

Saman nezlesi çok ciddi bir sağlık sorunu değildir. Fakat belirtileri günlük hayatı etkileyebilir. Bu durumda eğer alınan ilaçlar işe yaramıyorsa ya da öksürük giderek şiddetleniyorsa mutlaka bir doktora gidilmelidir. Saman nezlesi kronik hale gelince astıma dönüşebilir. Erken tedavi ile hızlı bir şekilde iyileşme sağlanmalıdır.

Saman nezlesine ne iyi gelir?

 Saman nezlesi için ilaç tedavilerinin yanı sıra doğal çözümler de uygulanabilir. Saman nezlesi ilaçları için ise mutlaka bir doktora danışılmalıdır. Burun kanallarının açılması için buhar uygulaması da yapılabilir. Saman nezlesine iyi gelen bitkiler kullanılabilir. Özellikle okaliptüs yağı buhar uygulamasında kullanıldığında oldukça etkili olacaktır.

Saman nezlesi ne kadar sürer?

Saman nezlesi genellikle sezonluktur. Ancak kronikleştiğinde astıma dönüşebilir. Bu nedenle kontrol altına alınması ve tedavi edilmesi için en kısa zamanda bir sağlık kuruluşuna gidilmelidir.

Devamını Oku

Deri Altında Kanama Neden Olur: Deri Altı Kanaması Belirtileri

Cilt Saç ve Tırnak Hastalıkları kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 2.376 defa okundu

Deri Altında Kanama Neden Olur: Deri Altı Kanaması Belirtileri

deri altı kanaması tedavisi

deri altı kanaması tedavisi

Deri altı kanaması neden olur?

Damar patlamaları, az miktarda kan sızıntısına neden olarak deri içinde kanamalara neden olabilir. Cilt altında küçük kanamalar ve çatlamalar bu görüntüye neden olur. Cilt altındaki kanama deri üzerinden görülür. Çoğu durumda deri içinde kanama bölgesel yaralanmalardan kaynaklanmaktadır. Deri içinde kanama daha geniş, düz yamalar (purpura olarak adlandırılır) veya küçük noktalar (peteşi denir) şeklinde görülebilir. Bazı doğum lekeleri, cilt içinde kanamaya neden olabilir. Normalde cilde baskı yapıldığında o alan solar, ancak cilt altı kanamalarında baskı uygulandığında kızarıklık ve kanama daha çok ortaya çıkar. Cilt altında kanama genellikle morarma gibi izler bırakabilir. Genelde basit olan cilt altı kanamaları bazı durumlarda ciddi bir tıbbi durumun belirtisi olabilir. Cilt altında yoğun bir kanama fark edildiğinde bir dahiliye uzmanına danışılmalıdır.

Cilt altı kanama nedenleri:

Deri içinde kanamanın en sık karşılaşılan nedenleri şunlardır:

– Yaralanma

– Alerjik reaksiyon

– Kan enfeksiyonu

– Otoimmün hastalıklar

– Doğum

– Çürükler

– İlaç yan etkileri

– Kemoterapi yan etkileri

– Radyasyon yan etkileri

– Yaşlanmanın normal süreci olarak

Bazı enfeksiyon ve hastalıklar da cilt altında kanamaya neden olabilir. Bu durumlar şunlardır:

– Menenjit (beyin ve omurilik zarı iltihabı)

– Lösemi (kan hücrelerinin kanseri)

– Streotekok faranjiti

– Sepsis (tüm vücut enflamasyonu, bakteriyel enfeksiyon nedeniyle)

Aşağıdaki belirtilerden herhangi biri yaşanıyorsa hemen tıbbi bakım yapılması gerekir:

– Kanayan alanda ağrı

– Derinin içinde yayılan kanama

– Etkilenen cilt bölgesinde koyulaşma

– Kol ya da bacaklarda şişme

Deri altı kanaması belirtileri?

Deri içinde oluşan kanamalar kolayca fark edilebilir. Cilt üzerinde yamalar şeklinde oluşan kanamalar oluştuğundan mutlaka doktora danışılmalıdır. Doktor fiziksel muayenenin ardından hastaya bazı sorular sorarak teşhisi kuvvetlendirecek bilgileri toplar. Doktorlar genelde deri içinde kanama olduğunda şu soruları sorarlar:

– İlk kanamayı ne zaman fark ettiğiniz?

– Kanamaya eşlik eden başka bir semptom var mı?

– Bu belirtilerin ne zaman başladı?

– Herhangi bir spor aktivitesinde sakatlanma yaşadınız mı?

– Ağır bir makine kullandınız mı?

– Etkilenen bölgelerde yaralanma yaşadınız mı?

– Kanama alanında ağrı ya da acı var mı?

– Kanayan alan kaşınıyor mu?

– Kanama bozuklukları ile ilgili bir aile geçmişi var mı?

Doktor ayrıca herhangi bir tıbbi durum var mı ya da kullanılan stabil ilaçlar var mı sorar. Herhangi bitkisel bir takviye ya da aspirin, steroidler veya kan sulandırıcı ilaçlar alınıyor mu bu da sorulacak sorular arasındadır. Çünkü bu tür ilaçlar kanamaya neden olabilir. Doktorun sorduğu sorulara doğru cevaplar verilmelidir. Kanamanın nedeninin anlaşılması ve doğru tedavi yollarının izlenmesi için bu gereklidir. Doktor enfeksiyonu ve olası diğer tıbbi durumları tespit etmek için kan ve idrar testi isteyerek analiz edebilir. Gerekiyorsa, görüntüleme taraması veya ultrason gibi yöntemler ile bölgedeki doku ve kemikler incelenebilir.

Deri kanaması nasıl durdurulur?

Kanamanın nedenine bağlı olarak tedavi yöntemleri farklılık göstermektedir. Ciltte kılcal damar çatlaması tedavisi için mutlaka doktora gidilmelidir. Doktor kanamanın nedenini tespit ettikten sonra en doğru tedaviyi uygulayacaktır. Herhangi bir enfeksiyon veya tıbbi durum varsa reçeteli ilaç tedavisi ya da bu koşulları kontrol etmek ve vücuttaki enfeksiyon kurtulmak gerekebilir. Enfeksiyonu durdurmak kanamanın da durmasını sağlayabilir. Kullanılan ilaçlardan bazıları kanamaya neden oluyorsa bu ilaçların alımı durdurulur ve başka ilaçların kullanılması önerilir. Tedavisi kolay olan cilt altı kanamaları ara ara nüksedebilir. Bu durumda tekrar doktora görünmek gerekmektedir. Cilt altında küçük kanamalar genellikle zararsızdır. Ancak bazı durumlarda ciddi hastalıkların habercisi olabilir. Bu nedenle eğer cilt altındaki kanama çok uzun zamandır geçmiyorsa mutlaka en kısa zamanda bir doktora gidilmelidir.

Devamını Oku