"Alternatif Tıp" Kategorisi

Zihin Bedeni Nasıl Etkiliyor: Zihin Ve Beden Arasındaki İlişki

Alternatif Tıp kategorisine 10 Nisan, 2016 tarihinde eklendi, 44 defa okundu

Zihin Bedeni Nasıl Etkiliyor: Zihin Ve Beden Arasındaki İlişki

zihin ve beden arasındaki ilişki

zihin ve beden arasındaki ilişki

Zihin beden etkileşimi:

Sağlık birçok faktöre bağlıdır. Bu faktörlerin birçoğu kontrolümüzün dışındadır. Örneğin, ailesinde meme kanseri olan kadınların benzeri bir hastalığa yakalanma ihtimalleri genleri nedeniyle, ailesinde bu hastalığa sahip olmayan insanların benzeri hastalıklara yakalanma ihtimalinden daha fazladır. Ancak, birçok yönden, sağlığınızı etkileyen faktörleri kontrol edebilirsiniz. Örneğin, bir saat daha televizyon izlemek yerine mahalle çevresinde yürüyüş yapmayı tercih edebilirsiniz. Hem zihninizi hem de vücudunuzu korumak sağlık açısından çok önemlidir. Dengeli ve sağlık bir yaşam için harcayacağınız kişisel mesai ileride bedenen ve ruhen geniş kapsamlı faydalar sağlayabilir. Sağlık bir rutin, genlere dayalı nüksedecek kanser, kalp hastalığı ve inme gibi hastalıklara karşı bile riskleri azaltmanızda yardımcı olabilir. Bu makale size sağlıklı bir zihin ve bendene sahip olmak için uygulayabileceğiniz pratik önlemler hakkında genel bakış sağlar.

Beden ve zihin arasındaki ilişki:

Beynin genel sağlık üzerinde düşündüğünüzden daha fazla etkisi vardır. Her gün milyonlarca işlem ve performansın yanı sıra, beyin iyileşmeye de yardımcı olur. Araştırmalar insanların kendi kendilerine konuşmalarının (kendi kafalarının içindeki konuşmalar) daha olumlu olmaları, daha az depresyon ve daha iyi fiziksel sağlığa sahip olmalarını sağladığını göstermiştir. Beynin genel sağlık üzerindeki etkileri oldukça fazladır. Beyin hastalıkların tedavisinde vücudu güçlü tutar ve hastalığın önlenmesini sağlayabilir. Yoga, meditasyon, nefes teknikleri gibi rahatlamaya yönelik öğretiler beynin de rahatlamasını sağlayan bazı alternatif tedavi destekleyici yöntemler olarak karşımıza çıkmaktadır.

Zihni besleyen besinler:

Aşağıdaki üç temel ilke gıda tüketiminde seçenekleri yönlendirmede kullanılmalıdır.

– Daha az kalorili yiyecekler tüketmek
– Daha az doymuş yağlar
– Çeşitli meyve ve sebzeler

Bu noktalar sağlıklı beslenme için dikkat edilmesi gereken kurallardır. Aynı zamanda sağlıklı bir beden zihin ilişkisi için gereklidir. Beslenme düzeninde daha çok yeşil yapraklı sebzeler ve vitamini bol meyveler yer almalıdır. Özellikle fast food yiyeceklerden ve fazla yağlı restoran yemeklerinden, fazla tuz ve şeker tüketiminden uzak durulmalıdır. Evde yemek yemek beslenme düzeninizi kontrol altına almanıza yardımcı olacaktır.

Beden sağlığı için beslenme ve egzersizin önemi:

– Kalori sınırlandırılması uygulayın.

Günlük fiziksel aktivite düzeylerine ve yaşa bağlı olarak yetişkin insanlarda ihtiyaç duyulan kalori miktarı ortalama olarak 1600 ve 2.400 kalori arasındadır. Öte yandan erişkin erkeklerin günlük olarak alması gereken kalori aynı faktörlere bağlı olarak 2000 ve 3000 kalori arasında değişmektedir. Size ve aile üyelerinize uygun kalori miktarlarının belirlenmesi için diyetisyene başvurabilir, düzenli beslenme ile sağlığınızı koruyabilirsiniz.

– Tükettiğiniz yağlara dikkat edin.

Yağ vücudunuzun düzgün çalışması, büyümesi ve iyileşmesi için gereklidir. Fakat tüm yağlar eşit değildir. Süt ve süt ürünleri, tere yağ ve et doymuş yağ oranı yüksek besinler arasındadır. Bu da bu besinleri fazla tüketen insanlarda kalp hastalığı riskini artırır. Trans yağı katı yağ oluşturmak için sıvı yağa hidrojen eklenerek oluşturulan insan yapımı bir yağdır. Bu tür yağlar ile kilo alımına neden olmak kişinin kalp hastalıklarına yakalanma riskini artırırken aynı zamanda iyi kolesterol seviyesinin düşmesine kötü kolesterol seviyesinin ise artmasına neden olur. Daha sağlıklı bir beslenme için doymuş yağlar yerine doymamış yağları tüketin. Doymamış yağ açısından zengin besinler arasında balık ve fındık gibi besinler bulunmaktadır.

– Bol bol meyve ve sebze tüketin.

Sağlıklı bir beslenmenin olmazsa olmazı meyve ve sebzelerdir. Özellikle yeşil yapraklı sebzeler vücuda oldukça yararlıdır. Kepekli tahılları da unutmamak gerekir. Bu 3 tür besin beslenme düzeninde mutlaka yer almalıdır. Ayrıca sağlıklı bir beslenme için yağlı ürünler yerine az yağlı ya da yağsız süt ve at tüketebilirsiniz.

– Fiziksel aktivite önemlidir.

Araştırmalar, fiziksel aktivitelerin yani egzersizlerin sağlığı korumada yardımcı olduğunu göstermektedir. Düzenli egzersiz yapan insanlarda daha az kronik hastalık görülür. Daha nadir hastalanırlar ve grip, nezle gibi hastalıkları daha çabuk atlatırlar. Egzersiz yapmak vücutta kilo kontrolünü sağlarken aynı zamanda daha güçlü bir bağışıklık sistemi oluşmasını sağlar. Hastalık kontrol merkezleri egzersizlerin yetişkinlerde ortalama olarak 2 saat 30 dakika kadar uygulanması gerektiğini söylüyorlar. Her hafta orta yoğunlukta aerobik aktivitelerinin yapılması önerilir. Ayrıca yürüyüş egzersizleri de haftada en az 2 kez yapılmalıdır.

– Stres yönetimini öğrenin.

Stresin vücut üzerinde güçlü bir etkisi vardır. Yoğun stres vücudu kötü etkiler ve yaşamı tehdit eden durumlar oluşturabilir. Uzun süren stres sağlığın bozulmasına neden olabilir. Araştırmalar stresin kalp hastalığı, ani kalp krizi, obezite ve diyabet gibi hastalıklar için risk oranını artırdığını göstermektedir. Stres yönetimini en iyi şekilde yapmak gerekir. Stres ve anksiyeteyi azaltmak için yoga, meditasyon ve nefes egzersizleri yaparak daha rahat hissedebilirsiniz. Ayrıca dilerseniz yapmaktan zevk aldığınız hobilerinize de zaman ayırabilirsiniz.

Zihin ve beden sorunları için

Duygusal açıdan sağlıklı ve mutlu olmak genel sağlığı da etkileyen bir durumdur. Kendi düşünce ve duygularının farkında olan insanlar daha huzurlu bir hayat sürdürürken aynı zamanda kaygılarla başa çıkmada daha başarılıdırlar. Sağlıklı bir duygusal yaşam biraz da sosyal ilişkilerin iyi olmasına dayalıdır. Aile, arkadaşlar ve iş arkadaşları ile sağlıklı iletişim kurabilen insanlar kendilerini duygusal açıdan daha güçlü hissederler. İnsan hayatı boyunca tabi ki sürekli mutlu olamaz. Ara sıra üzüldüğü ya da kaygı duyduğu durumlarla karşılaşabilir. Fakat burada önemli olan bu kaygılarla başa çıkma şeklidir. Bazı psikolojik düşüler ya da kötü hissettiren duygular ve duygu durum bozuklukları anksiyete ya da depresyon gibi daha büyük sorunların gelişmesine neden olabilir. Eğer hayatınızda yoğun stres yaşıyorsanız ve bu durum uzun sürdüyse mutlaka bir doktora görünmelisiniz. Doktor bu durumu atlatmanıza yardımcı olacak terapiler ve ilaç tedavileri uygulayarak hayatınıza kaldığınız yerden devam etmenize yardım edecektir.
İnsan sağlığı iki temel üzerine kuruludur; zihin ve beden sağlığı. Her nasıl fiziksel bir sorunla ya da hastalıkla karşılaştığınızda doktora gidiyorsanız zihinsel yani psikolojik bir durumla karşılaştığınızda da doktora gitmelisiniz. Bir çok fiziksel hastalığın altında psikolojik hastalık olabilir. Mesela başınız ağrıdığında bu normal bir baş ağrısı olmayabilir. O gün çok yorulmuş olabilirsiniz, yoğun stres altında olabilirsiniz ya da depresyona girmenize neden olabilecek bir olay yaşamış olabilirsiniz. Vücut ve beyin arasında çok sağlam bir bağ vardır. Beyin herhangi bir olumsuz durumda vücudun bazı kısımlarını etkileyerek size sinyal gönderiyor olabilir. Özellikle stres durumlarında psikolojik olarak daha kötüye gitmemek ve başka ciddi hastalıklara yakalanmamak için bir psikolog ile görüşebilirsiniz. Yoğun stres ve anksiyete durumları genellikle terapi ile geçebilen sorunlardır. Zihin ve beden arasında bir bağ olduğunu kesinlikle unutmayın ve zihinsel bir sorunla karşılaştığınızda doktora gitmekten çekinmeyin.

Devamını Oku

Sinüzite Ne İyi Gelir: Sinüzit İçin Bitkisel Çözüm Yolları

Ahmet Maranki kategorisine 21 Şubat, 2015 tarihinde eklendi, 14.537 defa okundu

Sinüzite Ne İyi Gelir: Sinüzit İçin Bitkisel Çözüm Yolları

sinüzite ne iyi gelir

sinüzite ne iyi gelir

Sinüzit sinüslerde iltihap ya da şişliklerin oluşmasına neden olabilir. Yüz, özellikle alın ve burun kemikleri arkasında bulunan sinüsler hava ile dolu bölgelerdir. Soğuk algınlığı ya da alerji nedeniyle sinüsler kapanır ve içi mukus dolar. Genellikle sinüzit 8 hafta ila 12 hafta sürmektedir. Ancak daha kısa süren akut sinüzit durumları da olabilir. Sinüziti daha kısa sürede iyileştirmek için antibiyotik ilaç tedavileri, veya sinüslerde biriken iltihaplı akıntının boşaltılması gibi medikal yöntemlerin yanı sıra sinüzit için iyi gelen bitkiler ile bitkisel çözümler, doğal tedavi yolları da eski zamanlardan beri kullanılmaktadır. Hatta bunlardan bazıları sinüzite kesin çözüm de olabilir.

Sinüzitin nedenleri nelerdir?

• Parasnasal sinüslerde bakteri, virüs ya da mantar enfeksiyonu.
• Alerjik rinit ya da diğer alerjik reaksiyonlar
• Sinüs tıkanıklığı nedeniyle nazal polip
• Vücudun otoimmün reaksiyonu
• İlaçlar, bağışıklık sisteminin bastırılması
• Sigara
• Hava kirliliği

Çocuklarda sinüzitin oluşmasına katkıda bulunan faktörler alerji, emzikler, biberonlar ya da duman gibi etkenlerdir.

Akut sinüzit (sinüs enfeksiyonu) belirtileri nelerdir?

Akut sinüzitin pek çok belirtisi olabilir. Bu belirtilerden bazıları şunlardır:
• Burundan nefes alırken zorluk yaşama
• Yüz ağrısı
• Nazal akıntı
• Burun tıkanıklığı
• Öksürük

Bazı insanlarda da aşağıdaki belirtiler görülmektedir.
• Yorgunluk
• Ağız kokusu
• Ateş
• Diş ağrısı

Kronik sinüzit belirtileri nelerdir
• Yüzün bir kısmının şişmesi
• Burun boşluğunda irin birikimi
• Burundan nefes almada zorluk
• Baş ağrısı
• Yorgunluk
• Postnazal renksiz burun akıntısı
• Yanak içinde şiddetli ağrı

Doğal sinüzit tedavisi için bitkisel çözümler de uygulanabilir.

1. Kuru soğan

Kuru soğan sinüs enfeksiyonu tedavisinde çok etkili bir çözümdür. Soğan anti-mantar etkisi gösterir ve hatta inatçı parazit ve mantar oluşumlarının tedavisinde de oldukça etkilidir. İçerisindeki kükürt bileşiklerinin yanı sıra anti-bakteriyel etkiye de sahiptir. Küçük bir miktar çiğ soğan yenilebilir.
• Tüm yapılması gereken birkaç çiğ ve taze küçük soğan tüketmektedir. Ardından bir bardak sıcak su içilmesi tavsiye edilir.
• Bu işlem günde 2 ya da 3 kez tekrar edilebilir. Sinüslerin hızla açılmasına yardımcı olur.

2. Deniz tuzu ve karbonat

Deniz tuzu ve karbonat anti-mantar ve anti-viral özelliklere sahiptir. Sinüs enfeksiyonunu azaltmada oldukça etkilidir.
• 4 su bardağı su kaynatılır ve oda sıcaklığına gelene kadar soğumaya bırakılır.
• İçerisine deniz tuzu, 5 damla kekik özü, 3 damla okaliptüs yağı, 1 tatlı kaşığı karbonat eklenir. Ardından 3 damla çay ağacı da eklenerek karıştırılır.
• Deniz tuzu ve karbonat birleştiğinde burun akıntısını azaltırken aynı zamanda var olan balgamın da çözülmesini sağlar.
• Burun ve sinüs astarlarını açmak için günde birkaç kez uygulanabilir. Buruna damla şeklinde de uygulanabilir.
• Düzenli kullanıldığında ikinci ya da üçüncü gün sinüs enfeksiyonundan kaynaklanan şişlikleri azaltacaktır.

3. Kırmızı soğan

Kırmızı soğan da anti fungal ve anti bakteriyel özelliklere sahiptir. Kükürt bileşikleri ile sinüs enfeksiyonu yaşayan kişilerde burun içinde oluşan daralmayı hafifletir. Ayrıca mukus birikmesini engeller.
• Soğandan biraz kesilir. İç kısmı teneffüs edilir. Bu işlem günde birkaç kez tekrarlanır.
• Soğan küçük parçalar halinde doğranır ve bir tencere suyun içine atılır.
• Yaklaşık 5 ya da 10 dakika kaynar suda bekletilir.
• Sinüs enfeksiyonunu hafifletmek için sıcakken bu su tüketilir.
• Ayrıca doğranmış soğan bir kase suya koyularak teneffüs edilebilir.

4. Turp

Turp da sinüs enfeksiyonunu tedavi etmek için etkili çözümlerden biridir. Burun ve boğaz içerisinde oluşan mukusu dağıtmaya yardımcı olur.
• Taze turp rendelenir. Gün içinde bir miktar tüketilebilir.
• Ağız içinde birkaç dakika bekletilmelidir. Böylece turp sinüslerin açılmasını sağlar ve mukusun salgılanmasını azaltır. Sinüs enfeksiyonundan kurtulmak için bu işlem 3 ya da 4 gün boyunca, günde en az iki kez tekrar edilmelidir.

5. Elma sirkesi

Elma sirkesi de sinüs enfeksiyonunu büyük ölçüde azaltılmaktadır. Oldukça etkili bir çözümdür. Sinüs enfeksiyonunun neden olduğu tahrişi de yatıştırır. Elma sirkesi düzenli kullanıldığında burun ve boğazı etkileyen sinüs enfeksiyonunu tamamen yok eder.
• Günde sadece bir çay kaşığı elma sirkesi alınması olası tahrişi azaltmaya yardımcı olur. Günde 3 kez tüketilmesi önerilir.
• 5 ya da 6 çay kaşığı elma sirkesi 1 bardak su içinde karıştırılır. Ardından bu su kaynatılır ve sıcak buhar teneffüs edilir.
• Olumlu sonuçlar almak için işlem günde 3 ya da 4 kez tekrarlanmalıdır.

6. Üzüm çekirdeği ekstresi

Kronik sinüs enfeksiyonu için en etkili çözümlerden biri üzüm çekirdeği ekstresidir. Tahrişi büyük ölçüde azaltmada faydalı olmaktadır.
• Üzüm çekirdeği ekstresi sinüs enfeksiyonları tedavisinde mükemmel anti fungal ve anti bakteriyel özellikler gösterir.

7. Kekik yağı

Saf kekik yağı bakteriyel sinüs enfeksiyonları tedavisinde etkili bir çözümdür. Anti bakteriyel özellikleri vardır ve bakterilerin neden olduğu sinüs enfeksiyonunun tamamen iyileştirilmesine yardımcı olur.
• 10 ya da 15 damla saf kekik yağı bir bardak suya eklenir. İyice karıştırılır ve bu karışım günde bir ya da iki kez kullanılır. 5 gün düzenli olarak kullanılması tavsiye edilir.

8. Burun egzersizi

Burnu geliştirmek ve sinüs enfeksiyonunu önlemek için sinüslerde kan akışını geliştirmek gerekir. Bazı hafif egzersizler sinüs enfeksiyonu azaltmaya yardımcı olacaktır.
• Buruna hafifçe parmaklar yardımıyla yaklaşık 15 saniye baskı uygulanır.
• Burnun diğer tarafında aynı işlemi yinelenir.
• Bu egzersiz sinüsler ve burunda kan akışını geliştirmeye yardımcı olur ve böylece sinüs enfeksiyonu önlenebilir.

9. Sıvı alımını artırmak

• Özellikle sıvı tüketimi sinüzit tedavisi için oldukça önemlidir. Burun ve boğaz kanalları ile birlikte sinüslerin de nemli kalmasını sağlar. Oluşan mukusun çözülmesine yardımcı olur.
• Balgam üretimini azaltır. Günde 8 ila 10 bardak su içilmesi önerilmektedir.
• Kafeinli içecekler tüketilmemelidir. Çünkü bu tür içecekler sıvı kaybının artmasına neden olmaktadır. Aynı zamanda enfeksiyon oluşumunu kolaylaştırır.

10. Buhar uygulaması

Sinüs enfeksiyonundan kolayca kurtulmak için buhar uygulaması da yapılabilir.
• Geniş bir kapta su kaynatılır ve bu suyun buharı teneffüs edilir. Buhar uygulaması sırasından başın arkasına kaseyi de kapsayacak şekilde bir havlu konulabilir.
• Burun tıkanıklığını rahatlatmak için ve mukus birikimini hafifletmek için suya birkaç damla okaliptüs yağı da eklenebilir.

11. Acı biber

• Günlük beslenme düzenine biraz acı biber eklenebilir. Bu sinüs enfeksiyonu belirtilerini azaltmaya yardımcı olur.

12. sinüzit doğal tedavisi papatya çayı

Sinüs enfeksiyonu ile mücadele için etkili bir tedavi yöntemi olan ve içerdiği bağışıklık güçlendirici kimyasallar nedeniyle papatya çayı kullanılmaktadır. Papatya çayının sinüzite olan faydalarını güçlendirmek için acı biber ve sarımsak gibi bitkisel sinüzit tedavisi sağlayan bitkisel şifa ürünleri de ilave edilebilir.
• Su dolu bir kabın içine biraz acı biber ile birlikte taze ezilmiş sarımsak eklenir.
• Su buharlaşmaya başladığında ocaktan alınır.
• Kasedeki karışım iyice karıştırılır ve çay şeklinde tüketilebilir. Bu çay sinüs enfeksiyonunu azaltmaya yardımcı olmaktadır.

13. Sarımsak

Sarımsak anti-mantar ve anti bakteriyel özellikler içerir. Bu özellikleri ile sinüzit için harika bir doğal iyileştirici olarak bilinir.
• 3 ya da 4 diş çiğ sarımsak günlük olarak tüketilebilir.

14. Bitkisel çaylar

• Bir bardak su içine adaçayı, nane ve rezene eklenir.
• Kaynatıldıktan sonra soğuması beklenir ve çay şeklinde tüketilir. Bu çay sinüslerdeki mukusun dağılmasına yardımcı olur.

15. Sinüzite acı kavun tedavisi

Acı kavun sinüzite neden olan iltihabı kurutucu etkiye sahiptir. Ancak İbrahim Saraçoğlu, Ender Saraç, Ahmet Maranki, Suna Dumankaya gibi bitkisel şifacılar acı kavunun zararları hakkında vatandaşı uyarmaktadırlar.

15. çörekotu yağı ile sinüzite çare

Sinüzit çörek otu tedavisi özellikle çörekotu yağının buruna damlatılması suretiyle yapılmaktadır. Çörekotu yağı burunda bir miktar yanmaya neden olabilir. Ancak çörekotu yağının mikrop kırıcı etkisi nedeniyle kısa sürede sinüzite neden olan iltihap kurumaktadır.

Devamını Oku

Romatoid Artritin Bitkisel Tedavisi: Artrite Ne İyi Gelir?

Ahmet Maranki kategorisine 19 Şubat, 2015 tarihinde eklendi, 2.990 defa okundu

Romatoid Artritin Bitkisel Tedavisi: Artrite Ne İyi Gelir?

artrit bitkisel tedavi

artrit bitkisel tedavi

Artrit; özellikle el ve ayak bileklerinde oluşan ağrı, sertlik ve şişlikler olarak bilinir. Günlük yaşam aktiviteleri nedeniyle ağrı şiddetlenebilir ya da hareke etmede zorluklar yaşanabilir. Artrit genellikle birden fazla eklemi etkiler. Pek çok farklı neden artrit oluşmasına neden olurken tedavi edilmezse, kemikler ve eklemlerde kalıcı hasara neden olabilir. Artritin osteoartrit ve romatoid artrit olarak iki türü vardır. Eklem iltihabına iyi gelen bitkiler aynı zamanda romatizma, romatoid artrit gibi benzer rahatsızlıklara da bitkisel çözüm sunmaktadır. Bu yazımızda artrit neden olur sorusuna cevap arayacağız ve daha sonra artrit türleri, artrit belirtileri hakkında bilgiler vereceğiz. Daha sonra da artrit bitkisel tedavisi amacıyla kullanılan şifalı bitki yağları, yiyecekler ve içecekler hakkında bilgi paylaşımı yapacağız.

Artrit neden oluşur?

Artritin farklı nedenlerden kaynaklanan farklı formları vardır. Kıkırdakta bir artrit durumu oluşabilir. Sinovyal sıvısı el eklemi boşluklarında yeterli miktarda olmayabilir. Ellerde artrit oluşmasının en önemli nedenleri şunlardır:
• Genetik faktörler
• Fiziksel işlerde tekrarlanan el ve eklem hareketleri
• El ya da kolda herhangi bir yaralanma
• Obezite
• Otoimmün hastalıklar

Ellerde görülen artrit belirtileri artrit türüne göre değişir.

Osteoartrit
• Bu tür artrit durumunda belirtiler yavaş yavaş görünür ve zaman geçtikçe daha da kötüleşir.
• Elleri kullandıktan sonra ya da bir fiziksel aktivite ardından ellerde ağrı.
• Eklemlere basınç uygulandığında hassasiyet oluşması.
• Eklemlerde özellikle sabahları oluşan sertlik.
• Eklemlerde sert topaklar ya da kemik yapılarının görülmesi.
• Eklemlerde şişlik

Romatoid artrit
• Her iki yandan aynı eklemlerde şişlik
• Eklem ağrısı
• Dokunulduğunda hassasiyet
• Ellerde kızarma ya da şişlik
• Dokuda farklılıklar ya da romatoid nodüller, deri altında şişlik
• Yorgunluk
• Kilo kaybı

Artrit için bitkisel çözümler

1. Hint yağı

Hint yağı genel cilt sağlığının yanı sıra sakinleştirici ve iyileştirici özellikler de içerir. Antibakteriyel, antienflamatuar ve analjezik etki gösterir. Ayrıca risinoleik asit olarak adlandırılan en önemli tıbbi maddeleri içerir. Bu nedenle ellerde oluşan artrit için doğal bir tedavi yöntemi olarak kullanılmaktadır.
– Bol miktarda Hint yağı doğrudan ellere uygulanır.
– Uygulama yapılan alanlar yaklaşık beş ya da on dakika hafifçe ovulur. Bu işlemin her gün iki defa yapılması tavsiye edilir.
– Bu işlem aynı zamanda ağrının da azalmasını sağlar.
– Ayrıca, iki çorba kaşığı Hint yağı kaynatılır ve bir bardak taze portakal suyuna eklenir.
– İyice karıştırıldıktan sonra her gün kahvaltıdan önce içilir.
– Birkaç hafta içinde belirtiler hafifleyecektir.

2. Sarımsak

Sarımsak ellerde oluşan artrit tedavisi için kullanılan bir diğer bitkisel çözümdür. Ağrıyı ve artrit nedeniyle oluşan inflamasyonu azaltmaya yardımcı olan anti enflamatuar özellikler içerir. Sarımsak aynı zamanda artrit belirtilerini oluşturan mikroorganizmaların gelişimini yavaşlatan allicin açısından da zengindir.
– 2 ya da 3 diş çiğ sarımsak günlük olarak tüketilebilir. Bu artrit belirtilerini azaltmaya yardımcı olacaktır.
– Ayrıca, bir kaç diş sarımsak ve hardal yağı ısıtılarak ellere ve parmaklara uygulanabilir.
– Etkilenen bölgelerde birkaç dakika tutulur. Olumlu sonuçlar almak için işlem günde birkaç kez tekrarlanabilir.

3. Patates

Patates karbonhidratlar açısından zengin bir kaynaktır ve aynı zamanda artrit tedavisinde de oldukça etkilidir. En iyi anti-enflamatuar ve antioksidanlardan biridir.
– 2 ya da 3 adet patatesin suyu çıkarılır. Biraz da su eklenerek seyreltilir.
– Bu patates suyu, ellerde oluşan artrit belirtilerini hafifletmek için her gün tüketilir.
– Patates dilimleri ile eller ovulabilir.
– Ayrıca patates dilimleri geceden buzdolabına soğuk su içerisinde konulur. Ertesi sabah bu su tüketilebilir. Aç karna içilmesi tavsiye edilir.

4. Bal ve tarçın tozu

Bal ve tarçın en iyi artrit ilaçlarından biridir. Birlikte kullanıldıklarında ellerde oluşan artrit belirtilerini hafifletmeye yardımcı olmaktadır. Bal antiseptik nitelikleri içerirken tarçın antioksidan ve anti mikrobiyal özellikler içerir.
– Bir çorba kaşığı bal, bir çorba kaşığı toz tarçın ile karıştırılır.
– Bu karışımı her gün sabahları tüketilir. Ağrı ve inflamasyonu azaltmada oldukça faydalıdır.
– Her gün sabah aç karna tüketilmesi önerilir.

5. Epsom tuzu

Sülfat ve magnezyum açısından zengin epsom tuzu vücudun kan akışını geliştirmeye yardımcı olur. Eklem ve damarlardaki sertleştirmeyi önlerken aynı zamanda kan pıhtısı oluşumunu önlemeye yardımcı olur.
– Eller epsom tuzu eklenmiş ılık suyla yıkanabilir. Ya da bu suyun içerisinde bekletilebilir. Bu işlem kramp ve ağrıların azalmasını sağlayacaktır.
– İki çorba kaşığı epsom tuzu ve bir avuç kaya tuzu sıcak suya eklenir.
– Ardından suya bir çorba kaşığı rezene ve ardıç yağı da ilave edilir.
– Eller bu suyun içerisinde 15 ya da 20 dakika her gün bekletilir.
– Bu işlem inflamasyon ve şişliklerin hafiflemesini sağlar.

6. Zeytinyağı

Zeytinyağı artrite iyi gelen besinler ve gıdalar arasında önemle üzerinde durulması gereken bir yiyecektir. Artrit tedavisi için en etkili doğal çözümlerden biridir. İltihap kurutucu COX-1 ve COX-2 enzimlerinin üretim sürecini yavaşlatır.
– Zeytinyağı salatalarda ya da yemek pişirirken kullanılabilir. Ağrı ve inflamasyonu (yangıyı) azaltmaya yardımcı olur.
– Eşit miktarda ılık zeytinyağı ve sıcak lavanta yağı iyice karıştırılır. Bu karışım ellere uygulanır ve 10 dakika kadar bekletilir. Uygulama sırasında masaj yapmak daha etkili sonuçlar alınmasını sağlar.
– Bu yağ karışımı düzenli uyguladığında yani günde 2 ya da 3 kez uygulandığında ağrı ve iltihaplanmayı önemli ölçüde azaltmaya yardımcı olur.

7. Sıcak su

Sıcak kompres de artrit nedeniyle parmaklarda oluşan ağrı ve sancının hafifletilmesinde kullanılabilir. Sıcak kompres bölgede kan dolaşımını artırır ve kas ile eklemleri rahatlatır. Ayrıca şişlik ve sertliği azaltmaya da oldukça yardımcıdır.
– Sıcak suya batırılmış bir havlu eller üzerine kompres şekilde uygulanabilir.
– Sıcak kompresler ile en iyi sonucu almak için işlem günde 1 kez düzenli olarak tekrarlanabilir.

8. Elma sirkesi artrite iyi gelirmi?

Elma sirkesi ağrı ve sertliği hafifleten anti-enflamatuar ve alkalize özellikler içerir. Bu nedenle artrit tedavisinde oldukça etkilidir.
– Bir bardak sıcak suya bir çorba kaşığı elma sirkesi ve bir çay kaşığı bal karıştırılır.
– Kırmızı biber ve sıcak elma sirkesi ile bir hamur da yapılabilir. Bu hamur ellere uygulanır.
– Eklemlerdeki sertliği gidermek için 10 dakika kadar ciltte bekletilmelidir.

9. Buz

Soğuk kompresler de işe yarayabilir. Ağrıyı ve olası tahrişi hafifletir.
– Buz paketleri ya da dondurulmuş sebze torbaları ellere kompres şeklinde uygulanabilir.
– Buz torbasını etkilenen alan üzerinde birkaç saniye tutmak yeterli olacaktır.
– İşlem her 10 ya da 15 dakikada bir tekrar edilebilir.

10. Zerdeçal

Zerdeçal mükemmel bir anti enflamatuardır. Bu nedenle artrit tedavisinde de kullanılmaktadır. Ayrıca tüm mikroorganizmaların gelişmesini engelleyen anti bakteriyel ve anti septik özellikleri vardır.
– Her gün bir bardak ılık süte biraz zerdeçal ve bal eklenerek tüketilebilir.
– Bunun yerine zerdeçal tozu sıcak su ile de karıştırılabilir.
– Zerdeçal tozu ve hardal yağı hamur haline getirilerek ellere doğrudan uygulanabilir. Bu parmaklarda oluşan şişlikleri de hafifletecektir.
– Parmaklar üzerinde yarım saat kadar bekletilmesi tavsiye edilir. Ardından eller sıcak suyla yıkanır.

Devamını Oku

Adet Sancısı İçin Doğal Yöntemler: Regl Ağrısına Bitkisel Çözüm

Alternatif Tıp kategorisine 12 Şubat, 2015 tarihinde eklendi, 960 defa okundu

Adet Sancısı İçin Doğal Yöntemler: Regl Ağrısına Bitkisel Çözüm

adet ağrısına bitkisel çözümler

adet ağrısına bitkisel çözümler

Bazı kadınlarda regl dönemi ağrılı kramplara ve sancılara neden olabilir. Menstrüel dönemde oluşan kramplar dismenore olarak da bilinir. Adet ağrısı çok şiddetli olduğunda bazı ilaçlar kullanılmaktadır. Ancak bu ilaçlar adet kanamasının kesilmesine ve bu dönemin daha kısa sürmesine neden olabilir. Aslında adet kramplarının ana nedeni biyolojiktir. Gevşeme ve bunun sonucunda rahim iç zarının dökülme sürecinde ağrılar oluşabilir. Hormon dengesizlikleri de ağrılara neden olabilir. Bazı durumlarda yumurtalıklarda bulunan ufak kistler de sancıya sebebiyet verebilir. Ağrı özellikle demir, çinko, vitamin ve günlük diyet içinde omega-3 yağ asitlerinin eksikliği nedeniyle de oluşabilir. Adet sancısı ve ağrısı için bitkisel çözümler denenebilir.

1. Buğday

Buğday içinde bulunan bioflavanoidler nedeni ile ağrıyı hafifletmeye yardımcı olur. Aynı zamanda vitamin içerir ve ağır kanamaları hafifletir. Karabuğday ile krep yapılarak tüketilebilir. Ayrıca mango, portakal ve limon gibi narenciyeler, brüksel lahanası ve brokoli de tüketilebilir.

2. Demir açısından zengin gıdalar

Yeterli miktarda demir alınması önemlidir. Bu ağrının azalmasına yardımcı olur. Özellikle kuru kayısı, baklagiller, karaciğer, yumurta sarısı, ıspanak ve karalahana tüketilebilir. Ayrıca koyu yeşil yapraklı sebzeler, kuru meyveler (kuru üzüm, kuru erik), hindi, ya da tavuk sakatatları, fasulye, mercimek, nohut ve soya fasulyesi tüketilebilir. Kabuklu deniz ürünleri de tercih edilebilir.

3. Sıcak kompres

Sıcak su torbası uygulaması da ağrının hafiflemesini sağlar. Ancak sıcak su torbası direkt olarak karın bölgesine uygulanmamalıdır. Sırt ve bel bölgesi ile ayak tabanlarına uygulanması önerilir. Alternatif olarak, bir havlu sıcak suya batırılarak aynı şekilde uygulanabilir. Sıcak duş da etkili olacaktır.

4. Su içmek adet sancısını hafifletir mi?

Her gün bol bol su içilmelidir. Su içmek vücudu nemlendirirken aynı zamanda sıkışık kasların açılmasını sağlar. Ayrıca su içeriği yüksek olan gıdalar; karpuz, marul, salatalık, kereviz, böğürtlen, ahududu ve çilek gibi meyveler de tüketilebilir.

5. Adet Ağrısına Tarçın

Tarçın çay şeklinde tüketilebilir. Aynı zamanda tarçınlı tatlılar ve yemekler de tercih edilebilir. Tarçın ağrıyı dindirirken aynı zamanda şişliğin de inmesini sağlar.

6. Adet Ağrısına Rezene

Rezene yatıştırıcı ve rahatlatıcı etkisi ile kan dolaşımını artırır. İlk olarak, bir çay kaşığı rezene tohumu ezilerek toz haline getirilir. Bu toz bir fincan kaynamış suya eklenir ve 5 dakika demlenmesi beklendikten sonra ılık şekilde tüketilir.

7. Zencefil adet sancısına iyi gelirmi?

Zencefilli kek, kurabiye, şekerleme ya da sebzeler tüketilebilir. Aynı zamanda zencefil çay şeklinde de tüketilebilir. Çay için yarım çay kaşığı ezilmiş zencefil bir fincan kaynar suya eklenerek günde üç kez içilir.

8. Nane

Nane, adet kramplarını gidermek için yaygın olarak kullanılan bir yöntemdir. Nane çaylara eklenebilir ya da tek başına nane çayı tüketilebilir. Krampları hafifletmek için nane şekeri yenilmesi de önerilir.

9. Hardal

Geniş bir kaba ılık su konulur ve üzerine 1 ya da 2 yemek kaşığı hardal tozu eklenir. Bu su içerisinde ayaklar 30 ya da 45 dakika bekletilir.

10. Hafif egzersiz

Düzenli olarak hafif egzersiz yapılabilir. Yürüyüş ve yüzme gibi spor aktiviteleri kan dolaşımını artırarak adet döneminde ağrının oluşmasını engeller.

11. Aloe vera suyu

Ağrıyı azaltmak için bal ile birlikte aloe vera suyu tüketilebilir.

12. Zencefil, limon ve bal

Siyah çayın hazırlanırken içerisine yarım çay kaşığı ezilmiş zencefil, 2 çay kaşığı limon suyu ve 1 tatlı kaşığı bal eklenir. Tüm gün boyunca düzenli aralıklarla bu çay içilebilir.

13. Keten tohumu

İki çorba kaşığı keten tohumu gün içinde tüketilebilir. Bu vücutta prostaglandin düzeylerini azaltır ve böylece ağrıyı en aza indirmeye yardımcı olur. Ayrıca, 1 tatlı kaşığı keten tohumu 1 fincan yoğurda eklenerek tüketilebilir. Aynı zamanda keten tohumu salatalara da eklenebilir.

14. Akupunktur yöntemi

Kas kasılmalarını rahatlatmak ve sinir sistemini sakinleştirmek için akupunktur tedavisi uygulanabilir.

15. Meyveler

Muz ya da papaya adet krampları tedavisinde çok yardımcı olan meyveler arasındadır. Papaya karoten ve vitamin C içerir. Aynı zamanda bir miktar kalsiyum ve demir de içermektedir. Bu içeriği ile kan akışını kolaylaştırır. Muz da aynı etkiye sahiptir.

16. Maydanoz suyu

Maydanoz zonklama benzeri ağrılar için oldukça etkili bir çözümdür. Salatalık, havuç, pancar kökü ve maydanoz küçük parçalar halinde kesilir. Bir karıştırıcıda meyve suyu haline getirilir. Her gün içilir.

17. Susam

1 çay kaşığı susam suda karıştırılır ve kaynatılır. Ardından soğuması beklenir. Süzülerek günde 2 kez içilir. Susamlı besinler de tüketilebilir.

18. Kişniş tohumu

Biraz kişniş tohumu bir bardak kaynar suya eklenir ve 15 ya da 20 daha kaynatılır. Ardından karışımın demlenmesi için 5 dakika kadar beklenir ve süzülerek içilir. Tadı kötü ise biraz bal ya da şeker eklenerek içilebilir.

19. Yıldız meyvesi tohumları

Krampları ve ağrıları gidermek için yıldız meyvesi tohumu da kullanılabilir. Bir bardak kaynamış su ile biraz yıldız meyvesi tohumu yutulabilir. Alternatif olarak, birkaç yıldız meyvesi tohumu kızartılır ve süte eklenerek tüketilir. Bu bitki kas gevşetici olarak çalışır. Gergin kasların rahatlamasını sağlarken aynı zamanda adet sancılarının da hafiflemesini sağlar.

20. Aromaterapi

Biraz tatlı badem yağı, 15 damla nane yağı, 10 damla selvi yağı ve 5 damla lavanta yağı ile karıştırılır. Ağrıyı yatıştırmak için bu yağ ile karın bölgesine hafifçe masaj yapılır.

21. Süt içmek adet sancısına iyi gelir mi?

Kalsiyum eksikliği, adet kramplarının başka bir nedenidir. Bu nedenle kalsiyum alınması için gün içinde sık sık süt içilebilir.

22. Adet Sancısına Havuç Suyu

Havuç genellikle göz sağlığı için etkili bir besindir. Ancak adet sancıları için de kullanılabilir. Gün içerisinde bir bardak havuç suyu tüketilebilir ya da salatalarda havuç kullanılabilir.

Yapılacaklar:

– Stres, sinir ve panik kramplara neden olabilir. Bu nedenle bu tür durumları kontrol altına almak gerekmektedir.
– Yetersiz uyku sinirlilik yapabilir. Bu nedenle her gün 7 ila 8 saat uyunması önerilir.
– Omega-3 yağ asitleri açısından zengin gıdalar tüketilmelidir. Daha fazla balık tüketilebilir.
– Eğer anemik bir durum varsa demir açısından zengin gıdalar alınmalıdır.
– Hijyenik pedler, altı saatte bir değiştirilmelidir.
– Menstruasyon sırasında her gün iki ya da üç kez banyo yapılmalıdır. Banyo sırasında sıcak su kullanılmalıdır.

Yapılmaması gerekenler

– Rafine un, alkol, kafeinli içecekler, gazlı içecekler, et ve kümes hayvanları, süt ürünleri, çikolata ve abur cuburdan kaçınılmalıdır.
– Sigara içilmemelidir.
– Tuz ve şeker tüketimi sınırlandırılmalıdır.
– Uzanarak dinlenmek gerekebilir.
– Patlıcan, patates ve sarı kabak gibi bazı sebzeler tüketilmemelidir. Bunlar yerine papaya, ızgara, beyaz kabak ve salatalık tüketilebilir.
– Aç karna ağrı kesici ilaçlar kullanılmamalıdır.

Devamını Oku

Hamileler ve Emziren Anneler için Doğal Antibiyotik Besinler

Alternatif Tıp kategorisine 12 Şubat, 2014 tarihinde eklendi, 3.306 defa okundu

Hamileler ve Emziren Anneler için Doğal Antibiyotik Besinler

Bebeğin sağlığının olumsuz etkilenmesi riski nedeniyle gebelik ve emzirme döneminde hastalanan anneler pek antibiyotik kullanamazlar. Doktor tavsiyesi ve reçetesi ile çok istisnai durumlarda bir takım antibiyotikler zorunluluktan dolayı kullanılsa da bu durumun düşük riskini artırdığı bilinmektedir. Bu nedenle hamilelikte ve emzirme döneminde hastalanan anneler için iyileştirici etkisi olan doğal antibiyotikler kullanılırsa bebeğe bir zarar gelmesi önlenmiş olur.

hamileler emziren anneler için doğal antibiyotikler

hamileler emziren anneler için doğal antibiyotikler

Hamilelik döneminde anneler hastalanmamaya özen gösterir çünkü hastalandıkları takdirde antibiyotik kullanmamaları önerilir. Antibiyotik anne karnındaki bebeği olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle antibiyotik ve ilaç kullanımına hem hamilelik hem de emzirme döneminde dikkat edilir. Nasıl hamilelik döneminde kan yoluyla antibiyotik bebeğe geçerse emzirme döneminde de sütü etkileyen antibiyotik bebeğe geçer. Aynı şekilde siz hasta olduğunuzda; grip yada nezle olduğunuzda bu bebeğinizi de etkileyecektir. Bu nedenle hastalık belirtileri ile karşılaştığınız gibi doğal antibiyotikler ve bitkisel antibiyotik yiyecekler ile önlem almalısınız.

• Doğal antibiyotik etki gösteren karışımı evde siz kendiniz de yapabilirsiniz. Sarımsaklı süt olarak bilinen karışım için ihtiyacınız olan malzemeler sadece 2 diş sarımsak ve 1 bardak süt. Sütü bir cezvede kaynamaya bırakın. Kaynamaya başlamadan hemen önce yani süt sıcak iken içerisine ufak ufak doğradığınız 2 diş sarımsağı ekleyin. 10 dakika kaynattıktan sonra içebilirsiniz. Sütün içerisinde bulunan küp sarımsak tanelerini de çiğneyip yutmanız gerekiyor.

Emziren Anneler için Bitkisel Antibiyotik Yiyecekler

Hamilelik ve emzirme döneminde farklı hastalıklar nedeniyle antibiyotik tedavisine ihtiyaç duyulsa da bu ihtiyacı doğal yollarla karşılamak bebek için en sağlıklı olanıdır. İdrar yolu ve solunum yolu enfeksiyonları, sinuzit, diş tedavisi, ishal ve abse gibi nedenler ile antibiyotik tedavisi görmesi gereken anneler en zararsız olan antibiyotikleri tercih ederek tedavi olurlar. Bazı antibiyotikler bebeğe zarar vermez iken özellikle etken maddeleri daha farklı olan antibiyotikler ise bebek için hayati risk oluşturabilir.

• Hamilelikte ve emzirme döneminde kullanılan doğal antibiyotiklerin başında kefir geliyor. Kafkasya halkları tarafından sık kullanılan yararlı bir süt ürünü olan kefir; sütün mayalandırılması ile elde ediliyor. Sağlık ve gençlik iksiri olarak bilinen kefir aynı zamanda doğal antibiyotik görevine de sahiptir. Son derece karmaşık bir yapıya sahip olan kefir, beyaz nohut tanesi büyüklüğünde beyaz ve beyaz sarı renklerdeki toplardan oluşur. Kendi kendine üreyen bir yapısı vardır. Evde kefir üretip devamlı olarak tüketebilmek için öncelikle sütü tek başına kaynatın. Metal olmaması kaydıyla (cam olabilir) bir kaba alın ve ılınmasını bekleyin. Kaymak oluştuysa bu tabakayı sütün üzerinden alın ve 1 çorba kaşığı kefir mayasını içerisine atın. Kapağını kapattığınız kabı soba yada kalorifer yanı gibi sıcak ama ışık almayan bir yere koyun. 24 saat sonra mayalanmış kefiri süzgeç yardımı ile süzün ve süzgeçte kalanları tekrar maya olarak kullanmak üzere saklayın. Süzdüğünüz mayalı sütü ise içebilirsiniz. Dikkat etmeniz gereken en önemli nokta maya olarak kulandığınız kefir tanelerini eğer daha sonra kullanacaksanız ağzı kapalı cam bir kapta buzdolabında saklamalısınız. Bunu yaparken kabın içine taneleri örtecek kadar süt koymanız gerekli. Yani saklayacaksanız üzerine çıkacak kadar süt koyup buzdolabında saklamalı, kullanacaksanız yine üzerine çıkacak kadar süt koyup sıcak bir yerde mayalamaya bırakmalısınız.

sarımsak doğa antibiyotik

sarımsak doğa antibiyotik

• Akdeniz’de yetişen adaçayı da gebelikte doğal antibiyotik görevi gören bitkilerdendir. Ayrıca boğaz ağrısı ve diş ağrısı gibi rahatsızlıklara karşı oldukça etkilidir. Bunların yanı sıra sinir bozukluğu, asabiyet, titreme, menepoz dönemi ve baş dönmesi için etkili sonuçlar verir. Hamilelikte tansiyon düşüklüğü, psikolojik rahatsızlıklar, sinir hastalıkları ve sindirim sistemi bozuklukları yaşayan annelerin de içebilecekleri adaçayı özellikle boğaz yolu kaynaklı hastalıklara etkili çözümdür. Adaçayını doğal antibiyotik olarak günde 2 3 bardak kadar tüketebilirsiniz.

Devamını Oku

Geyik elması yaprağının faydaları-Geyik elması yaprağı neye iyi gelir?

Alternatif Tıp kategorisine 15 Kasım, 2012 tarihinde eklendi, 849 defa okundu

Geyik elması yaprağının faydaları-Geyik elması yaprağı neye iyi gelir?

Geyik elması (alıç meyvesi)

Geyik elması (alıç meyvesi)

Geyik elması her derde deva ve değişik hastalıklara şifalar sağlayan bir ağacın meyvesidir. Bu yemişin kalp sağlığından tutunuz da beyin ve sinir sistemine kadar çok değişik organ ve dokulara bitkisel şifalar sağladığı bilinen bir gerçektir. Geyik elması ülkemizde çok farklı adlarla bilinen meyvelerden biridir. Bu adlar arasında alıç, ekşi muşmula, akdiken, edran ve geviş de bulunur.

Tüm Avrupa’da yetişen Geyik elması ağacının ülkemizde 20’ye yakın türü bulunmaktadır.

Geyik elması böbrek rahatsızlıklarında kullanılan bitkilerin başında gelir. Böbrek fonksiyonlarının onarılmasında rolü büyüktür.

Geyik elması Böbrek taşı ve kumuna karşı da bu bitkinin tüketilmesi tavsiye edilir. Ancak sürekli bir biçimde Geyik elması kullanılması ancak doktorun izniyle ve kontrolünde mümkündür.

Geyik elması aynı zamanda kan dolaşımını düzenler, kalp çarpıntısını düzenler ve krampların azalmasını sağlar. İshal olan kişilerin de kısa zamanda düzelmesi için Geyik elması çayından faydalanmaları gerekir. Bunun için Geyik elması meyvesinin püresi hazırlanarak tüketilmelidir.

İçten ve dıştan uygulanabilen Geyik elması bitkisinin çiçekleri mayıs ve haziran aylarında, meyveleri ise olgunlaştıktan sonra toplanır. Kurutulan ve kuru yerde muhafaza edilen meyveler 1 yıl kadar kullanılabilir.

Geyik Elmasının Faydaları: Geyik elması önemli bir kalp ve damar sağlığı destekleyicisi olarak kalp damarlarını genişleterek kanın daha rahat pompalanmasını ve dolaşmasını sağlayarak kalbin yükünü hafifletir. Geyik elması Kalbi kuvvetlendirir ve damar sertliğine karşı koruyucudur. Geyik elması Kalp krizi riskini azaltır. Kalp atışlarını düzenleyerek aritmiye (düzensiz kalp atışı) karşı da koruyucu ve tedavi edici etki gösterir. Geyik elması Sinirler üzerinde yatıştırıcı etkisi ile sinir bozukluğunu ve sinirsel çarpıntıları giderir. Geyik elması Beyne kan akışını arttırır. Geyik elması Uykusuzluğa iyi gelir. Yüksek tansiyonu düşürür. Geyik elması Mideyi kuvvetlendirir. Spazm çözücü ve idrar söktürücüdür. Geyik elması Cinsel gücü arttırır.

Devamını Oku

Baş ağrısına iyi gelen müzikler

Alternatif Tıp kategorisine 27 Şubat, 2012 tarihinde eklendi, 87 defa okundu

Baş ağrısına iyi gelen müzikler

Müzik baş ağrısı çeken kişiler için gereksiz bir gürültü kaynağı olarak görülür ve baş ağrılarının giderek artmasının da nedenleri arasında sayılır. Oysa son zamanlarda yapılan bilimsel çalışmalarda bazı müzik türlerinin baş ağrısına iyi geldiği ortaya çıkartılmıştır. İlginçtir ki bu müzik türlerinden bir tanesi de ülkemizde az kişinin dinlediği ve bildiği tasavuf musikisi eşliğinde çalınan ney dir. Neyin ritmik olmayan ve ağır müziği, baş ağrısına iyi gelmekle kalmamakta aynı zamanda bunalım, depresyon, bazı psikolojik sorunlar, panik atak gibi rahatsızlıklara da iyi gelmektedir. Bunun haricinde sizleri dinlerken yormayan her türlü müik de baş ağrısına iyi gelmektedir.

Araştırmalarda ortaya çıkan diğer bir enteresan şey ise seks yapmanın baş ağrısını geçiren serotonin hormonunun salgılanmasını hızlandırmasıdır. Hafif bir müzik eşliğinde yapılan cinsel aktivitenin bağ ağrısına iyi geldiğinden sanırım şüphe duymamak lazım geliyor.

Devamını Oku

Baş Ağrısı Egzersizleri ile Nasıl Geçer-Başağrısı Nasıl Tedavi Edilir

Alternatif Tıp kategorisine 27 Şubat, 2012 tarihinde eklendi, 33 defa okundu

Baş Ağrısı Egzersizleri ile Nasıl Geçer-Başağrısı Nasıl Tedavi Edilir

Baş ağrısı sanırım günümüzde herkesin şikayet ettiği bir konu… Biliyorsunuz, önce ensenizden başlayıp kafanızın alt kısmına doğru ilerleyen ve gözlerinize kadar yayılan bilen bir ağrı bu! Özellikle masa başında çalışanlar için kaçınılmaz bir eziyet halini alabiliyor baş ağrıları. Peki baş ağrısına ne iyi gelir? Hemen ağrı kesici haplar demeyin, bir düşünün… 

Migren, çoğunlukla ataklar halinde gelen bir başağrısıdır. Krizler bazen üç gün, üç gece devam eder. Migren günümüzde başlı başına bir nörolojik hastalık olarak kabul edilmektedir.  Ülkemizde her 100 kişiden 16’sında migren olduğu tahmin ediliyor.

Kadınlarda erkeklerden daha fazladır.

Öte yandan, migrenin nedenleri tam olarak bilinmiyor. Beyindeki uyarıları ileten kimyasal maddelerde bazı değişikliklere bağlı olduğu düşünülüyor ancak bu değişikliklerin neden oluştuğu konusunda araştırmalar halen devam ediyor.

Migren ve baş ağrısı üzerinde yapılan çalışmalarda çıkan sonuçlar, orta dereceli ayrobik egzersizlerin başağrısı yoğunluğunu, sıklığını ve süresini azaltabileceğini göstermiştir. Bu sevindirici bir haber, çünkü zaten genel sağlığınız için hafta 3 kez egzersiz yapmanız gerekli. Egzersiz yapan kişilerin beyninde endorfin ve diğer kimyasalların artması sonucunda migren ataklarının azalabildiği ve nedenlerinin zamanla indirgenebileceği öngörülmüştür. Endorfin, vücutta ağrı mekanizmasını azaltabilen kimyasal olarak bilinmektedir.

Kafatasından omuzlara kadar uzanan kaslar genelde sertleşebilip kasıldığından başağrılarına sebebiyet verebiliyorlar. Baş ağrısının nedenleri her ne olursa olsun, bu kasları gevşettiğinizde bir rahatlama söz konusu olabilir sizin için. Bu kaslar kasıldığı zaman kafanızın arkasından başlayıp üzerine doğru çıkan sinirlerde şişme meydana gelebilir. Bunun sonucunda baş ağrısı kaçınılmaz olabilir. Sizi rahatlatabilecek egzersizlere beraber bir göz atalım, denemekte fayda olabilir…

Dilinizi Dışarı Çıkarın

 Bu 30 saniyelik yoga egzersizinin adı sanskiritçede aslan yüz anlamına gelen simhasana. Yüz kaslarınızda, boyun, çene ve şakaklarda biriken gerilimi rahatlatmak için birebir… kan dolaşımını düzenleyeceği de kesin. Söz veremem ama yüzünüzdeki ince çizgileri ve kırışıklıkları bile silebilir! Şaka yapıyorum, böle bir şey yapamaz tabii…

Çene Kaslarınızı Rahatlatın

 Dudaklarınızı hafif aralayarak yumuşatın, burnunuzdan derin nefesler alıp ağzınızdan verin ve nefes aldığınızda karnınızın şiştiğini hissedin. Buna diyafram defesi de diyebilirsiniz. Hafifçe kafanızdaki kasları geri çekip bırakın. Sanki kulaklarınızı oynatmaya çalışıyormuşçasına…

Çömelin

 Basit bir çömelme hareketi omurganızı uzatarak sırtınızda bulunan sinirleri rahatlatabilir. Tai Chi ustalarının sabah kalktıklarında yaptıkları bu harekete kobranın yükselişi de derler. Çenenizi göğüslerinize değdirerek çömelin ve yavaşça kalkarken önce bacaklarınız düzelsin, sonra beliniz, sırtınız ve en sonda çene ve kafanız düzelsin. Böylece omurganız sanki bir kırbaç gibi dalgalansın. Çok rahatlayacaksınız…

 Göğüslerinizi Şişirin ve Gerinin

 Kalkık omuzlar, içine kapanmış göğüs, düşmüş bir kafa… vücudunuzda birçok probleme neden olabilir. Günlük stresinize daha çok ekler ve depresyona girmenize yardımcı olur. İleride baş ağrısına, bel ve sırt ağrılarını da ekleyecektir. Postürünüzü sık sık düzeltin ve göğsünüzü şişirerek omuzlarınızı indirip gerinin. Stresinizi alıp daha iyi konsantre olmanızı sağlar. 

Vücudunuzu Twist Edin 

Twist hareketi, iç organlarınızı sıkıştırarak onların toksik maddeleri atmalarına yardımcı olabilir. Aynı zamanda omurganızın etrafındaki kaslara masaj gibi gelir. Bunu masanızdan kalkmadan da gün içinde kolaylıkla yapabilirsiniz. 

Ayaklara Masaj

 Bu küçük hareket aynı zamanda refleksoloji masajı da sayılabilir çünkü ayağınızın altında bulunan bazı noktalara baskı uyguladığınızda sizi rahatlatacak stresinizi ve gerginliğinizi alacaktır. Ayakkabılarınızı çıkarıp ayaklarınızın altına golf topu gibi ufak bir nesne yerleştirip ayağınızı üzerinde gezindirin. Daha etkili bir masaj için ayağınızın sığabileceği bir kutuya meşe / bilye doldurup ayanızı ile üzerlerine basın.

  

Şiddetli baş ağrılarınız olsa bile, kendi kendinize migren tanısı koyamazsınız. Tüm bu sorunların migrenden kaynaklandığından emin olmak için, doktora gitmeniz gerekir. Doktorunuz sizi dinleyip  muayene ettikten sonra ya migren olduğunuzu söyleyecek ya da emin olmak için bazı testler yaptırmanızı isteyecektir. Aklınızda bulunsun!

Devamını Oku

Baş Ağrısı için Masaj Teknikleri-Migren Masajı Video İzle

Alternatif Tıp kategorisine 27 Şubat, 2012 tarihinde eklendi, 50 defa okundu

Baş Ağrısı için Masaj Teknikleri-Migren Masajı Video İzle

Baş ağrısını geçirmek için ilaç tedavisinin yanında alternatif tedavilere de ihtiyaç vardır. Alternatif tıp denilince her ne kadar bir çoğunun aklına şifalı bitkiler gelse de masaj terapisi de bu manada özellikle uzakdoğuda yaygın kullanımı olan bir tedavi tekniğidir. Aşağıdaki videolarda migren gibi kronik baş ağrılarına neden olan şikayetlerde oldukça işe yarayacak masaj yöntemleri anlatılmaktadır.

Devamını Oku

Başağrısı için Dua-Baş Ağrısına Okunacak Dua

Alternatif Tıp kategorisine 27 Şubat, 2012 tarihinde eklendi, 524 defa okundu

Başağrısı için Dua-Baş Ağrısına Okunacak Dua

Başağrısı için ilaç tedavisinin yanında manevi anlamda tedavi de oldukça etkili olmaktadır. Duaya olan inanç insan bedeninin hastalıklar ve rahatsızlıklara karşı direncini güçlendirir. Baş ağrısı için de dinimizde oldukça etkili olan ve faydalarını kanıtlamış dualar mevcuttur. Baş ağrısı için okunacak duaları sizler için araştırdık. Aşağıda iki adet baş ağrısına iyi gelen dua örneği mevcuttur. Sizler de bizler için dua edin ve dualarınızı eksik etmeyin.

baş ağrısı duaları


Bismillahirrahmânirrahîm
Elif lam mim,
Allahü la ilahe illa hüvel hayyül kayum, nezzele aleykel kitabe bil hakkı musadikan lima beyne yediyhi ve enzelet terate vel incile min kablü hüden lin nasi ve enzelel furkane innellezine keferu bi ayatillahi lehüm azabün şedidün vallahü azizün züntikam Uhruc minha
mez’umen medruhan le emleenne cehenneme minke ve mimmen tebiake minhüm
ecmeiyn.

Bu ayeti kerimeler yazılıp taşınır veya hastaya okunursa hastalık derhal sahibini terkeder. Hastada şifa bulur

baş ağrisi için okunan dua – 2

Bismillahirrahmânirrahîm

Resûlullah,
Hazret-i Alî’ye buyurdu ki: “Başın ağrıyınca, elini başına koy ve Haşr sûresinin sonunu – Lev enzelnâ’dan itibaren – oku.”

Resûlullah’ın Haşr sûresinin bu kısmını okuduğu zaman, mübârek elini, mübârek başına koyduğu ve: “Ölüm hâriç, bu her hastalığa şifâdır” buyurduğu bildirilmiştir. (Bu ayetler, ayatı hırz (76) dualarının içinde vardır.)

Devamını Oku

Mykoterapi Şifalı Mantar Tedavisi

Alternatif Tıp kategorisine 5 Ocak, 2012 tarihinde eklendi, 33 defa okundu

Yeryüzünde tespit edilmiş 100 bini aşkın mantar türü bulunmaktadır. İnsanoğlu, ilk çağlardan bu yana mantarı hem bir yiyecek olarak tüketmiş, hem de mantarların şifalı etkilerinden ve tedavi edici özelliklerinden sonuna kadar faydalanmıştır. Mikoloji olarak bilinen mantarbilim ile yakından ilişkili olan mikoterapi, özellikle tıbbi özellikleri bulunan ve tıpta hastalıkları tedavi amacıyla kullanılabilen mantarları inceleyen bir bilim dalıdır.

şifalı mantar ganoderma

şifalı mantar ganoderma

Mykoterapi nin ilgi alanı olan şifalı mantarlar, değişik ülkelerde, kıtalarda ve medeniyetlere insanların birbirinden haberi olmaksızın kullanılagelmiştir. Bu da mykoterapi nin ne kadar kadim bir bilim dalı olduğunu gözler önüne sermektedir.

Japonya’da, shiitake ve reishi mantarının bağışıklık sistemini güçlendirici ve insan ömrünü uzatıcı etkisi binlerce yıldır bilinmekte ve bu mantarlardan alternatif tıp alanında faydalanılmaktadır. . Tibet’te büyük bir saygınlığı olan cordyceps mantarı, neredeyse tüm hastalıkların tedavisi için gerçek bir derde deva olarak kabul edilir. Sibirya’da, Chaga mantarını bolca tüketen yerli halk, bu mantarın kansere şifa sunan bir mantar olduğunun bile belki farkında değildir. Brezilya’daki yağmur ormanlarının doğaya bir hediyesi olan Blazei mantarı “Tanrıların Mantar” olarak nitelendirir.

Ve geleneksel Çin tıbbında kullanıjan Hericium mantarı, bir çok amansız hastalığı iyileştirii etkisiyle bilinir. Daha keşfedilmemiş yüzlerce şifalı mantar türünün olduğu tahmin edilmektedir. Mantarların bunca faydasının temelinde, içerdiği glikoprotein molekülleri ve bilhassa beta glukan vardır. Oldukça güçlü bir immünostimulan etkiye sahip bir molekül olan beta glukan, kanseri önleyici ve bağışıklık sisteminin direncini bir çok amansız hastalığa karşı yükseltmesi ile bilinir.

Gördüğünüz gibi mikoterapi oldukça önemli bir bilim dalı. Ülkemizde endemik olarak yetişen onlarca mantar çeşidi düşünüldüğünde bu alanda botanikçilere ve alternatif tıbba gönül vermiş hekimlerimize büyük iş düşüyor.

Devamını Oku