"Genel Saglık Konuları" Kategorisi

Sıvı Kaybı Nasıl Giderilir: Sıvı Kaybına Doğal Çözüm

Genel Saglık Konuları kategorisine 2 Haziran, 2016 tarihinde eklendi, 46 defa okundu

Sıvı Kaybı Nasıl Giderilir: Sıvı Kaybına Doğal Çözüm

sıvı kaybına doğal çözüm

sıvı kaybına doğal çözüm

Sıvı kaybı nelere yol açar?

Susuz kalmak sağlık için oldukça tehlikelidir. Vücuttaki her hücrenin düzgün ve sağlıklı çalışması için suya ihtiyacı vardır. Aslında yetişkinin vücut ağırlığının yüzde 60’ı sudur. Bu oran bebeklerde ise yüzde 80’dir. En az oksijen kadar vücudun temel ihtiyacı olan su yeterince alınmadığında birçok hastalığa neden olabilir. Su kaybının fazla olması bir takım belirtilere neden olur.

Sıvı kaybı belirtileri nelerdir:

  • Kusma
  • Bulantı
  • Dudaklarda ve ağızda kuruluk
  • Sersemlik
  • Kaslarda ve eklemlerde ağrı
  • Ciltte kuruma
  • İdrara çok seyrek çıkma
  • Sıcaklık basması
  • Kronik sindirim sorunları
  • Kilo almada zorlanma
  • İştahsızlık
  • Sürekli yorgunluk hissi
  • Kramplar
  • Kas ağırlığında azalma
  • Kalp atışında hızlanma
  • Yutkunmada zorluk
  • Görmede sıkıntı yaşama
  • Rektal sıvıda artış
  • Hatırlamada güçlük yaşama
  • Sıvı kaybına bağlı hipotansiyon

Sıvı kaybı baş ağrısı yapar mı?

Sıvı kaybının ilk belirtisi baş ağrısıdır. Gün içerisinde baş ağrısı yaşandığında su içilmesi önerilir. Kısa süre içerisinde ağrı hafifleyecektir.

Vücutta sıvı kaybını engellemek için gün boyunca en az 2 litre su içmelisiniz. Bol su tüketimi dışında bazı gıdaları tüketerek de vücudun ihtiyacı olan su karşılanabilir.

Sıvı kaybına ne iyi gelir?

Sıvı kaybının zararları en aza indirilmelidir. Bunun için şu önerilere uyulabilir:

1) Yumuşak gıdalar tüketin.

Su kaybı yaşıyorsanız yan etki olarak nükseden mide krampları yaşayabilirsiniz. Mide kramplarına ve su kaybına yardımcı olmak için tuzlu kraker, pirinç, muz, patates ve aromalı galatalar tüketebilirsiniz.

2) Meyve suyu için.

Meyveler vücudun su ihtiyacına katkıda bulunan besinlerdir. Özellikle muz içerisinde büyük ölçüde su barındırır. Vücuda kaybedilen potasyumu geri kazandırabilir. Su yönünden zengin meyveler arasında karpuz ve çilek gibi meyveler bulunmaktadır. Bu nedenle bu meyvelerin suyunu sıkarak tüketebilirsiniz. Salatalık da su oranı olarak doymuş bir sebzedir.

Yarım litre suya 1 tatlı kaşığı limon suyu, bir tutam tuz ve 1 tatlı kaşığı şeker ekleyin ve için. Su kaybını geri kazanmaya yardımcı olacaktır. Gün içerisinde 2 ya da 3 bardak içebilirsiniz.

3) Tuz tüketimine dikkat edin.

Yemeklerinizdeki tuz oranını düşürün. Tuzu yemeklere ekleyerek tüketmek yerine simit, tuzlu kraker veya tuzlu fıstık yiyebilirsiniz. Su kaybı nedeniyle ciltte pul pul dökülmeler ve çatlamalar meydana gelebilir. Bunun için cildinize tuz kürü uygulayabilirsiniz.

4) Su kaybı için tuz kürü:

Banyo yaparken avucunuza bir miktar tuz alın ve ıslak cilde tuz serperek ovun. Tuz masajı kuru cildin soyulmasına ve cildin pürüzsüz bir görüntü kazanmasını sağlayacaktır. Tuz aynı zamanda cildinizi canlandırarak ve kan dolaşımını hızlandırmayı sağlar. Eğer su kaybı nedeniyle cildinizde kaşınma oluşuyorsa küveti sıcak ılık su ile doldurduktan sonra 1 su bardağı tuz ekleyin. Küvetin içerisinde 20 ila 30 dakika kadar durduktan sonra ılık su ile duş alın. Bu uygulama cildiniz eski parlak ve pürüzsüz görüntüsüne kavuşacaktır.

5) Sporcuların kullandığı içecekleri deneyin.

Sporcuların kullandığı sporcu içecekleri potasyum yönünden oldukça zengindir. İçerisinde bulundurdukları temel elektrolitler (tuz, potasyum, sodyum, klor gibi) ile kaybedilen suyun geri kazanılmasına yardımcı olurlar.

6) Suyu buz halinde tüketmeye çalışın.

Vücudunuz su kaybettiğinde zengin bir su kaynağına ihtiyacınız olacaktır. Bu nedenle sıkıştırılmış su yani buzu emerek tüketebilirsiniz. Aynı zamanda serinlik veren buz su kaybına karşı başvurulan bir yöntemdir. Suyu buz haline tüketirseniz vücuttan buharlaşarak kaybolan su miktarı da azalacaktır. Dondurma da yiyebilirsiniz. Dondurma su açıcından zengin bir besindir. Ve suyu likit olarak almadığınız için terleme yoluyla suyun buharlaşmasını da önlemiş olursunuz.

Unutmayın su en az oksijen kadar önemli temel besin maddesidir. Sıvı kaybının vücuttaki etkileri son derece tehlikelidir. Vücutta su miktarının azalması birçok hastalığa neden olabilir. Eğer vücutta bulunan suyun % 10’u kaybedilirse hayati tehlike yaşanabilir. % 20’si kaybedildiğinde ise ölümle sonuçlanabilir.

Devamını Oku

Siyah Noktalar Nasıl Çıkarılır: Siyah Noktalara Doğal Maske

Genel Saglık Konuları kategorisine 20 Nisan, 2016 tarihinde eklendi, 16 defa okundu

Siyah Noktalar Nasıl Çıkarılır: Siyah Noktalara Doğal Maske

siyah noktalara doğal maske

siyah noktalara doğal maske

Siyah noktalar nasıl geçer?

Siyah nokta olarak bilinen cilt sorunları aslında gözeneklerde biriken bakteri, ölü deri ve yağlar nedeni ile oluşur. Bazı hormonal durumlarda cilt çok fazla yağ yani sebum üretir. Bakteriler ile tıkanan gözeneklerde biriken yağlar zamanla ölü derilerin de gözenekleri kapatması nedeni ile siyah bir nokta gibi görünür. Bazı bitkisel ve doğal yöntemler siyah noktaların giderilmesi için kullanılabilir. Siyah noktalar çoğaldığında ve daha büyük alanlara yayıldığında tıbbi müdahale gerekebilir. Bu tür durumlarda bir dermatoloğa danışmakta yarar olacaktır.

Siyah noktalara bitkisel çözüm:

– Portakal kabuğu

Rendelenmiş portakal kabuğu gözenekleri temizlemeye yardımcı olur. Ayrıca siyah noktaların giderilmesinde de etkilidir. 3 yemek kaşığı yoğurt ile 2 yemek kaşığı rendelenmiş portakal kabuğu karıştırılır. Krem kıvamına getirildikten sonra siyah nokta oluşan bölgelere kalın bir tabaka halinde uygulanır. Karışım cilde uygulanırken dairesel hareketler ile masaj yapılabilir. Yaklaşık 5 dakika kadar beklendikten sonra ılık su ile durulanmalıdır. Portakal kabuğu ve yoğurt karışımı cilde her gün uygulanabilir.

– Siyah noktalara limon suyu

Sirke ve limon suyu gözenekleri temizlemek için kullanılan en etkili bitkisel çözümler arasındadır. Eşit miktarlarda karıştırılan limon suyu ve sirke pamuk yardımı ile siyah noktaların üzerine günde 2 kez uygulanabilir. 15 dakika kadar bekletildikten sonra soğuk su ile durulanır ve cilde yağsız bir nemlendirici uygulanır.

– Siyah noktalar için mısır unlu maske

Mısır unu doğal bir cilt temizleyicisi olarak kullanılabilir. Tıkanmış gözeneklerin temizlenmesine ve siyah noktaların giderilmesine yardımcı olur. Mısır unu cildi fırçalayarak uygulanabilir. 2 yemek kaşığı mısır unu, kalın bir hamur yapmak için 1 bardak su ile karıştırılır. Karışım dairesel hareketler ile cilde uygulanır. Temiz ve yumuşak bir fırça yardımı ile cilt fırçalanır. 5 dakika kadar fırçalandıktan sonra cildin sakinleşmesi için ılık su ile karışım uygulanan bölgeler durulanır. Ardından cilde nemlendirici krem uygulanabilir. Her gün işlem tekrarlanabilir.

– Siyah noktalar için tuz

Siyah noktaların giderilmesi için iyot ve epsom tuzu kullanılabilir. Çeyrek su bardağı kaynar su içerisinde 1 tatlı kaşığı iyot ya da epsom tuzu eklenir. İyice karıştırılarak pamuk yardımı ile siyah noktaların üzerine uygulanabilir. Karışım cilt üzerinde yaklaşık 5 dakika kadar bekletilir. Ardından steril bir bez yardımı ile cilt temizlenir. Siyah noktalar üzerinde başarılı bir sonuç alınması için 3 ya da 4 gün işlemin tekrarlanması gerekir. Ancak işlem uzun süre uygulanmamalıdır. Çünkü cildin tahriş olmasına ve kızarıklık ile inflamasyon oluşmasına neden olabilir.

Siyah nokta evde nasıl temizlenir: Siyah nokta maskesi

Adım 1

Yarım fincan kil ve 1 tatlı kaşığı tentür benzoin orta boy bir kasede karıştırılır. Üzerine çeyrek fincan cadı fındığı bitkisi eklenir.

Adım 2

Karışım göz çevresi dışında geri kalan yüz bölgesine uygulanır. Uygulama sırasında nazik hareketler ile dairesel hareketler uygulanmalıdır.

Adım 3

Karışım cilt üzerinde 30 ila 40 dakika kadar yani tamamen kuruyana kadar bekletilir.

Adım 4

Karışım yüzün şeklini alıp sertleştikten sonra ılık suda ıslatılmış bir el havlusu ile cilt silinebilir. Yüzün yumuşaması için sıcak bir havlu yüz üzerinde 5 dakika kadar bekletilebilir.

Adım 5

Sıcak su ile birlikte cilt yavaş hareketler ile fırçalanabilir.

Adım 6

Bu maskeyi haftada bir kez kullanılmalıdır. Siyah noktalarının giderilmesi için kullanılırken siyah nokta oluşumunu da engellemektedir.

İhtiyacınız olacak şeyler

– Yarım fincan kil
– 1 tatlı kaşığı benzoin tentür
– Çeyrek fincan cadı fındığı

Devamını Oku

Balgam Nasıl Atılır: Balgama Bitkisel Çözüm

Genel Saglık Konuları kategorisine 10 Nisan, 2016 tarihinde eklendi, 16 defa okundu

Balgam Nasıl Atılır: Balgama Bitkisel Çözüm

balgama bitkisel çözüm

balgama bitkisel çözüm

Balgam nelere sebep olur?

Boğazda balgam oluşumu kişiyi rahatsız eder ve ağız kokusu ya da diğer ağız sağlığı sorunlarına yol açabilir. Kronik mukus anomalisi olan balgamın yol açabileceği rahatsızlıklar şu şekilde sıralanabilir:

– Postnasal damla
– Alerji
– Asidik reflü
– Sinüzit
– Genel inflamatuar enfeksiyonlara

Balgam neden olur?

Mukusun yapısı tıkanıklık sebebinin tam olarak belirlenmesi için önemli bir adımdır. Konvansiyonel tedavi malzemeleri steroid, asit giderici ve reflü ilaçlarının bileşenlerini içerir. Mukus üzerinde etkiler gösteren ve balgam söktürücü özelliklere sahip olan bitkisel çözümler hep ağız sağlığı hem de vücut sağlığı için ideal tedavilerdir. Ancak yine de alerjik reaksiyon ve diğer hastalıklarla etkileşim risklerine karşı bitkisel tedavileri uygulamadan önce mutlaka doktorunuza başvurmanız gerekmektedir.

Balgama ne iyi gelir: Balgam söktürücü bitkiler

Balgamı söken bitki: Göz otu

Botanik bilimindeki adı Euphrasia officinalis olan göz otu bitkisi bir yıllık bitkidir. Gelişim ve üreme alanı Avrupa’dır. Geleneksel şifacılar tarafından ortaçağdan beri akut ve kronik hastalıkların tedavisi için kullanılan bir bitkidir. İridoid glikosidler, flavonoidler ve antiseptik bileşenler içeren bitkinin sökücü özelliği bulunmaktadır. Balgama iyi gelen bitkiler arasında bu bitki de vardır. Bu özelliği anti-inflamatuar ve antimucus özelliklerinden dolayı gözlemlenebilmektedir. Göz otu bitkisi burun ve boğaz salgılarındaki mukus oranını azaltmak için mukus membran üzerinde homeopatik şekilde çalışır. Bitki uzmanı David Hoffman, göz otunun mukus tabakası ile ilgili sorunlar için mükemmel bir çözüm olduğunu belirtiyor. Anti-enflamatuar ve sıkıştırıcı eylemleri vücuttaki aşırı mukusu ortadan kaldırmaya yardımcı olur. Herbalist Penelope Ody ise araştırmaları sonucunda bu bitkinin mukus alerjisi ya da diğer mukus bozuklukları rahatlatmak için geleneksel Çin tıbbında kullanıldığı bilgisine ulaşmıştır. Akciğer ve dalak rahatsızlıkları balgam birikmesi nedeniyle gözlemlenebilir. Bu yüzden sürekli balgam oluşumu önemsenmelidir. Göz otunun balgam oluşumunun önüne geçildiği etkileri kanıtlanmış olsa da yeteri kadar çalışma olmadığından dolayı doktorunuza danışmadan kullanmamanız gerekmektedir. Var olan hastalıklar, tedaviler ya da bilmediğiniz bir alerjiniz sebebiyle kullanmamanız gerekebilir. Bu yüzden hem sizin sağlığınıza uygun olduğunu hem de doz olarak ne kadar kullanmanız gerektiğini bilebilmeniz için mutlaka doktorunuza başvurmanız gerekmektedir.

Balgamı ne söker: Anason

Anason ya da botanik bilimindeki adı ile Pimpinella anisum, Asya mutfağında kullanılan bir aromatik baharattır. Aynı zamanda bu besin geleneksel ilaçların yapımında da kullanılmaktadır.
Ananasın içerisindeki yağının içerdiği maddeler şu şekilde sıralanabilir:
– Coumarins
– Flavonoidler
– Steroller
– Trans-anethole
– Dianethole
– Photoanethole

Bitki uzmanı David Hoffman, anason tohumunun mukusun akarak gitmesine yardım edici özellikler taşıdığını söylemektedir. Tohumlarının ezilmesi ile çıkarılan yağı akciğer ve dalak rahatsızlıklarının tedavi edilmesinde yardımcı rol üstlendiği gibi aynı zamanda balgam söktürücü özelliği ile de mukus sorununun önüne geçer. Ben Erik van Wyk ve Michael Wink isimli iki uzman ananasın balgam söktürücü etkisini anethole adlı bir maddeden aldığını söylemektedir. Bu madde mukusun akışkanlığını arttırarak bulunduğu yerden kısa bir öksürük durumu ile akıp gitmesini ve mide asidinde yok olmasını sağlamaktadır. Anason, içerisinde barındırdığı bileşenlere alerjisi olan kişiler tarafından kullanılmamalıdır. Alerjiniz olup olmadığını öğrenmek istiyorsanız ya da anason tüketip sonrasında alerjik belirtiler gösterdiyseniz doktorunuza başvurarak bu sorunların önüne geçebilirsiniz.

Balgama evde çözüm: Çemen otu

Çemen otu boğazdaki yoğun mukus birikimini çözerek boğaz, yutak ve gırtlağın rahatlamasını sağlar.
Çemen otu ya da botanik bilimindeki adıyla Trigonella foenum-graecum, Afrika ve Asya’nın Akdeniz bölgelerinde yerel olarak görülen yıllık bir bitkidir. Soluk sarı renkteki ve dikdörtgen biçimindeki tohumlar tıbbi olarak bir sindirim toniği şeklinde de kullanılır.

Ancak günümüzde genel olarak tedavisinde kullanıldığı hastalıklar şu şekilde sıralanabilir:
– Boğaz ağrısı
– Üst solunum yolu enfeksiyonları
– Anoreksiya
– Mide ülseri
– Şeker hastalığı
– Yüksek kolesterol
– Cinsel iktidarsızlık

Çemen otu steroid saponins, zamk ve alkaloidler maddelerini aktif olarak içerir. Bu maddeler balgam söktürücü ve teskin edici özelliklerin tohumda var olmasını sağlamaktadır. “Şifa için besin reçeteleri” adlı kitapta çemen otu mukus salgılarının azaltılması için önerilir. Çemen otu kalın mukusu gevşetme mantığı ile çalışır; Mukus membranları üzerinde etki göstererek mukusun çözünmesini ve balgamın sökülmesini sağlar. Bu sökülme işlemini kısa süre içerisinde gerçekleştirerek bölgeyi yumuşatır ve tahrişin önüne geçer. Ancak çemen otunun bazı hastalıklar üzerinde yan etkisi bulunduğu için doktorunuza başvurmadan asla kullanmamanız gerekmektedir. Ayrıca hamile kadınlar da doktorlarının kontrolü dışından bu otu tüketmemelidir. Yapılan araştırmalara göre aşırı mukus bazı hastalıkların oluşumunda etkilidir. Bu hastalıkların başlıca olanları bronşit ve burundaki et oluşumudur. Aynı zamanda sürekli burnun tıkanmasına neden olan mukus salgısı sinüzitin de bir belirtisi olabilir. Mukus salgısı olur bütün mukus membranlarda vücut ve otlar, aşırı mukus kaldırmak için otlar “Modern Herbalism sözlüğü” kitabında Simon Mills göre balgam çıkarmak yardımcı, balgam söktürücü özellikleri sahip emin olmalısınız Her zaman zaman bitkisel ilaçlar, aradığınız ise özellikle ilaç kullanıyorsanız doktorunuza danışın.

Balgamı ne çözer: Andız otu

Botanik biliminde Inula helenium adıyla bilinen andız otu, Compositae bitki ailesinin bir üyesidir. Bitkinin kök ve sapları özellikle bronşların mukustan temizlenmesine önemli ölçüde yardım eder. Mukusun rahatsız edici koşullarını yok eder ve güçlü bir balgam söktürücü özellik gösterir. Bu bitki aynı zamanda öksürük ve nezlenin tedavisinde de kullanılır. Hem yazar hem de bitki uzmanı olan David Hoffman’ın “Yeni bütünsel bitkisel” adlı kitabında anlatıldığı gibi; eski zamanlardan beri geleneksel halk tıbbında da kullanılan bir bitkidir. Balgam söktürücü özelliklerinin yanı sıra mukusun akım gitmesini sağlayan bir neme sahiptir ve bu özelliği ile mukuslu bölgenin kurumasına engel olarak balgamı söker, yani bölgenin tahriş olmasını engeller. İçerisindeki temel yağlar ise uyarıcı özellikleri ile mukus üreten hücrelerin işlevselliğini kısıtlar ve mukus üretiminin dengelenmesi sağlanır. Çözülerek söküp atılan mukusun tekrar birikmemesi de bu özellik ile sağlanır. Andız otunun bu etkileri sadece balgam söktürmek için değil aynı zamanda astım hastalarının rahatlaması için de kullanılır. Astım hastalarının genel olarak boğazları dardır. Bir de bu boğazların mukusla dolu olması nefes almayı daha da zor bir hale getirir. Bu durumun önüne geçmek isteyen kişilere de bu tedavi yöntemi uygulanmaktadır.
Ancak bu bitkinin yan etkileri ve alerjik reaksiyonları oluşabileceği için doktorunuza danışarak almanız gerekmektedir. Bunun yanı sıra hamile kadınlar da doktorlarına başvurmadan asla tedaviyi uygulamamalıdır.

Andız otu tedavisi şu şekilde uygulanmaktadır:
Rendelenmiş 1 çay kaşığı andız otu kökünü bir bardak soğuk su ile ıslatın ve bu karışımı en az sekiz saat kadar bekletin. Ardından karışımı ısıtarak için, hazırladığınız karışımı 3’e bölerek sabah öğle akşam olmak zere günde 3 kez için. Bu tedavi 1 hafta içinde balgam sorununuzun çözülmesinde ilerleme kaydetmenizi sağlayacaktır.

Devamını Oku

Çıbana Bitkisel Çözüm: Çıban için ne iyi gelir?

Genel Saglık Konuları kategorisine 22 Nisan, 2015 tarihinde eklendi, 765 defa okundu

Çıbana Bitkisel Çözüm: Çıban için ne iyi gelir?

bitkisel çıban tedavisi

bitkisel çıban tedavisi

Çıban cilt üzerinde ortaya çıkan irinli bir lezyondur. Sert ve ağrılı, kırmızı bir şişlik oluşturur. Bu enfeksiyona genellikle staphylococcus aureus bakterisi neden olur. Saç köklerinde ve çoğunlukla yüz, boyun, koltuk altı, omuz ve kalça üzerinde oluşur. Göz kapağı üzerinde görülen türü en sık görülen çıban türüdür. Bağışıklık sistemi zayıfladığında daha kolay ortaya çıkar. Çıbandan kurtulmak için ilaç tedavilerinin yanı sıra bitkisel çözümler de denenebilir.

Çıban için bitkisel çözümler

1. Sıcak kompres

Sıcak kompres çıbanın yumuşamasına yardımcı olur. Patlama sürecini hızlandırır.

İhtiyacınız olanlar:
– 3 ya da 4 litre sıcak su
– 1 tatlı kaşığı tuz (İsteğe bağlı)
– Temizleme bezi
– Hafif bir sabun ve sıcak su

Yapılışı:
– Öncelikle yumuşak bir sabun ve ılık suyla etkilenen bölge yıkanır.
– Sıcak suya tuz eklenir.
– Temizleme bezi bu tuzlu sıcak suya batırılır ve fazla su sıkılır.
– Sıcak kompres şeklinde etkilenen alanlara uygulanır.
– Ciltte 10 ya da 15 dakika bekletilir.
– Bez uygulamadan sonra iyice temizlenmelidir.
– Sıcak kompres uygulaması günde 3 ya da 4 kez tekrarlanır.

2. Çay ağacı yağı

Çay ağacı yağı mükemmel antibiyotik, anti fungal ve anti bakteriyel özellikler içerir. Geleneksel olarak, sedef hastalığı ve mantar hastalığı gibi birçok cilt hastalıklarında kullanılmaktadır. Çıban için de etkilidir.

Yapılışı:
– Ilık suyla etkilenen cilt alanları yıkanır.
– Birkaç damla çay ağacı yağı etkilenen bölgelere uygulanır.
– Hassas ciltlerde çay ağacı yağı suyla seyreltilerek de kullanılabilir.
– Ardından alan elastik bir bandaj ile kapatılır.
– Uygulama eller iyice yıkandıktan sonra yapılmalıdır.
– İşlem günde 2 ya da 3 kez tekrarlanır.

3. Neem bitkisi (tespihağacı)

Neem yani tespihağacı diğer adıyla Hint leylak çıban için kullanılan bitkisel çözümlerden biridir. Anti inflamatuar, antihyperglycaemic, antiülser, antimalarial, anti fungal, anti bakteriyel, anti viral ve antioksidan etkisi vardır. İltihap, enfeksiyon, ateş, diş ve cilt hastalıkları tedavisinde kullanılır.

İhtiyacınız olanlar:
– Bir avuç neem yaprağı
– Su

Yapılışı:
– Az su kullanarak, neem yaprakları hamur haline getirilir.
– Elde edilen hamur çıbanın üzerine doğrudan uygulanır.
– 15 dakika kadar ciltte bekletilir. Ardından cilt su ile durulanır.
– İşlem günde 3 ya da 4 kez tekrarlanır.

4. Soğan kürü ile çıban nasıl geçer?

Soğan da anti enflamatuar özellikleri ile çıban tedavisinde kullanılmaktadır. Ayrıca balgam söktürücü özellikleri de vardır. Antiseptik, antifungal, antikoagülan etki gösterir.
– Soğan dilimleri doğrudan çıbanın üzerine uygulanabilir. Ardından bir bandaj ile etkilenen alanlar kapatılır. Soğan dilimleri yerine ısıtılmış soğan lapası da kullanılabilir. Yarım saat kadar bekletildikten sonra cilt durulanabilir.

5. Sarımsak

– 2 ya da 3 diş taze sarımsak su ile birlikte yutulabilir.
– Sarımsaklar tavada biraz ısıtılır. Püre halinde cilde uygulanır. Yaklaşık 15 ya da 20 dakika ciltte bekletilir. Günde 3 ya da 4 kez tekrarlanması önerilir.

6. Soğan ve sarımsak suyu

İhtiyacınız olanlar:
– Doğranmış soğan
– 2 ya da 3 diş sarımsak
– Elek ya da tülbent

Yapılışı:
– Soğan ve sarımsak parçaları ezilir.
– Elek ya da tülbentten geçirilerek suyu çıkarılır.
– Bu su biraz kaynatılır ve soğuması beklendikten sonra etkilenen alana sürülür.
– İşlem günde 4 ya da 5 kez tekrarlanabilir.

7. Patates kürü ile çıban yumuşatma

– Patates ince dilimler halinde kesilir. Çıban üzerine uygulanır.
– Çiğ patates rendelenir ve suyu sıkılır. Patates suyu bir pamuk yardımı ile etkilenen alanlara uygulanır.
– İşlem günde 4 ya da 5 kez tekrar edilebilir.

8. Kara Merhem neye iyi gelir?

çıbana hangi merhem iyi gelir sorusunun yanıtı kara merhemdir. Kara merhem ile çıban tedavisi eski çağlardan bu yana kullanılmaktadır. Bilimsel adı İhtiyol Pomad olan kara merhemde %80 Vazelin, %10 İhtiyol, %10 Lanolin bulunmmaktadır.

Kara Merhem ile Çıban Tedavisi:

Kronik iltihaplanmaların, çıban ve sivilcelerin olgunlaşıp, içlerinin temizlenmesini sağlar. Antienflamatuar özelliklerinin yanı sıra antibakteriyel, antimikotik, antipüritik, antiseboreik ve antiekzamatöz özellikleri de bulunmaktadır.

Rahatsızlığın bulunduğu bölge yıkanıp kurutulduktan sonra günde iki defa sorunlu bölgeye sürülüp gazlı bezle kapatılır. Hava almasına engel olmamak için sıkı bandaj kullanılmamalıdır. İltihap akmaya başladıktan sonra bir kaç gün daha günde bir kez sürülmeye devam edilmelidir. İltihaplı bölge sıkılarak veya bastırılarak iltihap çıkartılmaya çalışılmamalıdır.

Devamını Oku

Böbrek Taşına Ne İyi Gelir: Böbrek Taşını Düşürmenin Yolları

Böbrek ve Boşaltım Sistemi Hastalıkları kategorisine 15 Mart, 2015 tarihinde eklendi, 58 defa okundu

Böbrek Taşına Ne İyi Gelir: Böbrek Taşını Düşürmenin Yolları

böbrek taşını düşüren yiyecekler

böbrek taşını düşüren yiyecekler

Böbrek taşı karın bölgesinde akut ya da kolik ağrılara neden olabilir. Bu ağrı genellikle çok şiddetlidir. Böbrek taşı böbrekte kristalleşen besinler nedeni ile oluşur. Taşın büyüklüğüne göre bir tedavi şekli izlenebilir. Ufak taşlar bitkisel ve doğal çözümler ile rahatlıkla geçer. Ancak daha büyük taşlar kırdırma yöntemi ile küçültülmeye çalışılır. Küçültülemez ise ameliyat gerekebilir.

Böbrek taşı tedavisi için bitkisel ilaçlar

– Böbrek Taşına Isırgan Otu Yaprağı

İki ya da üç bardak ısırgan yaprağı çayı her gün tüketilebilir.

İhtiyacınız olanlar:
• Kuru ya da taze ısırgan otu yaprakları
• Sıcak su

Yapılışı:
• 1 fincan sıcak su içerisine 1 ya da 2 yemek kaşığı ısırgan otu eklenir.
• 10 ya da 15 dakika kadar demlenmesi beklenir.
• Süzülür ve içilir.

– Böbrek Taşına Kesin Çözüm Sunan Bitkisel Karışımlar

Böbrek Taşı Düşüren Bitkisel Çözüm 1

İhtiyacınız olanlar:
• Varun ağacı yaprağı tozu
• Çam ağacı otu tozu
• Saz otu toz
• At kuyruğu otu tozu
• Su

Yapılışı:
• Toz haline getirilen bitki yaprakları eşit miktarda karıştırılır. Eğer isteniyorsa fazla yapılarak bir kap içerisinde saklanabilir.
• 1 çay kaşığı ot karışımı alınarak bir bardak su içerisine eklenir.
• Karıştırılır ve içilir.
• Her gün 3 ya da 4 içilebilir.

Böbrek Taşı Düşüren Bitkisel Çözüm 2

İhtiyacınız olanlar:
• 1 fincan at kuyruğu
• 2 çay kaşığı ezilmiş nar tohumları
• Yarım litre su

Yapılışı:
• At kuyruğu otu yarım litre su içerisine eklenir.
• Suyun miktarı biraz azalana kadar kaynatılır.
• Ateşten alındıktan sonra içerisine ezilmiş nar taneleri eklenir ve iyice karıştırılır.
• Günde bir kez içilebilir.

– Fesleğen ve bal

Böbrek taşlarından kurtulmak için fesleğen yaprakları ve bal da kullanılabilir.

İhtiyacınız olanlar:
• 10 ya da 15 adet fesleğen yaprağı
• 1 tatlı kaşığı bal

Yapılışı:
• Fesleğen yaprakları ezilir ve suyu çıkarılır.
• İçerisine bal eklenerek karıştırılır.
• Karışım günde 1 kez tüketilebilir.

– Bol su içmek böbrek taşını düşürür mü?

Böbrek taşlarının çözülmesi ve toksinlerin vücuttan kolayca atılması için su tüketimi artırılmalıdır. Günde en az 8 ya da 10 bardak su tüketilmesi önerilir.
Sıvı tüketimi de artırılmalıdır. Sebze ve meyve suları tüketilebilir. Ancak kahve ve çay gibi kafeinli içecekler tüketilmemelidir.

– Böbrek taşı oluşumunu tetikleyen gıdalar

Bazı gıdalardan kaçınılması gerekir:
• Pancar
• Çikolata
• Kahve
• Çay
• Kola
• Fındık
• Maydanoz
• Fıstık
• Ispanak
• Çilek
• Buğday kepeği

– C vitamini tüketimine sınır getirilmelidir

C vitamini vücut için çok önemli bir besin olsa da çok fazla tüketilmemelidir. Fazla tüketilmesi durumunda böbreklerde taş oluşumuna neden olabilir.

– Et ve balık tüketimi sınırlandırılmalıdır

Ürik asidin neden olduğu böbrek taşlarını engellemek için et ve balık çok fazla tüketilmemelidir. Ringa balığı, uskumru, sardalye ve karides gibi balıkların tercih edilmesi önerilir. Hayvansal proteinler taş oluşumuna neden olabilir.

– Böbrek taşı düşürücü egzersizler

Düzenli egzersiz ve hareketli bir yaşam tarzı genel vücut sağlığı için de önemli ile taş oluşumunu da engeller. Düzenli egzersiz, kan dolaşımını destekler. Kalsiyumun idrarda girmesini engeller.

– Kalsiyum alımına sınır getirilmeli

Kalsiyum eklem ve kemik sağlığı için oldukça önemli bir besindir. Ancak fazla tüketildiğinde yarar yerine vücuda zarar verebilir. Böbreklerde taş oluşumunu tetikleyebilir. Beslenme düzeni içerisinde günde en fazla 1000-1200 mg arasında kalsiyum alınması önerilir. Bu da yaklaşık üç bardak süte eşittir. Süt içmek aslında böbrek taşı düşürmenin kolay bir yolu olarak kullanılabilir.

Böbrek taşları ciddi bir sağlık sorunu sayılmasa da tekrar etmesi halinde böbreklerde hasara neden olabilir. Böbrek taşı sorunu yaşayan insanların sık sık kontrole gitmeleri tavsiye edilir. Bol su içilmeli ve beslenme düzenine dikkat edilmelidir.

Devamını Oku

Unutkanlıktan Kurtulmak İçin Dua-Unutkanlığa Karşı Okunacak Dualar

Genel Saglık Konuları kategorisine 25 Ocak, 2013 tarihinde eklendi, 126 defa okundu

Unutkanlıktan Kurtulmak İçin Dua-Unutkanlığa Karşı Okunacak Dualar

Unutkanlığa karşı okunacak dua özellikle hafıza zayıflığı ve kolay unutma gibi bir takım şikayetleri olan kişilerin imdadına yetişen özel bir dua türüdür. Unutkanlığın nedenleri arasında sadece psikolojik, nörolojik sinirsel bir takım nedenler, bazı hastalıklar değil aynı zamanda depresyon, bunalım. vesvese gibi etkenler de olabilmektedir. Zekanın açılması ve hafızanın kuvvetlenmesi gibi bir takım faydaları da olan aşağıda sizlerle paylaştığımız unutkanlık duası aslında birden fazla türü ve çeşidi olan bir duadır.

Unutkanlıktan kurtulmak ve zekanın açılması için bu unutkanlık duası okunur.

“Bismillahirrahmanirrahim, Ferdün, Hayyün, Kayyûmun, Hakemun, Adlün, Kuddûsün(1). İyyâke na’büdü ve iyyâkenesta’în.(2) İnnâ fetahnâ leke fethan mubînâ.” (3) Dokuz defa okunacak.

“Ya kebîrü entellezî lâ tehdil ukûlü livasfi azametih.” (4) Bin defa okunacak.

Sonra; “Subhane rabbiyel a’la.” (5) denecek. Sonra, “Sübhane men hüve külle yevmin hüve fi şe’nin.” (6) okunacak.

Bundan sonra ihtiyaç neyse o söylenecek ve şunlar okunacak.: “Ya ğıyâsel müsteğîsîne velâ havle velâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm.” (7) (Mecmuatül Ahzab)

Hz. İbnu Abbâs (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: “Hz. Ali İbnu Ebî Tâlib (radıyallâhu anh) Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a gelerek:

“Annem ve bâbam sana kurban olsun, şu Kur’an göğsümde durmayıp gidiyor. Kendimi onu ezberleyecek güçte göremiyorum.” dedi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ona şu cevabı verdi:

“Ey Ebû’l-Hüseyin! (Bu meselede) Allah’ın sana faydalı kılacağı, öğrettiğin takdirde öğrenen kimsenin de istifade edeceği, öğrendiklerini de göğsünde sabit kılacak kelimeleri öğreteyim mi?”

Hz. Ali (radıyallâhu anh):

“Evet, ey Allah’n Rasûlü, öğret bana!” dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (asv) şu tavsiyede bulundu:

“Cuma gecesi (perşembeyi cumaya bağlayan gece) olunca, gecenin son üçte birinde kalkabilirsen kalk. Çünkü o an (meleklerin de hazır bulunduğu) meşhûd bir andır. O anda yapılan dua müstecabtır. Kardeşim Ya’kub da evlatlarına şöyle söyledi:

‘Sizin için Rabbime istiğfâr edeceğim, hele cuma gecesi bir gelsin.’

“Eğer o vakitte kalkamazsan gecenin ortasında kalk. Bunda da muvaffak olamazsan gecenin evvelinde kalk. Dört rek’at namaz kıl. Birinci rek’atte, Fâtiha ile Yâsin sûresini oku, ikinci rek’atte Fâtiha ile Hâmim, ed-Duhân sûresini oku, üçüncü rek’atte Fâtiha ile Eliflâmmîm Tenzîlü’ssecde’yi oku, dördüncü rek’atte Fâtiha ile Tebâreke’l-Mufassal’ı oku. Teşehhüdden boşaldığın zaman Allah’a hamdet, Allah’a senayı da güzel yap, bana ve diğer peygamberlere salât oku, güzel yap. Mü’min erkekler ve mü’min kadınlar ve senden önce gelip geçen mü’min kardeşlerin için istiğfat et. Sonra bütün bu okuduğun duaların sonunda şu duayı oku:

“Allah’ım, bana günahları, beni hayatta baki kıldığın müddetçe ebediyen terkettirerek merhamet eyle. Bana faydası olmayan şeylere teşebbüsüm sebebiyle bana acı. Seni benden râzı kılacak şeylere hüsn-i nazar etmemi bana nasîb et. Ey semâvât ve arzın yaratıcısı olan celâl, ikram ve dil uzatılamayan izzetin sâhibi olan Allah’ım. Ey Allah! Ey Rahman! Celâlin hakkı için, yüzün nuru hakkı için kitabını bana öğrettiğin gibi hıfzına da kalbimi icbâr et. Seni benden razı kılacak şekilde okumamı nasîb et. Ey semâvât ve arzın yaratıcısı, celâlin ve yüzün nuru hakkı için kitabınla gözlerimi nurlandırmanı, onunla dilimi açmanı, onunla kalbimi yarmanı, göğsümü ferahlatmanı, bedenimi yıkamanı istiyorum. Çünkü, hakkı bulmakta bana ancak sen yardım edersin, onu bana ancak sen nasib edersin. Her şeye ulaşmada güç ve kuvvet ancak büyük ve yüce olan Allah’tandır.”

“Ey Ebû’l-Hasan, bu söylediğimi üç veya yedi cuma yapacaksın. Allah’ın izniyle duana icâbet edilecektir. Beni hak üzere gönderen Zât-ı Zülcelâl’e yemin olsun bu duayı yapan hiçbir mü’min icâbetten mahrum kalmadı.”

İbnu Abbâs (radıyallâhu anhüma) der ki: “Allah’a yemin olsun, Ali (radıyallâhu anh) beş veya yedi cuma geçti ki Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a aynı önceki mecliste tekrar gelerek:

“Ey Allah’ın Resûlü! Geçmişte dört beş âyet ancak öğrenebiliyordum. Kendi kendime okuyunca onlar da (aklımda durmayıp) gidiyorlardı. Bugün ise, artık 40 kadar âyet öğrenebiliyorum ve onları kendi kendime okuyunca Kitabullah sanki gözümün önünde duruyor gibi oluyor. Eskiden hadisi dinliyordum da arkadan bir tekrar etmek istediğimde aklımdan çıkıp gidiyordu. Bugün hadis dinleyip sonra onu bir başkasına istediğimde ondan tek bir harfi kaçırmadan anlatabiliyorum.” dedi.

Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bu söz üzerine Hz.Ali (radıyallâhu anh)’ye:

“Ey Ebû’l-Hasan! Kâbenin Rabbine yemin olsun sen mü’ minsin!” dedi.” (Tirmizî, Daavât 125, (3565).

Cevap 2:

Zekanın açılması, hafızanın gelişmesi için dua okumanın yanında, maddi tedbirlere uymak ve yapılan işin gereklerini yerine getirmek gerekir. Dersine çalışması gereken bir öğrenci sadece diliyle değil haliyle ve bedeniyle de dua etmelidir. Buna fiili dua denilmektedir. Üzerine düşen görevi hakkıyla yerine getirdikten sonra diliyle dua etmek de kavli duadır. İki kanatlı bir kuş gibi, hem fiili hem de kavli duayı beraber yapmakla istediği yere uçabilecektir.

Ayrıca öğrendiklerini unutmamak ve onları korumak için de bazı tedbirler almalıdır. Çünkü unutkanlığa sebep olan konular vardır. Bunlardan sakınmak gerekir. Bazılarını kısaca söyleyelim:

Unutkanlığın nedenleri nelerdir:

1. Harama bakmak.
2. Haramla beslenmek.
3. Zihni çok yoracak olan gereksiz şeylerle doldurmak. Televizyon, bilgisayar gibi.
4. Aşırı derecede bedene zarar verecek kadar cinsel ilşkiye girmek. Özellikle kendi kendine tatmin olmak.
5. Zihnin sürekli çalışmasını engelleyecek kadar boş durmak. Unutkanlıktan kurtulmak için bu dua okunur.

İlave bilgi için tıklayınız:

Unutkanlık Üzerine

Dipnot:
1) Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla..
FERDUN, Allah birdir, tektir, yegânedir, biriciktir
HAYYUN, Allah sonsuz diridir, ezelî, ebedî ve ölümsüz hayat Sahibidir
KAYYUMUN, Allah yarattığı herşeye hâkimdir, varlıkları dilediği gibi idare eder, sevk eder ve yönlendirir
HAKEMUN, Allah hüküm Sahibidir, hikmet Sahibidir, hak ve adâletle hükmeder
ADLUN, Allah adâlet sahibidir, her yarattığına hakkı olan herşeyi verir, adâletle hükmeder
KUDDÛSUN.” Allah paktır, temizdir. İşlediklerinden pişman olup tövbe eden kullarını günahlarından arındırır ve temiz kılar.
2) Yalnız Sana ibadet eder, yalnız senden medet umarız.
3) Biz sana aşikâr bir fetih ve zafer ihsan ettik.
4) Ey ezelî, ebedî Kibriya sahibi olan Allahım! Öyle azamet ve kibriya sahibisin ki; bütün kalpler ve akıllar o azamet ve kibriyanı anlaymaz. Hidayet nurunla safi ve basiret gözlerini parlak edersin.
5) Her şeyden yüksek, yüce olan Rabbimi bütün noksan sıfatlardan münezzeh ve mukaddes bilirim.
6) Her an yeni tecellilerle iş başında olan Zat’ı noksan soıfatlardan tanzih ve kemal sıfatlarla tavsif ederim.
7) Ey bütün yardım isteyenlere yardım eden Allahım, bize de yardım et.. Güç ve kuvvet, sadece Yüce ve Büyük olan Allah’ın yardımıyla elde edilir.

Devamını Oku

Ahmet Maranki Soğan Kürü-Ahmet Maranki Soğan Suyu Kürü

Genel Saglık Konuları kategorisine 14 Mart, 2012 tarihinde eklendi, 30 defa okundu

Ahmet Maranki Soğan Kürü-Ahmet Maranki Soğan Suyu Kürü

Soğan son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalar neticesinde gerçekten oldukça mucizevi bir yiyecek olduğunu ispatlamıştır. Soğanın özellikle kardiyovasküler hastalıklar adı verilen kalp ve damar rahatsızlıklarını önleyici ve kanser oluşumunu kesici etkilerinin olduğu zaten bilinen bir gerçektir. Soğanın ve özelinde soğan suyunun faydaları arasında bir de az bilinen bir yönü var. Bitkisel tıbbın duayenlerinden Sn Ahmet Maranki, kendi adıyla anılan Ahmet Maranki soğan kürü  ile soğan suyu zayıflama etkisini açığa çıkarmış ve toplumun bu muhteşem bitkisel zayıflama kürünü tekrar hatırlamasına yardımcı olmuştur. Soğan suyu bilindiği üzere bağışıklık sistemini güçlendiriyor ve vücudun yaşlanmasını adeta durduruyor. Bilinmeyen şey ise soğan suyunun zayıflamak için kullanıldığıdır. Özellikle metabolizma yavaşlığı şikayeti olan kişilerin metabolizma hızını artırmak amacıyla soğan suyu kürü denemelerini şidddetle tavsiye ediyoruz. Soğanda bulunan bir takım mucizevi bitkisel kimyalsallar kana karışarak hücrelere ulaşıyor ve oradaki yağların hücre mitokondrileri tarafından daha çabuk yakılması için metabolizmayı uyarıyor.

Bu yüzden sindirime katkısı olan soğan zayıflamanız için de en iyi yöntemlerden biri haline gelmiştir. Soğan kürü zayıflama adına bir çözümdür ve bu çözümü kullanacak olmanız sizi kilolarınızdan kurtarabilir. Bu nedenle gün içerisinde soğan kürü yapmak ve bunu tüketmek, kişiye oldukça fayda sağlayacaktır.

Fakat burada üzerinde durulması gereken konulardan biri de soğan kürü tüketilirken tane tüketilmesinin yapılması gerekmektedir. Bunun nedeni ise soğanın içerisinde bulunan bazı maddeler eğer suya geçmiyorsa bunları tane olarak tüketmek de gereklidir.

Maranki Soğan Suyu Tarifi

Bir adet soğanı ağzı kapalı bir tencere içerisine yerleştirmemiz gerekiyor. Tencerenin içindeki soğanın üzerine biraz su koyalım ve soğanla suyu kaynatmaya başlayalım. Kaynatma işlemi bittiğinde ise soğanı tencerenin içerisinden alalım ve soğanı çatal ya da bıçak yardımıyla 3-4 parçaya bölelim ve kaynatmaya devam edelim. Zaten bu sayede soğanlarında su yüzeyinde dalgalandıklarını göreceksiniz.

Soğan Kürü ZayıflamaSoğan Kürü Zayıflama

Bu işlemde bittikten sonra alınacak olan suyu süzmemiz gerekmektedir. Süzme işleminizi de bitirdikten sonra bu suyu 3-4 defa içmeli, tüketmeliyiz. Hem bu sayede vücudumuzdan toksinleri atmış olacağız hem de sindirimimizin daha iyi çalışmasını sağlayacak ve zayıflamanıza katkıda bulunacaktır.

Ahmet Maranki soğan suyu ile zayıflama formülünü herkese önermektedir. Herkesin yapabileceği bu yöntem, kısa sürede zayıflamanızı sağlayacak. Ahmet Maranki soğan iksiri sindirim sisteminizi çalıştıracak ve vücudunuzun temizlenmesini sağlayacaktır.

Devamını Oku

Baş Ağrısı Nasıl Geçer-Baş Ağrısına Ne İyi Gelir?

Genel Saglık Konuları kategorisine 26 Şubat, 2012 tarihinde eklendi, 10 defa okundu

Baş Ağrısı Nasıl Geçer-Baş Ağrısına Ne İyi Gelir?

Baş ağrısı toplumda o denli yaygın görülen bir sağlık sorunu ki neredeyse her 6 kişiden 1 tanesinde kronik baş ağrısı şikayeti görülmektedir. Baş ağrısının nedeni genellikle migren olarak görülmektedir. Oysa baş ağrılarının kronik bir hal almasına neden olan o kadar çeşitli etkenler vardır ki bunların her biri hakkında ciddi bir fikir sahibi olunmadan baş ağrısının nedenini teşhis edebilmek çok zordur. Zaten kronik baş ağrıları için yapılabilecek en iyi şey, bir an önce bir nörolog uzmana gitmektir.

 

Türkiye’de migren görülme sıklığı yüzde 15’in üzerinde. Yaklaşık 8 milyon hasta olduğu tahmin ediliyor. Tanısı zor bir hastalık olan migrenle baş etmeye çalışanlar, gevşetici ve iltihap önleyici ilaçlar, antidepresanlar ve triptanlardan medet umuyor. Yan etkilerinin yarattığı riskin yanı sıra ciddi boyutta maddi kaynak da aktarılan ilaçlar, inatçı baş ağrılarınızı dindirmiyorsa çareler tükendi zannetmeyin. Bir kez de Huffington Post’ta kaleme alınan yönetmelere gözatın ve bir hekime danışın.

Nöroterapi
Vücudunuzdaki kas gerilimini, cilt sıcaklığınızı, kalp atış hızı ve tansiyonunuzu ölçen elektronik alıcılar, size ses ve görüntülerden oluşan bir veri haritası sunuyor. Amaç bedeninizin verdiği tepkileri kontrol etmek. Nihayet hangi kaslarınızı nasıl gevşeteceğinizi öğrendiğinizde baş ağrısını da yenebilirsiniz. Akupunktur Deri altına sokulan ince iğneler, bedendeki enerji akışını yeniden düzenliyor. Bir akupunktur seansının ortalama ücreti 200 TL. Bu yöntem şiddetli migren nöbeti geçiren veya tansiyona bağlı dönemsel ya da kronik baş ağrısı çeken hastalara öneriliyor. Bu sayede ilaç tedavisinin yan etkileri de ortadan kalkıyor.

Masaj
Boyun, baş, sırt ve omuz masajı yaptırılabilir. Baş ağrısına kalıcı çözüm getirmese de altı haftalık seans alanların hem seanslar süresince hem de bitimini takip eden 3 hafta boyunca, migren nöbetlerinin seyrekleştiği ortaya çıktı.

Esneme hareketleri
Düzenli antrenman ya da baş ağrısı hissettiğinizde sırayla; boynunuz için başınızı çenenizden yukarı itip aşağı çekerek ve ardından başınızı her iki omzunuza doğru yatırarak; omuzlarınızı yukarı kaldırıp öne ve sonra arkaya doğru silker gibi hareket ettirerek; avuçlarınızı alnınıza dayayıp bastırarak; son olarak avuçlarınızı başınızın her iki yanına baskı yapacak şekilde tutarak acıdan kurtulmayı deneyebilirsiniz. Her esneme hareketine 5’er saniye ayırın ve 5 saniye ara verip devam edin. 3’le 5 kez arasında tekrar edin.

Aerobik
Düzenli aerobik, tempolu yürüyüş, bisiklet ve yüzme yoğun migren nöbetlerinin sıklığını azaltıyor. on iki haftalık egzersiz programına dahil olan hastaların ağrılarının azaldığı gözlendi.

Meditasyon
Ruhla beden arasındaki bağlılığa odaklanan eski Hint meditasyon teknikleri migreni hafifletiyor.

Yoga
Yoga yapan ve kendi yöntemlerini deneyen migrenli iki grup, üç ay süreyle incelendiğinde yogayı tercih edenlerin ağrıyla daha kolay baş ettiği gözlendi.

Egzersizler
Derin nefes almak, dingin müzikler dinlemek ve hayal gücünü kullanmak baş ağrısına iyi geliyor. Tansiyon kaynaklı baş ağrısı çeken doksan hasta üzerinde yapılan bir çalışma, rahatlama egzersizlerinin akupunkturdan bile daha etkili olduğunu gösterdi.

Sıcak-soğuk
Hamilelerin dahi kullanabileceği bu risksiz baş ağrısı terapisi boyundaki gerginliği yatıştırmak amacıyla ense bölgesini bir süre ısıttıktan sonra şakaklara buz tutulmasını öngörüyor. Hassaslaşan beyin damarının içindengeçen kanın sıcaklığı düşürüldüğünde zonklamanın önüne geçilebiliyor.

Nitrar ve Nitritten kaçınmak
Gıdalara tat veren monosodyum glutamat, işlenmiş etler ve bazı kalp ilaçları baş ağrısını tetikleyen nitrit ve nitrat maddelerini içeriyor. Kafein, alkol, çikolatada bulunan feniletilamin; ceviz, fıstık, kaşar, sucuk ve soyada yer alan tiramin ve yapay olarak tatlandırılmış yiyeceklerdeki aspartam da baş ağrısına yol açan maddelerden bazıları. Doktorlar bu baş ağrısından kurtulmak için B2 vitamini, magnezyum ve Q10 koenzimi içeren katkı maddelerinden faydalanmanızı öneriyor.

Botoks
Eski yöntemlerden botoksun kronik migren tedavisindeki kullanımı Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi onaylı. Baş ve boyun bölgesine on iki hafta süreyle enjeksiyon yapılıyor. Botoksun plasebo etkisiyle dahi baş ağrısını yok etmede etkili olduğu gözlendi.

Manyetik uyarma
Transkraniyal Manyetik Stimülasyon olarak da bilinen bu yöntemde beyine manyetik titreşimler gönderilerek migreni atlatmak amaçlanıyor. Baş bölgesine yerleştirilen elektronik sarmallar beyine titreşim gönderiyor.

Elektrot implantı
“Artkafa siniri uyarımı” diye adlandırılan tedavi yönteminde kafatasının artkafa sinir bölgesine yakın bir yerine ameliyatla elektrot ve ayrı bir bölgeye de enerji kaynağı yerleştiriliyor. Beyine elektrik titreşimleri gönderiliyor. Küçük çaplı çalışmalar bu yöntemin migren ve baş ağrısı tedavisinde faydalı olacağı umudunu veriyor.

Devamını Oku

Kist Nedir-Kistler Neden Oluşur-Kist Tedavisi

Cerrahi ve Rehabilitasyon kategorisine 30 Aralık, 2011 tarihinde eklendi, 287 defa okundu

Kist Nedir-Kistler Neden Oluşur-Kist Tedavisi

 

Meme Kisti

Meme Kisti

Kist Nedir: Kese biçiminde vücudun değişik dokularında oluşan ve dış ortama karşı bir kabuk ile irtibatını kesmiş biyolojik yapılara verilen isimdir. Kistin içerisinde sıvı, katı veya gaz biçiminde maddeler bulunabilmektedir. Bu maddeler çoğunlukla vücuda yabancı maddeler olup vücut tarafından parçalanamayan veya sindirilemeyen oluşumdadır. Biraz önce de söylediğimiz gibi kistler vücudun her yerinde oluşabilir ve boyutu değişebilir. Bazıları mikroskobik boyutlarda iken nadiren de olsa bir organ boyutundaki büyüklüklere de rastlanabilmektedir. .

Kist kural olarak içerisinde bulunduğu doku veya organın normal bir parçası değildir. Bu nedenle yakınındaki dokudan ayrı bir membran veya zar ile ayrılır. Bu zar çoğunlukla kalın olup kapsül adı verilmtektedir. Şayet kapsülün içindeki kese irin ile dolu ise buna apse adını veriyoruz. Apse haricinde vücuda yabancı bir madde ise bu durumda ise kist oluşumundan bahsedebiliriz.

Kistler Neden Oluşur:

Kist oluşumunda çok değişik etkenler rol oynayabilmektedir. Bunların başlıcaları:
-Tümörler
-Genetik koşullar
-Enfeksiyonlar
-Gelişmekte olan bir embriyonun bir organında veya dokusunda görülen kusurlar
-Hücrelerde ortaya çıkan kusurlar
-Kronik iltihaplar
-Sıvı birikmesine neden olan tıkanıklıklar
-Parazitler ve parazit yumurtaları
-Vücuda giren yabancı cisimlerle yaralanma (en sık görüleni mermi yaralanmalarıdır)
-İyi huylu ve kötü huylu kistler

Çoğu zaman kistler iyi huyludur Ancak, bazı kistler de kötü huylu tümörler olabilir. Buna örnek olarak keratokistler ve dermoid kistler verilebilir.

Kist oluşumunun olası belirti ve semptomları nelerdir?

Belirti ve semptomlar kistin türüne bağlı olarak büyük değişiklik gösterir. Çoğu durumda hasta, vücudunda derinin hemen altında görülen anormal bir yumru neticesinde kistin farkında olur. Memelerde görülen kistler ise göğüslerin el ile muayenesi neticesinde keşfedilmektedirler. Memelerde görülen meme kistleri çoğu zaman acı vericidir.

Beyinde ortaya çıkan kist oluşumlarının en önemli belirtisi ise baş ağrısıdır. Ancak görüldüğü bölgede sinirlere baskı yaptığı için beynin hangi merkezine yakınsa o merkezin işlevlerini olumsuz etkiler.(örneğin bayılma, göz kararması, denge kaybı, bir uzvun kullanılamaması vb.)

, Böbrek veya karaciğer pek çok iç organ kistleri, genellikle ilk aşamalarda herhangi bir belirti vermez ve ancak görüntüleme taraması (MRI tarama, CAT taraması, ultrason) gibi yöntemlerle teşhis edilebilir.

Kist nasıl tedavi edilir?

Kist tedavisi, kistin türü, boyutu, ve neden olduğunu rahatsızlık derecesi gibi çeşitli faktörlere bağlıdır.  Bazı kistler sadece ilaç veya antibiyotik tedavisi ile iyileştirilebilmektedir.  Bazı kistlerin ise cerrahi operasyonla alınması şarttır.

Belirtilere neden olabilecek büyüklükteki kistler ameliyatla alınabilir. Bazen doktorlar, kist boşluğuna bir iğne veya kateter takarak drenaj veya aspirat yapılmasına karar verebilir. Kist, kolay erişilebilir değilse, drenaj veya aspirasyon genellikle doktor, radyolojik görüntüleme yardımı ile hedef bölgeye iğne / kateter aracılığıyla yapılır. Ameliyatla alınan kistten alınan parçalardan elde edilen biyoloik numuneler (biyopsi) kanserli hücrelerin var olup olmadığını belirlemek için mikroskop altında incelenir. Diğer yandan kadınların yaygın şikayetleri arasında olan fibrokistik meme hastalığı ya da polikistik over sendromu durumunda bu rahatsızlığa neden olan tıbbi ihtimaller değerlendirilir.

Kist Çeşitleri

Aşağıda en sık görülen kistlerin bazılarının bir listesini sizlerle paylaşacağız:

Akne kisti: İleri düzeyde sivilce rahatsızlıklarında görülen kistik oluşumlara verilen isimdir

Araknoid Kistler – Araknoid kistler, genellikle yeni doğan bebeklerde görülmektedir.

Baker Kisti (Popliteal Kist, Diz Arkasında Kist): . Hasta diz arkasında bir şişkinlik ve gerginlik hissi yaşar. Baker kisti görülen kişilerin yaptıkları fiziksel aktiviteler sırasında uzun süreli ve gittikçe kötüleşen ağrılar ortaya çıkabilir. Genellikle diz ekleminde ve kıkırdakta görülür. En önemli nedeni artrit hastalığıdır.

Bartolin kisti: Genellikle gebelik sonrası ortaya çıkan ve vajinanın içinde bulunan kanalları tıkanması nedeniyle meydana gelen kistlerdir. Hasta ameliyat ve/veya antibiyotik tedavisi ile bu kistlerden kurtulabilir.

Meme kistleri: Genellikle ağrılı ve drene edilmesi gereken kistlerdir. Yapılan bilimsel çalışmalarda, meme kistlerinin kanseri riskini yükselttiği ortaya çıkmıştır.

Salazyon kisti göz kapağı bezlerinde görülen (meibomian bezleri) ve iltihaplardan dolayı ortaya çıkan göz kistleridir. Bu kistler gözyaşı kanallarını tıkayabilir ve gözyaşı salgısının göze ulaşmasına engel olabilir.

Kolloid kist, beyindeki jelatinimsi maddede oluşan kistlerdir . Çoğu zaman cerrahi yöntemlerle kistin çıkarılması tavsiye edilmektedir.

Diş kistleri – Dişte ve diş kökünde görülen kistlerdir.

Dermoid kist: Ciltte ve özellikle saç foliküllerinde, ter bezlerinde, saç dibinde yağ dokusunda, kemikte ve kıkırdaklarda görüle kistlerdir.

Epididim kist testislerin bağlı damarlarında oluşan bir kist (spermatosel). Bu tür kist Amerikalı erkeklerin% 30 oranında etkilediği tahmin edilmektedir ve genellikle doğurganlık zarar ya da tedavi gerektirmez. Rahatsızlığa neden oluyorsa doktorunuz ameliyat önerebilir.

Ganglion kisti: Ganglion kistleri, el ve bileğinde oluşan ve bazen büyüme gösteren kistlerdir.

Hidatik kist -Karaciğere ve akciğere yerleşen bir tür tenya nedeniyle ortaya çıkan kistlerdir. Tedavisi için cerrahi operasyon ve ilaç tedavisi gerekmektedir. Halk arasında köpek kisti olarak ta adlandırılır.

Over kisti: Genel olarak yumurtalık kistleri diye de bilinir ve bu over kistleri çoğunluğu iyi huyludur. Bazı kadınlarda hamilelik görüntüsü verebilecek kadar büyük olabilir. Yumurtalık kistleri 5cm veya daha az uzunluktaki yumurtalık kistlerinin kadınlarda görülme oranı bir hayli yüksektir.

Pankreas kistleri: Pankreas kistlerinin büyük bir çoğunluğu, psödokist adı verilen ve gerçekte bir kist olmayan sıvı dolu torbacıklardır.

Periapikal kist: Ağız içi ve çene bölgesinde görülen kistler olup dişeti iltihabı ve diş çürümesi nedeniyle ortaya çıkan cerahat birikmelerinden dolayı görülmektedir.

Pilar kist: Kafa derisinde görülen ve içerisinde sebum ve yağ bulunan kistlerdir.

Pilonidal kist – Kıl dönmesi neticesinde görülen ve kuyruk sokumunda sinüs bölgesindeki oluşuma verilen isimdir. Pilonidal kistler içi kıl dolu kistlerdir.

Böbrek kisti İçerisinde kan veya lenf birikebilen böbrek kistleridir. Doğumla birlikte ortaya çıkabildiği gibi zaman içerisinde böbrek kanallarının tıkanıklığı nedeniyle de ortaya çıkabilir. Böbreklerde görülen damar hastalıkları da böbrek kistlerinin nedenleri arasındadır.

Epifiz bezi kisti, beyindeki epifiz bezinde görülen iyi huylu bir kist türüdür. Otopsi kayıtlarına göre, epifiz kistleri oldukça yaygın bir biçimde görülmektedir.

Sebase kisti cilt gözeneklerinde veya saç folikülü içinde oluşan kistlerdir. Baş boyun bölgesi olmak üzere,vücudun her yerinde görülen, cilt ve destek dokusunun iyi huylu bir yağ kisti hastalığıdır.Yağ folikülü kanalı dış ağzının kapanmasıyle, folikülde üretilen yağ dışarı atılamaz ve uzun vadede sebase kist oluşur. En sık yüz cilt üzerinde bulunan, sırt, saçlı deri ve skrotum civarında görülür.

Tarlov kisti beldeki sinir ganglionlarının ( düğümlerinin ) genellikle sağrı veya kuyruk sokumu bölgesindeki sinir kökleri ile birleşme yerinde görülen kistlerdir. Sakral sinir kökü kisti olarak da bilinir. Kistler omurganın dibinde buluur ve beyin omurilik sıvısı ile doludur.

Vokal kord kisti – Ses tellerinde görülen kistlerdir. Ses kısıklığına ve sesin bozulmasına neden olur

Devamını Oku

Merhaba dünya!

Genel Saglık Konuları kategorisine 21 Aralık, 2011 tarihinde eklendi, 2 defa okundu

WordPress’e hoş geldiniz. Bu sizin ilk yazınız. Bu yazıyı düzenleyin ya da silin. Sonra blog dünyasına adım atın!

Devamını Oku