Zeytin Yaprağının Faydaları (Zeytin Yaprağı Neye İyi Gelir?)

Bitkisel Takviyeler kategorisine 30 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 473 defa okundu

Bilim adamları, zeytinyağına sağlık ve yaşamı uzatan faydaları üzerinde son yıllarda oldukça fazla sayıda araştırma yapmaktadır. Zeytin denilince ilk akla gelen bu bitkinin çekirdekli meyvesi ve bu meyveden üretilen zeytin yağıdır. Ancak zeytin yaprağı de en az zeytinyağı kadar mucizevi faydalara sahiptir ve akla gelmeyecek kadar fazla sayıda hastalığa ve sağlık sorununa iyi gelmektedir. Peki zeytin yaprağı neye iyi gelir?

Zeytin yaprağı içerisinde bulunan ve oleuropein olarak bilinen polifenol, kötü kolesterole iyi gelmekte ve tansiyonu düşürmenize, kanseri önlemenize, vücutta şeker ve işlenmiş yiyeceklerin oluşturduğu oksidatif hasarlara karşı korumanıza iyi gelir.¹² Zeytin yaprağında bulunan polifenoller aynı zamanda hafızayı kuvvetlendirmekte ve zihin açıcı etki sağlamaktadır. Zeytin yaprağına acı tadını veren oleuropein aynı zamanda zeytintağının da antioksidan, antienflamatuar ve hastalık mücadele eden iyi özelliklerinin çoğundan sorumludur Tümörlü hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde tümörlü hayvanlara oleuropein verildiğinde tümörler gerilemekte ve hatta bazı hayvanlarda tamamen kaybolmaktadır.

Zeytin ağacı (Olea europaea), yapraklarında olduğu gibi zeytinli meyvede de bol miktarda oleuropein üretir ve özel işleme teknikleri artık oleuropein özü zeytin yaprağından damıtılarak bitkisel gıda takviyelerinde kullanılabilmektedir. Bu da, tüketicilerin aşırı miktarda zeytinyağı tüketmek zorunda kalmadan zeytinyağının en faydalı bileşenlerinden birine erişebileceği anlamına geliyor.

Zeytin yaprağı ekstraktları ve oleuropein bileşenleri, tansiyonu düşürücü etkileri ile ünlüdür ancak en son yapılan araştırmalar sağlığa olan faydalarının ötesinde olduğunu ortaya koymaktadır. Buna ilaveten zeytin yaprağı ekstresinin anti-inflamatuar ve antioksidan özellikleri, ateroskleroz, diyabet, kanser, nörodejeneratif hastalıklar ve hatta artrite karşı bitkisel çözüm sunar.

zeytin yaprağı

zeytin yaprağı ektresi SATIN AL


Zeytin yaprağı: Tansiyona bitkisel çözüm

Hayvanlarda yapılan çalışmalar, zeytin yaprağı ekstraktlarının yüksek tansiyona iyi geldiği ve tansiyon düşürücü bitkisel etki sağladığını göstermektedir. Özellikle tansiyon hastalığı riski taşıyanlar ile bu rahatsızlığa henüz yakalanmış olanlarda zeytin yaprağı özütünün daha etkili olduğu bilinmektedir. Diğer bir ifadeyle zeytin yaprağı özü tansiyonu hem tedavi eder hem de yüksek tansiyon riski taşıyan kişilerde bu rahatsızlığın ortaya çıkmasına mani olur.

Yüksek tansiyon düşmesi ile kalbin sol ventrikülünde basıncın azalması aynı anda gözlemlenmektedir. Bu durum da kalpteki koroner kan damarlarına kan akışının artmasına neden olur. Yani bir yandan tansiyon düşerken bir yandan da vücuda daha fazla kan pompalanmaktadır ki bu oldukça arzu edilen bir etkidir. İnsanlar üzerinde yapılan çalışmalarda zeytin yaprağı ekstraktlarının bu nitelikte tansiyon düşürücü etki oluşturduğu bilinmektedir.

Sınır hipertansiyonu olan (80-89 mmHg üzerinde 120-139 mmHg aralığında kan basıncına sahip) ikizler arasında oldukça ilginç bir çalışma yapılmıştır Bu çalışmada genetik olarak özdeş olan eş yumurta ikizlerinden birisine zeytin yaprağı esktresi takviyesi verilmişken diğeri ise placebo deneği olmuştur. Çalışma sonucunda plasebo alan yani aslında iyileştirici niteliği olmayan maddeleri ilaç sanarak alan denekte hiç bir değişiklik olmamıştır. Ancak günde 1.000 mg zeytin yaprağı özütü takviyesi alan diğer eş yumurta ikizi hastada tansiyon ortalama 11 mmHg sistolik ve 4 mmHg diastolik olarak ölçülmüştür. Bu da halk arasında 11 e 4 denilen düşük tansiyona tekabül etmektedir. Ayrıca bu ikizde kötü kolesterol de  hissedilir düzeyde düşmüştür.

İnsanlar üzerinde yapılan diğer bir tıbbi çalışmada zeytin yaprağı ekstraktı, hipertansiyonu tedavi etmek için kullanılan geleneksel tıbbi ilaçlardan biri olan kaptopril’e karşı ölçülmüştür. Bu çalışmada, 1. evre hipertansiyon (90-99 mmHg üzerinde 140-159 mmHg) olan hastalardan bir kısmına  ya 500 mg zeytin yaprağı özütü günde iki kez veya günde iki kez 12.5 mg kaptopril verildi ve bu miktar daha sonra günde iki kez 25 mg’a artırıldı. 8 haftalık tedaviden sonra her iki grupta da başlangıçtan ortalama kan basıncında (sırasıyla 11.5 ve 13.7 mmHg sistolik; 4.8 ve 6.4 mmHg diastolik) düşme görülürken, iki grup arasında anlamlı fark ortaya çıkmamıştır. Bu  da zeytin yaprağı ekstresinin  bir tansiyon ilacı kadar etkili olduğunu göstermektedir. . Bir başka deyişle, zeytin yaprağı özütü tansiyona iyi gelen bitkiler arasındadır ve kullanımında tansiyon düşürücü etkisi aynen bir reçeteli ilaç kadar olmaktadır. Her ne kadar oleuropein ve kaptopril, farklı etki mekanizmalarına sahip (oleuropein doğal bir kalsiyum kanalı bloke edicidir ve captopril iyi bilinen bir ACE inhibitörüdür) olsalar da, hem oleuropein hem de kaptopril damar duvarlarında gerginliği azaltıcı olarak vaskülatür işlevi görürler.

DİKKAT EDİNİZ

Zeytin yaprağı özütü her ne kadar tansiyon düşürücü  etkisi nedeniyle tansiyon düşürücü ilaçlarla birlikte kullanılacaksa olası yan etkileri için doktor kontrolü ve tavsiyesinde kullanılması gerekmektedir.

Kalp Damar Sağlığına Faydaları

Kan basıncı kalp damar (kardiyovasküler) sağlığının yalnızca bir ölçüsüdür; Damar sağlığı ile kalp sağlığı kişi için eşit derecede önemlidir. Damar çeperlerini hizalayan endotel hücreleri kan akışını ve basıncını korumada önemli bir rol oynamaktadır; Bu hücreler aynı zamanda düz kas hücrelerinin dağılımını düzenlerler ve damarlar yoluyla kan akışını sürdürürler. Endotel disfonksiyonu, arter duvarlarında plaklar biriktiğinde ortaya çıkan damar sertleşmesinin en erken safhalarından biridir (ateroskleroz). Damarlarda biriken plaklar sonunda kan akışını engeller ve kalp krizi veya felci tetikler.

Zeytin yaprağı ekstresi, endotel disfonksiyonuyla oldukça etkili bir şekilde mücadele eder. Zeytinyaprağı özü, kan damarlarını rahatlatmaya yardımcı olan bir sinyal molekülü olan nitrik oksit üretimini arttırırlar. Matriks metalloproteinazlar veya MMP olarak bilinen bir molekül sınıfının üretimini ve aktivitesini düşürürler. Aşırı MMP aktivitesi damar çeperlerinde plak birikimine neden olarak damarları plak hasarına karşı giderek daha savunmasız hale getiriyor. Ayrıca, damar sertliği riski olan kişilerde önemli erken risk faktörlerinden birisi olan kötü kolesterol (LDL)nin damarlarda tıkanıklığa neden olan oksidasyonuna mani olur. Kısacası zeytin yaprağı tam manasıyla bir damar açıcı bitki dir.

Zeytin yapraklarında bulunan polifenol bileşiklerinin, arteryel plakların oluşumunu doğrudan iki şekilde önlediği (dolayısıyla kalp krizi ve inme riskini azaltmaya yardımcı olduğu) bilinmektedir. Birincisi, damarlarda tıkanmaya neden olan bir dizi “yapışma molekülü” üretimini ve aktivitesini düşürürler. Bu maddeler beyaz kan hücrelerine ve trombositlerin arteryal duvarlara yapışmasına neden olur ve erken plak oluşumuna neden olur. İkincisi, trombosit agregasyonunu (birden fazla mekanizma ile topaklanma) azaltırlar; bu da darbelerin, inme veya kalp krizi üretmek için plak alanlarında oluşma riskini azaltırlar. Kısacası kalbe iyi gelen bitkisel özler arasında zeytin yaprağı ekstresi apayrı bir yere sahiptir.

Şeker hastalığına bitkisel çözüm: Zeytinyağı Yaprağı

Kan şekerinin kronik yani süreğen bir biçimde yüksek seyretmesi olarak adlandırabileceğimiz şeker hastalığı, kandaki şekerin oksidasyonu yani yanması neticesinde sadece damarlarda değil, tüm doku ve organlarda doku hasarı, yaşlanma ve iltihaplanma ile kendisini belli eden ciddi bir hastalıktır. Şeker hastalığının tedavisinde iki ana hedefi vardır. Bunlar:

1) kan şekerini normal seviyelere düşürmek,

2) kan şekerinin kanda anormal düzeyde yüksek seyretmesinden kaynaklı kaçınılmaz zararları en aza indirerek oluşan zararı sınırlandırmaktır.

Zeytin yaprağı işte burada şeker hastları üzerinde mucizevi etki göstererek hem kan şekerini düşürme işlevi görüyor hem de zeytin yaprağında bulunan oleuropein sayesinde kandaki yüksek şeker seviyesinden kaynaklanabilecek oksidatif yıkım riskini düşürüyor.

Devamını Oku

Sinüs Tıkanıklığına Ne İyi Gelir: Sinüs Tıkanıklığı İçin Bitkisel Çözüm

Burun ve Boğaz Hastalıkları kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 81 defa okundu

Sinüs Tıkanıklığına Ne İyi Gelir: Sinüs Tıkanıklığı İçin Bitkisel Çözüm

sinüs tıkanıklığı tedavisi

sinüs tıkanıklığı için bitkisel çözüm

Soğuk algınlığı gibi solunum yolları hastalıklarında ve alerjik reaksiyonlarda sinüslerde mukus birikir. Burun ve göz kemiklerinin arkasında bulunan sinüslere dolan mukusla birlikte bir baskı hissedilebilir. Sinüslerin dolması bazı durumlarda baş ağrısı da oluşabilir. Tahriş edici ve bulaşıcı organizmalar sinüslerde kabarmaya neden olabilir. İlaç tedavisinin yanı sıra sinüsleri boşaltmak için doğal yöntemler de kullanılabilir. Sinüs tıkanıklığına doğal çözüm önerileri ve sinüs tıkanıklığı için doğal tedaviler şunlardır:

Sinüs tıkanıklığı nasıl açılır?

– Okaliptüs yağı ile sinüs temizleme

Okaliptüs buhar uygulamalarında kullanılabilir. Nemlendirici etki gösteren okaliptüs sinüslerde biriken mukusun dağılmasına yardımcı olur. Maryland Üniversitesi Tıp Merkezine göre günde 200 mg okaliptüs yağı inflamasyon ve sinüzit belirtilerini azaltmada yardımcı olabilir. İnflamasyon sinüslerde burun salgılarının akışını engeller. Ayrıca kalın bir mukus tabakası biriktiyse iltihaplanma da olabilir. Okaliptüs balgam söktürücü özelliklere de sahiptir.

– Sinüs temizleme işlemi için yaban turpu

Yaban turpu yemeklerde kullanılan bir besindir. Ancak sinüs boşluklarını temizlemeye yardımcı olduğu için bitkisel çözüm olarak da kullanılmaktadır. Yaban turpu kökü sinüzit için et etkili yöntemlerden biridir. Çeyrek tatlı kaşığı taze rendelenmiş yaban turpu alınması sinüslerin boşalmasını sağlamaktadır. Sinüsleri temizleyen yaban turpu aynı zamanda oluşan enfeksiyonu da tedavi eder. Ancak tüketilmeden önce doktora danışılmalıdır.

– Sinüslerin temizlenmesi kırmızıbiber

Kırmızıbiber mukus çözülmesine yardımcı olan özelliklere sahiptir. Sinüslerde şişmeyi azaltan kırmızıbiber mukusun da çözülmesini sağlar.

– Sinüsleri boşaltmak için deniz üzümü

Deniz üzümü Asya kültüründe kullanılan yerel bir bitkidir ve geleneksel Çin tıbbında kullanılmaktadır. Solunum fonksiyonlarına yardımcı olan deniz üzümü nefes yollarını da açar. Mukus sinüslerde kan damarlarına baskı yapar. Bu baskının da azalmasına yardımcı olan deniz üzümü şişliği azaltır ve o bölgedeki kan damarlarının rahatlamasını sağlar. Sinüslerde şişlik indiğinde burun tıkanıklığı ve sinüslerdeki tıkanıklık da azalmaktadır.

– Sıvı İçeceklerin tüketimi

Bol sıvı içmek mukus salgılarının incelmesini sağlar ve tıkanıkları giderir. Hidrasyon eksikliği mukus kalınlaşmasına neden olarak enfeksiyon riskini yükseltir. Bu nedenle vücut sıvısız bırakılmamalı her gün en az 8 ila 9 bardak su tüketilmelidir. Suyun yanı sıra meyve suları ve bitki çayları da sinüslerin açılmasına yardımcı olabilir.

– Sinüslerin açılması için nem düzeyi artırılmalıdır

Nemli ortamlarda bulunmaya özen gösterilmelidir. Kuru hava burun tıkanıklığını artırarak sinüslerin daha da dolmasına neden olabilir. Sinüs boşluğunda biriken mukus nemli ortamlarda daha akışkan hale gelir ve burun tıkanıklığı ortadan kalkar. Buhar uygulaması da yapılabilir. Buhar uygulaması için kaynar su bir kaba konur. Masanın üzerine yerleştirilen kabın üzerine eğildikten sonra kabı da kapsayacak şekilde ense bölgesine bir havlu konulur. Bu şekilde kaynar sudan çıkan buhar teneffüs edilir. İşlem günde birkaç kez uygulanabilir.

– Sinüsleri boşaltmak için tuzlu su

Burun spreyleri burun akıntısını giderirken sinüslerin açılmasını da sağlar. Tuzlu damla yeni doğan bebeklerde ve çocuklarda da kullanılabilir. Çocuklar için genellikle her burun deliğine 2 ya da 3 damla önerilir. Yetişkinlerde ise işlem günde birkaç kez tekrarlanabilir. Burun damlaları aynı zamanda enfeksiyonun yayılmasını da önler. Ancak her kullanımdan sonra sabunlu ve sıcak su ile şişenin ucu temizlenmelidir. Serum fizyolojik burun spreyi tek bir kişi tarafından kullanılmalı; başkası tarafından kullanılmamalıdır.

Sinüsler nasıl açılır?

Sinüs drenajı allerjen veya toz akarları tarafından da oluşabilir. Bu nedenle evde tahriş edici toz akarlarında korunmak için hepa filtreli temizleyiciler kullanılabilir. Bu temizleme yöntemleri tahriş edici sinüs enfeksiyonu semptomlarının azalmasını sağlar. Hava kanalları ve havalandırmalar düzenli olarak temizlenmelidir. Hayvan tüylerinden ve polenlerden de kaçınılması gerekmektedir. Sinüs drenajı için alerjiyi tetikleyici faktörlerden uzak durulmalıdır.
Sinüsleri boşaltmak için doğal yöntemler evde uygulanabilir. Ancak sinüsleri açmak için bitkisel çözüm kullanılmadan önce alerjik reaksiyonlar göz önünde bulundurulmalıdır.

Devamını Oku

Adaçayı Neye İyi Gelir: Adaçayının Saça Faydaları

Saç Bakımı kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 137 defa okundu

Adaçayı Neye İyi Gelir: Adaçayının Saça Faydaları

adaçayının saça faydaları

adaçayının saça faydaları

Adaçayı, salvia officinalis olarak da bilinen ve pek çok hastalığın tedavisinde bitkisel çözüm olarak kullanılan bir bitkidir. Saç bakımı için de kullanılan adaçayı saçların daha da güçlenmesini sağlar. Adaçayı büyük dozlarda toksik içerir. İçeriği ile saçların beslenmesine ve daha parlak görünmesine yardımcı olur. Ancak adaçayı veya adaçayı ile birlikte kullanılan uçucu yağlar doktor onayı ile kullanılmalıdır.

Adaçayını kimler kullanamaz?

Adaçayını hamile kadınlar ile epilepsi hastalarının kullanmaması tavsiye edilir.

Adaçayı Ne İşe yarar?

– Adaçayının saçlara faydası

Adaçayı saç dökülmesi sorunu için eski çağlardan beri kullanılmaktadır. Topikal olarak saç diplerine uygulanan adaçayı özellikle kellik tedavilerinde ek olarak kullanılmaktadır. Aynı zamanda kırık saçların onarılmasını sağlayan adaçayı beta-sitosterol içermektedir. Özellikle 23-60 yaş arası kellik görülen erkeklerde kullanılabilir. Maryland Üniversitesi Tıp Merkezi 3-4 damla adaçayı, biberiye ve nane yağları ve zeytinyağı karışımı ile günde iki kez kafa derisine masaj yapılmasını tavsiye etmektedir.

– Adaçayı saç maskesi

Adaçayı ile infüzyon özellikleri olan etkili bir şampuan yapılabilir. Çeyrek su bardağı kaynar su içine 1 tatlı kaşığı kurutulmuş adaçayı eklenir. Yarım saat boyunca bekletilen karışım süzülür. Saçlara uygulanır ve bir süre bekletilir. Ardından saçlar bebe şampuanı ile yıkanır. Adaçayı, anti fungal, anti bakteriyel ve sıkıştırıcı nitelikleri ile saçı temizlerken saç derisi enfeksiyonlarını önlemeye yardımcı olur.

– Adaçayı ile saç koyulaştırma

Adaçayı, saçlara uygulandığında koyu renkli saçlar için yoğunlaştırıcı etki gösterir. Banyo sırasından şampuanın ardından durulama suyuna eklenerek de kullanılabilir. Taze adaçayı yaprakları infüzyon özelliği ile gri saçların rengini koyulturken; kahverengi veya siyah saçların rengini yoğunlaştırır ve saça parlaklık verir.

– Adaçayı saç losyonu

Adaçayı saçlara losyon olarak da uygulanabilir. Sadece bir avuç adaçayı yapraklarını eşit miktarda biberiye otu ile karıştırıp 1 litre soğuk suya eklemek yeterli olacaktır. Karışım 3 dakika kaynatılarak daha etkili hale getirilebilir. Ardından soğuması için 3 saat beklenir ve saç şekillendirmeden önce saça uygulanır. Karışım her defasında taze ve tek kullanımlık kadar hazırlanmalıdır.

Adaçayı yararları:

Adaçayı, yüzyıllardır geleneksel tıpta kullanılmıştır ve bu bitkinin yaprakları birçok hastalığı yatıştırmaya yardımcı olmaktadır.

– Adaçayı özellikleri:

Adaçayının birçok tıbbi özellikleri vardır. Uyarıcı, idrar söktürücü ve bir balgam söktürücü olmasının yanı sıra anti enflamatuar, antioksidan ve anti mikrobiyal özellikleri de bulunmaktadır. Ayrıca iştah artırıcı olarak da kullanılmaktadır.

– Adaçayının antioksidan özellikleri

Antioksidan özelliği sayesinde toksinlerin vücuttan atılmasına yardımcı olur. Antioksidanlar serbest radikallerin hücre dokularına saldırmasını önler, erken yaşlanma belirtilerini engeller ve kanser, kalp hastalığı gibi ciddi hastalıkların oluşma riskini düşürür.

– Diyabet üzerindeki etkileri

Adaçayı, diyabetli hastaları tarafında da faydalı bir bitkisel çözümdür. Yapılan çalışmalarda adaçayının diyabet hastalığını önlediği ve belirtileri en aza indirgediği ortaya çıkmıştır. Bu nedenle adaçayı anti diyabetik olarak bilinir.

– Adaçayı gribe iyi gelir mi?

Adaçayı diyabet ve diğer hastalıklarının tedavisine ek olarak kullanılmasının yanı sıra soğuk algınlığı ve grip gibi hastalıkların belirtilerini de en aza indirger. Özellikle ateşin düşmesini sağlarken boğaz ağrısını da hafifletir. Ayrıca sindirim sorunları ve hazımsızlık tedavisinde de oldukça etkilidir. Mideyi yatıştırdığı için gastro intestinal hastalıklarda da kullanılabilir.

Adaçayı oldukça yararlı bir bitkidir. Çoğu hastalığın tedavisinde kullanılmaktadır. Ancak adaçayının yan etkileri fazla olduğu için mutlaka doktor onayı ile kullanılmalıdır. Özellikle kronik hastalığı olanlar, hamile ve emziren kadınlar ile epilepsi hastalarına önerilmez. Ayrıca alerjik reaksiyona neden olduğu için kullanılmadan önce alerji testi yapılması önerilir.

Devamını Oku

Dolaşım Bozukluğuna Ne İyi Gelir: Dolaşım Bozukluğu Bitkisel Tedavi

Bitkisel Çözümler kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 333 defa okundu

Dolaşım Bozukluğuna Ne İyi Gelir: Dolaşım Bozukluğu Bitkisel Tedavi

dolaşım sorunu tedavisi

dolaşım bozukluğu bitkisel tedavi

Dolaşım problemleri kan akımının yavaşlamasına neden olurken oksijen alımının da azalmasına sebebiyet verir. Dolaşım bozukluğu belirtileri yavaş yavaş kendini göstermeye başlar. Kan akışında oluşan yavaşlama arterlerde plak oluşmasına neden olabilir. Bazen zayıf kan dolaşımı, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol ve kalp hastalığı belirtisi olabilir. İlaç tedavilerinin yanı sıra dolaşım bozukluğu için şifalı bitkiler de kullanılabilir. Doktora danışarak çayları tatlandırmak için bal kullanılabilir. Kullanılan bitkiler ilaçlar ile etkileşime girebileceği için kullanmadan önce mutlaka doktora danışılmalıdır. Hamile ve emziren kadınlarda bitkisel çaylar konusunda titiz davranılmalıdır. Dolaşım bozukluğuna bitkisel çözüm önerileri şunlardır:

Dolaşım bozukluğuna iyi gelen bitkiler

– Zencefil çayı

Zencefil çayı, kan damarlarını rahatlatırken kan dolaşımını artırır. Kasların gevşemesini sağlar. Yapılan araştırmalara göre zencefilin kan damarlarını rahatlatıcı etki gösterirken aynı zamanda kan akışını teşvik edici ve hatta potansiyel olarak ağrı giderici etki yarattığı ortaya çıkmıştır. Bilim adamları, zencefilin kolesterol düzeylerini artırmada ve kalp hastalığı riskini azaltmada potansiyel bir takviye olduğunu söylemektedir. Zencefil normal çay gibi demlenerek tüketilmesinin yanı sıra bitki olarak yemeklere de katılabilir.

– Sarımsak çayı

Sarımsak kan akışını artıran nitrik okside sahiptir. Sarımsak günlük olarak 600 mg tabletler şeklinde alınabilir. 1 hafta düzenli kullanım ile kan akışının hızlanması damarların da rahatlamasını sağlayacaktır. Ancak sarımsak çayı ya da sarımsak takviyesi kullanmadan önce mutlaka doktora danışmak gerekmektedir. Özellikle küçük çocuklarda, emziren ve hamile kadınlarda sarımsak takviyesi kullanımı önerilmez.

– Çin alıç çayı

2011 yılında yayınlanan bir makaleye göre çin alıç bitkisi, dolaşım sorunları ve düşük kan basıncı artırmak için kullanılan bir bitkidir. Ayrıca geleneksel olarak kalp hastalığı tedavisinde de kullanılan alıç çayı genel vücut sağlığı açısında da faydalı bulunmaktadır. Farklı bir makaleye göre kalp hastalığı tedavisinde kullanılan çin alıç bitkisi kullanıldıktan 24 saat içinde kan pıhtısı oluşumunu engellemekte; kan seyreltici etki göstermektedir. Bu nedenle alış bitkisi çayının ameliyatlardan 2 3 gün öncesine kadar içilmesi tavsiye edilmez.

– Gingko Biloba çayı

Ginkgo biloba, beyne giden kan akışını hızlandırmaya yönelik bitkisel bir çözümdür. 2011 yılında yayınlanan bir çalışmada, sağlıklı yaşlı erkek gönüllülere 1 ay boyunca günde 2 kez 60 mg ginkgo biloba özü verilmiştir. Çalışmanın öncesinde ve sonrasında deneklere MRI beyin taraması çekilmiştir. Ay sonunda, beyin taramaları karşılaştırıldığında, beyne giden kan akımında önemli bir artış olduğu görülmüştür. Ginkgo biloba, monoamin oksidaz inhibitörleri, warfarin, nifedipin, alprazolam ve haloperidol gibi çeşitli ilaçlar ile negatif etkileşime girer. Bu nedenle bu tür bileşenlerin bulunduğu ilaçlar ile birlikte tüketilmemelidir.

Kan pıhtısı eritmek için bitkisel çözümler

Kan pıhtılaşması kardiyovasküler bir bozukluktur. Kan pıhtıları pelvik veya bacak damarlarında oluştuğunda pulmoner arterler vasıtasıyla akciğerlere ulaşabilir. Diğer bölgelerde oluşan kan pıhtıları ise beyne gidebilir. Kan akımını engelleyen bir pıhtı kalbe bile ulaşabilir. Bu tip durumlarda ciddi sağlık sorunları ortaya çıkar. Kan pıhtılaşmasını önlemek için alınabilecek ilaçlara ek olarak doğal çözümler de bulunmaktadır. Sarımsak çayı gibi sarımsak da kan pıhtılaşmasını önleyen kan seyreltici bir besindir. Günde 2 ila 4 diş sarımsak tüketilmesi kanın seyreltilmesine yardımcı olabilir. Kedi pençesi otu da kan pıhtılaşmasını önlemektedir. Ayrıca felç ve kalp krizi gibi kan pıhtılaşmasının neden olduğu sağlık sorunlarının da engellenmesini sağlar. Çay şeklinde tüketilebilir. Zencefil plak oluşumundan kaynaklanan damar tıkanıklarına iyi gelmekle birlikte kanın pıhtılaşmaması için de kullanılmaktadır. Her gün zencefil tüketen kişilerde kalp hastalığı hastalıkları da önlenmektedir. Zencefil trombosit toplama veya pıhtılaşmayı önlemek için kullanılırken aynı zamanda genel vücut sağlığı için de faydalıdır.

Dolaşım sorunları çok ciddi hastalıklara ve ciddi sonuçlara neden olabilir. Bu nedenle mutlaka tedavi edilmesi gerekir. Dolaşım bozukluğu için doğal çözümler de uygulanmalıdır. Kullanılan şifalı bitkiler, damarların rahatlamasını sağlayarak dolaşım bozukluğunda bacak ağrısı gibi belirtilerin etkisini azaltmaya yardımcı olacaktır.

Devamını Oku

Kronik Ağrılar Nasıl Geçer: Kronik Ağrılara Bitkisel Çözüm

Bitkisel Çözümler kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 243 defa okundu

Kronik Ağrılar Nasıl Geçer: Kronik Ağrılara Bitkisel Çözüm

kronik ağrılara bitkisel çözüm

kronik ağrılara bitkisel çözüm

Vücudun herhangi bir bölgesinde oluşan ağrı genellikle akut olarak başlayıp kronik hale gelebilir. Kronik ağrı ile yaşamak sürekli bir ağrı anlamına geldiği için oldukça zordur. Alt sırt ağrıları, artrit, kemik ve eklem ağrıları, fibromiyalji ve kas ağrıları en sık görülen ağrı türleridir. Bu durumlarda reçeteli ya da reçetesiz ağrı kesiciler kullanılabilir. Ancak ağrı kesiciler genellikle olumsuz yan etkilere neden olabilir. Kronik ağrılarda doğal çözümler de uygulanabilir. Ancak özellikle ağrılar için bitkisel tedaviler doktora danışılmadan kullanılmamalıdır.

– Geçmiş

Ağrılar için bitkisel çözümler binlerce yıldır pek çok hastalığın tedavisinde alternatif tedavi olarak kullanılmaktadır. Yunanlılar, Romalılar, Aztekler, Hindular ve Mısırlılar tüm tarih boyunca ilaç olarak bitkileri kullanmışlardır. 19. yüzyılda, bilim adamları aktif maddeleri bitki özlerinden çıkararak ilaç yapımında kullanmaya başlamışlardır. 1839 yılında, salisilik asit ismiyle bir bileşik ağrı hafifletmeye yardımcı olarak kullanılmıştır. Bazı bitkilerde bulunan bu madde özellikle günümüzde aspirinin etkin maddesi olarak kullanılmaktadır.

– Etkileri

Ağrıyı hafifletmeye yarayan bitkiler acı hissini nötralize eder. Bazı bitkiler ise ağrıyı azaltırken aynı zamanda oluşan iltihabı dağıtır ve enfeksiyonların daha hızlı iyileşmesini sağlar. Ayrıca artrit gibi eklem hastalıklarında, kemik ve doku hasarlarında iyileştirici etkisi ile kullanılan bitkiler de vardır.

– Kronik ağrılara bitkisel çözüm

Bitkiler kişiyi ağrı hissine karşı duyarsızlaştırmaya yardımcı olabilir. Bu tür bitkilerin başında acı biber gelmektedir. Özellikle artrit ve eklem ağrılarında işe yarayan acı biber; nöropati durumlarında da etkili olmaktadır. Şeytan pençesi, sırt ve boyun ağrısı, kas gerginliği ve rhematoid artrit ağrılarını hafifletmeye yardımcı olur. Arnica adı verilen başka bir bitki ise travmatik yaralanmalar, şişme, ameliyat sonrası yaraları, burkulma ve kemik aşınmalarına bağlı olarak oluşan ağrıların tedavisinde kullanılmaktadır. Ancak bu otları ağrı kesici olarak kullanmadan önce doktora danışmakta yarar olacaktır. Bazı kişiler bitkilere karşı alerjik reaksiyon gösterebilir. Kullanılan stabil ilaçlar varsa bitkiler bu ilaçlar ile etkileşime geçerek bazı komplikasyonlara neden olabilir.

– Ağrı kesici bitkiler

Ağrı giderici bitkiler genellikle şifa marketlerden ya da aktarlardan temin edilebilir. Bazı otlar organik halleri ile satılırken bazıları kapsül şeklinde de satılmaktadır. Kapsül formundaki takviyelerin genellikle günde 2 doz alınması önerilir. Bazı otlar kullanabileceğiniz tablet veya kapsül formunda iki kez her gün ağız yoluyla gelir. Acı biberdeki yanma hissini veren maddeye yani capsaicin’e sahip bazı bitkiler, topikal merhem olarak ağrılı bölgeye doğrudan uygulanabilir. Arnica gibi bazı otlar da homeopatik olarak alınabilir. Bu tür bitkiler genellikle bitki özü sıvısı ya da ufak tabletler şeklinde satılır.

– Güvenirlik

 Ağrı kesici bitkisel çaylar ve bazı bitkisel takviye ürünleri kalitesiz içeriklere sahip olabilir. Bu nedenle satın alırken daha güvenilir markalar tercih edilmelidir. Bitkisel tedaviler ilaç tedavileri kadar önemlidir. Vücudu her anlamda etkiler. Bu nedenle hangi bitkinin hangi hastalıklarda alındığı bilinmelidir. Yanlış bitkisel tedaviler ciddi komplikasyonlara hatta ölümlere neden olabilir. Örneğin damar tıkanıklığı yaşayan bir hastaya kan pıhtılaştıran bitkisel çözümler verilmemelidir. Ya da hamile kadınlara bebeği ve gelişimini etkileyen adet sökücü bitkisel tedaviler uygulanmamalıdır. Bu tip durumlar düşük yapmak gibi ciddi sorunlar ile sonuçlanabilir.

Bitkisel tedavi yöntemleri pek çok hastalığın tedavisinde kullanılmaktadır. Ancak bu yöntemleri doktora danışarak kullanmak gerekmektedir. Kişi ilaç kullanıyorsa ağrılar için uygulanan bitkisel tedavi yolları ile etkileşim oluşabilir ya da hastanın farklı bir durumu varsa bu çözümler iyileştirmekten çok hastaya daha da çok zarar verebilir. Bu nedenle, ağrılar için bitkisel çözümler konusunda araştırma yapmak ve bitkisel takviyeleri satın almadan önce ürün seçimi için bir profesyonele danışılması önerilir. Özellikle ağrılar için şifalı bitkiler ve bitkisel takviyeler konusunda dikkatli olunmasında fayda olacaktır.

Devamını Oku