"Anne ve Bebek" Kategorisi

Sağlıklı Bir Hamilelik İçin Neler Yapılmalı: Sağlıklı Gebelik İçin Öneriler

Anne ve Bebek kategorisine 20 Kasım, 2016 tarihinde eklendi, 51 defa okundu

Sağlıklı Bir Hamilelik İçin Neler Yapılmalı: Sağlıklı Gebelik İçin Öneriler

sağlıklı gebelik için öneriler

sağlıklı gebelik için öneriler

Sağlıklı hamilelik için yapılması gerekenler:

Hamilelikte kadının sağlığı bebeğin sağlığı için önemlidir. Hamilelik sırasında oluşabilecek komplikasyonları önlemek için düzenli olarak egzersiz ile birlikte normal doğum öncesi bakımı yapılarak bebeğin sağlıklı bir şekilde dünyaya gelmesi sağlanabilir.

Sağlıklı hamilelik için beslenme: Hamilelikte Beslenme

Hamilelikte beslenme gelişmekte olan bebeğin hayatı ve sağlığı için ilk önemli noktadır. Sağlıklı beslenme ile normal bir doğum yapılarak fetal beyin gelişimi iyileştirilir ve birçok doğum riskini azaltılır. Ayrıca dengeli beslenme gebelik komplikasyonları, anemi gibi riskleri azaltır ve sabah bulantısı, yorgunluk ve diğer nahoş hamilelik belirtilerini en aza indirir. İyi beslenme, aynı zamanda dengeli ruh halinin oluşmasına da yardımcı olur. Genel bir kural olarak hamilelik sırasında protein, C vitamini, kalsiyum, meyve ve sebzeler, kepekli tahıllar, dahil olmak üzere demir yönünden zengin besinler ile beslenmek anne ve bebek sağlığının korunmasını sağlar. Gebelikte beslenme ihtiyaçlarını karşılamak için en basit yol besinleri gruplara ayırarak her gün bu gruplardan oluşan bir beslenme düzeni oluşturmaktır. Birçok kadın gebelik sırasında kilo alır. Fakat hamilelikte her şeyden çok yemek değil dengeli beslenerek kiloyu da korumak önemlidir. Hamilelik sırasında 20 ila 25 kilo arasında bir kilo alımı normal sayılabilir. Beslenme ihtiyaçlarının karşılanması ve doktor kontrolünde kilo takibi yapılması gerekmektedir.

Hamilelikte neler yenilmemeli?

Anne ve bebeği bakteri ya da parazitlerden ve enfeksiyonlardan korumak için tüm süt ve süt ürünlerinin, meyve sularının pastörize olduğundan emin olunmalıdır. İşlenmiş gıdalar arasında bulunan sosis, sucuk ve salam gibi şarküteri ürünlerinden kaçınılmalıdır. Kaçınılması gereken diğer besinler ise füme balık ve az pişmiş et, kümes hayvanları ve deniz ürünleri gibi besinlerdir. Eğer annede alerji varsa alerjiyi tetikleyen besinlerden kaçınılmalıdır.

Prenatal vitaminler

Hamilelik sırasında gerekli besinlerin çoğu gıdalardan alınmalıdır. Fakat ek olarak prenatal vitamin takviyeleri alınabilir. Hamile kadınlar genellikle üç öğünü dolu dolu yeseler bile bazen vitamin takviyesi ile fetüse ilave beslenme sağlanabilir. Bir B vitamini olan folik asidin de (folat) hamile kadınlar için çok önemli bir ek besin olduğu tespit edilmiştir. Hamilelikten önce ve gebeliğin ilk 12 haftasında alınan folik asit takviyesi yaklaşık % 75 oranında bebeklerde nöral tüp defekti oluşumunu engeller. Doğum öncesi kullanılan vitaminler ve folik asit kaynağı olarak kullanılabilir ve her bir vitamin bir miligram folik asit içerir. Doğum öncesi ek besin takviyeleri almadan önce doktorunuzla konuşmanızı öneririz.

Hamilelik egzersizleri

Zorlayıcı egzersizler hamile kadınlar için güvenli bulunmaz. Fakat her gün 30 dakika kadar hafif egzersizler yapmak dolaşım sistemine yardım ederken kasları güçlendirir ve stres azaltmada yardımcı olur. Ancak bazı hamile kadınlarda hareket etmek bile riskli olabilir. Bu nedenle egzersizlere başlamadan önce doktorunuzla konuşmak oldukça önemlidir. Normal gebeliklerin çoğunda hafif egzersizler enerji düzeyini artırır, uyku gelişimini sağlar, kasları güçlendirir, sırt ağrılarını azaltır ve kabızlık gibi sindirim sistemi rahatsızlarını hafifletir. Yürüyüş, koşu ve yüzme ile aerobik egzersizleri, kalp ve akciğer gibi organlarının rahat çalışmasını sağlarken oksijen kullanımını artırır. Ayrıca hamile kadınlarda yardımcı güç oluşturmak için duruş pozisyonlarını geliştirmek de önemlidir. Yoga ve meditasyon teknikleri gibi öğretiler ile daha iyi dolaşım sağlanarak solunum sistemi geliştirilebilir. Ayrıca yoga anksiyete ve gerginliği alarak doğum öncesi stresle başa çıkmayı sağlar. Çömelme egzersizleri ve kegel egzersizleri rutin egzersizler arasına eklenmelidir. Kegel egzersizleri, perineal ve vajinal kaslar üzerine odaklanır. Bu egzersizler sırasında üçe kadar sayılarak perineal kaslar sıkılır ve sonra yavaş yavaş serbest bırakılır. Egzersizler sayesinde kas kontrolü daha kolay yapılır. Perineal kasların rahatlatılması bebeğin doğumu sırasında yardımcı olacaktır.

Hamilelikte neler yapılmalı?

Sağlıklı yaşam tarzı seçimleri büyüyen fetüsün sağlığı ile doğrudan ilgilidir. Sigara ve alkol tüketimi gibi kötü alışkanlıkları kesmek hamilelikte oldukça önemlidir. Bu alışkanlıkların devam etmesi ciddi komplikasyonlara neden olurken hem anne hem de bebek için risk oluşturur. Gebelik sırasında alkol alınması gelişmekte olan bebekte bazı sağlık sorunlarına neden olabilir. Anne tarafından tüketilen alkol, annenin kan yolu ile fetal kan dolaşımına yansır ve bebeğe ulaşır. Gebelikte alkol tüketimi bebekte obezite, zihinsel yetersizlik, birden fazla deformitelerin olması ve maalesef ölümlere neden olabilmektedir.

Gebelik sırasında alkol tüketimi şu komplikasyonlara yol açabilir:

– Çocuk düşürme
– Erken doğum
– Düşük doğum ağırlığı
– Distres
– Bebekte anormal büyüme

Hamilelikte sigara içmenin zararları:

Sigara kan akışı ve oksijen teslim büyüme etkileyen bir bebeği etkiler. Hamile kadınların sigara içmesi durumunda hem annede hem de bebekte ölüm ve hastalık riski oluşur. İlk birkaç hafta oluşan düşüklerin en yaygın nedeni sigara içilmesidir. Sigara ile gebelik komplikasyonları arasında bağ vardır. Hamilelikte sigara içen annelerin bebekleri bazı sağlık sorunları yaşayabilir.

Diğer komplikasyonlar şunlardır:

– Vajinal kanama
– Dış gebelik
– Erken plasenta dekolmanı
– Erken doğum
– Hamilelik sırasında hasta olma

Tüm gebelik boyunca hamile kadınlar bazı enfeksiyonlar, özellikle de soğuk algınlığı veya grip gibi virüslere karşı daha hassastır. Hamile kadınlarda grip veya soğuk algınlığı oluştuğunda hastalık daha şiddetli olabilir. Hamilelikte olası enfeksiyon hastalıkları şunlardır:

– Soğuk algınlığı
– Mevsimsel grip
– Rinit
– Mide üşütmesi

Önemli bir hastalık geçiriliyorsa tedavi şekli için mutlaka doktora danışmak gerekir. Soğuk algınlığı ve grip gibi hastalıkları tedavi etmek için kullanılan aspirin ve ibuprofen gibi birçok ilaç hamilelik sırasında kesinlikle tavsiye edilmez. Hamilelikte hastalığı önlemenin en iyi yolu hasta olmamaktır. Sağlıklı bir beslenme ve egzersizin yanı sıra bol bol dinlenme gereklidir. Ayrıca anne adaylarının hijyene ekstra özen göstermesi önemlidir. Sık sık eller yıkanmalı mümkünse el dezenfektanları kullanılmalıdır. Mevsimsel grip aşısı grip sezonu boyunca hastalığı engelleyecek yöntemler de kullanılabilir. Ancak bu hamileliğin sadece ikinci veya üçüncü üç aylık döneminde önerilir. Hamile kadınlarda komplikasyona neden olabilecek mevsimsel grip virüsü ya da domuz gribi (H1N1) gibi gelişmekte olan virüslere karşı dikkatli olunmalıdır. Hamilelik sırasında daha fazla tıbbi yardım gerektiren bazı hastalıklar vardır. Doğum tarihine yakın bir salgın varsa ya da kadında genital herpes öyküsü varsa mutlaka doktor ile konuşmak gerekmektedir. Astım öyküsü olan bazı kadınlarda astım belirtileri gebelik sırasında daha da kötüye gidebilir. Bu hormonların artan miktarıyla birlikte kısmen presler ve akciğerlerde rezidüel kapasite kısıtlanması ve rahmin büyümesi ile ilgilidir. Astım olan anne adayları gebelik sırasında çok dikkatli olmalıdır. Doktora sık sık muayene olarak astım belirtilerini azaltmaya yönelik çözümler üretilmelidir. Hamilelikte astım erken doğuma ya da bebekte bazı kusurların olmasına neden olabilir. Astım hamilelik sırasında iyi tedavi edildiğinde başarıyla kontrol edilebilir.

Devamını Oku

Bebeklerde İshale Ne İyi Gelir: Bebeklerde İshal İçin Bitkisel Çözüm

Anne ve Bebek kategorisine 10 Nisan, 2016 tarihinde eklendi, 476 defa okundu

Bebeklerde İshale Ne İyi Gelir: Bebeklerde İshal İçin Bitkisel Çözüm

bebeklerde ishal için bitkisel çözüm

bebeklerde ishal için bitkisel çözüm

Bebeklerde ishal neden olur?

İshal çok sık görülen bir sindirim sistemi bozukluğudur. Bebeklerde de görülebilen ishal sorunu genellikle gıda zehirlenmesi, gıda duyarlılığı ya da grip gibi hastalıklar nedeni ile ortaya çıkabilir. Bağışıklık sistemi zayıf ve mide hassasiyeti olan bebeklerde ishal gibi sindirim sorunları görüldüğünde mutlaka doktora danışılmalıdır. İshal belirtilerini azaltmak için bazı doğal çözümler uygulanarak tedavi sürecine katkıda bulunulabilir. İshal doğal çözümlere rağmen devam ediyorsa ya da ateş ile birlikte şiddetleniyorsa mutlaka doktora gidilmelidir.

Bebeklerde ishal nasıl kesilir?

– Bebeklerde ishal anne sütü ile azalabilir.

Anne sütü bebekler için en iyi ishal ilaçlarından biridir. Anne sütü ishalle mücadeleyi güçlendirirken sıvı kaybının da önüne geçer.

– Beyaz üzüm suyu

Beyaz üzüm suyu, kuru erik suyu, armut suyu ve elma suyu ishali durdurmada etkili olabilir. Beyaz üzüm suyu yerine eczanelerden alınan oral elektrolit çözümleri de oldukça etkili olmaktadır.

– İshal için probiyotik

Probiyotikler ishal olan bebekler için en rahatlatıcı ev ilaçlarıdır. Probiyotikler ishalin süresini kısaltırken sıvı kaybını da engellemeye yardımcı olur.

– Yumuşak gıdalar

Mülayim ve yumuşak gıdalar bebeğin beslenme düzenine eklenmelidir. Özellikle pirinç, tahıl, elma, muz ve haşlanmış patates gibi yumuşak gıdalar verilmesi gerekir. Bu gıdalar ishal şiddetini azaltabilir. Özellikle şişe sütten kaçınılmalıdır. Süt, lifli yiyecekler, çok fazla şekerli gıdalar ve bezelye ishali artırabilir.
İshal bebeklerde ve çocuklarda karın ağrısına neden olabilir. İshale neden olan şey genellikle virüs ya da bakterilerdir. İshal sıvı kaybına da neden olur. Dehidratasyon ciddi komplikasyonlara neden olabilir. Bu nedenle ishal olan çocuklarda şu adımlar izlenebilir:

Çoçuklarda ishal nasıl kesilir?

Adım 1

Çocuğun yüksek miktarda sıvı tüketmesi sağlanmalıdır. Bol bol su, sporcu içecekleri verilerek sıvı kaybı önlenebilir. Sıvı alımları gün içinde sık sık ve küçük yudumlar şeklinde yapılmalıdır. Gazlı içeceklerden ve narenciye sularından kaçınılmalıdır.

Adım 2

Çocuğun altı temizlenirken ıslak mendil kullanılabilir. Bu bağırsak hareketi sonra rektum bölgesinde bulunan bakterileri temizlemeye yardımcı olur. Ayrıca çocuğun elleri ve ağız bölgesi sık sık sabunlu su ile dezenfekte edilmelidir.

Adım 3

Bebek bezi ishal durumlarında havasızlığa neden olarak çocukta döküntülere ve tahrişe neden olabilir. Bu nedenle deri döküntüleri oluşmaması için talk pudra kullanılabilir. Deri döküntüsü varsa merhem ya da krem kullanılmalıdır. Krem bebek bezine de uygulanabilir. Eğer çocukta ishal sonra hemoroid gelişirse tedavi hakkında doktora danışılmalıdır.

Adım 4

Çocuk yumuşak gıdalar ile beslenmelidir. Sindirimi kolay olan bu gıdalar midenin rahatlamasını sağlar. Özellikle muz, elma sosu, pirinç ve ekmek tercih edilebilir. İshal en az 24 saat sonra hafiflemeye başlar. İshal bittikten sonra bir iki gün yağlı ve baharatlı, kızarmış gıdalarda kaçınmak gerekir.

Adım 5

Sıcak su şişesi veya sıcak su torbası 20 dakika boyunca karın bölgesine uygulanabilir. Bu yöntem midenin rahatlamasını sağlar. Sıcak bir banyo da ishalden kaynaklanan mide ağrılarını ve krampları geçirebilir.

– Uyarılar

Bebek ishal olursa bu çözümler uygulanabilir. Ancak ishal en çok 24 saat sürer. Eğer 1 günden fazla sürdüyse, dışkıda kan görülürse ya da dışkı rengi çok koyu ise ve çocukta kusma gibi belirtiler varsa mutlaka doktora danışılmalıdır. İshal sıvı kaybı yaratır. Bu nedenle çocukta gözlerde batma hissi, azaltılmış idrar çıkışı, koyu idrar, ağız kuruluğu veya aşırı susuzluk varsa sağlık uzmanına danışmakta fayda olacaktır.

İhtiyacınız olacak şeyler

– Su
– Spor içecekleri
– Islak mendil
– Vitamin A ve D içeren merhemler veya bebek bezi kremi
– Muz
– Pirinç
– Elma püresi
– Kızarmış ekmek
– Sıcak su torbası

Devamını Oku

Anne Sütünü Artırmak İçin Ne Yemeli: Anne Sütü İçin Faydalı Yiyecekler

Anne ve Bebek kategorisine 3 Şubat, 2016 tarihinde eklendi, 1.201 defa okundu

Anne Sütünü Artırmak İçin Ne Yemeli: Anne Sütü İçin Faydalı Yiyecekler

anne sütü için faydalı yiyecekler

anne sütü için faydalı yiyecekler

Anne sütü nasıl artar?

Emziren annelerde, özellikle yeni anne olmuş kadınlarda sık sık onların anne sütünün yeterli gelmediği endişesi vardır. Çoğu anne çocukları için yeterince anne sütü üretemediğini düşünür. Kaldı ki bazı durumlarda gerçekten yeterli miktarda anne sütü salgılanmayabilir. Bu durumun nedenleri genellikle bazı hastalıklar, doğum kontrol hapı kullanımı, beslenme eksikliği ve seyrek emzirme gibi nedenlerdir. Hormonal değişiklikler de söz konusu olabilir. Yetersiz miktarda anne sütü bebeğin yetersiz beslenmesine neden olur. Aynı zamanda bebekte zayıf bir bağışıklık sistemi, zayıf hafıza ve diğer sağlık sorunlarının olma olasılığı da yüksektir. Anne sütü yeni doğmuş bebekler ve küçük çocuklar için çok önemli bir besin kaynağıdır. Bu nedenle doktorlar uzun süre bebeklerin anne sütü ile beslenmesi gerektiğini vurgular. Anne sütünü artırmak için bazı bitkisel ve doğal çözümler denenebilir.

Anne sütü için ne yemeli: Anne sütünü arttıran yiyecekler

1. Sıcak kompres

Bazen; düşük kan dolaşımı yetersiz süt üretilmesinin arkasındaki ana nedendir. Göğüs bölgesindeki kan dolaşımını artırmak için sıcak kompres uygulanabilir.
– Öncelikle beş dakika kadar hafifçe göğüslere masaj yapılır.
– Temiz bir bez ılık suya daldırılır ve fazla suyu sıkılır.
– Göğüs çevresini uygulanır ve hafifçe masaj yapılır.
– Ilık bez göğüslerde 5 ya da 10 dakika bekletilir.
– Ardından bebek beslenir.
– Göğüslerde gerginlik ve ağırlık hissedilirse süt akışını kolaylaştırmak için gevşeme tekniği de kullanılabilir.

2. Anne sütü için çemen otu

Çemen otu süt üreten bezlerin için uyarıcı olarak kabul edilir. Çemen otu anne sütü üretimi artırmaya yardımcı olan phytoestrogens içerir. Ter bezlerini uyarır ve meme dokularını kuvvetlendirir.
– Bir çorba kaşığı Çemen tohumu bir fincan su içinde geceden ıslatılır. Sabahleyin, bu su Çemen otu tohumu ile birlikte birkaç dakika kaynatılır. Karışım olumlu sonuçlar elde edene kadar her sabah çay şeklinde içilir.
– Bunun yerine üç Çemen kapsül, ilk 10 gün boyunca günde üç kere alınabilir. Ancak çemen otunu kapsül şeklinde almadan önce mutlaka doktora danışılmalıdır.

Not: Diyabetik ve astımlı kadınların kesinlikle çemen otu kullanmaması gerekir.

3. Anne sütü artıran rezene çayı

Rezene tohumu da anne sütü üretimi artırmaya yardımcı olur. Bu bitki galactogogue isimli bir enzim içerir. Bu enzim vücutta daha fazla anne sütü üretilmesine yardımcı olur. Ayrıca, rezene tohumu sindirime yardımcı olduğu için küçük bebeklerde kolik ağrıların önlenmesine katkıda bulunur.
– Bir çorba kaşığı rezene tohumu, bir fincan sıcak suya eklenir. Kapağı kapatılarak 30 dakika kadar dinlendirilir. Ardından süzülerek içilir. Karışım günde iki kez bir ay boyunca çay şeklinde tüketilebilir.
– Alternatif olarak, yarım fincan rezene tohumu, yarım fincan kimyon ve yarım fincan akide şekeri (Mısri) ile bir kabın içinde karıştırılır. İyice ezilerek ince bir toz olmak haline getirilir. Bu karışımda bir çay kaşığı alınır ve bir fincan süte eklenerek tüketilir. İşlem bir ya da iki hafta boyunca günde üç kere yapılabilir.
– Ayrıca yemeklere de rezene tohumu eklenebilir.

4. Anne sütü için kimyon

Kimyon tohumu da süt üretimini teşvik eder. Ayrıca, kimyon tohumu sindirimi geliştirir ve kabızlık, mide asidi artışı ve şişkinlik gibi durumların yatışmasını sağlar. Doğumdan sonra yeni anneler için güç sağlayan demir kaynağıdır.
– Bir çay kaşığı kimyon bir çay kaşığı şeker ile karıştırılır. Bu karışım bir bardak ılık süte eklenerek her gün; bir kaç hafta boyunca yatmadan önce içilir.
– Alternatif olarak; iki çay kaşığı kimyon, yarım bardak suya eklenir ve kaynatılır. Karışıma yarım fincan süt ve bir çay kaşığı bal eklenir. İyice karıştırılır ve birkaç hafta boyunca her gün 1 kez içilir.

5. Anne sütü ve tarçın

Tarçın da anne sütü salgılanmasını artırmaya yardımcı olan bileşikler içerir. Emziren anneler tarçın tükettiğinde anne sütünün lezzeti de artar. Ayrıca, doğum sonrası adet oluşumunda gecikme olmamasına yardımcı olur ve erken gebelikleri engeller.
– Bir tutam toz tarçın ve yarım çay kaşığı bal karıştırılır.
– Bir bardak ılık süte eklenir.
– Bir ya da iki ay boyunca her akşam yatmadan önce tekrarlanır.

6. Anne sütünü artıran sarımsak

Mükemmel bir galactagogue kaynağı olan sarımsak anne sütü üretimini artırır. Sarımsak yiyen emziren annelerde süt artışı yaşanırken anne sütünün tadı da değişir. Ayrıca sarımsak doğal bir antibiyotik olduğu için bebeğin sağlığı açısından da etkilidir.
– 3 diş sarımsak rendelenir.
– Bir fincan rendelenmiş sarımsak su içerisine konur. Karışım su miktarı yaklaşık dörtte bir kadar azalana kadar kaynatılır.
– Bir bardak süt karışıma eklenir ve biraz daha kaynatılır.
– Ardından içerisine yarım çay kaşığı bal içinde karıştırılır ve süzülür.
– Elde edilen karışım günde bir kez, sabahları tüketilir.

7. Fesleğen anne sütünü artırır mı?

Fesleğen de emziren annelerde süt miktarının artmasını sağlar. Süt akışını teşvik eder ve sakinleştirici etkisi yaratır. Ayrıca içerisinde demir, tiamin, niasin ve karoten bulunmaktadır. Anne ve bebeği birçok hastalıktan korur.
– Bir tencere suya altı ya da sekiz adet ince kıyılmış fesleğen yaprağı atılır.
– Bir iki dakika kaynatılır.
– Soğuması ve demlenmesi için yaklaşık 5 dakika kadar beklenir. Ardından karışım süzülür. Tat katmak için içerisine biraz bal eklenebilir. Doğum sonrası dönemde birkaç ay boyunca, günde iki kez içilebilir.

8. Yulaf ezmesi

Yulaf ezmesi beslenme düzenine dahil edilebilir. Süt üretimini artırır ve anne sağlığı için de oldukça faydalıdır. Yulaf ezmesi demir açısından zengin bir kaynaktır ve demir eksikliği görülen annelere şiddetle tavsiye edilir. Ayrıca stresi azaltmaya yardımcı olur.
– Bir tabak yulaf ezmesi ve süt her sabah kahvaltıda tüketilebilir. Bu anne sütü üretimini artırmak için en basit yollardan biridir.

10. Anne sütü havuç incir kürü

Havuç ve incir de anne sütünü artırır. Yüksek miktarda beta-karoten içerir. Beta-karoten yeni doğmuş bebeklerde genel büyüme için de yararlıdır.
– Taze meyve suyu yapmak için iki havuç ve iki soyulmuş incir meyve sıkacağında sıkılır. İçerisinde zevke göre bal ya da tuz eklenebilir. Elde edilen karışım birkaç hafta boyunca günde iki kez içilebilir.
– Alternatif olarak, salata ya da çorbalara da havuç ve pancar eklenebilir.

Anne sütü arttırıcı öneriler:
– Hem anne hem de bebek sağlığı için su tüketimi artırılabilir. Bu şekilde anne sütü üretimi de artacaktır.
– Besleyici bir beslenme düzeni oluşturulmalıdır.
– Bebek sık sık emzirilmelidir. Emzirmek sütün fazlalaşmasını sağlar.
– Anne sütünü artırmak için göğüs pompası her iki-üç saatte bir uygulanabilir.
– Emzirme dönemi boyunca sigaradan uzak durulmalıdır.
Anne sütü bitkisel çözümler ile artırılabilir. Bütün denemelere rağmen artış görülmediğinde bir doktora danışılması gerekir.

Devamını Oku

Hamilelikte Mide Ekşimesine Ne İyi Gelir: Hamilelikte Mide Ekşimesi İçin Bitkisel Çözüm

Anne ve Bebek kategorisine 22 Kasım, 2015 tarihinde eklendi, 292 defa okundu

Hamilelikte Mide Ekşimesine Ne İyi Gelir: Hamilelikte Mide Ekşimesi İçin Bitkisel Çözüm

hamilelikte mide ekşimesine bitkisel çözüm

hamilelikte mide ekşimesi için bitkisel çözüm

Hamilelikte mide ekşimesi ne zaman olur?

Mide ekşimesi hamilelik belirtilerinden biridir. Özellikle gebeliğin orta döneminde mide ekşimesi artmaktadır. Mide ekşimesi için bazı bitkisel çözümler kullanılabilir.

Hamilelikte mide ekşimesi neden olur?

Hamilelik sırasında annenin vücudunda daha fazla progesteron üretilir. Bu hormon kas gevşetici olarak çalışır ve mide başında yer alan sfinkter vana yanı mide kapacığının gevşemesine neden olur. Böylelikle gevşeyen kapakçıktan çıkan mide asidi yutağa doğru yol alır. Asit reflü gibi benzeri belirtilere neden olurken bu durum mide ekşimesi olarak adlandırılır. Mide ekşimesi için bir başka neden ise çocuğun varlığı ile annenin vücudu içinde meydana gelen değişikliklerdir. Çocuk daha çok büyüdükçe rahimde daha fazla yer kaplar ve sindirim sistemine yukarı doğru basınç uygular. Mide ve bağırsaklar sıkıştığı için mide asidi anneyi yine rahatsız edecektir.

Mide ekşimesi belirtileri nelerdir?

– Boğazdan aşağı doğru yakıcı bir his
– Mide ekşimesi ve ağrısı
– Göğüs ağrısı ya da üst karın ağrısı
– Burukluk içinde kaşıntı
– Mide ağrısı
– Öksürük nöbetleri
– Hırıltı
– Yutma güçlüğü
– Aşırı tükürük salgısı
– Boğulma hissi

Hamilelikte mide yanması nasıl geçer: Hamilelikte mide ekşimesine bitkisel çözüm

1. Mide ekşimesine iyi gelen yiyecekler: Badem

Badem yağı midede asit düzeylerini dengelemeye yardımcı olmaktadır. İçerdiği bileşikler sayesinde mide rahatsızlıkları ile mücadelede kullanılmaktadır. Günde 4 ya da 5 adet badem tüketilebilir. Besleyici içeriği ile badem en etkili çözümlerden biridir.

2. Mide ekşimesine iyi gelen bitkiler: Aloe vera

Aloe vera mide ekşimesi belirtilerini azaltan bazı anti enflamatuar ajanlar içerir. Ancak, hamile kadınlar aloe vera suyu ve aloe vera jeli kullanmadan önce doktora danışması önerilir. Bazı hamileliklerde tehlike yaratabilir.

3. Hindistan cevizi suyu

Hindistan cevizi suyu mide asitlerini nötralize etmeye yardımcı olur. Günlük olarak hindistan cevizi suyu tüketmek faydalı olacaktır.

4. Mide yanması rezene tedavisi

Rezene tohumu, sindirim sistemini geliştirmeye yardımcı olur. 2 çay kaşığı rezene tohumu ezilerek toz haline getirilir ve suda kaynatılır. Ardından süzülerek içilir.

5. Mide ekşimesi elma sirkesi tedavisi

Elma sirkesi içerdiği asitler sayesinde mide asitlerini uyarır. Mide astarını korur ve asit üretimi dengeleyerek mide ekşimesini hafifletir. Bir çorba kaşığı elma sirkesi su ile karıştırılarak tüketilebilir. Bu karışım mide ekşimesinde oldukça etkilidir.

6. Papaya

Papaya sindirim sürecini geliştirir ve mideyi yatıştıran bazı enzimler içerir. Mide ekşimesini azaltmak için olgunlaşmış papaya tüketilebilir. Ham papaya rahim kasılmalarına neden olabilir. Bu nedenle tüketilmeden önce ya da papaya takviyeleri alınmadan önce mutlaka doktora danışılmalıdır.

7. Mide yanması zencefil tedavisi

Zencefil en popüler sindirim sistemi yardımcılarındandır. Mide ekşimesini azaltmak için de kullanılabilir. Zencefil çayı tüketilebileceği gibi zencefil ham haliyle de tüketilebilir.

8. Mide ekşimesine süt ve bal

Bal ve süt karışımı tüketmek sindirim gücünü artırmaya yardımcı olur. Ayrıca mideyi yatıştırır ve sindirim sistemini yumuşatır.

9. Kaygan karaağaç

Kaygan karaağaç mide asitlerini emer ve böylece mide ekşimesi ya da mide iltihabı gibi sağlık sorunlarını önler. Küçük Kaygan karaağaç tozu (2 yemek kaşığı) bir bardak kaynar suya eklenir. 5 dakika demlenmesi beklendikten sonra içerisine biraz bal eklenerek tüketilir. Doktora danışarak kaygan karaağaç pastilleri de kullanılabilir.

10. Meyan kökü

Meyan kökü gliserizin çıkarılmış bir bitkidir. Meyan kökü mide ekşimesini önleyen bazı anti enflamatuar ajanlar içerir. Bitki haliyle tüketilebileceği gibi tablet şeklinde de tüketilebilir. Ancak doktora danışılması önerilmektedir.

Mide ekşimesini ne geçirir: Mide ekşimesini önleyen gıdalar nelerdir?

– Az yağlı süt ve süt ürünleri
– Dondurma
– Fesleğen yaprağı
– Zencefil
– Elma
– Fermente gıdalar
– Sakız
– Fermente içecekler
– Bal
– Tam tahıllı yiyecekler
– Papaya ve çam elması (doktora danışarak)
– Bol su tüketimi
– Meyve suları

Mide ekşimesine neden olan yiyecekler:

– Baharatlı, asitli ve yağlı gıdalar
– Gazlı içecekler
– Kafein
– Çikolata
– Domates
– Soğan
– Narenciye
– Hardal
– Nane ürünleri
– Sirke
– Kızarmış gıdalar
– Aşırı yağlı gıdalar
– İşlenmiş etler

Mide ekşimesini önlemek için ne yapılabilir: Hamilelikte mide yanması nasıl önlenir?

– Yağlı, baharatlı ve asitli gıdalardan kaçınılmalıdır.
– Uyku sırasında alt beden, üst bedenden daha yüksek seviyede olmamalıdır. Bu hem mide ekşimesini engeller hem de solunum sisteminin daha iyi çalışmasını sağlar.
– Yemek yerken oturularak yenmesi önerilir. Ayakta yemek yenmemelidir.
– Yemekten sonda hemen uyunmamalıdır. Uyumadan önce en az 2 saat beklenmesi önerilir. Ama eğer uyumak gerekiyorsa o zaman sol tarafa dönerek yatılmalıdır. Bu şekilde uyunduğunda mideye baskı yapılmaz ve mide asidi dengelenebilir.
– Sıkı giysilerden kaçınılmalıdır. Karın bölgesi bol olan ve rahat kıyafetler giyilmelidir. Ayrıca duruş pozisyonu da önemlidir. Düz bir duruş midenin sıkışmasını ve baskı görmesini engeller.
– Bol su tüketilmelidir. Günde 8 ya da 10 bardak su tüketilmesi önerilir. Yemek sırasında çok fazla su içmekten kaçınılmalıdır. Yemek sırasında su tüketilmesi özofagus sfinkter üzerinde daha fazla baskıya neden olabilir.
– Yemeklerden sonra sakız çiğnenebilir. Sakız tükürük salgısının artmasın ı sağlarken aynı zamanda sakız bikarbonat içeriği ile mide asitlerini nötralize etmeye yardımcı olur.
– Yemek yedikten sonra az yağlı ve sade yoğurt tüketilebilir. Bu mide asitlerinin dengelenmesine yardımcı olacaktır.
– Çiğ ya da pişmiş zencefil tüketilebilir. Zencefil çayı da oldukça işe yarayacaktır. Zencefil gibi rezene çayı da mide ekşimesinin yatıştırılmasına yardımcı olacaktır.
– Aceleyle yemek yemekten kaçınılmalıdır. Yemek yerken uzun süre çiğnenmelidir. Bu sindirimi kolaylaştırmaya da yardımcı olur.
– Mide ekşimesini tetikleyen gıdalar varsa bu gıdalardan kaçınılmalıdır. Herkesin tetikleyici etkeni farklı olabilir.
– Doğal ilaçlar işe yaramıyorsa anti asitler kullanılabilir. Ancak, herhangi bir ilaç almadan önce doktora danışılması daha güvenli olacaktır. Alüminyum içeren ilaçlardan kaçınılması gerekir.
– Anti asitler içinde proton pompa inhibitörleri ya da H2 blokerler tercih edilebilir. Ancak bu seçimler için de mutlaka doktora danışılmalıdır. Bazı ilaçlar ile etkileşime geçebileceği gibi hamilelik süreci için de zararlı olabilir.
– Sigara ve alkol kullanımından kaçınılmalıdır.
– Elma ya da elma suyu tüketilebilir. Elma içerisindeki bileşikler ile mide ekşimesini yatıştırmaya yardımcı olabilir.
– Asidik gıdalar almaktan kaçınılmalıdır.
– Karbonat içeren gıdalar almaktan kaçınılmalıdır. Karbonat, sodyum içeriği ile mide asidinin artmasına ve vücutta su tutulmasına neden olabilir.
– Asetilsalisilik asit veya salisilat içeren ilaçlardan kaçınılmalıdır. Ayrıca aspirin de alınmamalıdır.
– Anksiyete ve stresten kaçınılmalıdır. Hoş ve rahatlatıcı faaliyetler; yoga, kitap okuma, film izlemek meditasyon gibi aktiviteler yapılabilir.
– Kilo takibi de önemlidir. Aşırı kilo söz konusu ise mide ekşimesi daha sık olacaktır.

Devamını Oku

Bebeklerde Boğaz Ağrısına Ne İyi Gelir: Bebeklerde Boğaz Ağrısı İçin Bitkisel Çözüm

Anne ve Bebek kategorisine 22 Kasım, 2015 tarihinde eklendi, 14.193 defa okundu

Bebeklerde Boğaz Ağrısına Ne İyi Gelir: Bebeklerde Boğaz Ağrısı İçin Bitkisel Çözüm

bebeklerde boğaz ağrısına bitkisel çözüm

bebeklerde boğaz ağrısı için bitkisel çözüm

Bebeklerde boğaz ağrısı neden olur?

Öksürük ve soğuk algınlığı gibi hastalıklar bebeklerde de meydana gelebilir. Bu tür sağlık sorunlarının nedeni genellikle bakteriyel ya da viral bir enfeksiyondur. Boğaz ağrısı da sık sık oluşabilir. Genellikle boğaz ağrısının yanı sıra yüksek ateş ya da grip belirtileri de görülmektedir. Bu tür durumlarda bebeklere antibiyotik verilir. Ancak çok sık antibiyotik kullanılması uzun vadede genel sağlığı kötü etkileyebilir. Bu tür ilaç tedavilerinin yanı sıra bitkisel çözümler de kullanılabilir.

Boğaz ağrısının nedenleri nelerdir?

Boğaz ağrısının pek çok nedeni olabilir.

Bebeklerde boğaz enfeksiyonu nedenleri:

– Bakteriler
– Viral enfeksiyonlar; grip gibi
– Bedensel temas
– Hapşırma gibi bulaşma ihtimalleri

Çocuklarda boğaz ağrısı belirtileri nelerdir?

– Boğazın şişmesi ve ağrı
– Genellikle burun tıkanıklığı, öksürük, ateş ve ishal
– Mide bulantısı, karın ağrısı, kusma ve baş ağrısı
– Azalan iştah ve boyun bölgesinde şişmiş bezler

Bebeklerde boğaz ağrısı nasıl geçer: Bebeklerde boğaz ağrısına bitkisel çözüm

1. Burna tuzlu su vermek

Soğuk algınlığı ve grip gibi durumlarda boğaz ağrısının yanı sıra burun kanalları da tıkanır.

• Çocuklar için kullanılan burun damlaları kullanılabilir.
• Hafif tuz solüsyonu ve ılık suyla hazırlanan serum burun kanallarına uygulanabilir.

2. Dinlenmek

Hastalığın kısa sürede geçmesi için bol bol dinlenmek gerekir.

3. Boğaz ağrısı için tuzlu su gargara

Bebeklerde olmasa da çocuklarda gargara kullanılabilir. Ilık suyla gargara yaptırılması önerilir.

• Tuz ve sıcak su karıştırılarak bu karışım ile gargara yapılır.
• Adaçayı ılık su ile karıştırılabilir. Bu suyla da gargara yapılabilir.
• Zerdeçal da tuzlu ılık suya eklenebilir.

4. Boğaz ağrısına elma sirkesi

Boğaz ağrısı için mükemmel bir çözüm de elma sirkesidir. Boğazın yumuşamasına yardımcı olur.

• Elma sirkesi sıcak su karıştırılır. İçerisine biraz da bal eklenir. Bu su ile gargara yapılabilir.
• Sirke de tuzlu ılık suyla karıştırılarak gargara yapılabilir.

5. Boğaz ağrısına yaban turbu

• Yaban turbu
• Bal
• Karanfil

Tüm malzemelerden birer çay kaşığı alınarak sıcak suda karıştırılır. Bu karışım içilir.

6. Narenciye meyveler ve meyve suları

Narenciye meyveler yüksek miktarda C vitamini içerir. Bu nedenle tüketilmesi önerilir.

• Limon suyu sıcak su ile karıştırılarak tüketilebilir.
• Limon suyu, bal ve sıcak suda karıştırılabilir.

7. Boğaz ağrısı sıcak içecek ve sıcak su

Çocuklarda boğaz ağrısına karşı sıcak içeceklerin tüketilmesi önerilir.

• Sıcak çikolata
• Sıcak bitki çayları
• Ev yapımı çorbalar

8. Boğaz ağrısı taze zencefil

Çocuklarda boğaz ağrısını gidermek için zencefil de kullanılabilir. Bu bitki aynı zamanda burun kanallarının açılmasına yardımcı olur ve mukus birikimini engeller.

• Zencefil aromalı sert şekerlemeler
• Tatlı meyan kökü aromalı şekerler

9. Boğaz ağrısı için buhar uygulaması

Boğaz ağrısı ve burun kanallarının açılması için buhar uygulaması da yapılabilir.

• Sıcak buhar teneffüs edilmesi burun kanallarının açılmasına yardımcı olur.
• Buhar aynı zamanda boğazı nemlendirir ve rahatlama sağlar.

10. Boğazı saran kıyafetler

Boğazı sıcak tutmak ağrının geçmesi için oldukça etkilidir.

• Boğaz bölgesinin sıcak tutulması için boğazlı kıyafetler giyilebilir.
• Bu tür kıyafetler yerine boğaz bölgesi bir eşarp ya da tülbent ile sarılabilir.

11. Sıvı alımının artırılması

Boğaz ağrısı boğazın kuruması nedeniyle de artabilir. Bu nedenle sıvı alımının artırılması önerilir. Katı yiyecekler boğazdan geçerken mukozanın tahriş olmasına neden olabilir.

• Sıvı alımının artırılması vücudu ve boğazı nemli tutarken aynı zamanda toksinlerin dışarı atılmasını da kolaylaştırır.
• Çorba ve sıcak sıvılar bol bol tüketilmelidir. Aynı zamanda sebze ve meyve suları da tüketilebilir.

Bebeklerde ve çocuklarda boğaz ağrısı şiddetleniyorsa ya da belirtiler giderek artıyorsa en kısa zamanda bir doktora gidilmesi tavsiye edilir.

Devamını Oku

Yatak Islatmaya Ne İyi Gelir: Yatak Islatma İçin Doğal Çözümler

Anne ve Bebek kategorisine 15 Kasım, 2015 tarihinde eklendi, 84 defa okundu

Yatak Islatmaya Ne İyi Gelir: Yatak Islatma İçin Doğal Çözümler

yatak ıslatma tedavisi

yatak ıslatma için doğal çözümler

Yatak ıslatma neden olur?

Yatak ıslatma çocuklarda görülen en sık sorunlardan biridir. Küçük yaşta özellikle tuvalet eğitimi durumunda gelişen bu durum ileriki yaşlarda da sürebilir. Yatak ıslatma sorunu çocuğun gelişiminde doğal bir süreç olarak kabul edilir ve sorunu erkenden çözmede fayda olacaktır. Bazı doğal ve bitkisel çözümler denenebilir.

Yatak ıslatma bitkisel tedavi: Yatak ıslatmaya bitkisel çözüm

– Yatak ıslatmaya çözüm: Sıvı alımı

Yatmadan önce sıvı alımı azaltılmalıdır. Gece tuvalete gitmemesi için yemekten sıvı tüketimi sağlanabilir. Ancak geç saatlerde herhangi bir sıvı tüketmesi önerilmez.

– Yatak islatma tedavisi: Hindistan cevizi sütü

Hindistan cevizi sütü yatak ıslatma durumlarını azaltmak için kullanılabilir. Çocuklara bir fincan süt içirilebilir. İçerisine biraz siyah susam ve kereviz tohumu da eklenebilir. Bu karışımın her gün içirilmesi önerilir.

– Bektaşi üzümü özü

Bektaşi üzümü suyu, bir çay kaşığı kadar alınarak bir tutam karabiber tozu ile karıştırılabilir. Bu karışım her gece yatmadan önce çocuğa içirilebilir.

– Hardal tozu

Hardal tozu da yatak ıslatma sorunları için kullanılmaktadır. Bir bardak sıcak süte yarım çay kaşığı kuru hardal tozu eklenebilir. Bu karışım çocuğa yatmadan yarım saat önce verilebilir.

Hardal tohumu, idrar yolları hastalıklarını tedavi etmek için de kullanılmaktadır. Çocuğa gün içinde bir avuç küçük hardal tohumu çiğnetilebilir.

Yatak ıslatma tedavisi nedir?

– Bitkisel çay

Kızamık ve at kuyruğu bitkiler çay şeklinde hazırlanabilir. Düşük ateşte yaklaşık iki saat kaynatılması önerilir. Günde iki kez içilebilir. Bu bitkisel çay düzenli olarak tüketildiğinde kronik yatak ıslatma sorununu önemli ölçüde azaltacaktır.

– Gece yatak ıslatmaya bitkisel çözüm: Bal

Çocuklarda yatak ıslatma sorunu için kullanılan bir diğer çözüm de baldır. Doğal şeker içeren bal site eklenerek ya da kahvaltı sırasında tüketilebilir.

– Muz

Muz enerji kaynağı bir besindir. Aynı zamanda mideyi rahatlatır ve sindirimi düzene sokar. Yatak ıslatma sorunu yaşayan çocuğa her gün iki ya da üç adet muz verilebilir. Yatmadan önce ya da kahvaltı sırasında tüketilmesi ideal olacaktır. Yatak ıslatma sorununun azaltılmasına yardımcı olur. Ancak çok olgun muz yerine daha ham muzlar tercih edilmelidir.

– Kuru üzüm ve ceviz

İki çay kaşığı ceviz ve bir çay kaşığı kuru üzüm yatmadan önce her gece tüketilebilir. Yatak ıslatma sorunlarının azaltılmasında oldukça etkili olacaktır. Ceviz ve kuru üzüm uzun süreli tüketildiğinde etkili sonuçlar alınabilir.

– Elma sirkesi

Yatak ıslatma tedavisinde bir diğer doğal çözüm de elma sirkesidir. Bir çay kaşığı elma sirkesi bir bardak su ile karıştırılır. Her öğünde tüketilir. Aynı zamanda midede asit düzeylerini dengeler ve idrara çıkma düzenini korur.

– Tarçın

Yatak ıslatma sorunu yaşayan çocuklara çubuk tarçın da önerilmektedir. Çubuk tarçın gün içinde çiğnenebilir. Yatak ıslatma tedavisi için en iyi ve en kolay ev ilaçlarından biridir. Ayrıca, kahvaltı ve yemeklerde de tarçın kullanılabilir.

– Kızılcık suyu

Kızılcık suyu idrar yolları enfeksiyonunu tedavi etmede oldukça etkili bir çözümdür. Aynı zamanda yatak ıslatma sorunu için çocuklarda da kullanılabilir. Bir bardak taze kızılcık suyu çocuğa yatmadan yarım saat önce içirilebilir. Etkili sonuçlar almak için her gün aynı işlem tekrarlanmalıdır.

– Baharatlı yiyeceklerden kaçınmak

Özellikle akşam yemeğinde baharatlı yiyecekler tüketilmesi önerilmez. Bu kesinlikle yatak ıslatma sorunlarına yol açacaktır. Bu nedenle, baharatlı gıdalar çocuklara verilmemelidir.

– Kafeinden kaçınmak

Kafein idrara çıkma eğilimi artırır idrar söktürücü özellikler içerir. Bu nedenle kahve ve çay gibi içecekler çocuklara önerilmez. Çikolata da kafein içerir. Bu nedenle akşamları tüketilmemesi önerilir.

Devamını Oku

Yenidoğanın Hemorajik Hastalığı

Anne ve Bebek kategorisine 25 Aralık, 2014 tarihinde eklendi, 150 defa okundu

Yenidoğanın Hemorajik Hastalığı

Yeni doğan Hemorajik Hastalığı

Yeni doğan Hemorajik Hastalığı

Hemorajik hastalığı doğumdan sonra ortaya çıkan kanamalı nadir bir sorundur. Kanama (aşırı kanama), potansiyel olarak yaşamı tehdit eden bir durum değildir. K vitamini kan pıhtılaşmasında önemli bir rol oynar ve çoğu bebek düşük vitamin depoları ile doğar. Bu nedenle hemorajik hastalık genel olarak K vitamini eksikliğinden kaynaklanır. Belirtiler zamanlamaya göre sınıflandırılır:

– Çok nadir olan erken başlangıçlı 24 saat içinde
– Çok nadir olan klasik başlangıçlı 2 ila 7 gün içinde
– Geç başlangıçlı 2 hafta ile altı ay içinde
Bebeklere doğum sırasında vitamin K1 vermek doktorlar için yaygın bir uygulama haline gelmiş durumdadır.

Neonatal Vitamin K hakkında

Yeşil yapraklı sebzeler K vitamini açısından zengin ana besin kaynaklarıdır. K vitamini ayrıca bağırsak ve kolonda (gut) oluşan bakteriler (flora) ile mücadelede de önemli bir besin kaynağıdır. K vitamini eksikliği bebeklerde farklı nedenler ile görülebilir. Örneğin, K vitamini, gebelikte plasenta arasına aktarılamaz. Ayrıca anne sütünde de K vitamini çok az miktarda bulunmaktadır.

Yenidoğan Hemorajik hastalığı belirtileri nelerdir?

Ciddi bir kanamada daha önceden bazı işaretler olabilir oluşabilir. Başlıca belirtiler şunlardır:

– Bebeğin kilosunun az olması
– Bebeğin kilosundaki artışın yavaş olması

Bebeklerde kanama bir veya daha fazla alanda ortaya çıkabilir:

– Göbek deliği
– Ağız ve burun mukozası
– Penis
– Aşı alanlarında veya iğne yerlerinde
– Gastrointestinal sistemde (kan bağırsak hareketleri)

Ayrıca dışkıda ya da idrarda kan görülebilir. Ya da bebeğin başının üzerinde bir şişlik görülebilir. Baş üzerinde yükselmiş bir yumru erken görüntülenirse bu genellikle doğum sırasında kan damarları rüptürü bağlarında oluşmuş demektir. Çoğu vakada bu yumru kendiliğinden dağılır. Ancak, başta yumru doğumdan sonra görünürse, yaşamı tehdit eden bir duruma (kafatası içinde kanama) mesela bir beyin kanamasına neden olabilir.

Yeni doğan hemorajik hastalığı için risk faktörleri nelerdir?

Erken başlangıçlı hemorajik hastalığının risk faktörleri şunlardır:

– K vitamini metabolizmasında bozukluk sonucunda anneye verilen ilaçlar (fenitoin, phenobarbital, caramezepine veya primidon)
– Annenin kan sulandıran Coumadin veya aspirin gibi ilaçlar içmesi
– Annenin sefalosporinler gibi antibiyotikler alması

Klasik başlangıçlı hemorajik hastalığının risk faktörleri şunlardır:

– İlk hafta içinde görülür
– Anne sütü birincil risktir

Geç başlangıçlı hemorajik hastalığının risk faktörleri şunlardır:

– Anne sütünde K vitamini seviyesinin düşük olması
– Safra atrezi (yavaş safra akımı)
– Kistik fibrozis
– Çölyak hastalığı
– Kronik ishal
– Hepatit hastalığı
– Antitripsin eksikliği (akciğer ve karaciğer hastalığına neden olabilir)

Yeni doğan hemorajik hastalığı tanı ve tedavisi

Bebeğin kan testlerinde pıhtılaşma görüldüğünde K1 vitamin eksikliği için ek testler yapılır ve hemorajik tanı konur. Ardından bebeğe K1 vitamini verilir.

Yeni doğan hemorajik hastalığı uzun vadede ne gibi sonuçlara neden olur?

Bebeklerde erken başlangıçlı veya klasik hastalık belirtileri görüldüğünde anında müdahale edilmesi gerekir. Hayati intrakranial kanamalar geç durdurulduğunda ciddi hasarlara neden olabilir. Ayrıca tedavi edilmediğinde ya da tedavide geç kalındığında kafatası içinde kanama, beyin hasarı veya ölüme neden olabilir.

Yeni doğan hemorajik hastalığı nasıl önlenir?

Bebeği emziren annelerde doktorla riskler hakkında konuşmalıdır. Anne sütündeki K vitamini oranı ölçülebilir. Bazı durumlarda vitamin takviyesi almak gerekebilir. American Academy of Pediatrics’e (AAP) göre her yeni doğan bebeklere doğumdan sonra K vitamini iğne vurulmalıdır. Bu yöntem bebeklerin yaşamını potansiyel olarak korumak için önemlidir.

Devamını Oku

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu Belirtileri Tedavisi ve Nedenleri

Anne ve Bebek kategorisine 21 Aralık, 2014 tarihinde eklendi, 156 defa okundu

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu Belirtileri Tedavisi ve Nedenleri

  Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu


Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu

Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) hiperaktif ve yıkıcı davranışlara neden olan ruhsal bir hastalıktır. Konsantrede zorluk, dikkat dağılması, talimatları izleyememe, ayrıntıları hatırlayamama gibi belirtiler gösterebilir. Tedavi edilmediği takdirde iş, aile ve iş ilişkilerinde ciddi iletişim sorunlarına neden olabilir. Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu genellikle çocuk yaşta ortaya çıkar. Çocuklarda sınıf ortamında başarısızlık ve öğrenme düzeyinde aksamalar görülebilir. Aileler başlarda çocuklarını tembellikle suçlayabilirler. Fakat bunun bir hastalık olduğu göz ardı edilmemelidir. Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu her yaştan insanı etkilese de sıklıkla 4 ila 17 yaşlarında ortaya çıkar. Ne yazık ki dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğunu teşhis etmek oldukça zordur.

Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu türleri nelerdir?

Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğunun semptomatik davranışları çok çeşitlilik gösterir. Teşhis ve tedavi daha kolay hale getirilmek için ruhsal bozukluklar tarafından üç kategoride gruplandırılmıştır: dikkatsiz davranışları, normalin üzerinde aktivite düzeyi (hiperaktivite) ve dürtü kontrolü eksikliği. Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu tanısı üç alt türde incelenebilir:

– Ağırlıklı olarak dikkatsizlik durumu

Eskiden dikkat eksikliği bozukluğu olarak bilinen dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu türüdür. Adından da anlaşılacağı gibi konsantre olmada aşırı zorluk yaşanır. Ayrıca odaklanma ve talimatları dinlemede de eksiklikler görülür. Uzmanlar bu tipe sahip çocukların sınıf ortamını bozma eğilimi gösterdiklerini söylemektedirler. Bu tür daha çok kız çocuklarında ortaya çıkar.

– Ağırlıklı olarak hiperaktiflik durumu

Bu tür dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğunda ise hiperaktivite daha ön plandadır. Çocuk hareketsiz duramaz. Dürtüsel davranışlar üst düzeydedir.

– Dürtüsel hiperaktivite ve dikkatsizlik

Bu tür dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğunda en yaygın görülen tiptir. Çocuklarda 3 davranışsal kategoride de aşırılıklar görülür. Düşünmeden hareket etme ve üst düzey enerji ön plandadır.

– Yetişkinlerde görülen dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu

Yetişkin dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğunda bu bozukluk genellikle çocukluktan beri vardır. Sadece geç teşhis edilebilmiştir. Yetişkin bireyin eş, aile yada iş arkadaşları tarafından fark edilen durum tüm sosyal hayat yansır. Ancak, göreceli olgunluk ve yetişkinlik nedeni ile ileriki yaşlarda teşhis edilen dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğunun farklı belirtileri olabilir. Örneğin, ağırlıklı olarak yetişkinlerde dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğunda çocuklara oranla çok daha hafif belirtiler görülür. Çemrediklerin bu belirtileri tanımlaması zorlaşabilir.

Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğunun çocuk yaşlarda teşhis edilmesi çok önemlidir. Hayatı ve ileride özellikle sosyal hayatı tehlikeye atan bu durum mutlaka tedavi edilmelidir. Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğuna sahip çocukların anne babasına hastalık süresince birçok görev düşmektedir. Öncelikle çocuğu tembellikle ya da hiçbir şeyi anlamamakla suçlamak hastalığın belirtilerinin artmasına neden olabilir. Bu davranışlar yerine biraz sabırlı ve anlayışlı olmak gerekmektedir. Çocukta bazı belirtiler görülüyorsa mutlaka bir uzmandan yardım almak gerekir. Bu belirtiler şunlardır:

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu Belirtileri

– Bir aktivite üzerinde odaklanmada yetersizlik
– Bir görevi tamamlamadan önce sıkılmak
– Dinlemede zorluk çekme
– Talimatları izlemede zorluk çekme
– Aşırı titiz olmak
– Aşırı konuşmak ve gürültü yapmak
– Oyuncaklarla oynarken sürekli hareket halinde olmak
– Sakin yapılması gereken aktivitelerde yerinde duramamak

Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğunda görülen dürtüsel ve fevri davranışlar şunlardır:

– Olaylar ve yapılacaklar konusunda aşırı sabırsızlık göstermek
– Sıra beklerken aşırı sıkılma durumu
– Başkaları konuşurken rahatsız olmak
– Söylenmemesi gereken şeyleri her ortamda söylemek
– Duyguları kontrol altına alamamak (Ağlama krizleri ya da öfke krizleri)
– Toplu oyunlara katılmak istememek

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu Nedenleri

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğunun en önemli nedenleri arasında kalıtsal etkenler, beyin kimyasının değişik işlemesi, çevresel etkenler, doğum öncesi (hamilelik döneminde annenin sigara veya alkol, ilaç kullanması) ve doğum sırasında bebeği etkileyen bir takım aksilikler (prematüre doğum, doğum sırasında bir takım komplikasyonlar), doğum sonrası bir takım etkenler (bebeklik veya çocukluk döneminde geçirilen hastalıklar veya kazalar, kullanılan ilaçların yan etkileri) sayılabilir.

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu Tedavisi

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğunun tedavisinde ebeveynlere çok iş düşmektedir. Özellikle okul öncesi dönemde mümkün olduğunca ilaç tedavisinden kaçınılmalıdır. Doktor tavsiyesi ile ailenin de yardım ve katılımlarıyla uygulanan psikolojik danışmanlık ve destek sürecinde Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu önemli ölçüde tedavi edilebilmektedir.

Devamını Oku

Bebeklerde Diş Çıkarma için Yapılması Gerekenler ve Doğal Yöntemler

Anne ve Bebek kategorisine 2 Aralık, 2014 tarihinde eklendi, 2.295 defa okundu

Bebeklerde Diş Çıkarma için Yapılması Gerekenler ve Doğal Yöntemler

bebeklerde diş çıkarma

bebeklerde diş çıkarma

Bebeklerde diş çıkarma evresi ağrıya, şişliğe ve ateşe neden olabilir. Diş çıkarma evresinde dişlerin diş etini zorlamasıyla bebeklerde huzursuzluk görülür ve sık sık ağlarlar. Bunun nedeni dişin verdiği ağrıdır. Çocuk doktorunuza danışarak iltihaplanma durumuna göre antibiyotik ya da ağrıyı kesecek bazı ilaçlar kullanabilirsiniz. Bunun yanında evde kendi kendinize uygulayacağınız doğal çözümlerle bebeğinizin diş çıkarma sürecini daha hafif geçirmesini sağlayabilirsiniz.

Bebeklerde diş çıkarma ne kadar sürer?

Bebeklerde diş çıkarma zamanı merak edilen bir süreçtir. Bebeklerin aslında doğmadan önce, gözükmese de diş etlerinin altında diş tomurcukları vardır. Bebek doğmadan önce oluşan süt dişleri dediğimiz ilk dişler, genellikle 6.ayda ağrı yapmaya başlar. Orta kesici dişler 6-12 ay arasında; köpek dişleri 16-22 ay arasında, birinci büyük azı dişleri 13-19 ay arasında ve ikinci büyük azı dişleri 25-33 ay arasında çıkarlar.

Bebeklerde diş çıkarma belirtileri nelerdir

Diş çıkarma belirtileri çoğunlukla diş etlerinde kaşıntı, iştahta azalma, sık sık ağlama, şiddetli ağrılar, diş etinde kızarıklık, uykuya düşkünlük ve ateşin yükselmesidir. Ayrıca bazı bebeklerde tükürük ve sindirim reaksiyonları değişiklikleri nedeniyle ishal de görülebilir. Diş çıkarma belirtileri kişiden kişiye değişebildiği için bazen de tıkanıklık ve genellikle orta kulak enfeksiyonu taklit eden kulak ağrılarına neden olabilir.

Tüm bu belirtiler normaldir. Ama tabiî ki endişe duyuyorsanız bebeğinizi bir çocuk doktoruna götürmenizde fayda olacaktır.

Bebeklerde diş çıkarma ateş ne kadar olmalıdır?

38 C altında görülen diş çıkarma ateşi gayet doğaldır. Bunun yukarısında görülen diş çıkarma süresince yüksek ateş durumlarında doktora görünmeniz gerekebilir.

Bebeklerde diş çıkarma için evde çözümler

Muz yedirin.

Muzu buzdolabından çıkardıktan sonra püre haline getirin ve bebeğinizin diş etlerinin üzerine koyun. Bu ağrıyı azaltarak yatıştırıcı bir etki yaratacaktır.

Buzlu havlu uygulaması yapın.

Bir havluya buzu sarın ve bebeğin havluyu emmesine izin verin. Tabi ki bu uygulamada havlunun temiz olması gerekiyor. Soğuk ve buz bebeğinizin diş etindeki şişmeyi geçirerek acıyı hafifletecektir. Buzu kesinlikle bebeğinizin diş etine direkt olarak uygulamayın. Bu diş etine zarar vermenize neden olabilir.

Biberonu soğutun.

Bebeğinize biberonunu vermeden önce biberonun ağızlık kısmını buzdolabından bekletin. Soğuyan ağızlık kısmını emdiğinde bebeğinizin diş etinde bulunan şişlikler hafifleyecek ve ağrısını biraz olsa hafifletecektir.

Diş çıkarma için bisküvi yedirin.

Eğer bebeğinizin dişleri çıkmaya başladıysa ona kraker gibi bisküviler verebilirsiniz. Kraker diş etlerini biraz zorlasa da daha kolay bir şekilde dişlerin çıkmasını sağlayacaktır.

Elma püresi yedirin.

Elma püresini buzdolabında beklettikten sonra bebeğinize yedirebilirsiniz. Diğer meyveleri de püre haline getirerek soğuk bir şekilde verebilirsiniz.

Diş etlerine masaj yapın.

Hafif baskı ile diş etlerine yapılan masaj diş ağrısını rahatlatmaya yardımcı olacaktır. Parmaklarınızla bebeğinizin diş etlerini hafifçe ovabilirsiniz.

Çiğnemesine engel olun.

Çiğneme diş etlerini daha da ağrıtabilir. Bu nedenle çiğnenmeden yenebilen besinlerle beslediğiniz bebeğinizin oyuncak gibi sert cisimleri çiğnemesini engelleyin. Eğer diş etleri kaşınıyorsa farklı markaların sattığı diş eti kaşıyıcılardan alabilirsiniz.

Yumuşak havlular kullanın.

Bebeklerde tükürük ve ağız akması sık sık bezlerle silinir. Kullandığınız bu bezlerin yumuşak olmasına dikkat edin. Özellikle çene bölgesinde sert havlular kullanmayın ve silerken sert hareketler yapmayın. Aksi takdirde ağrısının fazlalaşmasına neden olabilirsiniz.

Bebeğinizin ağzını temiz tutun.

Bebeğinizin diş ve diş etlerini temiz tutmak için hiçbir zaman erken değildir diyor. Bu nedenle bebeğinizin diş etlerini temiz bir bezle ovalayın. Ağız sağlığına önem verin. Eğer dişler hafif hafif gözükmeye başladıysa çocuk diş fırçalarını ve diş macunlarını kullanabilirsiniz.

Diş çıkarma belirtileri uzun süren belirtiler değildir. Dişler çıkarken tek yapabileceğiniz bebeğinizin ağrısı azaltmaya yönelik yöntemleri uygulamaktır. Endişelenmeyin, biraz sabır ve rahatlatıcı yollar ile diş çıkarma sürecini atlatabilirsiniz.

Devamını Oku

Hamileler ve Emziren Anneler için Doğal Antibiyotik Besinler

Alternatif Tıp kategorisine 12 Şubat, 2014 tarihinde eklendi, 3.300 defa okundu

Hamileler ve Emziren Anneler için Doğal Antibiyotik Besinler

Bebeğin sağlığının olumsuz etkilenmesi riski nedeniyle gebelik ve emzirme döneminde hastalanan anneler pek antibiyotik kullanamazlar. Doktor tavsiyesi ve reçetesi ile çok istisnai durumlarda bir takım antibiyotikler zorunluluktan dolayı kullanılsa da bu durumun düşük riskini artırdığı bilinmektedir. Bu nedenle hamilelikte ve emzirme döneminde hastalanan anneler için iyileştirici etkisi olan doğal antibiyotikler kullanılırsa bebeğe bir zarar gelmesi önlenmiş olur.

hamileler emziren anneler için doğal antibiyotikler

hamileler emziren anneler için doğal antibiyotikler

Hamilelik döneminde anneler hastalanmamaya özen gösterir çünkü hastalandıkları takdirde antibiyotik kullanmamaları önerilir. Antibiyotik anne karnındaki bebeği olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle antibiyotik ve ilaç kullanımına hem hamilelik hem de emzirme döneminde dikkat edilir. Nasıl hamilelik döneminde kan yoluyla antibiyotik bebeğe geçerse emzirme döneminde de sütü etkileyen antibiyotik bebeğe geçer. Aynı şekilde siz hasta olduğunuzda; grip yada nezle olduğunuzda bu bebeğinizi de etkileyecektir. Bu nedenle hastalık belirtileri ile karşılaştığınız gibi doğal antibiyotikler ve bitkisel antibiyotik yiyecekler ile önlem almalısınız.

• Doğal antibiyotik etki gösteren karışımı evde siz kendiniz de yapabilirsiniz. Sarımsaklı süt olarak bilinen karışım için ihtiyacınız olan malzemeler sadece 2 diş sarımsak ve 1 bardak süt. Sütü bir cezvede kaynamaya bırakın. Kaynamaya başlamadan hemen önce yani süt sıcak iken içerisine ufak ufak doğradığınız 2 diş sarımsağı ekleyin. 10 dakika kaynattıktan sonra içebilirsiniz. Sütün içerisinde bulunan küp sarımsak tanelerini de çiğneyip yutmanız gerekiyor.

Emziren Anneler için Bitkisel Antibiyotik Yiyecekler

Hamilelik ve emzirme döneminde farklı hastalıklar nedeniyle antibiyotik tedavisine ihtiyaç duyulsa da bu ihtiyacı doğal yollarla karşılamak bebek için en sağlıklı olanıdır. İdrar yolu ve solunum yolu enfeksiyonları, sinuzit, diş tedavisi, ishal ve abse gibi nedenler ile antibiyotik tedavisi görmesi gereken anneler en zararsız olan antibiyotikleri tercih ederek tedavi olurlar. Bazı antibiyotikler bebeğe zarar vermez iken özellikle etken maddeleri daha farklı olan antibiyotikler ise bebek için hayati risk oluşturabilir.

• Hamilelikte ve emzirme döneminde kullanılan doğal antibiyotiklerin başında kefir geliyor. Kafkasya halkları tarafından sık kullanılan yararlı bir süt ürünü olan kefir; sütün mayalandırılması ile elde ediliyor. Sağlık ve gençlik iksiri olarak bilinen kefir aynı zamanda doğal antibiyotik görevine de sahiptir. Son derece karmaşık bir yapıya sahip olan kefir, beyaz nohut tanesi büyüklüğünde beyaz ve beyaz sarı renklerdeki toplardan oluşur. Kendi kendine üreyen bir yapısı vardır. Evde kefir üretip devamlı olarak tüketebilmek için öncelikle sütü tek başına kaynatın. Metal olmaması kaydıyla (cam olabilir) bir kaba alın ve ılınmasını bekleyin. Kaymak oluştuysa bu tabakayı sütün üzerinden alın ve 1 çorba kaşığı kefir mayasını içerisine atın. Kapağını kapattığınız kabı soba yada kalorifer yanı gibi sıcak ama ışık almayan bir yere koyun. 24 saat sonra mayalanmış kefiri süzgeç yardımı ile süzün ve süzgeçte kalanları tekrar maya olarak kullanmak üzere saklayın. Süzdüğünüz mayalı sütü ise içebilirsiniz. Dikkat etmeniz gereken en önemli nokta maya olarak kulandığınız kefir tanelerini eğer daha sonra kullanacaksanız ağzı kapalı cam bir kapta buzdolabında saklamalısınız. Bunu yaparken kabın içine taneleri örtecek kadar süt koymanız gerekli. Yani saklayacaksanız üzerine çıkacak kadar süt koyup buzdolabında saklamalı, kullanacaksanız yine üzerine çıkacak kadar süt koyup sıcak bir yerde mayalamaya bırakmalısınız.

sarımsak doğa antibiyotik

sarımsak doğa antibiyotik

• Akdeniz’de yetişen adaçayı da gebelikte doğal antibiyotik görevi gören bitkilerdendir. Ayrıca boğaz ağrısı ve diş ağrısı gibi rahatsızlıklara karşı oldukça etkilidir. Bunların yanı sıra sinir bozukluğu, asabiyet, titreme, menepoz dönemi ve baş dönmesi için etkili sonuçlar verir. Hamilelikte tansiyon düşüklüğü, psikolojik rahatsızlıklar, sinir hastalıkları ve sindirim sistemi bozuklukları yaşayan annelerin de içebilecekleri adaçayı özellikle boğaz yolu kaynaklı hastalıklara etkili çözümdür. Adaçayını doğal antibiyotik olarak günde 2 3 bardak kadar tüketebilirsiniz.

Devamını Oku

Emziren Anne Ne Yememeli-Emziren Anne Nasıl Beslenmeli

Anne ve Bebek kategorisine 12 Şubat, 2014 tarihinde eklendi, 19.874 defa okundu

Emziren Anne Ne Yememeli-Emziren Anne Nasıl Beslenmeli

Hamilelik döneminden sonra başlayan emzirme döneminde anne sütü bebek için çok önemlidir. Anne sütünün sağlıklı olması için annenin iyi beslenmesi gerekir. Emziren anneler nasıl beslenmeli merak ediyorsanız bu yazımızda emziren anneler hangi besinleri tüketmeli ve emziren annelerin tüketmesi yasak olan yiyecekler hakkında önemli bilgileri bulabilirsiniz.

İyi beslenen ve sağlıklı olan bir anne günde ortalama olarak 800 ml süt salgılar. Emzirme sürecinde annenin bol bol protein, enerji, mineral ve vitamin almasını gerekir. Alınan tüm besinler süte geçmektedir. Şayet emziren anne yediklerine özen göstermez ve gereğinden fazla vitamin ve protein almazsa vücutta yağ olarak depolanmış olan yedek besin stoklarını tüketir. Bu durum ise daha sağlıksız bir süt kalitesi üretimi anlamı taşımaktadır.

Emziren Anne Balık ve Yumurta Yiyebilir Mi?

Emziren anneler öncelikle bol miktarda sebze ve meyve tüketmelidir. Enerji veren besinler aynı zamanda emziren annenin süt üretimini arttıracağı için enerji veren ekmek, patates ve pirinç gibi besinleri her gün tüketmeleri gerekmektedir.

Emziren anneler neler yemelidir

emziren anneler ne yememeli

emziren anneler ne yememeli

Yağsız olmak şartı et ve haftada en az iki kere balık ile beslenerek emziren annelerin kaliteli ve bol süt üretebilmesi için gerekli protein alınabilir. Ayrıca yumurta da protein için oldukça etkili bir besindir. Bunun dışında fasulye ve mercimek gibi bakliyatlar, süt, yoğurt ve peynir gibi kalsiyum kaynağı süt ürünleri de mutlaka tüketilmelidir.

Emzirmek su kaybına neden olduğu için emziren anneler bol bol sıvı tüketmelidir. Günde en az 2,5-3 litre su kesinlikle içilmelidir. Suyun dışında taze meyve suyu ve bitki çayları da tüketilebilir. Besinlerde bulunmayan D vitaminini almak için se güneş ışığından yararlanmak gerekiyor. Güneş ışınlarının yansıması D vitamini alınımını sağlıyor.

Emziren Annenin Yememesi Gereken Yiyecekler-Emziren Annelere Yasak Besinler

  • Emziren anne için gaz oluşumunu engellemek çok önemli. Bunun için yemek yeme stillerine dikkat etmek gerekiyor. Hızlı yemek yeme alışkanlığı yerine yavaş yemek yemeye alışılmalı ve iyi çiğnenmeli.
  • Emziren anneler baharatlı yiyeceklerden uzak durmalılar. Çünkü baharatı aşırı tükettiğinizde bebeğiniz bundan rahatsız olabilir ve mide ağrısı, kusma gibi etkilere neden olabilir.
  • Gazlı ve karbonatlı içecekler ile enerji içecekleri kahve gibi kafeince zengin içeceklerin ve de çikolatanın emziren anneler tarafından tüketilmesi yasaktır. Kafein bebekte huzursuzluk yapar. Ayrıca kafein anne sütünün salgılanmasını azaltır, bebeğin kilo almasına ve büyümesine mani olur.
  • Portakal, mandalina, ananas ve limon gibi meyveler C vitamini deposu olsa da fazla tüketilmemelidir. İçinde bulunan asit miktarı nedeniyle sindirim sistemini etkileyebilir ve gaz, şişkinlik, döküntü gibi yan etkiler gösterebilir.
  • Sebzeler annenin günlük beslenmesinde yer alması gereken besinlerden olsa da annede ve bebekte gaz oluşumuna neden olan bazı sebzeleri tüketmekten kaçınılmalıdır. Örneğin lahana, brokoli, karnabahar ve salatalık olabildiğince az yenmelidir.
  • Süt tüketilmesi gereken bir besin iken sütün cinsine dikkat edilmeli. Bebeğin inek sütüne alerjisi olup olmadığı anlaşıldıktan sonra eğer alerji durumu söz konusu değilse her gün süt tüketilebilir.  Ancak bebekte ciltte döküntü, ateş,  ishal, gaz nedeniyle sıkışma gibi belirtiler varsa derhal anne sütü kesilmelidir. Bebeğin 6 aylık olmasından sonra kademeli olarak inek sütü bebeğe verilebilir.
  • Bebeğin rahatlıkla uykuya dalması için kafein alınımı durdurulması. Kafeinin uyku kaçıran etkisi sütten bebeğe geçer ve bebekte huysuzluğa neden olur.
  • Kesinlikle emzirme döneminde alkol alınmamalı.
  • Doymuş yağ ve trans yağ tüketimine de özellikle dikkat edilmelidir. Çünkü bu yağlar omega 3 üretimini azaltabilir ve omega 3 üretimi ise bebeğinin beyin gelişimi için çok önemlidir.
  • Günde 6 öğün beslenilmelidir. Öğünler atlanmamalı ve öğün aralarında toplamda 4 litre sıvı almak gerekir.
  • Balık yenebilir fakat ton balığı önerilmeyen besinler arasındadır. Çünkü ton balığında bulunan cıva süte karışırak bebeğe ulaşır. Cıva ise gelişmekte olan bebeğin sinir sistemine zarar verebilir. Bunun yerine taze balık tüketilmelidir.
  • Katkı maddesi bulunan besinler tüketilmemelidir. Fazla baharatlı şarküteri ürünleri, brokoli, yeşil biber, soğan ve lahana gibi gaz yapıcı  besinlerden uzak durmak en önemli kuraldır.
  • Emziren anneler dondurulmuş ve soğuk gıdalardan uzak durmalıdır. Soğuk besinler annenin soğuk almasına ve üşütmesine neden olduğu gibi bu tür hastalıkların bebeğe sirayet etmesine de neden olabilir.
Devamını Oku

Pişik Nedir Nasıl Geçer, Tedavi Edilir ve Önlenir?

Anne ve Bebek kategorisine 11 Şubat, 2014 tarihinde eklendi, 2.968 defa okundu

Bebeklerde Pişik Nasıl Geçer, Tedavi Edilir ve Önlenir?

bebekte pişik nedenleri sebepleri

bebekte pişik nedenleri sebepleri

Yeni doğan bebeklerde çok sık görülen pişik sorunu hem bebeği hem de aileyi oldukça rahatsız eder. Pişik oluşumunu önlemek ve pişik sorununu çözmek için bir kaç püf noktaya dikkat etmelisiniz. Bu püf noktalarınıza uymanıza rağmen  pişik oluşumu önlenemiyor ve  geçmiyorsa; bir cilt doktoruna gitmelisiniz.

Candida albicans isimli bir mantarın sebep olduğu pişik, bebeklerde daha sık görülür. Çünkü altı bağlı olan bebeklerde mantar dışkı ve idrar kimyasından beslenir. Bölgedeki nem ve sıcaklık mantarı çoğalttığı için pişiğin geçmesi de zaman alır. Pişik nasıl anlaşılır merak edenlere bir ipucu verelim. Bebeğin kalça derisinde ve kalça bölgesinin üst bölümü ile makat bölgesindeki kızarıklar varsa ve yoğun mantar üremesinin neticesinde  pişiklerde beyazımsı bir sıvı gözlemleniyorsa buradaki kızarıklık ve akıntının pişik olduğunu söyleyebiliriz. Çok ilerlemiş pişik durumlarında ise deride kırmızı renk, kabarma ve soyulma görülür. Bu durum bebeği oldukça rahatsız eder ve sürekli ağlamasına sebep olabilir.

Bebeklerde Pişiğin Nedenleri

Bebeklerde özellikle talk pudrası kullanılması pişiği tetikleyebilir ve daha da kötüleşmesine neden olabilir. Bunun dışında bebeğe sütün yanında ilave gıdalar verilmeye başlanması da pişiğe neden olabilir. Beslenme içeriği değişen bebeğin dışkı kimyası da değişecektir. Bu da cildin tahriş olmasına neden olur. Ayrıca ıslak mendiller de içerdikleri kimyasallar nedeni ile pişiğe neden olabilir.

Pişik Oluşumunu Engellemek İçin Ne Yapılmalı?

Pişik sorununda en önemli nokta biriken dışkı ve idrardır. Bu nedenle pişik oluşumunu engellemek için bebeğin altı sık sık değiştirilmelidir. Bebeğin altının arada hava alması için açık bırakılmalı. Deri hava almadığında pişik daha çok yayılır. Bezlerdeki plastik yapı ile derinin sürekli temas etmemesi önemlidir. Plastik içerikli bezler yerine pamuk dokulu bezler kullanılmalıdır. Bebeğin altı temizlenirken köpürmeyen ve dezenfektan etkisi olan sabunlar kullanılmalıdır. Kesinlikle ıslak mendil yada kolonyalı mendil kullanılmamalı. Bebeklerin altı uykuya daldıktan sonra kontrol edilmelidir çünkü genellikle idrarlarını bu süreçte yaparlar. İdrar yaptıysa yeni bez konularak uykuya öyle dalması sağlanmalı.

Ayrıca uygun bebeğin kilosuna ve kaç aylık olduğuna göre bez seçimi yapılmalı, büyük bez tercih edilmemelidir. Cilt temizliğine özen gösterilmeli, cilt nemli bırakılmamalıdır. Pişiği önleyen kremlerin kullanılması da pişik oluşumunu daha en baştan engelleyebilir.

Pişik tedavisi nasıl yapılır?

Pişik oluşumunu önlemeye yönelik püf noktalarına mutlaka uyulması gerekiyor. Pişik tedavisine yanıt alınamayan durumlarda deri hastalıkları uzmanına gitmek gerekiyor. Vazelin ve çinko oksit içeren kremler ile tedavi sürecine başlanır. Pişik kremleri kullanırken her bez değişiminin ardından cildi temizledikten sonra krem uygulanmalı ve uygulama sırasında deriye fazla baskı uygulanmamalıdır. Pişik eğer bakteri enfeksiyonu kaynaklı ise tedavisi oral yoldan antibiyotik tedavisi şeklinde yapılacaktır.

 Pişik Nasıl Geçer ve İyileşir?

Pişiği geçirmek için yapılması gerekenler ise şu şekildedir:

  • Pişikle karşılaştığınızda bebeğinizin cildini sabunlu su ile temizlemeye başlayın. Bu temizliğin ardından yumuşak ve temiz bir bez ile ciltteki nemi alın.
  • Bebeğinizin altını sürekli kapalı tutmayın. Arada havalandırın ki cilt nefes alsın ve havayla temas etsin.
  • Kullandığınız bezin kuru ve bebeğinizin kilosuna uygun olduğundan emin olun.
  • Bebeğinizin alt temizliğinde kolonyalı ve alkollü ürünler kesinlikle kullanmayın. Pudrayı yada pudralı ürünleri tercih edin. Aksi takdirde kullandığınız ürünler de pişik oluşmasına neden olabilir.
  • Pişik kremleri de pişik için bir çözümdür. Pişik kremini bebeğinizin altını her temizlediğinizde ince bir tabaka şeklinde uygulayabilirsiniz. Dikkat etmeniz gereken tek nokta; krem bebeğinizin bacak ve kalça kıvrımlarında birikmemelidir. Pişik sorunu tüm bunlara dikkat etmenize rağmen geçmiyor ve yayılıyorsa mutlaka doktora danışmalısınız.

 Pişik Nasıl Geçer ve İyileşir?

Yetişkinlerde görülen pişiğin başlıca nedeni giyilen giysi ve iç çamaşırlarının bacak arasının havalanmasına engel olması ve oluşan nemli ortam nedeniyle bu bölgelerde pişiğe neden olan mantar ve bakterilerin üremesine uygun ortam oluşmasıdır. Bazı kişilerde cilt yapısı ve genetik etkenler de pişik oluşumuna etki edebilmektedir. Yetişkinlerde görülen pişik akut veya kronik olabilir. Akut pişikte pişik kremi ile pişik tedavi edilebilirken 4-6 hafta ve daha uzun süren kronik pişiklerde mümkünse bir dermatoloji uzmanına muayene olmakta fayda vardır.

Devamını Oku