"admin" YAZAR ARŞİVİ

Zeytin Yaprağının Faydaları (Zeytin Yaprağı Neye İyi Gelir?)

Bitkisel Takviyeler kategorisine 30 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 219 defa okundu

Bilim adamları, zeytinyağına sağlık ve yaşamı uzatan faydaları üzerinde son yıllarda oldukça fazla sayıda araştırma yapmaktadır. Zeytin denilince ilk akla gelen bu bitkinin çekirdekli meyvesi ve bu meyveden üretilen zeytin yağıdır. Ancak zeytin yaprağı de en az zeytinyağı kadar mucizevi faydalara sahiptir ve akla gelmeyecek kadar fazla sayıda hastalığa ve sağlık sorununa iyi gelmektedir. Peki zeytin yaprağı neye iyi gelir?

Zeytin yaprağı içerisinde bulunan ve oleuropein olarak bilinen polifenol, kötü kolesterole iyi gelmekte ve tansiyonu düşürmenize, kanseri önlemenize, vücutta şeker ve işlenmiş yiyeceklerin oluşturduğu oksidatif hasarlara karşı korumanıza iyi gelir.¹² Zeytin yaprağında bulunan polifenoller aynı zamanda hafızayı kuvvetlendirmekte ve zihin açıcı etki sağlamaktadır. Zeytin yaprağına acı tadını veren oleuropein aynı zamanda zeytintağının da antioksidan, antienflamatuar ve hastalık mücadele eden iyi özelliklerinin çoğundan sorumludur Tümörlü hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde tümörlü hayvanlara oleuropein verildiğinde tümörler gerilemekte ve hatta bazı hayvanlarda tamamen kaybolmaktadır.

Zeytin ağacı (Olea europaea), yapraklarında olduğu gibi zeytinli meyvede de bol miktarda oleuropein üretir ve özel işleme teknikleri artık oleuropein özü zeytin yaprağından damıtılarak bitkisel gıda takviyelerinde kullanılabilmektedir. Bu da, tüketicilerin aşırı miktarda zeytinyağı tüketmek zorunda kalmadan zeytinyağının en faydalı bileşenlerinden birine erişebileceği anlamına geliyor.

Zeytin yaprağı ekstraktları ve oleuropein bileşenleri, tansiyonu düşürücü etkileri ile ünlüdür ancak en son yapılan araştırmalar sağlığa olan faydalarının ötesinde olduğunu ortaya koymaktadır. Buna ilaveten zeytin yaprağı ekstresinin anti-inflamatuar ve antioksidan özellikleri, ateroskleroz, diyabet, kanser, nörodejeneratif hastalıklar ve hatta artrite karşı bitkisel çözüm sunar.

zeytin yaprağı

zeytin yaprağı ektresi SATIN AL


Zeytin yaprağı: Tansiyona bitkisel çözüm

Hayvanlarda yapılan çalışmalar, zeytin yaprağı ekstraktlarının yüksek tansiyona iyi geldiği ve tansiyon düşürücü bitkisel etki sağladığını göstermektedir. Özellikle tansiyon hastalığı riski taşıyanlar ile bu rahatsızlığa henüz yakalanmış olanlarda zeytin yaprağı özütünün daha etkili olduğu bilinmektedir. Diğer bir ifadeyle zeytin yaprağı özü tansiyonu hem tedavi eder hem de yüksek tansiyon riski taşıyan kişilerde bu rahatsızlığın ortaya çıkmasına mani olur.

Yüksek tansiyon düşmesi ile kalbin sol ventrikülünde basıncın azalması aynı anda gözlemlenmektedir. Bu durum da kalpteki koroner kan damarlarına kan akışının artmasına neden olur. Yani bir yandan tansiyon düşerken bir yandan da vücuda daha fazla kan pompalanmaktadır ki bu oldukça arzu edilen bir etkidir. İnsanlar üzerinde yapılan çalışmalarda zeytin yaprağı ekstraktlarının bu nitelikte tansiyon düşürücü etki oluşturduğu bilinmektedir.

Sınır hipertansiyonu olan (80-89 mmHg üzerinde 120-139 mmHg aralığında kan basıncına sahip) ikizler arasında oldukça ilginç bir çalışma yapılmıştır Bu çalışmada genetik olarak özdeş olan eş yumurta ikizlerinden birisine zeytin yaprağı esktresi takviyesi verilmişken diğeri ise placebo deneği olmuştur. Çalışma sonucunda plasebo alan yani aslında iyileştirici niteliği olmayan maddeleri ilaç sanarak alan denekte hiç bir değişiklik olmamıştır. Ancak günde 1.000 mg zeytin yaprağı özütü takviyesi alan diğer eş yumurta ikizi hastada tansiyon ortalama 11 mmHg sistolik ve 4 mmHg diastolik olarak ölçülmüştür. Bu da halk arasında 11 e 4 denilen düşük tansiyona tekabül etmektedir. Ayrıca bu ikizde kötü kolesterol de  hissedilir düzeyde düşmüştür.

İnsanlar üzerinde yapılan diğer bir tıbbi çalışmada zeytin yaprağı ekstraktı, hipertansiyonu tedavi etmek için kullanılan geleneksel tıbbi ilaçlardan biri olan kaptopril’e karşı ölçülmüştür. Bu çalışmada, 1. evre hipertansiyon (90-99 mmHg üzerinde 140-159 mmHg) olan hastalardan bir kısmına  ya 500 mg zeytin yaprağı özütü günde iki kez veya günde iki kez 12.5 mg kaptopril verildi ve bu miktar daha sonra günde iki kez 25 mg’a artırıldı. 8 haftalık tedaviden sonra her iki grupta da başlangıçtan ortalama kan basıncında (sırasıyla 11.5 ve 13.7 mmHg sistolik; 4.8 ve 6.4 mmHg diastolik) düşme görülürken, iki grup arasında anlamlı fark ortaya çıkmamıştır. Bu  da zeytin yaprağı ekstresinin  bir tansiyon ilacı kadar etkili olduğunu göstermektedir. . Bir başka deyişle, zeytin yaprağı özütü tansiyona iyi gelen bitkiler arasındadır ve kullanımında tansiyon düşürücü etkisi aynen bir reçeteli ilaç kadar olmaktadır. Her ne kadar oleuropein ve kaptopril, farklı etki mekanizmalarına sahip (oleuropein doğal bir kalsiyum kanalı bloke edicidir ve captopril iyi bilinen bir ACE inhibitörüdür) olsalar da, hem oleuropein hem de kaptopril damar duvarlarında gerginliği azaltıcı olarak vaskülatür işlevi görürler.

DİKKAT EDİNİZ

Zeytin yaprağı özütü her ne kadar tansiyon düşürücü  etkisi nedeniyle tansiyon düşürücü ilaçlarla birlikte kullanılacaksa olası yan etkileri için doktor kontrolü ve tavsiyesinde kullanılması gerekmektedir.

Kalp Damar Sağlığına Faydaları

Kan basıncı kalp damar (kardiyovasküler) sağlığının yalnızca bir ölçüsüdür; Damar sağlığı ile kalp sağlığı kişi için eşit derecede önemlidir. Damar çeperlerini hizalayan endotel hücreleri kan akışını ve basıncını korumada önemli bir rol oynamaktadır; Bu hücreler aynı zamanda düz kas hücrelerinin dağılımını düzenlerler ve damarlar yoluyla kan akışını sürdürürler. Endotel disfonksiyonu, arter duvarlarında plaklar biriktiğinde ortaya çıkan damar sertleşmesinin en erken safhalarından biridir (ateroskleroz). Damarlarda biriken plaklar sonunda kan akışını engeller ve kalp krizi veya felci tetikler.

Zeytin yaprağı ekstresi, endotel disfonksiyonuyla oldukça etkili bir şekilde mücadele eder. Zeytinyaprağı özü, kan damarlarını rahatlatmaya yardımcı olan bir sinyal molekülü olan nitrik oksit üretimini arttırırlar. Matriks metalloproteinazlar veya MMP olarak bilinen bir molekül sınıfının üretimini ve aktivitesini düşürürler. Aşırı MMP aktivitesi damar çeperlerinde plak birikimine neden olarak damarları plak hasarına karşı giderek daha savunmasız hale getiriyor. Ayrıca, damar sertliği riski olan kişilerde önemli erken risk faktörlerinden birisi olan kötü kolesterol (LDL)nin damarlarda tıkanıklığa neden olan oksidasyonuna mani olur. Kısacası zeytin yaprağı tam manasıyla bir damar açıcı bitki dir.

Zeytin yapraklarında bulunan polifenol bileşiklerinin, arteryel plakların oluşumunu doğrudan iki şekilde önlediği (dolayısıyla kalp krizi ve inme riskini azaltmaya yardımcı olduğu) bilinmektedir. Birincisi, damarlarda tıkanmaya neden olan bir dizi “yapışma molekülü” üretimini ve aktivitesini düşürürler. Bu maddeler beyaz kan hücrelerine ve trombositlerin arteryal duvarlara yapışmasına neden olur ve erken plak oluşumuna neden olur. İkincisi, trombosit agregasyonunu (birden fazla mekanizma ile topaklanma) azaltırlar; bu da darbelerin, inme veya kalp krizi üretmek için plak alanlarında oluşma riskini azaltırlar. Kısacası kalbe iyi gelen bitkisel özler arasında zeytin yaprağı ekstresi apayrı bir yere sahiptir.

Şeker hastalığına bitkisel çözüm: Zeytinyağı Yaprağı

Kan şekerinin kronik yani süreğen bir biçimde yüksek seyretmesi olarak adlandırabileceğimiz şeker hastalığı, kandaki şekerin oksidasyonu yani yanması neticesinde sadece damarlarda değil, tüm doku ve organlarda doku hasarı, yaşlanma ve iltihaplanma ile kendisini belli eden ciddi bir hastalıktır. Şeker hastalığının tedavisinde iki ana hedefi vardır. Bunlar:

1) kan şekerini normal seviyelere düşürmek,

2) kan şekerinin kanda anormal düzeyde yüksek seyretmesinden kaynaklı kaçınılmaz zararları en aza indirerek oluşan zararı sınırlandırmaktır.

Zeytin yaprağı işte burada şeker hastları üzerinde mucizevi etki göstererek hem kan şekerini düşürme işlevi görüyor hem de zeytin yaprağında bulunan oleuropein sayesinde kandaki yüksek şeker seviyesinden kaynaklanabilecek oksidatif yıkım riskini düşürüyor.

Devamını Oku

Sinüs Tıkanıklığına Ne İyi Gelir: Sinüs Tıkanıklığı İçin Bitkisel Çözüm

Burun ve Boğaz Hastalıkları kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 67 defa okundu

Sinüs Tıkanıklığına Ne İyi Gelir: Sinüs Tıkanıklığı İçin Bitkisel Çözüm

sinüs tıkanıklığı tedavisi

sinüs tıkanıklığı için bitkisel çözüm

Soğuk algınlığı gibi solunum yolları hastalıklarında ve alerjik reaksiyonlarda sinüslerde mukus birikir. Burun ve göz kemiklerinin arkasında bulunan sinüslere dolan mukusla birlikte bir baskı hissedilebilir. Sinüslerin dolması bazı durumlarda baş ağrısı da oluşabilir. Tahriş edici ve bulaşıcı organizmalar sinüslerde kabarmaya neden olabilir. İlaç tedavisinin yanı sıra sinüsleri boşaltmak için doğal yöntemler de kullanılabilir. Sinüs tıkanıklığına doğal çözüm önerileri ve sinüs tıkanıklığı için doğal tedaviler şunlardır:

Sinüs tıkanıklığı nasıl açılır?

– Okaliptüs yağı ile sinüs temizleme

Okaliptüs buhar uygulamalarında kullanılabilir. Nemlendirici etki gösteren okaliptüs sinüslerde biriken mukusun dağılmasına yardımcı olur. Maryland Üniversitesi Tıp Merkezine göre günde 200 mg okaliptüs yağı inflamasyon ve sinüzit belirtilerini azaltmada yardımcı olabilir. İnflamasyon sinüslerde burun salgılarının akışını engeller. Ayrıca kalın bir mukus tabakası biriktiyse iltihaplanma da olabilir. Okaliptüs balgam söktürücü özelliklere de sahiptir.

– Sinüs temizleme işlemi için yaban turpu

Yaban turpu yemeklerde kullanılan bir besindir. Ancak sinüs boşluklarını temizlemeye yardımcı olduğu için bitkisel çözüm olarak da kullanılmaktadır. Yaban turpu kökü sinüzit için et etkili yöntemlerden biridir. Çeyrek tatlı kaşığı taze rendelenmiş yaban turpu alınması sinüslerin boşalmasını sağlamaktadır. Sinüsleri temizleyen yaban turpu aynı zamanda oluşan enfeksiyonu da tedavi eder. Ancak tüketilmeden önce doktora danışılmalıdır.

– Sinüslerin temizlenmesi kırmızıbiber

Kırmızıbiber mukus çözülmesine yardımcı olan özelliklere sahiptir. Sinüslerde şişmeyi azaltan kırmızıbiber mukusun da çözülmesini sağlar.

– Sinüsleri boşaltmak için deniz üzümü

Deniz üzümü Asya kültüründe kullanılan yerel bir bitkidir ve geleneksel Çin tıbbında kullanılmaktadır. Solunum fonksiyonlarına yardımcı olan deniz üzümü nefes yollarını da açar. Mukus sinüslerde kan damarlarına baskı yapar. Bu baskının da azalmasına yardımcı olan deniz üzümü şişliği azaltır ve o bölgedeki kan damarlarının rahatlamasını sağlar. Sinüslerde şişlik indiğinde burun tıkanıklığı ve sinüslerdeki tıkanıklık da azalmaktadır.

– Sıvı İçeceklerin tüketimi

Bol sıvı içmek mukus salgılarının incelmesini sağlar ve tıkanıkları giderir. Hidrasyon eksikliği mukus kalınlaşmasına neden olarak enfeksiyon riskini yükseltir. Bu nedenle vücut sıvısız bırakılmamalı her gün en az 8 ila 9 bardak su tüketilmelidir. Suyun yanı sıra meyve suları ve bitki çayları da sinüslerin açılmasına yardımcı olabilir.

– Sinüslerin açılması için nem düzeyi artırılmalıdır

Nemli ortamlarda bulunmaya özen gösterilmelidir. Kuru hava burun tıkanıklığını artırarak sinüslerin daha da dolmasına neden olabilir. Sinüs boşluğunda biriken mukus nemli ortamlarda daha akışkan hale gelir ve burun tıkanıklığı ortadan kalkar. Buhar uygulaması da yapılabilir. Buhar uygulaması için kaynar su bir kaba konur. Masanın üzerine yerleştirilen kabın üzerine eğildikten sonra kabı da kapsayacak şekilde ense bölgesine bir havlu konulur. Bu şekilde kaynar sudan çıkan buhar teneffüs edilir. İşlem günde birkaç kez uygulanabilir.

– Sinüsleri boşaltmak için tuzlu su

Burun spreyleri burun akıntısını giderirken sinüslerin açılmasını da sağlar. Tuzlu damla yeni doğan bebeklerde ve çocuklarda da kullanılabilir. Çocuklar için genellikle her burun deliğine 2 ya da 3 damla önerilir. Yetişkinlerde ise işlem günde birkaç kez tekrarlanabilir. Burun damlaları aynı zamanda enfeksiyonun yayılmasını da önler. Ancak her kullanımdan sonra sabunlu ve sıcak su ile şişenin ucu temizlenmelidir. Serum fizyolojik burun spreyi tek bir kişi tarafından kullanılmalı; başkası tarafından kullanılmamalıdır.

Sinüsler nasıl açılır?

Sinüs drenajı allerjen veya toz akarları tarafından da oluşabilir. Bu nedenle evde tahriş edici toz akarlarında korunmak için hepa filtreli temizleyiciler kullanılabilir. Bu temizleme yöntemleri tahriş edici sinüs enfeksiyonu semptomlarının azalmasını sağlar. Hava kanalları ve havalandırmalar düzenli olarak temizlenmelidir. Hayvan tüylerinden ve polenlerden de kaçınılması gerekmektedir. Sinüs drenajı için alerjiyi tetikleyici faktörlerden uzak durulmalıdır.
Sinüsleri boşaltmak için doğal yöntemler evde uygulanabilir. Ancak sinüsleri açmak için bitkisel çözüm kullanılmadan önce alerjik reaksiyonlar göz önünde bulundurulmalıdır.

Devamını Oku

Adaçayı Neye İyi Gelir: Adaçayının Saça Faydaları

Saç Bakımı kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 89 defa okundu

Adaçayı Neye İyi Gelir: Adaçayının Saça Faydaları

adaçayının saça faydaları

adaçayının saça faydaları

Adaçayı, salvia officinalis olarak da bilinen ve pek çok hastalığın tedavisinde bitkisel çözüm olarak kullanılan bir bitkidir. Saç bakımı için de kullanılan adaçayı saçların daha da güçlenmesini sağlar. Adaçayı büyük dozlarda toksik içerir. İçeriği ile saçların beslenmesine ve daha parlak görünmesine yardımcı olur. Ancak adaçayı veya adaçayı ile birlikte kullanılan uçucu yağlar doktor onayı ile kullanılmalıdır.

Adaçayını kimler kullanamaz?

Adaçayını hamile kadınlar ile epilepsi hastalarının kullanmaması tavsiye edilir.

Adaçayı Ne İşe yarar?

– Adaçayının saçlara faydası

Adaçayı saç dökülmesi sorunu için eski çağlardan beri kullanılmaktadır. Topikal olarak saç diplerine uygulanan adaçayı özellikle kellik tedavilerinde ek olarak kullanılmaktadır. Aynı zamanda kırık saçların onarılmasını sağlayan adaçayı beta-sitosterol içermektedir. Özellikle 23-60 yaş arası kellik görülen erkeklerde kullanılabilir. Maryland Üniversitesi Tıp Merkezi 3-4 damla adaçayı, biberiye ve nane yağları ve zeytinyağı karışımı ile günde iki kez kafa derisine masaj yapılmasını tavsiye etmektedir.

– Adaçayı saç maskesi

Adaçayı ile infüzyon özellikleri olan etkili bir şampuan yapılabilir. Çeyrek su bardağı kaynar su içine 1 tatlı kaşığı kurutulmuş adaçayı eklenir. Yarım saat boyunca bekletilen karışım süzülür. Saçlara uygulanır ve bir süre bekletilir. Ardından saçlar bebe şampuanı ile yıkanır. Adaçayı, anti fungal, anti bakteriyel ve sıkıştırıcı nitelikleri ile saçı temizlerken saç derisi enfeksiyonlarını önlemeye yardımcı olur.

– Adaçayı ile saç koyulaştırma

Adaçayı, saçlara uygulandığında koyu renkli saçlar için yoğunlaştırıcı etki gösterir. Banyo sırasından şampuanın ardından durulama suyuna eklenerek de kullanılabilir. Taze adaçayı yaprakları infüzyon özelliği ile gri saçların rengini koyulturken; kahverengi veya siyah saçların rengini yoğunlaştırır ve saça parlaklık verir.

– Adaçayı saç losyonu

Adaçayı saçlara losyon olarak da uygulanabilir. Sadece bir avuç adaçayı yapraklarını eşit miktarda biberiye otu ile karıştırıp 1 litre soğuk suya eklemek yeterli olacaktır. Karışım 3 dakika kaynatılarak daha etkili hale getirilebilir. Ardından soğuması için 3 saat beklenir ve saç şekillendirmeden önce saça uygulanır. Karışım her defasında taze ve tek kullanımlık kadar hazırlanmalıdır.

Adaçayı yararları:

Adaçayı, yüzyıllardır geleneksel tıpta kullanılmıştır ve bu bitkinin yaprakları birçok hastalığı yatıştırmaya yardımcı olmaktadır.

– Adaçayı özellikleri:

Adaçayının birçok tıbbi özellikleri vardır. Uyarıcı, idrar söktürücü ve bir balgam söktürücü olmasının yanı sıra anti enflamatuar, antioksidan ve anti mikrobiyal özellikleri de bulunmaktadır. Ayrıca iştah artırıcı olarak da kullanılmaktadır.

– Adaçayının antioksidan özellikleri

Antioksidan özelliği sayesinde toksinlerin vücuttan atılmasına yardımcı olur. Antioksidanlar serbest radikallerin hücre dokularına saldırmasını önler, erken yaşlanma belirtilerini engeller ve kanser, kalp hastalığı gibi ciddi hastalıkların oluşma riskini düşürür.

– Diyabet üzerindeki etkileri

Adaçayı, diyabetli hastaları tarafında da faydalı bir bitkisel çözümdür. Yapılan çalışmalarda adaçayının diyabet hastalığını önlediği ve belirtileri en aza indirgediği ortaya çıkmıştır. Bu nedenle adaçayı anti diyabetik olarak bilinir.

– Adaçayı gribe iyi gelir mi?

Adaçayı diyabet ve diğer hastalıklarının tedavisine ek olarak kullanılmasının yanı sıra soğuk algınlığı ve grip gibi hastalıkların belirtilerini de en aza indirger. Özellikle ateşin düşmesini sağlarken boğaz ağrısını da hafifletir. Ayrıca sindirim sorunları ve hazımsızlık tedavisinde de oldukça etkilidir. Mideyi yatıştırdığı için gastro intestinal hastalıklarda da kullanılabilir.

Adaçayı oldukça yararlı bir bitkidir. Çoğu hastalığın tedavisinde kullanılmaktadır. Ancak adaçayının yan etkileri fazla olduğu için mutlaka doktor onayı ile kullanılmalıdır. Özellikle kronik hastalığı olanlar, hamile ve emziren kadınlar ile epilepsi hastalarına önerilmez. Ayrıca alerjik reaksiyona neden olduğu için kullanılmadan önce alerji testi yapılması önerilir.

Devamını Oku

Dolaşım Bozukluğuna Ne İyi Gelir: Dolaşım Bozukluğu Bitkisel Tedavi

Bitkisel Çözümler kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 178 defa okundu

Dolaşım Bozukluğuna Ne İyi Gelir: Dolaşım Bozukluğu Bitkisel Tedavi

dolaşım sorunu tedavisi

dolaşım bozukluğu bitkisel tedavi

Dolaşım problemleri kan akımının yavaşlamasına neden olurken oksijen alımının da azalmasına sebebiyet verir. Dolaşım bozukluğu belirtileri yavaş yavaş kendini göstermeye başlar. Kan akışında oluşan yavaşlama arterlerde plak oluşmasına neden olabilir. Bazen zayıf kan dolaşımı, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol ve kalp hastalığı belirtisi olabilir. İlaç tedavilerinin yanı sıra dolaşım bozukluğu için şifalı bitkiler de kullanılabilir. Doktora danışarak çayları tatlandırmak için bal kullanılabilir. Kullanılan bitkiler ilaçlar ile etkileşime girebileceği için kullanmadan önce mutlaka doktora danışılmalıdır. Hamile ve emziren kadınlarda bitkisel çaylar konusunda titiz davranılmalıdır. Dolaşım bozukluğuna bitkisel çözüm önerileri şunlardır:

Dolaşım bozukluğuna iyi gelen bitkiler

– Zencefil çayı

Zencefil çayı, kan damarlarını rahatlatırken kan dolaşımını artırır. Kasların gevşemesini sağlar. Yapılan araştırmalara göre zencefilin kan damarlarını rahatlatıcı etki gösterirken aynı zamanda kan akışını teşvik edici ve hatta potansiyel olarak ağrı giderici etki yarattığı ortaya çıkmıştır. Bilim adamları, zencefilin kolesterol düzeylerini artırmada ve kalp hastalığı riskini azaltmada potansiyel bir takviye olduğunu söylemektedir. Zencefil normal çay gibi demlenerek tüketilmesinin yanı sıra bitki olarak yemeklere de katılabilir.

– Sarımsak çayı

Sarımsak kan akışını artıran nitrik okside sahiptir. Sarımsak günlük olarak 600 mg tabletler şeklinde alınabilir. 1 hafta düzenli kullanım ile kan akışının hızlanması damarların da rahatlamasını sağlayacaktır. Ancak sarımsak çayı ya da sarımsak takviyesi kullanmadan önce mutlaka doktora danışmak gerekmektedir. Özellikle küçük çocuklarda, emziren ve hamile kadınlarda sarımsak takviyesi kullanımı önerilmez.

– Çin alıç çayı

2011 yılında yayınlanan bir makaleye göre çin alıç bitkisi, dolaşım sorunları ve düşük kan basıncı artırmak için kullanılan bir bitkidir. Ayrıca geleneksel olarak kalp hastalığı tedavisinde de kullanılan alıç çayı genel vücut sağlığı açısında da faydalı bulunmaktadır. Farklı bir makaleye göre kalp hastalığı tedavisinde kullanılan çin alıç bitkisi kullanıldıktan 24 saat içinde kan pıhtısı oluşumunu engellemekte; kan seyreltici etki göstermektedir. Bu nedenle alış bitkisi çayının ameliyatlardan 2 3 gün öncesine kadar içilmesi tavsiye edilmez.

– Gingko Biloba çayı

Ginkgo biloba, beyne giden kan akışını hızlandırmaya yönelik bitkisel bir çözümdür. 2011 yılında yayınlanan bir çalışmada, sağlıklı yaşlı erkek gönüllülere 1 ay boyunca günde 2 kez 60 mg ginkgo biloba özü verilmiştir. Çalışmanın öncesinde ve sonrasında deneklere MRI beyin taraması çekilmiştir. Ay sonunda, beyin taramaları karşılaştırıldığında, beyne giden kan akımında önemli bir artış olduğu görülmüştür. Ginkgo biloba, monoamin oksidaz inhibitörleri, warfarin, nifedipin, alprazolam ve haloperidol gibi çeşitli ilaçlar ile negatif etkileşime girer. Bu nedenle bu tür bileşenlerin bulunduğu ilaçlar ile birlikte tüketilmemelidir.

Kan pıhtısı eritmek için bitkisel çözümler

Kan pıhtılaşması kardiyovasküler bir bozukluktur. Kan pıhtıları pelvik veya bacak damarlarında oluştuğunda pulmoner arterler vasıtasıyla akciğerlere ulaşabilir. Diğer bölgelerde oluşan kan pıhtıları ise beyne gidebilir. Kan akımını engelleyen bir pıhtı kalbe bile ulaşabilir. Bu tip durumlarda ciddi sağlık sorunları ortaya çıkar. Kan pıhtılaşmasını önlemek için alınabilecek ilaçlara ek olarak doğal çözümler de bulunmaktadır. Sarımsak çayı gibi sarımsak da kan pıhtılaşmasını önleyen kan seyreltici bir besindir. Günde 2 ila 4 diş sarımsak tüketilmesi kanın seyreltilmesine yardımcı olabilir. Kedi pençesi otu da kan pıhtılaşmasını önlemektedir. Ayrıca felç ve kalp krizi gibi kan pıhtılaşmasının neden olduğu sağlık sorunlarının da engellenmesini sağlar. Çay şeklinde tüketilebilir. Zencefil plak oluşumundan kaynaklanan damar tıkanıklarına iyi gelmekle birlikte kanın pıhtılaşmaması için de kullanılmaktadır. Her gün zencefil tüketen kişilerde kalp hastalığı hastalıkları da önlenmektedir. Zencefil trombosit toplama veya pıhtılaşmayı önlemek için kullanılırken aynı zamanda genel vücut sağlığı için de faydalıdır.

Dolaşım sorunları çok ciddi hastalıklara ve ciddi sonuçlara neden olabilir. Bu nedenle mutlaka tedavi edilmesi gerekir. Dolaşım bozukluğu için doğal çözümler de uygulanmalıdır. Kullanılan şifalı bitkiler, damarların rahatlamasını sağlayarak dolaşım bozukluğunda bacak ağrısı gibi belirtilerin etkisini azaltmaya yardımcı olacaktır.

Devamını Oku

Kronik Ağrılar Nasıl Geçer: Kronik Ağrılara Bitkisel Çözüm

Bitkisel Çözümler kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 147 defa okundu

Kronik Ağrılar Nasıl Geçer: Kronik Ağrılara Bitkisel Çözüm

kronik ağrılara bitkisel çözüm

kronik ağrılara bitkisel çözüm

Vücudun herhangi bir bölgesinde oluşan ağrı genellikle akut olarak başlayıp kronik hale gelebilir. Kronik ağrı ile yaşamak sürekli bir ağrı anlamına geldiği için oldukça zordur. Alt sırt ağrıları, artrit, kemik ve eklem ağrıları, fibromiyalji ve kas ağrıları en sık görülen ağrı türleridir. Bu durumlarda reçeteli ya da reçetesiz ağrı kesiciler kullanılabilir. Ancak ağrı kesiciler genellikle olumsuz yan etkilere neden olabilir. Kronik ağrılarda doğal çözümler de uygulanabilir. Ancak özellikle ağrılar için bitkisel tedaviler doktora danışılmadan kullanılmamalıdır.

– Geçmiş

Ağrılar için bitkisel çözümler binlerce yıldır pek çok hastalığın tedavisinde alternatif tedavi olarak kullanılmaktadır. Yunanlılar, Romalılar, Aztekler, Hindular ve Mısırlılar tüm tarih boyunca ilaç olarak bitkileri kullanmışlardır. 19. yüzyılda, bilim adamları aktif maddeleri bitki özlerinden çıkararak ilaç yapımında kullanmaya başlamışlardır. 1839 yılında, salisilik asit ismiyle bir bileşik ağrı hafifletmeye yardımcı olarak kullanılmıştır. Bazı bitkilerde bulunan bu madde özellikle günümüzde aspirinin etkin maddesi olarak kullanılmaktadır.

– Etkileri

Ağrıyı hafifletmeye yarayan bitkiler acı hissini nötralize eder. Bazı bitkiler ise ağrıyı azaltırken aynı zamanda oluşan iltihabı dağıtır ve enfeksiyonların daha hızlı iyileşmesini sağlar. Ayrıca artrit gibi eklem hastalıklarında, kemik ve doku hasarlarında iyileştirici etkisi ile kullanılan bitkiler de vardır.

– Kronik ağrılara bitkisel çözüm

Bitkiler kişiyi ağrı hissine karşı duyarsızlaştırmaya yardımcı olabilir. Bu tür bitkilerin başında acı biber gelmektedir. Özellikle artrit ve eklem ağrılarında işe yarayan acı biber; nöropati durumlarında da etkili olmaktadır. Şeytan pençesi, sırt ve boyun ağrısı, kas gerginliği ve rhematoid artrit ağrılarını hafifletmeye yardımcı olur. Arnica adı verilen başka bir bitki ise travmatik yaralanmalar, şişme, ameliyat sonrası yaraları, burkulma ve kemik aşınmalarına bağlı olarak oluşan ağrıların tedavisinde kullanılmaktadır. Ancak bu otları ağrı kesici olarak kullanmadan önce doktora danışmakta yarar olacaktır. Bazı kişiler bitkilere karşı alerjik reaksiyon gösterebilir. Kullanılan stabil ilaçlar varsa bitkiler bu ilaçlar ile etkileşime geçerek bazı komplikasyonlara neden olabilir.

– Ağrı kesici bitkiler

Ağrı giderici bitkiler genellikle şifa marketlerden ya da aktarlardan temin edilebilir. Bazı otlar organik halleri ile satılırken bazıları kapsül şeklinde de satılmaktadır. Kapsül formundaki takviyelerin genellikle günde 2 doz alınması önerilir. Bazı otlar kullanabileceğiniz tablet veya kapsül formunda iki kez her gün ağız yoluyla gelir. Acı biberdeki yanma hissini veren maddeye yani capsaicin’e sahip bazı bitkiler, topikal merhem olarak ağrılı bölgeye doğrudan uygulanabilir. Arnica gibi bazı otlar da homeopatik olarak alınabilir. Bu tür bitkiler genellikle bitki özü sıvısı ya da ufak tabletler şeklinde satılır.

– Güvenirlik

 Ağrı kesici bitkisel çaylar ve bazı bitkisel takviye ürünleri kalitesiz içeriklere sahip olabilir. Bu nedenle satın alırken daha güvenilir markalar tercih edilmelidir. Bitkisel tedaviler ilaç tedavileri kadar önemlidir. Vücudu her anlamda etkiler. Bu nedenle hangi bitkinin hangi hastalıklarda alındığı bilinmelidir. Yanlış bitkisel tedaviler ciddi komplikasyonlara hatta ölümlere neden olabilir. Örneğin damar tıkanıklığı yaşayan bir hastaya kan pıhtılaştıran bitkisel çözümler verilmemelidir. Ya da hamile kadınlara bebeği ve gelişimini etkileyen adet sökücü bitkisel tedaviler uygulanmamalıdır. Bu tip durumlar düşük yapmak gibi ciddi sorunlar ile sonuçlanabilir.

Bitkisel tedavi yöntemleri pek çok hastalığın tedavisinde kullanılmaktadır. Ancak bu yöntemleri doktora danışarak kullanmak gerekmektedir. Kişi ilaç kullanıyorsa ağrılar için uygulanan bitkisel tedavi yolları ile etkileşim oluşabilir ya da hastanın farklı bir durumu varsa bu çözümler iyileştirmekten çok hastaya daha da çok zarar verebilir. Bu nedenle, ağrılar için bitkisel çözümler konusunda araştırma yapmak ve bitkisel takviyeleri satın almadan önce ürün seçimi için bir profesyonele danışılması önerilir. Özellikle ağrılar için şifalı bitkiler ve bitkisel takviyeler konusunda dikkatli olunmasında fayda olacaktır.

Devamını Oku

Kadınlarda İdrar Kaçırma Nasıl Geçer: Kadınlarda İdrar Kaçırmaya Bitkisel Çözüm

Kadın Üreme Sistemi Hastalıkları kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 51 defa okundu

Kadınlarda İdrar Kaçırma Nasıl Geçer: Kadınlarda İdrar Kaçırmaya Bitkisel Çözüm

kadınlarda idrar kaçırmaya bitkisel çözüm

kadınlarda idrar kaçırmaya bitkisel çözüm

Kadınlarda idrar kaçırma tıbbi olarak mesane kontrolü sorunları olarak da bilinmektedir. Bu durum pek çok kadının hayatını olumsuz etkilemektedir. Stres inkontinans bozukluğu nedeni ile oluşan mesane kontrolü sorunları genellikle gülmek veya hapşırma gibi reflekse bağlı hareketler ile ortaya çıkar. Kadınlarda yaş nedeni ile pelvik taban kas tonusu kaybı artar. Bu nedenle idrar yolu enfeksiyonları gibi mesanenin aşırı aktif olduğu sık idrara çıkma gibi sorunlar görülebilir. Mesane kontrolü sorunlarını varsa belirtileri hafifletmek için mutlaka bir doktora görünülmelidir. Doktor tedavisine ek olarak kadınlarda idrar kaçırmaya kesin çözüm için bitkisel çözümler de tercih edilebilir. Ancak kadınlarda idrar kaçırma bitkisel tedavi yolları mutlaka doktor kontrolünde kullanılmalıdır. Bazı bitkiler ilaçlar ile etkileşime girebilir ya da kişide alerjik reaksiyonlara neden olabilir.

– Adım 1

At kuyruğu bitkisi pelvik kasların kuvvetlenmesini sağlayabilir. Ancak at kuyruğunun tek başına kullanılması ciddi komplikasyonlara neden olabilir. Bu nedenle mutlaka doktor onayı ile kullanılmalıdır.

– Adım 2

At kuyruğu 300 mg kapsül olarak günde üç defa kullanılabilir. Bu kullanım sonucunda rahim yolu astarında 1-4 mililitre kadar daralma olabilir. Bu daralma idrar kaçırılmasını engeller. Ayrıca mesanede kas spazmlarını denetlemek için günlük olarak alınabilir. At kuyruğu antispasmodic özelliklerinin yanı sıra idrar yolu enfeksiyonları ve idrar kaçırma sorunlarında da kullanılmaktadır. Ayrıca antibakteriyel özelliklere de sahiptir.

– Adım 3

At kuyruğu, idrar söktürücü özelliklere sahip olduğu için kullanılırken mutlaka bol su tüketilmelidir.

– Adım 4

At kuyruğu bir aydan daha uzun bir süre kullanılmamalıdır. Ayrıca bu takviyenin yanında B kompleks vitamini alınması önerilir. At kuyruğu takviyelerinin uzun süre kullanılması tiamin düzeylerini düşürebilir.

Mesane kontrolü için diğer bitkisel ilaçlar

– Adım 1

Kabak çekirdeği ekstresi günde iki kez yenebilir. İki haftalık tüketim miktarı ise 250 mg ile sınırlandırılmalıdır. Tohumlar esansiyel yağ asitleri ve phytoesterol içerir. Bu nedenle mesane sağlığı için oldukça önemlidir. Özellikle menopozdan sonra kullanılması önerilir. Yapılan çalışmalar kabak çekirdeği ekstresinin menopoz dönemindeki kadınlar üzerinde mesane kontrolü konusunda başarılı sonuçlar verdiğini ortaya koymaktadır.

– Adım 2

Sarı kantaron özü de idrar sorunları çeken kadınlar tarafından günde 2-3 kez 300 mg olarak alınabilir. Maryland Üniversitesine göre sarı kantaron özü idrar kaçırma sorunlarında etkili olan bitkisel bir çözümdür.

– Adım 3

İdrar söktürücü ve antiseptik etkisi ile buchu yaprakları da kullanılabilir. Aktarlardan satın alınabilen buchu bitkisi idrar söktürücü bir etki yaratmaktadır. İnflamasyon ve enfeksiyon durumlarında da oldukça etkilidir. Çünkü aynı zaman antiseptik özelliklere sahiptir.

– Uyarılar

At kuyruğu, sakinleştirici ilaçlar ile birlikte kesinlikle uygulanmamalıdır. Ayrıca ağır karaciğer veya böbrek hastalığı olan kişiler tarafında da kullanılmamalıdır. Özellikle hamile ve emziren kadınlara da önerilmez. Bitkisel çözümler kullanılmadan önce mutlaka doktora danışılmalıdır.
İdrar kaçırma sorunları kadınlar için oldukça rahatsız edici bir durumdur. İlk zamanlarda kullanılan bitkisel çözümler işe yaramadığında ve idrar kaçırma sorunu giderek arttığında mutlaka bir doktora görünülmelidir. Doktor pelvik kasların kuvvetlenmesi için tıbbi tedavilere başlayacaktır. İyileşme sürecinin kısalması için bitkisel çözümlere devam edilebilir. Ancak bu çözümler konusunda mutlaka doktordan onay alınmalı; idrar kaçırma için bitkisel tedaviler bu doğrultuda uygulanmalıdır. Çünkü kullanılan bazı ilaçlar bitkiler ile etkileşime girerek bazı komplikasyonların ortaya çıkmasına neden olabilir.

İhtiyacınız olan şeyler

– At kuyruğu bitkisi ya da kapsülü
– B kompleks vitaminleri
– 250 mg kapsül kabak çekirdeği ekstresi
– Buchu yaprakları

Devamını Oku

İltihap İçin Ne İyi Gelir: İltihabı Azaltan Yiyecekler

Şifalı Bitkiler kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 21 defa okundu

İltihap İçin Ne İyi Gelir: İltihabı Azaltan Yiyecekler

antienflamatuar bitkiler

iltihabı azaltan yiyecekler

İnflamasyon diğer adıyla iltihap, yaralanma sonucu vücudun verdiği doğal bir tepkidir. Eğer bu iltihap devam ederse, doku ve organlarda önemli hasarlar olabilir. İltihabik hastalıklar, şeker hastalığı, irritabl bağırsak sendromu ve artrit gibi birçok kronik hastalık enflamatuar bir durumdur. Bu tip durumlarda genellikle konvansiyonel tedavi ve steroid ilaçlar verilir. Bu ilaçların bazı yan etkileri olmaktadır. Medikal ilaçların yanı sıra doğal anti-enflamatuar ile yani bitkiler ve vitaminler ile iyileşme sürecine katkıda bulunulabilir. İltihap söktürücü bitkiler ve iltihap kurutucu besinlerden faydalanılabilir. Ancak anti-inflamatuar bitkiler ve vitaminler kullanılmadan önce sağlık kuruluşuna danışılmalıdır.

İltihap önleyici bitkiler

– Beyaz söğüt

Beyaz söğüt yani salix alba bitkisinin kabukları ateş, grip ve romatizma tedavisi için kullanılmaktadır. Salisin, salisilik asit, siklooksijenaz içeren beyaz söğüt vücudun enflamatuar sürecine katkıda bulunan enzimler içerir. Popüler bir ilaç olan aspirinde de sentetik bir şekilde salisilik asit kullanılmaktadır. Tıbbi bitki uzmanı Dr. Linda B. beyaz söğüt bitkisini anti-inflamatuar etkisi ile aspirine benzetmektedir. Ancak beyaz söğüt aspirin gibi kanı seyreltmez ya da mideyi tahriş etmez.

– Sığla ağacı

Sığla ağacı, boswellia serrata olarak da bilinmektedir. Aromatik bir reçine üreten bu bitki küçük yapraklarını döker. Bu yapraklara buhur denilir. Buhur romatizma ve artrit gibi enflamatuar bozuklukların tedavisinde reçine olarak kullanılır. Ayrıca buhur lipoxygenase denilen önemli bir protein de içerir. İltihabı azaltmada oldukça etkilidir. Ancak hamileler ve başka kronik bir hastalığa sahip olanlar buhur kullanmadan önce doktora danışmalıdır.

iltihap önleyici besinler

– C vitamini

Askorbik asit içeren C vitamini antioksidanlar açısından zengin ve suda eriyen bir vitamindir. Serbest radikallerin vücuda zarar vermesini engellerken inflamasyonu azaltmaya yardımcı olur. C vitamini ile bioflavonoids kronik hastalıklar ve enfeksiyonlarda inflamasyonu azaltmak için doktor tarafından da önerilir. İltihap giderici yiyecekler arasında en etkili besinler C vitamini içeren gıdalardır. Yüksek dozlarda C vitamini alınması ishale neden olabilir. C vitamini takviyesi alınmadan önce doktora danışılmalıdır.

– E vitamini

E vitamini, buğday tohumu ve ayçiçeği gibi bitki yağları ile aspir yağında bulunan ve yağda çözünen bir vitamindir. Kronik iltihap doku ve organlara zarar verebilir. Güçlü bir antioksidan olan E vitamini bu bağ doku hasarını iyileştirmeye yardımcı olur. Kronik inflamasyonu azaltmak için E vitamini günlük olarak alınabilir.

İnflamasyon hastalıklar; kalp hastalığı, şeker hastalığı, artrit ve ateroskleroz da dahil olmak üzere çeşitli hastalıkların oluşmasına neden olabilir. İltihabı azaltan yiyecekler olan yağlı balık, fındık, meyve ve sebzeler bakımında zengin beslenme düzeni inflamasyon düzeylerini düşürebilir. D vitamini de inflamasyonu kontrol etmede etkilidir.

– D vitamini

D vitamini genel vücut sağlığı için gerekli bir besindir. Ancak inflamasyon tedavisinde de etkili olabilir. D vitamini eksikliği sonucunda kalp-damar hastalıkları ve inflamasyon gelişebilir. D vitamini takviyesi kullanıldığında iltihabi hastalıklar, romatoid artrit, iltihabi bağırsak hastalığı ve kalp-damar hastalığı, tip 1 diyabet de dahil olmak üzere pek çok hastalığın oluşma riski düşer.

– Yağlı balık

Balık omega 3 yağ asitleri açısından zengin bir besindir. Özellikle artrit ve boyun enflamasyonlarında azaltmada yardımcıdır. Balık yağı takviyeleri kadar ibuprofen de eklem ağrısının azaltılmasında etkilidir. Omega 3 yağ asidi açısından zengin olan besinler arasında hamsi, uskumru, tuna, somon balığı, sardalye, alabalık ve ringa balığı bulunmaktadır.

– Karışık Kuruyemiş

Ceviz tüketimi de kalp-damar hastalıkları için önerilmektedir. Tip 2 diyabet için de olumlu sonuçlar yaratan kuruyemişler iltihap riskini de azaltır. Fındık gibi kuruyemişlerde yüksek antioksidan vitaminler bulunmaktadır.

– Meyve ve sebze

Meyve ve sebzeler yüksek antioksidan, flavonoidler ve vitaminler açısından zengindir. Bu besin öğeleri iltihap kontrolünde etkilidir. Kardiyovasküler hastalık ve kanser gibi enflamasyona neden olan hastalıklar için özellikle yeşil yapraklı sebze ve meyveler anti-inflamatuar etki göstermektedir.

İltihabı kurutmak için ne yapmalı?

İltihabı azaltmak için mutlaka doktor tedavisine ihtiyaç vardır. Ayrıca iltihabı kurutan yiyecekler ile iltihabı kurutan şifalı bitkiler de kullanılabilir. İltihaba karşı doğal çözümler kullanılırken mutlaka doktora da danışılması önerilir.

Devamını Oku

Karaciğer Kanseri Neden Olur: Karaciğer Kanserine Bitkisel Çözüm

Bitkisel Çözümler kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 52 defa okundu

Karaciğer Kanseri Neden Olur: Karaciğer Kanserine Bitkisel Çözüm

karaciğer kanserine bitkisel çözüm

karaciğer kanserine bitkisel çözüm

Ne yazık ki karaciğer kanserinin erken belirtileri oldukça azdır ve insanlar sahip oldukları karaciğer kanserini tümör büyüyene ve tedavi etmesi zor hale gelene kadar fark edemeyebilirler. Çünkü karaciğer kanseri evreleri hızlı bir şekilde gerçekleşebilir. Karaciğer kanserinin ileri aşamalarındaki belirtiler ise ayırt edici olmayıp diğer birçok hastalıkta da rastlanabilen belirtilerdir. Karaciğer kanserinde yasama şansı hastalığın teşhis aşamasına göre değişmektedir.

Bu belirtiler şu şekilde sıralanabilir:

– Abdominal şişkinlik ve ağrı
– Sarılık
– Yorgunluk
– Açıklanamayan kilo kaybı
– Mide bulantısı
– İştahsızlık

Karaciğer kanseri belirtileri

Karaciğer kanserinde karın şişliği ve karaciğer kanserinde karında sıvı birikmesi

Karaciğer, vücudun sağ tarafında kaburgaların altında bulunan bir organdır. Abdominalde şişkinlik ve ağrılar, karaciğerdeki şişme ve karın boşluğundaki sıvı birikimi nedenleriyle görülür. Karaciğer kanserinde karın şişmesi en belirgin belirtilerden biridir. Normalde karaciğerle ilgili sorunların hissedilmesi mümkün değildir. Ancak eğer kişi karaciğer kanseri ise karaciğerindeki genişleme ve şişme belirtilerle beraber hissedilebilir. Bu belirtiler ise kanserin son evrelerindeki genişleme nedeniyle olur. Doktorlar sağ kaburga altını el ile muayene ederek karaciğerin genişlediğini hissedebilir. Tümör karaciğer üzerindeki damarlara baskı yaparak karın boşluğunda sıvı birikmesine neden olur. Yüksek basınçta damarlardan ve dokulardan sızan sıvılar karın boşluğunda birikir.

Karaciğer kanserinde sarılık ve karaciğer kanserinde ayakların şişmesi

Bazen karaciğer tümörleri, karaciğerle safra keselerini birbirine bağlayan ve “safra kanalları” olarak adlandırılan bölgede gelişim gösterir. Eğer safra, safra öz sıvısını düzenli olarak tahliye edemez ise kişide cilt bozuklukları görülür. Bu bozukluklar cildin silik ve hafif bir sarı renk alması şeklinde başlar. Sarılık olarak adlandırılan bu durum ileriki zamanlarda gelişerek göz akılarının da sararmasına neden olabilir. Engellenen safra kanalları gereken dışkıları kanallar kapalı olduğu için böbreklere yollayamayınca idrar sorunlarıyla karşı karşıya kalınır. Bu durumda genellikle idrar rengi koyu bir hal alır.

Hormonal değişiklikler nedeniyle oluşan diğer belirtiler

Karaciğer kanseri, kimyasallar ile kan hücreleri ve sonucunda tüm vücudu etkileyen belirtiler düzeyindeki değişikliklere neden olabilir. Tümör oluşumu var ise yaşanan bu değişiklikler sonucuna yapılan bir kan testinde tespit edilebilir. Karaciğer kanseri olan insanlarda kan şekeri düzeylerinde, kandaki kalsiyum seviyelerinde, kolesterol seviyelerinde ve kırmızı kan hücrelerinin sayılarında fazlalık gözlemlenir.

Kandaki bu değişiklikler şu rahatsızlıklara yol açabilir:

– Kabızlık
– Mide bulantısı
– Yorgunluk
– Şiddetli ishal

Karaciğer kanseri risk faktörleri:

Karaciğer enfeksiyonları geçiren, yani hepatit B, hepatit C, siroz ve benzeri karaciğer hastalıklarına sahip olan insanlarda genellikle karaciğer kanserine yakalanma riski daha fazladır. Ayrıca bu kişilerde mevcut hastalık belirtileri ile kanser belirtileri aynı olduğu için erken tanı konması her zaman mümkün değildir. Mevcut hastalığın belirtileri haricinde ateşlenme, önüne geçilemeyen kilo kaybı ve benzeri belirtiler yaşandığında acilen doktorunuza başvurmanız gerekmektedir.

Karaciğer kanseri hücreleri belirli bir tip doğrultusunda mutasyona uğradıktan sonra çok daha hızlı bölünerek büyüme başlar. Karaciğer kanserinin net ve belirli bir nedeni bilinmemektedir. Ama karaciğer kanseri olma ihtimali, karaciğer sirozu ya da viral olarak hepatit B enfeksiyonu varsa yüksektir. Karaciğer kanseri, tütün kullanan kişilerde ve bağımlı olarak sürekli alkol alan kişilerde çok yüksek ihtimalle oluşum göstermektedir. Karaciğer kanserinin teşhisi erken yapıldıysa tedavi sürecinin erken evrelerinde kanser tamamen iyileştirilebilir. Bazen, bazı otlar karaciğer kanseri oluşumunu azaltmada olumlu etkiler göstermiştir. Eski zamanlardan bu yana karaciğer kanseri hastaları için bitkisel ilaçlar kullanılmaktadır. Yine de, her zaman için bitkisel ilaçlardan önce doktorunuza danışmanız gerekmektedir.

Karaciğer kanserinde bitkisel tedavi:

– Amerikan ginsengi

Amerikan ginsengi, bilimsel olarak panax quinquefolium olarak bilinen, Doğu Amerika’da vahşi doğada yetişen çok yıllık bir bitkidir. Ginsenoside ve Gliserizin gibi çeşitli bileşik içeriklerini içinde barındıran Amerikan ginseng kökü, boyut olarak oldukça büyüktür. Maryland Üniversitesi Tıp Merkezine göre Amerikan ginsengi karaciğer kanserindeki tümörlü hücrelerin yok olmasına yardımcı olabilir.

– Sarımsak

Birçok kültürde sarımsak binlerce yıldır geleneksel tıpta ve mutfakta kullanılmaktadır. Bilim adamlarına göre sarımsak, özellikle allicin ve alliin, sülfür içeren bileşikleri sayesinde karaciğer kanseri hücrelerinde güçlü bir inhibe sağlamaktadır. Ancak, bu iddialar henüz tamamı ile kanıtlanmış değildir. İnsanlarda denenmese de hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde olumlu sonuçlar kaydedilmiştir.

– Kimyon

Kimyon, maydanozgil ailesinin bir bitkisinin tohumudur. Hepatoma, malign tümör karaciğer ve metastaz hayvan araştırma modelleri bastırmak için ideal sonuçlar göstermiştir. Ancak Rockefeller Üniversitesi araştırmalarına göre hala net bir sonuca ulaşılamamıştır. Bunun yanı sıra dünyanın diğer araştırma merkezlerinde yapılan deneyler doğrultusunda bu bitkinin tohumları olan kimyondaki apoptosis maddesi karaciğer kanseri tümör hücrelerinin inhibe edilerek azalmasında etkili olabilir. Programlanmış hücre ölümü, hepatoma hücre hatlarının içinde gerçekleşmektedir.
Son yıllardaki beslenme şekli adeta kansere davet çıkarmaktadır. Kansere karşı koruyucu beslenmek günümüz fırsatlarında bir hayli zordur. Ancak karaciğer kanseri varsa, doktorunuz muhtemelen bir tedavi programının yanında beslenme şekli için de belirli yönergeler önerecektir. Doktorunuz ile birlikte, kanserle savaşan etkileri olduğu bilinen gıdaların bulunduğu bir beslenme planı oluşturmanız faydalı olacaktır.

Kanserle savaşan besinler şu şekilde sıralanabilir:

– Narenciyeler

Karaciğer kanseri ile verilen savaşta en önemli madde C vitaminidir.

Karaciğer kanserine iyi gelen meyveler:

– Greyfurt
– Portakal
– Mandalina
– Limon

Hepsi C vitamini ve serbest radikal gruplar içerir. Aynı zamanda bu besinlerde dikkat edilebilecek başka bir özellik de antioksidan özelliğinin yüksek olmasıdır. Ancak aralarında en etkili olan gıda limondur. Güçlü olmasının sebebi ise en yoğun sitrik asit konsantresini kendisinde bulundurmasıdır. Sitrik asidin vücutta oluşturduğu glycolosis maddesi kanser hücrelerini öldürmede yardımcı olacaktır.

Karaciğer kanserine iyi gelecek yiyecekler:

Soğan

Yemeklere lezzet katmada kullanılan soğan, quercetin adı verilen bir polifenol içermesi sayesinde yapılan araştırma sonuçlarına göre karaciğer kanseri hücrelerinin büyümesini yavaşlatmada güçlü bir etkiye sahip olabilir. Cornell Üniversitesi’nde yapılan araştırmalar ve hayvanlar üzerindeki deneylerin sonuçlarına göre soğanın son derece olumlu etkileri gözlemlenmiştir.

Çay

Yeşil ve siyah çaylar, A.P. John Kanser Enstitüsü tarafından yapılan araştırmalara göre glycolosis maddesi yardımı ile zengin hücresel inhibe yardımı ile kanser hücreleri yok olabilir. Yeşil çay bazı hormonları harekete geçirerek kanser uyarıcı etkilerin tetiklenmesini sağlar. Kanser hücrelerinin çoğalmasının engellenmesine yardımcı besin maddeleri içerir. Brokoli içinde bulunan sulphorane, kanser büyümesini engeller ve aynı zamanda antioksidan görevi de görür. Ancak yeşil çayın çok içilmesi bazı böbrek rahatsızlıklarının başlangıcına neden olabilir.

Zeytin

Tüm bunların dışında zeytin türlerinin de son zamanlarda yapılan araştırmalara göre kanser üzerinde olumlu etkilerine rastlanmıştır. Bilim dünyasını sarsan bir haber şeklinde çıkan araştırma sonuçlarına göre zeytinin içindeki bazı maddeler kanserli hücreleri öldürmese de üremesini engellemektedir. Bu yüzden zeytin tüketimi kanserin gelişerek ileri evrelere gelmesini engelleyebilir.

Karaciğer kanseri nasıl anlaşılır?

Karaciğer kanseri başta belirti göstermeyebilir. Ancak uzun vadede yaşanan şişkinlik, sarılık ve abdominal ağrılar kanser habercisi olabilir. Bu nedenle kronik ağrılar ve şişkinlik durumu söz konusu ise mutlaka bir doktora gidilmelidir.

Karaciğer kanseri öldürürmü, karaciğer kanseri tedavisi mümkün mü?

Karaciğer kanseri diğer kanser türleri gibi ölümcüldür. Erken teşhis ile kurtulma şansı oldukça yüksektir.

Karaciğer kanserinde doktor tedavisinin yanı sıra doğal ve bitkisel çözümler de kullanılabilir. Özellikle karaciğer kanserine faydalı bitkiler ve karaciğer kanserine iyi gelen besinler tüketilmelidir.

Devamını Oku

Sol Alt Karın Ağrısı Neden Olur: Sol Alt Karın Ağrısının Nedenleri

Hastalık Belirtileri kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 22 defa okundu

Sol Alt Karın Ağrısı Neden Olur: Sol Alt Karın Ağrısının Nedenleri

sol alt karın ve sırt ağrısına çözüm

sol alt karın ağrısının nedenleri

Sol alt karın bölgesinde ağrıya neden olan pek çok etken bulunmaktadır. Karın duvarı sorunları karının sol alt kadranında ağrılara neden olabilir. Bazı durumlarda, karın veya pelvis bölgesinden kaynaklanan ağrılar sırt bölgesine yayılabilir.

– Sol alt karın ağrısı:

Karın vücudun alt kaburga ile kalça veya pelvis arasında, ön yüzünde bulunan bir alandır. Sol alt karnın, göbek bölgesine yakın bölümüne pelvis denir. Sol alt karın bölümü kas, yağ ve bağ dokusu gibi çeşitli dokulardan oluşur. Kalın bağırsak, rektum ve sigmoid kolon dahil olmak üzere, bazı organlar da bu bölümde yer alır. Bayanlarda ise sol alt karında ağrı yumurtalıklara da vurabilir.

– Sol alt karın ağrısı nedenleri:

Sol alt karın sancısı pek çok neden ile olabilir. Bazı durumlarda ağrı alt sırt bölgesine de yansıyabilir. Pelvik inflamatuar hastalığı, pelvik abse, crohn hastalığı, ülseratif kolit, dismenore veya menstrüel kramplar ile böbrek taşları, zona hastalığı ve yumurtalık kanseri gibi hastalıklar bu bölgede ağrıya neden olabilir. Her ne kadar genellikle karın bölgesinde abdominal aort anevrizması orta hatta bulunsa da balon veya abdominal aortta oluşan bir sorun da ağrıya sebebiyet verebilmektedir. Ayrıca kimi durumlarda sol alt karında şişlik de görülür.

– Belirtiler

Sol alt karın ağrısı ve sırt ağrısı ile ilişkili belirtiler ağrı nedenine ve etkilenen dokunun türüne göre değişmektedir. Ancak, olası belirtiler arasında sol alt kadranı içerisinde karın ağrısı ve bel ağrısı bulunmaktadır. Karında keskin, bıçaklama hissi olan ağrılar görülebilir. Ayrıca acı yanmaya da dönüşebilir. Abdominal hassasiyet, bulantı, kusma, sık idrar, açıklanamayan kilo kaybı, kaşıntı, sıvı dolu kabarcıklar, ishal veya kabızlık gibi belirtiler de görülebilir.

– Tedavi

Sol alt karın ağrısı ve sol alt karında batma hissi tedavisi ağrının nedenine bağlı olarak değişmektedir. Bazı durumlarda, karın ağrısına sırt ağrısı da eşlik edebilir. Ağrı birkaç saat ya da birkaç gün sürebilir. Diğer durumlarda, karın ve sırt ağrısı şiddetliyse tıbbi yardım ve müdahale almak gerekebilir. Ağrı veya rahatsızlığın nedeni karın içinden kaynaklanıyorsa bazı tetkikler ve kan testleri gerekebilir.

– Uyarı

Bazı durumlarda, ağrı ve rahatsızlığın birden fazla nedeni olabilir. Özellikle sol alt karın bölgesi ağrıları ciddi hastalıklar nedeni ile oluşabilir. Akut karın ağrısı, aniden başlayabilir. Yanma ve şiddetli ağrı durumlarında hasta hareket edemeyecek durumda olabilir. Sol alt karında ağrı ve şişlik aynı anda da görülebilir. Bu tip vakalarda mutlaka acil tıbbi yardım ve müdahale gerekir. Ciddi vakalarda ameliyat gerekebilir. Dokularda bir kopma nedeniyle alt karın ve alt sırt bölgelerde abdominal aort anevrizması oluşabilir. Bu durumda şiddetli ağrılar oluşur. Ağrıyla birlikte düşük kan basıncı ve baş dönmesi görülüyorsa en kısa zamanda bir sağlık kuruluşuna görünülmelidir. Tedavi edilmediğinde ciddi ve hayati bir durum oluşabilir.

Diğer alt sol karın bölgesinde oluşan ağrılar apandisit, kanser, endometriozis, yaralanma, bağırsak tıkanıklığı, böbrek enfeksiyonları ve yırtık bir kolon nedeniyle de olabilir. Egzersiz yaparken yaralanma sonucu oluşan karın ağrısı kas ağrısıdır. Genellikle ciddi bir sorun oluşturmaz. Ancak kas hareketleri ile tedavi edilebilir. Ağrının şiddetli olduğu durumlarda ilaç tedavisi gerekebilir. Apandisit de sol alt karın bölgesinde ağrıya neden olabilir. Ağrı genellikle sağ tarafta gözükse de bazı durumlarda sol bölgeye de yansıyabilir. Bu ağrı birkaç saat içinde keskinleşir ve genellikle bulantı, iştahsızlık, ateş, kabızlık, ishal ve karın şişliği gibi belirtiler gösterir. Apandisit ağrısı hafiflemez ve acil müdahale gerektirir. Endometriozis olarak bilinen kronik rahim astarı hastalığında rahim astarı rahim dışında gelişir. Bu durum ağrılara neden olabilir. Ağrı genellikle cinsel ilişki, bağırsak hareketleri ve idrara çıkma sırasında artar.

Sol alt karın boşluğu ağrısı ve sol alt karın sancısı kaslardan kaynaklanabileceği gibi bazı hastalıklar nedeni ile de oluşabilir. Bu ağrılar giderek artıyorsa ya da kronik hale geldiyse mutlaka doktora başvurmak gerekir.

Devamını Oku

Boyun Ve Omuz Ağrısı Nasıl Geçer: Boyun Ve Omuz Ağrılarına Bitkisel Çözüm

Bitkisel Çözümler kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 84 defa okundu

Boyun Ve Omuz Ağrısı Nasıl Geçer: Boyun Ve Omuz Ağrılarına Bitkisel Çözüm

boyun ve omuz ağrılarına bitkisel çözüm

boyun ve omuz ağrılarına bitkisel çözüm

Boyun ve omuz ağrısı neden olur?

Boyun ve omuz ağrısı genellikle travmatik yaralanmalar sonucunda veya kemik hastalığı nedeniyle oluşabilir. Ancak temel nedeni kas gerilmeleri ve kas kasılmalarıdır. Bu yumuşak doku yaralanmaları birden çok kas dokusunda aniden ya da yavaş yavaş olabilir. Omuz ve boyun ağrısı için genellikle ağrı kesici oral ilaçlar ve yatıştırıcı kremler kullanılmaktadır. Bu tedavi yöntemlerin yanı sıra omuz ve boyun ağrısı için doğal yöntemler de kullanılabilir.

Boyun ve omuz ağrıları için ne yapılmalı:

– Stresi azaltmak

Omuz ve boyun ağrısında temel kural stresin azaltılmasıdır. Stres kasların gerilmesine neden olarak ağrılara neden olabilir. Ayrıca bol bol dinlenilmeli, hafif egzersizler yapılmalıdır. Duruş pozisyonları da oldukça önemlidir. Yanlış oturma pozisyonları sık sık kas sıkışmalarından kaynaklanan ağrılara neden olabilir. Ağrılar duruş şekilleri servikal bölgedeki sorunlardan da kaynaklanabilir. Özellikle masa başı işler uzun süre aynı pozisyonda oturmayı gerektirir. Bu nedenle oturuş pozisyonu oldukça önemlidir. Ergonomik mobilyalar kullanılmalı, bilgisayar ekranı göz hizasında olmalı ve dik bir şekilde oturulmalıdır. Uzun süre oturulmamalı sık sık ayağa kalkılarak ara verilmelidir.

– Boyun ağrısına hangi ilaç iyi gelir?

İnflamasyonu azaltmak için bazı reçetesiz ilaçlar kullanılabilir. Özellikle naproksen ve ibuprofen, parasetamol ile birlikte steroid olmayan anti-inflamatuar ilaçlar da önerilmektedir. Bu ilaçlar düzenli olarak kronik ağrılar için de kullanılabilir, ama uzun vadeli kullanımlarda yan etkiler görülebilir.

Omuz ağrısına ne yapmalı?

– Omuz ağrısına sıcak iyi gelirmi?

Isı uygulamaları için sıcak duş yapılabilir. Sıcak kasların gevşemesini sağlayacaktır. Ağrıyan bölgeye sıcak su torbaları ya da ısıtmalı jeller yerleştirilebilir. Soğuk kompres için havlu içerisine konarak ağrıyan bölgelere uygulanabilir. Buz yerine dondurulmuş gıda paketleri de kullanılabilir. Soğuk kompres 20 dakika kadar uygulandığında iltihabı azaltmaya yardımcı olacaktır. 10 dakika ara verildikten sonra aynı işlem 20 dakika daha tekrarlanabilir.

– Omuz ağrısı için soğuk kompres

Bazı durumlarda boyun ve omuz ağrılarında kaslarda şişme görülebilir. Şişme durumlarında soğuk kompres uygulanırken şişmenin olmadığı durumlarda sıcak kompres uygulanmalıdır. Buz genellikle akut yaralanmaların tedavisi için kullanılır. Soğuk uygulamalar inflamasyon ve ağrıyı azalttığı için ağrının her döneminde uygulanabilir. Ancak ağrı başladıktan sonra ilk 24 saatte sıcak uygulamalar önerilir. Sonrasındaki 48 saat ve 72 saat arasında ise soğuk kompresler uygulanabilir.

– Boyun ağrısına iyi gelen egzersizler

Omur ve boyun bölgelerinde ağrı olduğunda yapılan ilk yanlış hareketsiz kalmaktır. Hareketsiz kalmak yerine orta şiddetli omuz ağrısı egzersizleri yapılabilir. Bu egzersizler kasların ısınmasını ve çalışmasını sağlarken acıyı azaltmada da yardımcı olur.
Omuz ve boyun ağrıları genellikle ciddi sağlık sorunları değildir. Basit kas sıkışmaları ve kas tutulmaları nedeni ile olur. Bu gibi durumlarda ev tedavileri işe yarayabilir.

– Omuz ağrısı için masaj terapisi

Masaj terapisinde bazı yağlar kullanılmaktadır. Ancak kullanılan yağlardan çok anatomiye dikkat edilmelidir. Masaj terapisinde omuz ve boyun bölgesinde bulunan sinirlere ve aterlere dikkat edilmelidir. Şiddetli ağrı varsa, doktora danışılmadan masaj yaptırılmamalıdır.

Omuz ağrısı için masaj ve etkileri

Masaj ağrıyı azaltmaya yardımcı olurken kas spazmlarını da önler. Hareket etme işlevini kolaylaştırır. Uzmanlar tarafından yapılan masajlar ağrıların giderilmesinde oldukça etkilidir. Özellikle omuz ağrısı için masaj uygulamaları tavsiye edilir.

Boyun ağrısına hangi bölüm bakar?

Boyun ve omuz ağrıları için öncelikle ortopedi bölümüne başvurulmalıdır. Ağrının neden kaynaklandığına göre diğer bölümlere sevk edilebilir.

Omuz ağrısı baş ağrısı yapar mı?

Omuz ağrısı bazı durumlarda baş ağrısını da tetikleyebilir. Bu tip durumlarda ağrı kesici almadan önce mutlaka doktora danışılmalıdır.

Omuz ve boyun ağrıları normalde birkaç hafta içinde geçer. Ancak eğer ağrı uzun süre devam ediyorsa ya da giderek şiddetleniyorsa mutlaka bir doktora görünülmelidir. Ağrı kesiciler işe yaramadığında daha ciddi durumlar olabilir. Bazı ağrılar doku hasarı ya da ciddi yaralanmalar sonucu oluşabilir. Bu gibi durumlarda cerrahi operasyonlara gerek duyulmaktadır.

Devamını Oku

Göz Alerjisi Nasıl Geçer: Göz Alerjisine Bitkisel Çözümler

Göz ve Görme Hastalıkları kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 36 defa okundu

Göz Alerjisi Nasıl Geçer: Göz Alerjisine Bitkisel Çözümler

göz kızarıklığına bitkisel çözüm

göz alerjisine bitkisel çözümler

Mevsimsel alerjiler ve diğer alerjiler gözlerde kızarıklık ve yaşarmaya neden olurken boğaz ağrısına da sebebiyet verebilir. Alerjik konjonktivitte göz kızarıklığına, şişlikler de eşlik ederken bu kişiye oldukça rahatsızlık vermektedir. Birçok durumda alerjenlerden uzak durmak belirtileri hafifletebilir. Ancak alerjiye bağlı boğaz ağrısı ve göz kızarıklıkları için doğal çözümler de uygulanabilir. Bu çözümler genellikle belirtileri hafifletmeye yardımcı olur.

Göz alerjisi için bitkisel çözüm önerileri:

– Alerjenlerden kaçınmak

Alerji belirtilerini hafifletmenin en iyi yolu alerjiye neden olan tetikleyicilerden kaçınmaktır. Örneğin polenlere karşı alerjik reaksiyon gösteriliyorsa korunmak için maske takılabilir. Ya da evin içerisine polenlerin girmemesi için pencereler kapalı tutulabilir ve toz partiküllerinden kurtulmak için hijyene önem verilebilir.

– Yatıştırıcı bakım

Kırmızı ve kaşıntılı gözlerde daha fazla kızarıklık oluşmaması için soğuk kompres uygulanabilir. Gözler ovulmamalıdır. Sadece yatıştırmak ve rahatlatmak için ıslak ve soğuk bir bez uygulaması yapılabilir. Eğer kontakt lens kullanılıyorsa lensler mutlaka çıkarılmalıdır. Eğer gözlerde makyaj varsa silinmeli ve soğuk kompres bu şekilde uygulanmalıdır.

– Kontakt lensler

Kontakt lens kullanan kişilerde gözleri etkileyen alerjilere daha sık rastlanır. Gözlerde lens varken gözleri ovmak lensin göze zarar vermesine neden olabilir. Ayrıca gözlerin kızarmasına ve yanmasına neden olur. Eğer belirtiler şiddetli ise daha iyi hissedene kadar gözlük takmakta yarar olacaktır.

– Göz alerjisi için damla

Doktor tahriş olmuş, kırmızı gözleri yatıştırmak için göz damlası tavsiye edebilir. Bazı durumlarda alerjenlerin vücuttaki etkisini azaltmak için oral antihistaminikler kullanılabilir.

Göz kızarıklığı

Saman nezlesi özellikle göz kapağı ve göz küresi üzerinde bazı belirtilere neden olabilir. Enfeksiyonun temel belirtileri inflamasyon, kızarıklık ve tahriştir. Morartı ise viral bir enfeksiyon ya da bakteriyel enfeksiyonun belirtisidir.

Göz alerjisine ne iyi gelir?

– İlaçlar

Tedaviye başlamadan önce gözlerde kızarıklığa ya da morarmalara neden olan sağlık sorunu belirlenmelidir. Bakteriyel durumlarda antibiyotik tedavisi gerekebilir. Saman nezlesine ve diğer alerjilere bağlı göz kızarıklıklarında ise antihistaminikler, dekonjestanlar, mast hücresi stabilizatörler, steroidler ve anti-inflamatuar ilaçlar kullanılır.

– Sıcak kompres

Saman nezlesi belirtilerini hafifletmek için sıcak suya havlu batırılır. Sıcak havlu birkaç dakika kadar gözlere uygulanır. Aynı havlu her iki göz üzerinde kullanılmamalıdır. Diğer göz üçün başka havlu kullanılmalıdır. Çünkü bazı durumlarda kızarıklığa neden olan bakteriler diğer göze de bulaşabilir.

– Göz damlası

Göz kuruluğu da gözlerde kızarıklığa neden olabilir. Sıvı kaybından ve lens kullanımından kaynaklanan göz kuruluğu ciddi komplikasyonlara neden olabilir. Bunu önlemek için genellikle doktor tarafından göz damlaları ve suni gözyaşı damlaları verilir.

– Göze yabancı cisim batması

Gözler hassas bir yapıya sahiptir. Küçük de olsa herhangi bir yabancı madde göze temas ettiğinde gözde şiddetli yanma ve kızarıklıklar oluşabilir. Bu gibi durumlarda göze batan cisim oynatılmamalı, bol su ile yıkanmalı ve acilen bir doktora danışılmalıdır.

– Göz alerjisi için ne yapılmalı:

Göz kızarıklıkları ve morarmaları enfeksiyon nedeni ile de oluşabilir. Bu durumda gözün enfeksiyon kapmaması için hijyene dikkat edilmelidir. Eller sık sık yıkanmalı ve göze temas etmekten kaçınılmalıdır. Özellikle gözde kızarıklık varsa göz ovulmamalıdır. Lens kullanılıyorsa dikkat edilmesi gereken bazı noktalar vardır. Lensleri takmadan önce eller iyice yıkanmalıdır. Ayrıca lens kabındaki solüsyon suyu her gün değiştirilmeli; lensler takılmadan önce solüsyon ile yıkanmalıdır.
Göz kızarıklıkları alerjik reaksiyonlar sonucunda oluşur. Bu kızarıklıkların giderilmesi için ilaç tedavisinin yanı sıra göz alerjisinde bitkisel tedavi yöntemleri de kullanılabilir. Ancak eğer kızarıklıklar uzun süre devam ediyorsa ya da giderek şiddetleniyorsa mutlaka bir doktora başvurmak gerekmektedir.

Devamını Oku

Yanık Ağrısı Nasıl Geçer: Yanık Ağrısına Doğal Çözüm

Bitkisel Çözümler kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 59 defa okundu

Yanık Ağrısı Nasıl Geçer: Yanık Ağrısına Doğal Çözüm

yanık ağrısı tedavisi

yanık ağrısına doğal çözüm

Birinci derece yanıklar cildin daha çok üst tabakasına zarar verir. Cilt dokusunun zarar görmesi ile ağrı oluşabilir. Özellikle hafif yanıklar ve ağrılar için doğal çözümler uygulanabilir. Ancak yanık ciddi boyutlarda ve derinin alt tabakalarını da etkilemiş durumdaysa mutlaka bir doktora görünülmelidir.

Doğal tedavi için yanık dereceleri bilinmelidir. Çok ciddi yanıklarda mutlaka bir doktora gidilmelidir. Daha küçük yanıklarda ise evde doğal çözümler uygulanabilir.

Yanık ağrısı nasıl giderilir:

– Yanığa soğuk su

Soğuk su yanık oluşan alanın üzerine uygulandığında cildi serinletir ve ağrıyı azaltır. Soğuk su ya da buz uygulaması yaklaşık 5 ya da 10 dakika cilt üzerinde bekletilmelidir. Yanık bölge musluk suyu altında 10 dakika kadar da bekletilebilir.

– Yanık için aloe vera

Aloe vera bitkisi veya jeli ile yapılan kremler basit yanıklar üzerinde yatıştırıcı etki gösterirler. Acıyı hafifletirken yanık bölgenin hızlı iyileşmesini sağlarlar. Aloe veralı kremler yanık bölgeye günde 3 ya da 4 kez uygulanabilir.

– Yanık için ağrı kesici

İbuprofen, aspirin veya acetaminophen küçük yanıklardan kaynaklanan ağrıları azaltmaya yardımcı olur. Bu nedenle yanık tedavisinde kullanılabilir. Ancak 18 yaşın altındaki çocuklar için sadece aspirin kullanılması önerilir.

– Yanığa bitkisel çözüm

Yanık tedavisinde bazı bitkiler de kullanılmaktadır. Köri tozu, hardal ve zerdeçal yanık sonucu oluşan iltihabı azaltır ve ağrıyı giderir. Zencefil kapsülleri de kullanılabilir.

El yanıkları için ne yapılmalı?

El yanığı tedavisi yanığın şiddetine bağlıdır. Eğer belirtiler bazı küçük ağrılar ve tahriş olmuş cilde neden oluyor ise ev tedavileri işe yarayacaktır. Birinci derece yanıklar derinin üst tabakasını etkilerken ikinci derece yanıklar üst katmanla birlikte alt katmanların yanması anlamına gelir. Bu durumda daha şiddetli ağrılar oluşur. Üçüncü veya dördüncü derece yanık durumlarında ise mutlaka hemen acil tıbbi yardım alınmalıdır.

Adım 1

Yanan el hemen soğuk su altında tutulmalıdır. Mümkünse bir kasenin içine buz ve soğuk su konulmalı ve el soğuk suyun içerisinde 30 dakika ya da daha uzun bir süre bekletilmelidir.

Adım 2

Aloe vera jel yanık sırasında oluşan tahrişi azaltmak için kullanılmaktadır. Hastanelerde tıbbi uygulama olarak da kullanılan aloe vera jel yanan bölgeyi ferahlatır ve cildi yatıştırır.

Adım 3

Yetişkinlerde günlük 75-90 mg, çocuklarda ise günlük 15-65 mg vitamin takviyesi alınabilir. Yetişkinlerde B kompleks takviyeleri, iyileşmeye katkı sağlamak amacı ile günde 100 mg kadar alınabilir. Ayrıca kullanılan 100 mg’lık çinko takviyeleri de iyileşme sürecinin kısalmasını sağlar. Ancak çinko takviyesinin çocuklarda kullanılması önerilmez. Çünkü ufak dozlarda kullanılması bile mide bulantısı gibi yan etkilere neden olabilir.

Adım 4

Aynısafa çiçeği yanık tedavisinde kullanılan bitkisel çözümler arasındadır. Aynısafa çiçeği içeren losyonlar yanık tedavisinde en sık kullanılan tedavi yöntemleri arasındadır. Bu bitki aktardan bulunabileceği gibi kozmetik mağazalarında yağ olarak da satılmaktadır.

Adım 5

E vitamini yağı yanık bölgeye yara hafifledikten sonra kullanılabilir. E vitamini cilt bakımında kullanılmasının yanı sıra cilt yenileyici özelliği ile el yanıklarında da kullanılmaktadır.

Uyarılar

Yanık tedavisinde bilinen bazı yöntemler cilde daha çok zarar vermektedir. Örneğin yanık üzerine tere yağ sürülmesi iyileşmenin aksine cildin tahriş olmasına neden olmaktadır. Bu bir yanık enfekte alanı tereyağı ovmak için hikâyeler. Bu tamamen önlemek sadece daha çok tahrişe neden olur. Cilt yanıkları sonrasında su toplaması oluşuyorsa bu kabarcıklar patlatılmalı ve tıbbi bir yardım alınmalıdır.

Yanık için ne yapmalı?

Yanık tedavisinde medikal ve doğal çözümlere ek olarak sıvı alımı da artırılmalıdır. Protein iyileşme sürecine katkıda bulunur. Bu nedenle bol bol yeşil yapraklı meyve ve sebzeler tüketilmelidir. Sıvı sprey formunda C vitamini ilaçları da kullanılabilir.

Devamını Oku

Mide Gribi Neden Olur: Mide Gribinin Belirtileri

Hastalık Belirtileri kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 34 defa okundu

Mide Gribi Neden Olur: Mide Gribinin Belirtileri

mide gribinin belirtileri

mide gribinin belirtileri

Mide gribi viral gastroenterit nedenler sonucunda oluşur. En sık görülen belirtileri ise sulu ishal, karın krampları, bazen ateş ve kusmadır. Ne yazık ki günümüzde mide gribinin hiçbir tedavisi yoktur. Ancak, bazı doğal çözümler ile mide gribi komplikasyonları önlenebilir.

Mide gribi belirtileri:

– Kusma

Mide gribine neden olan virüs bazı durumlarda kusmaya neden olabilir. Mide gribi için kullanılan reçeteli ve reçetesiz ilaçlar da kusma gibi yan etkiler yaratabilir. Amerikan Pediatri Akademisine göre bebekler ve küçük çocuklarda mide gribi durumlarında dikkatli olunmalıdır. Ani kusma atakları kontrol altına alınmalı ve boğulma ya da enfeksiyon gibi sorunlar engellenmelidir. Kusmanın ardından hastanın ağzı ve burnu sabunlu su ile yıkanmalı; küçük yudumlar ile sıvı alımı sağlanmalıdır. Eğer mide bulantısı varsa sıvı alımı yarım saat ya da 1 saat sonraya ertelenmelidir. Bazı gıdalar kusmayı artırabilir. Bu nedenle özellikle süt ve süt ürünleri, yağlı gıdalar, kafeinli içecekler, alkol ve nikotinden kesinlikle uzak durulması gerekiyor.

– Karın ağrısı

Mide gribi ve kusma belirtilerine ek olarak karın ağrıları da görülebilir. Hastalar ağrı için genellikle reçetesiz ilaçlar; asetaminofen veya ibuprofen gibi ilaçlar alırlar. Ağrı için doktor tarafından oral ve rektal başka ilaçlar da reçete edilebilir. Amerikan Akademisi aile hekimlerine (AAFP) göre tek bir noktada oluşan ya da geniş alanları etkileyen keskin ağrılar olduğunda, kusma sırasında kan gelmesi durumunda ve dışkıda kan görüldüğünde mutlaka hiç vakit kaybetmeden doktora gitmek gerekmektedir.

– Ateş

Mide gribinde kusma ve ağrı ile birlikte görülen bir diğer belirti ateştir. Ateşi düşürmek için ılık banyo yapılabilir. Ya da hastanın yüzü, kolları, boynu ve göğsü bir kaba serin su konarak; temiz yıkama bezi veya banyo süngeri ile silinebilir.

– Hidrasyonu korumak

Mide gribi ve gelişen ishalle birlikte sıvı kaybı oluşur. Özellikle küçük çocuklar ve yaşlılarda sıvı kaybı çok daha fazladır. Çok ciddi komplikasyonlara neden olan su kaybını önlemek için su ve sıvı tüketimi artırılmalıdır. Her gün en az 8 bardak su tüketimi ile birlikte et suları ve meyve suları tercih edilebilir. Ancak kafeinli içecekler; çay, kola ve kahve tüketimi durdurulmadır. Kafein mide bulantısının artmasına neden olabilir.

– Beslenme düzeni

Beslenme düzenine dikkat etmek mide gribinin çabuk geçmesini sağlarken aynı zamanda oluşmasını da engelleyebilir. Öncelikle C vitamini açısından zengin gıdalar tüketilmelidir. Özellikle portakal, karpuz, greyfurt, kavun, çilek, ahududu, yaban mersini, kızılcık ve ananas gibi meyveler önerilir. C vitamini açısından yüksek sebzeler ise brokoli, domates, brüksel lahanası, karnabahar, lahana, şalgam, ıspanak, kırmızı ve yeşilbiber, domates ve patatestir. Mide gribinin oluşumunu engelleyen bir diğer besin grubu E vitaminine sahip besinlerdir. E vitamini bağışıklık sistemine yardımcı olur ve antioksidanlar etki gösterir. E vitamini açısından zengin besinler arasında ise bitkisel yağlar, tam tahıllar ve tohumlar bulunmaktadır. Yetişkin kadın ve erkeklerin günlük olarak alması gereken E vitamini 15 miligramdır. Ayrıca sarımsak tüketimi de mide gribini engellemektedir. Çünkü sarımsak antibiyotik, antiviral ve anit-inflamatuar bir ajan olarak çalışır. Birçok sağlık sorunu için faydalı olan sarımsak soğuk algınlığı ve grip virüsleri ile savaşmasının yanı sıra mide gribine neden olan virüsleri de yok etmektedir. Sarımsak ham haliyle tüketilebilir ya da yoğun tadı önlemek için sarımsak takviyeleri alabilir. Ayrıca, balık veya bitkisel yağ tüketimi artırılarak omega-3 takviyesi de alınabilir.

Mide gribi kaç gün sürer?

Mide gribi genellikle 4 ila 5 gün sürer. Daha uzun süren durumlarda en kısa zamanda bir doktora danışılmalıdır.

Mide gribi bulaşıcı mıdır?

Mide gribinin bulaşıcılığı yoktu. Viral nedenler ile oluşur ve sindirim sistemine virüslerin girmesine bağlı olarak ortaya çıkar.

Mide gribi belirtileri görüldüğünde en kısa zamanda bir doktora gidilmelidir. Ayrıca doğal ve bitkisel çözümler de uygulanabilir.

Devamını Oku

Kemik Kisti Neden Olur: Kemik Kistinin Belirtileri

Hastalık Belirtileri kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 37 defa okundu

Kemik Kisti Neden Olur: Kemik Kistinin Belirtileri

kemik kisti tedavisi

kemik kistinin belirtileri

Kemik kisti nasıl anlaşılır?

Yapılan araştırmalara göre kemik kistlerinin kemik sıvısından kaynaklandığı ve bu oluşumun fibröz doku üzerinde geliştiği bilinmektedir. Özellikle 5 ila 15 yaşındaki çocuklarda, femur ya da pazı kemiği gibi uzun kemiklerde görülmektedir. Yetişkinlerde ise daha çok yassı kemiklerde; kafatası, çene, pelvis, kürek kemiği ve topuk üzerinde ortaya çıkmaktadır. Kemikte kistik lezyon oluşması bazı faktörler nedeni ile oluşur.

Kemik kisti neden oluşur?

– Travma

Boston Çocuk Hastanesi’nin teorisine göre kemik kistlerinin gelişimi travmalara bağlı olabilmektedir. Geçirilen travmalar kemik sıvısının gelişerek kese şeklini alma riskini artırmaktadır.

– Toplardamar tıkanıklığı

Başka çalışmaya göre ise toplardamar tıkanıklıkları da kemik kistlerine neden olmaktadır. Tıkanıklık sonucu kemik üzerine baskı oluşur. Bu baskıyla birlikte kemik içerisindeki sıvı oluşumu artar ve bu durum ilerlediğinde kemik kisti oluşabilir.

Kemik kisti belirtileri nelerdir?

Kemik kisti, kemik dokusu içinde içi sıvı dolu bir kesenin oluşması olarak adlandırılabilir. Bir çeşit kemik tümörüdür. Genellikle kemik kistleri ilk başlarda hiçbir belirti göstermez. Ancak ilerleyen zamanlarda bazı belirtiler ortaya çıkabilir.

– Kemik kisti ağrısı

Aneurysmal kemik kisti ağrıya neden olabilir. Ağrı hissi oluştuğunda genellikle kemik kisti kemik dokusuna yerleşmiştir. Fiziksel aktiviteler esnasında ağrı artar ve şiddetlenir. Başlangıç zamanlarında ağrı daha hafifi ya da orta düzeyde olabilir. kemik kistinin büyümesi ile birlikte ağrı giderek şiddetlenir ve hareketleri kısıtlayabilir.

– Şişme

Şişme bir aneurysmal kemik kisti belirtisi olarak ortaya çıkabilir. Kemik kistinden etkilenen dokular ve cilt bölgelerinde iltihaplanma görülebilir. Kabarıklık ve geniş şişlikler de oluşabilir. Şişme nedeni ile fiziksel aktiviteler zorlaşabilir.

– Kırık

Kemik kisti ilerleyen zamanlarda kemiğin kırılmasına neden olabilir. Kist kemik dokusuna zarar verir ve zayıflatır. Bu nedenle ufak darbeler ve yaralanmalar ile birlikte kemikler kolayca kırılabilir.

Kemik kisti nasıl tedavi edilir?

Tedavide kistin hangi kemik üzerinde oluştuğu önemlidir. Tedavi bu doğrultuda farklılıklar gösterebilir. Diz ve bacak kistlerinde ağrı ve enflamasyon giderici ilaçlar kullanılabilir. Ayrıca eklemlerin hareket ettirilmesi yani egzersiz planları da oldukça işe yaramaktadır. Çoğu durumda egzersiz diz ve bacak bölgesinde oluşan kemik kistleri üzerinde oldukça hızlı sonuçlar alınmasını sağlar. Ancak bu egzersizler doktor kontrolünde yapılmalıdır. Bu nedenle bir fizyoterapiste başvurulabilir. Eğer çok fazla ağrı varsa daha hafif egzersiz hareketler tercih edilmelidir. Ağırlık kaldırılan zorlayıcı hareketlerden kaçınılması gerekir. Düz kemiklerde bulunan kemik kistleri için ise egzersiz ve diğer yöntemler işe yaramaz. Bu nedenle daha çok cerrahi müdahale gerekir. Özellikle ileri düzey kemik kistlerinde ameliyat ile kemik üzerindeki kist ya da kistler alınır. Bu işlem sırasında kemik kazınacağı için ameliyat sonrası hafif ağrılar devam edebilir. Ancak bu ameliyatlar kemik dokusuna ya da kemiklere zarar vermez. Çoğu kemik kisti hızla büyür. Bu nedenle ne kadar erken müdahale edilirse o kadar iyi olacaktır.

Kemik kisti ağrı yaparmı?

Kemikte kist oluşumu özellikle ağrı ile karakterizedir. Kemikte kist belirtileri arasında ilk sırada ağrı vardır. Ağrı nedeni ile doktora gidildiğinde kistin teşhisi sağlanır.

Kemik kisti büyüdüğünde hem kemiğe hem de dokulara baskı yapacağı için rahatsız edici komplikasyonlara neden olacaktır. Bu nedenle kemik kistinin erken teşhisi ve erken tedavisi oldukça önemlidir. Eğer kemik üzerinde ağrılar hissediliyorsa mutlaka bir doktora muayene olunmalıdır.

Kemik kisti bir çeşit kemik tümörüdür. Bu nedenle ciddi bir sağlık sorununa dönüşebilir. Kemik kistini önlemenin bir yolu olmasa da hastanın erken tedavi ile hızla iyileşmesi sağlanabilir. Kemiklerde kolay kırılma, ağrı ve şişme gibi belirtilere rastlanıyorsa kemik kistinden şüphe edilebilir. Bu durumda tıbbi yardım almak için vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalı ve gerekli testler tamamlandıktan sonra doktora danışılmalıdır.

Devamını Oku

Gut Hastalığına Ne İyi Gelir: Gut Hastalığı İçin Bitkisel Tedavi

Bitkisel Çözümler kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 32 defa okundu

Gut Hastalığına Ne İyi Gelir: Gut Hastalığı İçin Bitkisel Tedavi

dizdeki ağrılara bitkisel çözüm

gut hastalığı için bitkisel tedavi

Artrit ve gut gibi eklem hastalıkları eklemlerde oluşan şiddetli ağrılar ve iltihaplar ile karakterizedir. Bu tip hastalıklarda ilk olarak parmak eklemleri ve diz eklemleri etkilenir ve gut hastalığı belirtileri ilk olarak bu alanlarda ortaya çıkar. Özellikle gut hastalığında ayak ağrısı oluşmaktadır. Gut hastalığı tedavisi için temel hedef, kandaki ürik asidi azaltmak ve eklemlerde birikmesini engellemektir. Ağrı kesicilerin yanı sıra gut hastalığı için doğal çözümler de gut tedavisinde ağrıların azaltılmasında etkili olabilir.

Gut hastalığı bitkisel tedavi

– Vişne

Ekşi kiraz ve vişne suyu inflamasyonu azaltırken diz ağrılarının hafiflemesine yardımcı olur. Kiraz içinde bulunan etkin madde antosiyanin gut ağrıları için oldukça etkilidir. Antosiyanin aynı zamanda kiraza kırmızı rengini veren maddedir. Kiraz kan ve idrarda ürik asidin azalmasını sağlarken hafif alkali bir ortam oluşturmak için potasyum da sağlar. Vişnede de aynı maddeler bulunmaktadır. Bu nedenle gut hastalarına günde 1 bardak kiraz ya da vişne suyu önerilir.

– Siyah fasulye suyu

Yüksek miktarda antosiyaninler siyah fasulye suyunda da bulunmaktadır. Eklemlerdeki inflamasyonu, ağrıyı ve sertliği gidermeye yardımcı olan siyah fasulye aynı zamanda anti enflamatuar özelliklere sahiptir. Fasulye özellikle et suyu ile birlikte tüketilirse kandaki ürik asit miktarını azaltmaya yardımcı olacaktır.

– Elma sirkesi

Elma sirkesi günümüzde eklem ağrıları için kullanılan en popüler bitkisel çözümdür. Özellikleri, gut hastalığına bağlı ağrı ve iltihaplanmaları hafifletmeye yardımcı olmaktadır. Elma sirkesi asidozu azaltır ve ürik asit miktarını hem kanda hem de idrarda düşürür. Elma sirkesi ile su karıştırılarak tüketilebilir. Bu diz ve eklem ağrısı rahatlatmak için kullanılan en etkili yöntemdir. Kompres olarak kullanmak için ise elma sirkesi ve su eşit oranlarda karıştırılır. Bir bez bu karışım ile ıslatılarak ağrılı eklem bölgesi üzerine yerleştirilir. Sıcak olarak uygulanması önerilirken ısının ağrıyı arttırdığı zamanlarda ılık olarak da kullanılabilir. Gün içinde ihtiyaç duydukça işlem tekrarlanabilir.

Gut hastalığı diyet önerileri

Diz vücudun tüm yükünü taşıyan eklemler arasındadır. Bu nedenle dizde gelişen herhangi bir ağrı ya da şişlik durumu yürümeyi imkansız hale getirebilir. Gut hastalığının diz bölgesini etkilemesini önlemek için ilaç tedavisinin yanı sıra beslenme düzenine ve yaşam tarzına da dikkat edilmelidir.
Gut hastalığı genellikle çok sık kırmızı et tüketilmesinden kaynaklanır. Yüksek protein alınması gut hastalığına neden olarak eklem ağrılarının oluşmasının temel nedenidir. Çünkü protein kandaki ürik asit oluşumunu fazlalaştırır. Bu nedenle gut tedavisine ek olarak yüksek proteinli gıdalardan ve özellikle kırmızı etten kaçınılmalıdır.

– Bol bol su tüketilmeli

Su tüketimi gut hastalığı ile mücadelede artırılmalıdır. Su tüketiminin artırılması vücudun ihtiyacı olan nemi almasını sağlar. Ayrıca eklemlerde gut nedeni ile oluşan ağrıların azaltılmasında da yardımcı olur. Kanı seyrelterek ürik asit oranının düşmesini sağlar. Özellikle meyve suyu (vişne suyu) tüketilebilir. Çilek içerdiği su oranı ile gut tedavisine katkıda bulabilecek meyveler arasındadır.

– Anti inflamatuar ilaçlar

Aleve veya Motrin gibi anti inflamatuar ilaçlar vücuttaki ürik asit miktarını azaltmaya yardımcı olabilir. Gut oluşumunun büyümesini engellerken şişliklerinde inmesine katkıda bulunur. Diz ağrıları için kullanılan bu ilaçlar ağrı kesici etki gösterir. Ancak bu ilaçların kullanılırken dikkatli olunmalıdır. Çünkü bazı durumlarda mide kanamasına neden olabilir. Bu nedenle bu tür anti inflamatuar ilaçları kullanmadan önce mutlaka bir doktora danışılması gerekmektedir.
Gut nedeniyle oluşan eklem ağrıları ciddi sağlık sorunlarına neden olmasa da yürümeyi zorlaştıran ve ağrılara neden olarak hayatı etkileyen bir hastalıktır. Bu nedenle mutlaka tedavi edilmelidir. Eğer eklem bölgelerinde ağrı ve şişlikler oluşuyorsa en kısa zamanda tıbbi yardım almakta fayda olacaktır.

Devamını Oku